Özgür Özel, İBB davasının ilk günü sonrası Silivri’de açıklama yaptı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB davasının ilk günü sonrası Silivri’de açıklama yaptı. Özel açıklamasında, “Artık bugün buradan namusum var, vicdanım var, ahlakım var diyen AK Parti’nin, MHP’nin milletvekillerine sesleniyorum; gelin yarın izleyin şu duruşmayı. Ben bir sevdiğimi bu hakimin adaletine emanet ederim derlerse ben bir daha bu mahkemeye gelmeyeceğim” ifadelerini kullandı.
Saray’ın hedefindeki İBB’ye yönelik soruşturma kapsamında; yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianameyle açılan ve aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 106’sı tutuklu 402 sanıklı davanın ilk celsesi bugün görüldü.
Ekrem İmamoğlu ile mahkeme heyeti arasında gerginlik çıktı. Mahkeme heyeti salonu terk etti. Duruşma “zorunlu” aranın ardından yeniden başladı. İmamoğlu’nun avukatlarının “reddi hakim” talebi reddedildi.
Gelişmelerin ardından duruşmanın ilk günü tamamlandı. Yarın kimlik tespitiyle devam edecek.
“BÜYÜK BİR ÜZÜNTÜYLE TAKİP ETTİ”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, davaya ilişkin Silivri’de açıklamalarda bulundu:
“Bugün aslında ‘nihayet yargılama başladı’ demek isterdik. Ancak öyle bir liyakatsizlik, öyle bir iş bilmezlik, öyle bir majestelerinin yargısı olmaya adanmışlık durumuyla karşı karşıyayız ki; hepiniz gördünüz, yargılamayı dahi başlatamadılar. Öyle bir heyetle karşı karşıya kaldık ki; bu heyetin bu yargılamayı götüremeyeceği, vereceği karara kimsenin inanmayacağı, kimsenin burada adaletin (bırakın sağlanmasını) ‘mış gibi’ yapılmasını bile taşıyamayacak bir heyetle karşı karşıya olduğumuzu büyük bir üzüntüyle takip ettik.
Öyle ki bütün Türkiye bu yargılamayı bekliyor. Avukatlar yargılamadaki usulü soruyorlar gidip; ‘Odama kabul edemem, kimseyle görüşemem’ diyor. Oysa ki nasıl bir yargılama yapacağını anlatması lazımdı; ya bunu yazılı yapması lazımdı ya da müvekkilleri adına Çağlayan Adliyesi’nde giden başvuranlara ya kendisinin, hiç değilse oradaki kaleminin nasıl bir yargılama yapacağını söylemesi lazımdı.
“YOKLAMA YAPMAYI UNUTTU”
Hepiniz biliyorsunuz, hepimiz biliyoruz; duruşma günü gelince önce yoklama yapacak değil mi? Yoklama yapacak. Yoklama yapmadı, yapmayı unuttu. Şimdi akşamüstü kapris yapıyor; ‘çok hatırlattınız, yoklamayı yaparım yarın’ diye. Bir kere kim bu salonda sormadan, avukatlarına sormadan, yoklama yapmadan kendince yargılamaya geçmeye çalıştı. Tabii ki avukatlar söz aldılar ve birtakım talepler oldu. Bu taleplerle ilgili eli ayağına karıştı.
Sonra da şöyle bir durumla karşılaştık hep beraber: Hangi… yani çok basit bir soru var; önce tutuklu olanların konuşacağı kesin ama en az iddia olandan en çok iddia olana, en az eylem olandan en çok eylem olana mı, tam tersi mi? Bu kararı bile önceden söylememiş, kaleme gidip sormuşlar söylememiş… Bugün ortaya bir liste çıkardı; ‘ilk işte Arkut Erdoğdu ile başlayıp, en son Ekrem İmamoğlu ve Fatih Keleş ile bitireceğim.’ O liste dünden, evvelsi günden Yeni Şafak gazetesinin elinde vardı. Avukatlar da dedi ki; ‘Ya sen yandaş bir basına verdiğin şeyi savunma yapacak avukatlara nasıl söylemezsin?’ Ve o Yeni Şafak’ın listesi doğru çıktı deyince paniğe kapıldı, salonu boşaltmaya kalktı. Sen kimsin?
“BU MAHKEMEYE YENİ ÜYELER YOLLADILAR”
Bir yıldır gözü yaşlı aileleri o salondan çıkaracaksın, milletvekillerini o salondan çıkaracaksın. Sonra bir buçuğa kadar iki, iki buçuk saat bir ara verdi, ‘çıksınlar’ dedi. Çıkılmadı, geri geldi. Bu sefer ne yapacağını şaşırmış haldeyken, kontrolü kaybetmiş bir şoförün otobüsünde kim gitmek ister? Haklı olarak avukatlar reddi hakim talebinde bulundular. Niye reddi hakim talebinde bulundular?
Çok basit şekilde söyleyelim. Birincisi; 41 tane Ağır Ceza Mahkemesi var Çağlayan Adliyesi’nde. Bir yıldır hepimiz biliyoruz, hepiniz biliyorsunuz, bütün muhabir arkadaşlara bugün söyleyince kafa sallıyorlar. Yabancı muhabir arkadaşlara da yardımcı olun; 41 mahkemeden Anayasamız gereğince rastgele birine düşecek ve düştüğü yerdeki o hakim görecek, doğal hakim ilkesi gereğince. Dokuz aydır ’40’a düşecek’ deniliyordu, 40’a düştü değil mi? Yüzde iki ihtimal, yüzde 2.11 ihtimal… Denilen mahkemeye düştü. Mahkemenin bir hakimi, iki tane de üyesi vardı, üç tane de üyesi… Bu mahkemeye yeni üyeler yolladılar ve o istedikleri hakimin yanına üç tane daha üye koydular. Bugün ikisi buradaydı mahkemede, kürsüdeydi.
Reddi hakim talebi bir: Minareden at beni, in aşağı tut beni. Reddi hakim talebi: Özel görevlendirilmiş Siyasi Başsavcı Akın Gürlek’in özel ayarladığı mahkemeye düştü, oraya da iki tane daha özel hakim kondu, onlardan heyet oluşturuldu. Şimdi ne beklersiniz? Herhalde Türkiye siyasi tarihinin en mühim üç davasından biridir değil mi? Üç beş davasından biri… Demokrat Parti’nin darbeden sonra yargılandığı dava, 12 Mart ya da 12 Eylül’den sonra yargılamaları… İlk üç davadan biri. Ne ister? Tecrübe ister değil mi, tecrübe ister.
“HAKİM TECRÜBESİZ”
Bugünkü kürsüdeki hakim; birinci sınıfa ayrılmak için 10 yılı geçmiş olması lazım. Neyle geçiyor? Avukatlıkta yaptığı sürenin üçte ikisi sayılarak geçiyor. Bu kadar tecrübesiz bir hakim… Diğer ikisi, 2024 Mayıs’ta kura çekmişler! Bu Mayıs’ta ikinci yıllarını kutlayacaklar. Normalde Anadolu’nun mütevazı bir adliyesinde kıdem alıp, çalışıp başarı gösteriyor olmaları lazımken, Türkiye siyasi tarihinin en mühim davasında kürsüdeler bir yıl on aylık tecrübeleriyle. Normalde burada ne beklersin? Tecrübeli, kıdemli hakimler, Ağır Ceza hakimleri…
Ayarlayacak ya! AK Parti Gençlik Kollarından ayarlayacak ya! Bu dönemde özel mülakatta ‘Reis deyince aklına ne geliyor?’ sorusuna ‘Recep Tayyip Erdoğan’ diyecek ya! Cep telefonunda Dombıra çalan bir hakim olacak ya; onu getirmişler buraya. Reddi hakim talebi var. Kanun böyle nal gibi yazılı ya, apaçık: ‘Reddi hakim talep edilince başka hiçbir iş yapılamaz, buna karar verilir’ diyor ki insanlar itiraz etsin üst mahkemeye; ‘Sen daha duracak mısın durmayacak mısın?’ diye.
“EKREM BAŞKAN’A SÖZ VERMESİ LAZIM”
Bütün öğleden sonra dört saat reddi hakim talebini oyalaya oyalaya başka bir şey soruyor, başka bir şey soruyor… Reddi hakim talebi Ekrem İmamoğlu adına yapılıyor. Daha önce Ergenekon davasında reddi hakim talebinde yargılanan kişiye (istemesine rağmen) avukatlardan sonra söz verildi diye dava bozulmuştu. Ekrem Başkan ve avukatları bunu hatırlatıyor, hemen Ekrem Başkan’a söz vermesi lazım. ‘Birazdan, avukatlardan sonra’ diyor. Avukatların sözü bitince Ekrem Başkan’a söz vermeden reddi hakim talebini reddedip kaçmaya kalkıyor.
Daha ilk günden, daha ilk günden tiyatro desen, önceden yazılmış desen; hiç olmazsa düzgün bir şey yazılır, ona sadık oynanır. Savruluyor. Karşısında ömrü ceza yargılamasıyla geçmiş tecrübeli avukatların bilgisi karşısında eziliyor, büzülüyor, kıvranıyor. Bir de çirkefliğe başvuruyor. Çirkefliğe başvuruyor. Düşünün Ekrem İmamoğlu; ya hiçbir şey olmasın, karşında suçsuzluğu, suçu ispatlanıp yetmez, mahkeme kararı yetmez, istinafta onaylanıp yetmez, Yargıtay’da kesinleşene kadar masum ve İstanbul’un son seçilmiş Belediye Başkanı var. Sen içeride tutuyorsun diye görev yapamıyor.
-
Nazlıaka: ‘Aile yılında 297 şüpheli ölüm, 294 de kadın cinayeti işlendi’
-
SDG komutanı, Suriye Savunma Bakan Yardımcısı oldu…
-
Trabzonspor Antrenörü Orhan Kaynak hayatını kaybetti
-
Milyarderler Listesi’nde bu yıl Türkiye’den 40 isim yer aldı
-
CHP Grup Toplantısı Silivri’de…
-
Mansur Yavaş’tan dikkat çeken ‘İBB Davası’ paylaşımı! Canlı yayın çağrısı
