Etiket: orman

  • KILIÇDAROĞLU:  BOŞUNA MI ‘BU BEŞLİ ÇETELER BU MİLLETİN KANINI EMİYOR’ DİYORDUM? SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ

    KILIÇDAROĞLU: BOŞUNA MI ‘BU BEŞLİ ÇETELER BU MİLLETİN KANINI EMİYOR’ DİYORDUM? SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Akbelen Ormanı’nda devam eden ağaç kesimine karşı direnen bölge halkına dayanışma ziyaretinde bulunduk. Boşuna mı ‘Bu Beşli Çeteler bu milletin kanını emiyor’ diyordum? Sözüm söz; Kemal kardeşiniz daima yanınızda. Sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün Muğla’nın Milas ilçesinde termik santral alanının genişletilmesi için Akbelen Ormanı’nda ağaçların kesildiği bölgeyi ziyaret etti. Kılıçdaroğlu burada ağaçların kesilmesine karşı mücadele veren yurttaşlarla bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, Akbelen’de çekilmiş fotoğraflarını Twitter hesabından yayınladı. Kılıçdaroğlu, paylaşımına şu notu düştü:

    “Akbelen Ormanı’nda devam eden ağaç kesimine karşı direnen bölge halkına dayanışma ziyaretinde bulunduk. Boşuna mı ‘Bu Beşli Çeteler bu milletin kanını emiyor’ diyordum? Sözüm söz; Kemal kardeşiniz daima yanınızda. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Akbelen’e dokunmayın.”

  • EREN ERDEM: AKBELEN MÜDAFAASI, VATAN SAVUNMASIDIR

    EREN ERDEM: AKBELEN MÜDAFAASI, VATAN SAVUNMASIDIR

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Eren Erdem, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Akbelen Ormanı’nda ağaç kesilen bölgeye yaptıkları ziyarete ilişkin; “Beraberce Jandarma barikatının ardındaki doğa katliamı yapılan alana gittik. Oradaki korkunç katliamı gördük, 3 protestocunun gözaltına alındığını öğrendik. Kısa bir süre sonra gözaltına alınan protestocu arkadaşların 2’si serbest kaldılar. Akbelen müdafaası, vatan savunmasıdır. Orada, bu duyguyla yer aldık. İşte bu duygularla; ‘Akbelen vatandır’ diyoruz. Akbelen’e sahip çıkacağız” açıklamasını yaptı.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 21 milletvekiliyle birlikte bugün termik santral alanının genişletilmesi için Akbelen Ormanı’nda ağaç kesilen bölgeye gitti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Eren Erdem, bugün Twitter hesabından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Akbelen ziyaretine ilişkin açıklama yaptı. Erdem, Twitter hesabından ziyarete ilişkin görüntülerin yer aldığı bir video da yayınladı. Erdem’in açıklaması şöyle:

    “Bugün Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve 21 Milletvekilimiz ile Akbelen’deyiz. Akbelen’de 4 ayrı Jandarma kontrol noktasından geçerek toplanma bölgesine vardık. Genel Başkanımız tüm köylülerimizi dinledi. Bölge halkıyla dayanışmamızı ifade etti. Akabinde, bize madende rehberlik edecek köy halkından bir ablamızdan bilgi almak üzere bir minibüse geçtik.

    “AKBELEN MÜDAFAASI, VATAN SAVUNMASIDIR. ORADA, BU DUYGUYLA YER ALDIK. İŞTE BU DUYGULARLA; ‘AKBELEN VATANDIR’ DİYORUZ. AKBELEN’E SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    O sırada, İstanbul Milletvekilimiz Suat Özçağdaş, ‘Genel Başkanımızın maden sahası yapılmak istenen bölgeye gideceğini’ anons etti. Ve beraberce Jandarma barikatının ardındaki doğa katliamı yapılan alana gittik. Oradaki korkunç katliamı gördük, 3 protestocunun gözaltına alındığını öğrendik. Kısa bir süre sonra gözaltına alınan protestocu arkadaşların 2’si serbest kaldılar. Akbelen müdafaası, vatan savunmasıdır. Orada, bu duyguyla yer aldık. İşte bu duygularla; ‘Akbelen vatandır’ diyoruz. Akbelen’e sahip çıkacağız.”

  • MUĞLA ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ ÖNÜNDE AKBELEN İÇİN PROTESTO EYLEMİ YAPILDI

    MUĞLA ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ ÖNÜNDE AKBELEN İÇİN PROTESTO EYLEMİ YAPILDI

    Akbelen Ormanı’nda kömür sahasının genişletilmesi için başlayan ağaç kesiminin durdurulması talebiyle Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve siyasi partiler tarafından Muğla Orman Bölge Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapıldı. Muğla Tabip Odası Başkanı Cafer Şahin, “Görevi ormanları korumak olan Orman Bölge Müdürlüğü ve kolluk güçleri bu talana göz yumarak bir anayasa suçu işlemektedirler. Orman Bölge Müdürlüğü’nü ve kolluk kuvvetlerini bu katliamın önlenmesi için derhal göreve davet ediyoruz” dedi.

    Muğla Milas’a bağlı İkizköy’de bulunan Akbelen Ormanı’nda Limak Holding ve IC Holding ortak iştiraki YK Enerji’nin kömür maden sahasını genişletmek için ağaç kesimine karşı bölge halkının mücadelesi sürüyor. Muğla Çevre Platformu (MUÇEP), Akdeniz Yeşilleri Derneği, Türkiye Ormancılar Derneği, Muğla Tabip Odası, TMMOB, Türkiye İşçi Partisi ve bazı siyasi partiler ile yaşam savunucuları tarafından, ağaç kesimlerinin durdurulmasını için bugün Muğla Orman Bölge Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapıldı.

    “YAPILAN İŞ ANAYASA İHLALİDİR VE HUKUKSUZDUR”

    Basın açıklamasını okuyan Muğla Tabip Odası Başkanı Cafer Şahin, şöyle konuştu:

    “Anayasa’nın 169. maddesinin 1. fıkrasında, devlete halihazırda mevcut bulunan orman alanlarını koruma görevi yüklendiği gibi, orman alanlarının genişletilmesi için gerekli kanunları koymak ve tedbirleri almak da devletin görevleri arasında sayılmaktadır. Anayasa’nın 170. Maddesinde de ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceğine açık bir atıf vardır. Yine Anayasa’nın 56. Maddesinin çevreyi koruma konusunda devleti ve vatandaşı eşit oranda görevlendirdiği açıktır. Yeniköy ve Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerini işleten, Limak Holding ve İÇTAŞ ortaklığındaki YK Enerji, İkizköy’deki Akbelen Ormanı’nın 740 dönümlük bölgesini, termik santrallere linyit sağlayan açık maden ocağına katmak için Kasım 2020 tarihinde gerekli izinleri almış ancak İkizköylülerin direnişiyle karşılaşmıştır. İkizköylüler’in direnişi iki yıldan bu yana sürerken geçtiğimiz gün sabahın erken saatlerinde devletin gözetiminde Akbelen Ormanı’nın kıyımına başlanmış olması kabul edilemez. Akbelen’de yapılan ağaç katliamının su kaynaklarının yok olmasına, ekosistemin çökmesine ve bölge insanının sağlığının onarılmaz biçimde bozulmasına yol açacağı kesindir. O nedenle, bu yapılan iş nereden bakarsanız bakın anayasa ihlalidir ve hukuksuzdur.

    “ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ’NÜ VE KOLLUK KUVVETLERİNİ GÖREVE DAVET EDİYORUZ”

    Bu hukuksuzluk karşısında vatandaşlar, Anayasanın kendisine yüklediği ödev nedeniyle harekete geçmiş fakat asli görevi ormanları korumak olan Orman Bölge Müdürlüğü ve kolluk güçleri bu talana göz yumarak bir anayasa suçu işlemektedirler. Orman Bölge Müdürlüğü’nü ve kolluk kuvvetlerini bu katliamın önlenmesi için derhal göreve davet ediyoruz ve hatırlatıyoruz; anayasanın hepimize yüklediği görev bu ormanların korunması yönündedir. Ormanlarını koruyan, korumak isteyen vatandaşı ne pahasına olursa olsun bölgeden uzaklaştırmak değil. Bizler çocuklarımıza onurlu bir gelecek ve yaşanabilir bir ülke bırakmak için Akbelen Ormanı’nın ve İkizköylülerin yanında yer alacağız.”

  • AKBELEN’DE TERS KELEPÇE TAKILARAK GÖZALTINA ALINAN AVUKAT, KOLLUK GÖREVLİLERİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

    AKBELEN’DE TERS KELEPÇE TAKILARAK GÖZALTINA ALINAN AVUKAT, KOLLUK GÖREVLİLERİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

    Muğla’daki Akbelen Ormanı’nda ağaçların kesilmesine karşı çıkan köylülerle birlikte gözaltına alınan avukat İsmail Hakkı Atal’a ters kelepçe takıldığı ortaya çıktı. Atal, kanuna aykırı şekilde gözaltına alındığı gerekçesiyle kolluk görevlileri hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı’nda açılmak istenen kömür ocağına karşı İkizköylülerin doğa nöbeti tuttuğu alana önceki gün sabah saat 05:30’da çok sayıda jandarma ve TOMA sevk edilmiş ve bölgedeki ağaçlar kesilmeye başlanmıştı.

    Ağaçların kesilmesine tepki gösteren köylüler ve çevrecilerle jandarma arasında arbede yaşanmıştı. Jandarma, ağaç kesiminin sürdüğü bölgeye gitmekte ısrar eden köylülere ve çevrecilere biber gazıyla müdahale etmiş, İkizköylülerin avukatı İsmail Hakkı Atal’ın da aralarında olduğu 8 kişi gözaltına alınmıştı. Müdahale sırasında 4 kişi yaralanırken köylü kadınlardan bayılanlar olmuştu.

    İsmail Hakkı Atal’a, götürüldüğü polis merkezinde ‘kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme’, ‘görevli memura mukavemet’ ve ‘kasten yaralama’ suçları yöneltildi. Atal, burada ifade vermeyi reddederek Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesine göre Adalet Bakanlığı’nın izni ile Cumhuriyet savcısı tarafından ifadesinin alınabileceğini söyledi. Atal ve kendisiyle birlikte gözaltına diğer 7 kişi daha sonra serbest bırakıldı.

    Muğla Barosu’nda görevli avukatlar da İsmail Hakkı Atal’ın kanuna aykırı şekilde gözaltına alındığına ilişkin tutanak tuttu.

    İsmail Hakkı Atal, kanuna aykırı şekilde gözaltına alındığı gerekesiyle Orman Genel Müdürlüğü yetkilileri ve Limak Holding sahibi Nihat Özdemir, polis ve jandarma görevlileri hakkında Milas Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu dilekçesinde şunlar belirtildi:

    “24 Temmuz 2023 tarihinde ormanlık alana jandarma eşliğinde kesim ekiplerinin girmesi üzerine İkizköylülerin vekili olan İsmail Hakkı Atal, İkizköy’e gelmek istemiştir. Ancak Milas’tan İkizköy mahalline giden yollarda jandarma ve polis tarafından kurulmuş olan 3 adet kontrol noktasında avukatın İkizköy sınırlarına gelmesi engellenmiştir. Şöyle ki; her bir kontrol noktasında İsmail Hakkı Atal sebepsiz bir şekilde bekletilmiş, köylülerin yanına gitmesi engellenmiştir. Bu kontrol noktalarında bir saatten fazla bir şekilde bekletilmesi, açıkça avukatın dava konusu uyuşmazlık nedeniyle müvekkilleri ile görüştürülmemesi için çaba sarf edildiği, yani avukatın görevini yapmasının engellendiği manasına gelmektedir. Keza aynı gün içerisinde köylülerin avukatı İsmail Hakkı Atal ve diğer avukatların kesim yapılan alana girerek kesim yapılan ağaçların tespiti, kesimi kimlerin yaptığına ilişkin tespit işlemleri jandarma tarafından usulsüzce engellenmiş ve orantısız olarak şiddet uygulanmış, İsmail Hakkı Atal’a ters kelepçe vurulmuş ve onunla birlikte 8 kişi, gözaltı kararı olmaksızın hürriyetleri tahdit edilerek kolluk biriminde gözetimde tutulmuştur.

    “AVUKATIN GÖREVİNİ YAPMASININ ENGELLENMESİ SUÇUNU OLUŞTURMAKTADIR”

    Bu durum hem hürriyeti tahdit suçunu hem de kamu görevlisi sıfatına haiz avukatın görevini yapmasının engellenmesi suçunu oluşturmaktadır. Herhangi bir gözaltı kararı olmaksızın İsmail Hakkı Atal ve köylüler saat 15:00’ten saat 21:30 sıralarına kadar karakolda alıkonulmuştur. Karakoldan salıverilmelerinin ardından İsmail Hakkı Atal, İkizköy’e giden yolda bulunan polis ve jandarma kontrol noktasında tekrar sebepsiz bir şekilde alıkonulmuştur. 3 kontrol noktasında da tekrar tekrar GBT yapılmasına rağmen, kimliği verilmeden ‘sistem bozuk’ denilerek bekletilmiştir. Ancak diğer araçların geçişine izin verilmiştir.”

    Atal, suç duyurusu dilekçesinde Nihat Özdemir’in ise “taksirle başkalarının hayatını ve mal varlığını, genel güvenliği tehlikeye soktuğunu, hakkı olmayan yere tecavüzde bulunduğunu” ileri sürdü.

  • 26 Bölgedeki Ormanlık Alana Yangın Nedeniyle Girişler Yasaklandı

    26 Bölgedeki Ormanlık Alana Yangın Nedeniyle Girişler Yasaklandı

    İzmir Valiliği Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyonu, kent genelinde belirlenen 26 bölgedeki ormanlık alana girişleri yangın riski nedeniyle 1 Temmuz-31 Ekim tarihleri arasında yasakladı.

    Valilikten yapılan açıklamada, komisyon tarafından alınan kararlar sıralandı. Buna göre, ilçesi, köyü, mahallesi ve sınırları belirtilen 26 bölgedeki orman sahalarına yetkililerden başkasının girmesinin, bu ormanların çevresinde ve içinden geçen yollarda, orman kenarında mola vermenin ve piknik yapmanın yasak olduğu belirtildi.

    Açıklamada, “Vatandaşlar yalnızca kendilerine ayrılan piknik alanlarından gerekli önlemleri alarak yararlanabileceklerdir. Bu piknik alanlarında yakılan ateşler tamamen söndürüldükten ve kullanılan alan temizlendikten sonra piknik yeri terk edilecektir” denildi.

    “Orman idaresi, jandarma ve emniyet birimlerince oluşturulan devriye sistemi etkin bir şekilde uygulanacak, gerekirse kaymakamların emirleri ile tüm kamu personel ve olanaklarından, önleyici hizmetler (devriye kontrol vb.) ile yangınlara karşı müdahale de yararlanılabilecektir. Yangın ihbarı ücretsiz 112 Acil numaralı telefonlara da yapılabilecektir.”

    Açıklamada, alınan düzenleme ve önlemlere tüm ilgililerin duyarlılıkla uymaları gerektiği, bu karar ve önlemlerin uygulanmasına aykırı davranan, zorluk gösteren ya da uymayanlar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na göre işlem yapılacağı bildirildi.

  • “HER YIL 40 BİN HEKTARLIK SAHA İZİN İRTİFAKA BAĞLI OLARAK ORMAN NİTELİĞİNİ KAYBEDİYOR

    “HER YIL 40 BİN HEKTARLIK SAHA İZİN İRTİFAKA BAĞLI OLARAK ORMAN NİTELİĞİNİ KAYBEDİYOR

    Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı Hüsrev Özkara, “Orman yangınlarının ortalama 9-10 bin hektarlık alanı etkilediğini biliyoruz. Ama asıl felaket her yıl 40 bin hektarlık saha izin irtifaka bağlı olarak orman niteliğini kaybediyor. Bu sahalar hızla artmaktadır. O nedenle en az orman yangınları kadar etkili ve zarar verecek niteliğe kadar gelmiştir” dedi.

    Türkiye’de 1 Mayıs ve 31 Ekim tarihleri arasını kapsayan dönem, yangın mevsimi olarak kabul ediliyor. Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte orman yangınları riski de artmaya başladı. 2021 yılı içerisinde Muğla Manavgat’ta çıkan 2 bin 793 orman yangınında 139 bin 503 hektar alan yandı. Bu yangın, uzmanlar tarafından Türkiye yangın tarihinin en büyüğü olarak değerlendirildi.

    Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı Hüsrev Özkara, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmede, AKP iktidarının 21 yıldır orman yangınlarıyla mücadele konusunda klasik düzenin dışına çıkamadığını, “iklim krizinin orman yangınları üzerindeki etkisini” anlayamadığını söyledi.

    Eski çalışma düzeniyle sorunun çözülemeyeceğine dikkat çeken Özkara, “Eski alışkanlıklarıyla sürdürdüğü çalışma düzeni. İster istemez çok ciddi sonuçlar doğuruyor. Bunun en somut örneği 2021 yılında Antalya ve Muğla’da yaşanan ya yaklaşık 140 bin hektar orman alanının yanması sonucunu doğurdu. Antalya’da yangın çıkınca telaşla Muğla’daki ekibi yardım amacıyla Antalya’ya yönlendirdiler hemen akabinde Muğla’da yangın çıktı. Bu bile olayı değerlendirme senaryolarının nasıl hazırlıksız olduğunu görüyoruz” dedi.

    Özkara, şöyle devam etti:

    “Biz hep yangın anına odaklanmaya çalışırız, bu çok büyük yanlış. Yangın öncesi çok önemli. Eğer yangın öncesinde orman yollarını hazırlayabilmişsek, yangın emniyet şeritlerini elden geçirebilmişsek, yol kenarlarındaki ara ve alt tabakalarının bir an önce ortamdan çıkarılmasını yangın olmayan dönemlerde başarabilmiş olsaydık, doğal olarak yangın çıksa da baş edilemez hale gelmezdi. Bunların hiçbiri yapılmadı.

    “ORMAN YANGINI İŞÇİLERİNİ MALİYE BAKANI’NDAN ALINACAK OLAN KADRO DÜZENİYLE ÇÖZEMEZSİNİZ”

    Diğer yandan orman yangın işçilerini Maliye Bakanı’ndan alınacak olan kadro düzeniyle çözemezsiniz. Mevsimlik olarak bunları çalıştırmaya çalışıyorsunuz. 2021 yılının temmuz ayında orman yangın işçisi kadroları alınmaya başlıyor. Birkaç ay çalıştırılacaklar dolayısıyla yangın sezonu sona ermiş olacak. Bu kadar hatanın üst üste gelmesi… Aynı zamanda yangınla mücadelede hava araçlarıyla kara gücünün senkronize olması gerektiğini her zaman söylüyoruz.

    “YANGINI SÖNDÜRECEK OLAN KARA GÜCÜDÜR”

    “ASIL FELAKET HER YIL 40 BİN HEKTARLIK SAHA İZİN İRTİFAKA BAĞLI OLARAK ORMAN NİTELİĞİ KAYBEDİYOR”

    Özkara, izin irtifaka bağlı olarak orman niteliğini kaybeden alanlara da dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Orman yangınlarının ortalama 9-10 bin hektarlık alanı etkilediğini biliyoruz. Ama asıl felaket her yıl 40 bin hektarlık saha izin irtifaka bağlı olarak orman niteliği kaybediyor. Bu sahalar hızla artmaktadır. O nedenle en az orman yangınları kadar etkili ve zarar verecek niteliğe kadar gelmiştir. Öncelikleri belirleyerek bunları yapmak lazım. Mutlaka toplumun ihtiyaçları var onlara dikkat etmek lazım.

    “10 METREKÜP OLAN ÜRETİM (AĞAÇ KESİMİ) BUGÜN 37 MİLYON METREKÜPE ÇIKTI”

    2000’li yılların başında 10 metreküp olan üretim (ağaç kesimi) bugün 37 milyon metreküpe çıkmıştır. 2022 yılında bu da orman ekosistem açısından büyük bir yıkımdır. Ormanların içi boşaltılmakta, parçalanmaktadır. 10 hektardan küçük alanlar 100 ve bin hektarlık sahalardan koparılarak sayı adeti 55 bin ve 120 bin adetlere çıkmıştır. Bu söylediğim son 12 yılda çıkan rakamlar.”