Etiket: dava

  • CHP’nin ceza davası, Mahkeme davayı erteledi

    CHP’nin ceza davası, Mahkeme davayı erteledi

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da bulunduğu 12 CHP’li hakkında 1 ila 3 yıl hapis ve siyaset yasağı talep edilen ceza davasının ilk duruşması bugün Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Mahkeme, usul işlemlerinin tamamlanması ve Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurunun yanıtının beklenmesine karar verdi.

    Mahkeme, davayı 13 Ocak 2026’ya erteledi.

    NE OLMUŞTU?

    CHP’nin 2023’teki 38. Olağan ve 2025’teki 21. Olağanüstü Kurultayları’nın iptali için açılan “mutlak butlan” davası Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 24 Ekim 2025’te “aktif husumet yokluğu” ve “konusuz kalma” gerekçeleriyle reddedilmişti. Böylece kurultayın iptaline ilişkin hukuk davası sonuçlanmış ve Özgür Özel ile mevcut yönetim görevine devam etmişti.

    Ancak mutlak butlan davasından ayrı yürüyen ve “oylamaya hile karıştırma” iddiasına dayandırılan ceza davasının ilk duruşması, bugün saat 09.00’da Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Dava kapsamında aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da bulunduğu 12 CHP’li hakkında 1 ila 3 yıl hapis ve siyaset yasağı talep ediliyor.

    Soruşturma aşamasında 36 tanık dinlenirken 115 şüphelinin ifadesi alındı; 51 kişinin kurultay dönemine ait iletişim kayıtları istendi. İddianamede eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “mağdur”, Lütfü Savaş “müşteki/tanık” olarak yer aldı. Dosyadan Özgür Özel, Ensar Aytekin, Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Özgür Karabat, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Turan Taşkın Özer’in dosyaları vekil olmaları nedeniyle usul yönünden ayrı bir soruşturma olarak ayrılmış ve parlamenter büroya gönderilmişti. Geriye kalan isimlerin olduğu soruşturma da ayrılmış ve başka bir soruşturma numarası verilmişti.

  • Namık Kemal Zeybek’ten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı’a dava!

    Namık Kemal Zeybek’ten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı’a dava!

    Eski Kültür Bakanı, 1980 öncesi MHP’nin önde gelen isimlerinden biri olan, ATA Partisi Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı üzerine söylediği sözler üzerine kendisine ağır sözlerle yanıt veren Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından Oktay Saral hakkında suç duyurusunda bulunacak. 

    Zeybek, bir etkinlikte yaptığı konuşmada, “Bu çok önemli, bu başlı başına bayramdır. Burada kızlarımızı görüyorum pırıl pırıl. Hiç akıllarına gelir mi acaba Cumhuriyet’ten önce her erkek 4 kadın alabilirdi. Boş ol dediği anda da kadın boş olurdu. Bu gerçekti. Cariye pazarı İstanbul Üsküdar’daydı. Para verip cariye alırlardı. Rıza ve nikah gerekmezdi. Mirastan yarım hisse alırlardı, bu kadınların bayramıdır. Kadınlar ve erkekler eşittir. Bu bayram böyle bir bayram. Cumhuriyet büyük devrimlerle okuma yazma bilenlerin oranını en yükseklere çıkardı. Birbirinizden ayrılmayın, birbirinize kenetlenin. Hangi siyasi partide olduğunuz önemli değil, birbirinize sımsıkı yapışın. Ben burada Türkiye’yi kurtaracak ve yükseklere çıkaracak gücü ve enerjiyi görüyorum. Ne mutlu Türküm diyene, yaşasın Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti” ifadelerini kullanmıştı.

    Namık Kemal Zeybek’in sözlerine ise Saray’ın başdanışmanı Oktay Saral “Medeniyetine, tarihine ve kültürüne bilinçsizce saldıran bu cahil, müptezel, kendini fasulye sırığından zannediyor. Namık Kemal Zeybek denen bu beyni sulanmış şahsa bir akıl hastanesinde tedavi olmasını salık veririm” diyerek yanıt vermişti.

    ZEYBEK’TEN KİTAPLARIYLA YANIT

    Saral’ın sözlerine ise Namık Kemal Zeybek’ten ‘kapak’lı bir yanıt geldi. Zeybek, X hesabından yaptığı paylaşımda, kaleme aldığı kitapların kapaklarının yer aldığı bir videoya yer vererek şu ifadeleri kullandı:

    “Oktay Saral adında birisi bana saldırmış. “Cahil” demiş. Kendisi Cumhurbaşkanı’nın başdanışmanlarından biriymiş. Kendisine ne danışılır, bilmem. Anlaşılan, âlimmiş(!) Bu Saral, benim gibi “cahil” olsun da bari bir işe yarasın. Okusun, öğrensin diyerek yapıtlarımdan kimilerinin kapak görüntülerini gönderiyorum.” 

    Bu arada bana “fasulye sırığı” demiş. Bizde uzun boylulara denir. Ben orta boyluyum.

    “(…) Üstelik bu nesne işe yarar. Kendisi orada ne işe yarar, doğrusu bilmiyorum. Açıklasa da öğrensek. Anlamını bilmeden yazdığı söz ise yargı konusu olacak.”

  • CHP’nin ‘kurultay’ davası: Davanın reddine karar verildi!

    CHP’nin ‘kurultay’ davası: Davanın reddine karar verildi!

    CHP’nin 38. Olağan Kurultay’ında ve devamında gerçekleşen 21. Olağanüstü Kurultay’da “şaibe, usulsüzlük ve delege iradesinin sakatlanması” iddialarıyla açılan iptal davası, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde saat 10.00’da başladı.

    Hakim, gelen dosyaları okudu.

    Davacı taraf, ”bugün karar bekliyoruz” dedi.

    Davacılar, kurultay ve kurultaydan doğan davanın iptaline yönelik yapılan kurultayların iptalini istedi.

    4-5 kasım 2023 kurultayında genel başkan ve karar organlarının seçimlerine yönelik dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hile karıştırdığını savundu.

    DAVACI VEKİLİ: “KURULTAY, MUTLAK BUTLANLA BATILDIR”

    Tüm davacı vekili Av. Onur Yusuf Üregen, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasını isteyerek “Eğer davalı taraf, dava konusu kurultayın iddia ettikleri gibi sakat olmadığına inanıyor olsalardı bu iddialarla ilgili defalarca açıklama ve ispat yollarını kullanırlardı. Bugüne kadar ortaya koyduğumuz delillerle sabit olan en önemli husus; 38. Olağan seçimli kurultayda hukuken korunabilir bir sonuç ortaya çıkmadığı, iradenin, hukuk düzeninin ortadan kalktığıdır. Ağır ihlal içeren böyle bir girişimi yaptırıma bağlaması kaçınılmaz bir zorunluluktur. Kurultay, mutlak butlanla batıldır. Hükümsüz ilan edilmek zorundadır” dedi.

    CHP’NİN AVUKATI ÇAĞLAYAN: “AYM, YARGITAY CE YSK KARARLARI DAVANIN REDDİNİN GEREKECEĞİNİ SÖYLÜYOR”

    CHP’nin avukatı Çağlar Çağlayan söz alarak şu ifadeleri kullandı:

    “Konuya ilişkin tüm AYM, Yargıtay ce YSK kararları davanın reddinin gerekeceğini söylüyor. Dosyaya tarafımızca sunulan ve akademisyen görüşlerinden oluşan belge de öyle. Kamuoyunda hukukçular tarafından bu dava ile ilgili oluşturulan tüm metinler de aynısını söylüyor. Haliyle Türk hukuk dünyası müktesebatının tümü bu davanın çoktan reddedilmiş olması gerektiğini tarif etmektedir. Başta Lütfü Savaş olmak üzere davacıların hiçbirisini husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Bir siyasi partiye üye olmayan veya üyelik hakkı olmayan birinin parti hukukuyla ilgili bir istemde bulunmasının ihtimali yoktur.

    Aynı hukuki nedene dayanan İstanbul il kongresinin iptali davasında bir mutlak butlan halinin bulunmadığını, ceza yargılamasının kongre sonucuyla bağdaştırılamayacağını, bu konuların isnat kapsamı dışında kaldığını, emsal kararlara da değinerek tarif etmiş ve davayı reddetmiştir. Daha önce yargılamanın diğer aşamalarında bir irade fesatı olmadığını söylemiştik ama zaten irade fesatı halleri hukukta olsa olsa iptal sonucu doğurabilir. İptal davası için de süre geçmiştir. Tüm bu nedenlerle davanın son aşamada da reddi gerekecek. Ancak celse arasındaki gelişmeler ve bir önceki celsede aldığınız ara karar gereğince kısa bir beyan da vermek gerekiyor

    Geçen celse delege imzasıyla toplanacak olağanüstü kurultay ve olağanüstü il kongrelerine katılanları, sonuçları ve burada oy kullananların listelerinin celbine karar verilmişti. Bu belgeler dosyaya girdi.

    Tüm delegeler il kongrelerinde değişmiştir. Kurultay iptal olsa da yapılması gereken yeniden kongredir. Yapılan olağanüstü kurultaylarla delegelerin önüne sandık konulmuş ve seçim yapılmıştır. Bu davada amaç kongrenin iptali ve yenilenmesi değil, partiyi süre sınırı olmadan kimin yöneteceğine mahkemenin karar vermesidir. Davanın konusuz kalması nedeniyle reddini talep ediyoruz.”

    NE OLMUŞTU?

    CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan 38. Olağan Kurultay’ında, Özgür Özel, önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı seçilerek partinin liderliğini devraldı.

    Bu kurultaya ve ardından 6 Nisan 2025’te gerçekleştirilen 21. Olağanüstü Kurultay’a ilişkin olarak bazı delegeler ve eski partili yöneticiler “delege iradesi sakatlandı”, “oylamaya hile karıştırıldı” ve “kurultay yok hükmündedir (mutlak butlan)” gibi iddialarla dava açtılar.

    Dava yalnızca hukuki bir süreç değil; “mutlak butlan” kararı çıkması hâlinde partinin mevcut yönetiminin görevden alınabileceği ve yerine kayyum atanabileceği tartışmaları gündeme geldi.

    İptal davası, farklı illerde açılan davaların ardından Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde birleştirildi.

    Bir önceki duruşmada mahkeme, kurultayla ilgili görülen davaların son durumlarının sorulmasına; YSK ve CHP Genel Merkezi’ne müzekkere yazılarak 21 Eylül’de yapılan olağanüstü kurultayın delege listesinin ve 24 Eylül’de yapılan İstanbul İl Kongresi’ndeki delege listesinin istenmesine karar vermişti. Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, daha önce olduğu gibi tedbir taleplerini yine reddetmişti.

    ‘MUTKAK BUTLAN’ KARARI ÇIKAR MI?

    Karar “mutlak butlan” şeklinde çıkarsa, kurultayın yok hükmünde sayılması ve parti yönetiminin yargı / mahkeme kararları doğrultusunda değişmesi gibi sonuçlar doğabilir.

  • Mattia Ahmet Minguzzi davasında karar çıktı

    Mattia Ahmet Minguzzi davasında karar çıktı

    Kadıköy’de 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin yargılanan 4 sanıktan B.B ve U.B. hakkında ‘çocuğun kasten öldürülmesi’ suçundan en üst sınırdan 24 yıl hapis cezasına çarptırılmasına pişmanlık görülmediğinden indirim uygulanmadı

    Kadıköy’deki tarihi Salı Pazarı’nda meydana gelen olayda, İtalyan şef Andrea Minguzzi ile çellist Yasemin Akıncılar’ın oğlu Mattia Ahmet Minguzzi, bisikletli bir grupla tartışma yaşadı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre tartışma sırasında B.B., Minguzzi’yi 5 yerinden bıçakladı.

    Yanındaki diğer şüpheli U.B.’nin ise Minguzzi’yi tekmelediği belirtildi. Yaralı Minguzzi, tedavi gördüğü hastanede 15 gün sonra hayatını kaybetti. Anadolu 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 5’inci celsesinde mahkeme, tutuklu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 21 Ekim’e ertelenmişti.

    DURUŞMA BAŞLADI

    İstanbul’un Kadıköy ilçesinde pazarda bıçaklı saldırıya uğrayan 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin hayatını kaybetmesine ilişkin 4 sanığın yargılandığı davada karar duruşması başladı.

    4 sanığın yargılandığı davanın 6’ncı celsesi, Kartal’daki Anadolu 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmaya, Minguzzi’nin ailesi ve taraf avukatları katıldı. Minguzzi ailesine destek için adliyeye gelen vatandaşlar ve avukatlar mahkeme salonunun önünde “Mattia Ahmet için adalet” şeklinde slogan attı.

    KARAR ÇIKTI!

    Davada karar çıktı. 4 sanıktan B.B ve U.B. hakkında ‘çocuğun kasten öldürülmesi’ suçundan en üst sınırdan 24 yıl hapis cezasına çarptırılmasına pişmanlık görülmediğinden indirim uygulanmadı 2 sanık ise beraat etti.

    İDDİANAMEDEN

    Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 24 Ocak’ta Mattia Ahmet Minguzzi’nin kaykay malzemesi almak için arkadaşlarıyla Kadıköy Hasanpaşa’daki tarihi salı pazarına gittiği, burada dolaştıkları sırada U.B. (15) ve B.B. (15) ile karşılaştıkları, aralarında geçen konuşmanın ardından B.B’nin Minguzzi’yi ittirdiği aktarılıyor.

    B.B’nin, dolaşmaya devam eden Minguzzi’nin tekrar karşısına çıkarak yumruk attığı belirtilen iddianamede, şüphelinin elindeki bıçakla Minguzzi’yi vücudunun farklı bölgelerinden yaraladığı anlatılıyor.

    İddianamede, U.B’nin de yere düşen Minguzzi’ye tekme attığı, çevredeki vatandaşların müdahalesinin ardından U.B. ve B.B’nin kaçtıkları kaydedilerek, olaydan sonra hastanede tedavi altına alınan Minguzzi’nin 17 gün sonra 9 Şubat’ta yaşamını yitirdiği ifade ediliyor.

    Adli Tıp Kurumundan alınan otopsi raporuna göre, vücudunda 3 kesici alet yaralanması, göğsünde delici alet yarası olan Minguzzi’nin ölüm nedeninin kesici aletle saldırıya bağlı iç organ yaralanması olduğu kaydediliyor.

    İddianamede, U.B’nin Minguzzi’yi tekmelediği, B.B’nin ise tezgahtan aldığı bıçakla birden fazla kez bıçakladığı kaydedilerek, olaydan sonra yakalanıp tutuklanan her iki şüphelinin “çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan 18’er yıldan 24’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

    Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, olay günü B.B. ve U.B. ile hareket ettikleri belirlenen çocuk sanıklar M.A.D. ve A.Ö. hakkında “çocuğu kasten öldürmek suçuna yardım”dan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis istemiyle birleştirilme talepli iddianame hazırlanmıştı.

    Dosyaların birleşmesiyle davada yargılanan sanık sayısı 4’e yükseldi.

  • CHP kurmayları, cuma günü görülecek davayı değerlendirdi

    CHP kurmayları, cuma günü görülecek davayı değerlendirdi

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dün partisinin genel merkezinde Merkez Yönetim Kurulu toplantısına başkanlık etti. Toplantıda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki seçimlerin sonuçları, CHP’nin devam eden il kongreleri, partinin cuma günü görülecek kurultay davası ve Meclis’te başlayacak bütçe maratonu değerlendirildi. Kurultay davasının yarın bitecek il kongreleriyle konusuz kalacağını belirten CHP kurmayları “Normal bir hukuk düzeninde davanın yaptığımız iki olağanüstü kurultayla konusuz kalması lazım. Ama öyle bir düzen yok. Şimdi çarşamba günü tüm il kongreleri bitecek. Yeni kurultay delegelerimiz seçilmiş olacak. Perşembe günü Parti Meclisimizi toplayıp kurultay kararı alacağız. Bunların sonucunda dava artık konusuz kalmış olacak” dedi.

    Davadan olağan kurultay sonrasına yönelik bir erteleme kararı çıkacağına yönelik iddiaları değerlendiren partililer “Kongre süreci bittiği için olağan kurultayı beklemeyi gerektiren bir şey yok. Yeni delegeler seçildi, yeni yönetim de seçilecek. Artık bu konunun kapanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    BAHÇELİ’YE KKTC TEPKİSİ

    Öte yandan; CHP Sözcüsü Deniz Yücel MYK toplantısı sonrası gündeme ilişkin açıklamada bulundu. KKTC’deki seçim sonuçlarını değerlendiren Yücel, Cumhur İttifakı’nın seçimlere müdahale ettiğini belirterek “Hatta MHP’li bir milletvekilinin oteli karargâh olarak kullanıldı. Kıbrıslıların deyimiyle ‘Topçusundan, popçusuna kadar’ herkesi devreye soktular ama sandığa yansıyan milli iradeyi engelleyemediler. Biz Kıbrıs’ı bağımsız bir devlet olarak görüyoruz. O yüzden ‘Yavru vatan’ ibaresini de kullanmıyoruz. Kıbrıs ile ilişkilerimizi, ‘yavru vatan’ diyerek sınırlandırıldığı bir tutumla değil, ‘Kardeş vatan’ ibaresiyle dostça, dayanışma ve kardeşlik içeren eşitlikçi bir şekilde sürdürülmesi gerektiğini savunuyoruz. Başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere bazı siyasetçiler bu sonucu hazmedemese de biz buna halk iradesi, demokrasi ve milletin gücü diyoruz. Her 10 Kuzey Kıbrıs Türkünün 6’sının desteklediği yeni Cumhurbaşkanı elbette meşrudur, hak edendir, kazanandır. Bize de onu tebrik etme görevi düşer. KKTC’nin yeni Cumhurbaşkanına başarılar diliyoruz. Tufan Erhürman’ın ‘Türkiye’yle istişare etmeden bir dış politika belirlenmeyecek’ söylemlerini önemsiyoruz ve destekliyoruz” dedi.

    MİTİNG

    Yücel ayrıca, nadir toprak elementleri tartışması nedeniyle bu hafta pazar günü Eskişehir’de miting yapacaklarını açıkladı.

  • Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, ‘Mutlak butlan koşulları ispatlanamadı, delegenin dolandırıldığına ilişkin bir fiil yok’

    Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, ‘Mutlak butlan koşulları ispatlanamadı, delegenin dolandırıldığına ilişkin bir fiil yok’

    Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, CHP 38. Kurultayı ile İstanbul İl Kongresi’nin iptali istemli davanın reddine ilişkin kararının gerekçesi yazıldı. Gerekçede, Kurultayın mutlak butlanla geçersiz sayılması talebine ilişkin somut belge sunulmadığı, işlemi baştan itibaren geçersiz sayacak olguların, tanık dinletilerek ispat edilemeyeceği vurgulandı. Gerekçeli kararda, “Delegenin dolandırıldığına ilişkin bir fiilin mevcut bulunmadığı, ceza davasında ilgililerin cezalandırılmasına karar verilmesi halinde dahi bu durumun yalnızca kişisel cezai sorumluluğu gerektireceği, mutlak butlan hukuki sonucunu doğuramayacağı” kaydedildi. Ayrıca, seçim sonuçlarının butlan ile geçersiz sayılmasına dair yasal bir düzenlemenin, Siyasi Partiler Kanununda ve Seçim Kanununda mevcut olmadığına işaret edilerek, ileri sürülen iddiaların siyasi ahlak-siyaset ahlakı yönünden tartışma konusu olabileceği belirtildi.

    Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, “CHP 38. Olağan Kurultayı ile İstanbul İl Kongresi’nde delegelere menfaat temin edilerek delegelerin iradelerinin fesada uğratıldığı” iddiasıyla alınan bütün kararların iptal edilmesi, kurultay ve kongrenin mutlak butlan ile yok hükmünde sayılmasına ilişkin açılan davaları birleştirerek görüşmüştü.

    CHP İstanbul İl Başkanlığı aleyhine açılan davanın “pasif husumet” yokluğu nedeniyle reddine, 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultay davasıyla ilgili de devam eden başka dava bulunması nedeniyle usulden reddine karar veren Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 17 sayfalık gerekçeli kararı yazıldı.

    Gerekçeli kararda, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, ilgili kanunların hükümleri, yüksek mahkemelerin içtihatları gereğince davaya bakmakla “görevli” ve “yetkili” olduğuna karar verildiği belirtildi.

    “SİYASİ PARTİ ORGANLARIYLA İLGİLİ DAVA YERİ ANKARA’DIR”

    Gerekçeli kararda, eldeki siyasi parti kongrelerinin butlanı ve iptali davasının, HMK’nın 390. maddesi uyarınca davanın esasına ilişkin talebin ve tedbir talebinin ancak yetkili olan mahkemeden istenilebileceği vurgulandı. Siyasi Partiler Kanunu’nun 15. maddesi gereğince siyasi parti organlarının yani il ve ilçe organlarının tüzel kişiliği olmadığından ve davalı parti merkezi Ankara olduğundan, davacının, üyelik sıfatı ile Genel Merkeze karşı açtığı davada, tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğuna karar verilmesi gerektiğine işaret edildi.

    HUSUMET YOKLUĞU İNCELEMESİ

    Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyetinin, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade ettiği hatırlatılan gerekçeli kararda, davalı CHP Parti Tüzüğü’nün 36. maddesinde de “Partiyi Genel Başkanın temsil edeceği ve Genel Başkanın disiplin kurulları dışında bütün parti örgütünün başkanı olduğu” şeklinde hükümlerin yer aldığı ifade edildi.

    İlgili yasal düzenlemeler ve emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları uyarınca, eldeki asıl ve birleşen davada husumetin parti genel başkanlığına yöneltilmesinin gerektiği sonucuna varıldı. Gerekçeli kararda, “Bu nedenlerle somut olayda CHP İstanbul İl Başkanlığının tüzel kişiliği ve temsil yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla davalı olarak gösterilen CHP İstanbul İl Başkanlığı aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir” tespiti yapıldı.

  • ‘Kent Uzlaşısı’ davasında ikinci duruşma: 1 sanık tahliye oldu

    ‘Kent Uzlaşısı’ davasında ikinci duruşma: 1 sanık tahliye oldu

    “Kent Uzlaşısı” davasının ilk duruşması 21 Mayıs’ta gerçekleştirilmişti. Mahkeme, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vermiş ve davayı 18 Eylül tarihine ertelemişti.

    13 Şubat’tan bu yana tutuklu bulunan sanıklar hakkında “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edilen davanın ikinci duruşması bugün İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Mahkeme kararıyla görevinden uzaklaştırılan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki, 10 kişinin yargılandığı dava öncesinde Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde açıklama yaptı.

    ‘BARIŞIN KONUŞULDUĞU BİR DÖNEMDE BU UYGULAMALAR KALDIRILMALI’

    İstanbul’un 16 milyon kişinin yaşadığı bir metropol olduğuna işaret eden Çelik, “İstanbul Türkiye’nin dört bir yanından insanların birlikte yaşadığı, birlikte ürettiği bir kent ama İstanbul’da Kürtlerin batı illerinde söz sahibi yapılması, yerel yönetimlerde söz sahibi yapılması ifadeleriyle arkadaşlarımız tutuklandı. Türkiye’nin siyasi yelpazesinin neredeyse bütününün kardeşliği, barışı, demokrasiyi konuştuğu bir dönemde bu uygulamaların bir an önce ortadan kaldırılması gerekir” dedi.

    ‘KÜRT’ÜN İRADESİ YOK SAYILIYOR’

    Tiryaki ise “Bu hukuksuzluk değil, açıkça Kürt düşmanlığıdır, Kürt’ün iradesinin yok sayılmasıdır” diye konuştu.

    Duruşmayı çok sayıda avukat ve aile yakınının yanısıra; Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, görevden uzaklaştırılan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP ve DEM Parti’li milletvekilleri takip etti.

    Kapasitenin yetersiz olması gerekçesiyle bazı aile yakınları ve basın mensupları mahkemeye alınmadı. Duruşma salonunun önüne adliye güvenliği tarafından geçici süreyle barikat çekildi.

    Savcılık, mütalaadında, bir önceki duruşmadaki taleplerini tekrar ederek sanıkların tutukluluğunun devamını talep etti. Suçlamaları reddeden ve tahliyelerini isteyen tutuklu sanıkların beyanlarının ardından savunma avukatları söz aldı.

    ‘ÖRNEK AYM KARARLARI VAR’

    İnsan Hakları Derneği Eş Başkanı avukat Eren Keskin, yeni ‘çözüm sürecine’ değinerek, “Silahların bırakılması isteniyor. Siz hayatında hiç silah görmemiş kişileri bu suçlamayla yargılarsanız bu durum örgütlenme özgürlüğüne gölge düşürmek olur. Tam da müvekkilimizin durumuna denk düşen AYM kararları var. Tutuksuzluk kararları var. Burada da aynı durum söz konusu” dedi.

    ‘VERİLECEK KARAR TARİHİ ÖNEMDE’

    Bu duruşmada verilecek kararın tarihi olduğunu söyleyen avukat Sinan Zincir ise “Bu ülkede şu anda bir süreç işletiliyor ve bu süreç barışa olan güveni tazelemek, insanların barış beklentisini sağlamak için çok önemli. Sizin vereceğiniz karar burada tarihi bir önem taşıyor. Tutukluluk hakkında sonlandırma kararı vermenize ve barışa inanan insanların yüreklerine biraz da olsa su serpmenizi istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    BİR SONRAKİ DURUŞMA 27 KASIM’DA

    Mahkeme, Beyoğlu Belediye Başkan Danışmanı İkbal Polat’ın tahliyesine, diğer 9 sanığın tutukluluğunun devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 27 Kasım saat 10.00’a ertelendi.

    Mahkeme heyeti ayrıca bir sonraki duruşma için, dijital materyallerin sanıklara yönelik kısmını istedi.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, 11 Şubat 2025’te düzenlenen operasyonla gözaltına alınan ve 13 Şubat’ta tutuklanan 10 kişi hakkında hazırlanan iddianamede; 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin kazandığı ve DEM Parti’nin aday çıkarmadığı bazı ilçelerde gerçekleşen “Kent Uzlaşısı”nın, “terör örgütleriyle bağlantılı şekilde organize edildiği” ileri sürülüyor.

    Tutuklu yargılanan 10 sanığın isimleri şöyle:

    Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Cemalettin Yüksel, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Livan Gür ile Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Bülent Kaygun, Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi Elif Gül, Fatih Belediye Meclis Üyesi Güzin Alpaslan, Tuzla Belediye Meclis Üyesi Hasan Özdemir, Adalar Belediye Meclis Üyesi Nesimi Aday, Şişli Belediye Meclis Üyesi Sinan Gökçe, Beyoğlu Belediye Meclis Üyesi Turabi Şen, Beyoğlu Belediye Başkan Danışmanı İkbal Polat.

    “Kent Uzlaşısı” soruşturması kapsamında; Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ve Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan da tutuklanmıştı.

    “Kent Uzlaşısı” davasından tahliye edilen Özer, İBB soruşturmasındaki tutukluluğu nedeniyle cezaevinden çıkamamıştı.

    Şahan’ın yargılaması hala devam ederken, geçtiğimiz günlerde “Yolsuzluk” iddiasıyla da ikinci kez tutuklanmıştı.

    İBB’ye yönelik “Kent Uzlaşısı” soruşturmasında 23 Mart’ta tutuklanan Polat hakkında da ağır sağlık sorunları nedeniyle uzun süre yapılan çağrıların ardından ev hapsi kararı verilmişti.

    Çalışkan’ın ise İzmir Buca Kırıklar Cezaevi’ndeki tutukluğu devam ediyor.

     

  • CHP Kurultay davasında sıcak gelişme…

    CHP Kurultay davasında sıcak gelişme…

    Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve 4 kurultay delegesinin CHP’nin 4-5 Kasım 2023’teki 38. Olağan Kurultayı ile 6 Nisan’da yapılan 21. Olağanüstü Kurultayı’na yönelik açtığı “yok hükmünde olduğunun tespiti (mutlak butlan), iptali” ve “tedbir kararının istenmesi” talebiyle açtığı dava dosyaları birleştirilmişti.

    Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davanın bugün 4. duruşması gerçekleşiyor.

    BEKLENEN DOSYA KESİNLEŞTİ

    Mahkeme, 30 Haziran’daki son duruşmada, CHP’nin 38. olağan kurultayında usulsüzlük iddialarına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı asliye ceza yargılamasına konu iddianamedeki görevsizlik kararına yapılan itirazın sonuçlanmasının beklenmesine karar vermişti.

    Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararla dosyanın Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüleceği kesinleşmişti.

    DOSYAYA BİLİMSEL MÜTALAA SUNULDU

    4. duruşma öncesinde İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Sözüer ile İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Öğretim Üyesi Dr. Volkan Aslan’ın hazırladığı bilimsel mütalaa dosyaya sunuldu.

    Sözüer ve Aslan, bilimsel mütalaada, “Asliye hukuk mahkemelerinin Siyasi Partiler Kanunu’ndaki (SPK) açık hükümlere rağmen, siyasi partilerin kurultaylardaki seçimlerle ilgili kendilerini görevli sayıp davalara bakmalarının anayasa ve siyasi partiler mevzuatında öngörülen seçim yargısını ortadan kaldıracak nitelikte bir sonuç doğuracağı, bu nedenle görevsizlik kararının verilmesi gerektiği” belirtildi.

    “MUTLAK BUTLAN OLAĞANÜSTÜ KURULTAYI ENGELLEMEZ”

    Mütalaada, “Somut uyuşmazlıkta hukuk mahkemesi kendini görevli saysa dahi mutlak butlan veya yokluk kararının verilmesinin hiçbir dayanağının söz konusu olmadığı, mevcut dava veya ilgili kovuşturmalarda verilecek kayyım, tedbir v.b. kararların hukuka aykırı olacağı, bunların başlayan olağan ve olağanüstü kurultay süreçlerin engellemeyeceği” ifade edildi.

    “MASLAHATGÜZARDAN DAVA GÖRÜYORSUNUZ”

    Duruşmada tüm davacıların avukatı Onur Yusuf Üregen ile CHP avukatları Çağlar Çağlayan ve Mehmet Can Keysen duruşmada hazır bulundu.

    CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu vekili Av. Hüseyin Uğur Poyraz, duruşma salonunun küçük olmasına tepki göstererek; “Acilen büyük salona geçmeniz lazım. Erteleyemeyeceğinizi düşünüp, maslahatgüzarlıktan dava yapıyorsunuz sanırım” dedi.

    DAVA RESMEN BAŞLADI

    Hâkim mahkeme salonunun bu salon olduğunu, şu an değiştirilmesinin olanaklı olmadığını belirtti. Mahkeme hâkimi, duruşma öncesi gelen dosyaları okudu.

    Bu dosyaların daha önce İstanbul’dan istenen dosya olduğu görüldü. Hâkim, davalı CHP tarafının sunduğu Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz ve Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu’nun bilimsel görüşlerinin de dosyaya eklendiğini açıkladı.

    Taraf avukatların ifadesine geçildi.

    ‘DAVALI TARAFIN İTİRAZI MAKUL DEĞİLDİR’

    Tüm davacılar vekili Av. Onur Yusuf Üregen; “YSK mesrur kararında siyasi partilerin seçimiyle ilgili kendi görev alanının sandık konularıyla sınırlı olduğunu belirlemiştir. Sandık dışı konuların adli hukuk olduğunu belirlemiştir. Dolaysıyla davalı tarafın itirazı makul değildir. Zaman aşımına yönelik iddialarda muteber değildir. Davamız kamu düzenine aykırılık kastı olduğu için her zaman ileri sürülebileceği en temel ilkedir” dedi.

    ORGANİZE SUÇ FAALİYETİ SAYDI

    “CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli olağan kurultayı kamu düzenine aykırılık ve kanunsuzlukla mutlak butlanla bağlantılıdır” savunmasını yapan Üregen; “Genel Başkan ve kurullarının seçimlerine yönelik dönemin tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve mevcut Genel Başkan Özgür Özel koordinasyonunda birden çok sanık tarafından organize bir şekilde SPK’ye muhalefet ederek kurultaya hile karıştırılması, kurultay iradesini ortadan kaldırmıştır. Nitekim bu organize suç faaliyetiyle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma neticesinde çok sayıda partiliye dava açılmıştır. Genel Başkan ve milletvekillerinden oluşan şüpheliler hakkında da dokunulmazlıklarını kaldıran fezleke işlemleri sürmektedir” ifadelerini kullandı.

    ‘BÖYLE KONUŞTURAMAZSINIZ’

    Salonda bulunan CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer, “Buna müsaade edemezsiniz. Suç organizasyonu ne demek? Sensin suçlu. Sensin kriminal” dedi. Av. Poyraz ise hakime “Böyle konuşturamazsınız. Siz de taraflı olursunuz” tepkisini gösterdi.

    ‘ZATEN SENİ MUHATTAP ALMIYORUZ’

    İtirazların ardından savunmasına devam eden Av. Üregen’in savunmasında “suç” kelimelerini kullanması üzerine milletvekili Özer; “İddia diyeceksin kardeşim. İddia o, sayın savcım, suç isnadında bulunuyor” dedi. Devam eden Üregen; kurultay iradesinin sakatlandığını savunarak; davanın esası hakkında karar verilinceye kadar kamu düzeninin güvenliği için olağan Kurultay ile seçilmiş partinin Genel Başkanı Özel’in, MYK üyelerinin, PM üyelerinin ve disiplin kurulu üyelerinin tedbiren görevden alınmasını talep etti. Bunun üzerine taraf avukatı Poyraz; “Kayyum atansın sen de parti avukatı ol” dedi. Bunun üzerine Üregen; “Bir şey demiyorum ama böyle dava olmaz. Herkesi muhattap alamam” ifadelerini kullandı. Poyraz da, “Zaten seni muhattap almıyoruz” yanıtını verdi.

    Tartışmanın ardından taleplerine devam eden Üregen; olağan ve olağanüstü kurultayın iptal kararına kadar CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönem yetkili kurullar üyelerinin görevlerine iade edilmesini istedi.

    ‘KILIÇDAROĞLU HUKUKSUZ KURULTAY KARARI ALDI’ İDDİASI

    Müdahil talebinde bulunan Fahri Taşdelen, “Hukuksuz başlayan bir kurultaydan kimse hukuk isteyemez” diyerek, Kılıçdaroğlu’nun 25 Temmuz 2020’de seçilmesinin ardından 3 yıllık görev süresini aştıktan sonra kurultay kararı aldığını, bu nedenle karar alırken yetkili tüm organların yetkisiz olduğunu belirtti. Taşdelen, 38. Olağan Genel Kurultay’ı hakkında hukuksuz bir biçimde karar alındığını, bu nedenle davanın hukuksuz olduğunu iddia etti. Taşdelen; mevcut yönetimin olağanüstü kurultayla meşru hâle geldiğini belirtti.

    AYRINTILAR GELECEK…

  • CHP’de kritik MYK başladı…

    CHP’de kritik MYK başladı…

    Gözler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP kurultay davasında…

    CHP’nin 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultayı ile 6 Nisan 2025’teki 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan ve birleştirilen davanın beşinci duruşması, bugün görülüyor.

    CHP’DE KRİTİK MYK

    Tarihinin en kritik günlerinden birini yaşayacak olan CHP’de gözler Ankara Adliyesi’nden gelecek karara çevrildi.

    CHP Genel Merkez yöneticileri, CHP kurultayında şaibe olduğu iddiasıyla açılan davanın duruşmasının görüldüğü saatlerde Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında yerini aldı.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, genel merkeze saat 09.40’ta geldi. Kritik MYK ise, kurultay davası ile aynı saatte, 10.00’da başladı.

    Özel, MYK toplantısının ardından mesaisine genel merkezde devam edecek.

    ÖZEL, KARARI BEKLEYECEK

    CHP lideri Özel ve kurmayları, mahkeme kararını genel merkezde bekleyecek. MYK toplantısında, olası “mutlak butlan” kararı karşısında atılacak adımlar konuşulacak.

  • Türkiye’nin gözü kulağı, CHP’nin bugünkü ‘kurultay davasında’

    Türkiye’nin gözü kulağı, CHP’nin bugünkü ‘kurultay davasında’

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in seçildiği 38. olağan ve 21. olağanüstü kurultayları iptal davası, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bugün saat 10.00’da görülecek. Mahkemeden “mutlak butlan” (kurultayların geçersiz sayılması) kararı çıkması halinde Türk demokrasisi yeni bir sınavla karşı karşıya kalacak.

    CHP’den ihraç edilen eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile bazı delegelerin, 4-5 Kasım 2023’teki 38. olağan kurultayının, bir başka delege tarafından da 6 Nisan’da yapılan 21. olağanüstü kurultayının “yok hükmünde olduğunun tespiti, iptali ve tedbir kararının istenmesi” talebiyle açtığı dava dosyaları birleştirilmişti.

    Mahkeme, 30 Haziran’daki son duruşmada, CHP’nin 38. olağan kurultayında usulsüzlük iddialarına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı asliye ceza yargılamasına konu iddianamedeki görevsizlik kararına yapılan itirazın sonuçlanmasının beklenmesine karar vermişti.

    Olağan kurultayda “iştirak halinde hareket ederek bazı delegelere menfaat karşılığında oy kullandırdıkları” iddiasıyla aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 12 isim için asliye ceza mahkemesi ile ağır ceza mahkemesi arasındaki “görev” tartışması AYM’ye taşınmıştı.

    İKİ OLASILIKLI KARAR

    Yüksek mahkeme, bu kapsamdaki Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin başvurusunu, “davada uygulanacak kural olmadığından” reddetti.

    Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi de 4 Kasım 2025’te 09.00’da görülmesine de karar vermişti.

    Bu gelişmeyle, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin “bekletme” kararındaki durum da giderildiği için mahkemenin bugünkü duruşmada karar vermesi bekleniyor.

    Mahkemenin “mutlak butlan” kararı vererek iki kurultayın hukuken yok sayılması, kayyum ataması, davayı reddetmesi ya da Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki davanın sonuçlanmasını bekletme gerekçesi yaparak davayı erteleme kararı vermesi olasılıklar arasında.

    DOSYA TALEBİ

    Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, duruşma öncesinde, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden CHP’nin İstanbul il kongresinin iptaline ilişkin dosyayı ve İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesi’nden de CHP 38. İstanbul İl Kongresi’ndeki usulsüzlükler sebebiyle açılan ceza davasının dosyasını istedi.

    Bu talebin ardından da Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davaya benzer konudaki bir dava hakkında “esastan ret” kararı vermesi ise dikkat çekmişti.