Etiket: protesto

  • İspanya’da halk, Maduro’nun alıkonulmasını protesto etti…

    İspanya’da halk, Maduro’nun alıkonulmasını protesto etti…

    İspanya’da komünist ve sol partilerce bazı kentlerde düzenlenen gösterilerde, ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalede bulunarak Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu alıkoyması protesto edildi. Gösterilerde konuşan Podemos Partisi’nin lideri İone Belarra, Trump için “çağımızın Hitler’i” ifadesini kullandı.

    İspanya’da dün (3 Ocak Cumartesi) başlayan ABD karşıtı gösteriler bugün başkent Madrid ile Bilbao ve Sevilya kentlerinde devam etti.

    “Venezuela’ya yönelik emperyalist saldırganlığa karşı” başlığıyla Madrid’deki ABD Büyükelçiliği binası önünde yapılan gösteriye komünist ve sol görüşlü sivil toplum kuruluşları ile Birleşik Sol, Komünist Parti ve Podemos partilerinin yanı sıra Madrid’de yaşayan Latin Amerikalılar ile Filistinliler de destek verdi.

    Çok geniş güvenlik önlemlerinin alındığı gösteride, “Yankiler, Latin Amerika’dan defolun”, “ABD Büyükelçiliği kanlı”, “NATO’ya hayır, askeri üsler kapansın”, ABD’ye boykot”, “ABD kolonisi olmak istemiyoruz” sloganları atıldı ve benzer ifadelerin olduğu pankartlar taşındı.

    Podemos lideri İone Belarra, basına yaptığı açıklamada, “ABD yasa dışı bir askeri müdahale yapmıştır ve bu bir petrol savaşıdır. Venezuela’da yaşananlar devlet terörizmi olarak sınıflandırılabilir ve şu anda dünyada var olan en önemli terörist (ABD Başkanı) Donald Trump’tır. Halkımızın güvenliğine en büyük tehdidi o oluşturmaktadır” dedi.

    ABD Başkanı Trump için “çağımızın Hitler’i” ifadesini kullanan Belarra, bu ülkeyle ilişkilerin kesilmesini, ABD’nin uluslararası alanda izole edilmesini ve NATO’dan çekilmesini istedi.

    Sevilya ve Bilbao kentlerinde de ABD karşıtı gösteriler düzenlendi.

    İSPANYA HÜKÜMETİ NE DİYOR?

    İspanya hükümeti, ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalede bulunarak Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşini alıkoymasının ardından ABD ile Venezuela arasında arabuluculuk yapmayı önermişti.

    Başbakan Pedro Sanchez de “İspanya, Maduro rejimini tanımadı. Ancak uluslararası hukuku ihlal eden ve bölgeyi belirsizlik ve çatışma ufkuna doğru iten bir müdahaleyi de tanımayacaktır” demişti.

    Sanchez, “Tüm aktörleri sivil halkı dikkate almaya, Birleşmiş Milletler Şartı’na saygı göstermeye, adil ve müzakere edilmiş bir geçiş için çalışmaya çağırıyoruz” ifadesini kullanmıştı.

    İspanya’da ana muhalefetteki sağ görüşlü Halk Partisi (PP) ve sağcı Vox ise ABD’nin Venezuela’daki askeri ve siyasi müdahalesine destek veriyor.

    Madrid’de, ABD’ye ve Venezuela’daki muhalif gruplara destek veren gösteriler de düzenleniyor.

  • İran’da protestolar şiddetlendi

    İran’da protestolar şiddetlendi

    İran’da protestolar şiddetlendi: Silahlı gruplardan 'Hamaney'e ölüm!' sloganları

    Rus devlet medyası RIA Novosti‘nin İran medyasından aktardığı haberlere göre, İran’ın önde gelen kentlerinde bir süredir, riyal kurundaki dalgalanmalar nedeniyle düzenlenen protesto gösterileri yer yer kontrolden çıktı.

    Bazı bölgelerde göstericilerin, ekonomik taleplerden uzaklaşarak şiddet eylemlerine yöneldiği öne sürüldü. Öfkeli protestocuların, yolları kapatarak trafiği aksattıkları iddia edildi.

    “HAMANEY’E ÖLÜM!” SLOGANLARI

    RIA ajansı, batıdaki Serbala kentinde silahlı grupların sokağa çıkarak otomatik silahlarla havaya ateş açtıklarını ve “Hamaney’e ölüm!” sloganları attıklarını bildirdi.

    Fars’ın haberine göre, cuma sabahından itibaren barışçıl gösterilerin sayısı azaldı; eylemler belirgin biçimde siyasileşti. Göstericilerin polisle çatıştığı, hükümet karşıtı ve monarşi yanlısı sloganların daha sık duyulduğu ifade edildi.

    Medya kaynakları, olayların küçük gruplar tarafından organize edildiğini; bu grupların ateşli silahlar ile Molotof kokteylleri kullandığını bildirdi. Saldırıların idari ve kamusal binaları hedef aldığı öne sürüldü.

    Benzer vakaların Tahran ve Karaj’da da yaşandığı; göstericilerin ülke bayrağını yaktığı, yoldan geçenlere taş attığı ve “Diktatöre ölüm!”“Bu son savaş değil—Pehlevi geri dönecek!” sloganları attığı iddia edildi.

    İRAN’DA NELER OLUYOR?

    İran’da Aralık sonundan bu yana, yerel para biriminin sert değer kaybı nedeniyle protestolar sürüyor. Kıvılcımı, döviz kurundaki ani dalgalanmalar ve bunun toptan–perakende fiyatlara yansıması oluşturdu. Sosyal medyada Tahran başta olmak üzere birçok kentten görüntüler paylaşıldı.

    Bu gelişmelerin ardından İran Merkez Bankası Başkanı Muhammed Farzin istifa etti; 31 Aralık tarihli cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle göreve Abdolnaser Hemmati atandı.

    İran ekonomisi yüksek enflasyon döneminden geçiyor. Riyal hızla değer kaybediyor: ABD’nin 2018 Mayıs’ta nükleer anlaşmadan çekilmesinden önce doların gayriresmî değeri yaklaşık 50 bin riyal iken, bugün serbest piyasada 1,4 milyon riyale kadar yükselmiş durumda.

  • İRAN’DA PROTESTOLAR

    İRAN’DA PROTESTOLAR

    İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkede 5 gündür devam eden kitlesel protestoları ortaya çıkartan nedenlerin sorumluluğunu üstlendi. Pezeşkiyan, “İnsanlar memnun değilse, bu bizim hatamızdır. Suçu ABD veya başkalarında aramayın. Sorumluluk bizdedir” dedi.

    İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran’da 5 gündür devam eden kitlesel protestolar hakkında konuştu.

    Çehar Mahal Bahtiyari eyaletini ziyaretinde konuşan Pezeşkiyan, sorunların çözümündeki başarı düzeyinin büyük ölçüde zihniyete ve yaklaşıma bağlı olduğunu söyledi.

    “SORUMLULUK BİZİM”

    Halkın memnuniyetsizliğini ortadan kaldırmak için hükümetin etkili hizmetler sunması, kaynakları doğru yönetmesi, ekonomik ve sosyal sorunlara pratik çözümler bulması gerektiğini kaydeden Pezeşkiyan, “İnsanlar memnun değilse, bu bizim hatamızdır. Suçu ABD veya başkalarında aramayın. Sorumluluk bizdedir” dedi.

    İran Cumhurbaşkanı konuşmasında ayrıca, bazı ürünlerin ithalatı için ithalatçılara devletin belirlediği düşük kur üzerinden döviz sağlanması uygulamasını sonlandırma kararı aldıklarını bildirdi.

    İRAN’DA PROTESTOLAR

    İran’da derinleşen ekonomik kriz ve devalüasyona karşı protestolar ve grevler sürüyor. Pazar günü, İran’ın ulusal para birimi riyalin dolar karşısındaki sert düşüşünün ardından başkent Tahran’daki büyük çarşı esnafının kepenk kapatmasıyla başlayan protestolar, üniversite öğrencilerinin de katılımıyla rejim karşıtı bir görünüm kazanarak hızla ülke geneline yayıldı.

    ÖĞRENCİLER KATILDI

    İran’daki protestolar, Karaj, Hemedan, İsfahan, Şiraz, Yezd, Kirmanşah, Keşm ve Malard gibi birçok kente sıçradı. Üniversite öğrencilerinin de katılmasıyla protestolar giderek siyasi bir kimlik kazanırken gösterilerde “Diktatöre ölüm” sloganları atıldı. Bazı yerlerde göstericilerle güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşandığı aktarıldı. İran işçi hareketine yakın ILNA haber ajansı, 7’si Tahran olmak üzere ülke çapında 10 üniversitede protestolar yapıldığını aktardı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkede ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan protestolara ilişkin ABD yaptırımlarına işaret ederek “Dış baskıların arttığı bir ortamda iç zayıflama, ülkeye ciddi zarar verir” dedi.

    Pezeşkiyan, İçişleri Bakanı’na protestocuların temsilcileriyle görüşerek “meşru taleplerinin” dinlenmesi talimatı verdiğini söyledi.

    Pezeşkiyan, para ve bankacılık sisteminde reformlar yapılacağını ve halkın alım gücünü korumaya yönelik önlemler alınacağını taahhüt etti. Hükümet Sözcüsü Fatemeh Mohajerani, protestoların “yoğun ekonomik baskının yarattığı toplumsal hayal kırıklığını” yansıttığını kabul ederek, anayasa uyarınca barışçıl gösteri hakkının tanındığını söyledi. İran Başsavcısı Mohammad Movahedi Azad ise “ekonomik sorunlara karşı barışçıl protestoların meşru olduğunu, ancak istikrarsızlık yaratma girişimlerinin sert tepkiyle karşılaşacağını” söyledi.

  • Dünyada Sumud protestoları

    Dünyada Sumud protestoları

    Yüz binler, Gazze’ye insani yardım götürmek için yola çıkan ve İsrail güçlerince alıkonan Sumud Filosu için ayakta. Müdahale birçok ülkede protesto edildi, bazı eylemciler gözaltına alındı.

    Gazze ablukasını kırmak için 40’ın üzerinde gemiyle yola çıkan Küresel Sumud Filosu’ndaki gemilere 1 Ekim akşamı İsrail güçleri baskın yaparak el koymuştu.

    Aktivistlerin Aşdod Limanı’na götürüldüğü söylenmişti.

    Küresel Sumud Filosu Türkiye Delegasyonu, İsrail’in alıkoyduğu ve durumları teyit edilebilen Türk aktivist sayısının 48 olduğunu açıklamıştı.

    Birçok ülkeden aktivistin olduğu gemiye el konması dünyada tepki çekti.

    Halklar Sumud için sokakta

    Avrupa ülkelerinde halklar Sumud Filosu ve Filistin için sokağa döküldü.

    İtalya’nın başkenti Roma’da 50 bin kişi, Milano’daysa 20 bin kişinin protestolara katıldığı belirtildi. Eylemciler ellerinde yüzlerine kanlı bir el basılmış Avrupa Birliği liderlerinin fotoğraflarını taşıdı. ‘Soykırımı durdurun’‘Özgür Filistin’ sloganları atıldı.

    Bologna ve Palermo şehirlerindeyse polis protestoculara müdahale etti.

    AA’nın aktardığına göre İsveç’in başkenti Stockholm’deki Sumud eyleminde de bazı eylemciler gözaltına alınıp tutuklandı.

    Protesto her yere yayıldı: Hollanda, İspanya, Slovakya ve Brezilya…

    Hollanda’da Lahey’deki Dışişleri Bakanlığı önünde toplanan grupla polis arasında da gerginlik çıktı. Polis eylemcilere müdahale etti.

    Brezilya’nın Rio de Janeiro kenti, İspanya’nın Barcelona kenti ve Slovakya’nın başkenti Bratislava da protestoların merkeziydi.

    Rio de Janeiro.
    Rio de Janeiro.
    İtalya.

    Binlerce insan Filistin için sokağa döküldü.

    Barselona/İspanya.
  • Kamu emekçileri, “Sefalete teslim olmayacağız”

    Kamu emekçileri, “Sefalete teslim olmayacağız”

    Zam bekleyen kamu emekçileri sokağa çıktı, alternatif TİS masası kurdu. KESK Eş Genel Başkanı Karagöz emekli ve emekçilerin yoksulluğa mahkûm edildiğini söyleyerek ‘‘En düşük maaş 100 bin TL olmalı’’ dedi.

    Kamu emekçileri 8’inci Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerini beklerken KESK, emekçiler için alternatif TİS masası kurdu. KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın önünde sendikanın kurduğu alternatif Toplu İş Sözleşmesi (TİS) masası önünde basın açıklaması yaptı. Kamu emekçileri, “Sefalete teslim olmayacağız”, “Devlet güdümlü sendikaya hayır”, “İşçi, memur el ele, genel greve”, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Mülakat emek hırsızlığıdır”, “Vergide, ücrette adalet istiyoruz” sloganları attı.

    Kamu işçilerinin KÇP taleplerinin karşılanmaması üzerine aldıkları grev kararlarının Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile yasaklanmasına da değinen Karagöz, “AKP, işçi düşmanı politikalarıyla bugüne kadar hafızalarımızda derin yaralar açtığını ancak bu derin yaralara karşı da mücadelemizi her geçen gün arttırarak sürdürdüğümüzü belirtmek istiyorum. 60 gün süreyle alınan grev kararlarını bugün Sayın Cumhurbaşkanı tamamen ertelemiş durumdadır. Bu grev kararı işçilerin, emekçilerin yasal hakkıdır. Ertelenemez, gasp edilemez” diye konuştu.

    Emekçilerin TİS taleplerine değinen Karagöz şöyle konuştu: “Özgür bir toplu sözleşme imzalamak için, özgür bir toplu sözleşme için grevi istiyoruz. Grev kararının alınmasını, alınan grev kararının yasal güvence altına alınmasını talep ediyoruz. Hiçbir kamu emekçisinin maaşı yoksulluk sınırının altında kalmamalıdır. Bunun için toplu sözleşme sürecinin başından beri yoksulluk sınırı olan 85 bin TL’nin üzerine çıkarılmasını talep ediyoruz. Ancak iktidar bu talebimize kulak tıkadı. Ocak 2026 itibarıyla en düşük kamu çalışanının maaşı 100 bin TL üzerine çıkarılmalıdır. Buna göre en düşük kamu emekçisinin maaşında yapılacak oransal artış tüm kamu emekçilerinin maaş artışlarında da esas alınmalıdır. Kamu emekçilerinin maaşını oluşturan; başta ilave seyyanen ödenek olmak üzere tüm ek ödemeler, ek ders ücretleri, döner sermaye payları temel ücrete dâhil edilerek kamu çalışanlarına emekli aylıklarında esas alınmalıdır.

    EMEKLİLİK HAKKI GASP EDİLDİ

    Şu an adeta kamu emekçilerinin emeklilik hakkı gasp edilmiş durumda. Alanda, sahada yaptığımız birçok çalışmada kamu çalışanlarının büyük bir bölümü utanarak ve sıkılarak ‘değerli başkanım, çocuklarımız üniversitede okuyor. Seneye 65’imi dolduruyorum. Emekli olduğumda çocuklarımızı okutamayacak mıyız’ diye soruyorlar. İşte kamu çalışanlarına, kamu emeklilerine açlık, yoksulluk, sefaleti yaşatanları burada alkışlarımızla, ıslıklarımızla, zılgıtlarımızla bir kez protesto edelim.”

    Kaynak:Birgun.net

  • Köylüler, zeytinliklerin talana açılmasını öngören yasa teklifini protesto ediyor

    Köylüler, zeytinliklerin talana açılmasını öngören yasa teklifini protesto ediyor

    Image

    İktidarın Meclis’e sunduğu ve yasalaştırmak için canhıraş uğraştığı zeytinliklerin talanını öngören yasa teklifine tepki gösteren köylüler, 10 günü aşkın süredir Meclis yakınlarında bulunan Ankara Cemal Süreya Parkı’nda nöbet tutuyor. Burada yatıyor, burada kalkıyorlar. Geçim kaygısı bir yana dursun, yaşadıkları yerin doğasına, anısına, tabiatına ve yaban yaşamına sahip çıkmaya çalışıyor. Madenlerin kirlettiği su kaynaklarına, kesilen ağaçlara dert yanan köylüler, bir umutla yasa taklifinin geri çekilmesini bekliyor. Gazetemiz Cumhuriyet, köylülerin eylemini sürdürdüğü Cemal Süreya Parkı’na giderek köylülerden birkaçıyla görüştü. Sesini tüm Türkiye’ye duyurmak isteyen köylüler, niçin parkta bulunduklarını Cumhuriyet’e anlattı.

    ‘BUNU BİZE DEVLET DAYATTI’

    İzmir Kınık’tan Ankara’ya gelen orman köylüsü ve ziraat mühendisi Mehmet Aksoy, maden şirketlerinin köylülerden önce ev karşılığı toprak aldığını, köylüleri madenlerde işe aldığını, daha sonra çeşitli bahanelerle köylüleri işten çıkarttığını belirtti. Aksoy, “Kimse bağını, bahçesini, anılarını satmak istemez. Bu, devletin bize dayattığı bir şey. Tütünü, pamuğu, zeytini bitirdi. Bizi yerli ve yabancı sermayedarlara köle olarak kullandırtmak için böyle bir politika izledi ve bunu başardı. Biz tarlamızı madene sattık, maden şirketi de bizi kapının önüne koydu” dedi. Maden şirketlerinin köylülerin geçim şartlarının yanı sıra yaşadığı çevreyi de kötü etkilediğini vurgulayan Aksoy, “Biz köylüyüz. Balığı marketten alamayız. Balığı derede tutardık. Yazın serinlemek için deniz veya havuz şansımız yoktu. Dereye girerdik. Berrak ve tertemizdi. Benim balık tuttuğum derenin suyu şimdi simsiyah. Madendeki kömür tozlarıyla dolu. Balıklar öldü. Yüzmeyi öğrendiğim dere yataklarına şimdi ayağımı sokamam” ifadelerini kullandı.

    Köylüler, zeytinliklerin talana açılmasını öngören yasa teklifini protesto ediyor: ‘Devlet şimdi de gözünü yaşam hakkımıza dikti’

    ‘KÖYLÜYÜZ AMA CAHİL DEĞİLİZ’

    Yasayı çektirmeden geri dönüş imkanlarının olmadığına vurgu yapan Aksoy, “Bizim traktörlerimiz hacizde. Hayvanlarımızı yem ve ilaç karşılığında sattık. Evler ipotekli. Tarlalar hacizli veya ipotekli. Devlet bizi zaten mülksüzleştirdi. Bizim elimizde kalan iki şey var. Sabah kalkıp nefes alabiliyoruz. Biraz da kalan temiz su kaynaklarından su içiyoruz. Devlet bizi zaten yoksullaştırıp perişan etti. Doğru düzgün eğitim, ulaşım, sağlık hakkımız yok. Yaşam hakkımız kaldı sadece. Devlet şimdi de buna gözünü dikti. İdeolojik veya siyasi bir kaygı değil buradaki bekleyiş. Bu bizim yaşam hakkımız” diye konuştu. Zeytinliklerin taşınmasının çare olmayacağını da belirten Aksoy, “Zeytin bir yıllık bitki değil. Bir orkide, fesleğen, kaktüs değil ki bu. Bunu alıp oraya koy bir yıl sonra tekrar can bulsun gibi bir olay yok. Üç yüz, beş yüz yıllık ağaçlar var. Bunları taşırsan aynı verimi alman imkansız. Biz köylüyüz ama cahil değiliz” dedi.

    ‘BÜYÜK HATA YAPIYORLAR’

    Muğla Milas Karacahisar köyünden gelen Halil Şallı ise, eylemde olmasının sebebini enerji santralleri ve kömür havzalarının yol açtığı çeşitli sorunlar olarak açıkladı. Şallı, “Kanser vakaları arttı. Sağlık Bakanlığı’ndan kanser vakalarının sayısal listesini istediğimizde vermiyorlar. Yeraltı sularımızı kirlettiler, bir kısmını da kaybettiler. Bu da insan eliyle oldu. Sondaj kuyularını doğal su kaynaklarının kenarlarına vurarak su kaynaklarını kömür çıkartmak adına kuruttular. Ormanlarımız, endemik bitki türlerimiz, yaban hayatımız ne yazık ki tamamen yok oldu. Şimdi susuzlukla baş başayız. Onun için, bu yasanın acilen geri çekilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı. Şallı, “ Biz burada beklemeye devam edeceğiz. Eğer meclisten geçirirlerse eve gitmeden önce burada yine zeytinliklerimizin dibinde nöbet tutacağız. Büyük bir hata yaparlar, bunun sonucu çok ağır olur. Sığındıkları tek nokta kamu yararı. Bahane ettikleri ‘kamu yararına’ karşın da şunu söylüyorum: Zeytinin üç öğün yemekte yağı kullanılıyor. Sabah etini yiyorsunuz. Çekirdeğinden ısınıyorsunuz. Kirlendiğinizde sabunu ile yıkanıyorsunuz. Dostluk ve barış simgesi olarak dalını kullanıyorsunuz. Aynı zamanda dolares gibi bir ağrı kesicidir, vücudunuza sürdüğünüzde. Böyle bir faydalı ağacı kamu yararı adına yok edemezsiniz. Yok etmemeniz lazım. Kesinlikle kabul etmiyoruz bunu. Bu yasanın derhal geri çekilmesini istiyoruz” diye konuştu.

    Kaynak:Cumhuriyet.com.tr

  • İTÜ mezuniyetinde; Öğrenciler rektöre sırtını döndü

    İTÜ mezuniyetinde; Öğrenciler rektöre sırtını döndü

    İstanbul Teknik Üniversitesi’nde (İTÜ) düzenlenen mezuniyet törenlerinde öğrenciler, AKP tarafından atanan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal’ı protesto etti. Ayazağa kampüsündeki törende Mandal konuşma yaptığı sırada birçok öğrenci sırtını dönerek alkışlar ve ıslıklarla rektörlüğü protesto etti.

    Ayazağa mezuniyet töreninde AKP’nin atadığı İTÜ Rektörü Hasan Mandal’ın konuşması sırasında öğrenciler sırtlarını dönerek alkışlar ve ıslıklarla beraber rektörlüğü protesto etti.

     

    Taşkışla’da da öğrenciler Mimarlık Fakültesi dekanı konuşmak için sahnedeyken arkasını dönerek alkış, ıslıklar ve sloganlar eşliğinde protesto etti.

     

     

  • Eskişehir’de emeklilerden protesto, ”KRİZİN SORUMLUSU EMEKLİLER DEĞİL”

    Eskişehir’de emeklilerden protesto, ”KRİZİN SORUMLUSU EMEKLİLER DEĞİL”

    Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi’nin çağrısıyla Köprübaşı’nda bir araya gelen emekliler, Hamamyolu Caddesi’ne yürüdü. Emekliler, AK Parti’nin kurduğu standın önünden geçerken, “Dilenci değil emekliyiz”, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Emekliyiz haklıyız kazanacağız” sloganları attı.

    Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi’nin çağrısıyla Köprübaşı’nda bir araya gelen emekliler, Hamamyolu Caddesi’ne yürüdü. Emekliler, AK Parti’nin kurduğu standın önünden geçerken, “Dilenci değil, emekliyiz”, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Emekliyiz haklıyız kazanacağız” sloganları attı.

    Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi’nin çağrısıyla Köprübaşı’nda bir araya gelen emekliler, Hamamyolu Caddesi’ne yürüdü. Emeklilerin yürüyüşüne CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ve CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırı da destek verdi.

    Çevreden vatandaşların da alkışlarıyla destek verdiği emekliler, Hamamyolu Caddesi’nde yürüdükleri esnada AK Parti Eskişehir İl Teşkilatı’nın kurduğu standın önünden geçerken, “Dilenci değil emekliyiz”, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Emekliyiz, haklıyız kazanacağız”, “İktidarın celladı TÜİK kapatılsın” sloganları attı.

    ”SUNİ GÜNDEMLERİ KABUL ETMİYORUZ”

    İktidarın gerçek gündemin üzerini örtmek için suni gündemler yarattığını söyleyen Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı, “Ülkemizi yönetenlere bir çağrımız var. Artık yeter insani bir empati yapın diyoruz. Hepinizin de bildiği gibi artık bugünlerde emeklilerin kamu emekçilerinin asgari ücretlilerin aylıklarının belirlendiği bir gün yaşıyoruz. Özellikle AKP, MHP ve Cumhur İttifakı’nın oluşturduğu iktidarın suni gündemler yaratarak iç ve dış boyuttaki sıkıntılı süreçleri, krizleri yönetememekten kaynaklı bu krizi örtebilmek için yarattığı suni gündemleri kabul etmiyoruz” diye konuştu.

    ”KRİZİN SORUMLUSU EMEKLİLER DEĞİL”

    Krizin faturasının yoksul halka kesilmek istendiğini ifade eden Şanlı, “Biz biliyoruz ki özellikle bizi daha çok ilgilendiren onların bu yalan gündemleri değil, yaşadığımız ekonomik krizdir. Bu krizin sorumlusu da ülkemizi 23 yıldır yöneten Cumhur İttifakı’dır. Ve başını Cumhurbaşkanı çekmektedir. O yüzden bu krizin faturasını biz emeklilere, emekçilere, asgari ücretlilere, yoksul halka kesmeye çalışıyorlar. Biz bu faturayı kesinlikle ödemeyeceğiz. 23 yıldır yöneten iktidarın bu faturayı ödeme sorumluluğu var” dedi.

    ”TÜİK’İN YALANLARINA SARILMAYIN”

    Şanlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz emeklileri, emekçileri, asgari ücretlileri, dul, yetim, engellileri kandırabileceklerini sanıyorlarsa artık bunu unutsunlar. Biz gerçek yaşamdaki enflasyonun ne olduğunu biliyoruz. Yüzde 35’lik yıllık enflasyonun ne kadar komik olduğunu, bırakın biz insanları hayvanlara bile söyleseniz onlar da güler. Artık TÜİK’in yalanlarına sarılmayın. Bizi kaldıramazsınız. Bu koşularda ülkemizde adil gelir dağılımından bahsedilir mi? ülkemizi yönetenlere sesleniyoruz: bu koşullarda adaletli gelir dağılımı var mı? Hak, hukuk, adalet bu mudur? Oturun insanca bir empati yapın. Aldığınız maaşlarınızla emekli, dul, yetimin, asgari ücretlinin maaşıyla kıyaslayın. Başta cumhurbaşkanı, bakanlar, milletvekilleri olmak üzere bir kıyaslama yapın. Vicdanınızın sesini dinleyin. Gerçekten bu koşullarda bu asgari ücretle bu emekli maaşıyla yaşamak mümkün müdür? Onun için adaletli gelir dağılımı düzenlemesi istiyoruz.”

  • Antalya Demre’liler “Sahilime dokunma, beton değil mavi kalsın”

    Antalya Demre’liler “Sahilime dokunma, beton değil mavi kalsın”

    Antalya’nın Demre ilçesinde Danıştay’ın kıyı şeridinin 50 metresinin halka ait olduğu yönündeki kararına rağmen Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sahillerin otellere tahsisini öngören imar planı bölge halkı tarafından protesto edildi. Demreliler, “Sahilime dokunma”, “Betona değil mavi kalsın”, “Otellere beach, halka hiç”, “Patronlar para içinde yüzsün diye biz yüzemeyecek miyiz?” dövizleriyle imar planının geri çekilmesini talep etti.

    Sahillerimize Sahip Çıkıyoruz Taşdibi Sahili'nde gerçekleştirdiğimiz basın  açıklamasında, sahillerimizin kamuya ait kalması ve halkın erişimine açık  tutulması yönündeki kararlılığımızı bir kez daha dile getirdik.  Açıklamamıza katılan Cumhuriyet Halk ...

    Antalya’nın bakir sahilleriyle bilinen Demre ilçesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sahillerin otellere tahsis edilmesini öngören imar planına bölge halkı tepki gösterdi.

    Taşdibi Sahili’nde yapılan eyleme, Demre Belediye Başkanı Fahri Duran, CHP Antalya milletvekilleri CHP Antalya Milletvekilleri Cavit Arı, Aliye Coşar ve Mustafa Erdem, siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşları, CHP Demre İlçe Örgütü ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Bölge halkı “Patron para içinde yüzsün diye biz yüzemeyecek miyiz?”, “Sahilime dokunma”, “Haydi Demre betona dur de”, “Patronların karı mı halkın mutluluğu mu?”,”Otellere beach, halka hiç”, “Denizime plajıma dokunma”, “Neyi kurtaracağımızı şaşırdık. Ağacımızı mı, hayvanımızı mı, denizimizi mi, çocuğumuzu mu, kadınımızı mı? Güzel olan, masum olan herşeye mi düşman olur insan?”, “Beton değil mavi kalsın”, “Anayasa 43. madde ve 3621 sayılı Kıyı Kanuna’na bakacak Bakanlık aranıyor” dövizleri taşıdı.

    Sahillerimize Sahip Çıkıyoruz Taşdibi Sahili'nde gerçekleştirdiğimiz basın  açıklamasında, sahillerimizin kamuya ait kalması ve halkın erişimine açık  tutulması yönündeki kararlılığımızı bir kez daha dile getirdik.  Açıklamamıza katılan Cumhuriyet Halk ...

    “YARGI KARARLARI YOK SAYILIYOR”

    Demre Belediye Başkanı Fahri Duran, yaptığı konuşmada kıyıların halkın ortak kullanım alanı olduğunu vurgulayarak, daha önce Demre Belediyesi tarafından açılan davaların tamamının belediye lehine sonuçlandığını hatırlattı. “Danıştay kararlarıyla kamuya bırakılması gereken ilk 50 metrelik kıyı bandı, yeni yönetmeliklerle 15 metreye indiriliyor. Bu kabul edilemez. Burası Demre halkının ortak alanıdır. Biz bu süreci, halkın hakkını koruyarak sonuna kadar takip edeceğiz” diyen Duran, 26 Haziran 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle kıyı kenar çizgisinin deniz tarafındaki alanların yatırımcılara tahsis edilebilmesine olanak tanındığını ve bu düzenlemenin yargı kararlarına açıkça aykırı olduğunu ifade etti.7

    “KIYILAR RANTA AÇILMAK İSTENİYOR”

    CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, kıyıların ranta açılmak istendiğini belirterek şu sözleri kullandı:

    “Bir ülke düşünün ki yurttaşlar, sahillerini devlete karşı korumak zorunda kalıyor. Demre Belediyesi mahkemeleri kazanıyor, ama bakanlık hâlâ yeni planlarla bu alanları yatırımcılara açmak istiyor. Bu, halkın hakkını gasbetmektir.”

    CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar ise kıyılar konusunda mevzuatın açık olduğunu belirterek, “İlk 50 metre kamunun ortak alanı olmalıdır. Buna rağmen kıyıların bakanlık tasarrufuna alınması, halkın denize ulaşımını engelleyen bir anlayıştır. Biz buna sessiz kalamayız” dedi.

    CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı ise Demre’de yaşananların yalnızca yerel bir mesele olmadığını belirterek şöyle konuştu:

    “Bu yalnızca bir kıyı planı değil, Türkiye genelinde hukuk tanımaz bir uygulama zincirinin parçasıdır. Danıştay kararına rağmen, 50 metrelik kıyı şeridinden sadece 15 metre kamuya bırakılıyor. Buna karşı mücadelemizi hukuk önünde sürdüreceğiz.”

    Demre Belediyesi tarafından, 26 Haziran’da yayımlanan yönetmelik hakkında yeni bir dava süreci başlatıldığı ve yasal tüm yolların takip edileceği bildirildi.

  • Ankara’da Filistin protestosu…

    Ankara’da Filistin protestosu…

    Ankara'da Filistin eylemi: "İsrail ile tüm ilişkiler kesilsin"

    Filistin’de yaşananlara dikkat çekmek amacıyla bir araya gelen “Filistin’de İşgale Son Platformu” ve bazı sivil toplum örgütleri, protesto eylemi düzenledi.

    Eylemde, Filistin’e insani yardım taşıyan “Madleen” gemisine özgürlük çağrısı yapılırken, İsrail’e silah ve destek taşıdığı belirtilen “Vela” gemisine ise ambargo talep edildi.

    Eyleme polis müdahale etti. Müdahale sırasında polis ekipleri bazı eylemcileri gözaltına aldı. Gözaltı işlemleri sırasında eylemciler ile polis arasında kısa süreli arbede yaşandı.