Kategori: Yurdun 11’i

  • Emre Kongar : Merdan Yanardağ’ın siyasal ve ideolojik kimliği

    Emre Kongar : Merdan Yanardağ’ın siyasal ve ideolojik kimliği

    “MERDAN YANARDAĞ TERÖRE DE TERÖRİSTE DE KARŞIDIR!” başlıklı dünkü yazıma şöyle başlamıştım:

    “Arkasında pek çok kitap, saatlerce program kaydı, yüzlerce makale olan Merdan Yanardağ’ın ‘teröre destek vermek’, ‘terörizm propagandası yapmak’ gibi suçlamalarla tutuklanması ‘hayatın normal akışına’ aykırıdır:

    Çünkü yapılan suçlamalar, Yanardağ’ın yazar kimliğine, siyasal kişiliğine uygun değildir.”

    Ve yazımı şöyle bitirmiştim:

    “Dilerim tutuklamaya yapılan itirazı inceleyecek olan mahkeme:

    Bu tutuklamaya yol açan iddiaların ‘Merdan Yanardağ’ın siyasal tutumuna ve gazeteci-yazar olarak oluşan kimliğine aykırı olduğu’…

    Dolayısıyla, ‘yaşamın normal akışına da uygun olmadığı’…

    ‘Sözlerinin bağlamından kopartılarak arka arkaya sıralandığı, yani montajlandığı’…

    Emre Kongar’ın yazısının devamı

  • Gazeteci Barış Terkoğlu : “Kılıçdaroğlu Tutuklanabilir”

    Gazeteci Barış Terkoğlu : “Kılıçdaroğlu Tutuklanabilir”

    Halk Tv Ekranlarında yayınlanan Gündem Özel programında açıklamalarda bulunan Gazeteci Barış Terkoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutuklanabileceğini düşündüğünü açıkladı.

    Halk TV Ekranlarında yayınlanan Gündem Özel programında açıklamalarda bulunan gazeteci Barış Terkoğlu, Milletvekili adayı olmadığı için dokunulmazlığı bulunmayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkındaki görüşlerini açıkladı.

    Kılıçdaroğlu’nun tutuklanabileceğini söyleyen Terkoğlu, “Kemal Kılıçdaroğlu’nun cezalandırılacağını görüyorum. Siyasi yasaklı hâle getirilebileceğini düşünüyorum. Kılıçdaroğlu’nun yargılaması başlayacak. Yargılanacak. Hatta ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu’nun tutuklanabileceğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

  • KREDİ KARTLARI VE FAİZ ORANLARI

    KREDİ KARTLARI VE FAİZ ORANLARI

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı, dolar ve altın yatırımcıları tarafından yakından takip ediliyor. Nisan ayında politika faizini değiştirmeyip, yüzde 8,50’de sabit bırakılmıştı. Merkez Bankası’nın, mayıs ayı faizinin yüzde 8,50’de sabit bırakılması bekleniyor.

    İLK ADIM YANLIŞ

    Atılan ilk adım gömleğin ilk düğmesi gibi yanlış iliklendiğinden sonraki adımlarda  yanlış iliklendi ve denge bozuldu. Bozulan denge  Merkez Bankası ile piyasa faizleri arasındaki farkı artırmaya devam etti. Yani Merkez Bankası politika faizini düşürüyor ama artan enflasyon beklentileri ve riskler piyasa faizini artırıyor.

    İş dünyası krediye ulaşamamaktan şikâyetçi. Özellikle  ticari kredilerdeki faiz oranlarının yüksek olması ve vadelerin kısa olması yatırımı azalttı.

    KREDİ KARTLARI NAKİT AVANS

    Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın kredi kartıyla yapılan nakit çekim ve kuyum (değerli madenlerin alım satımıyla ilgili harcamalar) harcamalarının kredi türüne yüzde 30 oranında menkul kıymet tesisine tabi olacağı duyurmasıyla, birçok banka kredi kartlarındaki nakit avans limitini düşürdü. Birçok kişi kredi kartı nakit avans işleminiz gerçekleştirilemedi uyarısıyla karşı karşıya kaldı. 

    Merkez Bankası, hızla bu kararı bankalara tebliğ etti. Alınan kararda, ek hesap ya da kredi kartından nakit çekiminde faizin diğer kredi türlerine göre (yüzde 1,36) daha cazip olması nedeniyle son dönemde yaşanan artış etkili oldu.
    Merkez Bankası’nın tebliğinin ardından bankalar 18 Mayıs’ta ya nakit avansı tümüyle kapattı  ya da yüzde otuz ile  sınırlandırdı. Ancak toplumdan gelen tepki üzerine, geri adım atıldı. Merkez Bankası, 19 Mayıs’ta yayınladığı yeni karar ile nakit avansa sınır getiren tebliğini iptal etti. Bu kararın ardından bazı bankalarda nakit avans çekme işlemleri eski haline döndü.

    Merkez Bankası bu kararı neden aldı? Nakit avans kullanımı neden artıyor? Merkez Bankası karardan kısa süre sonra neden geri adım attı? Tüketicileri seçimden sonra benzeri bir kısıtlama mı bekliyor?

    TCMB Para Politikası Kurulunun politika faizini yüzde 8,50’de tutma çabası karşısında bankaların ortalama yüzde 30 bandında faiz vermesi ve resmi enflasyonun yüzde 55 olduğu başka bir ülke var mıdır?

    Mustafa Gözaydın

     

     

     

     

     

  • Ekonomik Büyüme

    Ekonomik Büyüme

    Ekonomik büyüme, ekonomik aktörler olarak adlandırılan insan grupları, artan verimlilikle mal ve hizmet üretebildiğinde ortaya çıkar. Gerçek üretkenliği üretmek için, bir ekonominin daha iyi araç ve gereçlere, yani sermaye mallarına ve çalışanların daha fazla uzmanlaşmasına sahip olmasıyla gelişir.

    Bireyler yaşam standartlarını iyileştirmek için birbirleriyle ticaret yaparlar. İyileştirilmiş yaşam standartları, emek daha üretken olduğunda mümkün olur. Üretkenlik, uzmanlık, teknolojik yenilik ve işletme sermayesi tarafından yönlendirilir. Bir ekonominin büyümesi için tek sürdürülebilir yol, üretkenliğin  artmasından geçer.

    Ekonomiler birbirinden farklıdır; hükümet eylemlerine, politikalara, emek ve verimlilik artışına dayanarak birbirlerinden belirgin bir şekilde gelişir.

    Ekonomik faaliyetin temel niteliği, yalnızca ekonomik aktörlere getirilen kısıtlamalara bağlı olarak yerden yere farklılık gösterir. Tüm insanlar kaynak kıtlığı ve eksik bilgi ile karşı karşıyadır. Ekonomilerini bu kadar farklı kılan kamu politikasıdır.

    Bir emekçi, kaynakları daha verimli bir şekilde değerli mal ve hizmetlere dönüştürdüğünde daha üretkendir ve daha değerlidir. Bu, mahsul verimini artıran bir çiftçiden, tekstil atölyesinden fabrikalaşmaya kadar her şey olabilir. Bütün bir ekonomik aktörler mal ve hizmetleri daha verimli bir şekilde üretebildiğinde, ekonomik büyüme  gelişir.

    Büyüyen ekonomiler daha azını daha fazlaya, daha hızlı hale getirir. Bu mal ve hizmet fazlası, belirli bir yaşam standardına ulaşmayı kolaylaştırır.

    Gerçek üretkenliği artırmanın sadece birkaç yolu vardır. En bariz olanı, iktisatçıların sermaye malları  olarak adlandırdıkları daha iyi alet ve donanıma sahip olmaktır. Traktörü olan çiftçi, küçük bir küreği olan çiftçiden daha üretkendir.

    Tasarruf ve yatırım gerektiren sermaye mallarını geliştirmek ve inşa etmek zaman alır. Mevcut tüketim gelecekteki tüketim için ertelendiğinde tasarruf ve yatırım artar. Finansal sektör bankacılık ve faiz modern ekonomilerde bu işlevi sağlar.

    İnsan zihni sahip olduğu argümanları nasıl kullanacağını daha iyi anladığında, daha fazla mal ve hizmetler üretir ve bu ekonomik büyümeye sebep olur. Bu da yaşam standardını yükseltir.

    Mustafa Gözaydın

     

  • Küresel iki yüzlülük

    Küresel iki yüzlülük

    Vladimir Putin’in Ukrayna’ya karşı yürüttüğü yasadışı savaşa karşı. Batılı hükümetler, ABD’nin liderliğini izleyerek, Rusya’nın ihracatına yönelik yaptırım kararları aldılar.

    Rusya’nın ABD bankalarındaki finansal varlıkları donduruldu. Putin’in arkadaşlarının malvarlıklarına el konuldu ve birkaç gün önce uluslararası ceza mahkemesi, çocukların Ukrayna’dan yasadışı olarak sınır dışı edilmesini içeren savaş suçları nedeniyle Putin için tutuklama emri çıkarıldı.

    George W. Bush ve Tony Blair’in Irak’a yönelik yasadışı saldırısını hatırlayın; Her iki savaşa da BM tarafından izin verilmedi. Her iki savaşta büyük yıkımlar  ve büyük can kayıpları yaşandı.

    Bush/Blair’in Irak’ı işgali  bir milyondan fazla Iraklı sivilin hayatına mal oldu. ABD güçleri, özellikle de yakalanan askerlere yapılan işkenceler olmak üzere sayısız savaş suçu işlendi.  ABD’li subaylar Cenevre sözleşmelerini ihlal ederek Iraklı tutuklulara işkence yapıldı. İşgal sırasında Iraklıların direnişine karşı, ABD ve İngiltere’nin isyan karşıtı taktikleri, silahsız sivillerin katledilmesine yol açan  baskınlar yapılırken.

    Dünya, Bush/Blair Irak savaşına bir kaç ülke sadece tepki gösterdi, ancak onlara karşı neredeyse hiçbir işlem yapılmadı. ABD ya da İngiltere’ye yaptırımlar yapılmadı. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde hiçbir savaş suçlarıyla ilgili işlem yapılmadığı gibi yargılanmaları için  kanıtlar da  toplanmadı. Bazı insan hakları örgütleri, Blair’in saldırganlık suçu ile suçlanmasını istediler, ancak hiçbir devlet; BM’ye  karşı bir ceza davası açmadı.

    İki savaşa yönelik küresel tepkideki karşıtlık bize; Rusya’nın yetersiz uluslararası otoritesi ile ABD arasındaki farkı daha iyi göstermektedir. Putin ülkesini bir süper güç olarak düşünmek isteyebilir, ancak gerçekte, büyük bir nükleer cephaneliğe sahip olmanın ötesinde, Rusya’nın  çok az küresel nüfuzu ve az sayıda yabancı dostu olduğunu gösterdi. Rusya’nın batı ve güney sınırlarında toprak ele geçirerek ve devletleri korkutarak eski moda bir imparatorluğu yeniden yaratmaya çalıştığı için eleştiriliyor.

    ABD,  toprak dışı imparatorluk tarzı stratejisi ile her kıtada muazzam siyasi ve ekonomik etkiye sahip oluşu, uluslararası finansal sisteme hakimliği ve farklı ülkelerde 80 askeri üs’ ün olması. Çoğu ülkenin Washington’un emrine karşı cesaret gösterip karşı çıkamıyorlar.

    Bazı stratejistler ; Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşında yenilgiye uğraması durumunda, Avrupa’nın tarihte ilk kez savaş sonrası barışçıl ilişkiler ve özerklik sisteminin tadını çıkarabileceğini savunuyorlar. NATO’yu unutuyorlar.  Avrupa’daki ABD hegemonyası hala devam ediyor.

    Şimdi, Sovyetler Birliği’nin çöküşünden 30 yıl sonra, ABD egemenliğinin tek kutuplu dünyasının sona eriyor olabileceğine dair işaretler var. Asıl meydan okuyan Putin’in Rusya’sı değil, kendine güveni giderek artan bir Çin.

    Mustafa Gözaydın