Etiket: Ahmet Özer

  • Ahmet Özer’in tutukluluğunun devamına karar verildi

    Ahmet Özer’in tutukluluğunun devamına karar verildi

    Seçildikten 7 ay sonra yerine kayyum atanan ve tutuklanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer bugün hakim karşısına çıktı. 15 yıla kadar hapis cezası talep edilen Özer’in yargılandığı davanın ilk duruşmasını CHP lideri Özgür Özel de takip etti. Özer’in tutukluluğunun devamına karar verildi.

    7 ay önce tutuklanan ve bugün ilk kez hakim karşısına çıkan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutukluluğunun devamına karar verildi.

    30 Ekim’de tutuklanıp görevden alınan ve yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer 205 gün sonra Silivri’de hakim karşısına çıktı. Duruşma saat 10.00’da başladı. Kimlik tespitinin ardından Özer’in savunmasının alınmasıyla duruşma devam etti.

    Mahkeme, savunmalara ve taleplere karşın, Ahmet Özer’in tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dava, 14 Temmuz saat 10:00’a bırakıldı. Ahmet Özer, salondan alkışlar ve sloganlarla çıktı ve yakınları tarafından “Herşey güzel olacak” sözleriyle cezaevine uğurlandı.

    ÖZGÜR ÖZEL DE TAKİP ETTİ

    Özer bugün Silivri’deki cezaevi duruşma salonunda tutuklanmasının 205. gününde ilk kez hakim karşısına çıkacak. Duruşmayı CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de aralarında bulunduğu çok sayıda CHP’li ile Özer’in yakınları da takip etti.

    Duruşma öncesi bir açıklama yapan Ahmet Özer’in avukatlarından Hüseyin Ersöz, “Algıların değil, ‘olguların’ tartışıldığı bir gün olacak. Ahmet Özer’in CHP’li olmadığı, kırmızı bültenle aranan R.K.’la görüştüğü, HTS kayıtları, gizli tanık beyanları, hepsi tartışılacak! Bugün açıklamaları muteber kabul edilen R.K. hakında ‘kırmızı bülten olmadığı’, Ahmet Özer’in CHP üyeliğinin 14 yıl öncesine dayandığı gibi gerçekler dava dosyasına giren evrak üzerinden anlatılacak” demişti.

    İMAMOĞLU’NDAN MESAJ

    2 aydır cezaevinde bulunan İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu da Özer’in bugün görülecek duruşmasıyla ilgili paylaşım yapmıştı.

    Yaşananları bir ‘hukuk katliamı’ olarak nitelendiren İmamoğlu, iddianamede yer alan ifadeleri de hatırlatarak “Türkiye terörün bitmesi ve demokratikleşme yolunda kritik bir süreçten geçerken, ‘Batı’daki Kürtlerin yerel yönetimlerde temsil edilmesini'(!) suç sayan kaybetmeye muhtaç zihniyet, Ahmet Özer başkanımızı tam da bu sebeple özgürlüğünden mahrum bırakıyor” demişti.

    Özer’in tahliye edilmesi gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, “Prof. Dr. Ahmet Özer yıllarını bu ülkede barışın ve kardeşliğin büyümesine adamış saygıdeğer bir bilim insanı ve siyasetçidir. Sayın Başkan’ın kendini feshetmiş bir örgüte dair suçlanması, Terörsüz ve Demokratik Türkiye hedefimize karşı bir saldırıdır. Bu ayıba derhal son verilerek Sayın Başkan’ın tahliye edilmesini ve Esenyurtluların iradesi gereği görevine dönmesini ümit ediyorum” ifadelerini kullanmıştı.

    NE OLMUŞTU?

    30 Ekim 2024’te evine düzenlenen şafak baskınıyla gözaltına alınan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, aynı günün gece yarısı tutuklanmıştı. İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınan Özer’in yerine kayyum atanmıştı.

    Avukatlarının tüm itirazlarına rağmen tutukluluğu devam eden Özer hakkında 113 gün sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame hazırlanmış, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

  • Özgür Özel’den : Hukuk tanımayanlarla müzakere edilmez

    Özgür Özel’den : Hukuk tanımayanlarla müzakere edilmez

    CHP lideri Özgür Özel, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. “Yeni anayasa” tartışmalarına değinen Özel, “Hukuk tanımayanlarla müzakere edilmez, mücadele edilir” dedi. Özel, “İmamoğlu’nun kayıp telefonu bulundu” iddialarına ilişkin de “Rezil oldunuz rezil, rezil. Hiçbir şey yok o telefonda” ifadelerini kullandı. Yargının particilik yaptığını söyleyen Özel, AKP’li Fatih Belediyesi’ne işaret ederek “Particilik yapıyorlar, AKP dönemine bakmıyorlar. Sayıştay raporları elimde. Salı günü tüm dosyaları açıklayacağım” şeklinde konuştu.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yeni anayasaya bir kez daha kapıyı kapattı. Özel, “Hukuk tanımayanlarla müzakere edilmez, mücadele edilir” dedi.

    Özel, “PKK/KCK üyesi olmak” suçundan tutuklanmasının ardından görevden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in yargılandığı davanın ilk duruşmasının ardından açıklamalarda bulundu.

    Duruşmada yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, “İzleyen heyet için hiçbir şey diyemem, mutlaka onlar da çok şaşırdı ama iddia makamındaki savcı santim santim makama gömüldü. Tek tek ispatlıyor. Teker teker koydu. Deyim yerindeyse iddianameyi böyle uçak yaptı, attı savcıya doğru. Böyle başının üstünden geçti. Fiilen değil. Yapılan iş o. İddianameyi uçak yaptı yolladı, gemi yapsa yüzmez batar” ifadelerini kullandı.

    “Ekrem İmamoğlu’nun kayıp telefonu bulundu” haberlerine de değinen Özel, “O telefon numarasını girince ben de Beylikdüzü Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu yazıyor. 2013’te kaydettiğim ilk numara. Ekrem Başkan da çok gülmüş ona. Graham Bell bile bir telefonu bulduğuna bu kadar sevinmedi.  O telefondan bir şey çıkması dışında bir umudunuz yok. Hiçbir şey yok o telefonda” diye konuştu.

    “AKP’Lİ BELEDİYELERLE İLGİLİ TÜM DOSYALARI AÇIKLAYACAĞIM”

    Yargıyı “particilik ve siyasi operasyon” yapmakla eleştiren Özel, “Particilik yapıyorlar, AKP dönemine bakmıyorlar. Sayıştay raporları elimde. Fatih Belediyesi’ne operasyon yapabiliyor musunuz? Tüm dosyaları açıklayacağım” ifadelerini kullandı.

    Yeni anayasa tartışmaları konusunda da mesajlara veren Özel, “Mücadele ediyorum arkadaşlar, mücadele ediyoruz hep beraber, bunlarla müzakere edilmez. Bu kadar vicdansız, acımasız, hukuk tanımayan adamlarla neyini müzakere edeceğim. Önce müzakere edilebilir bir zemine getirsinler bakalım Türkiye’yi. Bütün Anayasa Mahkemesi kararlarına uysun, AİHM kararlarına uysun, desin ki ben tamamım, ben de tamamım o zaman, oturalım bir bakalım ne yapabiliriz diye” dedi.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın CHP’li tutuklu belediye başkanlarının pankart ve afişlerinin toplatılması yönünde İl Emniyet Müdürlüğü’ne yazı göndermesine de tepki gösteren Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e tepki göstererek, “Tepemin tasını attırmasın gider odasının kapısına asarım” ifadelerini kullandı.

  • Özgür Özel’den, Terörsüz Türkiye’ye ‘evet’ diyoruz!

    Özgür Özel’den, Terörsüz Türkiye’ye ‘evet’ diyoruz!

    CHP’nin Van mitinginde “yeni sürece” dair önemli mesajlar veren CHP lideri Özel, PKK’nin “fesih kongresi” duyurusu sonrası ilk kez konuştu. “Terörsüz Türkiye’ye ‘evet’ diyoruz” diyen Özel, “Bugünlerde beklenen terör örgütünün silah bıraktığı haberini sonuna kadar destekliyoruz. Meclis zemininde eksik uygulamaları düzeltecek adımların hep birlikte atılmasını, en başta kayyum uygulamasının son bulmasını, siyasi tutsakların özgür kalmasını bekliyoruz” dedi.

    Resim

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun tutuklanmasının ardından her hafta farklı bir şehirde düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi bu hafta sonu Van‘daydı.

    ‘KONGRE’ SONRASI İLK MESAJ

    Burada yaptığı konuşmada terör örgütü PKK’nin kongresini toplamasına ilişkin ilk kez mesajlar veren Özel, “Barışın gelmesi için atılan ve atılacak her adımı destekliyoruz. Terörsüz Türkiye’ye ‘evet’ diyoruz” dedi.

    Özel, “Sırrı Başkana sözümüz var. Bu süreç akamete uğrarsa, Kürtleri verdikleri sözleri tutmazlarsa da biz eninde sonunda iktidar olacağız, Türk ve Kürt’ün kardeşliğini mutlaka kuracağız” ifadelerini kullandı.

    “Biz Kürt meselesini inkar edenlerden hiç olmadık. Bu sorunun var olduğunu savunduk” diyen Özel, başta kayyum uygulamasının son bulmasını ve siyasi tutsakların özgür kalması gerektiğini vurgulayarak atılması gereken adımlar konusunda mesajlar verdi.

    Resim

    VAN’DA TARİHİ KALABALIK: DÖVİZLER DİKKAT ÇEKTİ

    Gözlerin çevrildiği miting için CHP lideri Özgür Özel, sabahın erken saatlerinde Van’a gitti.

    Yurttaşlar, mitingin yapılacağı alanı sabahın erken saatlerinden bu yana doldurdu.

    Alanda, Özgür Özel ve tutuklu belediye başkanları Ekrem İmamoğlu ile Ahmet Özer için açılan dövizler dikkat çekti. 

    AHMET ÖZER’İN KIZI KONUŞTU

    Mikrofonu ilk olarak Esenyurt Belediyesi’nin tutuklanan Vanlı Belediye Başkanı Ahmet Özer’in kızı Seraf Özer, aldı.

    Seraf Özer, Ahmet Özer’in mektubunu okudu.

    İşte o mektup…

    “Ve Profesör Doktor Ahmet Özer, kıymetli babamın mektubunu okuyorum. Güneşin kenti, doğduğum kadim toprağın cesur yürekleri, Ahmedi Hani’nin gönül dostları, Fakih-i Teyran’ın arkadaşları. Hun bihar hatin, ser sara ser çava hatin.

    Değerli halkımız, kıymetli kardeşlerim, size bu satırları Silivri’deki hücremden yazıyorum. Bedenim Silivri’de ama yüreğim Van meydanında sizlerle birlikte atıyor. Zira bedenimizi hapsedebilirler ama ruhumuzu asla! Değerli hemşehrilerim, bir şafak operasyonuyla beni alıp Silivri zindanına koydular. Başkanı olduğum Erciş belediyesine ise kayyum atadılar. Halk iradesini gasp ettiler. Türkiye’nin en büyük ilçesini Vanlı bir Kürdün yönetmesini hazmedemediler. Batıdaki Kürtlere temsil hakkı verdik diye bizleri yargılıyorlar.

    100 bin Vanlının yaşadığı Erciş’te Kürtlere temsil hakkı almışsa biz bundan ancak gurur duyarız. Cumhuriyet Halk Partisi Kürtlere temsil hakkı verdi diye bize karşı kumpas kurdular. Demokratik Güç Birliği’ni terörize ediyorlar. Kürtler batıda kendilerini temsil edemez diyorlar. Oysa demokrasinin ilk şartı temsildir, adalettir. Adalet ve temsiliyet zaafa uğrarsa devlet zaafa uğrar.

    Değerli hemşehrilerim, sürekli milli irade den bahsedenler sizin de iradenizi hiçe saydılar. Van’ımızın değerli başkanları, Abdullah Zeydan Başkan’la Necmettin Başkan’ı görevlerinden alıp yerlerine kayyum atadılar. Van halkının iradesini gasp ettiler. Ama dün olduğu gibi bugün de bu haksızlığa geçit vermeyeceğiz. Bunun için el birliğiyle mücadele edeceğiz. Çünkü haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Biz asla dilsiz şeytan olmayacağız.”

    “İKTİDARIN KORKULU RÜYASI EKREM İMAMOĞLU”

    “Silivri zindanındaki hücremde dimdik ayaktayım. Hepimiz adına mücadelemi sürdürüyorum. Her zaman başı dik bir hemşehriniz olarak sizi asla mahcup etmedim ve hiçbir zaman asla mahcup etmeyeceğim. Her zaman gurur duyacağınız bir kardeşiniz olacağım.

    Değerli kardeşlerim, bugün adalet ve özgürlük mücadelemizin lideri Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel sizlerle. Bugün iktidarın korkulu rüyası Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun kalbi sizlerle. Silivri’de birlikte yattığımız Bekir Kaya başkanımızla birlikte yüreğimiz sizlerle atıyor. Hep birlikte Van’a bin selam, Tuşba’nın yiğit insanlarına bin selam olsun.”

    “KÜRT SORUNUNU BİZ ÇÖZECEĞİZ”

    “Kardeşlerim, bu iktidar yıllardır Van’ımızı ihmal etti. Van halkını işsizliğe, yoksulluğa mahkum etti. Uyguladıkları yanlış ve taraflı politikalarla hayvancılığı, tarımı yok ettiler. Güzelin Van Gölü’nü, efsanevi Akdamar’ı, kadim Van Kalesi’ni, benim doğup büyüdüğüm Muradiye Şelalesi’ni unutturdular. Van’ımızın tarihi turistik değerlerini yok saydılar. Güzelliklerini ve turizmini bitirdiler. Ama merak etmeyin.

    Karanlık koyulaşıyorsa şafak sökmek üzeredir. Ülkemizin demokrasi şafağındayız. Silivri zindanında beraber tutuklu olduğum, yol arkadaşı olmaktan onur duyduğum Sayın İmamoğlu’nu Cumhurbaşkanı seçeceğiz. İmamoğlu’nun ilk seçimde sizlerin de desteğiyle seçileceğine yürekten inanıyorum. Haksızlığa, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe son vereceğiz. Yoksulluğu, yasakları hep birlikte bitireceğiz. Yıllardır iktidar tarafından sürüncemede bırakılan Kürt sorununu biz çözeceğiz, biz!”

    “BARIŞ SÜRECİ MUTLAKA BAŞARIYLA SONUÇLANMALI”

    “Sürdürülen barış süreci mutlaka başarıyla sonuçlanmalı. Onurlu ve kalıcı bir barış inşa edilmeli. Kürt sorunu demokratik bir biçimde çözülmelidir. Değerli dostlar, biz Ekrem Başkan’la birlikte Van ile kurduğumuz gönül köprüsünü hizmet köprüsüyle buluşturacağız. Bizim birlikte çalışmamızı hazmedemediler. Kurduğumuz hizmet masasını devirdiler. Ama biz kararlıyız, bunu mutlaka sürdüreceğiz. Ülkemizin demokrasi şafağında, üretimde, bölüşümde, özgür günlerde birlikte olacağız. Bu zorba despotik düzene son vereceğiz. Van’ın yıllardır değişmeyen makus talihini hep birlikte yeneceğiz. Mücadeleye devam! Van’a, köklerime, hemşehrilerime bin selam.

    Silivri 9 No’lu, Profesör Doktor Ahmet Özer, Erciş’in seçilmiş belediye başkanı.”

    İMAMOĞLU’NUN VANLILARA MESAJI OKUNDU

    CHP Van İl Başkanı Seracettin Bedirhanoğlu, Silivri’deki İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Vanlılara mektubunu okundu.

    İşte İmamoğlu’nun o mesajı…

    “Van Denizi’nin kıyısındaki cesur ve kararlı yürekler, merhaba! Türkiye’yi umuda kavuşturma yolunda bir durak olarak gördüğüm Silivri Cezaevi’nden hepinize en içten selamlarımı gönderiyorum. Gönlüm bugün buluştuğumuz meydanlarda sizlerle birlikte olmayı isterdi. Türkiye’ye hukuku çok gören, halkın iradesini hiçe sayanlar buna engel oldular. Hükümleri şimdilik buna yetse de milletimizin yüreğindeki duaları, yerimizi azaltmaya güçleri yetmez. Meydanı dolduran yaşlısı, genci, kadını, erkeği, Van’ın asil evlatları, cesaretiniz, umudunuz, kararlılığınız için hepinize sonsuz teşekkür ediyorum. Hep birlikte bize yaşatılan bu karanlık günlerden kurtulacağız. Buna yürekten inanıyorum. Adaletin, eşitliğin, özgürlüğün sesi bugün Van Denizi’nin kıyısında yükseliyor.”

    “VAN’IN NASIL BİR OHAL DÜZENİYLE YÖNETİLDİĞİNİ BİLİYORUZ”

    “Bu sesi kısmaya çalışanlar, bu iradeyi bastırmaya çalışanlar bilsinler ki başaramayacaklar. Türkiye’nin dört bir yanında halkın iradesine kumpas kuranlar aynı aklın temsilcileridir. Adil rekabetten kaçan, koltuklarını korumanın ihtirasıyla yanıp tutuşan, her türlü hukuksuzluğa gözlerini kırpmadan Van’da, İstanbul’da, Türkiye’nin her yerinde baskıyla milleti sindirmeye çalışıyor. Van’a ne yaptıklarını biliyoruz. Seçimi kazanamayacak nasıl Ak Parti adayını başkan yapmaya çalıştıklarını, Van’a neden kayyum atadıklarını, Van’ın nasıl bir OHAL düzeniyle yönetildiğini biliyoruz. Az kaldı, zincirler kırılacak. Milletin iradesini çizenler gidecek ve bizim dallarımız yeşerecektir. Bu tebessümü bu aziz millete çok görenler gittiğinde Van’ın yüzü gülecektir değerli arkadaşlar.”

    “İSTANBUL’UN KADERİ, VAN’IN KADERİ BİRDİR”

    “İstanbul’un kaderi, Van’ın kaderi birdir. Bize, İstanbul’a, Van’a, Türkiye’nin her türlü kumpasını kuranlar ilk hangimize saldırdığını biliyorsunuz. Erciş Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Özer’e kaybetme korkusunda eli ayağa dolanan bu darbecilerin hukuksuz kumpasları yüzünden cezaevindedirler. Van’ın evladı, ülke için yıllarca akademide çalışmış, evlatlarımızın eğitimini vermiş, Türkiye’nin demokratikleşmesi, Erciş’in ve Van’ın gelişmesi için çalışmış olan başkanımız Sayın Ahmet Özer’in özgürlüğüne kavuşmasını sabırsızlıkla bekliyoruz.

    Bu garabet düzeni hepimizin ortak mücadelesiyle sona erecektir. Barışa, umuda, Türkiye’nin güzel geleceğine birlikte yürüyeceğiz. Van’ın meydanlarında yükselen bu ses, İstanbul’un meydanında, Anadolu’nun her köşesinde yankılanıyor. Milletin sesi hiçbir baskıyı, engeli dinlemeden yükseliyor.”

    Resim

    ÖZGÜR ÖZEL VANLILARA SESLENDİ

    CHP lideri Özgür Özel, saat 12.45 sularında parti otobüsünün üstüne, Vanlılara hitap etmek üzere çıktı.

    Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

    “KALELER BİTMİŞTİR”

    * Bugün güneşin şehrindeyiz. Bugün saklanan feryatları, gizlenen umutları taşın altından çıkarmaya, bugün bu meydanda bir miting yapmaya değil, barışın ve adaletin sesini duyurmaya, barışın ve adaletin umudunu haykırmaya, bu meydanda baskılara, zulme, kayyuma, halkın iradesini tanımayanlara, darbecilere, cuntacılara karşı eylem yapmaya geldik Van’a! Eylem yapmaya!

    * Artık o eski siyaset dönemleri bitmiştir. Kaleler bitmiştir. Orası benim kalem, burası benim tapulu malım dönemi bitmiştir. Buraya Konya’nın selamını getirdim. Buraya Mersin’in selamını getirdim. Yozgat’ın, Samsun’un selamını getirdim. Buradan selam almaya, selamınızı ta İzmir’e götürmeye geldim. Selam olsun Van’a! Selam olsun Konya’ya! Konya’nın selamı Van’da, Van’ın selamı İzmir’de çınladıkça barışın karşıtları, dostluğun karşıtları, bu memleketteki Türkü Kürde kırdırmak isteyen, Alevi’yi Sünni’ye düşman gösterenlerin bütün oyunları bozulacak.

    “CHP’NİN KALELERİ VAN’A FEDA OLSUN”

    * Bir olacağız, hep birlikte başaracağız! Konya’ya, gidince, kimi diyor ki: “Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi, AKP’nin kalesine gitti.” Kale male yok. Ne AKP’nin kalesi var, artık ne CHP’nin kalesi. Artık tüm Türkiye, tüm şehirler, bu milletin, bu halkın, kardeşliğin kalesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kaleleri Van’a feda olsun! Size feda olsun! Biz demokrasiye inanmış bir gelenekten geliyoruz.

    * Öyle ki Van’da oyumuzun arttığı da oldu, çok düştüğü de oldu. 1957’de %57 oyu da gördük, 2015’te %1,5’u da gördük. Millet karar verdi, 5 vekilin beşini de aldık. Millet karar verdi, hiç milletvekili çıkaramadık. Millet karar verdi 1963’te, %70 oyla belediyeyi kazandık. Millet karar verdi, Van’da belediyesiz kaldık.

    * Ama hiçbir zaman Hatay’ı Vanlılara yüklemedik. Kusuru kendimizde bildik. “Kendimizi doğru anlatamadık.” dedik. “Doğru söylemedik.” dedik. “Yeterince çalışmadık.” dedik. İşte şimdi artık Cumhuriyet Halk Partisi’nin sadece bir parti olarak değil, Türkiye İttifakı diye söylediği, yani sosyal demokratlarla muhafazakar demokratları, muhafazakar demokratlarla milliyetçi demokratları, liberal demokratları, sosyalist demokratları ve Türk’ün demokratıyla Kürt’ün demokratını birlikte kucaklayan Türkiye İttifakı’yla geldik!

    “BU İTTİFAK YA OTOKRASİ YA DEMOKRASİ DİYEN İTTİFAK”

    * Bu ittifak aslında sandığı savunan ittifaktır. Bu ittifak ya otokrasi ya demokrasi diyen ittifaktır. Bu ittifak önce demokrasiyi kurtaralım, ondan sonra aramızda yarışırız diyen ittifaktır. Bu ittifak tek adam anlayışına karşı halkın, halkların, milletin sesini duyan, duyuran ve eninde sonunda kazanacak olan ittifaktır. Demokrasi budur. Demokrasi kazananın yönettiği, kaybedenin sırasını beklediği rejimdir. Ama maalesef geçmişte demokrasiden istifade edenler, hatta “Ya biz demokrasi istemiyorduk.” diyenlere, “Bir trendir. Bir trendir. İşimize gelince bineriz, işimize gelince ineriz.” diyenler maalesef bugün sandığı, geldiği sandığı inkar etmekte, işlevsiz kılmaktadır.

    * Bunun ilk örneği de, son örneği de Van’dadır. Van bu konuda dertlidir. 19- 2019 yılında BDP’den Sayın Bekir Kaya %53 oyla belediyeyi kazanmış ama ardından Van’ın iradesine kayyum atanmıştır. Ardından 2019 yılında HDP’li başkan, birlikte sizlerin oylarıyla verdiğiniz %53 oyla, her iki kişiden birinin rızasıyla seçilmiş, göreve gelmiş ama yerine kayyum atanmıştır. 2024 seçimlerinde, daha bir yıl önce Vanlılar bu iki kayyuma, yani devletin “Seçsen de yönettirmem. Benim adayımı seçeceksin. Benim adayımı seçmezsen Van’ı size yönettirmeyeceğim.” diyen inada karşı kendi iradelerini asla sakatlamamış…

    ÖZEL’DEN VAN VALİSİ’NE SERT TEPKİ

    * İnada karşı kendi iradelerini asla sakatlamamışlar. Oyu bırakın bu baskılardan sinmek, geri adım atmak, arttırarak %56’yla Sayın Abdullah Zeydan’ı ve Neslihan Şedal’ı Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanlığı’na seçmişlerdir. Ancak bu milleti tanımaz, Kürde düşman, Kürt’ün iradesine düşman irade yine üçüncü kez Van Büyükşehir’e kayyum atamış, kendi adayını seçmeyenlere atadığı valiyi kayyum olarak dayatmıştır. Güvenlik, valinin valiliğine sözüm yok. Emniyet tedbirlerine sözüm yok. Ancak Vali’nin siyasetine sözüm var. Bir atanmış ve şu anda ayrıca Van’ın iradesine kayyum atanmış kişi bu meydana gelinmemesi için, gelinirse şöyle olur, böyle olur diye ricalar, örtülü tehditler, kulak çekmeler, mesaj vermeler… Vali efendi, valiliğini bil! Oturduğun yerde otur! Oturduğun yerde otur!

    * Ve Sayın Abdullah Zeydan ve Neslihan Şedal seçildiklerinde Van’ın bu iddialı, bu haklı, bu kendi iradesine sahip çıkan duruşuna daha ilk gün “Mazbatayı vermeyeceğiz. İkinci partiye mazbata vereceğiz.” diye bir hazırlığa giriştiler. O gün Vanlılar bu hazırlığa karşı itiraz ederken bu arkamda duran kardeşleriniz, evlatlarınız, canlarınız, canlarım geldi sizinle birlikte mücadele ettiler, o mazbatayı söke söke aldılar. Biz kazandığımız seçimde kazanmasını biliriz. Kaybettiğimiz seçimde saygı göstermesini biliriz. Ama biz asla ve asla milletin iradesine karşı çıkılmasına, direnilmesine, kayyum atanmasına, haksız tutuklamalara geçit vermedik, bundan sonra da vermeyiz.

    * Şimdi gündemde bir süreç ayrıca değineceğim. Ama ben söyleyince, çıkıp da, çıkıp şunu söyleyince “Kürt sorunu vardır.” deyince birileri kızıyor ya. Kürt sorununu, varlığını kabul etmeden güya, söylemeden çözeceklerini sanıyorlar ya.

    “İŞTE SANA KÜRT SORUNU”

    * Bak kardeşim, Kürt sorunu nedir biliyor musun? Kürt sorunu tam da budur. Manisa’da Manisalı belediye başkanını seçiyor CHP’den, geçiyor yönetiyor. Osmaniye’de, Devlet Bey’in memleketinde belediye başkanı seçiliyor, gidiyor yönetiyor. Rize’de, Tayyip Bey’in memleketinde Rizeler kendini kim yönetecek diye karar veriyor, oy veriyor, seçiyor, yönetiyor. Van’a gelince, Diyarbakır’a gelince, Batman’a gelince, Mardin’e gelince “Siz belediye başkanı seçemezsiniz. Seçerseniz de yönettirmeyiz.” diyor.

    * İşte sana Kürt sorunu. Kürt sorunu budur, Kürt sorunu. O yüzden, o yüzden bu sorunları mutlaka hep birlikte demokrasiye ve birbirimize sarılarak çözeceğiz. Bakın, sadece demin değil. Evet, geçen dönem tam 49 tane belediyeye kayyum atadılar. Şu ana kadar tam 145 kez çeşitli dönemlerde Kürt’ün iradesine kayyum atadılar ve bizim de belediye başkanlarımıza, 3 belediyemize kayyum atadılar. Bunlardan bir tanesi Türkiye’nin en büyük ilçesi Esenyurt’un seçilmiş belediye başkanı, öz evladınız Ahmet Özer’dir. Buradan selam olsun Ahmet Özer’e.

    Özgür Özel Van'da konuştu: Terörsüz Türkiye'ye 'evet' diyoruz! - XBodrum

    “ÖZER’İN SUÇU ESENYURT’U BİR KÜRT OLARAK KAZANMAKTIR”

    * Ovacık’ta yapılanda, Ahmet Özer’e yapılanda aynı şeydir. Şimdi diyorlar ki: “Ahmet Özer terörle ilişkili.” Bakın, Ahmet Özer’in suçu neymiş? Ahmet Özer’in suçu çözüme, barışa dair kitap yazmak. Ahmet Özer’in suçu, geçen sözüm sürecinde Abdullah Öcalan Ahmet Özer’in adını vermiş, “İyi bir akademisyendir, katkısı olur.” diye. Bunu yazmışlar iddianameye. Ahmet Özer’in suçu memleketi Van’da bir evlat ölmüş, evlat. Anneyi aramış. Anneye demiş ki: “Başın sağ olsun. Başın sağ olsun. Ölen çocuğun gibi çok kıymetli evlatlar yetiştirdin. Altı evlattan bir tanesi terör örgütü üyesiymiş.” Bu yüzden terör örgütü üyesinin anasına “Kuvvetli evlat yetiştirdin.” deyince terörü övmek oluyormuş.

    * Bu sebepten Ahmet Özer içeride. Lafı eğip bükmeyelim. Açık açık konuşalım, açık açık. Ahmet Özer’in suçu Esenyurt’u bir Kürt olarak kazanmaktır. Kürt’ün iradesine de, Kürt’ün başarısına da tahammül yoktur. Bunu, bunu şöyle anlatayım: Allah gani gani rahmet eylesin. Çok yakın dostumdu. Hapisteyken de çok ziyaretine gittik arkamızdaki arkadaşlarla, bütün milletvekillerimizle. Sırrı Süreyya Önder, özel, özel bir hukukumuz vardı. Cezaevinden çıktı, geldi. Benim odanın önünden geçerken daldı içeri, sarıldı. İki üç ay önce cezaevinde son ziyaretimi yapmıştım. “Hoş geldin.” dedim. “Otur.” “Yok.” dedi. “Racondur. Cezaevinde gelene, cezaevinden çıkınca ziyarete gidilir. Ama ilk çayı sende içersem bizim DEM’liler beni mahveder.” dedi. “Önce bir kendi partime gideyim, sonra gelip çay içeyim.”

    * İşte o Sırrı Süreyya Önder, bana hayatının önemli bir sırrını da emanet eden Sırrı Süreyya Önder, o sırrı bir kez de burada hatırlatayım. Bir Cumhuriyet şarkısı filmini izlememi istedi. Daha ilk haftasıydı. Gittik izledik. Sordu beğendin mi. Sana dedi bir sır vereceğim. Dedi ki, “O filmin senaryosunu ben yazdım” Dedim ki, “Peki niye afişe yazmadın?’ Sırrı Bey’in resmi okşamıyordu o zaman.

    * O zaman zulmediyorlardı rahmetliye. Onu terör örgütünü övmekten ceza veriyordu. ‘Adımı yazarsak filmde çalışana yazık ederler’ dedi. Niye dedim bana verdin. ‘Partinin birinci başkanını anlatmışım, sonuncusuna emanet ediyorum. Başka kime edeceğim.’ Kürt, Kürt olarak bir yere gelirse, o zaman ona huzur vermiyorlar dedi. İşte o huzuru kaçıranlara karşı huzur bulmaya geldik hep beraber.

    “BU DARBEYE MİLLET İNANMADI”

    * Bu darbeye elbette inanmadık. Millet inanmadı. Dünya kadar yalana hep bir ağızdan büyük bir mücadeleyle direndik. BU darbe girişimi olduğunda Koştuk Saraçhane’ye girdik. 7 gün 7 gece kayyım ihtimaline direndik. Orada tek başına dursak başaramazdık. Dedik ki, eylem yasağına rağmen, tarihi yarımadaya giden köprüler kaldırılmış vapur seferleri durdurulmuş metro istasyonları kapatılmış ama demokrasiye iradesine sahip çıkan milyonlar, 7 gün Saraçhane’ye geldiler direndiler. Darbeyi geri püskürttüler. Helal olsun demokrasiyi savunanlara. O günden sonra, köprüyü geçip 7 gün orada miting yaptıktan sonra, Maltepe’de 2.2 milyon kişiyle tarihin en büyük mitingini yaptık.

    * Ege’de de Konya’da da miting yaparak bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Ekrem Başkan’a arkadaşlarımıza özgürlük istiyoruz. Cesaretiniz varsa yargılama TRT’den yayınlanmalıdır. Hodri meydan.

    ‘SELAM OLSUN SELAHATTİN BAŞKANA’

    * Biz meydanlarda, sadece Ekrem Başkan’ı CHP’lilerin özgürlüklerini değil hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm siyasi tutsakların özgür bırakılmasını talep ediyoruz. Selahattin Demirtaş’ın özgürlüğünü de savunuyoruz. Van Demirtaş’ı ayrı sever. Selam olsun Selahattin Başkan’a…

    * Ancak sadece Selahattin Başkan değil tutuklu belediye başkanlarının, Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ’ın da özgürlüğünü savunuyoruz. Saraçhane’ye çıktığımızda DEM’li gençler de Zaferli gençler de oradaydılar. Ama yukarıda biri vardı. İkisinin de başkanını o almıştı. İkisi de kaybediyor hep o kazanıyordu. Bu oyunu bozmak için şöyle haykırdık. Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz. Buradan AK Partili gençlere de sesleniyorum. Bu demokrasi meydanında AK Parti’ye de MHP’ye de ihtiyaç var. Demokrasiye ihtiyaç var. Biz darbeye karşıyız. Biz demokratik siyasetin arkasındayız.

    “YENİ SÜREÇ” AÇIKLAMASI

    * Çözüm süreci bile diyemedikleri süreçle ilgili bir şey söyleyeyim. Sırrı Başkan anlattığında bunun adına ne diyeceğiz dedim. Vallahi bir şey demedik dedi. Geçen sefer önce çözüm seçim sonra barış dedik olmadı. Şimdi önce barış sonra çözüm diyoruz dedi.

    * Dedi ki bu sürecin garantörü biziz. Şimdi öyle günlerden geçiyoruz ki. Bu topraklar çok fırtınalardan geçti. Adaletsizliğin vurduğu kadar bu coğrafyayı hiçbir şey vurmadı. Biz Kürt meselesini inkar edenlerden hiç olmadık. Bu sorunun var olduğunu savunduk. En başından beri samimi şeffaf, Meclis zemininde çözülmesi gerektiğini, bu süreçte zarar gören herkesin ortak mutabakatıyla anaların gözyaşının dinmesini savunduk. Ömrünü barış yolunda harcayan Sırrı Süreyya Önder’i şöyle bir kuvvetli alkışlayalım.

    CHP VAN İL KADIN KOLLARI BAŞKANI RAHATSIZLANDI

    Özgür Özel konuşurken, CHP Van İl Başkanı Beyhan Aslan’ın tansiyonu düştü.

    Ayakta durmakta zorlanan Aslan’ı bir vatandaş fark etti. Özel, ardından duruma hemen müdahale etti.

    ‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE EVET DİYORUZ’

    * Dedik ki Kürtleri Türkiye’yi kendi devletleri olarak, uğrunda dedelerinin can verdiği devleti, demokratik, atılması gereken hangi adım varsa bu adımların hepsini hep birlikte atacağız.

    * Biz terörün durmasını savunuyoruz. Terörsüz Türkiye’ye evet diyoruz. Bugünlerde beklenen terör örgütünün silah bıraktığı haberini sonuna kadar destekliyoruz. Meclis zemininde bugün Kürtlerin kendisini eşit hissetmediği, eksik uygulamaları düzeltecek adımların hep birlikte atılmasını, en başta kayyum uygulamasının son bulmasını, siyasi tutsakların özgür kalmasını bekliyoruz. Buna evet demeyen bu sürecin dışındadır. Gözyaşının dinmesini canı gönülden savunanlarız.

    “SIRRI BAŞKAN’A SÖZÜMÜZ VAR…”

    * Sırrı Başkana sözümüz var. Bu süreç akamete uğrarsa, Kürtleri verdikleri sözleri tutmazlarsa da biz eninde sonunda iktidar olacağız, Türk ve Kürt’ün kardeşliğini mutlaka kuracağız. Son sözüm şudur. İmza kampanyasında imza atan ne diyor: İmamoğlu özgür olsun diyor, siyasi tutuklular özgür olsun diyor.

    ‘KÜRT ANNELERİN BİR DAHA EVLATLARINI KAYBETMEMELERİ İÇİN…’

    * Buradan Manisa’ya gideceğim. Manisa’ya gidip anamın yanına varacağım. Anneler gününde annemin elini öpeceğim. Manisa’ya gidip bütün analar adına onun anneler gününü kutlamadan önce, Van’dan bütün anaların anneler gününü kutluyorum. Kürt annenin de bir daha evlatlarını kaybetmemeleri için, o gözlerinden bir daha hiç yaş akmasın diye mücadeleyi hep birlikte veriyoruz. Tüm annelerin anneler gününü kutluyorum.

    ÖZEL, MİTİNGİ İŞARET ETMİŞTİ

    Özel, sabah saatlerinde havaalanında gazetecilerin sorularını yanıtlamıştı.

    Özgür Özel, “Önemli bir süreç bir yandan yürüyor. Neler söylersiniz?” sorusuna şu sözlerle yanıt vermişti:

    “Büyük bir heyecan var, görüyorsunuz. Güneşli havasıyla, sıcak karşılaması ile bugün bize ‘hoş geldiniz’ diyor. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi açısından da, Türkiye açısından da çok önemli bir gün. Bugün Van’da hem bundan sonraki süreç için hem içinde bulunduğumuz ve mücadele ettiğimiz darbe süreci için Van’dan önemli mesajlar vereceğiz.

    Bundan sonrası Van için, Türkiye için, Türkiye’nin barışı için güzel olacak ancak bunun olabilmesi için yüreğimizin bir kısmını İstanbul’da Silivri’de bırakıp buraya geldik. Bunun böyle olmaması gerekiyor. Bunun için önemli adımların atılmasını bekliyoruz. Van’dan, Türkiye’ye önemli mesajlarımız olacak. Herkesi mitinge bekliyoruz.”

    Özel, terör örgütü PKK’nın kongresi sonrası yapılan açıklamayla ilgili olarak “Neler söylemek istersiniz?” sorusu üzerine, mesajlarını Van halkıyla buluşacağı meydanda vereceğini ifade etmiş, “Bunları söylemek için en uygun yer Van miting meydanı” demişti.

    MİTİNG İÇİN GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

    CHP’nin Van’da yapacağı miting öncesinde şehir genelinde alınan geniş güvenlik önlemleri dikkat çekti. Özel’i taşıyan uçağın inişi öncesinde havaalanındaki güvenlik önlemleri bizzat Van Emniyet Müdürü Murat Mutlu tarafından yerinde incelendi.

    Özgür Özel’i havaalanından şehir merkezine götürecek araçta dedektör köpekle bomba araması yapıldı. Şehir merkezine giden konvoya sinyal kesici jammer taşıyan bir araç eşlik ederken, Özel’in miting öncesi konaklayacağı otelin bulunduğu sokak trafiğe kapatıldı.

    Sokağın girişinde TOMA yer alırken çok sayıda sivil ve resmi polis memuru otel çevresinde görevlendirildi. Miting meydanı ve Özel’in meydana ilerleyeceği caddelerde de aynı önlemlerin alındığı, pek çok sokağın bariyerlerle kapatıldığı görüldü.

     

  • Ahmet Özer hakkındaki iddianame kabul edildi…

    Ahmet Özer hakkındaki iddianame kabul edildi…

    Tutuklanarak yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi.

    Tutuklanarak yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında, “terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla hazırlanan iddianame, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Özer, 15 yıla kadar hapis ve siyasi yasak talebiyle yargılanacak.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen ‘terör’ soruşturması kapsamında tutuklanarak görevden alınan ve yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında, “terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis ve siyasi yasak talebiyle hazırlanan iddianame kabul edildi. Özer, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianame kapsamında önümüzdeki günlerde hâkim karşısına çıkacak.

    İDDİANAME

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 83 sayfalık iddianamede, Ahmet Özer gibi İstanbul’da görevli bir kısım Belediye Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Belediyle Meclis Üyesi’nin 31 Mart 2024 yerel seçimler sonrasında terör örgütünce verildiği öne sürülen talimatla “Kent Uzlaşısı” faaliyeti kapsamında terör örgütünün uzlaşma sağladığı partiden seçilmeleri sağlanarak görev yapmaya başladıkları ve halen görevli oldukları iddia ediliyor. Özerlik sistemi ve kent uzlaşısı formülünün, DEM Parti üstü bir örgütlenme sistemi olduğunun öne sürüldüğü iddianamede, özellikle örgütlenme konusunda çalışmalar yürüten örgüt bünyesindeki oluşumların (DBP, HDK) örgütün taban (halk) örgütleme sistemini geliştiren ve yöneten esas kurumlar olduğu, bu şahısların terör örgütünün Kent Uzlaşısı faaliyeti kapsamında faaliyet yürüten örgüt mensuplarından oldukları öne sürüldü.

    “YOĞUN İLETİŞİM AÇIKLANAMADI”

    İddianamenin değerlendirme bölümünde Ahmet Özer’in PKK/KCK lideri Abdullah Öcalan’ın genel talimatları uyarınca sözde demokratik özerklik çalışmalarına katkı sunduğu öne sürülerek, “Örgütün üst düzey yöneticisi Remzi Kartal ile açıklayamadığı şekilde yoğun iletişim kurduğu, Mersin’de örgüt adına ideolojik eğitim organize ettiği ve bu eğitimi bizzat verdiği, terör örgütü PKK/KCK’nın Avrupa yapılanmasında görevli üst düzey mensuplarından Cemal Kavak’ın yardımıyla terör örgütü mensubu bir şahsın yurt dışına kaçmasını sağladığı, Cemal Kavak’ın talebi üzerine kırsala katılım sağlayacak örgüt mensupları için kullanılmak üzere yüklü miktarda parayı Cemal Kavak’a teslim ettiği, çok sayıda örgüt mensubu şahıs ile yoğun ve sürekli HTS irtibatı bulunduğu anlaşılmıştır” denildi.

    Kaynak:Cumhuriyet.com.tr

  • Ahmet Özer için 115 gün sonra iddianame hazırlandı…

    Ahmet Özer için 115 gün sonra iddianame hazırlandı…

    Esenyurt ilçesinin seçilmiş CHP’li belediye başkanı Ahmet Özer’in tutuklanmasının 155. gününde hakkında savcılık iddianamesi düzenlendi.

    Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer‘in tutuklanmasının 155. gününde hakkında savcılık iddianamesi düzenlendi.

    Tutuklanarak yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Özer hakkındaki iddianame tamamlandı.

    HAPİS VE SİYASİ YASAK TALEBİ

    Özer hakkında, “Terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis ve siyasi yasak talep edildi.

    İddianame, gönderildiği ağır ceza mahkemesi tarafından değerlendiriliyor.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 83 sayfalık iddianamede Ahmet Özer “şüpheli” sıfatıyla yer aldı.

    İddianamede genel olarak PKK/KCK silahlı terör örgütünün yapısı, amacı, faaliyetleri, KCK/TDÖ’nün (Türkiye Demokratik Örgütlenmesi) yapılanma süreci, ideolojik, sosyal, kadın, gençlik siyaset gibi alanlardaki yapılanması, DTK (Demokratik Toplum Kongresi) yapısı, amaçları ve bazı faaliyetleri ile HDK’nin yapısı ve amacı detaylı olarak anlatıldı.

    Ahmet Özer hakkındaki tanık beyanları, dijital materyal incelemelerinde elde edildiği öne sürülen deliller, itirafçı beyanlarına yer verildi.

    İFADESİ ÖZETLENDİ

    İddianamede ifadesinin özetine yer verilen Özer’in, suçlamaları kabul etmediği, Remzi Kartal’ı hemşerisi olması ve aynı zamanda bir dönem milletvekilliği yapmış olması sebebiyle tanıdığını, 29 ve 30 Ağustos 2015 tarihlerindeki görüşmeyi hatırlamadığını, ayrıca iki gün içerisinde 14 kez irtibat kurmak gibi bir tarzı olmadığı, Sait Karlı ve Faik Kaplan isimli şahısları tanımadığını, kendilerini sahibi oldukları Karlı Kitap Kırtasiye isimli firmayı şu anda öğrendiğini, bu firma tarafından hesabına aylık olarak belirli periyotlarla yatırılan parayı bilmediğini, yapılan arama sonucunda makam odasında bulunan ve Mezapotamya Ajansına ait olduğu iddia edilen dergi hakkında hiç bir bilgisi olmadığını,

    Esenyurt meydanında düzenlenen festivalin 46 tane il derneği, belediye ve ilgili birimi tarafından organize edildiğini, konserde sahneye çıkan Rojda Şenses isimli şahsı tanımadığını, Abdullah Öcalan ile ilgili slogan atıldığını bilmediğini, 15Aralık 2023 tarihinde MEBYA-DER isimli yere giriş yaptığını hatırlamadığını, 12 Aralık 2023 tarihinde yapmış olduğu görüşmedeki kişileri tanımadığını, hakkındaki 694 farklı, terör örgütü kaydı bulunan kişiyle telefon irtibatı bulunduğu iddiası ile ilgili olarak ise, gerek siyasetçi gerekse akademisyen kimliği ile yaptığı görüşmeler olduğunu, PKK/KCK terör örgütü demokratik özerklik projesi kapsamında herhangi bir görev asla üstlenmediğini, Dağ Sancısı isimli kitabı kendisinin yazdığını, terör örgütüyle herhangi bir irtibatı bulunmadığını ifade ettiği kaydedildi.

    Başsavcılık, “Ahmet Özer her ne kadar hakkındaki suçlamaları kabul etmemişse de mevcut deliller uyarınca savunmasının kaçamaklı, hayatın olağan akışına uygun olmayan ve suçtan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğu anlaşılmıştır” ifadelerine iddianamede yer verdi.

    “KENT UZLAŞISI DEĞERLENDİRMESİ”

    İddianamede; “Kent uzlaşısı” formülünün teorisinin terör örgütü yönetimince yapıldığı, demokratik özerklik sisteminde bazı alanlarda uygulanacak bir formül olduğu, doğu illerinde yerel yönetimlerin kazanılarak özerklik sisteminin kurulması, batı illerinde ise Kürt nüfusunu özerklik sistemine benzer bir sistemle yerel yönetimlere dahil edilmesi planlaması çerçevesinde oluşturulduğu ve adına da “Kent Uzlaşısı” denildiği iddia edildi.

    KENT UZLAŞISI SORUŞTURMASI DERİNLEŞTİRİLİYOR

    İddianamede ayrıca Ahmet Özer gibi İstanbul’daki bir kısım Belediye Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Belediyle Meclis Üyesinin 31 Mart 2024 yerel seçimleri sonrasında terör örgütünce verilen talimatla “Kent Uzlaşısı” faaliyeti kapsamında terör örgütünün uzlaşma sağladığı partiden seçilmeleri sağlanarak görev yapmaya başladıkları ve halen görevli oldukları öne sürüldü.

    “Kent Uzlaşısı” formülünün, DEM Parti üstü bir örgütlenme sistemi olduğunu iddia eden savcılık, bu kişilerin, terör örgütünün “Kent Uzlaşısı” faaliyeti kapsamında faaliyet yürüten örgüt mensuplarından olduklarının anlaşıldığı ve terör örgütünün metropol illerde etkinliğini arttırma amacını haiz Kent Uzlaşısı faaliyetinin tüm unsur ve mensuplarıyla deşifre edilmesi için soruşturmaların derinleştirilerek devam ettiği belirtildi.

    BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCILARI İLE MECLİS ÜYELERİ HATIRLATILDI

    İddianamede, başsavcılıkça yürütülen soruşturma kapsamında “Ahmet Özer benzeri terör örgütünün faaliyeti kapsamında belediyelerde görev alınmaları sağlanan” Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Cemalettin Yüksel, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Livan Gür, Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Bülent Kayğun, Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi Elif Gül, Fatih Belediye Meclis Üyesi Güzin Alpaslan, Tuzla Belediye Meclis Üyesi Hasan Özdemir, Adalar Belediye Meclis Üyesi Nesimi Aday, Şişli Belediye Meclis Üyesi Sinan Gökçe ve Beyoğlu Belediye Meclis Üyesi Turabi Şen’in 11 Şubat’ta tutuklandıkları hatırlatıldı.

  • Demokratik hakkımız, emeğimiz gasbedildiyse toplumsal barışı nasıl tesis edeceğiz?

    Demokratik hakkımız, emeğimiz gasbedildiyse toplumsal barışı nasıl tesis edeceğiz?

    CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, Esenyurt’taki demokrasi nöbetinde; “Bizim demokrasinin olduğuna inanmamızı istiyorlar. İnanmıyoruz çünkü bin bir emekle kazanmış olduğumuz hakkımız gasbedildi. Peki, şunu da soralım. Demokratik hakkımız gasbedildiyse, emeğimiz gasbdildiyse biz toplumsal barışı nasıl tesis edeceğiz?” dedi.

    Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanarak yerine kayyum atanmasına karşı CHP’lilerin ilçede başlattığı nöbet sürüyor. Cumhuriyet Meydanı’ndaki bugünkü nöbete CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi de katıldı.

    ”BİRİLERİNE ZOR GELDİ”

    Özer ile kısa süre önce cezaevinde görüştüğünü belirten Elçi, şunları söyledi:

    “Bildiğiniz gibi burada büyük bir çalışma sonucunda başkanımızı seçmiştik. Hâliyle şu anda aklı, fikri onun da burada yarım kalan projesinde ve sarf ettiği emek ve gasbedilen emeğinde. Biz de bu haksızlığı sürekli dile getirme yönünde çaba içinde olduğumuzu kendisine ilettim. Sizlerin de çabası çok büyük. Sizlerin de emeği büyük. Umarım hiçbirimizin emeği boşa gitmez. Bildiğiniz gibi İstanbul’un en önemli ilçelerinden biri Esenyurt. Esenyurt’ta biz başkanımızı partimizden Ahmet Özer başkanımızı büyük bir emekle seçtik. Hepimizin emeği geçti. Kürt, Türk demeden, Alevi, Sünni demeden hepimizin ortak çalışmasıyla başkanımızı seçmiş olmak birilerine zor geldi ki kayyum atadı, onun oturmuş olduğu koltuğu gasbetti. Gasp diyorum çünkü bizim en doğal hakkımız elimizden alındı. Bizler, demokrasiye ve hukuka inanan insanlar olarak fikirlerimizi de sürekli o çerçevede, o temelde dile getireceğiz. Eğer bizim seçmiş olduğumuz bir başkanımızın koltuğuna kayyum atanıyorsa, seçme-seçilme hakkımızın gasbedildiğini sürekli, hiçbir şekilde geri adım atmadan dile getireceğiz.

    ”NASIL İNANACAĞIZ?”

    Seçme-seçilme hakkımız gasbediliyorsa biz demokrasiye, şu anda demokrasinin olduğuna nasıl inanacağız? Bunu soruyoruz. Her buraya geldiğimizde bu meydana, bu soruyu tekrar tekrar soruyoruz. Bizim demokrasinin olduğuna inanmamızı istiyorlar. İnanmıyoruz çünkü bin bir emekle kazanmış olduğumuz hakkımız gasbedildi. Peki, şunu da soralım. Demokratik hakkımız gasbedildiyse, emeğimiz gasbedildiyse biz toplumsal barışı nasıl tesis edeceğiz? Buna da inanmamızı istiyorlar, maalesef inanmıyoruz. Bizim eğer emeğimiz gasbedilmişse biz buna dayanarak sürekli bu meydanda bir araya gelip hatta farklı etkinliklerle kendimizi anlatmaya çalışacağız.”

  • Özgür Özel’den ‘Silivri’ ziyareti: ‘IŞİD’liler serbest, Gezi tutukluları hala cezaevinde!’

    Özgür Özel’den ‘Silivri’ ziyareti: ‘IŞİD’liler serbest, Gezi tutukluları hala cezaevinde!’

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Özgür Özel, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Gezi tutukluları Osman Kavala, Tayfun Kahraman, Can Atalay ve eski Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Selçuk Kozağaçlı’yı ziyaret etti. Özel, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada, “Gezi’de yatan herkes hepimizin yerine yatıyor, hepimiz oradaydık. Can Atalay’ı AYM kararına rağmen salmayan Yargıtay 3. Dairesi, havalimanını tarayan 9 IŞİD’liyi saldı” ifadelerini kullandı.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, –Silivri Cezaevi‘nde yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Gezi tutukluları Osman Kavala, Tayfun Kahraman, Can Atalay ve eski Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Selçuk Kozağaçlı’yı ziyaretinin ardından açıklamalarda bulundu.

    Özel’in açıklamalarının satır başları şöyle:

    “50 gündür Özer’e iddianame yazamadılar. Bir an önce iddianamenin yazılmasını, tutukluğunun sona ermesini, suçlu olmadığının ortaya çıkmasını istiyoruz.

    Özer’in salça satıcısıyla görüşmesi şüpheli sayılmış.

    Özer, zaten uzlaşılmış bir adaydı, kürt seçmeni de kazandı.

    Böyleyken, Anayasa’nın A’sını nasıl konuşalım sizinle?

    45 kişiyi öldürenleri salıyorlar, hiçbir suçu olmayanları burada tutuyorlar. Osman Kavala’nın karşı hücresinden çıktı saldıkları IŞİD’liler. Bugün Tayyip bey ile el sıkıştı Suriye’de diye suçsuz insanların karşı hücresindeki 45 kişiyi öldürenler çıktı gitti.

    Tayfun Kahraman’ın AYM süreci var. AYM onun için hak ihlali kararı verdi. Ama AYM kararına uymayanlar sonra gelip ‘Anayasa yapacağız’ diye kapımızı çalmasın. Gezi’de yatan herkes hepimizin yerine yatıyor, hepimiz oradaydık. Can Atalay’ı AYM kararına rağmen salmayan Yargıtay 3. Dairesi, havalimanını tarayan 9 IŞİD’liyi saldı. Suriye’de iktidar değişti tıpış, tıpış saldılar.”

  • Tutuklu Ahmet Özer’den ‘iddianame’ çağrısı…

    Tutuklu Ahmet Özer’den ‘iddianame’ çağrısı…

    CHP’li Çakırözer, yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ile görüştü. Ahmet Özer, Çakırözer aracılığıyla kamuoyuna gönderdiği mesajda, “Beni burada tutarak Esenyurt’a yapılacak hizmetleri engelliyorlar, benim üzerimden Esenyurtluları cezalandırıyorlar” ifadelerini kullandı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, yerine kayyum atanan CHP Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ile Gezi Davası hükümlüleri Can Atalay, Tayfun Kahraman, Osman Kavala, Mine Özerden ve Çiğdem Mater’i Marmara ve Bakırköy cezaevlerinde ziyaret etti.

    MESNETSİZ BİR DOSYADAN 50 GÜNDÜR BURADAYIM…”

    Cezaevinde 50’nci gününü dolduran Esenyurt tutuklu Belediye Başkanı Ahmet Özer, “Tamamen içi boş, mesnetsiz bir dosyadan 50 gündür buradayım. Beni burada tutarak Esenyurt’a hizmeti engelliyorlar, Esenyurtluları cezalandırıyorlar. Bir an önce iddianamemin gelmesini ve hakim karşısına çıkmayı bekliyorum” dedi.

    Gezi Davası hükümlüleri ise Çakırözer’e, Anayasa Mahkemesi’nin önünde bekleyen dosyayı bir an önce adil bir şekilde ele alması ve yaşanan bu hukuksuzluğu bozmasını beklediklerini aktardı.

    Ziyaretleri sonrasında açıklamalarda bulunan CHP’li Çakırözer, “Seçilmiş belediye başkanını, seçilmiş milletvekilini, Türkiye’nin aydınlık beyinlerini zindanlarda tutarak Türkiye aydınlığa kavuşmaz. Türkiye’nin bu ayıptan kurtulması lazım. Cezaevinde tutulan siyasi tutukluların bir an önce özgürlüğüne kavuşması lazım” ifadelerini kullandı.

    “TAMAMEN MESNETSİZ, İÇİ BOŞ BİR DOSYA…”

    Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer Çakırözer aracılığıyla gönderdiği mesajında şunları söyledi:

    “6 tane belediyede daha kayyum var. Hiçbiri tutuklu değil. Onlar tutuklansın demiyorum ama ortada bize karşı büyük bir adaletsizlik, hukuksuzluk var. Ben 38 kitap, 200 makale yazdım. Ahmet Özer bilim insanıdır. O dönem iktidarda bazı isimler benimle Kürt sorunu çözümü üzerine konuştular.

    Birlikte bu meselenin barışçıl çözümüne kafa yormuştuk. Şimdi tamamen mesnetsiz, içi boş bir dosyadan tam 50 gündür cezaevindeyim. Ben kaçacak bir insan değilim. Beni burada tutarak Esenyurt’a yapılacak hizmetleri engelliyorlar, benim üzerimden Esenyurtluları cezalandırıyorlar. Bir an önce iddianamemin çıkmasını ve hakim karşısına çıkarılmayı bekliyorum.”

    “HALK İRADESİNE BÜYÜK BİR DARBE VAR”

    Çakırözer de cezaevi önünde yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Türkiye’nin en büyük ilçesi Esenyurt’un seçilmiş belediye başkanı, Cumhuriyet Halk Partisi Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer tam 50 gündür Silivri Cezaevi’nde haksız, hukuksuz yere tutuklu konumda! Ahmet Özer Türkiye’de Kürt sorununun çözümü, terörün bitmesi, toplumsal barışın sağlanması için onlarca kitap yüzlerce makale yazmış. Bakanların, Başbakanların kendisine teşekkür ettiği, görüşlerinden ifade ettiği bir isim. Şimdi terörle ilintili iddiasıyla burada, cezaevinde tutuluyor. Bu arada da yüzbinlerce Esenyurtlu’nun iradesine kayyum darbesiyle el konularak, Esenyurt yönetilmek isteniyor. Ortada büyük bir adaletsizlik, demokrasiye, halk iradesine büyük bir darbe var.

    Kendisiyle görüştüm. İçeride bütün enerjisini çıktığında Esenyurt için, İstanbul için yapmak istediği projelere harcıyor. Seçimden bu yana Esenyurt’a yaptıklarını anlattığında etkilenmemek mümkün değil. Yapılan toplumsal projeler, aşevleri, yapılan asfaltlar, ihtiyaç sahiplerine yardımlar hepsini anlattı. Yenilerini ekleme iradesinde olduğunu zaten bu nedenle cezaevine konulduğunu da anlattı. Biz diyoruz ki, halkın iradesine kayyum eliyle darbe yapılamaz.

    Seçilmiş belediye başkanı Ahmet Özer bir an önce özgürlüğüne kavuşmalı. Bunun için de iddianamesinin hızla yazılıp hakim önüne çıkması sağlamalıdır. Kayyum eliyle darbeyle Türkiye’de demokrasi güçlenemez bundan vazgeçilmelidir. Türkiye’de demokrasinin işlemesi, hukuk devletinin işlemesi için görüşleri nedeniyle, sırf halka iyi hizmet ediyor diye, Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanları diye; belediye başkanlarını, muhalif isimleri, seçilmiş milletvekillerini cezaevinde tutarak Türkiye’ye demokrasi gelmez! Türkiye’nin bu ayıptan kurtulması lazım. Cezaevinde tutulan siyasi tutukluların bir an önce özgürlüğüne kavuşması lazım.”

    “AYM’NİN BUNA ‘DUR’ DEMESİ GEREKİYOR”

    Çakırözer Gezi Davası hükümlüleri ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından da şu çağrıyı yaptı:

    “Marmara Cezaevi’nde iktidarın Gezi direnişinden suç çıkarmak için yarattığı, FETÖ’cü savcılar ile başlattığı davada hükümlü konumuma gelen Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman ile görüştüm. Bakırköy Cezaevi’nde de Çiğdem Mater, Mine Özerden kalmakta. Osman Kavala tam 7 yıldır bu zindanda!

    Diğerleri ise yaklaşık 3 yıldır ailelerinden, özgürlüklerinden, sevdiklerinden mahrum. Ne için? Sadece ve sadece bu iktidarın Gezi direnişini kriminalize bir olay haline getirmek sevdası nedeniyle bu masum insanlar cezaevinde günlerini, aylarını, yıllarını geçirmek zorunda bırakılıyorlar.

    Buradan çağrımız; Anayasa Mahkemesi önünde dosyaları bulunuyor. Tam 1,5 yıldır dosya AYM önünde. Bugüne kadar alt mahkeme, istinaf, Yargıtay bu hukuksuzluğu, adaletsizliği ortadan kaldırmadı. Artık AYM’nin buna dur demesi gerekiyor, eğer dur demezse daha sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi belki de Anayasa Mahkemesi’nin artık Türkiye’de geçerli bir başvuru noktası olmadığını ortaya koyabilir.

    Türkiye’yi bu utançtan kurtarmak, Gezi davası utancından kurtarmak AYM önünde. Bu fırsatı değerlendirmeli ve Türkiye’yi bu ayıptan kurtarmalı. Bu insanları bu haksızlıktan, hukuksuzluktan kurtarmalıdır. Anayasa Mahkemesi bu hukuk katliamına son vermelidir.”

  • Ahmet Özer soruşturması kapsamında 12 kişi daha gözaltına alındı!

    Ahmet Özer soruşturması kapsamında 12 kişi daha gözaltına alındı!

    Yerine kayyum atanan ve Silivri Cezaevi’ne konulan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e yönelik soruşturma kapsamında 12 kişiyle ilgili daha gözaltı kararı verildi.

    Yerine kayyum atanan ve tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne konulan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer‘e yönelik soruşturma kapsamında 12 kişiyle ilgili daha gözaltı kararı verildi.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamasında, gözaltı kararı verilenlerle ilgili olarak “Toplam (12) şüphelinin yakalanarak gözaltına alınmaları, üzerlerinde ve adreslerinde 13/12/2024 saat:06.00 itibariyle arama yapılarak bulunacak örgütsel doküman ve sair suç unsurlarına el konulması amacıyla İstanbul ve 5 ayrı ilde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü’ne verilen talimat uyarınca eş zamanlı operasyon icrası kapsamında tüm şüpheliler gözaltına alınmıştır” denildi.

    Ayrıntılar geliyor…

  • İBB Başkanı İmamoğlu: ‘Millete terörist diyerek seçim kazanamazsınız’

    İBB Başkanı İmamoğlu: ‘Millete terörist diyerek seçim kazanamazsınız’

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane’deki belediye binasında İBB’nin 2025 yılına ait bütçesini sunuyor. İmamoğlu, sunum sırasında, tutuklanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e yönelik konuşurken AKP sıralarından gelen “terörist” sözlerine sert tepki gösterdi. “Benim arkadaşıma terörist diyemezsiniz” diyen İmamoğlu, “Sen kimsin de terörist diyorsun adama? Hakimlik mi yapıyorsun? Bu millete terörist diyerek seçim kazanacağınızı sanıyorsunuz, kazanamazsınız. Bırak hakim konuşsun, sen değil” ifadelerini kullandı.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi kasım ayı altıncı birleşimi, Saraçhane’deki belediye binasında yapılıyor. Meclis 1.Başkanvekili Nuri Aslan başkanlığında toplanan oturumda İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, belediyenin 2025 yılı bütçesini ve belirlenen 5 yıllık stratejik planı sundu.

    Konuşmasına Silivri Cezaevi’nde bulunan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’i selamlayarak başlayan İmamoğlu, “Bugün bu ülkede yaşayan her vatandaş dünden daha çok vergi ödüyor ama daha az tüketiyor. İktidarın kendi hatalarını düzeltme adına uygulamaya başladığı yeni politikaların daha büyük bir işsizlik dalgası yaratacağı da öngörülüyor. Eriyen ücretler bir yana bu gidişle daha çok yurttaşımızın işsizler ordusuna katılacağı da bugünden anlaşılıyor. Biz 2025 bütçesini planlarken bu makro çerçeveyi dikkate almak zorunda kaldık” diye konuştu.