CHP'li Gülsever'den Dünya Gıda Günü Açıklaması: Hiçbir Çocuk Okula Aç Gitmesin!
Ayten Gülsever, sağlıklı gıdaya erişimin temel bir hak olduğunu belirterek, çiftçinin emeğini aldığı ve hiçbir çocuğun okula aç gitmediği bir Türkiye'nin insan odaklı politikalarla mümkün olacağını söyledi.
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, Dünya Gıda Günü'ne ilişkin yaptığı açıklamada, "Üreten çiftçinin emeğinin karşılığını aldığı, her ailenin sağlıklı gıdaya erişebildiği, hiçbir çocuğun okula aç gitmediği bir Türkiye mümkündür. Bunun için gıda, üretim ve sosyal politika anlayışının insanı merkeze alan bir yaklaşımla yeniden ele alınması gerekmektedir" dedi.
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’ne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Vatandaşların yaşadıkları sorunlara dikkati çeken Gülsever, "16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde Türkiye’nin karşı karşıya olduğu acı gerçeği bir kez daha hatırlatıyoruz: Gıda, yalnızca alınıp satılan bir ürün değil; yaşam hakkının, insan onurunun ve toplumsal refahın temelidir" ifadelerini kullandı.
Çiftçilerin üretim maliyeti altında ezildiğini, ürünlerini değerinde satamadığını, yurttaşların ise temel gıda ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Gülsever, bu durumdan çocukların olumsuz etkilendiğini vurgulayarak şunları kaydetti:
"Üretici kazanamıyor, tüketici alamıyor. Bu zincirin en ağır bedelini ise yoksul aileler ve çocuklar ödüyor. Üreticinin kazanamadığı, tüketicinin alamadığı bir düzende gıda güvencesi sağlanamaz. TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’de her 100 çocuktan yaklaşık 37’si yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında. TÜİK’in 2024 çocuk istatistiklerinde yer alan maddi yoksunluk göstergeleri de çocukların yeterli ve dengeli beslenmeye erişiminde yaşanan sorunları ortaya koyuyor. Bir çocuğun beslenme çantasının boş olması, yalnızca ailesinin yaşadığı yoksulluğun değil, kamusal politikaların da sorgulanması gerektiğinin göstergesidir. Hiçbir çocuk, ailesinin gelir durumu nedeniyle yeterli beslenmeden mahrum kalmamalıdır."
Ürticinin çoğu zaman emeğinin karşılığını alamadığını vurgulayan Gülsever, "İthalat, yerli üretimin yerine geçen kalıcı bir çözüm olarak görülemez. Türkiye’nin ihtiyacı; çiftçisini ve hayvan yetiştiricisini destekleyen, yem maliyetlerini düşüren, yerli üretimi planlayan ve tüketicinin uygun fiyatla sağlıklı gıdaya erişmesini sağlayan sürdürülebilir bir politikadır. Kendi üreticisini koruyamayan, üretimini planlayamayan bir ülke gıda güvencesini kalıcı biçimde sağlayamaz" dedi.
"ÇOCUKLARIN YETERLİ BESLENME HAKKINI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Açıklamada gıda güvenliğine de dikkati çeken Gülsever, vatandaşın güvenilir gıdaya ulaşması için önlemlerin arttırılması gerektiğini vurguladı. Gülsever, şöyle devam etti:
"CHP Kadın Kolları olarak soruyoruz; Çiftçi üretirken zarar ediyor, vatandaş gıda fiyatları altında eziliyorsa üretimden sofraya uzanan zincirdeki sorunlar neden kalıcı biçimde çözülemiyor? Hayvancılıkta üreticinin maliyetleri artarken et neden dar gelirli aileler için ulaşılması güç bir ürüne dönüşüyor? Gıda denetimleri, izlenebilirlik ve halk sağlığını koruyacak önlemler neden daha güçlü ve şeffaf bir sistemle yürütülmüyor? Çocukların yeterli ve dengeli beslenmesi neden hâlâ ailelerin ekonomik gücüne bağlı? Bir annenin çocuğuna sağlıklı bir öğün hazırlayabilmesi neden gelir durumuna bağlı bir mücadeleye dönüşüyor?
Bu soruların yanıtı, yalnızca ekonomik göstergelerde değil; tarladaki üreticinin, pazardaki esnafın, mutfaktaki annenin ve okul sırasındaki çocuğun yaşadığı gerçeklerde; Çünkü gıda politikası yalnızca tarım politikası değildir. Aynı zamanda sağlık, eğitim, sosyal adalet, kadınların ekonomik güvencesi ve çocukların geleceği meselesidir. Bir anne, çocuğunun beslenme çantasını hazırlarken çaresizlik yaşamamalı; bir çiftçi, bir yıl boyunca emek verdiği ürününü satamadığı için üretimden vazgeçmemeli; bir hayvan yetiştiricisi maliyetler altında ezilmemeli; hiçbir yurttaş sağlıklı gıdaya ulaşmak için temel ihtiyaçlarından kısmak zorunda kalmamalıdır. Türkiye’nin kaynakları, üreticisini ayakta tutmak ve halkının sofrasını güvence altına almak için kullanılmalıdır. Gıdaya erişim, piyasanın insafına veya ailelerin gelir durumuna terk edilemeyecek kadar temel bir haktır. Biz, üreticinin kazanamadığı, tüketicinin alamadığı, çocukların aç kaldığı bir düzeni normal kabul etmiyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak üreticinin emeğini, halkın sağlıklı gıdaya erişimini, kadınların ve ailelerin ekonomik güvencesini, çocukların yeterli beslenme hakkını savunmaya devam edeceğiz. Unutulmamalıdır ki sofradaki yoksulluk, tarladaki sorunlardan bağımsız değildir. Üreticiyi korumadan tüketiciyi, tüketiciyi korumadan da toplumsal refahı koruyamayız. Üreten çiftçinin emeğinin karşılığını aldığı, her ailenin sağlıklı gıdaya erişebildiği, hiçbir çocuğun okula aç gitmediği bir Türkiye mümkündür. Bunun için gıda, üretim ve sosyal politika anlayışının insanı merkeze alan bir yaklaşımla yeniden ele alınması gerekmektedir."
Yorumlar
Henüz onaylı yorum yok.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun.