Etiket: sinan ateş

  • ÖZEL VE BAHÇELİ ARASINDAKİ GERGİNLİK

    ÖZEL VE BAHÇELİ ARASINDAKİ GERGİNLİK

    CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Özgür Özel’e yönelik sert sözler kullanan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’a yanıt verdi. Emir, Yalçın’ın paylaşımını alıntılayarak “Siyaset dediğin şey “şarjör”, “tabanca”, “parmak sokmak” üzerinden değil; hukuk ve nezaket üzerinden yürür. Korkarım siyasetteki kalibren, övündüğün namlu çapından da küçük” dedi.

    CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’a seslenerek “Korkarım siyasetteki kalibren, övündüğün namlu çapından da küçük” dedi.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin karşılıklı sert açıklamaları gündemdeki yerini koruyor.

    Emir, sabah saatlerinde sosyal medya hesabından Özgür Özel’e yönelik tehdit içerikli paylaşım yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’a yanıt verdi.

    Yalçın’a “Yine okurken zorlandığımız, tek nefeste yazdığını anladığımız bir paylaşımınla Genel Başkanımızı hadsizce hedef almışsın” sözleriyle seslenen Emir, “Ama belli ki “çelişkiyi sanat haline getirme” konusunda kimse eline su dökemiyor. Bir yandan “masumiyeti ispatlanmış insanlara alçakça suç isnadı” diyorsun, birkaç satır sonra iddianamesi bile yazılmamış belediye başkanlarımızı “hırsız” ilan ediyorsun” ifadelerini kullandı.

    Şişli’de geçtiğimiz gün öldürülen Serdar Öktem’i anımsatan Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Senin ülküdaşını vurmakla yargılanan arkadaşların masum da halkın oyuyla seçilmiş belediye başkanlarımız mı suçlu? Bir de açıklamanda ateşli silahlara olan ilgin dikkatimi çekti. Siyaset dediğin şey “şarjör”, “tabanca”, “parmak sokmak” üzerinden değil; hukuk ve nezaket üzerinden yürür. Korkarım siyasetteki kalibren, övündüğün namlu çapından da küçük.”

    ÖZEL VE BAHÇELİ ARASINDAKİ GERGİNLİK

    CHP’nin 1 Ekim’de TBMM açılışına katılamaması Bahçeli’nin tepkisine neden oldu. Bahçeli yeni yasama dönemin ilk grup toplantısında CHP’yi hedef alarak başladı.

    Bahçeli, “Meclis açılışına katılmamak millete saygısızlıktır. CHP yanlışı savunmayı tercih etmiştir. CHP yine baltayı taşa vurmuştur” dedi ve MHP’li avukat Serdar Öktem’in öldürülmesine ilişkin de açıklama yapmadı.

    Bahçeli, ayrıca CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar hakkında da şunları söyledi:

    “CHP’nin hesabını vermesi gereken, hatta yüzleşmesi kaçınılmaz olan korkunç nitelikli rüşvet ve yolsuzluk iddiaları vardır ve ortadadır. Özgür Bey’in savcı ve hâkimlerimizle uğraşması, her vahim iddiayı siyasileştirerek karalaması, meydan meydan dolaşarak zehir aşılaması suçluluk psikolojisinin yansımasıdır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi rüşvet ve yolsuzluğun pençesinde, eko-sistemin esareti altındadır. Yüzleşmek için özgüven, gerçekleri kabullenmek için de siyasi ahlak ve dirayet gerekmektedir. CHP’nin belediyelerde dönen gayri meşru ilişkilerin hesabını vermesi şarttır.”

    Özel ise Bahçeli’ye sert sözlerle yüklendi. Bahçeli’nin CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalara ilişkin açıklamalarına yanıt veren Özel, Sinan Ateş ve Serdar Öktem suikastlarını anımsatarak Bahçeli’nin sessiz kalmasını eleştirdi.

    Özel, “Bakın bütün Türkiye konuşuyor, birileri susuyor. Ankara’nın ortasında vurulan MHP’li, vurup da yargılananlar, mahkemede söylüyorlar; MHP’li. Azmettirenler MHP’li. Serbest bırakıldıktan hemen sonra susturulan MHP’li. Susturanlar MHP’li. Azmettirenler MHP’li. Konuşmayan bir tek sensin MHP’li. Bir tek sensin” dedi.

  • Kılıçdaroğlu duruşmasına katılan Ayşe Ateş’ten açıklama…

    Kılıçdaroğlu duruşmasına katılan Ayşe Ateş’ten açıklama…

    CHP’nin 7’nci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’deki savunmasıyla ilgili öldürülen eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş sosyal medya hesabından açıklama yayımladı.

    Sinan Ateş‘in eşi Ayşe Ateş, CHP’nin 7’nci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun bugün Ankara Adliyesi’nde yaptığı savunmayla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

    Ateş açıklamasına, “Sinan’ı namertçe, vahşice katlettiklerinde arayıp da bulamadığımız şey, vefaydı. Ben hiç kimseye vefasızlık etmeyeceğim” diye başlayarak, “İhtiyaç duyduğunda onun yanında olmak benim için hem insani hem de vicdani bir görev” ifadelerini kullandı.

    Ateş’in paylaşımı şu şekilde:

    “Sinan’ı namertçe, vahşice katlettiklerinde arayıp da bulamadığımız şey, vefaydı.

    Ben hiç kimseye vefasızlık etmeyeceğim.

    Değerli büyüğüm Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, ilk günden bu yana bizi hiç yalnız bırakmadı. Siyasi menfaat gütmedi. Acımızdan istifade etmeye çalışmadı.

    Kıymetli eşi Selvi Hanım’la birlikte hep yanımızda oldu. Bizi hiç geri çevirmedi.

    İhtiyaç duyduğunda onun yanında olmak benim için hem insani hem de vicdani bir görev.

    Bugüne dek yaptıkları için sizlerin huzurunda kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.”

  • Sinan Ateş davasında karar açıklandı

    Sinan Ateş davasında karar açıklandı

    Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş suikastına ilişkin Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülen 22 sanıklı davada karar çıktı. Tetikçi Eray Özyağcı, olayda kullanılan motosikletin sürücüsü Vedat Balkaya, cinayet mahallinde keşif yapan Suat Kurt, azmettiriciler Doğukan Çep ve Ülkü Ocakları’nın eski yöneticisi Tolgahan Demirbaş ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

    MHP’li avukat Serdar Öktem hakkında tahliye kararı verildi. Cinayet Büro eski amiri Mustafa Ensar Aykal’ın dosyasının ayrılmasına ve tutukluluğunun devamına hükmedildi.

    Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin 22 sanıklı davada karar çıktı.

    Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmaya, sanıklar ve taraf avukatları katıldı.

    Savunmaların ardından kararı açıklayan mahkeme heyeti, tetikçi Eray Özyağcı’yı ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve Selman Bozkurt’a yönelik ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan ise 13 yıl hapis cezasına mahkum etti.

    Olayda kullanılan motosikletin sürücüsü Vedat Balkaya ve cinayet mahallinde keşif yapan Suat Kurt, “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, müşteki Selman Bozkurt’a yönelik “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan ise 13’er yıl hapse mahkum edildi.

    ÖZEL HAREKAT POLİSLERİ DE CEZA ALDI

    Cinayetin azmettiricisi olduğu iddiasıyla yargılanan Doğukan Çep, ve cinayetin ardından o dönem MHP’den Mersin Milletvekili olan Olcay Kılavuz’un evinde gözaltına alınan Ülkü Ocakları’nın eski yönetivisi Tolgahan Demirbaş da “tasarlayarak öldürmeye azmettirme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

    Mustafa Uzunlar’a ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 15 yıl ceza verildi. Özel harekat polisleri Aşkın Mert Gelenbey’e ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 15 yıl ceza verildi. Diğer özel harekatçı Murat Can Çolak’a tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 18 yıl ceza verildi. Emre Yüksel’e tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 18 yıl ceza verildi.

    MHP’Lİ ÖKTEM TAHLİYE EDİLDİ, MUSTAFA ENSAR AYKAL’IN DOSYASI AYRILDI

    MHP’li avukat Serdar Öktem hakkında tahliye kararı verildi. Geçmişte Doğukan Çep’in avukatlığını yapan Öktem’in, Ateş cinayetindeki bağlantıları sağladığı iddia ediliyordu.

    Sanıklardan Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Çağlar Zorlu ve Aytaç Ataç’ın beraatine, Caner Güney’in tahliyesine karar verildi.

    Cinayet Büro eski amiri Mustafa Ensar Aykal’ın dosyasının ayrılmasına ve tutukluluğunun devamına karar verildi.

    SAVCININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI

    Sinan Ateş cinayetine ilişkin davanın 19 Temmuz’daki duruşmasında, savcı esas hakkındaki mütalaasını açıklamıştı. Mütalaada, sanıklar Eray Özyağci, Vedat Balkaya, Suat Kurt, Doğukan Çep ve Tolgahan Demirbaş hakkında, “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenmiş, 11 sanığın 20’şer yıla kadar, 1 sanığın 5 yıla kadar hapsi istenirken, 3 sanığın beraatine karar verilmesi, 2 sanığın ise dosyasının ayrılması talep edilmişti.

    NE OLMUŞTU?

    Sinan Ateş, 30 Aralık 2022’de arkadaşı Selman Bozkurt ile Çankaya ilçesinde Çukurambar semtindeki Kızılırmak Mahallesi’nde bir binadan çıktıkları sırada silahlı saldırıya uğramış, saldırıda Ateş bacaklarına ve başına isabet eden kurşunla ağır yaralanırken, Selman Bozkurt omzundan yara almıştı. Ateş daha sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

    MHP ve Ülkü Ocakları, cinayet sonrası herhangi bir taziye mesajı yayımlamamıştı.

    Ateş, 2019’da Olcay Kılavuz’un yerine Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı’na atanmış, 2020 yılında ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından görevden alınmıştı.

  • Barış Pehlivan :“Soytarı balonları iğneler. Dalkavuk balonları şişirir.”

    Barış Pehlivan :“Soytarı balonları iğneler. Dalkavuk balonları şişirir.”

    “Soytarı balonları iğneler. Dalkavuk balonları şişirir.”

    İlhan Selçuk böyle anlatmıştı aralarındaki farkı. Bakmayın, bugünkü anlamına. Zira, tarihteki soytarılar hükümdarı uyaran ve ona gerçeği söyleyenlerdi. Dalkavuklar ise egoları şişiren ve sadece etek öpenlerdi. Dün Devlet Bahçeli’nin “Dört soytarı muhabirle Milliyetçi Hareket Partisi’ni sorgulayamazsınız, sorgulatmayız” sözünü duyunca aklıma geldi. Aptala yatmayacağım; kastedilen dört muhabirden biri olarak yazıyorum.

    Sinan Ateş davasını mahkeme salonunda izliyorum.

    Sinan Ateş ile eşine fiziki takip yaptıran; Ülkü Ocakları genel başkan yardımcısından, polisten, istihbaratçıdan, onların konum ve uçuş bilgilerini sorgulatan; katili arabasıyla kaçıran ve MHP milletvekilinin evinde yakalanan, Ülkü Ocakları’nda yöneticilik yapmış Tolgahan Demirbaş konuşuyor:

    “Halk TV’de dört tane, tek amaçları Türkiye düşmanlığı olanlar operasyon gazeteciliği yapıyor. Üzerine gidince de ‘bizi hedef gösterdiler’ diyorlar. Ülkü Ocakları’nı terörize göstermek için yapıyorlar. Ben varsayım tutuklusuyum.”

    Düşünüyoruz…

    Demek, MHP’nin yayın organı Türkgün’ün manşetinden hedef gösterilmemizin perde arkasında, “Üzerine gittik” diyen bu kişiler var.

    Duruşma bitiyor; katil bize tetik işareti yapıyor, cinayetin keşifçisi parmak sallıyor.

    Üzerinden saatler geçiyor… MHP’nin lideri çıkıp “ilgilerinin olmadığını” ileri sürdüğü cinayetin planlayıcılarından birinin aynı cümleleriyle aynı gazetecileri hedef gösteriyor.

    Ne talihsiz bir açıklama diyorum kendi kendime… Öyle ya, Devlet Bahçeli, cinayet sanıklarıyla aynı tezi ileri sürüyor. Haliyle, böylece aslında şüpheleri doğrular vaziyete düşüyor.

    Bakınız…

    Halen 2 MHP milletvekili ve 5 Ülkü Ocakları yöneticisi hakkında “tasarlayarak öldürme” suçlamasıyla soruşturma yürütüldüğünü hatırlatmayacağım.

    Resmi belgelerdeki MHP ve Ülkü Ocakları izlerini anımsatmayacağım.

    Keşke Türkgün gazetesi ile Bengü Türk TV bu cinayeti aydınlatsaydı da bizim gazeteciliğimiz beyhude kalsaydı, diye hoş ama boş hayallere kapılmayacağım.

    Lakin, yazmasam olmaz.

    Bu satırların yayımlandığı gazetem Cumhuriyet’in binasındaki logoda bir şarapnel izi var. Kumpas dönemindeki bombalardan kalma, Cumhuriyet’in “y”sinin üstünde.

    Cumhuriyet’in duvarlarında Uğur Mumcu’dan Ahmet Taner Kışlalı’ya, şehitlerimizin yazıları var. Suikastları ve katilleri deşifre eden, kutup yıldızlarımız…

    Belleğimizde devletin üniformasını kendisine kalkan yapan azmettiriciler var. Gördüğümüz, okuduğumuz, öğrendiğimiz…

    Demem o ki…

    O dördün biri olarak, mahkeme salonlarını da katil yüzlerini de mezar taşlarını da iyi bilirim. Bilerek yazdım, yazıyorum, yazacağım.

    Barış Pehlivan’ın yazısı

  • Emre Kongar: Sinan Ateş, Narin Güran, Reşit Kibar ve Şeyda Yılmaz…

    Emre Kongar: Sinan Ateş, Narin Güran, Reşit Kibar ve Şeyda Yılmaz…

    Sinan Ateş, Narin Güran, Reşit Kibar ve Şeyda Yılmaz…

    Hepimizi infiale sevk eden art arda gelen bu cinayetler…

    Hemen hemen her gün biri öldürülen kadınlar…

    Çocuklara tecavüzler…

    Hayvanların toplu biçimde katledilmeleri.

    Bir toplumda olup biten her şeyden esas olarak iktidar sorumludur:

    Hele bir iktidar Türkiye’de olduğu gibi, 20 yıldan fazla yönetimde kalmış ve rejimi değiştirmişse toplumsal, siyasal ve ekonomik olaylardaki sorumluluğu normal iktidarların çok daha ötesindedir.

    ***

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu iradesi Mustafa Kemal Atatürk, reformlarını, 1923-1938 arasındaki 15 yıla sığdırmıştı.

    Kurucu irade yönetiminin, İsmet İnönü döneminde de devam ettiğini ve Çok Partili Düzen’e geçtiği 1 Kasım 1945’te sona erdiğini düşünsek ve bu 15 yıla 7 yıl daha eklesek bile, ancak 22 yıl ediyor.

    Düşünün ki din ilkelerini politikalarının temeli yapan ve şimdi FETÖ diye terör örgütü ilan ettiği Cemaat ile birlikte, yasama ve yürütme erklerine ilaveten yargı erkini de kötüye kullanarak Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini sarsan Erdoğan/AKP iktidarı, Türkiye’yi, Atatürk-İnönü dönemindeki kurucu iradeden daha uzun bir süredir ülkeyi yönetiyor.

    Dolayısıyla, toplumda gittikçe yükselen nezaketsizlik ve terbiyesizlik üslubunun, şiddetin, özellikle kadınlara yönelik şiddet ve cinayetler ile çocuklara yönelik şiddet ve tecavüzlerin yaygınlaşmasının sorumlusu elbette bu iktidardır.

    Sorun hem Hukuk Devleti’nin tahribi, hem sömürü düzeninin daha derinleştirilerek emekçilerle emeklilerin iyice yoksullaştırılması ve toplumsal dengelerin tümüyle altüst edilmesi hem de gittikçe yaygınlaşan uyuşturucu sorunudur.

    Bir başka deyişle, Erdoğan/AKP döneminde, Hukuk Devleti’nin tahribi ve bu tahribin sonunda yargıya güvenin yok olması ile cezasızlık sendromu…

    Yargı ile birlikte, güvenlik güçlerinin de siyasal etki altına alınması…

    Sömürünün acımasız bir biçimde artması…

    Uyuşturucu bağımlılığının yaygınlaşması…

    Hiç kuşkusuz, Şeyda Yılmaz’ın katledilmesinin, daha doğrusu onu öldüren katilin ortaya çıkmasının arka planındaki toplumsal ortam sorunlarıdır.

    (Sinan Ateş, Narin Güran, Reşit Kibar ve neredeyse her gün biri öldürülen kadın cinayetleri için de aynı yorumlar geçerlidir.)

    ***

    Bu bağlamda, Fernas işçilerinin Bağımsız Maden İş Sendikası ile Soma’dan Ankara’ya başlattıkları yürüyüş, ülkedeki sömürü düzeninin dışavurumlarından sadece biridir.

    Emre Kongar’ın yazısının devamı

  • Sinan Ateş cinayetinde savcı mütalaasını açıkladı

    Sinan Ateş cinayetinde savcı mütalaasını açıkladı

    Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin 12 tutuklu sanığın kaldığı davada mütalaa açıklandı.

    Ankara’da öldürülen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş‘in öldürülmesine ilişkin 12 tutuklu sanığın yargılandığı davada yarın savcılık esas hakkında mütalaasını açıkladı.

    Davaya ilişkin ikinci duruşma, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün saat 09.00’da görülmeye başlandı.

    Duruşmada savcı, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

    DURUŞMA 30 EYLÜL’E ERTELENDİ

    Savcı, sanıklar Eray Özyağcı, Vedat Balkaya ve Suat Kurt’un ‘müşterek fail’ olarak yer aldığını belirterek bu kişilerin Ateş’i ‘tasarlayarak öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, müşteki Selman Bozkurt’a yönelik ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 13’er yıldan 20’şer yıla kadar hapsini istedi.

    Özyağcı’nın ayrıca ‘ruhsatsız tabanca bulundurmak ve taşımak’ 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi talep edildi.

    Doğukan Çep, Tolgahan Demirbaş hakkında ‘suça azmettiren’ olarak ‘kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

    ***

    Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin dava 1 Temmuz’da görülmeye başlanmıştı. Davada tutuklu 22 sanıktan 10’u adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.

    Sanıklar Mehmet Yüce, Erdem Karadeniz, Osman Bayraktar, Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Aytaç Ataç, Caner Günay, Umut Ersoy ve Alper Atay adli kontrol şartıyla tahliye edilirken, Ülkü Ocakları Genel Merkez Yöneticisi Tolgahan Demirbaş, Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel, dönemin Cinayet Büro Amiri Mustafa Ensar Aykal, tetikçiyi Ankara getiren Aşkın Mert Gelenbey ile Mustafa Can Çolak, Çağlar Zorlu, tetikçi Eray Özyağcı, azmettirici Doğukan Çep, MHP’li avukat Serdar Öktem ve Mustafa Uzunlar tutuklu yargılanıyor.

    Tolgahan Demirbaş’ın dönemin MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz’un evinde gözaltına alınmasına ilişkin yapılan şikayetin dosyaya girmesi ve içlerinde MHP yöneticilerinin de olduğu 17 şüpheli hakkındaki soruşturma dosyasının görülen dosya ile birleştirilme talebi reddedilmişti.

    AYRILAN DOSYA

    Haklarında işlem yapılan 39 kişiden, yurt dışına çıkış yasağı getirilen Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ile eski MHP Mersin Milletvekili ve eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz dahil 17 kişi hakkındaki soruşturma ise ayrı bir dosya üzerinden sürdürülüyor.

  • Timur Soykan: Senaryonun çürüdüğü konum

    Timur Soykan: Senaryonun çürüdüğü konum

    Sinan Ateş cinayetinin siyasi bağlantılarını örtmek için bir kampanya yürütülüyor. Ama duruşma salonunda başlayıp medyada devam eden senaryoyu sağlam deliller çürütüyor. Eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın katille buluşup onu kaçırdığı anlara dair deliller bile karartma senaryosu ile gerçeği ayırmak için yeterli.

    Senaryonun çürüdüğü konum

    Sinan Ateş’in 30 Aralık 2022’de öldürülmesiyle ilgili dava Sincan Cezaevi’ndeki duruşma salonunda pazartesi günü başladı. Cinayetin siyaset, devlet bağlantılarının gizlenebilmesi için büyük bir oyun oynanıyor, yeni bir senaryo yazılıyor.

    Öncelikle yarım iddianame ile dava başlatıldı ve cinayetin arkasındaki isimlerin dosyası ayrıldı. Böylece; tetikçiler ve Ülkü Ocakları’ndaki bazı azmettiricilerin ötesine gitmeyen göstermelik bir yargılama süreciyle göz boyanıyor. Cinayetin şüphelisi olan ve yurt dışı çıkış yasağı konulan 17 kişi için hazırlanacağı söylenen iddianame ufukta görünmüyor, rafta unutulmaya terk ediliyor. Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, eski MHP Milletvekili Olcay Kılavuz, Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı ve diğer Ülkü Ocakları yöneticileri hakkındaki tespitler, davanın ek klasörlerinde, bilirkişi raporlarında var. Ancak duruşmada konu onlara gelince mahkeme başkanı “Onlar bu davanın konusu değil” diyerek cinayetin siyasi bağlantılarını koparıyor. Böylece gerçeğin büyük kısmı karartılıyor.

    Katiller

    TETİKÇİLERİN TAKTİĞİ

    Davada savunma yapan tetikçi çete ise sanık olan Ülkü Ocakları yöneticilerini de kurtarmak için yazılmış senaryoyu oynuyor.

    Tetikçi çetenin lideri Doğukan Çep, soruşturma sürecinde “Olayla ilgim yok” demişti. 19 ay sonra duruşma salonunda cinayeti azmettirme suçunu üstlendi. Alacak-verecek meselesi nedeniyle tetikçi Eray Özyağcı’yı Sinan Ateş’i bacaklarından vurması için Ankara’ya gönderdiğini anlattı.

    Tetikçi Eray Özyağcı, soruşturma sürecinde Sinan Ateş’i kişisel husumet nedeniyle vurduğunu anlatmıştı. 19 ay sonra duruşmada o da senaryoyu değiştirdi. “Abim” dediği Doğukan Çep’in kendisine “Bacaklarından vur” diye talimat verdiğini söyledi.

    Doğukan Çep ve tetikçi Eray Özyağcı, onlarca yıl hüküm giymiş, firari suçlulardı. Tetikçi’ye Ankara yolunda yakalanmaması için iki özel harekat polisi eşlik etti. Eray Özyağcı, daha önce uygulama noktasından polis kimliğini göstererek geçtiklerini anlatmıştı. Duruşmada bunu uydurduğunu savundu.

    Eray Özyağcı’nın gözaltı fotoğrafı

    ‘MUSTAFA KEMAL’  DİYE İSİM VERDİLER

    Tetikçilerin değişen senaryolarındaki amaç; bu yarım davada ‘azmettirici’ olarak yargılanan eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş, Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel ve MHP’li avukat Serdar Öktem’i kurtarmak.

    Bunun için çok kritik bir nokta var. Büyük, şüphe bırakmayan bir delilin yer aldığı o noktaya özellikle hazırlanmışlar ama orada duvara tosluyorlar.

    Yazının devamı

  • Sinan Ateş cinayeti davası… Duruşmada gerginlik

    Sinan Ateş cinayeti davası… Duruşmada gerginlik

    Sinan Ateş davasının devam eden ikinci duruşmasında taraf avukatları arasında çıkan tartışma sonucu bir avukat ve Mahkeme Başkanı’nın tutumuna tepki gösteren Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır salondan çıkarıldı. Yaşanan tartışma öncesi savunma yapan tutuklu sanık MHP’li avukat Serdar Öktem, “Savcılar Durmuş Ali Kaya ve Durdu Özer’in olayı bir camiaya yöneltmek amacıyla manipüle ettiğini düşünüyorum. Bana ilk gelen soru ‘MHP üyesi misin? oldu” dedi.

    Sinan Ateş davasında sanıkların savunması devam ediyor.

    Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki davanın ikinci gün duruşmasında, Sinan Ateş’e yönelik “toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme” suçuna yardım etmekten yargılanan MHP’li avukat Serdar Öktem, “Tutuklandığım ilk gün Cumhuriyet Savcılığı’nda ifade verdim. Savcılar Durmuş Ali Kaya ve Durdu Özer’in olayı bir camiaya yöneltmek amacıyla manipüle ettiğini düşünüyorum. Bana ilk gelen soru ‘MHP üyesi misin? oldu. ‘Evet onurum ve şerefimle gurur duyduğum MHP’ye üyeyim, ama ne alakası var anlamadım’ diye sordum. Vatan haini olmakla yargılanan Cevheri Güven benim hakkımda 3 video yaptı. Sosyal medyada yazıp çiziliyor. FETÖ’cüler, DHKPC’liler, PKK’lılar hakkımda gözaltına alındığımı yazdılar, ne kadar terörist varsa hakkımda haber yaptılar. Bunlardan rahatsız olduğum için bu yüzden Emniyet’e gitmek istedim” ifadelerini kullandı.

    “Sosyal medyadaki teröristlerin vatan hainlerinin söylemleriyle içerde tutuldum”

    Öktem, savunmasına şöyle devam etti:

    “Emniyet’in ana girişine geldim. Cinayet Büro’da hakkımda gözaltına alındığıma dair söylentiler çıktı. İfade vermek için geldim. Girişteki polis Cinayet Büro’yu aradığını ve gidebileceğimi hakkımda böyle bir talimatın olmadığını kaydetti. 16 aydır ben bas bas bağırdım. Benim HTS kayıtlarımı getirin, benim İstanbul’da olduğum tespit edilecektir. Bana Ufuk Köktürk ile neden görüştüğüm soruldu. Aramızda avukat-müvekkil ilişkisi var. Arada hatırımı sorar, hukuki sorular sorar ve ben de bunu yanıtlarım. Ben 3 dakika içerisinde ifade verdim, savunma yaptım ve hakkımda tutuklama kararı çıktı. Bunu bu kadar kısa süre içerisinde hazırlamak imkansız. Ankara Emniyeti’nde hiçbir kötü muamele ile karşılaşmadım. Ben ısrarla söyledim burada bir art niyet olduğunu. Benimle alakalı mesleğimden ötürü müvekkillerimle görüştüysem bu suç mu? Sosyal medyadaki teröristlerin vatan hainlerinin söylemleriyle içerde tutuldum. Savcı Durdu Özer ve Durmuş Ali Kaya savcılık değil, savıcılık yaptı. Yapılacak yargılama sonucunda beraat edeceğime inancım tam. Serbest bırakılmamı ve ardından yapılacak olan yargılama sonucunda da beraatimi talep ediyorum.”

    Müşteki avukatları masalara vurarak tepki gösterdi

    Telefon şifresini unuttuğu için şifresini veremediğini kaydeden sanık Serdar Öktem, yöneltilen soru üzerine Avukatlık Kanunu’nda yer alan madde 36’ya göre şifreyi hatırlasa da vermeyeceğini belirtti. Bunun üzerine müşteki avukatlarından Şeyda Şahin, “Bu şifreyi verse müvekkiller ayıklanır ve bizim dosyamızla alakalı olan kısımlar getirilebilir” dedi. Müşteki avukatları ve sanık avukatları arasında karşılıklı atışmalar yaşandı. Müşteki avukatları masalara vurarak duruma tepki gösterdi.

    Mahkeme Başkanı: “Görevini yapmayan kolluk kuvvetleri hakkında tutanak tutacağım”

    Mahkeme Başkanı müşteki avukatlarının tepkilere devam etmeleri dahilinde salondan çıkartılacaklarını söyledi ve Ayşe Ateş’in avukatı Ali Yücel’in kolluk kuvvetleri tarafından salondan çıkartılmasını istedi. Bunun üzerine avukatlar, Mahkeme Başkanı’na tepki göstermeye devam ederken bir avukatı ve Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır’ı salondan çıkarttı. Mahkeme Başkanı, salonda bazı kolluk kuvvetlerinin görevi yapmadıklarını da ifade ederek “Burada beni bas bas bağırttırıyorsunuz. Neden görevinizi yapmıyorsunuz. Burada talimatı veren benim. Neden gerçekleştirmiyorsunuz? Görev yapmayan polisler hakkında tutanak tutacağım” dedi.

    Yaşanan gerginliğin ardından avukatların Serdar Öktem’e yönelik sorularına devam edildi. Ardından duruşmaya saat 14.00’a kadar ara verildi.

     

  • Fikri Sağlar: Ateşte yanan şehitlerimiz ve Sinan Ateş

    Fikri Sağlar: Ateşte yanan şehitlerimiz ve Sinan Ateş

    Bugün 2 Temmuz!

    Ülkemiz için onarılamayacak büyük bir kara leke olan “Madımak Katliamı’nda” kaybettiklerimizi saygı ve özlemle 31’inci kez andığımız gün…

    O gün aydın, sanatçı ve gencecik insanlarımız şeriat isteyen, Taliban’lara özenen, cahiliye dönemine dönen vahşi, siyasal İslamcıların katletmesiyle “laik demokratik Türkiye” için canlarını verdiler…

    Demokrasi şehidi oldular

    Acımız ve öfkemiz çok derin!

    “Derin devletin yasadışı ilişkileriyle arkasında durduğu “Madımak Katliamı,” halen işbaşında olan iktidarın gelişini hazırlamıştır.

    Ve Maraş, Çorum, Sivas, Gazi ve 10 Ekim gibi katliamlarının arkasındaki sivil, asker, gerçek faillerin bir gün yargılanacağı ve Alevileri dışlayan anlayışın ülkemizden uzaklaşacağı günlerin yakın olduğunu biliyoruz…

    AKP’nin miadı doldu!

    Kansız, kavgasız günleri özlüyoruz!

    Hata yapılmazsa yeni bir dönemin başlamasına az kaldı…

    ∗∗∗

    AKP iktidarı süresince vahim olaylar yaşadık… “14 Mayıs 2023 TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri” ile “31 Mart 2024 Yerel Yönetimler seçimi” süresince vicdanları yaralayan bir suikast ülke gündeminde olmuştu. 1 Temmuz 2024 yani dün, bu gündem, nihayet yargıya taşındı!

    ∗∗∗

    Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş, Ankara’da hem de gün ortasında öldürülmüştü…

    Dün, Ankara Sincan Cezaevi kampüsündeki Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 22 sanığın yargılamasına başlanıldı.

    İlk oturuma, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu, İYİP GnBş. Müsavat Dervişoğlu, ZaferP GnBş. Ümit Özdağ izledi.

    Türkiye Barolar Birliği BŞ. Erinç Sağkan ile birçok ilin baro başkanları da oturuma katıldı…

    Tetikçi geleneğinin alışkanlığı, davayı sulandırmaktır. Nitekim faillerin salonda yapmaya çalıştıkları “mafyatik gösteriye” izin vermeyen mahkeme, gerekli uyarıyla yargılamaya başladı…

    ∗∗∗

    Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’in dava başlamadan yaptığı açıklama dikkat çekiciydi…

    19 ay beklendikten sonra yargılamanın yapılmasına sevinen Ayşe Ateş;  “İddianame eksik. İsteğim ve beklentim eksik delillerin tamamlanması ve ayrılan 17 kişinin dosyasının bizim dosyamızla birleştirilerek yeni ve tam bir iddianamenin hazırlanması… Aksi halde yarım iddianameyle yarım yargılama olur. İddianamedeki boşluklar doldurulur, verdiğimiz dilekçeler, deliller ve belgeler dosyaya eklenirse yargılama tam olur…

    Şimdilik dosyada yalnızca kiralık katiller ve taşeronlar var.

    Asıl azmettiricilerin, bu işi düzenleyenlerin, suikastı kurgulayanların isimleri ikinci bir dosyada var. Ancak gizli… ”

    ∗∗∗

    Bu açıklamayla Ayşe Ateş, baştan beri altı çizilen ve araştıranların ortaya koyduğu gerçek faillerin “gizlilik” ilkesine dayanılarak saklandığını açıklamış oluyor…

    Ateş, ”Gerek Özgür Özel’in gerekse gazetecilerin işaret ettiği, Sinan Ateş’in arkadaşlarının açıkça isimlerini verdiği MHP yöneticilerini kastederek, ortaya koyulan deliller çevresinde gerçeklere ulaşılacağını” beyan ediyor…

    ∗∗∗

    Hatırlanırsa, ”Ayşe Ateş’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı görüşme” sonrasında

    Erdoğan’ın Ayşe Ateş’e, “adaletin en kısa zamanda ve en hızlı şekilde geleceğinin” sözünü verdiği açıklanmıştı…

    Yazının devamı

  • Sinan Ateş cinayetiyle ilgili neler biliniyor?

    Sinan Ateş cinayetiyle ilgili neler biliniyor?

    Ankara’da öldürülen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayetine ilişkin açılan davanın ilk duruşması 1 Temmuz’da Sincan Cezaevi’nde başlayacak. İlk duruşmayı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve CHP 7’inci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da takip etmesi bekleniyor.

    Yaklaşık 2 sene önce işlenen cinayete ilişkin neler biliniyor?

    Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşmasına sayılı günler kalırken cinayetin perde arkasında yaşananlar, çok sayıda cevapsız soru masada duruyor.

    Ankara’nın Çukurambar semtinde, 30 Aralık 2022’de  Sinan Ateş’in öldürülmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan ve Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi 145 sayfalık iddianame kabul edildi.

    İddianamede, tetikçi Eray Özyağcı ile onu olay yerine getiren ve kaçıran Vedat Balkaya ile Suat Kurt hakkında eylem üzerinde ortak hakimiyet ile müşterek fail olarak Sinan Ateş’e yönelik toplu halde, iştirak halinde “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

    Sanıklardan ”silahlı eylemi organize ettiği” iddia edilen Doğukan Çep ve şüpheli eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın ise ”suça azmettiren olarak maktüle yönelik toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

    Sanıklardan Zekeriya Asarlaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Mustafa Uzunlar, Askın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Osman Bayraktar, Caner Güney, Umut Ersoy, Çağlar Zorlu, Aytaç Ataç, Emre Yüksel, Serdar Öktem, Erdem Karadeniz, Alper Atay, Mustafa Ensar Aykal’ın ”iştirak halinde islenen suça yardım eden fail olarak maktüle yönelik toplu halde, istirak halinde tasarlayarak kasten öldürme” suçundan hapis cezası isteniyor.

    AYŞE ATEŞ’İN İFADESİ İDDİANAMEYE GİRMEDİ

    İddianamede 22 kişi yer alırken, kamuoyundan da sert eleştiriler aldı. Eleştirilerin nedeni ise iddianameye girmeyen pek çok hususun olması. Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’in 17 sayfalık verdiği ifadeden iddianamede sadece “Olay tarihinde öldürülen Sinan Ateş’in eşi olduğunu, olayın bütün yönleriyle araştırılmasını talep ettiği, eşinin öldürülmesi olayını gerçekleştiren tüm şüphelilerden davacı ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır” şeklinde yer verildi.

    Ayşe Ateş’in verdiği ifadede pek çok MHP’li ve Ülkü Ocakları üyesi kişilere işaret ediyordu. Öyle ki Ayşe Ateş’in ifadesinde 11 kez “MHP”, 91 kez “Ülkü Ocakları”, 12 kez “Ahmet Yiğit Yıldırım” 23 kez de “Olcay Kılavuz” ifadeleri geçmesine rağmen bunlardan bir tanesi bile iddianamede yer almadı.

    MHP VE ÜLKÜ OCAKLARI BAĞLANTILI İSİMLER İŞARET EDİLDİ

    Öte yandan, Ayşe Ateş savcılık ifadesinde, Sinan Ateş’in ardından Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı’na yeni atama yapıldığını ve yeni yönetimdeki isimlerin Sinan Ateş hakkında “FETÖ’cü, ihanet ateşi gibi ithamlar içeren sosyal medya paylaşımlarının yapıldığını belirtti. Sinan Ateş hayattayken kendisine Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın kontrolünde olan ve genel başkan yardımcısı olarak görev yapan Kadir Ensar Ejder isimli şahıs tarafından yönetilen Orhun Haber isimli internet haber sitesinde 4 Mart 2022’de ”bir ihanet ateşi” başlıklı haberin yapıldığını söylediğini belirten Ayşe Ateş, yine bu haber sitesinin Sinan Ateş hakkında yapmış olduğu bu ve benzeri haberleri gerçekte o dönemin Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım tarafından yapıldığı iddiasında bulunmuştu.

    CİNAYETLE İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN 3 İSİM

    Ayşe Ateş savcılık ifadesinde, davanın iddianamesinde azmettirici olarak belirtilen Tolgahan Demirbaş’ın, Sinan Ateş’in arkadaşı Haluk Türk’e giderek kendisinin ‘Ahmet Yiğit Yıldırım ve Olcay Kılavuz tarafından elçi’ olarak gönderildiğini söylediğini aktardı ve, ”Bu şahıs eşimin arkadaşına ‘Sinan Ateş’in yanında durma abi, Ocak onun kalemini kırdı, sen de zarar görme’ demiş. Haluk Türk bunu eşime söylemiş, eşim de bana söylemişti. Tolgahan Demirbaş isimli şahsın kendisinin yanına gelerek eşim hakkında söyledikleri dışında eşim tarafından kendisine karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili paylaşımlarda bulunmuş olabileceğini düşünüyorum. Dosya şüphelisi Tolgahan Demirbaş’ın Haluk Türk’e eşimin öldürülmesi kararı alındığını kimlerin söylediğini, şahsın kendisine başka neler anlattığını ve rahmetli eşime karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili olarak varsa sahip olduğu bilgileri anlatması hususunda Haluk Türk’ün ifadesine başvurulmasını talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.

    KAYBOLAN TUTANAK

    Ayşe Ateş, Sinan Ateş’in suikasttan birkaç ay önce kendisine “Olcay Kılavuz ve Ahmet Yiğit Yıldırım beni öldürmek için kiralık katil arıyor” dediğini de aktarmıştı.

    Şüphelilerden Tolgahan Demirbaş’ın ise dönemin MHP Milletvekili Olcay Kılavuz’un evinde saklandığı ve burada gözaltına alındığı iddia edildi. İddiaya göre Kılavuz, Ateş cinayeti sonrası kendi evinde saklanan Demirbaş’ı vermek istemeyerek polise direnmiş; tartışma sonrası da Demirbaş’ın söz konusu adresten alındığına ilişkin tutanak kaybolmuştu. Ayşe Ateş’in şikâyeti sonrası Kılavuz’la ilgili işlem yapılırken Kılavuz’un olay tarihinde milletvekili olduğu gerekçesiyle dosya parlamenter soruşturma bürosuna iletildi.

    Cinayette ismi sık sık geçen Olcay Kılavuz, Sinan Ateş cinayeti için, “Her şeyden evvel böyle şerefsiz bir olayın içerisinde bulunacak kadar şerefsiz biri değilim” diyerek kendini savundu. Kılavuz’un bir TV kanalında bu açıklamayı yapması üzerine MHP’nin Meclis’teki Grup Danışmanlığını yapan Kılavuz’un görevine son verilmişti.

    EMRE YÜKSEL’İN FARKLI ADRESLERİ

    Sinan Ateş öldürüldükten bir gün sonra şüpheli Tolgahan Demirbaş’ın savcılık talimatıyla arama yapılan aracında 7 adet kovan, 34 adet fişek, 1 adet tabanca, tabancaya takılı vaziyette bir adet şarjör bulunduğu ortaya çıkmış ve söz konusu belgelere ANKA Haber Ajansı ulaşmıştı. Tutuklu sanıklardan eski Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel ve Tolgahan Demirbaş’ın birbirleri ile çelişkili ifadeler verdiği belirlendi. Ayrıca Emre Yüksel’in sorgulama aşamasındaki tüm tutanaklarda ikametgah adresinin Ankara’da bulunan Ülkü Ocakları Genel Merkezi olduğu görülürken, iddianamede ise farklı bir adres yer aldığı ortaya çıkmıştı.

    4 PARTİNİN GENEL BAŞKANI KATILACAK

    Bu süreçte Ayşe Ateş de 1 Temmuz’da görülecek duruşmaya siyasetçilerin katılması talebiyle görüştü. Ayşe Ateş’in bu görüşmelerin ardından yaptığı açıklamalara göre CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve CHP 7’inci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu duruşmayı takip edecek isimler arasında yer alıyor.

    MHP’NİN AVUKATLARI KATILACAK

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise 12 Haziran’da “MHP, 1 Temmuz’daki duruşmada mutlaka hazır olacak” açıklamasını yaparken, Ayşe Ateş bu açıklama tepki göstermiş ve “MHP, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in katline ilişkin görülecek olan siyasi cinayet davasına avukatları düzeyinde katılacakmış. Peki, neden? Müşteki değiller. Sanık olmadıklarını da tekrar tekrar ifade ettiler. Eminim ki kamuoyu da benimle aynı soruyu soruyordur: O hâlde ne işiniz var Sincan’da” demişti.

    Duruşmaya günler kala ise Devlet Bahçeli “1 Temmuz 2024 Pazartesi günü başlayacak mahut cinayet davasıyla partimizi ve Ülkü Ocaklarını ilişkilendirmek için tek ayak üzerinde kırk yalan söylerler. Söz konusu davaya sadece avukatlarımız katılacak, bunun dışında hiç kimse orada bulunmayacaktır. Herkes eteğindeki taşı döksün de şahit olalım. Kim ne biliyorsa, hangi belge, bilgi ve bulguya sahipse, mahkemeye sunsun da hepsinin ense tıraşını görelim” açıklamasını yaptı.

    ERDOĞAN-AYŞE ATEŞ GÖRÜŞMESİ

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Ayşe Ateş’i Beştepe’de kabul etti. Ayşe Ateş, Erdoğan ile görüşmesine ilişkin yaptığı açıklamada, ”Beni ve kızlarımı gerçekten uzun uzun dinledi. Kızlarım da uzun bir konuşma yaptılar, sohbet ettiler kendisiyle. Durumu anlattım, izah ettim, dosya hakkında konuştuk. Deyim yerindeyse dertleştik aslında, o havada bir görüşme geçti” ifadesini kullanmıştı.

    17 KİŞİNİN DOSYASI AYRILDI

    Cinayete ilişkin 22 tutuklu sanık hakkında dava açılırken 17 şüphelinin de dosyası ayrıldı. Dosyası ayrılanların arasında hakkında yurt dışı çıkış yasağı konulan Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ve Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı, Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Burak Kılıç ile  Ülkü Ocakları Ankara İl Başkan Yardımcısı Suat Yılmazzobu, eski Çubuk Ülkü Ocakları Başkanı Gürsel Horat, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde komiser olarak görev yapan Talha Atalay ve eski MHP Mersin Milletvekili ve eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz yer alıyor.

    Kaynak:Birgun.net