SURİYE’DEKİ IŞİD’CİLER IRAK’A SEVK EDİLİYOR
ABD ve İran arasında gerilim tırmanırken Washington, Irak’ta Tahran’a yakın bir hükümet kurulmasına karşı Bağdat’ı uyardı. ABD’nin uyarısı, Irak’ta Şii blokun eski başbakan el Maliki’yi aday göstermesinin ardından geldi.
Emperyalist dizaynın sürdüğü Ortadoğu’da Suriye ve İran’daki gelişmelerin doğrudan etkilediği Irak’ta yeni krizin tohumları ekiliyor. Irak’ta Şii siyasi partilerin çatı kuruluşu Koordinasyon Çerçevesi, ülkenin yeni başbakanı olarak Nuri el Maliki’yi gösterdi. İran’la ABD arasındaki gerilimin tırmandığı bir süreçte Tahran’a yakın bir ismin siyaset sahnesine dönmesi Washington’ı alarma geçirdi.
MALİKİ’NİN DÖNÜŞÜ
Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es Sudani’nin görevden çekilme kararının ardından Koordinasyon Çerçevesi, Maliki’ye hükümet kararının “çoğunluk oyu” ile alındığını ve Maliki’nin “siyasi ve idari tecrübesi” ile “devlet yönetimindeki rolü” nedeniyle tercih edildiğini bildirdi. Parlamento’da çoğunluğu elinde bulunduran Şii blok, “anayasal sürece tam bağlılık” vurgusu yaparak “tüm ulusal güçlerle birlikte zorluklarla baş edebilecek, hizmet üretebilecek, Irak’ın güvenliği ve birliğini koruyabilecek güçlü ve etkili bir hükümet kurma hedefini” dile getirdi.
Dava Partisi, Maliki’nin adaylığını Kasım 2025’te yapılan parlamento seçimlerinin ardından duyurmuştu. Dava Partisi’nin de içinde yer aldığı Hukuk Devleti Koalisyonu, 329 koltuklu parlamentoda 29 vekil kazanarak 3’üncü sırada yer almıştı. Mevcut Başbakan Sudani liderliğindeki Yeniden İnşa ve Kalkınma İttifakı 46 koltukla birinci, Muhammed Halbusi liderliğindeki Sünni Takaddum Partisi 27 ile ikinci, Mesud Barzani’nin Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ise 26 sandalye ile dördüncü sırada yer alıyor.
TAHRAN’A CAN SUYU
7 Ekim sonrası Ortadoğu’nun İsrail-ABD çıkarları doğrultusunda dizayn edilmesi sürecinde İran’ın bölgesel konumu zayıflarken Irak’ta İran yanlısı bir hükümet, Tahran’a denklemde güç katabilecek bir hamle olarak görülüyor.
Maliki, 2003’teki ABD işgalinin ardından 2006-2014 yılları arasında iki dönem başbakanlık yaptı.
Maliki’nin Hukuk Devleti Koalisyonu içinde İran’a yakınlığıyla bilinen Haşdi Şabi ile ilişkili oluşumlar da bulunuyor.
Washington’ın desteğiyle 2006’da başbakanlık koltuğuna oturan Maliki, zamanla Tahran’la yakın ilişkiler geliştirdi. 2014 yılında üçüncü dönem için hazırlandığı sırada dönemin ABD Başkanı Barack Obama ve Mesud Barzani’nin baskıları sonucu görevden çekilmek zorunda kaldı. Bunda, Kürtlerin bağımsız petrol ihracatına yönelik itirazlarının da etkili olduğu belirtiliyor.
WASHINGTON’DAN GÖZDAĞI
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, görevdeki Başbakan Sudani ile yaptığı telefon görüşmesinde, “kurulacak yeni hükümetin Irak’ı Ortadoğu’da istikrar ve güvenlik unsuru haline getirmesi gerektiğini” söyledi. Rubio, “İran kontrolündeki bir hükümetin Irak’ın kendi çıkarlarını önceleyemeyeceğini, Irak’ı bölgesel çatışmalardan uzak tutamayacağını ve ABD-Irak ortaklığını ilerletemeyeceğini” vurguladı. ABD’li yetkililer geçen hafta da direniş grupları ve Haşdi Şabi bağlantılı partilerin yeni hükümete dâhil olması halinde, Irak’ın petrol gelirlerinin tutulduğu New York Merkez Bankası (Fed) üzerinden erişiminin kesilebileceği tehdidinde bulunmuştu.
BARRACK DA UYARDI
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da Rubio ve Sudani görüşmesini X hesabında alıntılayarak Irak’a gözdağı verdi. Barrack, “Irak’ta komşuları ve Batı ile işbirliği yolunda ilerlemeye devam eden bir hükümet kurulması gerektiğini” belirterek bunun “bölgesel istikrar ve refahın anahtarı olduğunu” söyledi.
∗∗∗
SURİYE’DEKİ IŞİD’CİLER IRAK’A SEVK EDİLİYOR
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre Rubio ve Sudani, telefon görüşmesinde Suriye’deki cezaevlerinde bulunan IŞİD üyelerinin transferi ve tutulması konusunu da görüştü. Suriye’deki cihatçı HTŞ yönetiminin kontrolündeki el İhbariyye kanalı ise son günlerde Suriye’den Irak’a 300 IŞİD mahkûmunun nakledildiğini bildirdi. Operasyonun, ABD güçlerinin doğrudan gözetimi altında, tamamen gizli bir şekilde ve gece saatlerinde yürütüldüğü aktarıldı. İlk sevkiyatın geçtiğimiz hafta sonu 150 kişiyi kapsadığı, ikinci aşamada ise Haseke kentindeki Sınai Cezaevi’nden alınan yaklaşık 150 kişilik diğer grubun Irak’a ulaştırıldığı belirtildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Suriye’nin kuzeydoğusunda Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolündeki cezaevlerinde bulunan yaklaşık 7 bin IŞİD militanının Irak’taki yüksek güvenlikli merkezlere transferine başlandığını açıklamıştı.
TAHRAN’IN VEKİLLERİNDEN ABD’YE SAVAŞ UYARISI
ABD’nin İran’a saldırı hazırlıklarıyla bölgede gerilim yükselirken Irak’ta Hizbullah Tugayları (Kataib Hizbullah), sert bir bildiri yayımladı. Kataib Hizbullah Genel Sekreteri Ebu Hüseyin el Hamidavi’nin imzasını taşıyan bildiride “tam seferberlik” ilan edilirken İran’ın herhangi bir Amerikan askeri saldırısına maruz kalması durumunda, İran’ı savunmak amacıyla “topyekûn savaşa” girme tehdidinde bulunuldu.
İran’ın bölgedeki vekil güçlerini barındıran Haşdi Şabi içindeki en büyük gruplardan Kataib Hizbullahı, silah bırakmaya yönelik her türlü müzakereyi reddettiklerini teyit ederek, öncelikli şart olarak tüm yabancı güçlerin (ABD, Türkiye ve NATO güçleri) Irak topraklarından tamamen çekilmesini öne sürmüştü.
Yemen’deki Husi hareketi de ABD’nin İran’a saldırısı halinde Kızıldeniz’deki gemilere saldırabileceklerinin sinyalini verdi. Husiler tarafından yayımlanan bir videoda, bir geminin yanarken çekilmiş görüntüleri ve “Yakında” yazısı yer aldı. ABD, USS Abraham Lincoln savaş gemisi grubunun İran açıklarına göndermişti.
