Kategori: Gündem

  • Tapu işlemlerinde yeni dönem,1 Ekim 2026’ya erteledi…

    Tapu işlemlerinde yeni dönem,1 Ekim 2026’ya erteledi…

    Ticaret Bakanlığı, gayrimenkul alım satımında uygulanacak Güvenli Ödeme Sistemi’ne ilişkin zorunluluk tarihini yeniden belirledi. Daha önce 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe gireceği açıklanan uygulama, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile sisteme entegre olacak diğer kurumların teknik altyapı çalışmalarının tamamlanabilmesi amacıyla 3 ay ertelendi.

    Buna göre Güvenli Ödeme Sistemi, 1 Ekim 2026 tarihinden itibaren zorunlu hale gelecek. Bu tarihten sonra sistem dışında gerçekleştirilen ödemelerle tapu işlemleri tamamlanamayacak.

    HANGİ İŞLEMLER KABUL EDİLMEYECEK?

    1 Ekim 2026’dan itibaren taşınmaz satışlarında aşağıdaki ödeme yöntemleri geçerli olmayacak:

    • Elden nakit ödeme yapılması
    • Satış bedelinin şahsi banka hesapları üzerinden klasik havale ile gönderilmesi
    • Satış bedelinin şahsi banka hesapları üzerinden EFT ile gönderilmesi
    • Güvenli Ödeme Sistemi kullanılmadan alım satım işleminin tamamlanmaya çalışılması

    Bu yöntemlerle tapu müdürlüklerine başvuranların işlemleri onaylanmayacak ve satış işlemi gerçekleştirilemeyecek.

    GÜVENLİ ÖDEME SİSTEMİ NASIL ÇALIŞACAK?

    Yeni sistemle birlikte alıcı ve satıcı arasındaki ödeme süreci eş zamanlı olarak yürütülecek.

    • Alıcı, satış bedelini sistem tarafından oluşturulan bloke hesaba yatıracak.
    • Tapudaki resmi devir işlemi tamamlandığı anda satış bedeli otomatik olarak satıcının hesabına aktarılacak.
    • Tapu devri gerçekleşmezse bloke edilen tutar alıcıya iade edilecek.

    Böylece yıllardır süregelen “Önce parayı mı göndereyim, yoksa imzayı mı atalım?” endişesinin ortadan kaldırılması hedefleniyor.

    DOLANDIRICILIK RİSKİ AZALACAK

    Güvenli Ödeme Sistemi sayesinde satış bedeli tapu devri tamamlanıncaya kadar güvence altındaki hesapta bekletilecek.

    Bu uygulamayla dolandırıcılık, sahte para, kapkaç, ödemenin yapılmasına rağmen tapu devrinin gerçekleşmemesi veya tapu devri yapıldığı halde ödemenin alınamaması gibi risklerin önüne geçilmesi amaçlanıyor.

  • Kartalkaya faciasında yakınları, Adalet arayışı Ankara yolunda

    Kartalkaya faciasında yakınları, Adalet arayışı Ankara yolunda

    Kartalkaya faciasında yakınlarını kaybeden ailelerin Bolu’dan Ankara’ya başlattığı adalet yürüyüşü sürüyor. Yangında ailesini kaybeden Akişli, “Sorumluları rahat bırakmayacağız, yolumuzun sonu adalet olsun” dedi.

    Bolu'dan Ankara'ya “Adalet yürüyüşü”

    Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınında 78 canı alan ihmaller zincirinin tüm sorumlularının yargılanması talebiyle Bolu’dan Ankara’ya yürüyen aileler, adalet arayışını sürdürüyor.

    Bakanlık bürokratları ile ETS Tur’un hâlâ yargı önüne çıkarılmamasına tepki gösteren aileler, yürüyüşlerini 18 Temmuz’da Ankara’da tamamlayacak.

    Faciada annesi Gülçin’i, ağabeyi Şenol’u ve 11 yaşındaki yeğeni Mina’yı kaybeden Oktay Akişli, BirGün’e yaptığı açıklamada, “Cumartesi günü varmış olacağız. Sisli Vadi’nin aileleri, Gayrettepe’nin aileleri, 6 Şubat depremleri aileleri… Hepsi Ankara’da olacak. Adalet arayan herkes bizlerle birlikte, bizler de onlarla birlikteyiz. Bizler hukukçu değiliz, bu işin matematiğini, detaylarını bilmeyiz. Ama adalet noktasında 1,5 yıldır yarım kalmış, eksik bir süreç var. Birinci derecede sorumlulukları ve ihmalleri bulunduğu tespit edilen, raporlarda da belirtilen Kültür ve Turizm Bakanlığı ve bakanlığa bağlı bürokratlar henüz yargılanmadıkları gibi hala görevlerinin başındalar. Görevlerinden uzaklaştırma dahi yapılmamış durumda” dedi.

    DOKUNULMAZLIKLARI MI VAR?

    Yangında yaşamını yitiren ağabeyi Şenol Akişli’nin Almanya’dan ETS Tur aracılığıyla tatil satın aldığını hatırlatan Akişli, şirket hakkında da herhangi bir yargı süreci yürütülmediğini belirterek şunları söyledi: “Abim Almanya’dan ETS Tur üzerinden bir tur planladı ve bu turla Kartalkaya’ya geldi. Bugün hâlâ ETS Tur’a ilişkin bir yargılama süreci gerçekleştirilmedi. Peki sahibi kim? Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy. ETS Tur’un, Bakanlığın ve bağlı bürokratların bir dokunulmazlığı var da kamuoyu mu bilmiyor? Anlatsınlar, bilelim. Ortada bir rapor var, bir buçuk yıldır neyi bekliyor bu yargı makamı?”

    Akişli, yangına ilişkin görüntülerin yayımlandığı videolarda ETS Tur reklamlarının yer almasına da tepki gösterdi. “Şu an Kartalkaya yangınıyla alakalı videolara baktığınızda, o videoların başında utanmadan, vicdansızca ETS Tur’un reklamları dönüyor” diyen Akişli, “Bu süreç bizim canımızı acıtıyor, vicdanı olan bundan rahatsızlık duyar. Unutturmaya çalışıyorlar ama unutmayacağız da unutturmayacağız da. Bunun için bu yola çıktık. Ne ETS Tur’u ne de o bürokratları rahat bırakmayacağız. Yolumuzun sonu adalet olsun” ifadelerini kullandı.

    18 Temmuz’da Ankara’da tamamlanacak yürüyüşe çağrı yapan Akişli, “18 Temmuz’da Ankara’dayız. Vicdanı olan herkesi Ankara’ya davet ediyoruz. Adalet yürüyüşü sadece 78 canımız için değil. Bugün neredeyse 10 kişiden 5’i adalet diyor. İlgili makamların artık şapkasını önüne koyup adalet arayışındaki insanlara kulak vermesi gerekiyor. Yolumuzdan dönmeyeceğiz” diye konuştu.

  • TBMM’de kritik hafta!

    TBMM’de kritik hafta!

    TBMM yeni haftada milyonlarca kişiyi ilgilendiren üç düzenlemeyi ele alacak. 12. Yargı Paketi’nin görüşmelerine başlanırken, komisyonlarda en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılması ve üniversiteden atılanlara af düzenlemesi ele alınacak.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) gündeminde yeni haftada milyonları ilgilendiren üç düzenleme olacak.

    En düşük emekli maaşını artıracak kanun teklifi ile 12. Yargı Paketi ve öğrenci affı, Meclis gündemine gelecek.

    TBMM Genel Kurulu’nda bu hafta “12. Yargı Paketi” olarak adlandırılan Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ele alınacak. Teklif, yargının “daha etkin ve verimli” işlemesini sağlamaya yönelik değişikliklerin yanı sıra Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği bazı hükümlere ilişkin yeni düzenlemeleri içeriyor.

    Birçok kanunda düzenlemeler öngören teklife göre, yazılı yargılama usulündeki davalarda duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemeyecek. Bu süre aşılırsa hakim yazılı olarak gerekçe açıklamak zorunda olacak. Elektronik ortamda duruşmaya katılan kişiler için bazı işlemler dışında fiziki imza zorunluluğu kaldırılıyor.

    “IBAN” DÜZENLEMESİ

    Teklifte, kamuoyunda “IBAN dolandırıcılığı” olarak bilinen suçla ilgili düzenleme de yapılacak. Banka hesaplarını bilinçli bir şekilde başkalarına kullandıranlara yönelik Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin 158. maddeye bir fıkra eklenecek. Dolandırılıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirak sadece “banka hesaplarını başkasına vermekle sınırlı olması halinde” verilecek ceza yarı oranında indirilecek. Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıkların dosyaları hakkında bozma kararı verilecek ve bunlara ilk derece mahkemeleri yeniden bakacak.

    Teklifle, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’da düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, idare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletilecek.

    Hakimler ve Savcılar Kanunu’ndaki diğer bir düzenlemeyle, hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası verilecek.

    Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda “kanuni faiz” ile ilgili yeni sistem getiriliyor. Bu kapsamda faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı esas alınarak belirlenecek. Türk Borçlar Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu’na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i üzerinden yapılacak.

    Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılacak değişiklikle moleküler genetik inceleme sonucu elde edilen verilerin saklanması ve imhasına ilişkin kurallar belirleniyor. Bazı durumlarda veriler hemen silinecek. Mahkumiyet veya davanın düşmesi gibi durumlarda ise kararın kesinleşmesinden itibaren 20 yıl saklanacak.

    Bilgisayarlarda yapılan arama ve el koyma işlemleri sonucu elde edilen veriler için yeni saklama süreleri getirilecek. Veriler, kararın kesinleşmesinden itibaren 15 yıl muhafaza edilecek ve sürenin sonunda Cumhuriyet savcısı huzurunda imha edilecek.

    Teklif, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması uygulamasında da değişiklik yapıyor. İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği kötü muamele kapsamındaki suçlarda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması uygulanamayacak. Kaçak sanıklara ise belirli şartlarla yeniden yargılama talep etme hakkı getiriliyor.

    EMEKLİ AYLIKLARI İLGİLİ KOMİSYON’DA

    TBMM’de 14 Temmuz Salı günü Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, ağırlıklı olarak ekonomiye ilişkin düzenlemelerin yer aldığı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülecek.

    Torba teklif olarak hazırlanan ve 30 maddeden oluşan teklifle en düşük emekli aylığının 20 bin TL’den 23 bin 552 TL’ye yükseltilmesi öngörülüyor.

    Torba teklifteki düzenlemeyle sinema ve turizm sektörü de desteklenecek. Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanunu’nda yapılacak değişiklikle bakanlığın döner sermaye gelir kalemi genişletilecek. Medya hizmet sağlayıcıları ve internet platformlarının yıllık net satışlarından yüzde 2’lik pay alınarak sinema desteklerine aktarılacak. Böylece dijital platform gelirleri yeni sinema içeriklerinin üretiminde kullanılacak, sinema sektörü için dengeli ve sürdürülebilir bir katkı mekanizması hayata geçecek.

    Teklifle yıl sonuna kadar turizm tesislerine personel başı aylık yaklaşık 3 bin 500 lira prim desteği ödenecek.

    Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 17. maddesi Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda yeniden düzenleniyor. Aday sürücü belgelerinin iptal şartları doğrudan kanun metnine işlenerek yasal çerçeveye kavuşturulacak. Ayrıca drift atma ve makas atma gibi trafik güvenliğini ağır şekilde tehlikeye düşüren ve sürücü belgesinin geçici geri alınmasını gerektiren ihlaller de aday sürücü belgesinin iptali nedenlerine dahil edilecek.

    Siber Güvenlik Başkanlığı’na yeni yetkiler verilecek. İnternet alan adlarına ilişkin strateji ve politika belirleme ile düzenleme yapma yetkisi Siber Güvenlik Başkanlığı’nın yetkisinde olacak. Başkanlık, yükümlülüğünü yerine getirmeyen internet sitelerine ihlal başına 20 bin liradan 100 bin liraya kadar idari ceza uygulayacak.

    YÜKSEKÖĞRETİMDE YENİ DÜZENLEMELER

    TBMM’de salı günü Milli Eğitim Kültür ve Gençlik Komisyonu’nda, içinde üniversitelerden atılanların eğitimlerine dönebilmelerine yönelik düzenlemelerin yer aldığı, 28 maddeden oluşan Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ele alınacak.

    Teklif, öğrencilerle ilgili düzenlemelerin yanı sıra akademik çalışmalarla ilgili etik düzenlemeler de içeriyor.

    Teklifle, daha önce çıkarılmış af düzenlemelerinden yararlanmamak şartıyla lisans, ön lisans, lisans tamamlama ve lisansüstü düzeyde tüm üniversiteden atılan öğrencilere yeniden eğitimlerine dönebilme imkanı veriliyor. Bundan yararlanmak isteyenler 4 aylık süre içinde ilişiklerinin kesildiği üniversitelere başvurabilecekler.

    Akademik etik ilkelerinin ve akademik emeğin ve çabanın korunması amacıyla disiplin hükümleri genişletilecek. Başkalarının ürettiği yayın ve tezleri unvan/derece almak için kullananlara mevcut uygulamada verilen meslekten çıkarma cezasına, bu usulsüz yayın ve çalışmaları para karşılığı veya ücretsiz olarak başkaları adına yapan, üreten veya bu fiillere aracılık eden akademik personel de dahil edildi.

    Devlet üniversiteleri farklı ülkelerde kampüs açabilecek, tesis kurabilecek. Böylece hem bulundukları ülkenin hem de Türkiye’den üniversite sınavıyla gidecek öğrencilere hizmet verecek.

    Anadolu’daki üniversitelerde görev yapan öğretim üyelerinin emeklilik hakkını kazanmasının ardından sözleşmeli olarak akademik kariyerlerine 2 yıl süreyle devam edebilmeleri öngörülüyor.

    Üniversiteler ile Sağlık Bakanlığına bağlı araştırma ve uygulama hastanelerinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi alan hekimlerin döner sermaye ek ödemesine ilişkin uygulamada yaşanılan sorunlar giderilecek.

    Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki Yüksek Öğretim Kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek.

    SOSYAL MEDYA TEMSİLCİLERİ SUNUM YAPACAK

    Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarını araştırmak üzere kurulan komisyonda salı günü Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı yetkilileri sunum yapacak.

    Öte yandan, aynı komisyonda sosyal medya temsilcilerinin önceki hafta yapacağı duyurulan ancak sunumlarını hazırlayamadıkları için bu haftaya ertelenen toplantısı da 16 Temmuz Perşembe günü gerçekleştirilecek. X Anonim Şirketi, Google, Meta ve Tiktok temsilcilerinin komisyonda sunum yaparak soruları yanıtlaması bekleniyor.

    DIŞİŞLERİ KOMİSYONU’NDA ALT KOMİSYON TOPLANTISI

    Öte yandan TBMM’de perşembe günü Dışişleri Komisyonu Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Alt Komisyonu’nda Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Hizmetleri ve Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlar Genel Müdür Vekili Büyükelçi Esin Çakıl sunum yapacak.

    TBMM’de salı günü grup toplantılarının yapılması bekleniyor.

  • AHBAP soruşturmasına yeni gelişme: Avukat Ece Güner’e gözaltı kararı!

    AHBAP soruşturmasına yeni gelişme: Avukat Ece Güner’e gözaltı kararı!

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın AHBAP Derneği’ne ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında dernek başkanı sanatçı Haluk Levent gözaltına alındı.

    Soruşturma kapsamında Ahbap Derneği’nin genel merkezinde polis ekiplerince baskın gerçekleştirildi.

    Haluk Levent’e “Dernekler kanununa muhalefet”, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “Örgüt üyeliği” soruşturmaları yöneltildiği öğrenildi.

    GÖZALTI KARARI VERİLDİ

    Soruşturma kapsamında yeni bir gelişme oldu.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Haluk Levent’in danışmanlığını yapan Avukat Ece Güner hakkında gözaltı kararı verildi.

    Güner sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları yazdı:

    “1-Ahbap Derneğinin veya Haluk Levent’in hiçbir zaman avukatı olmadım; asla da vekâlet ücreti vb. Almadım.

    2- Yıllardır on binlerce vatandaş gibi Ahbap’a onlarca bağış yaptım. İnsanlar ameliyat ettirdim, depremde en büyük bağışlardan birini yaptım! Bu kayıtlarda var, hatta o dönem açıklandı bile.

    Hep (Allah’a şükür) hayırsever bir insan oldum. Bunu etrafımdaki herkes bilir.

    3-Onun dışında depreme yüklü bağış yapmamdan sonra:

    Haluk Levent; herhalde büyük bağışlar yaptığımı görünce; bana yanaşarak, geçici olarak bir kişisel borç istedi. Çok zor durumda olduğunu söyledi. Hayati bir mesele olduğunu ve 1 ay içinde geri ödeyeciğini söyledi.

    “Türkiye’nin en güvenilir insanıyım, insanlar bana milyonlarını emanet ediyor; hemen geri öderim” dedi.

    Güvendim.

    Sonra maalesef yaklaşık 1 yıl uğraştıktan sonra verdiğim borcu zar zor geri alabildim.

    [Bağış ayrı borç ayrı; elbette sadece verdiğim borcu geri aldım. Bağışlarım Ahbap’a yapılmıştı ve geri almadım elbette].

    Beni tanıyan herkes şahittir; belki aşırı yardım sever bir insanım. Pek çok derneğe ve insana yardım ederim..

    Haluk Levent suçlu mu suçsuz mu bilmiyorum: Ama şunu biliyorum ben verdiğim borcu geri almak için çok mücadele verdim ve o olaydan sonra bir daha asla ne Haluk Levent’e ne Ahbap’a bağış yapmadım.

    1 yıl boyunca; verdiğim borcu geri almak için uğraşırken hem ben hem ailem son derece üzüldük.”

  • Pamukkale travertenlerine yakın orman yangını

    Pamukkale travertenlerine yakın orman yangını

    Denizli’de Pamukkale travertenlerine yakın ormanlık alanda çıkan yangına ekipler havadan ve karadan müdahale ederken, atlı jandarma timleri de zorlu arazi şartlarında söndürme çalışmalarına destek verdi.

    Denizli’nin Pamukkale ilçesine bağlı Pamukkale Mahallesi’nde bulunan ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Dünyaca ünlü Pamukkale travertenlerine yakın bir noktada yükselen dumanları gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi.

    Kısa sürede büyüyen alevlere müdahale etmek için Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri ve çevre ilçelerden gelen destek ekipleri karadan hızla müdahaleye başladı.

    Yangının geniş bir alana yayılmasını önlemek için havadan da çok sayıda helikopter ve yangın söndürme uçağı ile müdahale sürüyor. Atlı jandarmalar hortum taşıdı Bölgede geniş güvenlik önlemleri alan jandarma ekipleri, vatandaşları güvenli alanlara yönlendirirken, söndürme çalışmalarına da destek veriyor.

    Arazi şartlarının zorlu olduğu noktalarda ise Pamukkale’de görev yapan atlı jandarma timleri devreye girdi. Atlı jandarmalar, araçların girmekte zorlandığı dik yamaçlara hortum taşıyarak itfaiye ve orman ekiplerinin çalışmalarına büyük katkı sağladı.

    Ekiplerin rüzgarın da etkisiyle yayılan yangını kontrol altına almak için çalışmaları yoğun bir şekilde devam ediyor.

  • Marmara için kritik ‘mikro deprem kümesi’ uyarısı!

    Marmara için kritik ‘mikro deprem kümesi’ uyarısı!

    Marmara Denizi’nde meydana gelen küçük depremler yeniden dikkatleri bölgeye çevirdi…

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yayımlanan verilere göre, son günlerde Marmara Denizi’nde küçük ölçekli depremler meydana geliyor.

    Orta Marmara Çukuru’nda yerin 6-9 kilometre derinliğinde 3,5’ten küçük mikro deprem kümelerine dair veriler deprem bilimcilerinin radarına girdi.

    TASAM | Olası Marmara Depremi ve Ekonomik Güvenlik: Bir Gözden Geçir...

    Prof. Dr. Bektaş, sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

    Bektaş, “Marmara konuşuyor” başlığıyla yayımladığı mesajında bu tür kümelenmelerin, fayın belirli bir kesiminde gerilmenin küçük kırılmalarla yeniden dağıldığını gösterdiğini söyledi.

    Sarsıntıların tek başına büyük bir depremin habercisi olmadığına vurgu yapan Bektaş, “Ancak Orta Marmara’nın güncel davranışını anlamak açısından dikkatle izlenmelidir” uyarısında bulundu.

    Bektaş, bu kümenin önümüzdeki 3–7 gün içinde büyüklüğü 4 üstü olan depremin üretip üretmeyeceği bilimsel açıdan en kritik göstergelerden biri olacağını vurguladı.

    “İSTANBUL DEPREMİNDE TEK BİR SENARYOYA MAHKUM DEĞİLİZ”

    Uyarılarını sürdüren Bektaş, “İstanbul depreminde tek bir senaryoya mahkum değiliz. Marmara’da deprem tehlikesi tek bir modele indirgenemez” dedi.

    Doğu Marmara ve Adalar Fayı’nın “tam kilitli” olduğu hakkındaki ifadelerin senaryo olduğunu söyleyen Bektaş, “Kalın ve suya doygun sediman örtüsü, derindeki ana fayın davranışını belirleyen GPS, InSAR ve deniz tabanı akustik verilerini maskeliyor olabilir” dedi.

  • Haluk Levent gözaltına alındı

    Haluk Levent gözaltına alındı

    Adalet Bakanlığı, AHBAP Derneği’ne ilişkin yürütülen soruşturmaya dair yazılı bir açıklama yaptı.

    Açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında AHBAP Derneği Başkanı Haluk Levent hakkında yakalama kararı çıkarıldığı bildirildi.

    BAKANLIKTAN YAZILI AÇIKLAMA

    Bakanlığın açıklamasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik bir soruşturma yürütüldüğü belirtilirken, bu kapsamda Dernek Başkanı Haluk Levent hakkında yakalama kararı çıkarıldığı ifade edildi.

    Soruşturmanın kapsamına ve gerekçesine ilişkin ise herhangi bir ayrıntıya yer verilmedi.

    YÖNELTİLEN SUÇLAMALAR BELLİ OLDU

    Haluk Levent’e ilişkin “Dernekler kanununa muhalefet”, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “Örgüt üyeliği” soruşturmaları yöneltildiği öğrenildi.

    GÖZALTINA ALINDI

    Hakkında yakalama kararı çıkarılan Levent, İstanbul Emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Bursa’da gözaltına alındı.

    BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA GELDİ: ‘HALUK LEVENT 990 MİLYON LİRALIK BAHİS OYNADI’

    Söz konusu iddiaların ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı‘ndan bir açıklama geldi.

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız nezdinde yürütülmekte olan ve konusunu “AHBAP Derneği adına bazı şüphelilerin hesaplarına yüksek miktarlı para transferleri yapıldığına” dair iddianın oluşturduğu 2025/53115 sayılı soruşturmaya dair yapılan soruşturma işlemleri, deprem bağışlarının yurt dışına kaçırıldığına ve amacı dışında kullanıldığına dair iddiaların artması üzerine derinleştirilmiştir. Derinleştirilen soruşturma işlemleri çerçevesinde;

    Derneğin kurucusu olan Haluk Levent’in, çok sayıda şüphelinin hesabını kullandığı, bu hesaplardan birinin asistanı Yeliz Kaya adına olduğu, şüpheli Yeliz Kaya’nın şahsi hesabı olan ve şüpheli Haluk Levent tarafından kullanılan hesaplara, Ahbap Derneğinden yaklaşık 120 Milyon TL para akışı tespit edildiği, yine şüpheli Haluk Levent tarafından kullanılan ve dernek kurucularından olan şüpheli Alper Çelik hesaplarından 2020-2026 yılları arasında 990 Milyon TL yasal bahis oynandığı ve yaklaşık 390 Milyon TL para kaybedildiği, şahsi banka hesabı kullanamayan, ticari işlerde kullandığı çekler karşılıksız çıkan şüpheli Haluk Levent’in bu hacimde bahis oynamış olmasının şüpheleri artırdığı, derinleştirilen soruşturma işlemleri kapsamında yurt dışı yasağı tedbiri uygulanan şüphelinin yurt dışına kaçma hazırlıkları yapması üzerine operasyon ve yakalama sürecinin başlatıldığı, 

    Bunun yanında farklı bir soruşturma kapsamında da dernek ismi ve bağış vaadi kullanılarak şüpheli tarafından mağdurlardan gayrimenkul alındığı ancak Yeliz Kaya’nın şahsına aktarılan gayrimenkullerin daha sonra farklı şüpheliler adına tescil edildiği, bu kapsamda yaklaşık 60 Milyon USD mağduriyet yaratıldığı, 

    Dernek hesaplarının kambiyo senetleri ve şahsi hesaplara aktarılarak boşaltıldığına dair ciddi emareler bulunduğu, derneğe ait gayrimenkullerin, şüphelilerin şahısları adına tescil edildiği,

    6 Şubat 2023 tarihli deprem felaketinin yarattığı menfi ve acı dolu duygular altında bulunan, yardımda bulunmak isteyen hassas vatandaşlarımızın bağışlarının, şüphelilerce şahsi hesaplara aktarıldığı, bahis oynandığı, üçüncü kişilere aktarıldığı tespit edilmiş olup şüpheliler gözaltına alınmıştır.”

  • Tarım ve Orman Bakanlığı,taklit ve tağşiş tespit edilen ürünlere ilişkin yeni listesini yayınladı…

    Tarım ve Orman Bakanlığı,taklit ve tağşiş tespit edilen ürünlere ilişkin yeni listesini yayınladı…

    Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda denetimleri kapsamında taklit ve tağşiş tespit edilen ürünlere ilişkin listesine 15 ürünü daha ekledi. Yapılan son incelemelerde sucuk, kıyma, çay ve salam gibi ürünlerde yapılan akılalmaz hileler gözler önüne serildi. Bir markanın “%100 dana eti” dedikleri sucuk ve kıymada at/eşek eti çıktı.

    Tarım ve Orman Bakanlığı iki sucuk markasında tek tırnaklı eti tespit edildiğini duyurdu.

    Tarım ve Orman Bakanlığı’na göre tek tırnaklı hayvanlar şunlar:

    • At
    • Eşek
    • Katır

    Bakanlığın denetimlerde bulduğu bilgileri, 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanun’unun 31’inci maddesinin 6’ncı fıkrası uyarınca kamuoyunun bilgisine sunabileceği hükme bağlanmıştı.

    Buna göre bakanlığın 10 Temmuz 2026’da duyurduğu ‘Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar’ listesine göre tek tırnaklı eti tespit edilen sucuk markaları şunlar:

    İstanbul Pendik’teki Tepe Et Ürünleri’nin Kayra marka dana sucuğunda da kanatlı eti bulundu.

     

    Öte yandan listeye göre Mersin’in Toroslar ve Yenişehir ilçesindeki iki kasabın kıymasında da tek tırnaklı eti tespit edildi.

  • Yargıtay’dan emsal karar…

    Yargıtay’dan emsal karar…

    Çalıştığı otelde stajyer aşçıya hakaret ettiği ve diğer çalışanlara yönelik küfürlü tavırları nedeniyle işten çıkarılan aşçıbaşının açtığı tazminat davası, Yargıtay’ın emsal niteliğindeki kararıyla sonuçlandı.

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin fesih kararını haklı bularak işçinin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerektiğine karar verdi.

    STAJYER AŞÇIYA HAKARET ETTİĞİ İDDİASIYLA İŞTEN ÇIKARILDI

    Otelde şef aşçı olarak görev yapan K.H., iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek İş Mahkemesi’nde dava açtı. K.H., kıdem ve ihbar tazminatının yanı sıra fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile asgari geçim indirimi alacaklarının da ödenmesini talep etti.

    İşveren ise K.H.’nin stajyer aşçı M.K.’ya ve diğer çalışanlara sık sık küfür ettiğini, çalışma ortamındaki huzuru bozduğunu ve bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savundu.

    İLK DERECE MAHKEMESİ İŞÇİYİ HAKLI BULDU

    İş Mahkemesi, işverenin iddialarını destekleyecek yeterli somut belge sunulmadığını belirterek davayı kısmen kabul etti. Mahkeme ayrıca fazla mesainin ücrete dahil olduğunu gösteren iş sözleşmesinin de dosyaya sunulmadığına dikkat çekti.

    Kararın istinaf aşamasında da değişmemesi üzerine dosya Yargıtay’a taşındı.

    YARGITAY: İŞYERİNDEKİ GÜVEN İLİŞKİSİ ÇÖKTÜ

    Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise farklı bir değerlendirme yaptı.

    Kararda, işçinin işyerinde başka bir çalışana sataşması, küfür etmesi, çalışma huzurunu bozması ve doğruluk ile bağlılık yükümlülüğüne aykırı davranmasının işveren açısından haklı fesih nedeni oluşturduğu vurgulandı.

    “ÖKÜZ, MAL, SALAK” DEDİĞİ TESPİT EDİLDİ

    Yargıtay kararında, davacının stajyer aşçı M.K.’ya bezlerin kötü koktuğu gerekçesiyle bağırdığı, ağır küfürler ettiği ve tehdit içerikli ifadeler kullandığının dosyadaki delillerle sabit olduğu belirtildi.

    Kararda ayrıca göz ameliyatı geçiren stajyerin doktor raporuna rağmen çalıştırılmaması gerektiğini davacıya bildirdiği, buna rağmen herkesin içinde aşağılandığı ve “öküz”, “mal”, “salak”, “işe yaramazsın”, “ne halin varsa gör” sözlerine maruz kaldığı ifade edildi.

    “ÇALIŞMA BARIŞINI BOZDU”

    Yargıtay, davacının yalnızca stajyer çalışana değil, diğer personele karşı da agresif tavırlar sergilediğini ve küfürlü konuşmalarıyla işyerindeki çalışma düzenini bozduğunu belirtti.

    Kararda, bu davranışlar nedeniyle işveren ile çalışan arasındaki güven ilişkisinin ortadan kalktığı ve iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 25. maddesi kapsamında haklı nedenle feshedildiği kaydedildi.

    TAZMİNAT ALAMAYACAK

    Yargıtay, işverenin fesih kararını hukuka uygun bularak yerel mahkeme kararını bozdu. Böylece stajyer aşçıya ve diğer çalışanlara hakaret ettiği belirlenen aşçıbaşı, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında kıdem ve ihbar tazminatı alma hakkını kaybetti.

    Karar, işyerinde çalışanlara yönelik hakaret, küfür ve psikolojik baskının çalışma barışını bozduğu durumlarda işverenin tazminatsız fesih hakkını kullanabileceğine ilişkin emsal kararlar arasındaki yerini aldı.

  • Avrupa’da en ucuz tatil Türkiye’de

    Avrupa’da en ucuz tatil Türkiye’de

    Eurostat verilerine göre Avrupa’da en ucuz tatil Türkiye’de. Avrupa’da 100 avroya denk gelen bir ürün ve hizmet sepeti Türkiye’de 59 avroya denk geliyor. Bu rakam Avrupa Birliği (AB) ortalamasından 40,4 avro daha ucuz.

    Euronews Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre şu yedi ülkeyi karşılaştırdı: Türkiye, İtalya, İspanya, Portekiz, Fransa, Yunanistan ve Hırvatistan.

    Avrupa'nın en ucuz tatil yerleri belli oldu: Listede Türkiye de var - Sözcü

    Bu ülkeler arasında en pahalısı 100,3 avroluk sepet bedeliyle Fransa.

    Fransa’yı takip eden beş ülkeyse şunlar:

    • İtalya (97,1 avro)
    • İspanya (91,6)
    • Yunanistan (87,4)
    • Portekiz (86,6)
    • Hırvatistan (78,4)

    Eurostat’ın ‘restoranlar ve oteller’ başlıklı fiyat kategorisi, dışarıda yeme içme ile ücretli konaklama maliyetlerini karşılaştırıyor.

    Bu kalemde de yedi ülke içinde en pahalısı, 116 avroluk fiyatla Fransa, onu 110,8 avroyla İtalya izliyor.

    En ucuz ülke sepetin 73,6 avro tuttuğu Portekiz. Bu da fiyatların AB ortalamasının yüzde 26,4 altında olduğunu gösteriyor. Türkiye de 78,3 avroluk fiyat endeksiyle 80’in altında kalıyor.

    Hırvatistan (89,6), Yunanistan (86,1) ve İspanya’dan (85,4) bir miktar daha pahalı.

    Gıda fiyatları yedi ülkenin çoğunda birbirine epey yakın.

    En pahalı ülke Fransa’da fiyatlar AB ortalamasının yalnızca yüzde 7,9 üzerinde. AB genelinde 100 avroya gelen bir gıda sepeti Fransa’da 107,9 avroya mal oluyor.

    Türkiye’deyse aynı sepetin fiyatı yalnızca 75,6 avro. AB ortalamasının altında kalan diğer tek ülke 94,6 avroluk sepet bedeliyle İspanya, kalan ülkelerde fiyatlar ortalamanın üzerinde.

    Türkiye’de içki fiyatları 210,2 avroyla AB ortalamasının iki katından daha yüksek. Yunanistan 154 avroyla uzaktan ikinci sırada, onu 133,9’la Hırvatistan izliyor.

    İçkide en ucuz ülke İtalya; İspanya da 90,1 avroyla AB ortalamasının altında. Fransa ve Portekiz’deki fiyatlar da sırasıyla 100,9 ve 107,1’le Avrupa ortalamasına çok daha yakın.