Borsa ve Çerçeve Yasa Kıskacında Türkiye Ekonomisi
Borsa ve Çerçeve Yasa Kıskacında Türkiye Ekonomisi: İç Cephe Tahkim Edilirken Piyasalar Ne Söylüyor?
Mustafa GözaydınKöşe yazısı
Borsa ve Çerçeve Yasa Kıskacında Türkiye Ekonomisi
Mustafa GÖZAYDIN
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşınan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, yalnızca siyasetin değil, ekonomi ve finans çevrelerinin de ana gündem maddesi haline gelmiştir. Siyasi partilerin geniş katılımıyla şekillenen bu 12 maddelik tarihi adım, uzun yıllardır Türkiye ekonomisinin üzerinde bir kambur gibi duran "güvenlik risk primini" sıfırlama potansiyeli taşımaktadır. Finansal piyasaların ve özellikle Borsa İstanbul’un (BIST) en çok ihtiyaç duyduğu unsur olan "öngörülebilirlik", bu yasal çerçevenin hayata geçmesiyle makroekonomik dengelere doğrudan yön verecektir.
Piyasalar, belirsizliğin azaldığı ve toplumsal barışın hukuki zemin kazandığı dönemleri her zaman pozitif fiyatlar. Borsa İstanbul açısından bu yasa teklifi, yabancı yatırımcının en çok dikkat ettiği "ülke risk priminin" (CDS) kalıcı olarak düşmesi anlamına gelmektedir. Terör tehdidinin tamamen ortadan kalkması ve silahların kalıcı olarak bırakılması, savunma sanayisine ayrılan milyarlarca dolarlık zorunlu bütçenin reel ekonomiye, teknolojiye ve sanayi yatırımlarına kaydırılmasını sağlayacaktır. Kamunun mali alanının genişlemesi; bütçe açığının daralmasına, enflasyon beklentilerinin kırılmasına ve dolayısıyla borsadaki şirketlerin finansman maliyetlerinin düşerek kârlılıklarının artmasına zemin hazırlayacaktır.
Yasanın borsa şirketleri üzerindeki sektörel yansıması ise bölgesel kalkınma odaklı olacaktır. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde faaliyet gösteren ya da bu bölgelere yatırım planlayan çimento, gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO), altyapı, enerji ve ticaret şirketleri için yepyeni bir büyüme hikayesi başlamaktadır. Güvenliğin tam anlamıyla tesis edildiği topraklarda sınır ticaretinin canlanması ve lojistik hatların güçlenmesi, borsada işlem gören ulaştırma ve perakende sektörlerini de doğrudan canlandıracaktır. Yatırımcılar için risk teşkil eden jeopolitik belirsizliklerin yerini toplumsal bütünleşmeye bırakması, Türk şirketlerinin küresel piyasalardaki çarpan değerlerini yukarı taşıyacaktır.
Borsa yatırımcılarının yakından takip ettiği bu süreç, Türkiye ekonomisi için yapısal bir dönüm noktasıdır. Değerlendirme ve Koordinasyon Kurulu’nun yasal süreci titizlikle yönetmesi, piyasalardaki güven iklimini perçinleyecektir. İç cephenin tahkim edilmesi, makroekonomik göstergelerin sağlamlaşmasını ve sermaye piyasalarının çok daha rasyonel, spekülasyondan uzak bir büyüme trendine girmesini sağlayacaktır. Türkiye, sırtındaki finansal yükleri hafiflettikçe borsasıyla, üretimiyle ve milli dayanışma ruhuyla geleceğe çok daha güvenle bakacaktır.
Yorumlar
Henüz onaylı yorum yok.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun.