Kategori: Gündem

  • Ekrem İmamoğlu’ndan Özgür Çelik’e tebrik: İstanbul için birlikte, kol kola çalışacağız

    Ekrem İmamoğlu’ndan Özgür Çelik’e tebrik: İstanbul için birlikte, kol kola çalışacağız

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “CHP İstanbul İl Başkanı seçilen Özgür Çelik’i tebrik ediyorum” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan İstanbul Kongresi, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. İstanbul İl Başkanı ve 196 kurultay delegesinin belirlendiği kongrede CHP Bahçelievler İlçe Başkanı Özgür Çelik ve eski CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat yarıştı.

    Yapılan resmi açıklamaya göre, Özgür Çelik 342 oy, Cemal Canpolat 310 oy aldı. 32 oy farkı ile CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik oldu.

    İMAMOĞLU’NDAN TEBRİK

    Özgür Çelik’in il başkanı seçilmesinin ardından ilk tebrik İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan geldi.

    İmamoğlu sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:

    “CHP İstanbul İl Başkanı seçilen Özgür Çelik’i tebrik ediyorum. Kazanan sadece genç ve başarılı bir parti emekçisi kardeşimiz ve ekibi olmadı; siyasi olgunluk, nezaket ve kapsayıcılık da oldu. İstanbul için birlikte, kol kola çalışacağız.”

    Ekrem İmamoğlu
    @ekrem_imamoglu

    CHP İstanbul İl Başkanı seçilen Özgür Çelik’i tebrik ediyorum. Kazanan sadece genç ve başarılı bir parti emekçisi kardeşimiz ve ekibi olmadı; siyasi olgunluk, nezaket ve kapsayıcılık da oldu. İstanbul için birlikte, kol kola çalışacağız.

  • CHP’DE KAZANAN ÖZGÜR ÇELİK OLDU

    CHP’DE KAZANAN ÖZGÜR ÇELİK OLDU

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı seçimini resmi olmayan sonuçlara göre, Özgür Çelik kazandı.

    CHP 38. İstanbul İl Kongresi’nin kazananı belli oldu. İl Başkanı seçilen Özgür Çelik’in destekçileri salonu sloganlar ile inletti. Sevinen delegeler “Türkiye’nin gururu İmamoğlu” ve “Özgür Başkan”, “Gençlik inandı gençlik kazandı” sloganları attı.

    Resmi sonuca göre bir diğer il başkanı adayı eski İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat 310 oy alırken Özgür Çelik 342 oy ile İl Başkanlığı yarışını kazandı.

    Resmi sonuçların açıklanmasından yaklaşık yarım saat önce sloganlar ve marşlar eşliğinde kutlamalara başlayan Özgür Çelik destekçileri resmi sonuçlar açıklanana dek salondan ayrılmadı.

    Resmi sonuçların ardından açıklama yapan Özgür Çelik, şunları kaydetti:

    “Demokratik biçimde yarıştığımız sayın Cemal Canpolat buradaysa kendisini kürsüye davet etmek istiyorum, henüz görevi devralmadık İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu buradaysa kendisini davet ediyorum. Yol arkadaşlarım, Anadolu’nun dört bir yanından hem partililerimiz hem yurttaşlarımız kongremizi takip etmek üzere buraya geldiler. Hepsine sonsuz ve yürekten teşekkürler. Tarihi bir kongreyi gerçekleştirirken erken saatlerden beri burada olan örgütümüze teşekkür ediyorum.

    CHP kongrelerinin kaybedeni olmaz biz burada sizlerle birlikte bu salondan çıkacağız. Bu bir zafer konuşması değil, biz zafer konuşmasını İstanbul’u yeniden kazandığımızda, Türkiye’yi kazandığımızda gerçekleştireceğiz.

    Yarın basında CHP kongresi tartışacaklara sesleniyorum lider sopasıyla il başkanı belirleyenleri tartışın. Bugün burada yapılan eleştirilerin hepsini alıp yoğurup yol haritası belirleyeceğiz. Kongrenin heyecanıyla sarf edilmemesi gereken sözler de söylendi. Ancak biz tüm örgütümüzle kucaklaşmaya hazırız. İlk gideceğim yer orta tribünden diğer adayın lehine slogan atan ilçedir. İstanbul’da artık eşitlikçi bir yönetim anlayışı var. 39 ilçe başkanına eşit davranan bir mücadeleyi gerçekleştireceğiz. İstanbul’dan bir kıvılcımı çakarsak bu umut Türkiye’ye ışık olur demiştik. Birleşe birleşe kazanacağız.

    8 yaşında bir çift lastik ayakkabı ile geldiğim bu şehirde bugün CHP’nin en önemli makamlarından birine beni layık gören örgütümüze teşekkür ediyorum. Çok gururluyum. Bir emekçinin çocuğu bu ülkede il başkanı, belediye başkanı olabiliyorsa bunu demokrasiye, cumhuriyete, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz.”

  • İsrail Cumhurbaşkanı Herzog: Böyle bir savaş, göz açıp kapayınca kadar bitmez

    İsrail Cumhurbaşkanı Herzog: Böyle bir savaş, göz açıp kapayınca kadar bitmez

    İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, zor günlerin kendilerini beklediğini, “çok kapsamlı ve geniş bir savaşın göz açıp kapayınca kadar” bitmeyeceğini söyledi.

    İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, zor günlerin kendilerini beklediğini, “çok kapsamlı ve geniş bir savaşın göz açıp kapayınca kadar” bitmeyeceğini söyledi.

    Herzog, Gazze’den İsrail’e yönelik saldırılara ilişkin, halka hitaben bir konuşma yaptı.

    İsrail’in bugünlerde içerisinde bulunduğu gelişmelerin, geniş kapsamlı bir savaşın parçası olduğunu dile getiren Herzog, “Böylesi bir savaş göz açıp kapayıncaya kadar bitmez. Düşmanlarımız önemli psikolojik çabalar sarf ediyor; siber saldırı, gerçek olmayan görüntüler ve raporlar yayınlayarak. Bunların tüm amacı içimize korku ve endişeyi salmak” ifadelerini kullandı.

    Herzog, “tartışmasız bir gerçek olarak, başarmanın dışında İsrail devletinin başka bir seçeneğinin olmadığını” söyledi.

    Rehavete kapılmamalarını isteyen Herzog, kendilerini zor günlerin beklediğini, “düşmana karşı birleşmenin ve tek yumruk gibi hareket edilmesi” gerektiğini kaydetti.

    NE OLMUŞTU?

    Filistinli grupların yer aldığı Gazze Ortak Operasyon Odası, dün İsrail’e “Aksa Tufanı” isimli kapsamlı saldırı başlattığını açıklamıştı.

    Gazze’den İsrail yönüne binlerce roket atılırken, silahlı gruplar bölgedeki yerleşim yerlerine girmişti.

    İsrail ordusu da onlarca savaş uçağıyla Gazze Şeridi’ne saldırı başlatmıştı.

    Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında 370 kişinin hayatını kaybettiğini, 2 bin 200 kişinin yaralandığını açıklamıştı.

    Batı Şeria’nın çeşitli kentlerinde ise İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu 7 Filistinli yaşamını yitirmişti.

    İsrail basınında saldırılarda şu ana kadar 700 İsraillinin hayatını kaybettiği, 2 bin 150 kişinin yaralandığı belirtilmişti.

  • “ADAYLIK MESELESİNİ HEP GENEL BAŞKANIMIZ ÜZERİNDEN TARTIŞTILAR. O ARKADAŞLARIMIZA SOKAĞA, HALKA DÖNMEYİ TAVSİYE EDİYORUM”

    “ADAYLIK MESELESİNİ HEP GENEL BAŞKANIMIZ ÜZERİNDEN TARTIŞTILAR. O ARKADAŞLARIMIZA SOKAĞA, HALKA DÖNMEYİ TAVSİYE EDİYORUM”

    CHP İstanbul İl Başkan adayı Özgür Çelik, İstanbul İl Kongresi’nde; “Adaylık meselesini hep genel başkanımız üzerinden tartıştılar. Bunun sebebini biliyorum. Sokakta karşılığı kalmamış bazı yerel yöneticiler, halkta karşılığı kalmamış, örgütte karşılığı kalmamış bazı parti yöneticileri, ‘Halk, sokak beni adaylaştırmıyor, o zaman ben bir kavga yaratayım. Bir grup ötekileştireyim, etiketleyeyim, genel başkan karşıtı ilan edeyim. Genel Başkanımız da bunu duysun. Halktan, sokaktan, örgütten çıkmıyorum. Genel Başkanımız beni Parti Meclisi üyesi yapsın. Genel Başkanımız beni belediye başkanı yapsın’. Bunu yanlış buluyorum, reddediyorum. O arkadaşlarımıza sokağa, halka dönmeyi tavsiye ediyorum. Yüzünüzü halka dönün. Halk, insanı sokakta yalnız bırakmaz” dedi.

    CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi, bugün Haliç Kongre Merkezi’nde yapılıyor. Eski CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat ile başkanlık için yarışan Bahçelievler İlçe Başkanı Özgür Çelik’in konuşma sırası için kura çekildi. Kura sonucunda Çelik ilk konuşmayı yaptı. Çelik, yoğun alkışlarla, ıslıklarla ve “Gençlik ele ele, Özgür Çelik’le” sloganları eşliğinde kürsüye çıktı.

    CHP’nin 100’üncü yaşında olduğunu vurgulayarak konuşmasına başlayan Çelik, şunları söyledi:

    “TİP’İN ÖZGÜRLÜK YÜRÜYÜŞÜNÜ SELAMLIYORUM: Bizlere bu güzel Cumhuriyeti armağan eden, ülkemizin ve partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm Milli Mücadele kahramanlarımızı saygıyla, minnetle anıyorum. 100 yıl boyunca partimizde görev yapmış, emek vermiş, başta genel başkanlarımız olmak üzere partimize emek harcayan tüm emekçilerimize sonsuz ve yürekten teşekkür ediyorum. Bugün 8 Ekim. 8 Ekim 1978’de Ankara Bahçelievler’de katledilen Türkiye İşçi Partili gençleri saygıyla anıyorum. Can Atalay için TİP’in özgürlük yürüyüşü devam ediyor. TİP’in özgürlük yürüyüşünü buradan selamlıyorum. Partimiz bugünlerde içinde bulunduğu kongre ve kurultay süreçlerinden mutlaka güçlenerek çıkmak zorunda. Ülkemiz her zamankinden çok partimize ihtiyaç duyuyor. Bu salondaki hepimize ülkemizin çok büyük ihtiyacı var. Bu kongreyi adaletin olmadığı, kurumların çürütüldüğü, sağlık ve eğitim sisteminin çöktüğü, yoksulluğun derinleştiği, çocukların yatağa aç girdiği, gençlerin geleceğini yurt dışında aradığı, kadınların sosyal yaşamdan dışlandığı, insanlığın ve doğanın tüm zenginliklerinin yalnızca sermayenin çıkarları için kullanıldığı, emekçilerin ‘kimsesiz kaldık’ diye feryat ettikleri bir ortamda yapıyoruz.

    İSTANBUL’DAN YAYILAN UMUTLA TÜRKİYE’Yİ AYDINLATMAYA BAŞLAYACAĞIZ: Ülkenin içinde bulunduğu durumu uzun uzun anlatmaya niyetim yok. Çünkü hepimiz bu durumu, sizlerle birlikte her gün tecrübe ediyoruz. Şunu biliyoruz. 2023 seçimlerinin bir umut kırılması yarattığını biliyoruz. Seçim sonrası ilçemde yaptığım ziyaretlerde konuştuğum her yaştan, her kesimden insanımızda gördüm ki toplumumuzda bir umut kırılması var, seçmenimizde bir umut yorgunluğu var. Bilinmelidir ki halkımız bu sonucu kabul etmedi. Partimize umut bağlayan milyonlara özeleştiri vererek yeniden kucaklaşmamız gerektiğini biliyoruz. Bunun için asla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Sizlerle birlikte çok çalışacağız. Bu nedenle bugün burada İstanbul İl Kongremizi tarihi bir dönüm noktası olarak görüyorum. Bana göre tarih, bugünkü kongremizi yazacak, buradan çıkacak iradeyi yazacak, buradan çıkacak umudu yazacak. Bu kongre, İstanbul örgütümüzü ayağa kaldıracak. İstanbul’dan yayılan umutla Türkiye’yi aydınlatmaya başlayacağız.

    MAKAMDAN DEĞİL, SOKAKTAN YÖNETME DENEYİMİM VAR: 100 yıllık birikimimizle bu topraklarda umudu yeniden yeşertecek inancımız var. Bunu İstanbul’dan başlatarak Türkiye’ye yayacak gücümüz, enerjimiz var. Biz varız. Demokrasi, özgürlük, adalet, özgür üniversiteler, yoksullukla mücadele etmek için biz varız. Bu güzel ülkenin çocuklarına, gençlerine, kadınlarına eşit, özgür, yaşanılabilir bir hayat sunmak için biz varız. Doğa, çevre, hayvan katliamlarına dur demek için biz var. Unutmayalım. İstanbul’dan yakılacak bir meşale, Türkiye’deki demokrasi mücadelemize ışık olacaktır. Peki, biz bu meşaleyi nasıl yakacağız? Şimdi size neden aday olduğumu ve İstanbul vizyonumuzu anlatmak istiyorum. 6 yıllık ilçe başkanlığı deneyimim var. Partimin her kademesinde görev aldım. 5 seçim boyunca edindiğim sandık tecrübem var. Partiyi makamdan değil, sokaktan yönetme deneyimim var. Umudu yeniden yeşertecek enerjimiz var. Her şeyden önce gençliğimiz var.

    İSTANBUL’U SADECE İL BİNASINDAN YÖNETMEYECEĞİZ: Örgütümüzle, ilçe başkanlarımızla, Kadın Kollarımızla, Gençlik Kollarımızla, il yönetimimizle, meclis üyelerimizle bunu hep birlikte başaracağız. İstanbul’u tek merkezden yönetmeyeceğiz. İstanbul’u sadece il binasından yönetmeyeceğiz. İstanbul’da üç bölgede bölge meclisleri oluşturacağız. Bölge meclislerimizde ilçe başkanlarımız, il yöneticilerimiz, Kadın Kollarımız, Gençlik Kollarımız olacak ancak demokratik kitle örgütleri de sivil toplum kuruluşları da esnaflar da muhtarlar da olacak. Bölge meclisleri yoluyla halkla bağımızı güçlendireceğiz. Divan kurulumuzu yönetim kurulu içerisinden seçimle belirleyeceğiz. Danışma kurullarımızı etkin hâle getireceğiz. Veriye dayalı sokak bazlı çalışmalar yapacağız. Yeni yönetim kurulumuzu aktif bir biçimde çalıştıracağız. Yönetim kurulumuz, oluşturacağımız komisyonlarda görev alacaklar. Akademisyenlerden, meslek odalarından, demokratik kitle örgütlerinden, sendikalardan temsilcilerle çalışma grupları oluşturacağız. İstanbul’un her ilçesinde aynı çalışmayı uygulamayacağız.

    26 İLÇE BAŞKANIYLA GİRDİĞİM SALONDAN 39 İLÇE BAŞKANIYLA ÇIKACAĞIM: İstanbul’un ilçelerine göre farklı farklı çalışmalar uygulayacağız. Çünkü biliyoruz ki Kadıköy’ün gerçekliğiyle Arnavutköy’ün gerçekliği aynı değil. Beşiktaş’ın gerçekliğiyle Bağcılar’ın gerçekliği, sosyoekonomik yapısı aynı değil. Kara düzen, ‘mış’ gibi çalışmalar yerine hedef kitlemizi doğru belirleyerek hedef gruplarımızla çalışmalar yapacağız. İstanbul’da üye sayımızı 500 binin üzerine çıkartacağız. İl başkanlığımız genel merkezimizde, büyükşehir belediyemizde, ilçe başkanlarımızla, ilçe belediyelerimizle tam bir uyum içerisinde çalışacak. Ne olursa olsun tam bir uyum içerisinde çalışacağız. Ben bu salona 26 ilçe başkanıyla girdim ama bu salonda 39 ilçe başkanıyla çıkacağım. İlçe başkanlarımız karar alma süreçlerinin öncüsü olacak. Gençlik ve Kadın Kollarımıza bütçe hakkı tanıyacağız. Gençlerimize akademik destek sağlayacağız. Gençlerin ve kadınların kota uygulamasının seçilebilir sırada olmasının mücadelesini vereceğiz.

    İKİ YILDA 4 MİLYON SEÇMENE DOĞRUDAN TEMAS EDECEĞİZ: Tüzüğümüzde yüzde 33 cinsiyet kotası var. Yüzde 20 genç kotası var. Ne hikmetse gençler, kadınlar meclis üyelikleri sıralamalarında, milletvekilleri sıralamalarında genellikle 15-20’nci sıradan sonra yazıyor. Gençler, kadınlar kotaları doldurma yeri değildir. Gençlerin ve kadınların seçilebilecek sırada kota uygulamasını kadınlarla, gençlerle birlikte o mücadeleyi vereceğiz. Bahçelievler’de bir önceki kongrede yönetim kurulumuzun 9’u kadın, 9’u erkekti, yüzde 50’ydi. Bu dönem bir eksildi, 8 kadın var ve Bahçelievler, İstanbul’da en fazla kadın meclis üyesine sahip ilçelerden bir tanesi. Örgüt yapımızı güçlendireceğiz. İlk 6 ayda 2 milyon seçmene, iki yılda 4 milyon seçmene doğrudan temas edeceğiz. Öncelikle hedef gruplarımız ekonomik krizden en fazla etkilenen ev kadınları, küskün seçmenlerimiz olacak. Ekonomik yıkımdan kaynaklı iktidara küsen seçmenlerle de grubumuz olacak. Yoksul mahalleler, öncelikli hedef grubumuz olacak. Dezavantajlı gruplar, engelli bireylerle doğrudan temas kuracağız.”

    Çelik konuşurken salonun balkonunda bulunan iki grup arasında kavga çıktı. Tarafları sakin olmaya davet ettikten sonra Çelik, şöyle devam etti:

    “HEDEFİMİZ İBB’Yİ YENİDEN KAZANMAK: Veriye dayalı bir biçimde bilimsel metotlarla oy geçişkenliğinin hızlı olacağı mahalleler öncelikle hedefimiz olacak. Hedefimiz İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni yeniden kazanmak. Hedefimiz 39 ilçede iddia koymak, en az 30 belediyeyi kazanmak. İstanbul’da meclis çoğunluğunu sağlayarak önündeki bütün engellemeleri kaldırmak. Görev süremiz boyunca hesap veren katılımcı bir yönetim anlayışı ortaya koyacağız. Danışma kurulumuzu 3 ayda bir toplayacağız. İl delegelerimizle 6 ayda bir toplantı yapacağız. İl delegelerimizin telefonları 10-15 gündür susmuyor. Herkes arıyor, hepimiz arıyoruz ancak pazartesi gününden itibaren o telefonların neredeyse hiç çalmayacağını hepimiz biliyoruz. Yıllarca böyle oldu. Artık böyle olmayacak. İl delegelerimizle sürekli temas kuracağız. Onlarla yol haritamızı birlikte belirleyeceğiz. 6 ayda bir il başkanlığımızın faaliyetlerine örgütümüze sunacağımız bu salonlarda büyük toplantılar yapacağız.

    ÖN SEÇİMİ HEP BİRLİKTE SAVUNACAĞIZ: Birinci yılımızda seçimsiz kongre gerçekleştireceğiz. Bütün örgütümüzün önerilerini, eleştirilerini, değerlendirmelerini alacağız ve yol haritamızı güncelleyeceğiz. Parti okulumuzla uyumlu çalışacağız. İlçelerimizde paneller, söyleşiler, konferanslar ne yazık ki yasaklanmıştı. Konferansların, panellerin yapılmasının önünü açacağız. İlçe binalarımızda, il binamızda sosyal demokrasi, Türkiye’ye uygun koşullarda anlatılacak, iklim krizi anlatılacak. Deprem bilinçlendirme panelleri yapacağız. Deprem anlatılacak. Yoksullukla mücadele ile ilgili konferanslar yapacağız. Ön seçimi hep birlikte savunacağız. Sandığı örgütün önüne koymak için hep birlikte savunacak mıyız ön seçimi? Dönem kuralını savunacak mıyız? Sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini Türkiye’ye özgü koşullarla anlatacağız. Özgürlük, eşitlik, dayanışma, emeğin üstünlüğü, zenginliğin hakça bölüşümünü ve toplumsal barışın yılmaz savunucusu olacağız. Sendikalarla, sivil toplum kuruluşlarıyla, demokratik kitle örgütleriyle ve sokakla sürdürülebilir ilişkiler geliştireceğiz.

    PARTİ İÇİ DEMOKRASİYİ GÜÇLENDİRMENİN ÖNCÜSÜ OLACAĞIZ: Parti içi demokrasiyi güçlendirmenin öncüsü olacağız. Asla parti içi kongre yarışlarını kendi koltuğumuzu korumak için dizayn etmeye çalışmayacağız. Buradan Fatih İlçe Başkanlığımızı selamlamak istiyorum. Yavuz başkanım burada. 19 yaşında bir gençken insanlar daha özgür bir dünyada yaşasın diye verdiği siyaset mücadelesinden kaynaklı aldığı ceza nedeniyle Fatih Kongresi iptal edildi. Antidemokratik bir biçimde Fatih Kongresi iptal edildi. Fatih Kongresi’nin iptal edilmesinin ne demek olduğunu en iyi bilenlerden birisiyim. Bugün İstanbul İl Kongresi’ni 38 ilçeyle yapıyoruz. Tarih tekerrürden ibaret. 2017 İstanbul İl Kongresi de 38 ilçeyle yapılmıştı. O gün kongreye yine ilçe Bahçelievler’di. Ben de Fatih’in bugün yaşadığı mağduriyeti 2017’de yaşamış bir yol arkadaşınızım. Bugün demokratik biçimde yarıştığımız değerli büyüğümüz Sayın Cemal Canpolat o dönem il başkanıydı. Bahçelievler’de, Siyavuşpaşa Mahallemizde sandığı tertemiz kapatmıştık. Tutanaklar tertemiz tutulmuştu. Bir oyla kazanmıştık. 3 kez kongre iptal edildi. 5 kez Ankara’ya gittik. O arada il seçimi gerçekleşti ve Bahçelievler il seçimine giremedi. 3 ay sonra yapmak zorunda kaldık kongremizi.

    39 İLÇEYE EŞİT YAKLAŞACAĞIZ: Bir ilçenin kongreye sokulmamasından kaynaklı nasıl bir motivasyon eksikliğinin yaşandığını biliyorum 2017’den. Fatih ilçe örgütümüz, asla umudunuzu kaybetmeyin. Asla moraliniz bozulmasın. Hep birlikte, sizlerle birlikte Fatih’i kazanacağız. Çünkü Fatih bizim için çok önemli. Fatih, kazanmaya en yakın olduğumuz ilçelerden birisi. Fatih ilçesinin İstanbul Kongresi’nde temsilini listemizde sağladık. Bundan sonra da özel ilgi alanımız olacak. Burada örgütümüze bir söz veriyorum. Bizim dönemimizde hangi ilçede kongre yapılırsa yapılsın, il kongresinde bizim yanımızda durur mu durmaz mı hesabı yapılmayacak. 39 ilçeye eşit yaklaşacağız. Kongre hesaplarıyla değil, parti içi demokrasiyi güçlendirmek için mücadele edeceğiz. Tabii bu kongreyi birlik ve beraberlik içerisinde gerçekleştireceğiz. Eleştirilerimiz olacak. Konuşmalara yönelik eleştirilerimiz olacak.

    SALONDAN KOL KOLA ÇIKACAĞIZ: Biraz sonra kıymetli başkanımız da eleştirilerini dile getirecek ama bu salondan el ele kol kola çıkacağız. Eleştiri kültürünün insanları geliştiren bir durum olduğundan bilinçle çok da fazla yapılan konuşmalara değinmeden bir iki noktada fikirlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Kıymetli başkanımız, İstanbul’un her tarafını billboardlarda donatılmasının israf olduğunu söyledi. O billboardlara partiden ya da kişisel olarak bir kaynak aktarmadık. Adaylığımız İstanbul’da bir heyecan yaratmış, bir değerli büyüğüm, beni çok seven bir büyüğüm o billboardları kiralamış ve kiraya veren bir büyüğüm bana dedi ki, ‘Senin billboardlarını asmak istiyorum’. Ben de o kadar fazla olacağını tahmin etmemiştim. O değerli büyüğüme teşekkür ediyorum ama bu heyecan sadece o değerli büyüğümüzde değil, Bahçelievler’in muhtarları burada, İstanbul Muhtarlar Federasyonu burada.

    HAFTALARDIR NEDEN DELEGELER BASKI ALTINA ALINIYOR?: Şu anda bu salonda 300’ün üzerinde dernek, sivil toplum kuruluşu var. Günlerdir onlar beni arıyorlar. ‘Sana ne yapabiliriz? Maddi manevi yanında nasıl destek olabiliriz’ diye adaylığımız bir heyecan yaratmışsa, adaylığımız bir enerji yaratmışsa insanların meseleye bu kadar güçlü sahip çıkması, beni ancak ve ancak mutlu eder. Tabii Sayın Başkanımız, 600 delegenin seçildiği, doğallarla beraber 650 delegenin olduğu bir kongre olarak söyledi. O rakamı da düzeltmek lazım. Üzülerek ifade ediyorum ki Fatih İlçe Kongresi iptal edildiği için 589 delege seçilmiş oldu. 650 delegenin yarıştığı bir seçimde billboardlara ne gerek vardı dersek o zaman günlerdir, haftalardır neden Türkiye’nin dört bir yanından delegeler baskı altına alınıyor? Onu da bir düşünmek lazım.

    İMAMOĞLU’NUN VİZYONUNU BÜTÜN İSTANBULLULARLA PAYLAŞACAĞIZ: 6 ay sonra yerel seçimler var. İstanbul örgütü çözümleriyle, gücüyle bu seçime bir kez daha damgasını vuracak. İstanbul’un kentsel dönüşümden depreme, kent yoksulluğundan göç sorununa, işsizlikten barınmaya geniş bir yelpazede merkezi yönetim kaynaklı çok ağır sorunları var. İstanbul örgütümüzle büyükşehir belediyemizle, ilçe belediyelerimizle, ilçe başkanlıklarımızla yeni bir sınavın planı hazırlayacağız ve İstanbul halkına sunacağız. 25 yıllık kent talanına karşı İstanbul Büyükşehir Belediyemizin 4,5 yılda verdiği büyük mücadeleyi sokak sokak, kapı kapı komşularımıza anlatacağız. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun adil, yeşil, yaratıcı İstanbul vizyonunu bütün İstanbullularla paylaşacağız. Bunu gerçekleştirmek için bu kongrenin sonucunda tüm örgütümüzle birlikte demokratik bir biçimde yarıştığımız Sayın Canpolat’la birlikte el ele kol kola çıkarak İstanbul’un mücadelesini, demokratik mücadelesini hep birlikte vereceğiz.

    NEZAKETTEN HİÇ TAVİZ VERMEDİK: Kongre sürecinde çok şey konuşuldu. Adaylaşma sürecimiz çok tartışıldı ancak kongre sürecinde nezaketten hiç taviz vermedik. Demokratik biçimde değerli yarıştığımız değerli başkanımıza tek bir olumsuz cümle kurmadık. Zafere giden yolda her şeyi mübah görmedik. Havuz medyasında üzülerek ifade ediyorum ki hakkımda haberler yapıldı. Özgür Çelik’in açıklarını bulma ekibi kuruldu ancak bir sonuca ulaşamadılar. Çok merak ediliyorsa biraz Özgür Çelik kimdir, ondan bahsetmek isterim. 8 yaşında bir çocukken bu şehre geldim. Bir öğretmen maaşıyla 3 çocuk büyüten bir babanın okuma yazmayı eşinden öğrenmiş Anadolu kadını bir annenin çocuğuyum. Çocukken pazarlarda terlik sattım. Beyazıt’ta Sultanhan’da çaycılık yaptım. Tekstil atölyelerinde çalıştım. Beyaz eşya mağazalarında sırtımda buzdolabı, çamaşır makine taşıdım. Bir yandan okudum, bir yandan çalıştım. Üniversiteye eğitimimi tamamladım. Üniversite eğitimim sonrasında hem siyaset bilimimde hem yerel yönetimlerde yüksek lisans yaptım. 20 yıldır faaliyet gösteren bir eğitim kurumunun kurucusuyum. Geçmişimle büyük bir onur ve gurur duyuyorum.

    KONGRE HEP BAŞKA ZEMİNLERDE TARTIŞILDI: Ailem burada. Bugüne kadar onların başını hiç öne eğdirmedim. Ailemin huzurunda hepinize söz veriyorum. Bu güzel ülkemiz için doğruluktan, dürüstlükten ayrılmadan var gücümle çalışmaya devam edeceğim. Üretmeye devam edeceğim. Çalışmaya devam edeceğiz. Bu kongre ne yazık ki hep başka zeminlerde tartışıldı. Hep oranın adayı, buranın adayı tartışmaları üzerinden bir süreç yürütüldü. Asıl konuşulması gereken konuşulmadı. Asıl mesele olan iki il başkan adayının perspektifleri, vizyonu, yol haritaları, örgütlenme modelleri konuşulmadı. Bu kongrede delegelerimizle görüşürken, örgütümüzle konuşurken sürekli bu yaklaşıma vurgu yaptım. Bugüne kadar bu yaklaşımdan hiç taviz vermedim. Çünkü bizim kavgamız, kendi yol arkadaşlarımızla değil, bizim kavgamız bu bozuk düzenle, bizim kavgamız otoriter baskıcı yönetimle, bizim kavgamız genel başkanımız hakkında uyduruk dava açanlarla, bizim kavgamız il başkanımıza, Sayın (Canan) Kaftancıoğlu’na siyaset yasağı getirenlerle, bizim kavgamız büyükşehir belediye başkanımıza siyaset yasağı getirmeye çalışanlarla.

    HALK, İNSANI SOKAKTA YALNIZ BIRAKMAZ: Adaylık konusunun, ne yazık ki bu kongrede de böyle oldu. İl kongresinde değil sadece, ne yazık ki ilçe kongrelerinde de böyle oldu. Adaylık meselesini hep genel başkanımız üzerinden tartıştılar. Hep genel başkanımız üzerinden adaylık süreci yürüttüler. Bunun sebebini biliyorum. Üzülerek ifade ediyorum. Bunları basına açık bir toplantıda konuşmak istemezdim ancak sokakta karşılığı kalmamış bazı yerel yöneticiler, halkta karşılığı kalmamış, örgütte karşılığı kalmamış bazı parti yöneticileri, ‘Halk, sokak beni adaylaştırmıyor, o zaman ben bir kavga yaratayım. Bir grup ötekileştireyim, etiketleyeyim, genel başkan karşıtı ilan edeyim. Genel Başkanımız da bunu duysun. Halktan, sokaktan, örgütten çıkmıyorum. Genel Başkanımız beni Parti Meclisi üyesi yapsın. Genel Başkanımız beni belediye başkanı yapsın’. Bunu yanlış buluyorum. Bunu reddediyorum. O arkadaşlarımıza sokağa, halka dönmeyi tavsiye ediyorum. Yüzünüzü halka dönün. Halk, insanı sokakta yalnız bırakmaz.

    KILIÇDAROĞLU, HEPİMİZİN GENEL BAŞKANI: Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, hepimizin genel başkanı. Genel Merkezimiz hepimizin evi. Genel Başkanımız için 6 yıldır ilçe başkanlığı dönemimde, öncesinde ve özellikle 14 ve 28 Mayıs’ta en çok çalışan yol arkadaşlarınızdan bir tanesiyim. Beni sabah saat 6’da Şirinevler metrobüs durağında ‘Günaydın Bahçelievler’ projesinden tanıyorsunuz. Beni gündüz derneklerde, sokaklarda, muhtarlarda tanıyorsunuz. İşte Bahçelievler’in muhtarları, dernekleri, sivil toplum kuruluşları burada. Beni, seçim kampanyası Ramazan ayına denk geldiği için gecenin saat 2-3’ünde sahur programlarında Şirinevler’de, Yenibosna’da, Kocasinan’da çay ocaklarından tanıyorsunuz. En çok çalışan arkadaşlarınızdan bir tanesiyim. Genel Başkanımız için en çok çalışan arkadaşlarımızdan bir tanesiyim. Hepimizin Genel Başkanımıza sonsuz ve büyük saygısı var. Genel Başkanımız çok büyük bir yoldan geliyor. Büyük bir mücadeleden geliyor. Genel Başkanımız, adalet yürüyüşünün öncüsü. Belki bizler gidip o adalet yürüyüşünün bir bölümünde yürüdüğümüz için, içinde olduğumuz için o adalet yürüyüşünün büyüklüğünü bilmiyoruz. Belki bugün göremiyoruz ancak nasıl kitaplar Gandi’nin Hindistan yürüyüşünü yazıyorsa, nasıl kitaplar Afrika’da Mandela’nın mücadelesini yazıyorsa 20-30 yıl sonra kitaplar Genel Başkanımızın adalet yürüyüşünü yazacak.

    İMAMOĞLU’NUN DİĞER LİSTEYE YAZILMAMASI NEZAKETSİZLİK: Genel Başkanımız toplumun tüm kesimleriyle kucaklaşan, toplumun tüm kesimleriyle iletişimi olan Genel Başkanımızı bu kongre tartışmalarının bir öznesi hâline getirmeyi yanlış buluyorum. Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızı da bu kongre süreçlerinde tartışmayı yanlış buluyorum. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu, partimizin ilçe başkanlığını yapmış. 2014’te İstanbul’da AKP’nin elinden aldığımız tek belediye olan Beylikdüzü’nü kazanmış. 25 yıl sonra İstanbul’da haramilerin saltanatına son vermiş, İstanbul’u Haramilerin saltanatından kurtarmıştır. Kaldı ki 6 ay sonra hep birlikte bir yerel seçime gideceğiz. Genel Başkanımız, sayın başkanımızın adaylığını ifade etti. Başkanımız ‘İstanbul için bir yürüyüş başlatıyoruz’ dedi. Hazır yeri gelmişken bir eleştiriyi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Önce bir güzelliği söyleyelim. Divan Başkanımız Sayın Çetin Soysal iki listede de var. Diğer listeyi yapan arkadaşlara da beyazı yapana da kırmızı listeyi yapanlara da teşekkür ediyorum. Bu bir nezaket örneğidir ancak Genel Başkanımızın adaylığını açıkladığı, 6 ay sonra yerel seçime gideceğimiz Sayın Ekrem İmamoğlu’nun listeye yazılmamasının da iki listeden birine yazılmamasının da siyasi nezaketsizlik olduğunun altını çizmek istiyorum.

    GENEL BAŞKAN İKİMİZE DE BAŞARILAR DİLEDİ: Dediğim gibi isimler üzerinden kongre tartışılmasını yanlış buluyorum. Hepimiz bu partinin evlatlarıyız. İstanbul Kongresi’ni bu tartışmalardan uzak tutmalıyız. Ben size burada başka bir umut vaat ediyorum. Ben diyorum ki İstanbul’da umudu yeniden yeşerteceğiz. İstanbul’da umudu yeniden yeşertirsek, İstanbul Kongresi’ni bu tartışmalardan uzak tutarsak İstanbul’dan yayılan umut Türkiye’yi aydınlatır. Çünkü İstanbul, Türkiye’nin göz bebeği. Nüfusun dörtte biri İstanbul’da yaşıyor ama bana göre İstanbul, Türkiye’nin yarısı. Üç medeniyete başkentlik yapmış bir şehir. Ekonominin kalbi, kültür-sanatın kalbi İstanbul. Türkiye’nin gözü İstanbul’da. Bu tartışmaları bir kenara bırakmaya, İstanbul’dan Türkiye’yi aydınlatmaya var mısınız? Yine adaylık tartışmaları üzerinden genel başkanımızı sürekli bu tartışmanın içerisine çekenler, genel başkanımız iki adayı Ankara’ya çağırdı. İkimizi aynı gün çağırdı. İkimizle toplantı yaptı. İkimize de başarılar diledi. İkimize de ‘Yolunuz açık olsun’ dedi. İkimizle de aynı fotoğraf karesini verdi. Bir gün sonra Parti Meclisi’nde yaptığı konuşmayla ‘İki adayı da Ankara’ya çağırdım. İkisine de başarılar diledim. İkisine de aynı şeyler söyledim. Tarafsızlığımı belirttim. Yolun açık olsun dedim’ dedi ancak ne yazık ki bunu görmezden gelen arkadaşlarımız, bu kongreye bu tartışmayı yansıttılar.

    1 MAYIS MEYDANLARINDAN GELİYORUM: Peki, kimin adayı Özgür Çelik? Çok yazıldı çizildi sosyal medyada. İlçe başkanlarımızın, il delegelerimizin, Kadın Kollarımızın, Gençlik Kollarımızın, ‘Gezi’ye özgürlük’, ‘Berkin’e (Elvan), Ali İsmail’e (Korkmaz) adalet’, ‘Tutuklu gazetecilere ve siyasetçilere adalet’, ‘Doğa ve çevre katliamlarına dur’ diyenlerin, demokratik bir Türkiye mücadelemizin adayıyım. Uzun bir yoldan geliyorum. Pir Sultan Abdal’ın doğduğu topraklardan geliyorum. Aşık Veysel’in şehrinde geliyorum. 2 Temmuz alanlarından, 1 Mayıs meydanlarından geliyorum. Gezi mücadelesinden geliyorum. ‘Yaşasın tam bağımsız Türkiye’ diyen Denizlerin inancıyla geliyorum. ‘Bağımsızlık ve özgürlük benim karakterimdir’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden geliyorum.

    TÜM GENEL BAŞKANLARIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUM: Bu duygu ve düşüncelerle partimizin ve ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Milli Mücadele kahramanımız, demokrasi kahramanımız İsmet İnönü’ye, ‘Biz milliyetçiliği sokaklara değil, Kıbrıs’ın topraklarına yazdık’ diyen Bülent Ecevit’e sonsuz ve yürekten teşekkür ediyorum. Adalet yürüyüşçüsü Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na sonsuz ve yürekten teşekkür ediyorum. Yine partimizde Genel Başkanlık yapan Deniz Baykal’a, Hikmet Çetin’e, Murat Karayalçın’a, Erdal İnönü’ye sonsuz ve yürekten teşekkür ediyorum. Geçmişten bugüne kadar partimizde görev yapan bütün isimsiz kahramanlarımıza sonsuz ve yürekten teşekkür ediyorum. 6 yıla yakın görev yapan il başkanımıza, yönetimine, ilçe başkanlarımıza, il delegelerimize, milletvekillerimize, Parti Meclisi üyelerimize, Kadın ve Gençlik Kollarımıza, tüm örgütümüze, İstanbullulara sonsuz ve yürekten teşekkür ediyorum.”

    Çelik, konuşmasını; 2009 yılında yaşamını yitiren Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Onursal Genel Başkanı Türkan Saylan için yazılan şiiri okuyarak tamamladı.

  • “HEPİNİZ ORALARDA DOLAŞACAKSINIZ, SONRA DÖNECEKSİNİZ KILIÇDAROĞLU’NU SIRTINDAN BIÇAKLAMAYA KALKACAKSINIZ, KILIÇDAROĞLU’NU SİZE YEDİRMEYECEĞİZ”

    “HEPİNİZ ORALARDA DOLAŞACAKSINIZ, SONRA DÖNECEKSİNİZ KILIÇDAROĞLU’NU SIRTINDAN BIÇAKLAMAYA KALKACAKSINIZ, KILIÇDAROĞLU’NU SİZE YEDİRMEYECEĞİZ”

    CHP İstanbul İl Başkan Adayı Cemal Canpolat, il kongresinde; “Ben İstanbul’u teslim ettiğimde Bahçelievler’de referandumda aldığımız oy yüzde 49,98 civarındaydı. Biraz önce Bahçelievler’deki başarıdan bahsedince baktım kaç almışız, yüzde 26 almışız. 49’dan 26’ya düşürmüşsünüz. Bunun tek sorumlusu Kemal Kılıçdaroğlu, değil mi! Hepiniz oralarda dolaşacaksınız, sonra döneceksiniz Kılıçdaroğlu’nu sırtından bıçaklamaya kalkacaksınız. Kemal Kılıçdaroğlu’nu size yedirmeyeceğiz. Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkanımızdır, arkasında duruyoruz, durmaya devam edeceğiz. O yenileşmeyi, o değişimi de Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte yapacağız” dedi. Canpolat, “20 yıldır bu partide MYK üyeliği yapanlar, 27 yıldır bu partide milletvekilliği yapanlar, hayatında hiç ön seçime girmeyenler CHP örgütünü anlayamazlar. Solu, sosyal demokrasiyi anlayamazlar. Hanginiz ön seçime girdiniz. Hanginiz yüzünüzü sola çevirdiniz. Hanginiz yüzünüzü gençlere, kadınlara çevirdiniz? Seçme seçilme hakkını gençlerin elinden aldınız, milletvekillerini atama ile yaptınız. Daha 4 gün önce Genel Merkez koridorlarında dolaşıp atama ile milletvekili olanlar değişimden bahsedemezler” diye konuştu.

    CHP İstanbul İl Kongresi, Haliç Kongre Merkezi’nde bugün yapıldı. Gün boyu yapılan konuşmaların ardından son olarak İl Başkanlığına aday olan Özgür Çelik ile Cemal Canpolat da sırasıyla kürsüye geldiler. Kura sonucunda ilk konuşmayı Çelik yaptı.

    Kongredeki CHP’liler Canpolat’ı, “İstanbul’un umudu Cemal Canpolat”, “Örgütte liyakat Cemal Canpolat” sloganları ile karşıladılar. Canpolat’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

    “KAFTANCIOĞLU’NUN TALİMATLA YUHALATILMASINI KINIYORUM: CHP’nin geleneklerinin her gün biraz daha tartışıldığı bir dönem yaşıyoruz. Sayın Canan Kaftancıoğlu, sabah kongre açılışına geldiğinde bir grup arkadaşımız tarafından yuhalatılması CHP geleneklerine uygun değildir. Talimatla bunun yapanların CHP il başkanı, onunla daha önce yarıştım, benim rakibimdi, il başkanı olduğu süre içerisinde bir tek gün kamuoyu önünde tartışmadım, ama bu parti için 9 buçuk yıl hapisle cezalandırılmış kendi çocuklarının yarın sokağa çıktığında hedef haline getirilen Canan Kaftancoğlu’nun burada talimatla yuhalatılmasını kınıyorum.

    DEĞİŞİM ANLAYIŞI VAR: CHP’nin gelenekleri, tarihi bir çınardır. Yüzyıllık bir tecrübesi olan parti kendi değerlerinde, kendi köklerinde Kuvayi Milliye geleneğinde Mustafa Kemal Atatürk’ün yedi düvele karşı savaşmış emperyalizme diz çöktürmüş, gericiliği tasfiye etmiş, CHP’nin geleneklerinde, ilkeleri, değerleri değişim anlayışı vardır. Bu parti, dönem dönem seçim barajı altında kaldı. İktidar olduğu dönemler vardır. Ama hep CHP gelenekleri tarihsel olarak partimizin bütün kurullarında uygulandı.

    GENEL BAŞKAN İÇİN GÖZYAŞI DÖKENLERİ, DÖRT GÜN SONRA DEĞİŞİMLE ORTAYA ÇIKMALARINI KABUL EDEMEZ BU PARTİ: Bu dönem başka bir gelenekle karşı karşıyayız. Daha dün seçim olur olmaz seçim daha bitmeden CHP’nin eleştiri, özeleştiri mekanizmasını çalıştırmaya fırsat vermeden birlikte dört gün önce Genel Başkan için gözyaşı dökenler, kapıda bekleyip bakan olmak için çaba harcayanlar dört gün sonra değişimle ortaya çıkmalarını kabul edemez bu parti.

    HANGİNİZ ÖN SEÇİME GİRDİNİZ: 20 yıldır bu partide MYK üyeliği yapanlar, 27 yıldır bu partide milletvekilliği yapanlar, hayatında hiç ön seçime girmeyenler CHP örgütünü anlayamazlar. Solu, sosyal demokrasiyi anlayamazlar. Hanginiz ön seçime girdiniz. Hanginiz yüzünüzü sola çevirdiniz. Hanginiz yüzünü gençlere, kadınlara çevirdiniz? Seçme seçilme hakkını gençlerin elinden aldınız, milletvekillerini atama ile yaptınız. Daha 4 gün önce Genel Merkez koridorlarında dolaşıp atama ile milletvekili olanlar değişimden bahsedemezler.

    ATANMAK İÇİN EL PENÇE DİVAN DURANLAR ŞİMDİ DEĞİŞİMDEN BAHSEDİYOR: Siz hayatınızda CHP örgütlerine hiç gelmeyeceksiniz, hiç sol ile bir araya gelmeyeceksiniz… Şimdi arkadaşlarımız demokrasiden bahsediyor, ben bu partinin 3 dönem ilçe başkanlığını yaptım, 2 dönem il başkanlığını yaptım. CHP’yi referandumda yüzde 52’ye çıkardım ama ben Genel Merkezi’nde milletvekili koridorlarında dolaşmadım, atanmak için el pençe divan durmadım. Atanmak için el pençe divan duranlar şimdi değişimden bahsediyor. İlk siz değişeceksiniz. İlk bu örgütle barışık hale geleceksiniz.

    CHP’LİLERİN BAŞKA PARTİLER ÜZERİNDEN İŞE GİRMESİNİ İÇİME SİNDİREMİYORUM: Yüzde 52,20’yi çıkardım. Hiç kimse İstanbul’da belediye başkanlığını almaya inanmadığı bir dönem Kadir Topbaş istifa ettiğinde o dönem Beylikdüzü Belediye Başkanımızı, İstanbul’a elini ben kaldırdım, belediye başkan adayı yaptım. O günden biz bunu gördük. Öyle kimse kendine pay çıkarmasın. Sonra belediye başkanı olduktan sonra CHP örgütünü dışarıda bırakmayı kabul edemiyorum. CHP’lilerin; başka partiler üzerinden işe girmesini içime sindiremiyorum.

    CHP DELEGELERİ, KUVAYI MİLLİYE GELENEĞİNDEN GELEN DELEGELERDİR: Sadece CHP’lilerin ilçe seçimlerinde, mahalle seçimlerinde, delege seçimlerinde işe girdiğini sevinerek duyuyorum. Şimdi sadece CHP örgütü delegeleri, size sadece oy vermek için işe aldığınız bir dönemi kabul edemiyorum. Siz CHP’liler, istifa edip İYİ Parti üzerinden girme dönemi pazar gününden itibaren bitecektir. Bizim ne yaptığımızı, nereden geldiğimizi İstanbul örgütü biliyor. Gazi Mahallesi, Sultangazi, Küçükçekmece biliyor… Biz il başkanlığı yaptığımız dönemde sokakta yaptık, işçilerle yaptık, emekçilerle yaptık, sol yanımızla yaptık, 1 Mayıs alanlarında sendikacılarla yaptık. Biz sokaktan geliyoruz. Sokağı örgütleyerek geliyoruz. Şimdi yarım bırakılan yürüyüşü tamamlamak için geliyorum. Delege pazarı kurabilirsiniz. CHP delegeleri, Kuvayi Milliye geleneğinden gelen delegelerdir. CHP delegeleri öyle bir işe girmekle, makam sahibi olmakla onurlarını, haysiyetlerini satmayacak bir örgüttür.

    İYİ PARTİ’NİN KADROLARIYLA SOLCU BELEDİYECİLİK YAPAMAZSIN: Eleştiri olarak sundu arkadaşımız niye belediye başkanı listenizde yok… Hiçbir belediye başkanı benim listemde yok. Ben örgütü listeme koydum. Bir önceki kongrede söyledim, pazartesi günü beni seçerseniz bu belediye başkanlarını, ilçe başkanlarının önünde önlerini ilikleteceğim demiştim. Dedim mi? Tercihi bizden yapmadınız. Şimdi bir kez daha söylüyorum; belediye başkanları kendi alanlarına çekileceklerdir. Kamucu, sosyal, solcu belediyecilik yapacaklardır. Sağ siyasetle belediyecilik olmaz. AKP’nin devşirme kadrolarıyla belediyecilik yapamazsınız. İYİ Parti’nin kadrolarıyla solcu belediyecilik yapamazsınız.

    CHP, ÖZEL KALEM MÜDÜRLERİYLE YÖNETİLEMEZ: Pazartesi gününden itibaren her belediye başkanı kendi alanında olacak, kendi alanında mücadele edecek. Biz de belediye başkanlarımıza sahip çıkacağız, baş tacı yapacağız, örgüt işlerine bakacağız. Örgüt işlerinde taraf olursanız, bir tarafı karşınızda bulursunuz. Hiçbir belediye başkanımız, CHP kongrelerinde örgütü baskı altına alarak, örgütü dizayn etmeye kalkarak, kendi ilçe başkanını milletvekili yapıyorsunuz. Kendi ilçe başkanınızı gençlik kolu başkanı yapıyorsunuz. Kendinize il başkanı seçmiyorsunuz, özel kalem müdürü seçiyorsunuz. CHP, özel kalem müdürleri ile yönetilemez.

    KONUŞURSAK İMAR RANTÇILARI SOKAĞA ÇIKAMAZLAR: Benimle ilgili aynı noktada peş peşe üç tane servis yaptılar. Adlarını söylemek istemiyorum, hepsini tespit ettim. Benim hayatta hiçbir belediye ile, hiçbir belediye başkanı ile bir çöp almışlığım yoktur. Olursa CHP’den istifa ederim. CHP’de rantçılara karşı mücadele verdim. Benim dönemimde 130 tane imar dosyasına İstanbul’u katleden imar çetesine karşı arkadaşlarımız dava açtı. 100’e yakın davayı kazandık. Rantçılara karşı mücadele eden bir arkadaşınız olarak servis yapılıyor, medyada… Soner Yalçın’ın ABC haberinde kamuoyuna mesaj atıyor. Şişli Belediyesi’nde imar çetesine baskı yaptığı için öldürülen arkadaşı tehdit etmiş… Bunu söyleyen aşağılıktır. Bunu söyleyen yalancıdır. Tam tersine ben arkadaşımı çağırdım, o dönem belediye başkan yardımcısı olan müfettiş arkadaşımız Leyla Öner, seni tehdit eden kimse biz karşısındayız, CHP olarak senin yanındayız dedim. Mücadelesini verdim. Bu alçakça iftiradır. Bu alçak iftirayı yapanlara dava açtım, sonuna kadar mücadele vereceğim. Biz konuşursak imar rantçıları sokağa çıkamazlar.

    BU PARTİNİN BİR ÇÖPÜNÜ YEDİ DİYENLERİN ALNINI KARIŞLARIM: Bir diğer yine bu Soner’in gazetesinde servis ediyorlar. Hepsi aynı merkezden. Diyorlar ki Cemal Canpolat, bir gece de bilet sattı, 10 milyon lira, nerede? Ben bunu geçen kongrede meydan okuyarak söyledim; bir kez daha söylüyorum, 10 milyon liraya o dönem bilet bastık, sattık. Bunun 8 buçuk milyonunu bu belediye başkanları vermedi dedim. Bunlardan bir tanesi de sevgili Ekrem Başkan. 1 buçuk milyon TL, o dönemden borcu var, o biletin parasını vermeyenlerden birisi de o. Bu, iftira at, izi kalır. Ben her şeyi kabul ederim, ama bu partinin bir çöpünün yedi diyenlerin alnını karışlarım. Herkes haddini bilecek.

    BİZ KONUŞURSAK SİZ SOKAĞA ÇIKAMAZSINIZ: Bir diğeri, hayatımda en kötü çirkefliğine karşılaştığım bir dönemdir. Hani bu bir asansör ihalesi var, her gün gazetelerde çıkıyor ya… Tuncay Özkan, Engin Özkoç bir de eski bir il başkanı diyor. Eski il başkanı, zaten o şirketin yönetiminden sorumlu. Herkes biliyor, bilmesine rağmen, yine aynı gazeteye aynı yerden servis yapılıyor. Diyor ki beni fotoğrafımı da koyuyor, acaba bu eski il başkanı Cemal Canpolat mı? Bu haberi yapan alçaktır. Bu yalanı söyleyen şerefsizdir. Bunu ispatlamayan da şerefsizdir. Ben belediyeleri bırakın asansör, belediyelerden bir çöp alırsam namerdim, haysiyetsizim. Bunu söyleyen de haysiyetsizdir. Biz konuşursak siz sokağa çıkamazsınız.

    BERKİN ELVAN’IN BABASI BENİM LİSTEMDE: Unutulmuş, kısa yoldan devrimci olanlar var, hayatında hiç devrimci mücadelede olmayan, solcu olmayan, sol kelime söylediğinde bile kendine eziyet olanlar devrimcilikten bahsediyor. Benim listemde kim var biliyor musunuz? İki kişi önerdim. Birisi Gezi direnişinde evine somun ekmek almaya giderken 14 yaşında öldürülen Berkin Elvan’ın babası var. Biz o Gezi direnişinin her alanında, o öldürülen nişan alınarak tek tek öldürülen 12 kişinin aynı değerleri paylaşması bir tesadüf müdür? Bu toplum bedel ödüyor. Bunların sırtından siyaset yapanlar onları görmüyor.

    BORA GEZMİŞ BENİM LİSTEMDE: Öbür isim kim biliyor musunuz? Benim de aynı gelenekten geldiğim, aynı mücadeleyi verdiğim Deniz Gezmiş’lerin geleneğinden gelen birisi olarak Deniz Gezmiş’in kardeşi Bora Gezmiş benim listemdedir. Öyle biz el bebek gül bebek öyle gelmedik. Biz icazetle il başkanı adayı olmadık. Biz yaşamın her alanında dişimizle, tırnağımızla mücadele ederek geldik.

    ÜÇ KURUŞ KAZANDIM, PARTİYE HARCAMAK İÇİN GELDİM, BELEDİYELERİN SIRTINDAN SİYASET YAPMADIM, YAPMAYACAĞIM: Peki niye aday oldun diye sorduklarında örgütün aşağıdan bir talebinin olduğunu, ilçe başkanlarından, gençlik kolundan, kadın kollarına kadar bizim aday olmamız konusunda bir teklif geldi. Öyle bir talebim yoktu. Son 10 günde ‘evet’ dedim. Niye dedim biliyor musun? Bu son 20 yıldır bizi siyaset dışı bırakıp Genel Başkanın etrafını örenler 20 yıldır İstanbul’da il başkanlığını kazandık, bizi Genel Başkana karşı gibi izah ettiler, karşı karşıya geldiler, Genel Başkanın yanında yer aldılar. Milletvekili, genel başkan yardımcısı oldular, belediyeleri belirlediler. Sonra ne oldu? Ben dişimle tırnağımla kazandığım parayı, İstanbul İl Başkanlığına geldiğimde 15 milyon İstanbul’un borcunu ödedim, bir kısmını faizle alarak ödedim. Ödediğim gün ili teslim ettim. Borcun harcıyla gittim, yeniden üç kuruş kazandım, partiye harcamak için geldim. Belediyelerin sırtından siyaset yapmadım, yapmayacağım da.

    ÖRGÜT BAŞKANLARIMIZ YUMRUK YUMRUĞA DÖVÜŞÜRKEN KAÇANLAR DEĞİŞİMDEN BAHSEDEMEZLER: Gönül isterdi ki bu partiye bu kadar emek verdik sokakta, sahada. Dayak yedik, eylem yaptık. Eylem yapmadığımız alan olmadı. O referandumda gençlik kolları başkanlarımızı bıçaklayanlar, dövenler, eve hapsetmek için kurşun yağmuruna tutanların karşısında gece 11’de eylemimizi yaptık. Biz gençlerimizi size dövdürmeyeceğiz dedik. Sonra Genel Başkanımıza Fatih Camii’nin önünde kurşun atıldığında biz Genel Başkanımızı korumak için ilçe başkanlarımız, örgüt başkanlarımız yumruk yumruğa dövüşürken kaçanlar değişimden bahsedemezler.

    BİR GECEDE GENEL BAŞKANI HANÇERLEYEREK DEĞİŞİM İSTEMELERİNDEN DOLAYI BURADAYIM: Biz eylem yaptık. Caminin önünde o eylemi yaptık. Sonra bir gün sonra gençlerle, kadınlarla AKP binasına dayandık mı? Ne dedik orada, eğer bir daha Genel Başkanımıza fiske vurursanız İstanbul’u size dar ederiz dedik mi? Peki o AKP İl Başkanı ile kavga ettiğimizde her türlü mücadele ettiğimiz referanduma girdiğimde biz yüzde 52,20 aldık mı? Kim bizim listelerimizde milletvekili oldu? O AK Parti il başkanını bizim listelerden milletvekili yaptılar, ben buradayım. Hala buradayım, ben örgütteyim. Bizim eleştiri hakkımızı bile elimizden aldılar. Eleştirme hakkımızı bir gecede bir zoom toplantısına katılıp değişmeyenlerin bir gecede Genel Başkanı hançerleyerek değişim istemelerinden dolayı buradayım. Genel Başkana eleştirilerimizi saklı tutmak koşuluyla Genel Başkanı desteklemek için, arkasında durmak için buradayım.

    SOLDA BU DEĞİŞİMİ YAPACAĞIZ: Her gün aynı kanallar aynı adamlar. Koro halinde CHP Genel Başkanı’nı itibarsızlaştırma için aynı şeyleri söylüyorlar. Ben de dedim ki CHP Genel Başkanının koltuğu kurucu liderimizin Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğudur. Onu itibarsızlaştırmak doğru değildir. Onu da koro halinde yaydılar. Bu yenileşmeyi yapacağız. Bu yenileşmeyi kimle yapacağız? Dışarıdan atananlarla değil. Atanan belediye başkanları, milletvekilleriyle değil. Örgütle, solumuzla, gençlerle, kadınlarla yapacağız, solda bu değişimi yapacağız.

    BİR TEK ATATÜRK’ÜN ÖNÜNDE EĞİLDİM: İlçe başkanları unutuldu. Milletvekilleri, sadece kendilerine yakın; eşi, dostu, danışmanı milletvekili olanlar burada değişimden bahsediyorlar. Hadi be sizde! Rüşvetle milletvekili olanlar değişimden bahsedemezler. Değişimi birlikte yapacağız. Genel Başkanımızın öncülüğünde bu yeniliği yapacağız, sol, sosyalist kadroların önünü açacağız. Sağa kucak açma dönemi bugünden itibaren bitmiştir. Kendi solumuza, sosyalistlere, sosyal demokratlara döneceğiz. Ve Türkiye’yi bunların başına dar edeceğiz. Ben hayatta, hiç eğilmedim. Bir tek Mustafa Kemal Atatürk’ün önünde eğildim. Onun dışında hiç eğilmedim, eğilmeyeceğim…

    PARTİYİ BİR GÜN KAMUOYUNA TARTIŞMADIM: 20 yıldır değişmeyenler değişimden bahsedemezler. Ben bu kadar yıllık emeği olan bir insanım. Çok teşekkür ediyoruz Özgür kardeşimiz söyledi, bilboardları bir iş adamı yapmış. Bu güzel bir şey. Gönül isterdi ki televizyon programlarına çıkarken bile beni TV100’den aradılar, ‘Özgür de çıkacak siz de çıkar mısınız?’ Dedim tabii ki Özgür benim kardeşimdir, Özgür’e bir tek şey söylemem, o benim kardeşimdir. Tartışma dışı bırakıyorum. Akşam bağlandığımızda ilk soru Şaban Sevinç’ten geldi, dedi ki ‘Ben Özgür’e vekaleten partiyi kamuoyu önünde tartışmam dediği için çıkmadı.’ Arkadaş, siz bana dediniz ki Özgür çıkacak diye ben çıktım. Ben partiyi 5 yıldır her türlü mağduriyet yaşamama rağmen, 5 yıldır devşirme adamların milletvekili olmasına rağmen, hiç hak etmeyen belediye başkanlarına rağmen partinin hiçbir yerinde el etek öpmeyen milletvekili, belediye başkanı olmamama, en mağdur olan ben olmama rağmen partiyi bir gün kamuoyunda tartışmadım.

    SİZİN TAKDİRİNİZE BIRAKIYORUM: Cımbızla oradan içini dışını çekiyor, ben Kemal Kılıçdaroğlu’nu Atatürk’e benzettim diye… Onu sizin takdirinize bırakıyorum. Sonra aynı troller, aynı medya kanallarında servis yapıyor. Arkasında onu aynı troller devam ediyor. CHP Genel Başkanı’na nasıl saldırıyorlarsa saldırıyı yükselttiler. Benim verilmeyecek hiçbir hesabım yok. Hepsinin karşısında mücadele etmeye hazırız. Bu örgüt baş eğmedi, o trollere de eğmeyecek.

    BAŞARILAR DİLİYORUM: Bir gün sonra Özgür kardeşim, Halk TV’de özel bir programa davet ediliyor. Halk TV sahibi de benim 30 yıllık arkadaşımdır, bilmenizi istiyorum. Ama sadece Özgür’ü davet ediyorum. O televizyonu almasına da benim de biraz katkım oldu. Mesela biz de çağırılabiliriz. Sadece bir tek adaya servis yapılıyor. Çok da güzel oldu, herkes tanımış oldu. Başarılar diliyorum ona.

    KILIÇDAROĞLU’NU SİZE YEDİRMEYECEĞİZ: Ben İstanbul’u teslim ettiğimde Bahçelievler’de referandumda aldığımız oy yüzde 49,98 civarındaydı. Biraz önce Bahçelievler’deki başarıdan bahsedince baktım kaç almışız, yüzde 26 almışız. 49’dan 26’ya düşürmüşsünüz. Bunun tek sorumlusu Kemal Kılıçdaroğlu, değil mi! Hepiniz oralarda dolaşacaksınız, sonra döneceksiniz Kılıçdaroğlu’nu sırtından bıçaklamaya kalkacaksınız. Kemal Kılıçdaroğlu’nu size yedirmeyeceğiz. Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkanımızdır, arkasında duruyoruz, durmaya devam edeceğiz. O yenileşmeyi, o değişimi de Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte yapacağız. En kısa zamanda.

    HADİ BE SİZDE: Kılıçdaroğlu, eline tek pankartı eline alıp ‘adalet’ diye yürüdüğünde 24 gün boyunca hiç uyumadan İstanbul’u Maçka Parkı’nda buluşturduk, Gezi direnişinden sonra en büyük eylem yeri yaptık. 21 STK temsilcisiyle beraber. Odalarla, sendikalarla, EMEP ile ÖDP ile bütün sol dünyayla birlikte buluştuk, Genel Başkanımızı her gün Adalet Nöbeti’nde karşıladık ve yürüdük. Sonra İstanbul’da 200 bin kişi olmaz diyen Genel Merkez yöneticileri, şimdi değişimciler, onlara inat içeride 2 buçuk, dışarıda 1 buçuk milyon 4 milyon İstanbullu ile Genel Başkanımızı karşıladık. Dünyanın en büyük yürüyüşü, Gandi’den bir gün fazla, 24 gün yaptı. Eğer Kemal Kılıçdaroğlu, bu yürüyüşü başka bir ülkede yapsaydı ‘Herkes için Adalet Yürüyüşü’nü gazeteciler, hapiste yatan devrimciler, mağdur olanlar, solcular, sahipsizler için o yürüyüşü yaptığında yüzde 85 oy alırdı. Peki ne yaptı Kılıçdaroğlu? Sizi milletvekili yaptı, çıktınız bir gün sonra bakanlık olsaydı bunlar bizi kapılardan içeri almazlardı. Emek bizim, liyakat burada, gençler, kadınlar burada, örgüt burada, milletvekili onlar. Değişimci onlar. Hadi be sizde.

    GENÇLERİ BİRLEŞTİRMEYE GELİYORUM: Değişim olacak. İlkin İstanbul’u değiştireceğiz. Birbiriyle barışmayan bir örgütü barıştıracağız. Belediye başkanları belediye başkanlarıyla kavgalı. İl başkanını tanımayan belediye başkanları… Parti yönetimini tanımayan belediye başkanları, ili tanımayan ilçe başkanları… Gençleri birbiriyle kavga ettiren bir parti yönetimi olabilir mi? Ben o gençler birleştirmeye geliyorum.

    BİZ BAŞ EĞMEYEN PİR SULTAN’IN GELENEĞİNDEN GELİYORUZ: Beni sorgulayanlar biliyor. Sivas Katliamı olduğunda ortada olmayanlar, orada saz çalıp türkü söyleyip semah dönenlere kibrit çakıp yakanlara… Biz o dönem ilçe başkanıydık, aynı gece Sivas’a gittik, orada eylem yapanlara sahip çıktık ve İstanbul’da onlarla birlikte en büyük mitingi yaptık. Sivas davasına sahip çıkmayanlar, Sivas mücadelesini bilmeyenler Sivas’tan bahsedemezler. Biz Sivas’ın Banaz yaylasında Hızır Paşa’ya karşı direnen, direnirken baş eğmeyen Pir Sultan’ın geleneğinden geliyoruz. Biz asıldığında son bir sözün var mı diye sorulduğunda var diyor Pir Sultan, sazımı verin diyor. Taşlatıyorlar, onun en yakın kardeşine de taş attırmaya çalışıyorlar. O da diyor ki ‘ben gül atacağım.’  Gül atıyor. Bu Pir Sultan’ın zoruna gidiyor. Alıyor sazı eline, ‘ille başıma yağar pare gibi taşlar, hiç değmez bana, ille dostun gülü yaralar beni’ diyen geleneğin baş eğmeyenlerin mücadelesini veriyoruz. Ötekilerin mücadelesini veriyoruz. Biz düştüğümüz yerden her zaman kalkarız. Biz Che Guevara’nın söylediği gibi ‘Biz düşersek düştüğümüz yerden kalkarız, yeniden mücadeleye devam ederiz. Yeniden ayağa kalkarız, bu düzeni başına dar ederiz.’ Ama onlar düşerse bir daha kalkamazlar, çünkü onlar gücü, yetkiyi makamlardan alıyor, saltanattan alıyor. Biz düştüğümüz yerden kalktık, yürümeye başladık.”

  • CHP Kongresinde Nefesler Tutuldu Oylama Başladı!

    CHP Kongresinde Nefesler Tutuldu Oylama Başladı!

    Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul’da düzenlenen il kongresinde. Kongrede, yeni İstanbul il başkanı ve 196 kurultay delegesi belirlenecek. CHP İstanbul il örgütünün 38’inci olağan kongresi Haliç Kongre Merkezi’nde yapılıyor. Sabah saatlerinde başlayan kritik kongredeki gelişmeleri an ben an takip ediyoruz.

    CHP İstanbul İl Başkanı adayı Cemal Canpolat “Kırmızı”, Özgür Çelik ise “Beyaz” liste ile seçime girecek.

    Oylama başladı.

    oyla.jpeg

  • SON DAKİKA… CHP’nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi

    SON DAKİKA… CHP’nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi

    Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı ve 196 kurultay delegesinin belirleneceği 38. Olağan İstanbul İl Kongresi Haliç Kongre Merkezi’nde başladı.

    Divan Başkanlığı’na eski CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın seçildiği kongrede eski CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat ve Bahçelievler İlçe Başkanı Özgür Çelik, il başkanı olmak için yarışacak.

    11.00’de başlayan kongre için salona saat 10.00’dan itibaren giriş yapılmasına izin verildi.

    CHP İstanbul İl Başkanı adayları Cemal Canpolat ve Bahçelievler İlçe Başkanı Özgür Çelik’in saat 16:00’da kürsüye çıkıp açıklamalarını yapması bekleniyor…

    CHP İstanbul 38. İl Kongresi İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun konuşmasıyla başladı. Kaftancıoğlu’nun konuşması şöyle:

    “Bu kürsüden size son kez sesleniyorum. Sizden il başkanınız olarak son isteğim, İstanbul örgütü bugün bir kez daha farkını saraya ve Ankara’ya gösterecek adaylar konuşurken dinlemenizi istiyorum. Hep yarını konuşmamız lazım dedik. Cumhuriyet’imizin ikinci 100 yılında giderken 21. yüzyılda da karşı karşıya olduğumuz sorunlar çok karışık. Ekonomik, sosyal ve dijital eşitsizlikleri, iklim değişikliği, ayrımcılık, ırkçılık, ahlaki ve siyasi çöküntüyü 85 milyon adına tartışmak zorundayız. İçi boşaltılan devlet kurumları yerine güçlü yurttaş güçlü birey sorumlu devleti hep beraber oluşturmamız lazım.

    Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğiyle partimizle birlikte bu ülkeye demokrasiyi getirerek cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı taçlandırmamız lazım İstanbul örgütüne, aramızda bulunan bulunmayan, hayatını kaybetmiş İstanbul örgütüne sonsuz teşekkür ediyorum. Önünde saygıyla eğiliyorum. İlçe başkanları, delegelerimizle ilgili trollerin attığı iftiraların tehditlerin arasına sıkışmaz Bu örgüt var ya bu örgüt, seçim zamanı araba bulamayıp yürüyerek çalışmaya gitmiş örgütBu örgüt sandıklarda günlerce beklemiş örgüt. Sizin il başkanınız olmak hayatım boyunca en gurur duyacağım şey olarak kalacak. ‘Yarını konuşmamız lazım’ dedik. Yarına umudu hep birlikte yeniden diriltmemiz lazım. Popülist siyasetin karşısında dönüştürücü siyaseti inşa etmek gerek. Konuşulanı yapmak, sahici, samimi olmaktır. İstanbul örgütünün parti içinde hak ettiği yere gelmesi için daha çok sesinizi duyurmaya çalışacağından hiç şüphem yok.

    İkinci teşekkürüm yüzüne karşı; dönüştürücü siyaset, samimi ve sahici siyaseti toplumda yerleştirmek için en net eleştirilerimi yüzüne karşı yapmama rağmen ‘siyasette kadınlar da olmalı’ deyip eleştirilerimi büyük bir olgunlukla karşılayan genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na kişisel ve özel teşekkür ediyorum. Kendisine yaptığım eleştirileri bu salondan birine yapsaydım bana düşman olurdunuz. Son teşekkürüm de, ergenliğini ve hatta çocukluğunu bensiz geçiren her gün annemin başına bugün ne gelecek acaba kaygısı yaşayan ve ona aynı zamanda annelik yapan maddi ve manevi olarak her zaman yanımda duran sevgili kızım ve eşime teşekkür ediyorum. Artık biz de belki kaybettiğimiz şeyleri telafi edecek bir vakit bulacağız.”

    1-001.jpg

    Kongrenin Divan Başkanlığı’na da eski CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal seçildi.

    CHP Grup Başkanı ve Genel Başkan aday adayı Özgür Özel, Antalya İl Kongresi’nde olduğu için İstanbul’dakine katılmadı. Kongreye CHP Genel Başkanı aday adaylarından Prof. Dr. Örsan Kunter Öymen ile Ünal Karahasan, Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Genel Başkan Yardımcısı Yunus Emre, Devrim Çelik, Zeynel Emre, Hasan Efe Uyar, Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, çok sayıda milletvekili ve Parti Meclisi (PM) üyeleri de katıldı.

    3.jpg

    CHP’de 4-5 Kasım tarihlerinde yapılacak 38. Olağan Kurultay öncesinde gözler, delege sayısının en fazla olduğu İstanbul’a çevrildi. 38. Olağan İstanbul İl Kongresi, Haliç Kongre Merkezi’nde bugün yapılıyor.

    4.jpg

    Genel Merkez tarafından desteklendiği belirtilen, aynı zamanda eski İstanbul İl Başkanı da olan Cemal Canpolat ile partide “değişimciler” olarak nitelendirilenlerin adayı, mevcut Bahçelievler İlçe Başkanı Özgür Çelik, il başkanı olabilmek için yarışacak.

     

     

     

  • Kiracı Ev Sahibi Kavgası Büyüyor…

    Kiracı Ev Sahibi Kavgası Büyüyor…

    Kira krizi Türkiye’nin kanayan yarası oldu. Kriz her geçen gün büyüyor. Ev sahipleri ile kiracılar bir türlü anlaşamıyor… Ev sahibi ya da kiracı dava açmak isterse önce arabulucuya gitmek zorunda. Ancak bu da uzlaşacakları anlamına gelmiyor. İşte detaylar…

    Artan kira anlaşmazlıkları mahkemeleri kilitleyince 1 Eylül itibarıyla ‘arabuluculuk dönemi’ başlatıldı. Yapılan düzenlemeye göre ev sahibi ya da kiracı dava açmak isterse önce arabulucuya gitmek zorunda. Ancak bu uzlaşacakları anlamına gelmiyor.

    Geçen beş haftalık süreçte anlaşma oranının yaklaşık yüzde 55 olduğu açıklanırken, bunun başlıca sebebi şöyle özetleniyor:

    – Kiracılar evden çıktığında aynı rakama yeni bir seçenek bulamayacağı için tahliyeye yanaşmıyor.

    – İstenen yeni bedelle ödenen arasında uçurum olduğu için de kira tespit görüşmeleri sonuçsuz kalıyor.

    – Her iki talepte de kiracılar dava süreçlerinin ortalama üç yılı bulduğunu bildiği için zaman avantajını kullanıyor ve ‘Dava açın’ diyor.

    1653058682377-konut-kira-artisi-eylul-2021-h-105631-4-fea-6-1.jpg

    KAÇ KİŞİ UZLAŞTI?

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un önceki gün yaptığı açıklamaya göre 1 Eylül’den itibaren yapılan kira anlaşmazlığı başvurusu 30 bine yaklaştı. Tunç, kira uyuşmazlıklarında anlaşma sayısının 2 bin 817, anlaşamama sayısının ise 2 bin 157 olduğunu belirtti.

    hurriyet.com.tr’de yer alan habere göre, Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, konuyu tahliye ve kira tespit davaları olarak ikiye ayırmak gerektiğini belirtti ve şu değerlendirmeyi yaptı:

    Ev sahibi ve kiracı milyonları kapsıyor! Anlaşmazlıkları 'Arabulucular'  çözecek - Ekonomi Haberleri

    “Kiracı evini tahliye etmemek, mal sahibi tahliye edip ya kendisi kullanmak ya da daha yüksek bedele kiralamak istiyor. Bu durumlarda arabuluculuk sistemin başarısı yüzde 10-20’lere düşüyor. Kiracı tahliye sonrası ödediğinden çok daha yüksek kira ile karşılaşacağını biliyor. Yargı sürecinin de 2.5-3.5 yılda sonuçlanacağını bilmesi uzlaşmayı engelliyor.

    5 yılı dolduran kiracılara açılan kira tespit davalarında ise yüzde 30-40 başarı seviyesine çıkılıyor. Burada da uzun süren yargı süreci ve mal sahibinin geriye dönük fark için faiz işletememesi kiracının elini kuvvetlendiriyor. Örneğin 5 bin TL ödeyen bir kiracı yasal oranda yüzde 25 artış yapıp 6.250 TL ödeyeceği yerde, mal sahibinin 20 bin TL talebiyle karşılaşıyor. ‘Dava 3 yıl sürecek, sonrasında mahkemede kiracı lehine indirimle rakam 15-16 bin TL’ye inecek ve aradaki fark için de faiz işlemeyecek’ diyen kiracı uzlaşmaya yanaşmıyor. Yani her iki durumda da uzlaşma sağlanması hiç kolay değil. Ancak kimi durumlarda mevcut rakamla, istenen yeni bedel arasındaki uçurum görüşmelerde kapanıyor ve tarafların karşılıklı anlayışı ile uzlaşma gerçekleşiyor.”

    “Arabuluculuk zorunlu olduğu için başvuru sayısı çok, ama bu uzlaşmanın yüksek olacağı anlamına gelmiyor” diyen Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Avukat Dr. Ali Yüksel, kendi ilgilendikleri dosyalarda uzlaşma oranının yüzde 20 olduğunu kaydetti.

    Uzlaşma sağlanan dosyalardan örnekler veren Yüksel, “Eğer kiracılık süresi 10 yılı geçmişse ev sahibinin tahliye hakkı var. Bu durumda tahliye edilmemek için kirada anlaşma sağlanıyor. 5 yılı geçen kiracılarda kimi zaman ortak yol bulunuyor. Mesela 5 bin olan kiranın 30 bin TL’ye çıkması isteniyor. Ev sahibi biliyor ki dava açılsa en az 2-3 yıl bekleyecek. İstediği rakamı yıllar sonra ve faizsiz alacak. Bu durumda 15-20 TL bandına iniyor. Eğer kiracının da şartları uygunsa uzlaşmaya varılıyor.”

    Asıl sıkıntılı süreçlerin 1-5 yıl arası yeni kiracılarda yaşandığını dile getiren Yüksel şunları söyledi: “Tahliye taleplerinde kiracı direniyor. Dava açılırsa zaman kazanacağını biliyor. ‘Belki o zamana kadar piyasa şartları düzelir neden bugün çıkayım’ diyor. Tahliye için ev sahiplerinin kiracılara ödediği rakamlar da bu süreçte tutanaklara geçti. Kiracı 10 bin TL veriyor, evin kira değeri 50 bin TL. Taşınması için kiracıya 200 bin TL teklif ediliyor.

     

     

  • CHP’de İstanbul İl Kongresi başladı

    CHP’de İstanbul İl Kongresi başladı

    İstanbul İl Başkanı’nın ve 196 kurultay delegesinin belirleneceği CHP İstanbul İl Kongresi bugün sat 08.00’de Haliç Kongre Merkezi’nde başladı. Bahçelievler İlçe Başkanı Özgür Çelik ve eski İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat arasında akşam saatlerine kadar sürecek il başkanlığı yarışında 600’den fazla il delegesinin oy kullanması bekleniyor.

    Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı’nın ve 196 kurultay delegesinin belirleneceği 38. Olağan İstanbul İl Kongresi 08.00 itibarıyla başladı.

    Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen kongrede, değişim isteyenlerin adayı Bahçelievler İlçe Başkanı Özgür Çelik ve genel merkezin desteklediği eski İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat il başkanlığı için yarışacak.

    600’den fazla il delegesinin oy kullanacağı kongre öncesinde iki aday da yeterli sayıda imzayı toplayarak adaylığını kesinleştirdi.

    Canpolat’ı Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra siyasi yasaklı hale geldiği için görevini bırakan İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da destekliyor. Başta Özel olmak üzere, parti yönetiminin değişmesi gerektiğini bildirenler ise Bahçelievler İl Başkanı Çelik’in yanında yer alıyor. Çelik’e, büyük kurultayda Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğini kaydeden Erdoğan Toprak da destek veriyor.

    Kongre akşam saatlerine kadar sürecek. CHP İstanbul ilçe kongreleri geçen ay tamamlanmış; 39 ilçeden 14’üne yeni ilçe başkanları seçilmişti. Haliç Kongre Merkezi’nde sabah saatlerinden itibaren partililerin ve görevlilerin hazırlık yaptığı görüldü.

  • “FİLİSTİN HALKININ HER ZAMAN YANINDAYIZ, SAVAŞ OLMASINI ASLA İSTEMEYİZ”

    “FİLİSTİN HALKININ HER ZAMAN YANINDAYIZ, SAVAŞ OLMASINI ASLA İSTEMEYİZ”

    CHP resmi Twitter (X) hesabından yapılan paylaşımda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Filistin öteden beri hak arayan bir ülkedir. Filistin halkının her zaman yanındayız. Savaş olmasını asla istemeyiz. Demokratik ölçüler içerisinde uluslararası kuruluşların da devreye girerek hem barış sağlaması hem de Filistin’in hakkının teslim edilmesi lazım” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Filistinli grupların saldırılarının ardından İsrail’in resmen Filistin’e savaş ilan etmesiyle ilgili açıklama yaptı. CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Genel Başkanımız, gazetecilerin Suriye’de düşürülen Türk Siha’sı ve İsrail’de yaşanan son gelişmelere ilişkin sorularını yanıtladı” notuyla CHP resmi Twitter (X) hesabından bugün yapılan paylaşımda şunları söyledi:

    “Bir; Türkiye’nin egemenlik haklarına bir başka ülkenin müdahalesini asla doğru bulmuyoruz ve kabul etmiyoruz. İki;

    bu konuda topluma yeteri kadar aydınlatıcı bilgi vermemiştir. Bu da büyük bir felakettir. Filistin öteden beri hak arayan bir ülkedir. Filistin halkının her zaman yanındayız. Savaş olmasını asla istemeyiz. Demokratik ölçüler içerisinde uluslararası kuruluşların da devreye girerek hem barış sağlaması hem de Filistin’in hakkının teslim edilmesi lazım.”