Etiket: terör

  • ‘Terörsüz Türkiye’ Meclis komisyonunun ilk toplantısı bugün

    ‘Terörsüz Türkiye’ Meclis komisyonunun ilk toplantısı bugün

    Terör örgütü PKK’lı bir grubun sembolik olarak silah bıraktığı “açılım” sürecine ilişkin Meclis’te kurulan komisyon ilk toplantısını bugün saat 11.00’de Meclis Tören Salonu’nda yapacak. Komisyonun adı, çalışma usul ve esasları ile prensiplerinin belirleneceği toplantı, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un açılış konuşmasıyla başlayacak. Toplantının ardından siyasi parti temsilcileri değerlendirmelerde bulunacak ve sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda fikir alışverişinde bulunulacak. Komisyon, PKK’nın silah bırakmasıyla ortaya çıkan ihtiyaçlara ilişkin yasal düzenlemeleri ele alacak. Meclis Başkanlığı; toplantıya ait canlı görüntü ve fotoğrafların logosuz olarak, TBMM tarafından basın ve yayın kuruluşlarıyla paylaşılacağından, toplantıya kameraman ve fotoğrafçı alınmayacağını ve komisyon toplantısının yalnızca muhabirler tarafından takip edilebileceğini duyurdu. İlerleyen toplantıları ise basının nasıl takip edeceği henüz belli değil.

    AKP’Lİ ÜYELER DE AYRI TOPLANDI

    Komisyonun ön hazırlık toplantısı ise dün Kurtulmuş’un başkanlığında saat 14.00’de yapıldı. Toplantıya AKP’den Abdulhamit Gül, CHP’den Murat Emir, MHP’den Feti Yıldız, DEM Parti’den Gülistan Kılıç Koçyiğit, Yeni Yol Partisi’nden Grup Başkanı Bülent Kaya katıldı. Hazırlık toplantısında görüş alışverişinde bulunuldu. Komisyonun adının “Toplumsal Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi” olması bekleniyor. “Terörsüz Türkiye” ismine karşı çıkan DEM Parti’nin de bu isime onay verdiği ifade ediliyor Ancak MHP’nin de “Birlik ve Dayanışma” isminde ısrarcı olduğu belirtiliyor. Edinilen bilgiye göre isim tartışması sürüyor.

    KONUŞMA SÜRELERİ DE BELİRLENDİ

    Kurtulmuş’un açıklamasının ardından kimin, ne kadar süre konuşacağı da ön hazırlık toplantısında belli oldu. Buna göre Meclis’te grubu bulunan 5 siyasi partiye 20’şer dakika, grubu bulunmayan partilere ise 10’ar dakika konuşma süresi verilecek. Komisyonun AKP’li üyeleri de dün 17.00’de toplandı. Toplantıya AKP Genel Başkanvekili Efkan Ala da katıldı. ANKARA

    ‘MİLLİYETİ MEÇHUL SÖZDE MİLLİYETÇİLER’

    Komisyon toplantısı öncesi yazılı açıklama yayımlayan MHP lideri Devlet Bahçeli, komisyona üye vermeyen ve mitinglerle protesto eden İYİ Parti’yi hedef aldı. “Hangi kara propaganda devreye alınırsa alınsın Türkiyemizin önü açıktır” diyen Bahçeli, “Elbette ve beklendiği üzere ülkemizin yeni normaline ayak uydurma zorluğu çekenler vardır ve beklendiği gibi bundan sonra da olacaktır. Bu kapsamda kimi ucuz ve uçuk suçlamaların tedavüle sokulması aslında uyum probleminden ziyade yakalanan tarihi fırsatın çok yönlü tahrip, tahdit ve tahrişiyle ilişkilidir” ifadelerini kullandı. Bahçeli, “‘Milli Birlik ve Dayanışma Komisyonu’na katılmayan, bununla da kalmayıp asılsız, haksız ve hayasız eleştirileri sıralayan ipsiz sapsızların ‘Biz komisyoncu değiliz’ zırvasına sığınmaları ciddiyetsiz ve değersiz bir açıklamadır. Gazi Meclis’in işleyiş ve işlevselliğinde, aynı zamanda demokratik mekanizmaların ikmal ve ilerleyişinde mühim mevkii bulunan komisyonları ‘komisyonculukla’ bir ve eşit görenlere tutarlılık gereğince düşecek ahlaki sorumluluk İçtüzükte tanımlanmış bütün komisyonlardan da derhal çekilmektir. Vakti ve zamanı geldiğinde tarih ve millet huzurunda kimin kimden hesap soracağını herkes görecektir” ifadelerini kullandı.

    ‘UCUBE, ÇARPIK VE ÇAMUR ZİHNİYETLER’

    CHP’nin üye vermesinin değerli bir adım olduğunu da söyleyen Bahçeli, “Süreci yokuşa sürecek önşartlar dayatması da bir o kadar anlamsız ve mantıksızdır” dedi. Bahçeli şunları kaydetti:

    “Siyonist emperyalist karanlık çevremizi sarıp istikbal ve istiklalimize organize saldırı halindeyken milli birlik ve dayanışmamızı tahkim etmek vatan, millet, namus ve mukaddesat borcudur. Bu borcu takmayan ve tanımayan, tarihin çağrısını duymayan, milletin beklentilerini önemsemeyen, dünyanın yeni şartlarını ve bölgemizin baş döndüren değişken yapısını fark edemeyenlerin çuvallamaları, zamanın ve zeminin dışında kalmaları mukadderdir. İşte o zaman Meclis’te kaçak eczane kurulduğunu söyleyen ucube, çarpık ve çamur zihniyetler acınası halleriyle ömürlerini tüketmiş olacaklardır.”

    CHP’NİN İSİM ÖNERİSİ

    CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM’de yaptığı basın toplantısında yeni çözüm süreci için kurulacak komisyona ilişkin konuştu.

    Komisyonun adı için önerilerini açıklayan Emir “Bu komisyonun adında demokrasi ve adalet mutlaka olmalıdır. Bizim önerimiz Demokrasi, Adalet ve Toplumsal Mutabakat Komisyonu. Kürt sorununu gören, çözümüne dönük demokratik adımları atmaktan çekinmeyen, Türkiye’ye de demokrasi öneren, 19 Mart yargı darbesini bertaraf edecek, seçilmişlerin cezaevinde tutulmasını ortadan kaldıracak bir süreci başlatmak zorundayız. Eğer birileri kendi gündemlerini dayatacaklarsa hiç boşuna bu işe girişmesinler. Biz bu komisyonun kendi gündemini mutlaka kendisinin belirlemesinden yanayız” dedi. Komisyonun şeffaf çalışması gerektiğini de belirten Emir “Herkes kimin ne söylediğini, ne söylemediğini açıkça görmelidir. Tam bir şeffaflık talep ediyoruz” ifadelerini kullandı. Emir ayrıca, komisyonda üçte iki çoğunlukla karar alınmasını önerdiklerini belirtti.

  • Mahsun Kırmızıgül’den ‘yolsuzluk’ tepkisi

    Mahsun Kırmızıgül’den ‘yolsuzluk’ tepkisi

    Sanatçı Mahsun Kırmızıgül, bazı sanatçıların “Terörsüz Türkiye istemiyor” başlığıyla hazırlanan bir listeye konulup hedef gösterildiğini belirterek bir açıklama yaptı.

    Kırmızıgül, “Ben “Hepimiz kardeşiz” derken, siz daha nerede durduğunuzu bile bilmiyordunuz. O zaman biz, bu ülkede insanlar ölmesin  analar ağlamasın diye her alanda dil döküyorduk. Ama şunu bilin… Terörden daha büyük bir sorunu var bu ülkenin. O da, “YOLSUZLUK” dedi.

    Kırmızıgül, sosyal medya platformu X’teki hesabı üzerinden yaptığı açıklamanın devamında şu ifadeleri kullandı:

    “Yolsuzluk, terörden on kat daha tehlikelidir.  İç çatışmaya harcanan paranın üç katı yolsuzluk yapıldı bu ülkede. 

    Bir çocuğa tecavüz edenle, bu halkın ekmeğini, geleceğini çalan hırsızın farkı yok.

    Yolsuzluk yapan siyasetçi veya her kimse, en büyük teröristtir.

    Asıl yolsuzluk yapanlar yüzünden 40 yılda ülkenin düştüğü derin yoksulluğu görmelisiniz! Sokağa çıkın, insanlara dokunun. Milletin anası ağlamış anası. 

    Bugün…

    Emekliler  yaşam mücadelesi veriyorlar. Bir profesörün, hakimin, savcının, doktorun, öğretmenin, askerin, memurun, işçinin aldığı maaş yürek yakıyor.

    Ama bir avuç hırsız hâlâ bu ülkenin kaynaklarını göz göre göre çalıyor ve yiyip bitiriyor.

    Ben yıllardır bu ülkenin barışı için filmler yaptım, şarkılar söyledim.

    Şunu çok iyi bilin ki…

    Bu ülkeye barış gelse bile, bu denli büyük yolsuzluk ve adaletsizlik olduğu sürece bu ülke asla iflah olmayacak. 

    Yolsuzluk  terörle eş değerdedir. 

    Şimdi siz de…

    Adamsanız,

    bu yazdıklarımı da televizyonlarda ve köşe yazılarınızda yayınlarsınız.”

  • Müsavat Dervişoğlu, “İYİ NİYET EMARESİ GÖRMÜYORUM”

    Müsavat Dervişoğlu, “İYİ NİYET EMARESİ GÖRMÜYORUM”

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, terör örgütü PKK’nin lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısına ilişkin olarak, “Abdullah Öcalan çağrı yapmadı. Abdullah Öcalan’ın bir çağrı yapması istendi. Buradan anlaşılıyor ki replikleri başkası yazıyor” ifadelerini kullandı.

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, terör örgütü PKK’nin lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısının ardından yaşanan gelişmelere ilişkin olarak, “Uygulanmak istenen bir şey var. Roller dağıtılmış, replikler hazırlanmış, zamanlama planlanmış. Adeta bir set kuruldu. Dolayısıyla herkes zamanı geldiğinde kendi rolünü oynuyor.  Bir film setindeymişim gibi hissediyorum kendimi. Bu kadar insan birbirine bu denli komplimanlar yapıyorlarsa, belli ki aynı senaryonun bir parçası ve hazırlanmış replikleri okuyorlardır. Böyle sıkı fıkı ilişkilerde biliyorsunuz set aşkları doğar. Ben bunun süreç aşkları olarak tanımlanmasını ve siyasetten ziyade magazin konusu olmasını arzuluyorum” dedi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Sözcü TV’de katıldığı programda, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısına ilişkin olarak, “Abdullah Öcalan çağrı yapmadı. Abdullah Öcalan’ın bir çağrı yapması istendi. Buradan anlaşılıyor ki replikleri başkası yazıyor” dedi.

    “ZELENSKİY’E YAPILANIN KAPI ARKASINDA BİZE YAPILMIŞ OLMASINDAN ENDİŞELENİYORUM”

    ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasında Beyaz Saray’da yaşananlara işaret eden Dervişoğlu, “Emperyal güçlerin hedef tahtasına koyduğu ülkeleri ve onları yönetenleri kuşattıklarına dair ciddi endişeler taşıyorum. Zelenskiy’e Beyaz Saray’da yapılanlar herkesin malumudur. Zelenskiy’e aleni biçimde yapılanın kapı arkasında bize yapılmış olması endişesini bile taşıyorum” dedi.

    “BU TOPRAKLARIN YABANCISI OLMADIĞINI ONLARA İSPAT ETMEK ZOR BİR ŞEY Mİ?”

    Barış içinde yaşamayı herkesin isteyeceğini dile getiren Dervişoğlu, “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Yaklaşık yarım asırdır Türkiye’ye bela olmuş bir terör örgütünün kurucusu ve İmralı’da ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilmiş terörist başıyla çözülecek süreç değildir. Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında birtakım rollerin yüklendiğini, repliklerin hazırlandığını, kimin ne zaman, neyi söyleyeceğini planlandığını ve bütün bunları düşünceden eyleme dönüştürecek takvimin ayarlandığı kanaatini taşıyorum. İmralı canisinin yol göstericiliğinde tasarlanmış hiçbir plana ve projeye inanmam. Öncelikle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin konuyla ilgili sorunların çözümüne yönelik doğru adımlar atmasının yaşama geçirilmesi gerek… Söylemlerimiz yönüyle sanki toplumun bir kesimiyle karşılık oluşturuyoruz türünden kaygı yaratıyorlar. Bu yanlıştır. Türkiye’deki her sorunun odağına özne olarak Kürtlerin yerleştirilmiş olması halini kabullenemiyorum. Bir taraftan bu adımları atıyoruz, diğer taraftan kayyum uygulamalarına gidiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetenlerin görevi, bu toplumda yaşayan insanların kendisini buraya ait hissetmesini temin etmektir. Bu ayrılıklardan ve farklılıklardan siyaseten beslenerek ondan netice almaya çalışmak değildir. Bu ülkede yaşayan insanların, bu toprakların yabancısı olmadığını onlara ispat etmek zor bir şey mi” ifadesini kullandı.

    “İYİ NİYET EMARESİ GÖRMÜYORUM”

    Erdoğan’ın sorunların çözümü için büyük fırsatlar yakaladığını vurgulayan Dervişoğlu, “25 yıldır iş başında bulunan iktidar, aidiyet duygusundan değil de farklılıklardan ve ayrılıklardan beslenmeye çalışırsa elbette ki sonuç böyle olacaktır. Bu sürecin içinde herhangi bir iyi niyet emaresi görmüyorum” dedi.

    Dervişoğlu, “İktidarın içinde Tayyip Erdoğan’a doğru yol gösterecek insanların olduğu kanaatini taşıyorum ama bu sistem Erdoğan’ı öyle bir hale getirdi ki, üzülerek ifade ediyorum Erdoğan’ın doğru şeyi dinlemeye tahammülü bile kalmadı” diye konuştu.

    “ANAYASAL HAMLELERİN YENİDEN HAYATA GEÇİRİLMESİ ARZULANIYOR”

    Cumhur İttifakı’nın geçmişte muhalefeti terörle yan yana durmakla suçladığı hatırlatılan Dervişoğlu, “O zaman terör örgütüyle ilişkilendirmek için sahte dokümanlar hazırlamaktan, montaj filmler yapmaktan geri durmayan hükümet, bugün kendi sınırlarında terör devletinin inşasını temin edebilecek yanlış adımlar atıyor. Türkiye kendi sınırında teröristan oluşturuyor. Dolayısıyla ne değişti sorusu çok açık ve net. O dönem kazanmak için o gerekiyordu, bu dönem kazanmak ve melun fikirleri yaşama geçirebilmek adına değiştirilmesi düşünülen anayasal hamlelerin yeniden hayata geçirilmesi arzulanıyor. Ve Tayyip Erdoğan bu vasattan, bu ülkeyi yönetebilecek tek kişi görüntüsüyle çıkmayı arzuluyor. Bu son derece tehlikeli bir şey” dedi.

    “İKTİDARLA BİRLİKTE MUHALEFETİ DE UYARMA İÇERİSİNDE OLUYORUM”

    Dervişoğlu, “Gazi meclisin böyle bir sürece aracı kılınmasını kabul etmediğim için iktidarla birlikte muhalefeti de uyarma ihtiyacı içerisinde oluyorum. TBMM ne yapacaktır? Elimizde anayasa var. Türkiye’nin bu zamana kadar tartışılmayan hangi sorunu vardır ki, konuşulmayan hangi problemi vardır ki? Türkiye’nin konuşulmayan ya da tartışılmayan soruları değil, çözülmeyen sorunları vardır” ifadesini kullandı.

    “BU UTANÇ, HÜKÜMETE YETER”

    Öcalan’ın “40 yıl önce Kürt’ün adı yoktu, bugün belediyeleri var” şeklindeki sözleri sorulan Dervişoğlu, “Bu neyle temin edilmiş? Terörle, cinayetle, şehitlerimizin katledilmesiyle. Terör faaliyetleriyle elde edilmiş. Ben dün doğmadım, benim çok sayıda Kürt arkadaşım da vardı. 40 yıl önce Kürt’ün adı bile yoktu demek, yaptığımız silahlı mücadeleyle bunu temin ettik anlamına geliyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin mahkemelerinde yargılanmış ve ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilmiş birisinin, böylesine konularda siyasi öndere dönüştürülmüş olması hâli bile, eğer utanç aranıyorsa bu hükümete yeter” değerlendirmesini yaptı.

    “ÖCALAN’IN ÇIKARILMASINA YÖNELİK ADIMLAR ATILMASI MUHTEMELDİR”

    “Öcalan çıkarılır mı” sorusuna Dervişoğlu, “Her şey yapılmaya teşebbüs edilebilir. Erdoğan bu durum gündeme geldiğinde bunu cevapladı. ‘Öcalan’ı affedeceğimize dair birtakım iddialar var, adam çıkmak istemiyor’ dedi. Demek ki o kişiye çıkıp çıkmaması ile alakalı birtakım görüşler ifade edilmiş. Kendisi güvenliği için yaşamını İmralı’da sürdürmesinin daha uygun olacağını söylemiş. Ama demek ki birileri Öcalan’a ‘çıkmak istiyor musun?’ diye sormuş. Buna yönelik adımların atılması muhtemeldir. Çünkü son birkaç gündür umut hakkından bahsediliyor. Planlanan düzenlemelere İYİ Parti olarak karşı duruş sergileyeceğimizi ifade etmek isterim” yanıtını verdi.

    ”TBMM’NİN YETKİLERİ ARASINDA DEĞİLDİR”

    CHP’ye yönelik tepkisi sorulan Dervişoğlu, “Bu meselenin TBMM’de çözümünün aranması, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un durumdan vazife çıkarmasının gerektiğinin ifade edilmesi son derece mahsurlu cümlelerdir. Burada ne isteniyor? Türk kimliğinin, vatandaşlık tanımının, üniter devlet yapısının, milli devlet anlayışının sorgulanması TBMM’nin yetkileri arasında değildir. Bu yolda birtakım düzenlemelere gidelim yolunda adımlar atılacaksa şayet, bunlar bu mevcut melun planı masum hale getirmek üzere sevk edilmiş cümlelerdir. Muhalefet partileri ifadelerimi karşı duruş olarak değerlendirmesin. Muhalefet partisi deyince de sadece Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik beyanda bulunuyorum hissiyatı yaratılıyor. Bunu muhalefet statüsünde olan başka partilerin liderleri de söylüyor. Ben bütün olarak şunu söylüyorum; bu kötü gidişata dur diyebilmenin yolu vatandaşlık şuuruyla hareket edip, hangi siyasi partinin içerisinde olursak olalım, olumsuzluğa karşı direnç sergilemektir. Başka yolumuz yoktur. Adalet ve Kalkınma Partisi içinde de Cumhur İttifakı’nın içinde de kötü gidişatı tespit edecek ve o kötü gidişatı önleme arzusu içerisinde bulunan insanların varlığından haberdarım. Bu millet de haberdar olsun” dedi.

    “ROLLER DAĞITILMIŞ, REPLİKLER HAZIRLANMIŞ”

    Dervişoğlu, DEM Parti ile Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasındaki diyalogların anımsatılması üzerine, “Uygulanmak istenen bir şey var. Roller dağıtılmış, replikler hazırlanmış, zamanlama planlanmış. Adeta set kuruldu. Dolayısıyla herkes zamanı geldiğinde kendi rolünü oynuyor.  Bir film setindeymişim gibi hissediyorum kendimi. Bu kadar insan birbirine bu denli komplimanlar yapıyorlarsa, belli ki aynı senaryonun bir parçası ve hazırlanmış replikleri okuyorlardır. Böyle sıkı fıkı ilişkilerde biliyorsunuz set aşkları doğar. Ben bunun süreç aşkları olarak tanımlanmasını ve siyasetten ziyade magazin konusu olmasını arzuluyorum” ifadesini kullandı.

    Anayasa’ya göre Erdoğan’ın bir kez daha aday olamayacağını hatırlatan ve bu noktada iştahının kabartılmaması gerektiğini vurgulan Dervişoğlu, “Buna muhalefetin vesile olmasını içime sindiremiyorum” dedi.

    İYİ Parti’de yaşanan milletvekilleri istifalarını arınma ve özgürleşme olarak değerlendirdiklerini belirten Dervişoğlu, partisinin oylarında yükselme olduğunu ekledi.

  • Ovacık Belediyesi Başkanı Sarıgül: “Bize telkin ettikleri bir işlemi bile suç olarak görüyorlar”

    Ovacık Belediyesi Başkanı Sarıgül: “Bize telkin ettikleri bir işlemi bile suç olarak görüyorlar”

    Yerine kayyum atanan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, hakkında açılan davaya konu olan teröristin cenazesinin bölgeden alınmasını Savcılığın istediğini belirterek, “Aslında kendilerinin bize telkin ettikleri bir işlemi bile suç olarak görüyorlar” dedi.

    Yerine kayyum atanan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, hakkında açılan davaya konu olan teröristin cenazesinin bölgeden alınmasını Savcılığın istediğini belirterek, “Aslında kendilerinin bize telkin ettikleri bir işlemi bile suç olarak görüyorlar” dedi.

    CHP’li Ovacık Belediyesi Başkanı Mustafa Sarıgül, 20 Kasım’da, yargılandığı Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “terör örgütüne üye” olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası almıştı.

    Sarıgül, terör örgütü üyelerinin cenazelerine katıldığı suçlamasıyla ceza aldıktan sonra 22 Kasım’da İçişleri Bakanlığı’nca görevden alınarak yerine Ovacık Kaymakamı Hüseyin Şamil Sözen’in atanmasının ardından, hakkında açılan davaya ve yerine kayyum atanmasına ilişkin değerlendirmede bulundu.

    Sarıgül, bölgede güvenliğin olmaması nedeniyle savcının kendileriyle görüşüp, teröristin cenazesini almasını istediğini aktardı. Bu durum nedeniyle hapis cezası aldığını söyleyen Sarıgül, şöyle konuştu:

    “Söz konusu davaya ilişkin iddianameye baktığımızda, 2014’ten beri takip edilen, 8 yıl sonra davası açılmış. Yol kapama eylemiyle ilgili hakkımızda açılan dava dosyası gizli tanık, açık tanık ve sahte belgelerle doldurulmuş, ağırlıklı olarak 2012-2013 yılları arasında yaşanan olaylardan söz edilmiş, 2012 yılında katıldığımız bir cenaze de yer almıştı.

    O cenaze olayı; biz o cenazeye katılırken, sevdiğimiz bir dostumuzun oğlu dağa gitmiş ve 17 yaşındayken öldürülmüş. Bu cenazenin köyünde defnedilmesi gerekiyordu. Savcılık bölgede güvenliğin olmadığından dolayı belediyeden ‘Bu sorunu çözebilir misiniz’ dedi. Biz de bu meseleyi çözmüşüz. O cenazenin, 3 gününe, 40 gününe katıldığımıza ilişkin suçlumalar oldu. Bu toplumda, ölen kişinin 3, 40 günleri ve birinci seneyi devriyesine herkes gider. Gidilmezse ayıp sayılır. Ama bu kültür bilinmediği için bizim buralara gitmemizi suç unsuru olarak gördüler. Aslında kendilerinin bize telkin ettikleri bir işlemi bile suç olarak görüyorlar.

    ‘’BİZİM BELEDİYE BAŞKANI BUNLARA FAZLA GÖRÜLÜYORDU”

    Ovacık Belediyesi’ne kayyum atanmasının bir diğer nedeninin de maden şirketlerinin bölgede çalışmalarını sağlamak olduğunu iddia eden Sarıgül, şunları söyledi:

    “Ovacık’ın Erzincan’ın İliç ilçesine yakın olması nedeniyle maden şirketleri altın ve bakır ile ilgileniyor. Biz 15 yıldır buradaki sivil toplum kuruluşlarıyla dayanışma içindeyiz. Partimiz ne olursa olsun. Mesele doğa olunca her zaman öncülük yaptık. Bu gibi çalışmaları yürüttüğümüz için sürekli, bazen açıktan, bazen aba altında sopa göstererek, bazen de gizli mesajlarına maruz kalmak şartıyla bu doğa tahribatına asla izin vermeyeceğimizi bildikleri için bizim belediye başkanı olmamız bunlara fazla görünüyordu.”

    “BURADAKİ BELEDİYENİN İSYANI HALKIN İSYANIDIR”

    Ovacık Belediyesi’nin her zaman örnek bir belediye olduğunu söyleyen Sarıgül, şöyle dvam etti:

    “Biz burada sadece halkımıza karşı sorumluyuz. Cezayı alacaksak, o cezayı bu halkımızdan alacağız. Biz bunu biliyoruz. Buradaki belediyenin isyanı bu halkın isyanıdır. Daha önce ağababaları FETÖ’nün ‘Herkes bir yana bu Dersimliler bir yana. Onlar şeytanın başı, onları ezin’ dediğini de iyi biliyoruz. Evet, herkes bir yana Dersimliler bir yana. Bu Dersimliler doğasına ve ananelerine bağlıdır ki bundan dolayı vazgeçmiyorlar. Kültürümüze, dilimize, değerlerimize hiç saygısı olmayan birilerinin gelip bizi yönetmesi, burayı barikatlarla çevirirken ‘Biz sizden değiliz’ dediklerinin ispatının durumudur. Kayyum gelsin aramızda olsun. Hadi gelsin ‘Bu hukuksuzluğa ben de hayır diyorum’ desin. Bu bir hırsızlıktır. Sen devletsin. Ben hırsızlık yaptığımda senin amirin bile olsam, sana talimat versem uymayacaksın. Bir kere uymazsan Türkiye değişir. Hep biz mi fedakarlık yapalım, hep biz mi ölelim? Başkasının malına el uzatmasınlar. Bu, bitmek bilmez Muaviye zihniyetidir. Kendilerine göre, din, yasa yapıyor. Her şeyi kendilerine göre uyduruyorlar. Buraya gönderdikleri kolluk kuvvetleri de neye uğradığını şaşırmışlar. ‘Biz neden buraya geldik’ diyorlar. Biz burada bunu yapacaksak Türkiye’de nasıl barışı sağlarız. Herkes bilsin bu toplum inançlarından, örf ve adetlerinden taviz vermeyecek.”

  • Erdoğan’dan Özgür Özel’e çağrı: ‘Tarihi fırsat, vücudunu taşın altına koydu…’

    Erdoğan’dan Özgür Özel’e çağrı: ‘Tarihi fırsat, vücudunu taşın altına koydu…’

    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

    29 Ekim sevinci çeşitli tören ve etkinliklerle, büyük bir gururla yaşandı. Bayram sevincimizi paylaşan herkese, tüm liderlere buradan teşekkür ediyorum. Milli mücadelenin şehit ve gazilerini, tarihimiz boyunca vatan savunmasında kahramanca çarpışan tüm şehitlerimizi, tüm yiğit gazilerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyorum.

    TUSAŞ SALDIRISI

    * Geçen hafta Cumhuriyetimizin en büyük kazanımlarından biri olan TUSAŞ’ın tesislerine yönelik alçakça bir terör saldırısı oldu. Bu saldırıda şehit düşen kardeşlerimize de rahmetler diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyorum.

    * Dün TUSAŞ’ı ziyaret ettik, çalışanlarla kucaklaştık. Yerli milli helikopterimiz T625 GÖKBEY’in ilkini törenle Jandarma Genel Komutanlığı’mıza teslim ettik. Yıl sonu gelmeden iki GÖKBEY’i daha jandarmamıza teslim etmiş olacağız. 2026’da toplam 20 adet GÖKBEY helikopterimizin farklı kurumlarımıza teslimatını gerçekleştireceğiz. TUSAŞ çalışanlarımızı daha azimli gördüm, gözlerinde adeta bir adanmışlık duygusu vardı. Hainlere rağmen daha fazla üreterek, çalışarak şehit arkadaşlarının ruhlarını şad etmeyi sürdüreceklerine inanıyorum.

    29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI

    * Cumhuriyet milletimizin ortak kararı olarak vücut bulmuştur. Cumhuriyet, belli bir şahsın, belli bir zümrenin, belli bir kitlenin, belli bir mezhebin, etnik kökenin cumhuriyeti değildir. Bu cumhuriyet, zenginin olduğu kadar yoksulun da cumhuriyetidir. Bu cumhuriyet, Alevi’nin de Sünni’nin de cumhuriyetidir. Sağın da solun da cumhuriyetidir. Bu cumhuriyet, Türk’ün de, Kürt’ün de cumhuriyetidir. Bu cumhuriyet ben Türkiye Cumhuriyeti’nin onurlu bir vatandaşıyım diyen Laz’ın, Çerkez’in, Rum’un yani herkesin cumhuriyetidir.  Bu vatana bağlı kimsenin cumhuriyetle bir sorunu yoktur.

    “TÜRKİYE SIRADAN BİR DEVLET DEĞİLDİR”

    * Şehitlerimizin kanından rengini alan al bayrağımızla, birliğimizin, kardeşliğimizin temel metni olan İstiklal Marşı’mızla cumhuriyet aydınlık geleceğimizdir. Cumhuriyet ruhunu korumaya, kollamaya devam edeceğiz. Yakın coğrafyamızdaki bazı ülkeler aynı başarıyı gösteremediler. Osmanlı bakiyesi coğrafyada 1 asırdır kan, gözyaşı, savaş, çatışma dinmiyor. Türkiye de bu kaostan ister istemez etkileniyor. Hata şuradadır. Coğrafyamızdaki kaosa bakanlar, korkmuşlar, ürkmüşler, tedirgin olmuşlar ve cumhuriyetimize ürkek bir kuş muamelesi yapmışlardır. İç düşmanlar üretmeye yol açmıştır.

    * Bu milletin her bir ferdi, özellikle gençlerimiz şunu iyi bilmeli. Türkiye sıradan bir devlet değildir. Biz 29 Ekim’de ilk defa tarih sahnesine çıkmış değil, sahneye yeniden çıkmış bir milletiz. Kuşkusuz 29 Ekim çok önemlidir. Tarihin kritik bir dönüm noktasıdır ancak bu aziz millet, yüz yıllardır, bin yıllardır hem tarih sahnesinde var olan hem de tarih yazan, tarih yapan bir milletdir.

    “BU CUMHURİYET KORKMAZ”

    * Şanlı zaferleri ile yeryüzünde başı dik, gururla yürümeyi hak eden yegane millet bizim milletimizdir. Bu millet mazlum ve mağdurların, ezilenlerin, kimsesizlerin, tüm insanlığın umudu bir millettir. Unutmayın, düşersek yeniden doğruluruz. Yanarsak küllerimizden yeniden doğarız. Yıkılırsak yeniden dimdik ayağa kalkarız. Kolumuzu, kanadımızı kesseler daha gür, daha köklü, daha güçlü bir fidana dönüşürüz. Kimse bizi yanlış bellemesin. Hele hele bu milletin hiçbir ferdi korku, ümitsizlik, karamsarlık içinde olmasın. Onun için söylüyorum. Bu cumhuriyet korkmaz. Korku, cumhuriyetimizin bir vasfı asla ve asla olamaz.

    “DEPREM DARBESİNİ YAŞAMIŞ OLAN…”

    * Büyük deprem darbesini yaşamış olan Hatay’da bir yeniden diriliş var. Yeniden ayağa kalkış var. Şimdi diğer illerimizi ziyaret edeceğim. Bize durmak yok, biz yine küllerimizden dipdiri ayağa kalkarak yola devam edeceğiz. Tek başına savunma sanayiinde elde ettiğimiz mesafe bile ülkemizin nereden nereye geldiğinin en anlamlı göstergesidir. 23 yıl önce biz neredeydik, şimdi neredeyiz? Yüzde 80. Terör, bütün her türlü gayretleriyle saldırmasına rağmen şu anda yüzde 80’i yakaladık ve değişik alanlarda hamdolsun savunma sanayiinde ayağa kalktık. Belli dönemlerde cumhuriyetin öz evlatları ayrımcılığa, dışlanmaya maruz kaldılar, görmezden gelindiler. Ötelendiler, hırpalandılar. Elbette çok güzel günler de gördük ama ondan daha fazla hüzün gördük, acı gördük, gözyaşı gördük, baskı gördük.

    * AK Partimizi 2001’de kurarken en büyük hedefimiz devlet ile milleti kucaklaştırmak, cumhur ile cumhuriyeti buluşturmaktı. Kardeşliği büyütmekten asla vazgeçmedik. Göreve geldiğimizde ülkemizin tamamıyla birlikte Doğu ve Güneydoğu illerimizde ciddi bir ihmalkarlık söz konusuydu. Hiç kimse inkar edemez ki Doğu ve Güneydoğu illerimize altyapısı ile üstyapısı ile üretimi ile tarihin en büyük yatırımlarını biz yaptık. Bunu yaparken dedik ki terörü ve terörün ürediği bataklığı kurutacağız, kardeşliği büyüteceğiz.

    “SIRTIMIZDAN HANÇERLENDİK”

    * Aradan geçen 22 yıl boyunca aynı istikamette sarsılmadan yürüdük ve yürüyoruz. Türk ile Kürt’ün kardeşliğini büyütmek için ne yapılması gerekiyorsa, nasıl yapılması gerekiyorsa hemen hepsini yaptık, denedik, tecrübe ettik. Her seferinde karşımıza bir duvar, ihanet çıktı. Sorundan beslenenler, sorunun çözülmesine engel oldular. Terörün bitmesini istemediler. Şiddetin sona ermesine rıza göstermediler. Türkiye’nin her alanında büyüyeceğini görenler kardeşliğin önüne set çektiler, tuzaklar kurdular. Gizli aparatlarını harekete geçirdiler. Çok beden ödedik, çok ihanet gördük. Sırtımızdan birilerinin dediği gibi maalesef hançerlendik. Kardeşlik hukukundan asla ve asla ayrılmadık.

    ‘TERÖR’ MESAJI: BU MESELEYİ GÜNDEMDEN ÇIKARACAĞIZ

    * 40 yıllık siyasi hayatımızı taçlandırmak istiyoruz. Bu meseleyi gündemden çıkaracağız. Türkiye bugün düne göre çok farklı bir yerde. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile uyumu ve koordinasyonu güçlendirdik. Ordumuza, emniyetimize, istihbaratımıza sızmış olan FETÖ’yü temizledik, temizliyoruz. Millet iradesi üzerindeki tüm vesayetleri kaldırdık. Savunma sanayii atılımları ile terörle mücadelede büyük ilerleme kaydettik.

    BAHÇELİ’NİN TARİHİ ÇAĞRISINA YANIT

    * 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Cumhur İttifakı’nı kurarak hem devletimizin gücüne güç kattık hem de milletimize özgüven kazandırdık. Buradan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye tüm MHP camiasına, grubum adına selam ve şükranlarımızı tekrar ifade ediyorum. Devlet Bey, tavır, konuşma, söylem ve siyasetiyle, cesur çıkışları ile daima tarihe not düşen, tarihe istikamet çizen bir lider. Milliyetçiliğin ne olduğunu en açık, en sarih, en çarpıcı şekilde izah etmiştir. Son çağrılarını bu çerçevede okuyanlar tarihi fırsat penceresini görmekte ve heyecanlanmaktadır. Ortak çıkarlar yerine şahsi gündemleri peşinde olanlar tutarsızlık ve boş laf bataklığında çırpınıyor. Bizim muhatabımız milletimizdir. Milletimizin de Türkiye’nin terör kamburundan kurtulması, dünyada ve bölgesinde yaşanan istikrarsızlıklardan uzak kalması noktasında gereken adımların atılması yaklaşımımızı desteklediklerini biliyoruz. Bizim Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki bölücü terör örgütüne, Kandil’deki terör baronlarına hiçbir çağrımız yoktur, olamaz.

    ÖZGÜR ÖZEL’E ÇAĞRI

    * Türkiye’nin terörü destekleyen, teröre arka çıkan, kardeşliğe değil husumet, hukuka değil hukuksuzluğa hizmet eden oluşumlara taviz vermesi mümkün değil. Terörle siyaset, şiddetle demokrasi yan yana gelmez. Aynı kapta bir arada bulunmaz. Bir koltukta terör, diğerinde sivil siyaset taşınmaz. Buradan CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’e de takdirlerimi iletiyorum. Devlet herkesin devleti olmalı, devlet herkesi eşit kucaklamalı. Açık yürekle dile getirdiği için sayın Özel’i tebrik ediyorum. CHP’nin Özel’in genel başkanlığında kardeşlik safında yer alacağına ben yürekten inanmak istiyorum.

    ESENYURT BELEDİYE BAŞKANI ÖZER’İN GÖZALTINA ALINMASI

    * Hukuksuzluk nedir bunu da öğreneceksin. Şunu bilmen lazım. Hukuksuzluğun olduğu yerde adalet olmaz. Hukuksuzluğun oldu yerde adil yönetim biçimi olmaz. Bunları öğrenmeye mecbursun. Terör örgütünün mensupları Esenyurt’u kasıp kavururken bundan neden rahatsız oluyorsun. Burada mevcut yönetime destek vereceksin. Attığımız adımlardan geri durmayacağız. Bizim asli muhatabımız bizzat Kürt kardeşlerimizin kendisidir. Sayın Özel, benim Kürt kardeşim artık 40 yıldır bölücü örgüt üzerinden sahnelenen kurguyu görmektedir. Avrupa’daki gösteride örgüt paçavraları yanında İsrail bayrağı da sallandığını görüyor, bunu sen de göreceksin.

    “SEVGİLİ KÜRT KARDEŞ, BU ELİ SIMSIKI TUT”

    * Sayın Devlet Bahçeli’nin, MHP’nin tüm vücudunu taşın altına koymasıyla fırsat penceresi açıldı. Siyaset kurumu tarafından çok iyi değerlendirilmeli. 85 milyon olarak aşımız bir, ekmeğimiz bir, kıblemiz bir, vatanımız, toprağımız bir. Marşımız bir. Devletimiz bir. Mazimiz bir. Sevgili Kürt kardeşim, senden bu eli sımsıkı tutmanı bekliyorum. İsrail’in aparatlığını, emperyalistlerin uşaklığını aradan çekip çıkarmanı istiyorum. Sevgili Kürt kardeşim, imanına, vatanına, toprağına, ezanına, kardeşlik hukukuna sahip çıkmanı istiyorum, Gel, Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa edelim diyoruz. Gel, cumhuriyeti birlikte esenlik yurdu yapalım diyoruz. Yumruklarını sıkanları aradan çıkartalım diyorum. Gel, terörü meşrulaştıranların, sırtını dağa verenlerin altındaki zemini boşaltalım diyorum.

  • Mansur Yavaş, Bahçeli’nin Öcalan açıklamalarını değerlendirdi

    Mansur Yavaş, Bahçeli’nin Öcalan açıklamalarını değerlendirdi

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ile ilgili açıklamaları için “Hepimiz şaşkınız.

    Geçmişte söylenenlerle şimdiye bakıldığı zaman tavır değişikliğinin sebebini anlamaya çalışıyoruz. Buna en iyi cevabı toplum verecektir” dedi.

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’a, örgütü lağvetmesi koşuluyla, “Umut hakkı için başvurması ve TBMM’de DEM Parti Grup Toplantısı’nda konuşması” için yaptığı çağrıya ilişkin değerlendirmede bulundu. Tarihi Kentler Birliği toplantısına katılmak üzere Şanlıurfa’da bulunan Yavaş, gazetecilerin soruları üzerine “Hepimiz şaşkınız. Geçmişte söylenenlerle şimdiye bakıldığı zaman tavır değişikliğinin sebebini anlamaya çalışıyoruz. Buna en iyi cevabı herhalde toplum verecektir’’ dedi.

    Yavaş, “Son 24 saatte toplumun nabzını tutabildiniz mi” sorusu üzerine de şöyle konuştu:

    “Onu tutamadım. Herhalde yarın, birgün grup toplantıları bittikten sonra daha iyi değerlendirilecektir. Biz de o zaman daha iyi nabız ölçme imkanı bulacağız. Çünkü bugün Yeni Şafak gazetesi de Sayın Bahçeli’nin yaptığı açıklamaların tersine bir manşet attı. İlginç şeyler oluyor yukarıda. Göreceğiz hep beraber.”

  • “TERÖRDEN MEDET UMANLARA, TERÖRDEN BESLENENLERE, MİLLETİN ACILARINI SİYASETİNE MALZEME EDEN KÖTÜLÜĞE ARTIK YETER DİYORUZ”

    “TERÖRDEN MEDET UMANLARA, TERÖRDEN BESLENENLERE, MİLLETİN ACILARINI SİYASETİNE MALZEME EDEN KÖTÜLÜĞE ARTIK YETER DİYORUZ”

    CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde 12 askerin şehit olduğu terör saldırısına karşı, partisine mensup 81 il ve ilçe örgütüyle eş zamanlı olarak basın açıklamasını Güngören’de okudu. Özgür Çelik, “Terörden medet umanlara, terörden beslenenlere, milletin acılarını siyasetine malzeme eden kötülüğe artık yeter diyoruz. Fakir fukaranın şehit olduğu, iktidar sahiplerinin zengin olduğu düzene artık yeter diyoruz. Bu düzeni değiştirene kadar durmadan çalışacağız” dedi.

    CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 81 il ve ilçe örgütüyle eş zamanlı olarak 22-23 Aralık 2023 gecelerinde terör örgütünün saldırıları sonucu şehit olan 12 askerle ilgili basın açıklamasını Güngören’de yaptı. Çelik, CHP Güngören İlçe Başkanı Canan Yılmazcan ve ilçe yönetiminin bulunduğu açıklamada, “22-23 Aralık 2023 gecelerinde arka arkaya gelen kara haberlerle sarsıldık. Pençe Kilit Harekat bölgesinde 12 vatan evladımızı bölücü terör örgütünün hain saldırılarında şehit verdik. Yüreğimiz yandı, bağrımıza taş oturdu. Acımız büyük. Bugün, gencecik vatan evlatlarını toprağa verdiğimiz hain terör saldırılarına, bu insanlık dışı saldırıların yol açtığı onarılmaz acılara Artık Yeter demek için buradayız” dedi.

    Özgür Çelik, basın açıklamasında şunları dile getirdi:

    “BÜTÜN ŞEHİTLERİMİZİN AZİZ HATIRASINI SONSUZA DEK YAŞATACAĞIMIZA SÖZ VERİYORUZ: Piyade Teğmen Ramazan Günay, Piyade Uzman Çavuş Mehmet Serinkan, Piyade Uzman Onbaşı İsmail Yazıcı, Piyade Sözleşmeli Er Semih Yılmaz, Piyade Uzman Çavuş Abdulkadir İyem, Piyade Uzman Çavuş Ahmet Arslan, Piyade Sözleşmeli Er Emre Taşkın, Piyade Sözleşmeli Er Yasin Karaca, Piyade Sözleşmeli Er Çağatay Erenoğlu, Piyade Sözleşmeli Er Cebrail Dündar, Piyade Sözleşmeli Er Enis Budak, Piyade Sözleşmeli Er Kemal Aslan. Şehitlerimizin her birinin ayrı bir hikayesi, arkada bıraktıkları aileleri, evlatları, eşleri var. Şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, acılı ailelerine başsağlığı ve sabır, yaralanan askerlerimize şifa diliyoruz. Terörü, bölücü terör örgütü PKK’yı ve insanlık dışı yöntemlerini lanetliyoruz. Sadece kınamıyoruz; lanetliyoruz! Toprağa verdiğimiz kahraman evlatlarımızın, bütün şehitlerimizin aziz hatıralarını sonsuza dek yaşatacağımıza söz veriyoruz.

    ASKERLERİMİZİN CAN GÜVENLİĞİNİ TAKİP ETMEK EN ÖNEMLİ SORUMLULUĞUMUZDUR: Aynı operasyon bölgesinde iki gece içerisinde 12 şehit verilmesi hepimizi derin bir endişeye sürükledi. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, askerlerimizin güvenliği için, ilk andan itibaren Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bilgilendirilmesi gerektiğini dile getirdik. Bütçe görüşmelerini sürdüren Meclisimizin derhal bir kapalı oturum yapması ve Milli Savunma Bakanının Gazi Meclis’e gelerek milletvekillerini bilgilendirmesi gerektiğini söyledik. Askerlerimizin can güvenliği ve sağlıkları bizler için her şeyden önceliklidir. Askerlerimizi tehlikeye atacak bir güvenlik zafiyeti olup olmadığını, askerlerimizin can güvenliğini ilgilendiren kararların doğru bir şekilde alınıp alınmadığını takip etmek en önemli sorumluluğumuzdur.

    CUMHURBAŞKANI YAS İLAN ETMEDİ, YASI MİLLETİMİZİ KENDİ İLAN ETTİ: Biz milli birlik ve beraberlik duygularımızı ifade edip bu sorumluluklarımızı yerine getirmeye çalışırken; iktidar sahipleri kendi sorumluluk alanlarını unutturma hedefiyle yine büyük bir oyunun, aldatmacanın, algı operasyonlarının peşine düştü. Biz şehitlerimizi, ailelerini, şu anda sınır ötesinde görev yapan Mehmetçiklerimizi düşünürken, Ankara’da birileri alışılmış ezberleri tekrar etmekle meşguldü. Her şeyden önce üç günlük milli yas ilan edilmesini talep ettik. Suudi Arabistan Kralı için üç gün yas ilan edenler, bayrakları yarıya indirenler oralı olmadılar. Cumhurbaşkanı yetkisini kullanarak yas ilan etmedi, yası milletimiz kendi ilan etti.

    TERÖRÜ BİR SONRAKİ ŞEHİT CENAZESİNE KADAR UNUTAN BU ANLAYIŞLA ORTAKLAŞMAYACAĞIZ: Biz milli yas ilan edilsin derken, kendi siyasi çıkarlarını düşünenler her zaman olduğu gibi bir A4 kağıdına iki paragraf yazıyla görev savmaya kalktılar. Biz artık evlatlarımız şehit olmasın diye, askerlerimiz daha iyi korunsun, kimse şehitlerimiz üzerinden siyaset yapmasın diye; terörü bir sonraki şehit cenazesine kadar unutan bu anlayışla ortaklaşmadık. Bundan sonra da ortaklaşmayacağız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu anlayışla, onların A4 kağıda yerleştirdikleri 2 paragraftan ibaret metne değil; terörü lanetleyen, şehitlerimizin aziz hatırasına sahip çıkan ve sorumluları göreve çağıran işte bu bildirimize imza attık.

    81 VİLAYETİN HİÇBİR YERİNE ATEŞ DÜŞMESİN DİYE SORULMASI GEREKEN SORULARI SORMAYA SONUNA KADAR DEVAM EDECEĞİZ: 81 ilin hiçbir yerine ateş düşmesin diye sorulması gereken soruları sormaya devam edeceğiz. Ana muhalefet partisi olarak, görevi başındaki askerlerimizin güvenliği için sorular sormak, talepte bulunmak bizim görevimiz ve asla terk etmeyeceğimiz sorumluluğumuzdur. 81 vilayetin hiçbir yerine ateş düşmesin diye; bu sorumluluğumuzu yerine getirmeye, sorulması gereken soruları sormaya sonuna kadar devam edeceğiz.

    TÜRKİYE İÇİN YENİ BİR YOL AÇIYORUZ. YOLUMUZ DOĞRUDUR. BU YOLDA CESARET VE KARARLILIKLA YÜRÜYECEĞİZ: Bizler, terör örgütleriyle müzakere masasına oturanlarla, “Birkaç Mehmet öldü diye Meclis’i mi toplayacağız” diyenlerle, siyasi çıkarları için bölücü terör örgütünün liderinin mektubunu devletin kanalında okutanlarla, Meclis kürsüsünde “Eyalet, özerklik ve federasyon tartışılmalı” diyenleri yerli ve milli ilan edenlerle hizalanmayacağız. Bizler, şehit cenazelerinde cenaze sahiplerine saygısızlık yapanların, siyasi militanlarıyla tehlikeli provokasyonlara girişenlerin, bir eli bayrağa sarılı tabutun üstündeyken diğer elinde mikrofonla cenazeyi mitinge çevirmeye kalkanların arkasına dizilmeyeceğiz. Bizler, pencerelerine ay yıldızlı bayrak asılan yoksul evlerin sesi olmaya devam edeceğiz. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi olarak; 86 milyon için, Türkiye için yeni bir yol açıyoruz. Yolumuz doğrudur. Bu yolda cesaret ve kararlılıkla yürüyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler, Genel Başkanımız Özgür Özel’in de ifade ettiği gibi, Hain terör saldırılarına, gencecik vatan evlatlarının toprağa düşmesine artık yeter diyoruz. Bu vatanın, kerpiç evlerde oturan fakir evlatları şehit olurken iktidar sahiplerinin zenginleşmesine artık yeter diyoruz. Terörden medet umanlara, terörden beslenenlere, milletin acılarını siyasetine malzeme eden kötülüğe artık yeter diyoruz. Fakir fukaranın şehit olduğu, iktidar sahiplerinin zengin olduğu düzene artık yeter diyoruz. Bu düzeni değiştirene kadar durmadan çalışacağız. Artık yeter.”

  • “‘FIRAT’IN KENARINDA BİR KOYUN KAYBOLSA BANA SORUN’ DİYEN CUMHURBAŞKANI, 12 ASKERİN ŞEHİT OLMASINDAN SONRA SORUMLU OLARAK ÇIKMALI VE SORULARIMIZA CEVAP VERMELİDİR”

    “‘FIRAT’IN KENARINDA BİR KOYUN KAYBOLSA BANA SORUN’ DİYEN CUMHURBAŞKANI, 12 ASKERİN ŞEHİT OLMASINDAN SONRA SORUMLU OLARAK ÇIKMALI VE SORULARIMIZA CEVAP VERMELİDİR”

    CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, “‘Fırat’ın kenarında bir koyun kaybolsa bana sorun’ diyen Cumhurbaşkanı, 12 askerin şehit olmasından sonra sorumlu olarak çıkmalı ve ona sorduğumuz sorulara cevap vermelidir. Saklanarak, gizlenerek bu bozuk düzenden nemalanarak sarayda yaşamaya devam edip, yoksulları, emekçileri, askeri, polisi görmezden gelerek, onların can güvenliğini önemsemeyerek uzun süre bu ülkeye Cumhurbaşkanlığı yapamaz” dedi.

    CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, 81 il ve ilçe örgütüyle eş zamanlı olarak 22-23 Aralık 2023 tarihinde Pençe-Kilit Harekâtı bölgesine yapılan terör saldırıları sonucu şehit olan 12 asker için CHP Çankaya İlçe Başkanlığı’nın önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı CHP Çankaya İlçe Başkanı Fahri Yıldırım okudu. Yıldırım, şunları kaydetti:

    “BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜ PKK’YI VE İNSANLIK DIŞI YÖNTEMLERİNİ LANETLİYORUZ”

    “22-23 Aralık 2023 gecelerinde arka arkaya gelen kara haberle sarsıldık, Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde 12 vatan evladımızı bölücü terör örgütünün hain saldırılarında şehit verdik. Yüreğimiz yandı, bağrımıza taş oturdu. Acımız büyük.

    Piyade Teğmen Ramazan Günay, Piyade Uzman Çavuş Mehmet Serinkan, Piyade Uzman Onbaşı İsmail Yazıcı, Piyade Sözleşmeli Er Semih Yılmaz, Piyade Uzman Çavuş Abdulkadir İyem, Piyade Uzman Çavuş Ahmet Arslan, Piyade Sözleşmeli Er Emre Taşkın, Piyade Sözleşmeli Er Yasin Karaca, Piyade Sözleşmeli Er Çağatay Erenoğlu, Piyade Sözleşmeli Er Cebrail Dündar, Piyade Sözleşmeli Er Enis Budak, Piyade Sözleşmeli Er Kemal Aslan.

    Şehitlerimizin her birinin ayrı bir hikayesi, arkada bıraktıkları aileleri, evlatları, eşleri var. Şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, acılı ailelerine baş sağlığı ve sabır, yaralanan askerlerimize şifa diliyoruz. Terörü, bölücü terör örgütü PKK’yı ve insanlık dışı yöntemlerini lanetliyoruz. Sadece kınamıyoruz, lanetliyoruz. Toprağa verdiğimiz kahraman evlatlarımızın, bütün şehidimizin aziz hatıralarını sonsuza dek yaşatacağımıza buradan söz veriyoruz.

    Meclisimizin derhal bir kapalı oturum yapmasını ve Milli Savunma Bakanı’nın gazi Meclis’e gelerek milletvekillerini bilgilendirmesi gerektiğini söyledik, askerimizin can güvenliği ve sağlıkları bizler için her şeyden önceliklidir. Askerimizi tehlikeye atacak bir güvenlik zafiyetinin olup olmadığını, askerimizin can güvenliğini ilgilendiren kararların doğru bir şekilde alınıp alınmadığını takip etmek en önemli sorumluluğumuzdur.

    “CUMHURBAŞKANI YETKİSİNİ KULLANARAK YAS İLAN ETMEDİ”

    Biz şehitlerimizin ailelerini, şu anda sınır ötesinde görev yapan Mehmetçiğimizi düşünürken, Ankara’da birileri alışılmış ezberlerini tekrar etmekle meşguldü. Her şeyden önce 3 günlük milli yas ilan edilmesini talep ettik. Suudi Arabistan Kralı için 3 gün yas ilan edenler, bayrakları yarıya indirenler oralı olmadılar. Cumhurbaşkanı yetkisini kullanarak yas ilan etmedi.

    81 vilayetin hiçbir yerine ateş düşmesin diye bu sorumluluğumuzu yerine getirmeye, sorulması gereken soruları sormaya sonuna kadar devam edeceğiz. Bizler terör örgütü ile müzakere masasına oturanlarla, ‘Birkaç Mehmetçik öldü diye Meclis’i mi toplayacağız’ diyenlerle, siyasi çıkarları için bölücü terör örgütünün liderinin mektubunu devletin kanalında okutanlarla, Meclis kürsüsünde ‘Eyalet, özerklik ve federasyonu tartışalım’ diyenlerle, yerli ve milli ilan edilenlerle aynı hizaya gelmeyeceğiz.

    CHP olarak bizler, Genel Başkanımız Özgür Özel’in de ifade ettiği gibi hain terör saldırılarına, gencecik vatan evlatlarının toprağa düşmesine artık yeter diyoruz. Bu vatanın kerpiç evlerinde oturan fakir evlatları şehit olurken, iktidar sahiplerinin zenginleşmesine artık yeter diyoruz.

    CHP’nin Genel Başkanı’na sokakta, caddede, salonda, cami avlusunda parmak sallayan, elini sallayan, laf söyleyenler kendilerine dikkat edecekler. CHP örgütleri bundan sonra bu provokasyonlara asla ve asla müsaade etmeyecek. Vatanın birliği, ülkenin bütünlüğü bizim için vazgeçilmezdir.”

    ERKOL: SARAYDA YAŞAYAN DEĞİL, HALKIN İÇERİSİNDE YAŞAYAN BİR CUMHURBAŞKANI İSTİYORUZ

    Yıldırım’ın ardından konuşan CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ise şu ifadeleri kullandı:

    “Gerçekten acılıyız, acımız büyük. Ateş özellikle düştüğü yeri yakıyor. Bu ateşin karşısında birilerinin sorumlu olarak öne çıkması lazım. Bir ülkeyi yönetenler yalnızca Cumhurbaşkanı’nın güvenliğini sağlayarak ülkede güvenliği sağlayamazlar. Her bir yurttaşın, görev yapan her bir polisin, her bir askerin güvenliğinden de bu ülkeyi yönetenler sorumlu. ‘Fırat’ın kenarında bir koyun kaybolsa bana sorun’ diyen Cumhurbaşkanı, 12 askerin şehit olmasından sonra sorumlu olarak çıkmalı ve ona sorduğumuz sorulara cevap vermelidir. Saklanarak, gizlenerek bu bozuk düzenden nemalanarak sarayda yaşamaya devam edip, yoksulları, emekçileri, askeri, polisi görmezden gelerek, onların can güvenliğini önemsemeyerek uzun süre bu ülkeye Cumhurbaşkanlığı yapamaz. Artık biz sarayda yaşayan değil, halkın içerisinde yaşayan bir Cumhurbaşkanı istiyoruz, bu bozuk düzen son bulsun istiyoruz. İnsanca, hakça bir düzen için sonuna kadar mücadele edeceğimizi, hiçbir baskıdan, tehditten korkmayacağımızı buradan bir kez daha yüksek sesle ifade ediyoruz. Ve diyoruz ki; artık yeter, artık yeter, artık yeter.”

  • SEN DEĞİLMİSİN TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MASAYA OTURAN

    SEN DEĞİLMİSİN TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MASAYA OTURAN

    Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Gelin önce şu terör meselesini; suçlu psikolojisiyle bize iftira atmaya çalışan asıl muhatabıyla, yani Erdoğan ile bir konuşalım. Erdoğan, sen değil misin terör örgütleriyle defalarca masaya oturan, kapı arkalarında milletimizden gizli gizli pazarlıklar yapan. Senin ne haddine bizim vatan sevgimizi sorgulamak, senin ne haddine bize kara çalmak. Buradan açık ve tekrar bütün vatandaşlarıma ilan ediyorum; ben terör örgütleriyle asla masaya oturmadım ve hiçbir zaman da oturmayacağım. Nokta. Erdoğan, senin izlediğin hiçbir tavizkar ve gizli kapaklı yolu izlemeyeceğim. Nokta. Dürüst ve ahlaklı olacağım. Ülkem için vatanım için çalışacağım” dedi.

    Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyerek; 28 Mayıs’ta yapılacak ikinci tur Cumhurbaşkanı Seçimi için açıklamalar yaptı.

    CHP Genel Merkezi’nde Kılıçdaroğlu’nun açıklama yaptığı kürsünün fonunda ise ikinci tur için “Türkiye İçin Karar Ver!” sloganı yer aldı.

    Kılıçdaroğlu, “Cumhurbaşkanı Kılıçdaroğlu” sloganıyla, alkışlarla karşılandı. Kılıçdaroğlu, “Seçim günü beraber gideceğiz. Hiç endişe etmeyin” dedi.

    “KARŞIMDA DAHA MERT BİR RAKİP GÖRMEK İSTERDİM”

    Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gerek televizyonlarda gerekse miting alanlarında kendisinin aleyhindeki izlettiği montajlı görüntüleri anımsatarak, “Açıkçası ben karşımda daha mert, daha yürekli bir rakip görmek isterdim. İnsanımız da yani bu ülkenin vatandaşı da miting meydanlarında montajlanan ve bundan medet ummayan adayları hak ediyordu. Yürekli, doğru dürüst, namuslu, doğruları söyleyen, doğruca eleştiren yürekli insanları hak ediyordu. Siyasi kültürümüz bir kez daha lekelendi. Ancak milletimizi çaresizlik içinde iftira ve karalama kampanyalarıyla aldatmaya çalışanlar amaçlarına ulaşamadılar. Vatandaşımız, onlara bu görevi şimdilik ve daha sonra da vermeyecek” diye konuştu.

    “28 MAYIS GÜNÜ İKİ ADAY VE İKİ FARKLI ANLAYIŞ, DAHA ÖNCE BİR SEÇİM OLMAMIŞ GİBİ, SIFIRDAN MİLLETİMİZİN KARŞISINA ÇIKACAK: 14 Mayıs geride kaldı. 28 Mayıs günü Cumhuriyetimiz için, devletimiz ve milletimiz için çok önemli bir seçime gidiyoruz. O gün, yani 28 Mayıs günü iki aday ve iki farklı anlayış daha önce bir seçim olmamış gibi sıfırdan milletimizin karşısına çıkacak. Şunu da söylemek isterim; benim görevlerimden birisi de gerçekleri söylemektir. Başta ilk turda bize inanan, bizi destekleyen 25 milyon seçmen olmak üzere oyunu kullanan tüm vatandaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Herkes sağ olsun.

    İKTİDAR PARTİSİNİN OYLARI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE ERİDİ: Daha önce de belirttiğim gibi, ilk turda sandıktan bu iktidara karşı memnuniyetsizlik ve değişim mesajı çıktı. Erdoğan iktidarının küstahlığına ilk turda çok güçlü bir şekilde dur dedik. Çünkü milletimin oyunun yarısını bile alamadılar. İktidar partisinin oyları önemli ölçüde eridi. Neticede AK Parti, 7 puan geriledi. Bunu bütün milletimin bilmesini isterim.

    MEVCUT YÖNETİMİN KARA PROPAGANDASINA MARUZ BIRAKILDI, BU VATANDAŞLARIMIZ: Sonuçta milletimiz ilk turda yetkiyi iktidara vermeyerek bu sistemden ve bu zihniyetten memnuniyetsizliğini gayet açık bir şekilde ortaya koydu. Bunun yanında, milletimiz bize de çok etkili bir mesaj verdi. Dedik ya doğruları söyleyeceğiz; milletimiz öbür tarafa gereğini yaptı, ama bize de güçlü mesajlar verdi. Kimi vatandaşlarımız sandığa gitmedi, kimi sandığa gidip tepkisel oy kullandı, kiminin de eli istemeye istemeye Erdoğan’a gitti. Çünkü mevcut yönetimin kara propagandasına maruz bırakıldı bu vatandaşlarımız.

    BİZ DE SİZLERİN MESAJLARINI ALDIK: Sevgili vatandaşlarım; şunu da açık yüreklilikle ifade edeyim, biz de sizlerin mesajlarını aldık. Bu güzel memleketimizde adalet, bereket ve huzuru getirmek için ulaşmamız gereken daha milyonlarca vatansever insanımız var. Bu 10 günde tüm gayretimizi o alanda sarf edeceğiz.

    BİZ YSK’YA GEREKLİ TÜM İTİRAZLARI YAPTIK. SON BİR OY DAHİ DOĞRU YAZILANA KADAR TEPELERİNDEYİZ: Ancak öncelikle vatandaşlarımızı bir konuda aydınlatmak ve bu YSK meselesini açıklığa kavuşturmak isterim. Tüm tutanaklar elimizdedir. Tek bir oyun dahi hakkını yedirmeyeceğiz. Biz YSK’ya gerekli tüm itirazları yaptık. Son bir oy dahi doğru yazılana kadar tepelerindeyiz. Ancak bu seçim bir kez daha gösterdi ki bunların usulsüzlük ve ahlaksızlıkları sınır tanımıyor. Bunu da bütün vatandaşlarımın bilmesini isterim.

    HER SANDIKTA EN AZ 5 KİŞİYE İHTİYACIMIZ VAR: 28 Mayıs tarihinde seçim sabahı her sandıkta bu kez 1, 2 değil, 5 müşahide ihtiyacımız var. En az 5 kişiye ihtiyacımız var. Hakkını yedirmeyecek, her koşulda güvenebileceğimiz çok daha yiğit; kadın ve erkek sandık görevlisine de müşahide de ihtiyacımız var. Bunu açık ve net söylüyorum; bize oy veren 25 milyon kişiye çağrı yapıyorum.

    SENİN NE HADDİNE BİZİM VATAN SEVGİMİZİ SORGULAMAK, SENİN NE HADDİNE BİZE KARA ÇALMAK: Ama gelin önce şu terör meselesini suçlu psikolojisiyle bize iftira atmaya çalışan asıl muhatabıyla yani Erdoğan ile bir konuşalım. Erdoğan, sen değil misin terör örgütleriyle defalarca masaya oturan, kapı arkalarında milletimizden gizli gizli pazarlıklar yapan. Senin ne haddine bizim vatan sevgimizi sorgulamak, senin ne haddine bize kara çalmak. Buradan açık ve tekrar bütün vatandaşlarıma ilan ediyorum; ben terör örgütleriyle asla masaya oturmadım ve hiçbir zaman da oturmayacağım. Nokta. Erdoğan, senin izlediğin hiçbir tavizkar ve gizli kapaklı yolu izlemeyeceğim. Nokta. Dürüst ve ahlaklı olacağım. Ülkem için vatanım için çalışacağım.

    SEN DEĞİL MİSİN ONUNLA EL ELE VERİP MİLLETİN ORDUSUNA, ŞANLI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ’NE KUMPAS KURAN: Erdoğan, sen değil misin FETÖ’yü besleyip büyüten, ayağına kadar giden, ‘Ne olursun yalvarıyorum, geri dön’ diyen. Sen değil misin onunla el ele verip milletin ordusuna, şanlı Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kumpas kuran. Ben bunları bilmiyor muyum, bu millet bunları bilmiyor mu. Buradan ilan ediyorum, ben hiçbir zaman Mehmetçiğimize kumpas kuranlarla yan yana durmadım, asla ve asla durmayacağım. Nokta.

    İTHAL OY SAĞLAMAK İÇİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLIĞINI HARAÇ MEZAT SATTIN: Erdoğan, açıkça söylüyorum, sen ülkenin sınırlarına, namusuna sahip çıkmadın. Bu ülkeye bile bile 10 milyondan fazla mülteci getirdin. Bu da yetmedi, ithal oy sağlamak için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını haraç mezat sattın. Kendi vatandaşlarımızı mülteci konumuna düşürdün. Buradan ilan ediyorum, ben iktidara gelir gelmez tüm mültecileri evlerine göndereceğim. Nokta.

    İKİ ADET TORBACIYA ÖLDÜRTTÜĞÜNÜZ ÜLKÜCÜ KARDEŞİMİZ SİNAN ATEŞ’İN HESABINI KUYTUDA SAKLANAN SUÇLULARDAN SORACAĞIM: Erdoğan, sen bu ülkeyi uyuşturucu baronlarına teslim ettin. Anneler, babaları uyuşturucu tacirleri karşısında çaresiz bıraktın. Memleket, mafya babalarının barınağına döndü. Buradan ilan ediyorum, iktidara gelir gelmez, uyuşturucu baronlarının tamamını, kökünü kazıyacağım. Nokta. Bu sebeple, iki adet torbacıya öldürttüğünüz ülkücü kardeşimiz Sinan Ateş’in hesabını kuytuda saklanan suçlulardan soracağım. Yanan yürekleri soğutacağım. Nokta.

    MİLLETİN 5 KURUŞUNDA GÖZÜ OLANIN, BEYTÜLMALE EL UZATANIN GÖZÜNÜ ÇIKARACAĞIM: Erdoğan, sen parmağındaki tek yüzük ile iktidara geldin. Eğer bu yüzükten fazla bir şeyim varsa bana hırsız diyebilirsiniz dedin. Ama şimdi kendini, aileni ve etrafındakilerin yedi sülalesini zengin ettin, Karun gibi yaptın. Bak Erdoğan, ben hiçbir zaman çalmadım, çırpmadım. Buna tenezzül bile etmedim. Buradan ilan ediyorum; devletin ve milletin 5 kuruşunda gözü olanın, beytülmale el uzatanın gözünü çıkaracağım. Ve alacağım o paraları. Ayrıca söz verdim milletime burunlarından fitil fitil getireceğim. Bu memlekette vatansever ve namuslu kamu görevlileri var bunu da hiç kimse unutmasın.

    FARKINDA MISINIZ, BUNLAR KALIRSA ŞEHİRLER SIĞINMACILARIN, MAFYA ÇETELERİNİN, UYUŞTURUCU BARONLARININ KONTROLÜNE GEÇECEK: 28 Mayıs’ta yeni bir seçime giderken vatandaşlarımıza seslenmek isterim; farkında mısınız, bunlar kalırsa 10 milyondan fazla sığınmacı daha Türkiye’ye gelecek. Bir daha söylüyorum, bunlar kalırsa 10 milyondan fazla sığınmacı daha Türkiye’ye gelecek. Farkında mısınız, bunlar kalırsa dolar 30 TL’ye dayanacak, bir kuru ekmek 10 TL’ye çıktığında sefalet derinleşecek, bu kaçaklar, sığınmacılar, potansiyel suç makinesine dönüşecek, yağmalar başlayacak. Farkında mısınız, bunlar kalırsa şehirler sığınmacıların, mafya çetelerinin, uyuşturucu baronlarının kontrolüne geçecek.

    FARKINDA MISINIZ, BUNLAR KALIRSA DOMUZ BAĞIYLA İNSANLARIMIZI ÖLDÜRENLER İKTİDARA ORTAK OLACAK: Farkında mısınız, bunlar kalırsa kadın cinayetleri artarak devam edecek, genç kızlar sokaklarda kendi başlarına gezemeyecekler ve çıkamayacaklar. Farkında mısınız, bunlar kalırsa domuz bağıyla insanlarımızı öldürenler iktidara ortak olacak. Farkında mısınız, bunlar ­teröristlere taviz vererek ülkeyi yönetecek her meşrepten teröristi memlekete ve Meclis’e sokacaklar. Kimse kusura bakmasın, biz buna asla izin vermeyeceğiz. Vatanını seven hiç kimse buna izin vermeyecek. Nokta. Bunun için 28 Mayıs’ta sandığa gitmek ve tehlikeleri önlemek hepimizin ahlaki, vicdanı ve vatani bir mecburiyetidir. Ahlaki, vicdanı ve vatani bir mecburiyet var omuzlarımızda ve hepimiz gideceğiz oylarımızı kullanacağız, bunların tamamını düşünerek.

    EN AZ 1 MİLYON İNSAN SANDIK BAŞINDA OLACAĞIZ, GÜVENLİĞİ SAĞLAYACAĞIZ: İşte bunun için en az 1 milyon insan sandık başında olacağız. Söz mü? En az 1 milyon insan sandık başında olacağız, güvenliği sağlayacağız. Sevgili vatandaşım, seni de oy attığın sandığın başında bekliyorum. Dün söyledim, yine söylüyorum, biz bu vatanı sokakta bulmadık. Milletim ayağa kalksın. Vatanını seven bizimle omuz omuza versin. Vatanını seven, sandığa gelsin.”