Etiket: protesto

  • Boğaziçili 6 öğrenci serbest!

    Boğaziçili 6 öğrenci serbest!

    Boğaziçi Üniversitesi’nde 13 Mayıs’ta Nureddin Yıldız’ın etkinliğine karşı yapılan protestolarında gözaltına alınıp tutuklanan 6 öğrenci tahliye edildi.

    Tahliye kararını Anne Baba Dayanışma Ağı duyurdu.

    Sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Boğaziçi Üniversiteli tutuklanan altı çocuğumuz serbest bırakıldı” denildi.

    NE OLMUŞTU?

    Öğrenciler, çocuk yaşta evliliği meşrulaştıran açıklamalarıyla kamuoyunda tepki çeken Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nurettin Yıldız’ın Boğaziçi Üniversitesi İslam Araştırmaları Kulübü’nün davetlisi olarak okulda konferans vereceğinin duyurulması üzerine protesto çağrısı yapmıştı.

    Bu çağrının ardından öğrenciler akşam saatlerinde Kuzey Kampüs’te yürüyüş düzenledi. Ancak yürüyüş, özel güvenlik ve çevik kuvvet ekipleri tarafından engellendi. Kampüs içinde ablukaya alınan öğrencilerle birlikte haber takibi yapan T24 muhabiri Can Öztürk de polis ablukasına alındı.

    Yaşanan müdahale sırasında Öztürk’ün basın kartı polis tarafından parçalandı, ardından boğazı sıkıldı. Ters kelepçeyle gözaltına alınan gazeteci, sağlık kontrolü sonrası polis aracına bindirilerek karakola götürüldü.

    6 ÖĞRENCİ TUTUKLANMIŞTI

    Boğaziçi Üniversitesi’nde gözaltına alınan 97 öğrenciden 14’ü “Görevi yaptırmamak için direnme” iddiasıyla tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

    Tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilen öğrencilerden 6’sı tutuklandı, 8 öğrenci ve T24 muhabiri Can Öztürk de adli kontrolle serbest bırakıldı.

  • Sivas’ta kömür ocağına karşı protesto!

    Sivas’ta kömür ocağına karşı protesto!

    Sivas Bolucan köyündeki kömür ocağı sahasının genişletilmesi için bugün bilirkişi keşfi yapıldı. Halk ve yaşam savunucuları “Doğama, suyuma, toprağıma dokunma” dedi.

    Sivas’ın Zara ilçesindeki Bolucan köyünde bulunan kömür ocağının genişletilmek istenmesi tepki çekti. “Köylerimiz yok edilmesin” diyen bölge halkı ve yaşam savunucuları, “Doğamızı, kültürümüzü ve geleceğimizi yok edecek hiçbir faaliyete izin verilmemelidir” çağrısı yaptı.

    Bolucan köyünde bugün bir araya gelen halk, yapılan bilirkişi keşfi sırasında eylem düzenledi. “Yaşam alanında madene hayır”, “Yaylamıza, arımıza dokunma” yazılı döviz ve pankartları açan halk “Doğama, suyuma,toprağıma dokunma”, “Madene hayır” sloganları attı. Hemgrup adlı şirketin Sivas’ta kömür üretiini artırmak için köydeki maden sahasını genişletmek istemesine tepki gösteren halk “Şirket kaçak kömür yıkama sahası yaptı. Ayrıca kaçak olarak dinamitle patlatma yapıyor” iddiasında bulundu.

    KÖYLER PARSELLENİYOR

    Zara Dernekler Federasyonu Zara Maden Faaliyetlerini Durdurma Komisyonu yaptığı açıklamada “Doğamıza, kültürümüze ve köylerimizin geleceğine sahip çıkmak için buradayız” denildi. Zara’nın köylerinin  madencilik faaliyetleri adı altında kâr ve rant uğruna parsellendiğine dikkat çekilen açıklamada “Maden ocakları, kömür ocakları ve tuz ocakları. Dağlarımızı, yaylalarımızı, tarım alanlarımızı, meralarımızı ve kadim inanç merkezlerimizi tehdit ediyor. Biz bu talana dur demek için buradayız. Soruyoruz. Temiz hava, temiz su, doğal yaşam bir şirketin kâr hırsına kurban edilebilir mi?” denildi. Bolucan, Söğütözü, Yanık, Dipsizgöl köylerinin büyük bir tehdit altında olduğu vurgulanan açıklamada, özetle şu ifadelere yer verildi:

    “Bu köylerde kömür ocakları ve selestit madeni açılmak isteniyor.  Peki, sonuçları ne olacak? Yayla kültürümüz yok olacak. Arıcılık bitecek. Tarım ve hayvancılık büyük darbe alacak. Endemik bitkilerimiz yok olacak. Arap tavşanı, vaşak gibi nesli tükenme tehlikesindeki canlıların yuvaları yok edilecek. Su kaynaklarımız kirlenecek ve kuruyacak. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuna ‘gerek yok’ kararı hangi bilimsel gerekçeyle verildi?  Yöre halkı bu karardan haberdar edildi mi? Bir köyü yok etmeye kim cesaret edebilir? Bugün yetkililere sesleniyoruz:  Bu proje derhal durdurulmalıdır. Bölge doğal ve kültürel sit alanı ilan edilmelidir. Doğamızı, kültürümüzü ve geleceğimizi yok edecek hiçbir faaliyete izin verilmemelidir. Unutmayın:  En büyük zenginlik yer altında değil, insan hayatındadır!  Doğamıza, toprağımıza ve kültürümüze dokunmayın.”

    Kaynak:Birgun.net

  • CHP PM Üyesi Mehmet Alkım Denizaslanı hakkında soruşturma…

    CHP PM Üyesi Mehmet Alkım Denizaslanı hakkında soruşturma…

    CHP Parti Meclis (PM) Üyesi Mehmet Alkım Denizaslanı, hakkında, “halkı kin ve nefrete teşvik” suçundan soruşturma başlatıldığını duyurdu.

    CHP Parti Meclis (PM) Üyesi Mehmet Alkım Denizaslanı, geçtiğimiz 10 Nisan’da yaptığı açıklamada Muğla’da Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan protestolara katılan 5 öğrencinin KYK yurtlarından zorla çıkarıldığını söylemişti.

    Denizaslanı, öğrencilerin yurtlarına geri alınmamaları halinde Bodrum’dan Menteşe’ye yürüyüş başlatacağını belirterek, Muğla Valisi İdris Akbıyık ve AKP İl Başkanı Haluk Laçin’e seslenmişti.

    ‘HALKI KİN VE NEFRETE TEŞVİK ETME’

    Daha sonra yurttan ayrılmak zorunda kalan öğrenciler, CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan tarafından apartlara yerleştirilirken, Denizaslanı, bugün Bodrum İlçe Başkanlığı binasında açıklamalarda bulundu.

    Denizaslanı, hakkında “halkı kin ve nefrete teşvik etme” suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturması başlatıldığını söyledi. Denizaslanı, “Bugün geldiğimiz noktada, “halkı kin ve nefrete teşvik etme” suçundan hakkımda suç duyurusu ve savcılık soruşturması başlatıldığını öğrendim” dedi.

  • Protestolarda tutuklanan 25 genç tahliye edildi!

    Protestolarda tutuklanan 25 genç tahliye edildi!

    İBB operasyonu sonrası gerçekleştirilen protestolar sırasında tutuklanan 25 gencin tahliyesine karar verildi. İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkların tutukluluk süresi ve delillerin tamamlanmasını göz önünde bulundurarak adli kontrol tedbiri ile tahliye kararını verdi.

    İstanbul Saraçhane’de, İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘ne (İBB) yönelik operasyonlar sonrası gerçekleştirilen protestolar sırasında gözaltına alınarak tutuklanan 25 genç sanığın tahliyesine karar verildi.

    İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkların tutuklulukta geçirdiği süreyi ve delillerin tamamlanmış olmasını göz önünde bulundurarak, tutukluluk halinin ölçüsüz olduğuna ve adli kontrol tedbirleriyle sanıkların tahliyesinin sağlanabileceğine karar verdi.

    BİR SONRAKİ DURUŞMA 19 EYLÜL’DE

    Mahkeme, sanıkların başka suçlardan tutuklu veya hükümlü olmamaları durumunda derhal serbest bırakılmaları için müzekkere yazılmasına hükmetti. Ayrıca, sanıklar hakkında daha önce uygulanan konutu terketmeme ve yurt dışı çıkış yasağı tedbirlerinin kaldırılmasına karar verildi. Bu karar, sanıkların çoğunun öğrenci olmaları ve yurt dışında eğitim aldıklarına dair belge ibraz etmeleri gerekçesiyle alındı.

    Öte yandan mahkeme, duruşmayı 19 Eylül 2025 tarihinde saat 09.30’a erteledi. Sanıkların ve avukatlarının tahliye kararlarına karşı 2 hafta içinde itiraz etme hakkı bulunduğu öğrenildi.

  • Abdullah Gül, Vaktiyle Erdoğan’a yapılan haksızlıklar İmamoğlu’na yapılmamalı

    Abdullah Gül, Vaktiyle Erdoğan’a yapılan haksızlıklar İmamoğlu’na yapılmamalı

    11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına ilişkin, “Vaktiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve şahsıma yapılan haksızlıkları kamu vicdanının nasıl kabul etmediğini hatırlayalım. Benzer yanlışlıklar halkın iradesiyle belediye başkanı seçilmiş olan Ekrem İmamoğlu’na da yapılmamalı” ifadelerini kullandı.

    11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Karar yazarı Mehmet Ocaktan’a konuşan Gül, İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına ilişkin, “Vaktiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve şahsıma yapılan haksızlıkları kamu vicdanının nasıl kabul etmediğini hatırlayalım. Benzer yanlışlıklar halkın iradesiyle belediye başkanı seçilmiş olan Ekrem İmamoğlu’na da yapılmamalı” ifadelerini kullandı.

    Gül’ün ifadeleri şu şekilde:

    “Son günlerde evimizin içinde maalesef bir türbülans baş gösterdi. Daha bir sonraki seçimlere 3 seneye yakın zaman varken, bazı sorunlar siyasi diyalogla ve formüllerle çözülebilecekken böyle bir çalkantı içinde kalmak bizi ileriye götürmez.

    Vaktiyle Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve şahsıma yapılan haksızlıkları kamu vicdanının nasıl kabul etmediğini hatırlayalım. Benzer yanlışlıklar halkın iradesiyle belediye başkanı seçilmiş olan Ekrem İmamoğlu’na da yapılmamalı.

    Saati geriye alma, benzer sıkıntıları tekrar yaşama lüksümüz yok. Buna zemin hazırlayacak girişimlere de hiç gerek yoktu. Bu tür çalkantılar, Türkiye’de hiçbir kesime ne iktidara ne de muhalefete hayır getirmedi, getirmez de. Hukuk ve hakkaniyeti kaybetmemeliyiz. Yoksa Türkiye kaybeder.”

  • CHP’denTBMM’de ‘ikramiye’ protestosu…

    CHP’denTBMM’de ‘ikramiye’ protestosu…

    Emekli ikramiyesinin 3 bin liradan 4 bin liraya yükseltilmesini de öngören düzenlemenin de yer aldığı “torba teklif” TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. CHP grubu, yapılan ikramiye zammını protesto etti.

    İçerisinde emekli ikramiyesinin 3 bin liradan 4 bin liraya yükseltilmesini de öngören düzenlemenin de yer aldığı “torba teklif” TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. Görüşmelerin başında CHP Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü, İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, emekliler çoluğuyla, çocuğuyla, torunuyla hoş bir bayram geçirebilecekken bugün ortaya çıkan sonucun hayal kırıklığı olduğunu vurguladı.

    “ASGARİ ÜCRET SEVİYESİNDE OLMALI”

    Türeli, “Bu aslında iktidarın emekliye nasıl baktığını da gösteriyor. İşçiye, memura, çiftçiye, esnafa reva görülen muamele malesef bu. Biz yanlışları söylemeye devam edeceğiz. Bize göre ikramiye asgari ücret seviyesinde olmalıdır” dedi.

    ”SEPET DOLMUYOR”

    CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün gazetecilerin sorusu üzerine söylediği, “Beni dolduruşa mı getirmeye çalışıyorsun ? 3 bin liradan 4 bin liraya çıkardık, daha ne olsun” sözünü anımsattı. Ağbaba,  “Cumhurbaşkanı dolduruşa gelmiyor ama 4 bin lira ile sepet de dolmuyor. Dolduruşa gelmiyor ama…” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Eski Türkiye’de babalar çocuklarına bayramda ayakkabı alırlardı. Bugün bayram ikramiyesi ile iyi bir ayakkabı almak da mümkün değil” diye konuştu.

    ”TEYZELER TERLİKLE KOVALAR”

    CHP’li Ağbaba, “Kanun teklifi sahipleri pazara çıksa valla teyzeler bunları terlikle kovalar. Dolduruşa gelmiyorlar ama… Emekli gece yarısı çöpten çürük sebze meyve alıyor. Emekli bir otelde bu ikramiye ile iftar açamıyor. 4 kişilik ailenin Ankara’da otelde iftar açması mümkün değil” dedi. CHP milletvekilleri, “İkramiye değil sadaka; zam bin TL, bozdur, bozdur harca; Diyanet: Emekliye fitre verilir” yazılı pankartları da masalarına koydu. Bir pankartta baklavanın fiyatının 750 lira olduğu vurgulandı. CHP’li Veli Ağbaba’nın önünde içerisinde gıda maddelerinin bulunduğu sepet de yer aldı. Ağbaba, “Bu teklifi verenin, 4 bin lira verenin Türkiye’den, pazardan haberi yok.   Şekerin kilosu 500 lira, baklavanın kilosu bin 500 lira, bunların dünyadan, haberi yok. Diyanet’ten bile haberi yok” diyerek tepkisini dile getirdi.

  • Siyasi partilerden İçişleri Bakanlığı önünde kayyum protestosu!

    Siyasi partilerden İçişleri Bakanlığı önünde kayyum protestosu!

    CHP, DEM Parti, EMEP ve Yeni Yol Grubu, kayyum atamalarını protesto etmek için İçişleri Bakanlığı önünde bir araya geldi. Yapılan açıklamada mücadele çağrısı yapıldı ve “Baskılara boyun eğmeyeceğiz” denildi.

    CHP, DEM Parti, EMEP ve Yeni Yol Grubu, bugün İçişleri Bakanlığı önünde bir araya gelerek, kayyum kararlarını protesto etti.

    Eyleme; DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ile Yeni Yol Grubu Başkanı Bülent Kaya‘ın da aralarında olduğu çok sayıda milletvekili katıldı.

    “BU 85 MİLYON YURTTAŞIN MESELESİDİR”

    DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit, mücadele vurgusu yaptığı konuşmasında, şu ifadeleri kullandı:

    “Bu mesele sadece DEM Parti’nin, Kürt halkının meselesi değildir. Bu ülkede yaşayan 85 milyon yurttaşın meselesidir. Kayyım Siirt şahsında bütün Türkiye’ye atanmıştır. Her bir yurttaşa atanmıştır. Bu nedenle birlikte olmak, birlikte itiraz etmek, birlikte mücadeleyi örmek gibi tarihi bir sorumlulukla karşı kaşıyayız. Bu sorumluluğu hisseden bir yerden bugün 7 siyasi parti olarak buradayız, birlikteyiz. Bu kayyım siyasetine de baskı siyasetine de gazetecilerin gözaltına alınıp tutuklanmasına da bu ülkedeki her bir yurttaşa yönelik yapılan zulme de Bolu’daki yangın kıyımına karşı da yanyanayız, omuz omuzayız. Bundan sonra da her türlü başlıkta ortak mücadeleyi yürütmek büyütmek boynumuzun borcudur. Türkiye’yi demokrasi ile buluşturacağız hiç kimsenin bundan şüphesi olmasın.”

    “BU BASKIYA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    CHP’li Murat Emir ise, “Ovacık’taki, Esenyurt, Siirt ve Mardin’dekine seçemezseniz diyorsanız, tek meşru sandığı kendi seçildiğiniz sanıyorsanız siz bir otoritersiniz, siz demokrat asla olamazsınız” dedi.

    Gazetecilere, sanatçılara, belediye başkanlarına ve siyasi parti başkanlarına yönelik baskılara da dikkat çeken Emir, şöyle devam etti:

    “Biz istersek konuşuruz, biz ne istersek onu konuşabilirsiniz. Biz kimi işaret edersek onu seçebilirseniz, onun dışında ne yaparsanız biz bunu sopaya dönüştürdüğümüz kaba kuvvete dönüştürdüğümüz hukuk yoluyla ‘adalet’ diyerek gerektiğinde görevden alırız, gerektiğinde tutuklarız diyorlar. Biz bu baskıya boyun eğmeyeceğiz.”

  • Emekliler yurdun dört bir yanında sokağa döküldü…

    Emekliler yurdun dört bir yanında sokağa döküldü…

    Emekliler isyanda! Mersin ve Fatsa başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında düşük maaş zamları ve geçim sıkıntısı protesto edildi. “Sefalete teslim olmayacağız” diyen emekliler, meydanlarda hükümeti istifaya çağırdı.

    Türkiye’nin farklı şehirlerinde emekliler, düşük maaş zamlarını ve yaşam koşullarını protesto etmek için sokaklara çıktı. Mersin ve Fatsa’dan yükselen tepkiler, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların artık dayanılmaz hale geldiğini bir kez daha ortaya koydu.

    MERSİN’DE TABUTLU EYLEM

    Mersin’de 2021 Tüm Emekliler Sendikası ve Türkiye Emekliler Derneği üyeleri, maaş zamlarının yetersizliğini protesto etmek için Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya geldi. Üzerinde “Emekli öldü. Emeklinin ruhuna el Fatiha” yazılı tabut maketi taşıyan emekliler, “Hükümet istifa” ve “Saray’dan hesabı emekçiler soracak” sloganları attı.

    2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, emeklilerin barınma, geçim ve temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek şunları söyledi:

    “Emekliler sefalet içinde. Barınamıyoruz, doyamıyoruz, geçinemiyoruz. Çocuklarımız işsizlikle mücadele ederken, bizler çalışmak zorunda kalıyoruz. İktidarın uygulamaları bizleri yoksulluğa mahkûm etti.”

    FATSA’DA “YA İNSAN GİBİ YAŞAYACAĞIZ, YA MEYDANLARI ISITACAĞIZ”

    Ordu’nun Fatsa ilçesinde Tüm Emekliler Sendikası üyeleri, Cumhuriyet Meydanı’nda toplandıktan sonra Plevne Meydanı’na yürüdü. “Emekliye bütçe, toplu sözleşme, ikramiye dört maaş” gibi sloganlar atan emeklilere esnaf ve vatandaşlar alkışlarla destek verdi.

    Basın açıklamasında, açık mikrofon aracılığıyla emekliler tepkilerini dile getirdi:

    “Siz saraylarda yaşarken biz gecekondu bulamıyoruz. Biz üretiyoruz, siz tüketiyorsunuz. Doktora ulaşamıyoruz, ilaç alamıyoruz. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bu mu adaletiniz? Bari istifa edin!”

    Protesto, “En düşük emekli maaşı, en düşük memur maaşına eşitlensin” talebiyle sona erdi.

    “SEFALETE TESLİM OLMAYACAĞIZ”

    Mersin’den Fatsa’ya kadar uzanan protestolarda emekliler, düşük maaşlar ve geçim sıkıntısı nedeniyle artık dayanacak güçlerinin kalmadığını belirtti. Emekliler, hükümetin ekonomi politikalarını eleştirirken, sosyal hakların iyileştirilmesi için mücadeleye devam edeceklerini ifade etti.

    Eylemler sırasında sıkça dillendirilen sloganlardan biri şuydu:

    “Siz tok, biz aç. Biz ölüm sınırında yaşamayı reddediyoruz. Bu kötülüğün hesabını meydanlarda ve sandıkta soracağız!”

    Kaynak:Cumhuriyet.com.tr

  • İstanbul’daki Ambarlı Limanı’nda, İsrailli ZIM firmasını protesto

    İstanbul’daki Ambarlı Limanı’nda, İsrailli ZIM firmasını protesto

    İstanbul’daki Ambarlı Limanı’nda, İsrailli ZIM firmasını protesto edenler, barikat oluşturup yolu üç saat trafiğe kapattı.

    Yurttaşlar ambargoya karşın Türk limanlarından İsrail’e gemi gitmesine tepkilerini sürdürürken Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İsrail’le hiçbir sevkıyat bulunmadığında ısrar ediyor. Öte yandan İskenderun’daki LimakPort’tan en az dokuz seferin İsrail’e yapıldığı ortaya çıktı. Bolat, yurttaşların İsrail merkezli deniz taşımacılık firması ZIM Taşımacılık’a ait konteynırların Türk limanlarından taşınmasına karşı yaptığı eylemin üzerine bir açıklama yaptı. Bolat, “Ticaret yasağının başladığı 2 Mayıs tarihinden sonra ülkemizden İsrail’e yönelik ihracat ve ithalat için tescil edilmiş hiçbir gümrük beyannamesi bulunmamaktadır. Aynı şekilde İsrail’den ülkemize hiçbir sevkıyat bulunmamaktadır. İsrail ile ticarete yönelik olarak gümrük sistemimiz tamamen kapalıdır” ifadelerini kullanıldı.

    Ambarlı Limanı'nda İsrail'le ticaret protestosu: Vatandaşlar barikat  oluşturup yolu kapattı - TV5

    TÜRKİYE MERKEZLİ ŞİRKETLER

    LimakPort tarafından yıllık yayımlanan “Konteyner Taşıyıcıları ve Servis Detayları 2024” planına göre birçok farklı şirkete ait gemiler, servis verdikleri hatlar kapsamında hem İskenderun’da bulunan LimakPort’a hem de İsrail’in Hayfa ve/veya Aşdod limanlarına uğruyor. Birçoğunda gemiler İsrail’den Türkiye’ye veya Türkiye’den İsrail’e direkt sefer yapıyor.

    LimakPort’un yayımladığı Konteyner Taşıyıcıları ve Servis Detayları 2024 planına göre bahsi geçen servis hatları şöyle:

    • Danimarka merkezli lojistik şirketi Maersk Line’ın “Türkiye Link” rotası kapsamında LimakPort’a gelen gemiler LimakPort’tan sırasıyla Mısır’daki Port Said ve İsrail’de bulunan Hayfa limanına giderek daha sonra LimakPort’a geri dönüyor. Maersk’in “SLB” kodlu başka bir rotasında ise sırasıyla Aşdod ve Hayfa limanlarını kullanan gemiler daha sonra LimakPort’a geliyor.
    • Operatörü Çinli COSCO, Tayvanlı Yang Ming ve Hong Kong merkezli OOCL olan “Kuzey Avrupa Türkiye 2” rotasına göre ise gemiler, Türkiye’den Mersin ve İskenderun LimakPort limanlarına oradan ise direkt Hayfa limanına gidiyor. Ayrıca COSCO’ya ait “LGX1” kodlu başka bir hatta ise LimakPort ve Aşdod limanları var.
    • İngiliz şirketi Borchard Lines’ın yine LimakPort’u içeren “Batı Yakası Birleşik Krallık Servisi” rotasına göre ise gemilerin uğradığı son üç liman sırasıyla Aşdod, Hayfa ve İskenderun Limakport.
    • Türkiye merkezli Akkon Lines’ın “İsrail Servisi” kapsamında gemiler sırasıyla LimakPort, Hayfa, Aşdod, Ambarlı, Gemlik ve İzmir limanlarına uğruyor.
    • Tayvan’lı şirket Evergreen’e ait “Doğu Akdeniz / Levant Servisi” rotasında LimakPort, İzmir, Aşdod, Hayfa ve Mersin limanları kullanılıyor.
    • Türkiye merkezli şirketler Turkon Line, Arkas Line ile Hindistan şirketi Admiral’e ait “TIES” kodlu “İsrail” rotası kapsamında ise Mersin, LimakPort, Hayfa ve Aşdod limanlarına gemiler demir atıyor.
    • Türk şirketi Medkon Lines’ın işlettiği “EMX” kodlu “İsrail Servisi” rotasında ise Türkiye’de Mersin ve LimakPort, İsrail’de Hayfa ve Aşdod limanları kullanılıyor.

    ‘TÜRK LİMANLARINI KULLANACAK’

    Cumhuriyet, 29 Ekim tarihinde, silah taşıma geçmişi de olan ve bu sebeple Malezya limanlarını kullanması yasaklanan, İsrail merkezli ZIM Lines şirketinin Türk limanlarını, önümüzdeki üç ayda en az 124 defa kullanacağını haberleştirmişti. Bakan Bolat’ın şirket verileriyle çelişen açıklamaları ışığında, iktidara yakınlığıyla bilinen Limak Holding’in sahibi olduğu İskenderun LimakPort limanını, rotası İsrail limanlarını da kapsayan birçok Türkiye ve farklı ülke merkezli şirketlere ait gemilerin kullandığı belirlendi.

  • Ambarlı Limanı’ndan İsrail’e mal götürülmesi protesto edildi

    Ambarlı Limanı’ndan İsrail’e mal götürülmesi protesto edildi

    Beylikdüzü Ambarlı Limanı’nda bir grup yurttaş, İsrail’le ticaret yapan firmayı protesto etmek için barikat oluşturup yolu kapattı. Yolda uzun tır kuyruğu oluştu.

    İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla toplanan bir grup yurttaş, Beylikdüzü Ambarlı Liman Yolu’nda, İsrail’e malzeme götüren konteynerlerin yolunu kesip kapattı.

    Sosyal medya üzerinden örgütlenen olan bir grup, Ambarlı yolunda toplandı.

    Kalabalık, yolu kapatarak, üzerinde İsrail’e mal götüren firmanın isminin olduğu tırların geçişine izin vermedi.

    Eylem nedeniyle uzun tır kuyruğu oluştu. Yolun açılması için polis ekipleri sevk edildi.