Etiket: Ahmet Özer

  • CHP’den Demokrasi ve Özgürlük Yürüyüşü…

    CHP’den Demokrasi ve Özgürlük Yürüyüşü…

    AKP hükümetinin “kayyım” siyasetine karşı CHP ilki Şişli’de gerçekleşen ‘Demokrasi ve Özgürlük Yürüyüşü’nü başlattı.

    Şişli Atatürk Müzesi önünden Şişli Belediyesi’ne gerçekleştirilecek olan yürüyüş öncesi yurttaşlar alanda yerlerini aldı.

    “Kent lokantası yetmez, Şişli’yi geri alacağız” pankartı taşıyan ve Cumhuriyet’e konuşan yurttaşlar, “Gasbedilen haklarımız için yürüyoruz. Şişli halkının iradesine çöktükleri için yürüyoruz. Oyumuza sahip çıkıyoruz” diye seslendi.

    Image

    AHMET ÖZER: AYNI AKIBETİ YAŞAYAN BİR BELEDİYE BAŞKANI OLARAK BURADAYIM

    Şişli halkına destek olmak için alana gelen isimlerden biri de görevden uzaklaştırılan ve yerine kayyım atanan CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer oldu.

    Burada Cumhuriyet’e açıklamalarda bulunan Özer, “Bugün öğrendik ki Şişli kayyımına kayyım atanmış… İlk defa gördüğümüz bir şey. Şişli halkıyla dayanışmak üzere; aynı akıbeti yaşayan bir belediye başkanı olarak, sayın Resul Emrah Şahan’ın belediyesine ve Şişli halkına dayanışma duygularımızı göstermek üzere geldik. Halkımızın beklentisi, halk iradesinin gaspı olan bu kayyum garabetinin bir an önce kalkmasıdır” dedi.

    Kayyımlara karşı başlatılan yürüyüşte “Şişli uyuma iradene sahip çık”, “Kayyımlar gidecek biz kalacağız” sloganları öne çıktı.

    Resim

    RESUL EMRAH ŞAHAN: ‘DERTLERİ BELLİ. KAYYUM DÜZENİNİ NORMALLEŞTİRMEK’

    “Kayyıma Hayır” sloganıyla yapılan yürüyüşün ardından tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın Silivri’den gönderdiği mesaj okundu.

    Mesajda şu ifadeler yer aldı:

    “14 aydır Silivri zindanında bizleri yalnız bırakmayan herkese selam olsun. Hepiniz evinize Şişli’nize hoşgeldiniz. Burada bir araya gelişiniz 19 Mart’tan bugüne büyüyen dayanışmanın, birbirini yalnız bırakmayan insanların, ve halk iradesine sahip çıkan vicdanın en güçlü ifadesidir. Silivri’de geçen her gün sokaklardan yükselen seslerde, gönderdiğiniz mesajlarda ve gösterdiğiniz dayanışmada aynı kararlılığı hissediyorum.

    Beni Şişli’den, sizlerle beraber kurduğumuz halkçı ve demokratik belediyeciliğimizden ve sizlerden koparmaya çalışıyorlar. Şişli’nin sesini duyuyorum ve inanıyorum ki sizler Silivri’nin duvarlarını aşan de bu dayanışmayı hissediyorsunuz.

    Bir Cumhuriyet kenti olan Şişli’nin hafızasına da vicdanına da kazıncak günlerden geçiyoruz.

    Bugün gerçekleştirdiğiniz yürüyüşü bu yüzden çok kıymetli buluyorum. Çünkü bugün yürüyenler yalnızca belediye başkanlarına sahip çıkmıyor. Halkımızın oyuna, Cumhuriyet’in temel ilkelerine, sandığın iradesine ve anlamına sahip çıkıyor. Daha dün Şişli’ye yeni ir kayyum atandı. Hatta bir adım öteye gidildi. Türkiye siyasal tarihinde ilk kez kayyuma kayyum atandı. Bakın bunu sıradan bir görev değişimi gibi anlatmaya çalışacaklar. Oysa hepimiz gerçeği biliyoruz. Şişli’de yaşanan basit bir idari tercih değil. Halk iradesinin tamamen tasfiye edilişidir.

    Dertleri belli. Kayyum düzenini normalleştirmek, bu düzeni kurumsallaştırmak. Seçilmişlerin yerine atanmışların geçirildiği, halkın kararlarının değersizleştirildiği bir düzen işletilmeye çalışılıyor. Biz buna itiraz ediyoruz. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”

  • Özgür Özel’den ‘Ahmet Özer’ kararı için çok sert tepki!

    Özgür Özel’den ‘Ahmet Özer’ kararı için çok sert tepki!

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ziyaretinin ardından Silivri Cezaevi önünde basına açıklamalarda bulundu.

    Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e verilen hapis cezasına büyük tepki gösteren Özel, “Bu kadar soytarılığı bu milletin vicdanı kaldırmaz” dedi. Özel, “Bugün burada yapılan iş sürece darbe girişimidir” diye konuştu.

    Özgür Özel’in konuşmasından öne çıkan mesajları şöyle:

    Resim

    MAHKEMEYE VERDİKLERİ TALİMAT BELLİYDİ

    “Sabahın erken saatlerinden itibaren Silivri’deydik. Esenyurt’un seçilmiş belediye başkanı Profesör Doktor Ahmet Özer’in duruşması vardı. Bu duruşma aslında Türkiye’de sadece partimiz için, sadece Ahmet Özer için ve sadece Esenyurt için önemli değildi. Şüphesiz Türkiye’nin en büyük ilçe belediyesine kayyum atanması davası önemlidir, kayyumla sonuçlanan bir dava önemlidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir belediye başkanına, ömrünü Türklerle Kürtlerin kardeşçe yaşaması için mücadeleye vermiş birisine terör örgütü üyeliği iddiası önemlidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir belediye başkanının bir yıldan fazla içeride yatmış olan belediye başkanının davası önemlidir. Ama bu dava aynı zamanda Türkiye’de yürüyen süreç için, Meclis’te çalışan komisyon için, Suriye’nin barışı, Türkiye’nin barışı için ve Türkiye’de iç cephenin güçlenmesi için, bundan sonra hep birlikte yarınlara güvenle adımlar atmak için, mahkemeye verdikleri talimat belliydi. Bugün Sayın Ahmet Özer, mahkemenin karşısında ve avukatları -ki bir tanesi de değerli kızı- tüm iddiaları perişan ettiler. Daha doğrusu zaten iddialar komikti. Mahkeme heyeti bu iddialar karşısında ezildi, büzüldü, diyecek bir şey bulamadı.

    Ahmet Özer’i taziye telefonu açmış… Taziye telefonu açtığı kişiye demiş ki; ‘Anneniz öldü, üzülmeyin. Sizin gibi değerli evlatlar yetiştirdi.’ Konuştuğu kişi değil, Ahmet Özer’in bilmediği bir kardeşi bir terör örgütüne mensupmuş. ‘Değerli evlatlar yetiştirdi’ dediği evlatlar çoğulu, ‘sizin gibi değerli bir evlat değil de evlatlar’, teröristi övmeye girmiş. Ahmet Özer seçim çalışması sırasında girdiği dükkanlardan bir tanesinde bir medya şirketi varmış ve o dernek, medya derneği varmış, gazetecilerin derneği varmış, terör örgütüyle iltisaklıymış. Bu terör örgütüne mensup kişilere destek ziyareti gibi olmuş. Diyor ki; ‘Terör örgütünün üyesiseler, terör örgütüyle irtibatları varsa neden kapatmadınız? Açıksa siz bana tuzak mı kurdunuz?’ Buna kimse bir şey diyemiyor.

    “O KAYYUMUN DEVAMINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Bir tanesi kapı kapı gezip -ki kendisi de o zaman üniversitede çalışıyor- salça satan kişiye salçanın parası çıktı. Bunların üzerinden Esenyurt Belediyemize salça oldu namussuzlar! Salça parası üzerinden Esenyurt Belediyesi’ne salça oldular. Gittiler bir saat sonra geri geldiler. Böyle karar açıklıyor hakim; ‘Biz şimdi üçümüz birden bir karar verdik, oy birliğiyle verdik.’ Sizi önüne bakıyor böyle… ‘Terör örgütü mensubu olmaktan alt sınırdan ceza verdik’ böyle. Diyemiyor ki; ‘Bana Ankara’dan dediler ki bu deli saçmalıklarına rağmen sen buna alt sınırdan bir ceza ver, dışarıda gezsin ama belediyenin başına geçemesin.’ Vallahi buna izin vermeyeceğiz. O kayyumun devam etmesine izin vermeyeceğiz.

    Hem sen Türkiye’de, ya Ahmet Özer’i Devlet Bahçeli kitabını gösteriyor Sayın Bahçeli ‘istifade ediyorum’ diye. Yazdığı kitaba, aynı kitabı gösteriyorlar kanıt diye, terör örgütü propagandası bilmem ne diye. Meclis Başkanı kabul edecek, Ahmet Özer’den sürece katkı için Meclis Başkanı, MHP destek isteyecek. Yazdığı rapor Meclis Komisyonu’nda görüşülecek, ‘Terörsüz Türkiye’ için. Ahmet Özer’in yazdığı rapor ‘Terörsüz Türkiye’ye katkı sağlayacak, Ahmet Özer’in kendisi terör örgütü üyesi olacak! Bu kadar, bu kadar soytarılığı bu milletin vicdanı kaldırmaz. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, MHP’nin, DEM Parti’nin mensupları, milletvekilleri Ada’ya gidip Abdullah Öcalan’la görüşüp sürece katkı sağlayacaklar. Abdullah Öcalan geçen çözüm sürecinde ‘Ahmet Özer’in de bilgisine başvurun, çatışmalı süreçlerin sonlanmasında deneyim sahibidir’ dedi diye, Abdullah Öcalan ismini veriyor diye terör örgütü üyesi kabul edeceksin.

    “BU KADAR ÇİFTE STANDART, BU KADAR YALAN…”

    Diğer taraftan, o gidip de gitmedim diyen Yayman’ın görüştüğü Remzi Kartal… Başkanın görüştüğü de belli değil, bir telefon var, ‘Buralarla, Remzi Kartal’la telefonla görüşmüşsün’ diyor. Hüseyin Yayman yüz yüze görüşmüş, ‘Ben görüştüğümde akademisyendim ama’ diyor. Ahmet Özer de görüştüğünde akademisyendi! Bu kadar çifte standart, bu kadar yalan… Ya affedersiniz ama artık bu ne hukuk ne guguk, bu soytarılık kardeşim.

    Bir yandan siz döneceksiniz efendim ‘Terörsüz Türkiye’ için katkı sağla Ahmet Özer… Ahmet Özer terör bitsin diye yol gösterecek, sonra burada Esenyurt Belediyesi’ne geri gitmesin diye alt sınırdan verdik, terör örgütü üyesi kabul ettik seni… Ne için kabul ettiniz? Bugün burada yapılan iş sürece darbe girişimidir. Bu sürece darbe girişimidir. Mahkeme kendini, kendini atayanları, kendine yetki verenleri tekzip etmiştir. Türkiye’de hukuk güvenliğinin kimse için olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır.”

  • ‘Ahmet Türk ve Ahmet Özer göreve iade edilmeli’

    ‘Ahmet Türk ve Ahmet Özer göreve iade edilmeli’

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ‘Terörsüz Türkiye” adı altında başlatılan süreç kapamında Meclis’te oluşturulan komisyonun koordinatör grup başkan ve başkanvekilleri ile bir araya geldi. Kabulde; AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Bülent Kaya yer aldı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız görüşme öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Komisyonun raporunda sona geldiklerini belirten Feti Yıldız, Bundan sonra bir toplantı daha yaparız. Tahminen söylüyorum; sonrasında müşterek rapor çıkar. Anlaşabildiğimiz, yani müşterek hazırlayacağımız ve muhalefet şerhi olmaksızın raporda yer alacak başlıkları tespit ettik. Bunların 6, 7, 8 olmasının hiçbir önemi yok. Konuşurken bu sayı azalıp çoğalabilir, görüşmeler sırasındaki gelişmelere bağlıdır” dedi. 

    “KAYYUM AMACINI ÇOK AŞTI” 

    Feti Yıldız, “Kayyum uygulamasıyla ilgili raporda bir öneri görülecek mi?” sorusu üzerine şu yanıtı verdi:

    “Kayyum meselesini bazı partiler ana raporlarında dile getirmişti. MHP’nin sunmuş olduğu raporda kayyumla ilgili bir husus yok. Ama bize göre kayyum uygulaması bazen şart olur. İşlenen suça göre kayyum bazen zorunluluk halindeyse bunu merkezin yapması yerine yeni yöneticinin bağlı bulunduğu belediye meclisi içinden seçilmesi halk iradesinin muhafazası bakımından daha uygun gelir. 

    Kayyum uygulaması tedbirdir. Davanın başından sonuna kadar uygulanıyor ama şartlar değiştiğinde kaldırılması lazım. Sayın Genel Başkanımızın ‘İki Ahmet’ diye tabir ettiği Ahmet Türk’le Ahmet Özer’in duruşmaları, davaların seyri, içinde bulunduğumuz atmosfer, komisyonumuzun amacı birleştirildiği zaman aslında kayyumun çok amacını aşmış bir uygulama olduğu görülür. Özetlemek gerekirse Ahmet Özer’le Ahmet Türk’ün göreve iadesi yönünde bizim açımızdan hiçbir sakınca yoktur.”

    “UMUT HAKKI BİZİM RAPORUMUZDA VAR”

    ‘Umut Hakkı’ ile ilgili soruya da yanıt veren Yıldız, “‘Umut Hakkı’ bizim raporumuzda var. Ortak raporda yer alıp almayacağını henüz bilmiyoruz. O konuşmayla çıkar. Komisyonumuzun kuruluşu ve amacı herkesin malumudur. İnfaz Kanunu ile ilgili devamlı konuştum. Burada bir kez daha söyleyeyim; yeni bir İnfaz Yasası çıkarılmalı hatta anlaşılması için sıfırdan yapılması gerektiğini ifade ediyorum. Bunu bazı arkadaşlar televizyonlarda yanlış anlatıyor ve bunu sanki ’12’nci Yargı Paketi içerisinde bir infaz maddesi var gibi anlatıyorlar, biraz daha dikkatli olsalar sevinirim” diye konuştu.

  • Ahmet Özer, Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti

    Ahmet Özer, Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti

    Yerine kayyum atanan CHP Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaretinin ardından görüşmeye ilişkin açıklama yaptı.

    Ziyarette, CHP Genel Başkan Özgür Özel’in selamlarını ilettiğini bildiren Özer, Bahçeli’nin barış sürecine gösterdiği “özverili ve samimi katkıları” için teşekkür etti.

    Seçilmiş Başkan Özer, barış sürecinin önündeki engellerin ancak samimi, kararlı ve özverili bir tutumla aşılabileceğini belirterek, bu tarihi süreçte üzerlerine düşeni yapacaklarını söyledi.

    Görüşmede, toplumsal barışın kalıcı hale gelmesi için atılması gereken adımlar ve mevcut çelişkiler üzerine derin bir sohbetin gerçekleştiği belirtildi.

    ”KUŞATMA SON BULMALI”

    Özer, Bahçeli’ye yaptığı ziyarette toplumsal barışın kalıcı hale gelmesi için kimsenin dışlanmaması ve özellikle bu süreçte CHP’ye yapılan kuşatmanın son bulmasının önemine değindiğini söylediğini aktardı.

    ”YUMUŞAMAYA İHTİYAÇ VAR”

    Ahmet Özer, ayrıca görüşmede yargılamaların cezalandırmaya dönüşmemesi ve tutuksuz yargılama ile bir yumuşamaya ihtiyaç olduğunu ilettiğini ifade etti.

    ”AYM VE AİHM KARARLARI UYGULANMALI”

    Özer, görüşmede güveni artıracak somut hukuki talepleri gündeme getirdiğini bildirerek ”Kayyım rejimine son verilmesi ve AYM (Anayasa Mahkemesi) ve AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) kararlarının uygulanması” talebini bildirdi.

    Özer, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    ”Şimdi kutuplaşmayı geride bırakıp kucaklaşma zamanıdır. Bunu mutlaka başarmalı ve yakaladığımız bu fırsat hiçbir koşulda heba edilmemelidir.

    Yıllar içinde ön yargı, ezberler ve korkularla beslenen süreç ancak samimi, kararlı ve özverili bir tutumla aşılabilir. Bu anlamda Sn Bahçeliye barış sürecine özverili ve samimi katkıları için teşekkürlerimi sundum… Barış sürecine doğrudan ve dolaylı katkı sağlayacak hususlar ve çelişkiler üzerine derin bir sohbetimiz oldu. Toplumsal barışın kalıcı hale gelmesi için kimsenin dışlanmaması ve özellikle bu süreçte CHP’ye yapılan kuşatmanın son bulmasının önemine değindim…

    Yargılamaların cezalandırmaya dönüşmemesi gerektiği, tutuksuz yargılama ile bir yumuşamaya ihtiyaç olduğunu, kayyım rejimine son verilmesi, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmasının sürece olacak katkısını vurguladım. Zira günümüzde yargıya olan güvenin azalması ülkemiz demokrasisine ve barış sürecine zarar verdiği aşikardır. Şimdi kutuplaşmayı geride bırakıp kucaklaşma zamanıdır. Bunu mutlaka başarmalı ve yakaladığımız bu fırsat hiçbir koşulda heba edilmemelidir. Zira bu fırsat sadece Türkiye’nin iç barışı için değil aynı zamanda bölge barışı içinde büyük bir öneme sahiptir.”

  • Özer, “ALEVİ CANLARI ÜZECEK, KIRACAK BİR DAVRANIŞIM VE SÖZÜM ASLA SÖZ KONUSU OLAMAZ”

    Özer, “ALEVİ CANLARI ÜZECEK, KIRACAK BİR DAVRANIŞIM VE SÖZÜM ASLA SÖZ KONUSU OLAMAZ”

    CHP‘li belediyelere yönelik operasyonda gözaltına alınıp 1 yıl 10 gün cezaevinde tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılan Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özerkendisinin söylediği iddia edilen “Çaldıran’da Şah İsmail’e karşı birlikte savaştık” sözlerine açıklık getirdi.

    “BÖYLE BİR CÜMLEM YOKTUR”

    Söz konusu ifadelerin kendisine ait olmadığını vurgulayan Özer, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

    “Bir süredir sosyal medyada benim söylemediğim bir cümle kimi kasıtlı, kimi de işin aslını araştırmadan, bana mal edilerek dolaşıma sokulmuş bulunuyor.

    Benim Çaldıran’da Şah İsmail’e karşı birlikte savaştık şeklinde bir cümlem yoktur. Kaldı ki böyle bir yaklaşımım ve anlayışım da söz konusu değildir.

    Kimileri benim üzerimden gündem yaratmak ya da kendini gündeme taşımak maksadıyla, kasıtlı bir zorlamayla bu çarpıtmaları yapmakta ve yaymaktadır.

    İçinden geçtiğimiz kritik dönemde Kürt-Türk kardeşliğini pekiştirmek ve barış sürecine katkı sunmak niyetiyle bazı tarihi kavşaklara değinilmektedir.

     “ALEVİ CANLARI ÜZECEK, KIRACAK BİR DAVRANIŞIM VE SÖZÜM ASLA SÖZ KONUSU OLAMAZ”

    Bilinmeli ki; ömrünü barış ve demokrasi mücadelesine adamış, bütün yaşamı boyunca mazlumun yanında durmuş, Alevi Canlarımızın haklı mücadelelerini her platformda paylaşmış, omuz vermiş, destek olmuş biri olarak Alevi Canları üzecek, kıracak bir davranışım ve sözüm asla söz konusu olamaz.

    Onurlu ve kalıcı bir barış için çaba gösteren biri olarak bundan sonra da haklının yanındaki mücadelemiz her zaman olduğu gibi kararlılıkla devam edecektir.

  • Esenyurt Belediye Başkanı Özer’, ‘İmralı’ya gitmemek sürece destek vermemek anlamına gelmiyor’

    Esenyurt Belediye Başkanı Özer’, ‘İmralı’ya gitmemek sürece destek vermemek anlamına gelmiyor’

    CHP’ye yönelik operasyonların ilk dalgasında tutuklanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

    CHP’li belediye başkanı olduğu için tutuklandığını vurgulayan Özer, daha önce Devlet Planlama Teşkilatı’nda da yer aldığını hatırlatarak ve “Madem suçluyum o zaman beni o görevlere atarken neredeydiniz?” diye sordu.

    Özer, Halk TV’de katıldığı programda tutuklanmasına ve gündeme ilişkin soruları cevapladı.

    CHP’den diğer partilere geçen belediye başkanları hakkında da konuşan Özer, AKP’nin hâlâ güçlü olduğunu göstermek için bu transflerleri gerçekleştirdiğini belirtti.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın savunduğunu iddia ettiği ‘halk iradesi’ kavramını hatırlatan Özer, “Hiç kimse halktan alınmayan bir yetkiyi kullanamaz” dedi.

    “ESENYURT KAYYIMLA EN AZ 10 YIL GERİYE GİTTİ”

    Yerine atanan Esenyurt kayyımının bir yılda yaptıklarını törenle anlatmasına tepki gösteren Özer, “Esenyurt’taki gibi bir kayyum hiçbir yerde görülmedi. Müdürleri değiştirdi, iç sürgünler yaptı. Kayyumunla Esenyurt en az 10 gün geriye gitti” şeklinde konuştu.

    Barış süreciyle birlikte kayyımların da rafa kalkması gerektiğini ifade eden Özer, Esenyurt kayyımının kalkması için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını hatırlattı. “Anayasa Mahkemesi talebimizi gündeme almış, bunu değerlendirecek” diyen Özer, bu adımın yalnızca Esenyurt için değil Türkiye genelindeki kayyım uygulamalarının da sona ermesinin önünü açabileceğini ifade etti.

    Sürece destek verdiğini ifade eden Özer, demokrasi sorunun da çözülmesi gerektiğini belirtti. İçeride bu konuda yüzlerce makale yazdığını söyleyen Özer, gelecek günlerde bunları kitaplaştıracağını açıkladı.

    İçeride en çok iki şeye üzüldüğünü belirten Özer, “Esenyurt’un hak ettiği şekilde yönetilememesine ve barış sürecine katkı sağlayamamama üzüldüm” dedi.

    “SAVAŞ DİLİYLE BARIŞ YAPILMAZ”

    İktidara Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulama ve kayyımlara son verme çağrısı yapan Özer, “Toplumun bir tarafını dışlayarak barış yapılmaz” dedi.

    Özer, CHP’nin İmralı kararıyla ilgili “CHP bir yıldır komisyonda olmasına rağmen, baskılara son verilmedi” ifadesini kullandı.

    Sürece en samimi desteği MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin verdiğini söyleyen Özer, “Sayın Cumhurbaşkanı her konuda tek yetkili olmasına rağmen, bu konuda o kararlılığını göstermedi. Bu da toplumun güvenine zarar verdi” dedi. “Bu sürecin başarılı olabilmesi için, bir altyapının yaratılması lazım” diyen Özer, “Biz hem Kürtlerin hem Türklerin onurunu zedelemeyen adımlar atmalıyız. Barış anneleri ile şehit annelerini bir araya getirmeliyiz. Barış diline sahip olmalıyız, savaş diliyle barış yapılmaz” şeklinde konuştu.

    “CHP MUTLAKA BU İŞİN İÇİNDE OLMALI”

    CHP’nin İmralı kararına gelen tepkilere de yanıt veren Özer, “Bu işi germenin gereği yok, CHP mutlaka bu işin içinde olmalı, İmralı’ya gitmemek sürece destek vermemek anlamına gelmiyor” dedi. “Ben Kent Uzlaşısı davasından yargılanıyorum, biz bu işlerin dışında değiliz. 40-50 yıllık sorunun çözülmesi için herkesin elini taşını atması gerekiyor” diyen Özer, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bu siyaset üstü, bütün ülkeyi ilgilendiren, toplumun geleceğini ilgilendiren bir meseledir. Bunun şu partilisi, bu partilisi olmaz. Bu sadece Kürtlerin de meselesi değil, Türkiye’de yaşayan 86 milyonun meselesidir ve zaten Kürtlerle Türkler arasında da bir sorun yoktur. Niye? 5 milyon civarında evlilik var. Niye? Pazar birliği var. Niye? Din birliği var. Niye? Kültür birliği var. Niye? Tarihsel bir birlik var. Kürşat Bey, biz 1071 yılında Malazgirt’te birlikte savaşmışız Bizans’a karşı. 1514 yılında Çaldıran’da birlikte mücadele etmişiz. 1891’de Erzincan’da birlikte olmuşuz.

    1915 yılında Çanakkale’de koyun koyuna şehit düşmüşüz. Çanakkale ruhu dediğim odur. 1920 yılında Kurtuluş Savaşı’nda birlikte mücadele etmişiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1919, 20, 21, 22, 23 yılı görüşlerini, konuşmalarını izleyin, bakın. Orada söylemiş olduğu cümleler, sarf ettiği yaklaşımlar gerek Amasya Tamimi’nde, gerek El-Cezire Komutanı’na yazdığı mektupta, gerek İzmit konuşmasında, gerek Türkiye Büyük Millet Meclisi konuşmalarında, gerek 1921 Anayasası’nda o görüşler zaten bugün uygulansa Kürt sorununun önemli bir kısmı çözülecektir”

  • “TOPLUMU BU KADAR GERMEK, BU KADAR KUTUPLAŞTIRMAK İYİ DEĞİL”

    “TOPLUMU BU KADAR GERMEK, BU KADAR KUTUPLAŞTIRMAK İYİ DEĞİL”

    CHP, Sultanbeyli’de “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” sloganıyla miting düzenledi.

    Mitingde dün tahliye edilen seçilmiş Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer de konuştu.

    Özer, şunları söyledi:

    “Kıymetli Sultanbeylililer, değerli İstanbullular, Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Değerli kardeşlerim demin Sayın Genel Başkanımız bana dedi ki: ’13 aydan sonra ilk defa mikrofonla buluşacaksınız.’ Ben de dedim ki: ‘Sayın Genel Başkanım, evet; halkımla buluşacağım, halkımızla buluşacağım.’ Ben 372 günden sonra özgürlüğüme kavuştum, aranızdayım ama buruk bir sevinç benimkisi, sevinemedim bile. Çünkü yüreğimin yarısını Silivri’de bıraktım. O diğer yarısıyla size Ekrem Başkan’dan selam getirdim; belediye başkanlarımızdan, belediye bürokratlarımızdan, siyasilerimizden sıcak selamlar getirdim.

    Dün cezaevinden çıkarken sevgili İl Başkanımız Özgür Çelik ve sevgili başkanımızın Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz Nuri Aslan, birçok ilçe başkanımız, belediye başkanımız ve örgütümüz beni karşılamaya geldi. Sizin şahsınızda bütün İstanbul örgütüne çok teşekkür ediyorum. Ama bugün bu meydana, siz değerli halkıma şükranlarımı arz etmek için geldim. Çünkü biliniz ki sizin buradaki sesiniz, Silivri hücrelerindeki yüreklerde yankılanıyor. Onlar sizden güç alıyor, motive oluyorlar kardeşlerim.

    “MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    Özgürlük dünyanın en kıymetli şeyidir. Tıpkı hava gibi, su gibi var ama farkında olmayız. Nefesiniz kesildiğinde havanın kıymetini anlarsınız. Cezaevinde şunu düşündüm: Bir tek kişi bile özgür değilse, hiçbirimiz özgür değiliz. Onun için bu mücadelemiz devam edecek. Özgürlük ve demokrasi mücadelesi devam edecek. Bu mücadele, bir insanın en onurlu mücadelesidir. Böyle zor zamanların maalesef ağır bedelleri olur. Ama bu bedeli ödemekten geri durmayanlar sayesinde geleceğe dair umutlarımız diri kalıyor. Özgürlüğe, eşitliğe, adalete dair mücadelemiz hep birlikte onları getirene kadar sürecek. Selam olsun bu mücadeleyi verenlere, selam olsun sizlere!

     

  • Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında tahliye kararı

    Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında tahliye kararı

    Tutuklu Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında tahliye kararı çıktı. Yurtdışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanan Özer’in ilerleyen saatlerde serbest bırakılması bekleniyor.

    Tutuklu Esenyurt Belediyesi Başkanı Ahmet Özer hakkında tahliye kararı verildi. Gelişmeyi Avukat Hüseyin Ersöz duyurdu. Özer’in ilerleyen saatlerde serbest bırakılması bekleniyor.

    Ersöz, “İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tensip kararıyla, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer Ahmet Özer hakkında tahliye kararı verdi. Ahmet Özer ilerleyen saatlerde Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan serbest bırakılacak” dedi.

    Ağır Ceza Mahkemesi tensip zaptını hazırlandı. Zaptta “Sanıklar Ahmet ÖZER, Kaan ŞENGÜL, Mustafa MUTLU, Mustafa SEYMEN, Ümit GÖZÜTOK ve Yaşar ÖZKAN’ıntutuklulukta geçirdikleri süre, bir kısım sanıklar yönünden etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma ihtimallerinin bulunması, suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, tutuklama tedbirinin bu aşamada ölçülü olmayacağı hususları dikkate alınarak başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değillerse AYRI AYRI SERBEST BIRAKILMALARINA” denildi.

    TUTUKLAMA TEDBİRİ ÖLÇÜLÜ DEĞİL

    Avukat Ersöz, daha sonra bir açıklama daha yaptı ve tahliye müzekkeresinin cezaevine gönderildiğini kaydetti. Ersöz müzekkereyi de paylaştı ve  “Prof. Dr. Ahmet Özer hakkında ‘mevcut delil durumu’ ve ‘tutuklama tedbirinin bu aşamada ölçülü olmayacağı’ gerekçeleriyle tahliye kararı verildi” dedi.

    Özer hakkında yurtdışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmasına karar verildi.

    “Aziz İhsan Suç Örgütü” dosyası kapsamında 20 Ekim’de iddianame düzenlenmişti.

  • Aziz İhsan Aktaş soruşturmasında ,Ahmet Özer’e takipsizlik kararı

    Aziz İhsan Aktaş soruşturmasında ,Ahmet Özer’e takipsizlik kararı

    Aziz İhsan Aktaş’ın Esenyurt Belediyesi’ne 2024 yılında rüşvet verdiği iddiaları için “yeterli delil bulunamaması” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

    Takipsizlik kararının gerekçesi şu şekilde açıklandı: “Şüpheli Aziz İhsan AKTAŞ’ ın, kendisine ait Bilginay firmasının Esenyurt Belediyesi’ nde 2024 yılında aldığı ihalede ihale sürecinde görevli memurlar , başkan ve başkan yardımcılarına rüşvet verdiği iddia edilmiştir. Şüpheliler alınan savunmalarında suçlamaları kabul etmediklerini beyan etmiştir. Soruşturma kapsamında atılı suçu işlediklerine dair dava açmaya yeterli delil elde edilememiş, iddialar soyut nitelikte kalmıştır.”

    TUTUKLU KALMAYA DEVAM EDECEK

    Ancak hakkında “rüşvet almak” suçundan takipsizlik kararı verilen Ahmet Özer tutuklu kalmaya devam edecek.

    Aziz İhsan Aktaş iddianamesi kapsamında, Özer hakkında “ihaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik” suçlamalarıyla üç yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

  • CHP’den Esenyurt’ta ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitingi…

    CHP’den Esenyurt’ta ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitingi…

    Resim

    CHP, cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlattığı ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinglerinin 64’üncüsünü İstanbul Esenyurt’ta gerçekleştirdi.

    Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutukluluğunun 1’inci yılında gerçekleşen miting için Esenyurt halkı Cumhuriyet Meydanı’na akın etti.

    CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL SESLENDİ

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dün 29 Ekim törenleri nedeniyle bu akşamki mitinge düşük katılım olacağına ilişkin iddiaların olduğunu hatırlatarak “‘Siz Esenyurt’u tanımıyorsunuz’ dedim” sözleriyle konuşmasına başladı.

    Özel konuşmasına şu şekilde devam etti:

    “Darbeci kuşatmaya karşı direnmek üzere buradayız. Belki ilk saldırı burada oldu. Ama şunu da kimse unutmasın, ilk direniş de burada oldu. Onlar dalga dalga operasyonlarla bizi, sizi sindirebileceklerini sandılar. Onların dalga dalga operasyonlarına karşı mücadeleyi dalga dalga büyütenlere selam olsun, helal olsun. Öncelikle iki önemli teşekkürüm var. Bunlardan biri: Ahmet Özer, Esenyurt’a seçildi. O süreci konuşacağız. Ama gözaltına alındığı andan itibaren hem Ahmet Özer‘e, hem siyaset arkadaşlarına ve bürokratlarımıza, hem de daha sonraki süreçte mağdur tüm ailelere dayanışma gösteren Özer ailesine; kızına, oğluna, eşine yürekten teşekkür ediyorum. İlk Esenyurt’un iradesine saldırıldığında koştuk, geldik. MYK toplantımızı Esenyurt İlçe Başkanlığı’nda yaptık. Sonra da çıkıp bu meydana sizlere seslendik. Mücadele edeceğimizi, haklı olduğumuzu, büyük bir haksızlığa muhatap olduğumuzu söyledik. O gün Cumhuriyet Halk Partisi’nin İlçe Başkanı Hüseyin Ergün’dü. O günden bugüne bu meydanda 160 gün nöbet tutuldu, mücadele edildi. Hüseyin Başkan’a ve önceki il, ilçe yönetimine yürekten teşekkür ediyorum. Ardından sevgili Cafer Çakmak Başkan, görev devir teslimi yaptılar. Ancak bir bayrak yarışı olarak onlar da Esenyurt Belediyesi için verilen oyları, Ahmet Özer‘e verilen görevin Cumhuriyet Halk Partisi‘ne emanet olduğunun bilinciyle aynı mücadeleyi sürdürüyorlar. İlçe yönetimimize, önceki ve şimdiki yönetime yürekten teşekkür ediyoruz. Tabii bu mücadeleyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin mücadelesi olarak görürsek yanılırız, haksızlık yapmış oluruz. İlk günden beri bu meydanda bizimle dayanan tüm muhalefet partilerine, sendikalara, derneklere, Esenyurt’un ve İstanbul’un tüm dinamiklerine yürekten teşekkür ediyoruz. İyi ki varsınız. Bu meydan, Esenyurt kurtuluşun tek başına olmadığını, ‘Ya hep beraber, ya hiçbirimiz’ dediğimizi Türkiye’ye duyurdu. İşte bu sayede biz bir yıldır korkutmak isteyenlere karşı korkuyu evde biraktığımızı, sindirmek isteyenlere karşı sinmeyeceğimizi ve Esenyurt’un iradesine saygı duymayanlara karşı mücadele edeceğimizi dosta ve dost olmayana gösterdik.”

    “REKOR OYLA ESENYURT’U AHMET ÖZER’E TESLİM ETTİNİZ”

    “Profesör Doktor Ahmet Özer, ömrünü Türk – Kürt kardeşliğine adayan bilim insanı. Biz yerel seçimlerde ona güvendik, ona inandık. Önceki dönemki belediye başkanımızla da hiçbir sorunumuz yoktu. Ama Esenyurt’ta bir sesi duyduk. Buradan Türkiye’ye Esenyurt İttifakı’nın sesini, Türklerle Kürtlerin kardeşliğinin önemini, iradeleri ortaklaştırarak bir büyük başarının kazanılabileceğini, dostluğu ve kardeşliği gösterdik. Yüzde 51 oyla Türkiye’nin en büyük ilçesini bir rekora imza atarak Ahmet Özer’e teslim ettiniz. O günden bugüne yaşananları birazdan konuşacağız. Ama ben gündüz gözüyle her Esenyurt’a geldiğimde ve buradan geçtiğimde, Beylikdüzü’ne geldiğimde hep bir şey görürüm. Yolun bir tarafı Esenyurt, bir tarafı Beylikdüzü. Esenyurt’a bakarsınız, maalesef kent suçları müzesi. Esenyurt‘u yıllar yıllar önce kaybettiğimizde nüfusu 100 bini yeni geçiyordu, yıllar sonra AK Parti’den 1 milyona yakın bir nüfusla aldık ve şimdi onu da geçti. Yolun bir tarafı, Esenyurt; kent suçları müzesi. Yüksek katlar, arasından hava geçmeyen yüksek yüksek bloklar, yeşile hasret sokaklar… Bir tarafta ise üç – dört katlı imar planlarıyla ve doğru uygulamalarıyla Beylikdüzü. Bir tarafı, yıllardır AK Parti yönetti; kişi başına 0,5 metrekare yeşil alan. Bir tarafı, Mehmet Murat Çalık çizdi. Önce Ekrem İmamoğlu, sonra Murat Çalık yönetti; kişi başına 10 metrekare yeşil alan. Bir tarafta, Esenyurt’a yapılan AKP kötülüğü. Bir tarafta, ranta değil kente, halka önem veren yönetim anlayışı. İşte İstanbul’da, Esenyurt‘ta bizi, Ahmet Özer’i göreve çağıran bu anlamda halkçı bir belediyeciliğin Esenyurt tarafından hak edildiğini düşünen Esenyurt’lu vatandaşlarımızdır.”

    “209 GÜN GÖREVİNDE KALABİLDİ”

    “İşte bu sebeple Ahmet Özer kentin makus talihini değiştirmek için kolları sıvadı. Görevinde 209 gün kalabildi. Bakın tam bir yıldır burada. Oysa sizler ona 19 ay boyunca bu hizmeti etmesi için görev verdiniz. Ona sadece yedi ay kadar bir süre tahammül edebildiler. Ahmet Özer, o 209 günde sadece 15 bin kişilik bir aşevi açtı. Bir kreş açtı, dördünün temelini attı. 600 öğrenciye eğitim desteği verdi. 3 bin öğrencinin kayıtlarını yaptırdı, kurs vermek için başlattı. 23 okulun boyasını, bakımını, onarımını üstlendi. 100 bin ton asfalt attı.120 bin metrekare parke taşı döşedi. Kıraç ve Sanayi bölgelerindeki imar sorunlarını çözdü. Planladığı beş festivalden üçünü gerçekleştirebildi. Tutuklanmasa bir hafta sonra Emeklilik Lokali açılacaktı. O lokali açmadılar, açtırmadılar.

    “BU SUÇ DEĞİLDİR, BUNUN ADI ‘DEMOKRATİK SİYASET’TİR”

    “Bir yıl önce bu işleri yapan ve nicelerini yapmak için heyecanla koşturan Ahmet Özer’i laf aramızda ‘Teröristtir’ diye, ‘Teröre destek veriyor’ diye tutukladılar. O günlerde birileri ‘kent uzlaşı’nı suç sayıyordu ve iddianamelere şöyle yazıyordu: ‘Batıda belediye kazanacak gücü olmayan Kürtler, kent uzlaşısıyla belediye meclislerinde görevlendirilmek suretiyle Kürtlerin oyları alınmış, onlara belediye meclislerinde temsil imkanı tanınmıştır.’ Bu ‘kent uzlaşısı’yla ilgili arkadaşlarımıza sorulan sorunun özü, tam ortası. Diyorlar ki ‘Siz Kürtleri liselere yazdınız, onlardan oy aldınız. Onlara hak etmedikleri bir temsil verdiniz.’ Buradan bu gafillere söylüyorum: Bunun adı ‘suç’ değildir, bunun adı ‘demokrasi’dir, ‘demokratik siyaset’tir. Suçsa o suçun tek sahibi benim. Buradayım, hepsini ben üstleniyorum. ‘Esenyurt Belediyesi’ni DEM kazanamayacak, Şişli’yi kazanamayacak’ diye Kürtleri DEM’den, DEM’i Kürtlerden, siyaseti bundan ibaret gören kafayı reddediyorum. Buradan açıkça ifade ediyorum: DEM, kendi siyaseti olan, saygın yöneticileri olan, siyaseti olan, üyeleri olan resmi bir partidir. Sonuna kadar saygı duyuyorum. Diğer yandan Kürtler DEM‘den, DEM de Kürtlerden ibaret değildir. Cumhuriyet Halk Partisi, Kürtlerle ilişki kurmak için illa gizli anlaşmalar yapmak zorunda değildir. Cumhuriyet Halk Partisi, seçmenin analizini yapar, gerekli görüşmeleri yapar, doğru isimleri listesine koyar, onların temsilini sağlar. Bu da Kürtlerin anasının ak sütü gibi helaldir. Bunu suç görmek ırkçılıktır, ötekileştirmektir. Bunu suç görmek kendini, bu ülkeyi, hatta bu ülkenin kuruluşunu inkar etmektir. Çanakkale’de Kürt ve Türk koyun koyuna yatıyorsa, Esenyurt‘ta da kol kola siyaset yapabilir. Buna kimse engel olamaz. İşine gelince Kürtlerden destek isteyip, işine gelince onlara sırtını dönen; işine gelmediği zaman Kürtlerin partisini, oy verdikleri partinin Eş Genel Başkanlarını dokuz yıl hapiste tutan ve sonra başka sebeplerle gelişince Kürtlere el uzatan, çıkar ilişkisi kuran AK Parti anlayışı yerine Kürtleri eşit yurttaş, eşit vatandaş gören ve bundan sonra da görecek olan demokratik bir kardeşliğin önünde saygıyla eğiliyorum.”

    “BU NUMARALARLA AHMET ÖZER’İ ALIP İÇERİYE KOYDULAR”

    “Bu şartlar altında seçilen ve suçu Türkiye’nin en büyük ilçesini AK Parti’ye kaptırmamak olan Ahmet Özer’i aldılar, içeriye attılar. Atarkenki iddiaları neydi biliyor musunuz? Onu terörle ilişkilendiriyorlar. Bir hemşerisi ölmüş Van’da. Anneleri ölmüş, oğullarından birini aramış ve demiş ki ‘Anneniz sizin gibi çok kıymetli evlatlar yetiştirmişti. Mekanı cennet olsun.’ Efendim o altı oğlandan biri, bir terör örgütüne kayıtlıymış, ‘kıymetli evlatlar’ diyerek Ahmet Özer terörü ve teröristi övmüş. Taziye ha taziye. Taziye verilen başka bir kardeş, terörden suçlanan başka bir kardeş. Ana için taziyeden terör çıkaran bir anlayış var. Diğer tarafta Ahmet Özer‘e diyorlar ki ‘Terör örgütüne para yardımı yapmışsın.’ Diyor ki ‘Tövbe yapmadım.’ Diyorlar ki ‘Bu teröriste para yollamışsın.’ Bir bakıyor tarihe, tutara bakıyor. Van’daki dairesinin aidat borcu birikmiş, apartmanın yöneticisi IBAN vermiş. Yöneticiye aidat parasını yollamış. O yöneticiden devlet bir terörist çıkartmış. ‘Ahmet Özer de terör örgütüne yardım yaparmış.’ Apartmanın aidatı kadar. Şuna bakın. Zaman geçiyor, unuturuz. Bunları ısrarla anlatmak, hatırlatmak lazım. Efendim ‘Remzi Kartal’la telefon görüşmesi.’ Hatırlamıyor. Kendisinin önüne kanıt olarak konulamıyor. Ama diyor ki ‘Kayıtlarda Remzi Kartal’la telefon görüşmesi var.’ Ahmet Özer, Remzi Kartal’la bir telefon görüşmesi yaptı mı bilinmez ama AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, Remzi Kartal’la onlarca kez telefonda, hatta yüz yüze görüşmüş. Bunu söyleyince diyor ki Sayın Yayman, ‘Evet görüştüm. Ama ben akademisyendim. Akademisyen kimliğimle görüştüm.’ Peki Ahmet Özer görüşmeyi yaptığı zaman neydi? Vali miydi, genelkurmay başkanı mıydı? O da akademisyendi. O telefon görüşmesini yaptıysa, eğer o telefondan terör çıkıyorsa vallahi kusura bakmasınlar. AK Parti milletvekillerinden daniskası çıkar, daniskası. Açıkça ortada. İşte bu numaralarla Ahmet Özer‘i alıp içeri koydular.”