Kamuda Tasarruf Nasıl Yapılır? Türkiye İçin İki Küresel Model
Bütçe açığının faturası neden hep dar gelirliye kesiliyor? Kamuda şatafata son verecek, KDV ve ÖTV yükünü hafifletecek iki küresel devrim.
Mustafa GözaydınKöşe yazısı
"Harcamalarda Şeffaflık ve Dijital Prangalar: Kore’nin İhalesi, Estonya’nın Tasarrufu"
Mustafa GÖZAYDIN
20 Ağustos 2026
Bugün makroekonomik haritamızın en can yakıcı iki düğüm noktasına odaklanmak zorundayız: Bütçe açıklarını kapatmak için dar gelirlinin üzerine yıkılan adaletsiz dolaylı vergiler ve kamuda bir türlü önü alınamayan harcama ihaleleri. Vatandaşın enflasyon altında beli bükülürken, ekonomi yönetiminin "kemer sıkma" çağrılarının toplumda karşılık bulmamasının arkasında yatan gerçek tam olarak budur: Fedakarlık tek taraflı olmaz. Oysa uzağa gitmeye gerek yok; elimizdeki dijital altyapıyı doğru bir siyasi iradeyle birleştirerek bu sarmaldan çıkmamızı sağlayacak iki küresel başarı hikayesi önümüzde duruyor.
Bunlardan ilki, kamu ihalelerindeki gri alanları temizleyen Güney Kore’nin KONEPS modeli. Türkiye bugün zaten güçlü bir elektronik ihale platformuna (EKAP) sahip. Ancak eksik olan, sistemin kendisi değil; arkasındaki yasal deliklerdir. Güney Kore, insani inisiyatifleri ve adrese teslim davetiyeleri tamamen devre dışı bırakarak tüm kamu ihalelerini yapay zeka destekli, şeffaf ve canlı yayınlanan merkezi bir dijital sisteme bağladı. Bizim de Kamu İhale Kanunu’ndaki tüm istisnai maddeleri (21/b gibi pazarlık usullerini) acilen tasfiye etmemiz gerekiyor. Yapay zeka; ihaleye giren firmaların geçmiş tekliflerini, organik bağlarını ve piyasa değerlerini anlık analiz ederek haksız rekabeti daha başından engellediğinde, kamu harcamalarında milyarlarca liralık tasarruf penceresi açılacaktır.
İkinci ve belki de kamuda şatafatı kökten bitirecek adım ise Estonya’nın dijital devlet (e-Estonia) modeli. Türkiye, e-Devlet kullanımında dünya liderlerinden biri olmasına rağmen bu gücü henüz bütçe disiplinine ve vergi adaletine tahvil edemedi. Estonya, tüm bürokratik mekanizmaları bulut sistemlerine taşıyarak fiziki bakanlık binalarını, devasa araç filolarını ve şatafatlı makam organizasyonlarını neredeyse sıfırladı. Kamudaki bu radikal küçülme, devletin sırtındaki devasa işletme maliyetlerini eriterek bütçeyi rahatlattı. Devlet kendi kemerini sıktığı için de elde edilen bu devasa tasarrufu, vatandaşın üzerindeki KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergileri kalıcı olarak indirmek için kullandı.
Neticede; Güney Kore’nin ihale şeffaflığı ile Estonya’nın bürokratik tasarrufunu e-Devlet çatımız altında birleştirmek ütopik bir hayal değildir. Teknik olarak tüm altyapıya sahip olduğumuz bu iki yapısal reform, Türkiye’yi orta gelir tuzağından ve kronik yüksek enflasyondan çıkaracak en kestirme rasyonel reçetedir. Kamu kendi lüksünden ve kapalı kapılar ardındaki ihale alışkanlıklarından vazgeçtiği gün, vergide adalet de makroekonomik istikrar da kendiliğinden tesis edilecektir.
Yorumlar
Henüz onaylı yorum yok.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun.