Kategori: Gündem

  • Güvenli Ödeme Sistemi’nin zorunlu uygulaması, 1 Ekim 2026’ya ertelendi

    Güvenli Ödeme Sistemi’nin zorunlu uygulaması, 1 Ekim 2026’ya ertelendi

    Gayrimenkul alım satımlarında dolandırıcılık ve güven sorunlarını bitirmeyi hedefleyen Güvenli Ödeme Sistemi’nin zorunlu uygulaması, teknik hazırlıklar nedeniyle 1 Ekim 2026’ya ertelendi. Tapu devri ile para transferini eş zamanlı hale getirerek nakit taşıma ve sahte para gibi riskleri ortadan kaldıracak sistemin, tapuda düşük bedel gösterme sorununu tamamen çözebilmesi için ise gerçek değer haritası ve harç düzenlemelerine ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.

    Gayrimenkul alım satımlarında yıllardır tartışılan ödeme güvenliği sorunlarını ortadan kaldırmayı amaçlayan Güvenli Ödeme Sistemi’nin uygulanmasına ilişkin takvim netleşti. İlk etapta 1 Temmuz’da devreye alınması planlanan sistem, teknik hazırlıkların tamamlanabilmesi için 1 Ekim 2026’ya ertelendi.

    Yeni sistemle birlikte tapu devri ile para transferi eş zamanlı gerçekleştirilecek. Böylece yüksek tutarlı konut ve arsa satışlarında yaşanan dolandırıcılık, sahte para ve ödeme kaynaklı mağduriyetlerin önüne geçilmesi hedefleniyor.

    TAPU DEVRİ VE PARA TRANSFERİ AYNI ANDA YAPILACAK

    Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, Güvenli Ödeme Sistemi’nin temel amacının tapu devri ile ödeme sürecini aynı anda tamamlamak olduğunu belirtti.

  • Donald Trump, ateşkesin “bittiğini” söyledi…

    Donald Trump, ateşkesin “bittiğini” söyledi…

    ABD Başkanı Donald Trump, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde İran, İspanya, Grönland ve Türkiye’ye ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

    NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile birlikte basın mensuplarının karşısına çıkan Trump, ABD’nin İran’a yönelik son saldırılarını savunarak, “Dün gece İran’dan çok tehlikeli insanları çok güçlü biçimde vurduk” dedi.

    Trump, İran’la varılan mutabakata ilişkin de sert konuştu. ABD Başkanı, İran’la imzalanan mutabakat zaptının kendisi açısından “bittiğini” düşündüğünü belirterek, Tahran yönetimiyle artık muhatap olmak istemediğini söyledi.

    Trump, İranlı yetkilileri “yalancılık” ve “hilekârlıkla” suçladı. İran’la nükleer silah konusunda anlaşmaya varıldığını savunan Trump, Tahran’ın daha sonra bu görüşmeleri inkâr ettiğini ileri sürdü.

    ABD Başkanı, İran yönetimini hedef alarak, ülkede protestocuların öldürüldüğünü iddia etti. Trump, İran halkının yönetime karşı harekete geçememesinin nedeninin ağır baskı ve şiddet olduğunu savundu.

    Trump, buna rağmen ABD’li müzakerecilerin görüşmeleri sürdürmek istemesi halinde buna engel olmayacağını ancak kendisinin bu süreçten umutlu olmadığını söyledi.

    Trump, şunları kaydetti:

    “Onlar yalancılar. Bir anlaşma yapıyoruz. Herkes kabul etti. Nükleer silah yok. Bir anlaşma yapıyoruz. Dışarı çıkıp basına konuşuyorlar, bu konuyu hiç konuşmadığımızı söylüyorlar. Onlarda bir sorun var. Kafayı yemişler. Yalancılar, dolandırıcılar, hasta insanlar. Kendi halkına zarar verdiler. Şu ana kadar protesto eden 54 bin kişiyi öldürdüler. İnsanlar “neden iktidarı ele geçirmediler?” diye soruyorlar ya. Ele geçiremiyorlar çünkü öldüler.  Onları öldürdüler. Kimse iktidarı ele geçiremez; silahları yok, karşı tarafın ise makineli tüfekleri var. Ve sonra onları öldürüyorlar. Basın bunu haber yapmıyor. İsterlerse harika müzakerecilerimizin konuşmaya devam etmelerine izin veririm, ama ben bunu anlamıyorum.

    Onların listelerinin hepsinde adım var. Ve şu ana kadar sanırım biraz şanslıydım, ama bu durum belki de çok uzun sürmez. Çünkü işler böyle yürür, ama bizim harika insanlarımız var. Ancak bunlar kötü, sapkın insanlar ve biz bu kanserden kurtulmalıyız. O kanserden. Peki ne yapmalısınız? Kanseri erken aşamada kesip atmalısınız. Bence İranlılar beceriksiz. Eğer yetkin olsalardı, 47 yıl önce bir anlaşma yaparlardı. Ben başarılı bir anlaşma uzmanıyım. İranlılarla iş yapıyorum ve şunu söylemeliyim ki, bu tamamen farklı bir yaklaşım.

    “İSPANYA NATO’DA KÖTÜ BİR ORTAK”

    Trump’ın hedefindeki ülkelerden biri de İspanya oldu. ABD Başkanı, İspanya’yı NATO içinde “kötü bir ortak” olmakla suçladı ve Hazine Bakanı Scott Bessent’e İspanya ile tüm ticari ilişkilerin kesilmesi talimatı verdiğini söyledi.

    Trump, “Artık İspanya ile ticaret yapmak istemiyoruz” ifadelerini kullanarak, ziyaretler dahil olmak üzere ticari ilişkilerin kesilmesini istediğini belirtti:

    “İspanya ile konuşmaya bile kalkışmayın. Onlar umutsuz vaka. Onlar kötü insanlar. İspanya bize gelip, “Lütfen, lütfen, sizinle ticaret yapmak istiyoruz, efendim” diyecek. Onlarla hiçbir işim olsun istemiyorum.”

    İspanya, mart ayında ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarında ülkedeki ortak askeri üsleri kullanmasına izin vermeyeceğini açıklamış, ayrıca savaşa katılan Amerikan uçaklarına hava sahasını kapatmıştı.

    “ERDOĞAN İRAN’I SEVMİYOR”

    Trump, Erdoğan’ın İran’a bakışına ilişkin de değerlendirmede bulundu. ABD Başkanı, Erdoğan’ın İran’dan hoşlanmadığını düşündüğünü belirterek, “Erdoğan’ın da İran’ı sevdiğini sanmıyorum” dedi.

    Trump, Erdoğan için “çok aklı başında” ifadesini kullanırken, İran yönetimini “çok çılgın” sözleriyle hedef aldı.

    NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise ABD’nin İran’a yönelik son saldırılarının “kesinlikle gerekli” olduğunu savunarak, Washington’ın İran’ın ateşkesi ihlal ettiğini düşündüğünü belirtti.

    ÇİN

    Trump, Çin’in İran’la savaşta doğrudan taraf olmadığını ve Tahran’a askeri ekipman sağlamadığını savundu.

    ABD Başkanı, “Bence Çin bize doğru davrandı. Savaşa girmedi. İran’a ekipman sağlamadı” ifadelerini kullandı.

    Ancak Trump, Çin’e yönelik övgülerinin ardından Panama Kanalı konusunda sert bir uyarıda bulundu.

    Pekin’in Panama Kanalı üzerindeki etkisini artırmaya çalıştığını ileri süren Trump, “Çin Panama Kanalı’nı ele geçirmeye çalışıyor. Buna izin verilmeyecek” dedi.

  • Yargıtay’dan boşanma davasında emsal karar…

    Yargıtay’dan boşanma davasında emsal karar…

    Şiddetli geçimsizlik nedeniyle karşılıklı boşanma davası açan bir çiftin dosyasında Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme ve istinaf mahkemesinin kararını bozarak emsal niteliğinde bir hükme imza attı.

    Yüksek Mahkeme, erkeğin evlilik birliğindeki davranışlarını “ağır kusur” kapsamında değerlendirirken, kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtti.

    YEREL MAHKEME TARAFLARI EŞİT KUSURLU BULMUŞTU

    Boşanma davasını ilk inceleyen Aile Mahkemesi, tarafların evlilik birliğinin sona ermesinde eşit kusurlu olduklarına karar verdi. Bu gerekçeyle kadının maddi ve manevi tazminat talepleri reddedildi. Kararın istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi de yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak onadı.

    YARGITAY AĞIR KUSUR DEĞERLENDİRMESİNİ DEĞİŞTİRDİ

    Dosyanın temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise farklı bir değerlendirmede bulundu.

    Kararda, düzenli işi bulunmayan, iş dışında eve geç gelen, kazandığı parayı evin ihtiyaçları için kullanmayan ve çocuklarının anneleri tarafından verilen harçlıklarını habersiz şekilde alan erkeğin ağır kusurlu olduğu belirtildi. Yargıtay ayrıca, erkeğin eşine sürekli hakaret ettiği ve fiziksel şiddet uyguladığının da dosya kapsamıyla sabit olduğuna dikkat çekti.

    KADIN AZ KUSURLU BULUNDU

    Kararda, kadının ise eşinin iş yerine giderek çalışma arkadaşlarının yanında onu küçük düşürücü davranışlarda bulunduğu belirtilirken, bu davranışın boşanmaya neden olan olaylarda “az kusur” kapsamında değerlendirildiği ifade edildi. Yargıtay, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğuna hükmetti.

    TAZMİNAT ÖDENMESİNE HÜKMEDİLDİ

    Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının uğradığı zarar dikkate alınarak lehine uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtti.

    Bu gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı kaldırılarak dosya yeniden değerlendirilmek üzere gönderildi. Karar, boşanma davalarında eşlerin ekonomik sorumluluklarını yerine getirmemesinin ve aile bütçesine katkı sağlamamasının kusur değerlendirmesinde dikkate alınacağına ilişkin emsal kararlar arasında yer aldı.

  • İstanbul’a yeniden yağış geliyor…

    İstanbul’a yeniden yağış geliyor…

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı (AKOM), 7 Temmuz 2026 Salı gününe ilişkin hava durumu verilerini ve haftalık tahmin raporunu yayımladı.

    AKOM’un paylaştığı verilere göre, 7 Temmuz Salı günü megakentte havanın sabah saatlerinde 23°C, öğle saatlerinde ise 30°C’ye ulaşması bekleniyor. Akşam 22°C, gece ise 19°C olarak ölçülecek sıcaklıklara, saatte 10 ila 30 kilometre hızla esen sert poyraz eşlik edecek. Nem oranının yüzde 35 ile 70 arasında değiştiği günde yağış beklenmezken, deniz suyu sıcaklığı ise 24°C olarak açıklandı.

    Image

    PERŞEMBE GÜNÜNE DİKKAT

    AKOM’un yayımladığı rapora göre hafta boyunca (perşembe hariç) yağış beklenmezken, havanın çoğunlukla güneşli olacağı tahmin ediliyor. Ancak 9 Temmuz Perşembe günü İstanbulluları gök gürültülü sağanak yağış karşılayacak.

    Perşembe günü metrekareye 5 ila 12 kilogram arası yağış düşmesi öngörülürken, hava sıcaklığı da en yüksek 27°C seviyesine inecek.

    HAFTA SONU SICAKLIKLAR ARTACAK

    Yağışlı geçecek perşembe gününün ardından cuma günü megakentte hava yeniden az bulutlu ve açık olacak.

    Hafta sonu ise sıcaklıklar kademeli olarak artış gösterecek. Cumartesi günü en yüksek sıcaklık 32°C, pazar günü ise 33°C olacak.

  • NATO Zirvesi kapsamında, Ankara adeta boşaltıldı; Yaprak kıpırdamıyor!

    NATO Zirvesi kapsamında, Ankara adeta boşaltıldı; Yaprak kıpırdamıyor!

    NATO Zirvesi'ne gelen Polonyalı gazetecinin gözünden Ankara: "Hayalet  şehir" - Yeni Ankara

    36. NATO Zirvesi bugün Ankara’da başlayacak. Bu kapsamda Ankara’da yasaklar ve denetimler artırıldı. Memurlar, ayın 12’sine kadar sürecek bir izne ayrıldı. Protokol güzergâhları, konaklama yerleri ve zirve alanı “kırmızı alan” olarak belirlenirken, Cumhurbaşkanlığı Bulvarı ile 22 sokak ve 17 cadde ile söz konusu sokak ve caddelere bağlanan tüm yollar trafiğe kapatıldı. Zirve kapsamında 48 bin 841’i Emniyet, 7 bin 447’si Jandarma personeli olmak toplam 56 bin 288 güvenlik personeli görevlendirildi.

    KIZILAY’DA YAŞAM ADETA DURDURULDU

    Bu denli katı önemlerin alındığı Başkent’te yeni haftaya adeta boş bir kentle başlandı. Şehrin merkez noktalarında yurttaşlardan ziyade polis ekiplerinin çoğunlukta olduğu görüldü. Bu kapsamda; şehrin merkezi konumundaki Kızılay’da esnaf dükkanlarını açsa da kaldırımlar ve cadde aralarında çok az yurttaş dolaştı. Bununla birlikte şehrin ana yollarından olan Atatürk Bulvarı üzerindeki kaldırımlar barikatlarla kapatıldı ve bulvar üzerindeki otelin önündeki yol bölümü sürücülere, kaldırım da yayalara kapatılıp 2 sıra barikatla çevrelendi.

    NATO ZİRVESİ İÇİN ANKARA'DA YAŞANAN SON GELİŞMELER — Halkın senelerce  göremediği hizmeti NATO Zirvesi için 1 haftada sağladılar. 1 • NATO zirvesi  nedeniyle Ankara taksicilerine yeni zorunluluklar getirildi: -Gri pantolon  ve beyaz

    YURTTAŞLAR AVM’LERDEKİ KAFELERİ SEÇTİ

    Başkentin AVM’lerinde de yoğunluk azdı. Alınan kararlar kapsamında AVM’lerin açık otoparkları kapatıldı. AVM’lere giden yurttaşlar kapalı otoparkları kullandı. Ankara’nın en büyük AVM’lerinden olan ANKAmall’de ise çok az yoğunluk olması dikkat çekti. ANKAmall’e giden yurttaşlar alışverişten ziyade buralardaki kafeleri tercih ettiği görüldü. Bu nedenle AVM’deki dükkanlarda müşteri yok denecek kadar azdı.

    BAZI ESNAF ZİRVE HAFTASI KAPSAMINDA DÜKKANLARINI KAPATTI

    Hem Kızılay’daki hem de AVM’deki esnaf gazetemiz Cumhuriyet’e açıklamalarda bulundu. Esnaf; NATO Zirvesi nedeniyle şehrin boşaldığını, zirve haftasında satışlarında büyük bir düşüş yaşamaktan endişe duyduklarını aktardı. Bir esnaf ise zirve haftasında yaşayacakları kaybın 2-3 ayda ancak çıkarabileceklerini belirtirken, çoğu esnaf  daha önce Ankara’da bu kadar sakin sokaklar görmediklerini belirtti. Bazı esnafın ise dükkanlarının camlarına zirve haftasında kapalı olacaklarını belirten tabelalar, bilgi notları astıkları görüldü.

    PARKLARIN YOLLARLA BAĞLANTISI BARİKATLARLA ENGELLENDİ

    Şehrin toplanma alanları sayılabilecek meydan ve parkların da bariyerlerle çevrelendiği görüldü. Bu kapsamda elçilik yolu üzerine olan Seymenler Parkı, Kuğulu Park ve Güvenpark’ın anayolla bağlantı noktalarının da barikatlarla kapatılması dikkat çekti.

  • Akbelen direnişçisi Esra Işık’a hapis ve para cezası…

    Akbelen direnişçisi Esra Işık’a hapis ve para cezası…

    Akbelen direnişçisi Esra Işık'a hapis ve para cezası

    Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki 679 parselin acele kamulaştırılmasına ilişkin bilirkişi keşfini protestolar nedeniyle hakkında dava açılan  İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık’ın karar duruşması Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmaya Işık ve avukatlarının yanı sıra çevre örgütleri ve köylüler katıldı.

    “Görevi yaptırmamak için direnme” ile suçlanarak 42 gün cezaevinde kalan Işık, Danıştay 6. Ceza Dairesi’nin acele kamulaştırma kararlarının yürütmesini durdurması sonrası 11 Mayıs’ta yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti. Işık hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı daha sonra kaldırılmıştı.

    2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI

    Karar duruşmasında hakim, hakaret suçundan para cezası ile direnme suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi. Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması karar verildi. Işık’ın istinafa gideceği bildirildi.

    “CEZAEVİNE GİREBİLECEK OLMASI AKLA MANTIĞA AYKIRIDIR”

    Karara tepki gösteren Uluslararası Af Örgütü Avrupa Direktör Yardımcısı Esther Major, “Bugünkü karar hem Esra Işık’a hem de uzun yıllardır kırsal yerleşimleri ve tarım arazilerini madencilik faaliyetlerinin genişlemesine karşı korumak ve tahliyeleri önlemek için mücadele eden aktivistlere yönelik ağır bir darbedir.  Aynı zamanda, çevresel insan hakları savunucularının Türkiye yetkililerince kriminalize edilmesine son vermek için çaba gösterenleri de derin bir hayal kırıklığına uğratmıştır. Esra Işık’ın yalnızca topluluğunu ve yaşadığı çevreyi savunduğu için suçlu bulunması ve mahkumiyetinin istinafta onanması halinde cezaevine girebilecek olması akla mantığa aykırıdır. Türkiye yetkilileri ceza adalet sistemini muhalefeti bastırmak için kötüye kullanmaya son vermeli ve onun yerine protesto hakkını korumalıdır” dedi.

  • Meteoroloji’den İstanbul için kuvvetli sağanak uyarısı

    Meteoroloji’den İstanbul için kuvvetli sağanak uyarısı

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), 5-11 Temmuz 2026 tarihlerini kapsayan haftalık hava tahmin raporunu yayımladı. Meteoroloji’nin değerlendirmesine göre, hava sıcaklıklarının ülke genelinde azalarak mevsim normalleri civarına, yer yer ise normallerin altına düşmesi bekleniyor.

    MGM’nin paylaştığı tahmin haritasına göre, İstanbul’da 9 Temmuz Perşembe ve 10 Temmuz Cuma günleri yağış görülecek.

    YURDUN BÜYÜK BÖLÜMÜNDE YAĞIŞ BEKLENİYOR

    Meteoroloji’nin tahminlerine göre, 5 Temmuz Pazar günü ülkenin büyük bölümünde yağış etkili olacak. MGM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, hava sıcaklıklarının düşeceği ve yağışlı havanın birçok bölgede etkisini göstereceği belirtildi.

    İSTANBUL’DA 2 GÜN DAHA YAĞIŞ UYARISI

    Meteoroloji’nin haftalık tahmin haritasına göre, İstanbul’da 9 Temmuz Perşembe ve 10 Temmuz Cuma günleri yağış bekleniyor. Kentte 4 Temmuz’da etkili olan sağanak yağış nedeniyle bazı ilçelerde su baskınları yaşanmış, ulaşımda aksamalar meydana gelmiş ve bazı motokuryeler sel sularına kapılarak zor anlar yaşamıştı.

    METEOROLOJİ’DEN GÜNLÜK UYARI

    Meteoroloji’nin 4 Temmuz saat 18.00 ile 5 Temmuz saat 18.00 arasında geçerli hava tahminine göre; ülke genelinin parçalı ve yer yer çok bulutlu olması bekleniyor.

    Trakya, Marmara’nın doğusu, Akdeniz (Kahramanmaraş ve Hatay hariç), İç Anadolu (Sivas hariç), Karadeniz (Bayburt hariç), Doğu Anadolu’nun doğusu ile Afyonkarahisar, Uşak, Muğla, Aydın ve Denizli çevrelerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış tahmin ediliyor.

    Yağışların, Batı Akdeniz’in iç kesimleri, Doğu Karadeniz kıyıları ile Denizli çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

    KUVVETLİ RÜZGAR BEKLENİYOR

    Meteoroloji’nin değerlendirmesine göre rüzgarın genellikle kuzey yönlerden, zamanla güneydoğu kesimlerde güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor. Marmara’nın güneyi ile Kıyı Ege’de ise rüzgarın kuzey yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına şeklinde (40-70 km/saat) etkili olması bekleniyor.

  • Gök gürültülü sağanak ve kuvvetli rüzgar bekleniyor

    Gök gürültülü sağanak ve kuvvetli rüzgar bekleniyor

    Meteoroloji, 5 Temmuz hava durumu raporunu yayımladı. Rapora göre; Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Bilecik, Afyonkarahisar, Uşak, Muğla, Aydın, Denizli, Antalya, Burdur, Isparta, Mersin, Adana, Osmaniye, Hatay (kıyı kesimleri), Ankara, Eskişehir, Konya, Karaman, Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Yozgat, Çankırı, Bartın, Zonguldak, Düzce, Bolu, Karabük, Kastamonu, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Amasya, Tokat, Çorum, Gümüşhane, Ağrı, Iğdır, Kars, Van, Hakkari, Bitlis ve Muş’ta sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor. Öte yandan Marmara’nın güneyi ve Kıyı Ege için kuvvetli rüzgâr uyarısı yapıldı.

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Trakya, Akdeniz (Maraş ve Hatay’ın iç kesimleri hariç), İç Anadolu (Sivas hariç), Karadeniz (Bayburt hariç), Doğu Anadolu’nun doğusu (Erzurum ve Ardahan hariç) ile Sakarya, Bilecik, Afyonkarahisar, Uşak, Muğla, Aydın ve Denizli çevreleri ile Hatay’ın kıyı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

    Yağışların, Batı Akdeniz’in iç kesimleri, Doğu Karadeniz kıyıları, Denizli çevreleri ile Konya’nın batı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

    HAVA SICAKLIĞI: Önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.

    RÜZGAR: Genellikle kuzey, güneydoğu kesimlerde güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın güneyi ile Kıyı Ege’de kuzey yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.

    UYARILAR

    KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların, Batı Akdeniz’in iç kesimleri, Doğu Karadeniz kıyıları, Denizli çevreleri ile Konya’nın batı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

    KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın, Marmara’nın güneyi ile Kıyı Ege’de kuzey yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

  • Danıştay’dan trafik cezalarına ilişkin önemli karar…

    Danıştay’dan trafik cezalarına ilişkin önemli karar…

    Danıştay, trafik cezasına karşı açılan dava sonuçlanmadan idarenin ödeme emri düzenleyerek tahsilat süreci başlatamayacağına hükmetti. Emsal niteliğindeki kararda, kesinleşmeyen kamu alacakları için takip yapılamayacağı vurgulanırken, idarenin cezanın hukuken kesinleşip kesinleşmediğini resen denetlemekle yükümlü olduğu belirtildi.

    Danıştay, hız sınırını aştığı gerekçesiyle sürücüye kesilen idari para cezasına karşı sulh ceza hakimliğine yapılan itirazda hukuki süreç devam ederken, idarenin tahsilat amacıyla ödeme emri düzenleyemeyeceğine hükmetti.

    Danıştay Sekizinci Daire’nin Resmi Gazete’de yayımlanan kararına göre, İzmir’de aracıyla hız sınırını aştığı gerekçesiyle Ahmet Dokucu adına Karayolları Trafik Kanunu uyarınca 1506 lira idari para cezası uygulandı.

    Davacı, söz konusu trafik cezasının haksız olduğunu ileri sürerek, kaldırılması istemiyle Menemen Sulh Ceza Hakimliği’ne itirazda bulundu.

    İtirazla ilgili yargı süreci devam ederken cezayla ilgili hazırlanan idari yaptırım tutanağı, cezanın tahsili amacıyla Taşıtlar Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne gönderildi ve davacı adına ödeme emri düzenlendi.

    Davacının cezanın iptali için sulh ceza hakimliğine yaptığı itiraz reddedilirken, cezanın henüz kesinleşmediği süreçte düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle İzmir 2. İdare Mahkemesi’nde açılan dava da reddedildi.

    İdare mahkemesinin ret kararının kesinleşmesi üzerine Danıştay Başsavcılığı, kesinleşmeyen idari para cezasının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kararın kanun yararına temyizen incelenerek bozulmasını istedi.

    ,”KESİNLEŞMEYEN KAMU ALACAĞI İÇİN TAKİP BAŞLATILAMAZ”

    İstemi inceleyen Danıştay Sekizinci Dairesi, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerini birlikte değerlendirdi.

    Daire, idari para cezalarına karşı sulh ceza hakimliğine başvurulması halinde, bu cezanın ancak yargısal sürecin sonunda kesinleşmiş nitelik kazanacağını vurguladı.

    Kararda, takip işlemlerini yürüten idarenin kamu alacağının kesinleşip kesinleşmediğini resen incelemesi gerektiğine dikkat çekilerek, henüz yargı aşamasındayken ve ceza kesinleşmeden tahsil aşamasına geçilerek ödeme emri düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu belirtildi.

    Açıklanan nedenlerle Danıştay Sekizinci Dairesi, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz istemini kabul ederek İzmir 2. İdare Mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararının, hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına oy birliğiyle karar verdi.

    Kararın örneği, ilgili bakanlıklara da gönderildi.

  • Nitelikli liselerin kaderi bakana kaldı, paydaş işbirliği’’ kriterine tepki

    Nitelikli liselerin kaderi bakana kaldı, paydaş işbirliği’’ kriterine tepki

    MEB, LGS sonuçlarının açıklanmasına bir hafta kala nitelikli liselerin belirlenme sistemini değiştirdi. Eğitim Uzmanı Aydoğan, kararın ‘‘Bakan onayına’’ bırakılmasına ve ‘‘paydaş işbirliği’’ kriterine tepki gösterdi.

    Liseye Geçiş Sınavı’nın (LGS) sonuçlarının açıklanmasına bir hafta kalırken Milli Eğitim Bakanlığı “Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği”nde değişikliğe gitti. Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle, merkezi sınav puanıyla öğrenci alan okullara ilişkin iş ve işlemler yeniden düzenlendi.

    Yönetmelikle merkezi sınavla öğrenci alan okulların değiştirileceği açıklandı. Böylelikle merkezi sınav puanıyla öğrenci alacak nitelikli okulların yapacağı başvuru süreci, değerlendirme ve onay takvimi sil baştan düzenlendi.

    Yeni takvime göre ocak ayında başlayacak süreç, nisan sonunda doğrudan “Bakan onayı” ile netleşecek. Yönetmeliğe göre, bir okulun merkezi sınav puanıyla öğrenci alabilmesi veya bu kapsamda kalabilmesi için sadece akademik başarısına bakılmayacak.

    Okulların gerçekleştirdiği proje ve program dışı faaliyetler, alınan sertifikalar, ulusal ve uluslararası yarışmalara katılımı ile “paydaşlarla yürütülen işbirliği çalışmaları” il komisyonları tarafından incelenecek.

    ‘YIKIM YARATILIYOR’

    Eğitim Uzmanı Feray Aytekin Aydoğan ise yönetmelik değişikliğinin LGS sonuçlarının açıklanmasından çok kısa bir süre önce yapılmasına tepki gösterdi. Aydoğan, “Veliler çocuklarının akademik başarısı yüksek okullara girebilmesi için en temel gereksinimlerinden vazgeçerek eğitme harcama yapmak zorunda kalıyor. Bu gerçeklikte LGS sonuçlarının açıklanmasına bir hafta kala Bakanlık merkezi sınavla öğrenci alan okullarda değişikliğe gidebileceğini açıklıyor” dedi.

    Nitelikli okulların belirlenmesinin yine bakan onayına verildiğini ifade eden Aydoğan, “Proje okullarda yaşanan mağduriyet sürecinde açık ve net bir şekilde yaşanılan süreç gösterdi ki, eşit, adil, objektif ölçülere, kriterlere dayanmayan süreçler işletildiğinde siyasal, sendikal ve kişisel yakınlıklar belirleyici oluyor. Okullaşma politikası ve merkezi sınav sistemi her geçen gün çocukların kamusal eğitim hakkında büyük bir yıkım yaratıyor” ifadelerini kullandı.

    Yönetmelikte geçen paydaşlarla yürütülen iş birliği çalışmaları” ibaresine dikkat çeken Aydoğan, “Bunun merkezi sınavla öğrenci alan okullarda belirleyici unsurlar olmasını, özellikle proje okullar yönetmeliğinde yer alan ‘hamilik’ maddesinde de görmüştük. İşbirliği, protokoller ifadesinin yer aldığı her yönetmelik değişikliğinde karşımıza çıkan çeşitli sermaye grupları veya vakıf, dernek adı altında tarikat yapıları oluyor. Bu yönetmelikte de bu ifadenin yer alması okulların belirlenme sürecinde, okul işleyişinde bu yapıların belirleyici rolünün artırılacağı ve kalıcı hale getirileceğini bize gösteriyor. Çocukların kamusal eğitiminden sorumlu Milli Eğitim Bakanlığı adım adım bu sorumluluğunu sermaye gruplarına ve vakıf, dernek adı altındaki tarikat yapılarına devrediyor. Hem öğretmenlerin haklarında, hem de öğrencilerin eşit, parasız, nitelikli, kamusal, bilimsel eğitim haklarında ciddi bir tahribat yaratılıyor” dedi.

    Kaynak:Birgün.net