Meslekleri aynı, ‘sınıf’ları farklı
Öğretmenler MEB eliyle ücretli, sözleşmeli, kadrolu ve özel sektörde çalışanlar olarak ayrıştırılırken sorunlar da çığ gibi büyüyor. Yaşananlara tepki gösteren meslek örgütleri güvencesizliğin ortak sorun olduğunu söyledi. AKP iktidarının politikaları sonucu öğretmenlik mesleği h
Öğretmenler MEB eliyle ücretli, sözleşmeli, kadrolu ve özel sektörde çalışanlar olarak ayrıştırılırken sorunlar da çığ gibi büyüyor. Yaşananlara tepki gösteren meslek örgütleri güvencesizliğin ortak sorun olduğunu söyledi.
AKP iktidarının politikaları sonucu öğretmenlik mesleği her geçen gün değersizleştirilirken eğitimciler her alanda ayrıştırmaya devam ediyor. Ülkedeki öğretmen açığına karşın yeterli sayıda atama yapmayan iktidar, eğitimcileri ücretli, sözleşmeli, kadrolu ve özel sektörde çalışanlar olarak dörde ayırmayı da sürdürüyor. AKP’li milletvekillerinin imzasıyla TBMM’ye getirilen, ilk 6 maddesi kabul edilen ve görüşmeleri ileri tarihe ertelenen Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) teklifi de bu ayrımcılığı daha da derinleştirecek türden. Eğitimcilerin “öğretmenlere darbe” diyerek eleştirdiği ÖMK’de kabul edilen maddelere göre, "teklifle eğitim öğretim hizmetlerini yürüten öğretmenlerin seçilmeleri, yetiştirilmeleri, atanmaları, hakları, ödev ve sorumlulukları, ödül ve cezaları, kariyer basamaklarında ilerlemeleri ve öğretmenlik mesleğine ilişkin diğer hususlar" ile Milli Eğitim Akademisi’nin kurulması, görevleri, teşkilat yapısı ve personeline ilişkin konular düzenleniyor. Öğretmenlerin üniversiteden sonra eğitim alacağı ve “başarılı olurlarsa” sözleşmeli öğretmen olarak atanacakları Milli Eğitim Akademisi’nin, eğitim fakültelerinin bypass edeceğine yönelik tartışmalar sürerken teklifle “uzman öğretmen, başöğretmen” ve “aday öğretmen” ayrışmasının da önü açılacak.SORUNLAR BİTMİYOR
Öğretmenlerin MEB eliyle ayrıştırıldığına dikkat çeken Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, ücretli öğretmenlerin yaşadığı hak gasplarına dikkat çekti. “Ücretli öğretmenliğin var oluşu da statüsü de başlı başına bir sorun” diye konuşan Irmak, “Bu eğitimciler boşluk dolduran öğretmenler. Yerine başka bir öğretmenin gelmesi durumunda görevlerinden ediliyorlar, kadrolu olmayan joker öğretmen rolündeler. Güvencesiz çalışmanın eğitimdeki en sembolik hali. Güvencesizler, sözleşmeleri kısıtlıdır, sigortaları eksik yatar, ders başı ücret alırlar ve aldıkları ücret 11 bin TL – 14 bin TL civarındadır ki diğer öğretmenlerle aynı işi yapıyorlar. Bir sonraki yıl aynı okulda çalışma umuduyla angarya işleri yapmak zorunda kalıyorlar” dedi. Sözleşmeli öğretmenlerin yaşadığı sorunlara da dikkat çeken Irmak, “İlk 3 yıl sözleşmeli olarak çalışan bu öğretmenler bu süre içerisinde herhangi bir disiplin soruşturması geçirmeleri durumunda sözleşmelerine son veriliyor. Birçok özlük haklarından 3 yılı doldurmadıkları sürece faydalanamıyorlar. Eğer eşi de sözleşmeli öğretmen ise 3 yılın sonunda ancak diğerinin yanına gidebiliyorlar. Özel sektörde çalışan öğretmenlerin sözleşmeleri uzun süreli yapılmıyor ya da kadın öğretmenin hamile kalma durumu varsa sözleşme yapılmıyor. Veli ve MEB karşısında sürekli suçlanmaya, soruşturma geçirmekle karşı karşıya kalıyorlar” ifadelerini kullandı.
HAKSIZLIK YAŞANIYOR
Özel sektörde çalışan öğretmenlerin kamuda meslektaşlarının belirli süreli sözleşmeler, taban maaş hakkının olmamasının en temel sorunlar olduğunu vurgulayan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Hukuk Sekreteri Umut Erkurt, “İnsanca yaşayacak ücretlere ne yazık ki sahip değiliz. Özel okulların yüzde 80’inde bu durum böyle geri kalanlarında biraz daha üst sınırda ücret veriyor olarak gözükse de mobbing, baskı veya iş yükü ile öğretmeni boğuyorlar. Belirli süreli sözleşmeleri ile özel okullarda çalışan öğretmenler her an sözleşmelerinin feshedilmesi tehdidiyle güvencesiz olarak çalışıyorlar. Dönem bittiği anda karşı taraf öğretmenle çalışmak istemiyorsa sigortasını bitirip işten çıkarabiliyor” dedi. Öğretmenlerin, indirimli ulaşım gibi birçok haktan faydalanamadığını ifade eden Erkurt, “Statü eşitsizliği ise Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ‘Onlar benim öğretmenim değil’ demesiyle başladı. İndirimli ulaşım hakkı talep ettiğimizde de ‘Kamuda çalışan öğretmen değilsiniz’ mazeretinin arkasına sığınıyorlardı. Halbuki biz MEB’in çıkarttığı kanun kapsamında çalışıyoruz ve kamusal hizmet veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Henüz onaylı yorum yok.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun.