19° Açık

Özgür Özel“MİLLETİN EKMEĞİYLE OYNAYANLAR, BUNUN HESABINI SANDIKTA VERECEKLER”

Gündem - 8 Ocak 2026 09:54 A A

CHP’nin 2026’da İstanbul’da ilk adresi Beykoz… Özgür Özel’den dikkat çeken ‘Erdoğan’ sözleri: ‘Trump ile ilişkisi Türkiye için tehlikedir; malvarlığı ile tehdit edilmekte…’

Resim

“KARŞIMIZDA KREŞLER ÜZERİNDEN BİLE AYRIMCILIK, SİYASİ BÖLÜCÜLÜK YAPAN BİR AKIL VAR”

“Biz bütün bunları kimsenin partisine, siyasi fikrine, kökenine bakmadan yaptık. Ama karşımızda kreşler üzerinden bile ayrımcılık, siyasi bölücülük yapan bir akıl var. Hukuksuzca, ahlak dışı oyunlarla yetki ve makam gaspı yapan kişi ve siyasi akıl, İstanbul’u 25 yıl yönetti. 25 yıl İstanbul’u yönetip tek bir kreş yapmayanlar, Alaattin Başkan’ın umutla ve heyecanla gerçekleştirdiği, bizim Büyükşehir Belediyesi olarak destek verdiğimiz, açılışa hazır 3 adet kreşi Milli Eğitim Bakanlığı’na devrettiler. Bu, apaçık bir hak gaspıdır. Bu adımla yalnızca sandıktan çıkan oylar değil, Beykoz için verilen emek ve çaba da yok sayılmaktadır. Milli iradenin temsilcisi Alaattin Köseler Başkanımıza yapılan bu hukuksuzluğun hesabını, aziz milletimiz günü geldiğinde soracaktır. Bu böyle gitmeyecek. Her işte sadece kendi siyasi çıkarlarını gözetenler, milletimizin birlik ve kardeşlik duygusu karşısında tarih olacaklar.”

Resim

“MİLLETİN EKMEĞİYLE OYNAYANLAR, BUNUN HESABINI SANDIKTA VERECEKLER”

“Aynı kötü akıl, Beykoz’a gönül bağıyla hizmet eden belediye çalışanlarını gerekçesiz ve güvencesiz biçimde işten çıkarmıştır. Bu haksızlık, yalnızca bireysel mağduriyetler yaratmakla kalmamış; ilçedeki toplumsal huzuru ve vicdanları da ciddi biçimde zedelemiştir. Ama bu böyle gitmeyecek. Milletin ekmeğiyle oynayanlar, bunun hesabını sandıkta verecekler. Her koşulda emeği kutsal gören, çalışanın alın terini koruyan bir yönetim anlayışını tüm Türkiye’de hakim kılacağız. Vatandaşın hakkını vatandaşa teslim etmedikçe, milletin parasını doğrudan millete vermedikçe, bu ülkede kimse rahat bir nefes alamaz.”

“GÜLER YÜZÜMÜZLE, EKSİLMEYEN CESARETİMİZLE KAZANACAĞIZ”

“Biz, işte bunun için ülkeyi yönetmeye talibiz. Herkes için, her yerde adalet hakim olsun diye mücadele ediyoruz. Vatandaşın hak ve hürriyetleri tam olsun, herkes emeğinin, üretiminin, yatırımının karşılığını hakkıyla alabilsin diye mücadele ediyoruz. Memleketimiz bolluk ve berekete, huzur ve kardeşliğe kavuşsun diye mücadele ediyoruz. Bu bir adalet ve hürriyet mücadelesidir. Bu bir demokrasi ve cumhuriyet mücadelesidir. Bu, aziz milletimizin haysiyet mücadelesidir. Ve mutlaka kazanılacaktır. Milletin karşısında hiçbir güç duramaz. Başaracağız. Güler yüzümüzle, hep büyüyen umudumuzla, eksilmeyen cesaretimizle kazanacağız. Hep birlikte, ele le, omuz omuza başaracağız. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”

CHP lideri Özgür Özel’in konuşmalarından satır başları şu şekilde:

“294 gün oldu, 294 gün. Sabahleyin dünya siyaset tarihinin en büyük hazımsızlığına, Türkiye siyasetinin görmüş olduğu en büyük alçaklığa tanık olduk. Türkiye’nin gözbebeği İstanbul’da, İstanbulluların yıllarca Tayyip Bey’in adaylarına verdikleri oylarla İstanbul yönetilirken herkes sandığa ve milli iradeye saygı duyuyordu. Gün oldu, İstanbullu dedi ki Tayyip Erdoğan’a ‘Artık yeter. Artık senin gösterdiğin adaylar değil, bu sefer benim seçtiğim birisi bu şehri yönetecek.’ Tarihi boyunca, siyasi tarihi boyunca AK Parti’ye yenilmemiş adayımız, o gün Tayyip Erdoğan’ın adayını yendi. Hazmedemediler. Seçimi yenilemeye karar verdiler, Haziranın 24’ünde bir daha yendi. Beş yıl boyunca yapmadıklarını bırakmadılar. İstanbullular beş yıl sonra üçüncü kez Tayyip Bey’in gösterdiği adayın yerine; Başbakan‘ın, Meclis Başkanı’nın, en son Bakan Kurum’un yerine Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayını, İstanbul İttifakı’nın adayını, sizin hemşerinizi, evladınızı, Ekrem İmamoğlu’nu bir kez daha seçtiler. Bunun üstüne bunu hazmedemeyen, kabullenmeyen, oy kendine verilince baş tacı, başkasına verilince alaşağı etmeye çalışanlar, Cumhuriyet Halk Partisi ile baş edemeyenler, İstanbul’un iradesine saygı duymayanlar bundan 294 gün önce Ekrem Başkan’ın evine sabahın köründe polisimizi yollayarak ve oradan gözaltı işlemi yaparak, değerli eşinin yanından İstanbul’un seçilmişini sanki bir suçluymuş gibi alıp götürerek bir darbeye giriştiler.”

Image

“DİRENMEKTEN BAŞKA ÇARE YOKTU”

“Sabah erkenden buraya doğru yola çıktım. İl başkanımızla konuştum. Yöneticilerimizle konuştum. Yapılan, bir sonraki Cumhurbaşkanı’na darbeydi. Yapılan, bir sonraki Türkiye Cumhuriyeti hükümetine darbeydi. Eldeki gücü demokrasiye karşı kullanan, içinden çıktığı sandığa karşı darbeye kalkışanlara karşı direnmekten başka çare yoktu. İşte o gün bir çağrı yaptık: Her darbenin bir hedefi vardır. Bunun hedefi, iktidarı vermemek; Ekrem İmamoğlu‘nun Cumhurbaşkanlığına, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarına engel olmaktı. Her darbenin siyasi hedefinin yanında sembolik hedefleri olur. O darbenin de sembolik hedefi, Saraçhane‘deki İBB binasıydı. Dedik ki ‘Darbeye teslim olmayacağız.’ Dedik ki ‘Bu binadan çıkmayacağız.’ Dedik ki ‘Buraya, bu binaya Ekrem Başkan’ı kim oturttuysa onları çağıracağız.’ Bir çağrıda bulunduk, ‘Gelin, seçtiğinize sahip çıkın’ dedik. Bunun üzerine İstanbul Valiliği, İçişleri Bakanlığı beş, sonra bir daha beş olmak üzere 10 gün boyunca yan yana gelmeyi, üç kişi olmayı, toplanmayı, gösteri yapmayı yasakladılar. Dediler ki ‘Bitti bu iş.’ Dedim ki ‘Ne olacaksa bu gece olacak.’ Biz çağrımızın arkasında durduk. Onlar kararlarının arkasında durdular. Biz balkona çıktık, Saraçhane’ye çağrı yaptık. Onlar otobüsleri durdurdular, metroları kapattılar, vapurları bağladılar, köprüleri kaldırdılar. Saraçhane‘ye ulaşımı imkansız hale getirdiler.”

Gündem - 09:54 A A
BENZER HABERLER
Hazır Site by Uzman Tescil webmaster