Süreç ve Suriye...
SDG ile Şam yönetiminin mutabakata varmasının ardından içerideki çözüm sürecinin akıbeti tartışılıyor. Erdoğan ve Bahçeli’nin dünkü “Türk, Kürt, Arap ittifakı” ile İmralı vurguları, sürecin bittiği yorumlarının aksine devam edeceği ihtimalini güçlendiriyor. Suriye’de gerici Şam y
SDG ile Şam yönetiminin mutabakata varmasının ardından içerideki çözüm sürecinin akıbeti tartışılıyor. Erdoğan ve Bahçeli’nin dünkü “Türk, Kürt, Arap ittifakı” ile İmralı vurguları, sürecin bittiği yorumlarının aksine devam edeceği ihtimalini güçlendiriyor.
Suriye’de gerici Şam yönetiminin saldırılarının ardından Şam ile SDG arasında mutabakata varılırken gözler içerideki çözüm sürecine çevrildi. Sürecin aktörlerinden gelen karşılıklı açıklamalar ve yükselen gerilim, kamuoyunda çözüm tartışmalarının bittiği yorumlarını da beraberinde getirdi. Dün de MHP Lideri Devlet Bahçeli DEM Parti’yi suçlayan açıklamalarını sürdürdü. Bahçeli, Nusaybin-Kamışlı sınırında Türk bayrağının indirilmesinden DEM Parti’yi sorumlu tuttu.KURUCU ÖNDER VURGUSU
Bahçeli, DEM Parti’ye, “DEM Parti bir karar vermek durumundadır: PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır? Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir?” sorusunu yöneltti. Türk bayrağının indirilmesinin birinci sorumlusunun DEM Parti olduğunu söyleyen Devlet Bahçeli, “Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır” diye yazdı. Bahçeli'nin "Sabır ve sinirleri tahrip etmenin sonu hiç kimseye bir şey kazandırmayacak, bilakis ve bilahare uzatılan el kalkan yumrukla yer değiştirebilecektir" mesajı dikkat çekti. MHP Lideri, DEM Parti'ye şu üç soruyu yöneltti: "PKK’nın kurucu önderinin yanında mı, yoksa karşısında mıdır? Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir? Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak, yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır?"‘İSLAM KARDEŞLİĞİ’
Öte yandan partisinin dünkü grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da gündeminde Suriye’deki gelişmeler yer aldı. Erdoğan, "Türkiye'nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza gösteremeyeceğimizi de defalarca ilan ettik. Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğünü korumuş, siyasi birliği haiz, tek bir Suriye devletinin varlığını en güçlü şekilde savunduk" şeklinde konuştu. Erdoğan şunları söyledi: "Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır. Türkler, Kürtler, Araplar tarihte olduğu gibi birleşerek bölgemizin sorunlarını birlikte çözecektir. Bizim tek ve ortak bir şemsiyemiz, İslam kardeşliğidir. Erdoğan, "Sayın Trump'la verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. DEAŞ'la ortak mücadele dahil Suriye'nin güvenliğine katkı yapacak birçok konuyu istişare ettik" dedi. Hem Erdoğan hem de Bahçeli’nin konuşmalarının şifrelerinde sürecin bittiğine yönelik yeni bir durumun olmadığı görülüyor. Bahçeli, DEM Parti’ye “PKK’nın kurucu önderinin yanında mı, yoksa karşısında mıdır?” sorusunu yöneltirken en başta rejimin mutfağında pişirilen ve PKK Lideri Öcalan’ın desteğiyle kurulan yeni dizayna kusursuz bağlılık isteniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da daha önce dile getirdiği “Türk, Kürt, Arap ittifakı”nı bir kez daha vurgulayarak sürecin devam etmesinden yana tavır alıyor. Çözüm sürecinin içeride demokratikleşmeye yönelik bir açılım olmadığı, Ortadoğu’nun ABD ve İsrail eliyle yeniden dizaynında pozisyon deklare etme çabası olduğu da bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu.MUTABAKATIN ÖNE ÇIKAN DETAYLARI
Suriye'de sağlanan 5 günlük ateşkesin ardından SDG ve HTŞ öncülüğünde kurulan Şam yönetimi arasındaki görüşmeler sürüyor. Bölgedeki kaynakların, özellikle Şam yönetimine bağlı güçlerin zaman ateşkesi ihlal ettiğini, Kobani ve Haseke kırsallarında düşük yoğunluklu çatışmaların meydana geldiğini bildirdi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin (SOHR) raporlarına göre Haseke kırsalındaki Al-Ya'ribiya kasabasında SDG'ye ait askerî karargahlar kısa süreli saldırılara maruz kaldı. Şam yönetimi ile SDG arasında 18 Ocak’ta imzalanan mutabakatın detayları da netleşti. Buna göre: • Ateşkes ve Geri Çekilme: SDG'ye bağlı tüm askeri unsurlar, yeniden konuşlanma hazırlığı kapsamında ilk adım olarak Fırat Nehri'nin doğusuna çekilecek. • Rakka ve Deyrizor’un Devri: Deyrizor ve Rakka vilayetlerinin idari ve askeri yönetimi derhal ve tamamen Suriye hükümetine devredilecek.
• Haseke’de Entegrasyon: Haseke vilayetindeki tüm sivil kurumlar, Suriye devletinin kurumlarına ve idari yapılarına dahil edilecek.
• Sınır Kapıları ve Enerji: Suriye hükümeti, bölgedeki tüm sınır kapılarının, petrol ve gaz sahalarının kontrolünü devralacak.
• DSG’nin Orduya Katılımı: DSG bünyesindeki tüm askeri ve güvenlik personeli, gerekli güvenlik incelemelerinin ardından "bireysel" bazda Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıkları bünyesine alınacak.
• Eski Rejim Kalıntılarının Tasfiyesi: DSG liderliği, saflarında bulunan "eski rejim kalıntılarını" barındırmamayı taahhüt eder ve kuzeydoğu Suriye'deki bu subayların listesini Şam’a sunar.
• Haseke Valisi: Siyasi katılım ve yerel temsiliyetin bir güvencesi olarak, Haseke Valiliği görevine atanacak adayın belirlenmesi için bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılacak.
• Kobani’nin Durumu: Kobani şehrinde ağır silahlı askeri varlık bulundurulmayacak. Şehirde bölge halkından oluşan bir güvenlik gücü kurulacak ve idari olarak Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı yerel bir polis gücü görev yapacak.
• IŞİD Tutukluları: IŞİD’li tutukluların dosyası ve kampların idaresi ile bu alanların korunmasından sorumlu güçler Suriye hükümetine devredilecek. Şam yönetimi, bu konuda tüm yasal ve güvenlik sorumluluğunu üstlenecek.
• Üst Düzey Atamalar: Ulusal ortaklığın sağlanması amacıyla, merkezi devlet yapısındaki üst düzey askeri, güvenlik ve sivil kadrolar için DSG liderliği tarafından sunulan aday listesi onaylanacak.
• Kürtçe ve Vatandaşlık Hakları: Haklar ve sivil meselelerle ilgili askıda kalan sorunların çözümü, özellikle kayıtsız/ vatansız kişilerin (kimliksiz Kürtler) durumu ve mülkiyet taleplerinin karşılanması amacıyla; Kürt kültürünü ve dilini tanıyan 2026 tarihli ve 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi memnuniyetle karşılanacak.
• PKK Kadrolarının Çıkarılması: DSG, Suriye'nin egemenliğini ve bölgesel istikrarı sağlamak amacıyla, PKK’nin Suriyeli olmayan tüm lider ve üyelerini Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarmayı taahhüt eder.
• IŞİD ile Mücadele ve ABD Koordinasyonu: Suriye devleti, bölgenin güvenliği ve istikrarı için ABD ile koordinasyon halinde, Uluslararası Koalisyon'un etkin bir üyesi olarak terörle (IŞİD) mücadeleye devam etmeyi taahhüt eder.
• Efrin ve Şeyh Maksud: Efrin ve Halep’in Şeyh Maksud mahallesi sakinlerinin onurlu ve güvenli bir şekilde evlerine dönüşünü sağlamak adına gerekli mutabakatlar üzerinde çalışılacak.
Yorumlar
Henüz onaylı yorum yok.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun.