Etiket: kadın cinayetleri

  • ‘Ben öldükten sonra ceza almasının bir önemi yok’

    ‘Ben öldükten sonra ceza almasının bir önemi yok’

    Dilek Yiğiter Tunçdoğan, 2019 yılında askeri personel olan Rıza Tunçdoğan ile evlendiğini, 2020 yılında bir kız çocuklarının dünyaya geldiğini ve evliliğinin ilk dönemlerinden itibaren sistematik şiddete maruz kaldığını söyledi.

    Tunçdoğan, 2023 yılından itibaren eşiyle ayrı yaşamaya başladığını, 2024 yılında boşanma davası açtığını ifade etti.

    Tunçdoğan’ın başvurusu üzerine, Ankara 2. Aile Mahkemesi tarafından 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı verildi.

    Bu kapsamda 28 Ağustos 2025 tarihinde Rıza Tunçdoğan’a elektronik kelepçe takıldı. Mahkeme ayrıca Dilek Yiğiter Tunçdoğan hakkında 6 ay süreyle gizlilik ve koruma kararı verirken, hayati tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle 3 ay süreyle yakın koruma kararı da tesis etti.

    “BENİM VE KIZIMIN CAN GÜVENLİĞİ YOK”

    Yakın koruma süresinin dolmasının ardından koruma kararının devam ettiğini belirten Tunçdoğan, bu süreçte eşinin elektronik kelepçeyi kırarak günlerce firar ettiğini ve yakalanamadığını söyledi.

    Eşinin son olarak dün elektronik kelepçesini kırdığının Elektronik İzleme Merkezi tarafından haberdar edildiğini ifade eden Tunçdoğan, kendisinin ve kızının can güvenliğinin olmadığını söyledi.

    “KIZIMA VE BANA BİR ZARAR GELMEDEN 20’YE YAKIN SABIKASI OLAN BİR İNSAN GEREKLİ CEZALARI ALSIN”

    Rıza Tunçdoğan’ın tutuklu yargılanmasını talep eden Tunçdoğan, elektronik kelepçenin bir çözüm olmadığını ifade ederek şunları söyledi:

    “Şahıs şu an kasten yaralama dosyasından dolayı denetim içerisinde ve de hala ihlal yapmaya devam ediyor. MERNİS adresi yok. Emniyet güçlerine sahte adres belirtiyor ve tebligatların yapılmamasını sağlayıp cezaların kesinleşmesini engelliyor. 19 gün hapis cezası bulunmakta. Dün elektronik kelepçeyi kırmış. Yıllardır hukuk mücadelesi veriyorum.

    Soruşturma aşaması ve kovuşturma aşamasında derdest dosyaları bulunuyor. Buna rağmen ciddi bir yaptırım uygulanmıyor. Ben veya kızım öldükten sonra şahsın bulunmasının ve ceza almasının benim için hiç bir önemi yok. Sayın Adalet Bakanımıza, Ankara ve Adapazarı Sakarya Akyazı Emniyeti’ne sesleniyorum, lütfen artık gereken yapılsın, tutuklu yargılanma sürecine geçilsin.

    İhlal yaptığı halde bir yakalama, tutuklama veya caydırıcı bir yaptırım yok. Lütfen artık sesimi duyun kızıma ve bana bir zarar gelmeden 20’ye yakın sabıkası olan bir insan gerekli cezaları alsın. Lütfen sesimi duyun kelepçe bir çözüm değil.”

  • Konya’da dehşet dolu aile içi facia!!!

    Konya’da dehşet dolu aile içi facia!!!

    Olay, saat 22.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Şeker Mahallesi Caferçelebi Sokak’taki bir sitede meydana geldi. Kısa süre önce cezaevinden tahliye olan Nadir Türkmen, henüz bilinmeyen nedenle tartıştığı kız kardeşi Nida Türkmen ve annesi İsmehan Türkmen’e tabancayla ateş ettikten sonra aynı silahla kendini vurdu.

    Silah ve tartışma seslerini duyan komşularının ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Siteye gelen sağlık ekipleri, Nadir Türkmen ile kız kardeşi Nida Türkmen’in öldüğünü belirledi. Ağır yaralanan anne İsmehan Türkmen, ambulansla Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan anne Türkmen’in hayati tehlikesinin olduğu öğrenildi.

    Nadir Türkmen ile kız kardeşi Nida’nın cenazeleri, olay yerinde yapılan incelemenin ardından otopsi için Konya Adli Tıp Kurumu’nun morguna götürüldü. Öte yandan, Nadir Türkmen’in 10’a yakın suç kaydı olduğu belirtildi.

  • Aile yılının ilk 9 ayında 143 kadın aile içi şiddet sonucu yaşamını yitirdi

    Siyasi iktidar, kadınlara yönelik şiddetin her geçen gün arttığı dönemde 2025 yılını “Aile yılı” olarak ilan etti. 2025’in ilk dokuz ayında 143 kadın aile içi şiddet sonucu yaşamını yitirdi. Avukat Selin Nakıpoğlu, iktidarın aileyi korumak yerine kadını aileye mahkûm ettiğini söyledi.

    Nakıpoğlu, “’Aile yılı’ ilan edilen bir dönemde kadınların en çok aile içinde erkek şiddeti sonucu öldürülüyor olması, tesadüf değil, doğrudan bu politik dilin ürünüdür. Devletin erkek şiddetini önleme yükümlülüğü, ‘aile birliğini koruma’ bahanesiyle sistematik biçimde ihmal edilmiştir. Kadına yönelik erkek şiddeti münferit bir suç değil, siyasi bir tercihin, erkek şiddetini koruyan yargı pratiğinin ve cezasızlık politikasının sonucudur” dedi.

    İktidarın politikalarının şiddeti körüklediğini belirten Nakıpoğlu, “Çünkü ‘aile yılı’ gibi adımlar, kadını ailenin bir unsuru olarak tanımlayan muhafazakâr politik anlayışın ifadesi.

    Bu yaklaşım, kadının kendi hayatı, bedeni, emeği ve kararları üzerindeki söz hakkını yok sayarken erkek otoritesini kutsallaştırıyor” diye konuştu.

    6284 VURGUSU

    Şiddetin önlenmesi için yapılması gerekenleri sıralayan Nakıpoğlu, “İlk koşulu, onu besleyen politik dilin terk edilmesidir. Devletin, ‘aileyi koruma’ değil, kadının yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü esas alması gerekir.

    İstanbul Sözleşmesi’ne dönülmeli, 6284 sayılı kanunun uygulanması tavizsiz biçimde sağlanmalı. Ayrıca kadınların ekonomik bağımsızlığı desteklenmeli” dedi.

  • Bahar Aksu’yu katledenler ilk kez hakim karşısına çıkacak…

    Bahar Aksu’yu katledenler ilk kez hakim karşısına çıkacak…

    İstanbul Şişli’de boşandığı erkek tarafından katledilen Bahar Aksu davasının ilk duruşması bugün görülecek.

    Boşandığı erkek Rüstem Elibol dahil 3 kişi tarafından İstanbul Şişli’de sokak ortasında katledilen 34 yaşındaki Bahar Aksu’nun ilk duruşması bugün görülecek.

    Bahar Aksu davası yarın başlıyor: İndirimsiz ceza istiyoruz

    Bahar Aksu’yu sokak ortasında silahla vurarak öldüren Rüstem Elibol ve ona yardım eden 3 kişi bugün ilk kez Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.

    Sanıklar hakkında ağırlaştırılmış müebbetle, 14 yıl hapis cezası talep edildi. Duruşmanın saat 10.30’da başlaması bekleniyor.

    Bahar Aksu'nun katili için istenen ceza belli oldu - Haber Hürriyeti

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Şişli’deki Cumhuriyet Mahallesi Kazım Orbay Caddesi’nde, Bahar Aksu, boşandığı erkek Rüstem Elibol ve onun arkadaşı Samet S. tarafından 17 LT 343 plakalı araca zorla bindirilerek kaçırılmak istendiği sırada silahla vurularak öldürülmüştü.

    Kaçan Rüstem Elibol ve söz konusu aracı kullanan Samet S’nin yanı sıra yanında bulunan Semih Y. ile Aziz B, Silivri’de polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alınmıştı. Ardından 4 kişi, sevk edildikleri adliyede sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.

    Polis ekipleri, Bahar Aksu ile Rüstem Elibol’un 2019 yılında evlendikten sonra 2022’de boşandıklarını, 2020 yılında Bahar Aksu’nun Rüstem Elibol hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından iki ayrı müracaat kaydının olduğunu, aralarında devam eden herhangi bir tedbir kararının bulunmadığını tespit etmişti.

    AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İLE 14 YILA KADAR HAPİS TALEBİ

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan İddianamede sanık Rüstem Elibol hakkında ‘Boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ve diğer 3 şüpheli hakkında ise ‘Kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilmişti. Ayrıca tüm şüpheliler için ‘Birden fazla kişiyle birlikte silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ek olarak 4 yıldan 14 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

  • Kadına şiddet her geçen gün artıyor!

    Kadına şiddet her geçen gün artıyor!

    Kadına şiddet önlenemiyor her geçen gün artıyor. Türkiye’de önceki gün farklı şehirlerde yaşayan iki kadın aynı gün katledildi.

    Kahramanmaraş’ta tıbbi sekreter Eser Karaca (42), eski eşi Atilla Ayıntaplı (44) tarafından pompalı tüfekle vurularak katledildi. Daha önce üç kez uzaklaştırma kararı verilen Ayıntaplı hakkında Karaca’nın başvurusu üzerine 4. kez uzaklaştırma kararı verildiği, olaydan kısa süre önce de kararın kendisine tebliğ edilmeden cinayeti işlediği öğrenildi.

    Balıkesir’in Erdek ilçesinde ise Dilruba Elif Ç. (22) , B.İ. tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

    Cumhuriyet’e konuşan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu avukatlarından Esin İzel Uysal, “Eser ve Dilruba’nın ölümünün arkasında aslında iktidarın ileri sürdüğü politikalar var. ‘Aile yılı’ ilan ettiler ve aslında şiddeti bu şekilde çözülebileceğini iktidar anlatmaya çalışıyor. Niye kadın cinayetleri artıyor? 6284’ün uygulanmaması, aile odaklı politikaların ileri sürülmesi ve İstanbul Sözleşmesi’nin imzanın çekilmesi, şiddetin artmasının en önemli nedenlerinden biri. 6284’ün etkin bir şekilde uygulanması gerekiyor” dedi.

    DELİL GİZLEMEYE BEŞ AY

    Erzurum’un Köprüköy ilçesine bağlı Yağan köyünde yaşayan iki çocuk annesi Dilan Yıldırım’ın şüpheli şekilde yaşamını yitirmesinin ardından eşi İ.Y. hakkında suç delillerini gizlemesi nedeniyle açılan dava sonuçlandı. İ.Y’ye 5 ay hapis cezası verildi. Hapis cezası ertelendi.

  • Kadın dernekleri ve avukatlardan tepki…

    İstanbul’da geçen gün Bahar Aksu, eski eşi Rüstem E. ve beraberindeki üç kişi tarafından katledilmesinin ardından, Ankara’da T.B. isimli kişinin Aksu’nun katledilme videosunu eski eşi ve kızına atarak “Sıradaki kendini hazırlasın” diyerek tehdit ettiği ortaya çıktı. Olayın ardından gözaltına alınan T.B., adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Kadın dernekleri ve avukatlar duruma tepki gösterdi.

    Cumhuriyet’e konuşan avukat Çağla Gül Bulut, “Bu adamın o kadını tehdit ettiği kadını bu kadar rahat sen nasıl tehdit edebiliyorsun diyerek tutuklama verilebilir. Hukuk da buna engel değil.

    Kaçma şüphesi var. Kadını direkt öldürme şüphesi var. Şüphe bile değil. Şüpheyi bile aşan bir durum. Buna rağmen adli kontrol vermesi kabul edilemez. Bu kadar hassas bir dönemde, bu kadar hassas bir videoyla tehdit etmek kabul edilemez. Kaldı ki eğer tutuklama verilemiyorsa 6284 sayılı kanun uyarınca elektronik kelepçe de uygulanabilirdi. 6284 sayılı kanun tedbir kanunudur. Burada adli kontrol vermek adeta adama yaptığını devam et demek. Bu kişi zaten potansiyel bir fail” dedi.

    Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu sosyal medya üzerinden, “Bu durumda elektronik kelepçe önleyici politika olarak hayata geçirilmeli ki olası başka tehlike önlenebilsin. Çünkü uzaklaştırma kararları altında birçok kadın katledildi ülkemizde” paylaşımında bulundu.

  • Son bir ayda 48 kadın katledildi!

    Son bir ayda 48 kadın katledildi!

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2024 ekim ayı raporunu yayımladı. Rapora göre, ekim ayında 48 katledildi, 28 kadının ölümü ise şüpheli bulundu. 31 kadının ise hangi bahane ile öldürüldüğü tespit edilemedi.

    Bir ayda 48 kadın hayattan koparıldı!

    Siyasal İslamcı rejimin kadınlara ve kadın haklarına yönelik saldırıları günden güne artarken etkin ve caydırıcı cezaların uygulanmaması kadınları yaşamdan koparmaya devam ediyor.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), 2024 ekim ayı raporunu yayımladı.

    Yayımlanan rapora göre, Türkiye’de bir ayda 48 kadın cinayeti yaşandı. 28 kadının ölümü şüpheli bulundu, 31 kadının ise hangi bahane ile öldürüldüğü tespit edilemedi.

    Öldürülen 48 kadından 10’u boşanmayı istediği, barışmayı ve evlenmeyi reddettiği bahanesiyle hayattan koparıldı.

    31 KADININ ÖLDÜRÜLME NEDENİ BİLİNMİYOR

    Kadınların 3’ü ekonomik bahanelerle, 3’ü failin oğlunun intiharına sebep olduğunu düşündüğü bahanesiyle, 1’i evli olduğu kadına hakaret ettiğini düşündüğü bahanesiyle öldürüldü. 31 kadının ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.

    Öldürülen kadınların isimleri:

    KADINLAR KİMLER TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜ?

    Ekim ayında öldürülen 48 kadının 19’u evli olduğu erkek, 6’sı tanıdığı biri, 5’i birlikte olduğu erkek, 4’ü akrabası, 3’ü babası, 3’ü boşandığı erkek, 3’ü eskiden birlikte olduğu erkek, 2’si kardeşi, 2’si oğlu tarafından öldürüldü. 1 kadının öldürüldüğü kişiyle yakınlığı tespit edilemedi. Bu ay kadınların yüzde 40’ı evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.

    İllere göre Ekim ayının kadın cinayetleri verileri ise şöyle:

    KADINLAR EN ÇOK EVLERİNDE ÖLDÜRÜLDÜ

    Kadınların 26’sı evinde, 9’u kamusal alanlarda, 7’si sokakta, 2’si su ve kenarında, 1’i ıssız bir yerde, 1’i eğlence mekanında, 1’i çay ocağında öldürüldü. 1 kadının öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 54’ü evlerinde öldürüldü.

    EN ÇOK ATEŞLİ SİLAHLA YAŞAMDAN KOPARILDILAR

    Bu ay öldürülen kadınların 33’ü ateşli silahlarla, 12’si kesici aletle, 1’i darp edilerek, 1’i boğularak, 1’i arabayla ezilerek öldürüldü. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 69’u ateşli silah ile öldürüldü.

  • Türk-İş’ten ‘Zordayız Geçinemiyoruz’ mitingi

    Türk-İş’ten ‘Zordayız Geçinemiyoruz’ mitingi

    Türk-İş’in Ankara’da düzenlediği “Zordayız Geçinemiyoruz” için on binlerce emekçi Tandoğan Meydanı’nı doldurdu.

    Türk-İş'ten 'Zordayız Geçinemiyoruz' mitingi

    Türkiye İşçi Sendikası Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından Ankara’da düzenlenen “Zordayız, geçinemiyoruz” mitingi başladı. Türk-İş’e bağlı sendikalar ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen binlerce işçi, vergide adalet ve yaşam şartlarının iyileştirilmesi için seslerini duyurmak üzere bir araya geldi.

    Türkiye İşçi Sendikası Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından Ankara’da düzenlenen “Zordayız, geçinemiyoruz” mitingi Anadolu (Tandoğan) Meydanı’nda başladı. Mitingde işçiler,  “Ağır vergi yükü kaldırılsın”, “Bozulan ekonominin bedelini biz ödemeyeceğiz”, “Kamu işçisi çözüm istiyor”, “İşçiler yine vergi şampiyonu”, “Kadro hakkımız engellenemez”, “Brütten net’e çakılıyoruz”, “Verilen sözler tutulmalı” dövizleri tuttu. İşçiler, “Direne direne kazanacağız”, “Vergide adalet istiyoruz” sloganları attı.

    ”KİMSEDEN SADAKA İSTEMİYORUZ”

    Mitingte programın sunuculuğunu üstlenen Türk-İş İstanbul Temsilcisi Halil Baki Erdal, “Bizi görmeyenlere, bizi duymayanlara karşı ‘biz buradayız’ demek için geldik. Ülkenin dört bir yanında hak arayan işçi sınıfı için buradayız. Biz kimseden sadaka istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Türkiye’de çalışma saatinin ortalaması 65 saat dünyada 45 saat. Yazıklar olsun. Verdiğiniz maaş yetmiyor, yetmiyor” diye konuştu.

    Son günlerde artan kadın cinayetlerine de tepki gösteren Erdal, “Kadın cinayetlerine ‘yeter artık’ diyoruz. Lafa geldiğimde kadına el kalkmaz deniliyor ama kadın cinayeti bitmiyor. Çocuk cinayetlerine dur diyoruz.” dedi.

    ‘BORÇLANARAK YAŞIYORUZ NEREYE KADAR BORÇLANACAĞIZ?’

    Asgari ücretliler adına konuşan Durmuş Öztürk “Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Ev mi geçindirelim, kira mı verelim, çocuk mu okutalım? Temmuz’da enflasyon yapıyor diye maaşlarımıza zam yapmadılar ama her ay her şeye zam gelmeye devam etti. Borçlanarak yaşıyoruz. Nereye kadar borçlanacağız? Çalışma saatleri uzun, ortam sağlıksız, sendika hakkı zaten yok; bir de üstüne maaş düşük maaş alıyoruz. Enflasyonu arttıran ücret zamları değil. Krizin sebebi biz değiliz. Gelsinler asgari ücretle bir ay yaşasınlar.” dedi.

  • Boşanma aşamasındaki eşi tarafından uzaklaştırma kararı varken katledildi

    Boşanma aşamasındaki eşi tarafından uzaklaştırma kararı varken katledildi

    Antalya’da Fadim Temirhanoğulları, üç ay uzaklaştırma kararı aldırdığı boşanma aşamasındaki eşi Savaş Temirhanoğulları tarafından geçen ay tabancayla öldürüldü. Olayın ardından Temirhanoğulları tutuklanırken kaçmasına yardım ettiği öne sürülen arkadaşı F.İ. serbest bırakıldı.

    Antalya’da Fadim Temirhanoğulları, üç ay uzaklaştırma kararı aldırdığı boşanma aşamasındaki eşi Savaş Temirhanoğulları tarafından geçen ay tabancayla öldürüldü. Olayın ardından Temirhanoğulları tutuklanırken kaçmasına yardım ettiği öne sürülen arkadaşı F.İ. serbest bırakıldı. Cumhuriyet olayın ardından Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcilerinden Nuran Karahan ile konuştu.

    ‘VERİLERİ PAYLAŞMIYOR’

    Karahan, “Fadim, boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında uzaklaştırma kararı varken öldürüldü. İçişleri Bakanlığı kadın cinayetleri ve şiddete dair verileri kamuoyuyla paylaşmıyor. Kendileri veri tutmayan, rapor yayınlamayan, analiz yapmayan bakanlıklar bizim raporlarımızı da mı görmüyorlar? Kadınlar en çok, en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülüyorlar. 6284 sayılı kanunu etkin uygularsak kadınların yaşamını koruyabiliriz. Biz tüm kadınların eşit yaşam hakkı için kanunu her yerde anlatmanın, etkin uygulatmanın yoluna çıktık. Bakanlık kafasını çeviredursun, çevirdiğinde 6284’ü ve bizleri görmediği bir yer bırakmayacağız” dedi.

    Kaynak:Cumhuriyet.com.tr

  • Özgür Özel’den Erdoğan’a İstanbul Sözleşmesi için çağrı

    Özgür Özel’den Erdoğan’a İstanbul Sözleşmesi için çağrı

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, artan kadın cinayetleriyle ilgili yaptığı açıklamada, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a İstanbul Sözleşmesi için çağrıda bulundu. Özel, “O sözleşmenin yeniden Meclis’ten oybirliğiyle geçeceği bir zemini yaratmak sizin sorumluluğunuzda. Biz iki elimizi birden kaldırmaya hazırız” dedi.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, son dönemde artışa geçen kadın cinayetleri için AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘a seslendi.

    Gazetecilerin konuyla ilgili sorusu üzerine konuşan Özel, Erdoğan’a İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe konulması için çağrıda bulundu.

    Özel’in sözleri şöyle:

    “Bir yanda öldürülen bir yanda tacize uğrayan kadınlar. Seçime giderken İstanbul Sözleşmesi’nden birtakım grupların oyunu almak için çıkıp kadın örgütlerinin dünyaya kadar itirazına, hatta AK Parti’deki bazı kadınların bile itirazına ve bizim bütün uyarılarımızı dinlemeden anayasaya aykırı, hukuksuz bir şekilde, bir kişinin imzasıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çıkanlar imdi buna ne diyecek?

    Sayın Erdoğan, biz hep beraber İstanbul Sözleşmesi’ne oy verdik, bir tanesi de biriyim. ‘AK Parti döneminde bir tane iyi iş var, nedir?’ deseydiniz, İstanbul Sözleşmesi’nin İstanbul adıyla bağıtlanıp Meclisimizden oy birliğiyle geçmesi derdim. Bir nazar boncuğu vardı onu da bir seçim uğruna mahvettiniz. Ama görülen o ki hatada ısrar ediyor, daha doğrusu bunu hata kabul etmiyor. İstanbul Sözleşmesi kadınları yaşatan bir sözleşme, kadınları koruyan bir sözleşme.

    O yüzden milletimize İstanbul Sözleşmesi’nden tek başına ve hukuksuzca çıkan Erdoğan’ı şikayet ediyorum ve kendisine şu çağrıda bulunuyorum: O sözleşmenin yeniden Meclis’ten oy birliğiyle geçeceği bir zemini yaratmak sizin sorumluluğunuzda. Biz iki elimizi birden kaldırmaya hazırız.”