19° Açık

İktidarın siyasal manevraları sonuç değil, süreç odaklı yürüyor…

Yurdun 11'i - 8 Mayıs 2026 10:28 A A

İktidar bir yanda muhalefetin üzerinde Demokles’in Kılıcı gibi beklettiği davalar ve devam eden operasyonlarla, diğer yanda hiçbir somut adım atmadığı çözüm süreciyle siyaseti domine etmeye çalışıyor. İktidarın siyasal manevraları sonuç değil, süreç odaklı yürüyor.

Uzunca süredir geniş kitlelerin rızasını alamayan iktidar, kimi zaman yargı sopası kimi zaman da siyasi manevralarla ömrünü uzatma arayışında. Bir yandan baskı otobanında durmadan vites yükseltilirken diğer yandan muhalefeti bölmek, toplumda beklenti yaratmak, zaman zaman da suyu bulandırıp kafaları karıştırmak üzerine çok yönlü denklemler kuruldu. Bu kakofoni içinde çok şey ortaya atılsa da hiçbir konu sonuca bağlanmadı. Belirsizlik ve süreç odaklı siyaset, bir yönetme stratejisi haline geldi. İktidar bu sayede farklı muhalefet kesimlerinin karşı hamle şansını bertaraf edeceğini düşünürken rejimi de tahkim etmeye çalışıyor. Çözüm sürecinden mutlak butlan davasına, yeni Anayasa tartışmasından diploma davasına, belediye operasyonlarından muhalefetin potansiyel adaylarına dek her konu sürüncemede bırakılmak isteniyor.

ÇÖZÜM SÜRECİ

En genel ifadesiyle iktidarın içeride muhalefeti bölmek üzerine inşa ettiği çözüm sürecini en iyi anlatan kavram belirsizlik. Sürecin başladığı günden bu yana demokratik adımların ne zaman atılacağı, hatta atılıp atılmayacağı, yasal düzenlemelerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, Öcalan’ın statüsü, Selahattin Demirtaş’ın bırakılıp bırakılmayacağı, AYM ve AİHM kararlarına uyulup uyulmayacağı, Ahmet Türk ve Ahmet Özer’in göreve dönüp dönmeyeceği gibi onlarca soru yanıt bekliyor. İktidar ortağı Bahçeli her hafta gündeme bir bomba bırakıp çekilirken AKP ve Erdoğan cephesi kısık sesle konuşmaya devam ediyor. DEM Parti’den yapılan kimi çıkışlarda sürecin dondurulduğu kimi açıklamalarda ise devam ettiği söyleniyor. Kamuoyunda da beklenti yaratan iktidar süreç yürüttüğü Kürt hareketini ve seçmenini konsolide etmeye çalışıyor.

YENİ ANAYASA

Yıllardır Erdoğan ve iktidar temsilcilerinin, bugünlerde Adalet Bakanı Akın Gürlek’in sık sık ortaya attığı yeni Anayasa tartışması da gündemdeki yerini koruyor. İktidar, “Artık bu gömlek dar geliyor” diyerek toplumun yeni bir Anayasa’ya ihtiyacı olduğunu savunuyor. Mevcut Anayasa’nın ihlal edildiği ülkede demokratik Anayasa beklemek boşa kürek çekmek demek. Ancak “beklenti yaratma” politikası yeniden devreye giriyor ve “sivil, demokratik, özgürlükçü bir anayasa” söylemi dolaşıma sokuluyor. Bu beklenti yürütülen çözüm süreciyle paralel biçimde götürülmek isteniyor.

BUTLAN DAVASI

Durmadan ertelenen ve CHP’nin üzerinde adeta bir “Demokles’in Kılıcı” gibi bekleyen Mutlak Butlan davası ise muhalefete gözdağı vermeyi amaçlıyor. Erdoğan, Bahçeli ve iktidar temsilcilerinin Özgür Özel’e “Ankara’da siyaset yap” çağrıları bu davayla eş zamanlı biçimde dillendirildi. Bahçeli son çıkışında butlan ve olası kayyuma karşı bir imaj çizmiş olsa da sonuç değişmeyecek. CHP, sınırlarını iktidarın çizdiği alanda muhalefet yapmaya ve İBB Davası’nı unutmaya zorlanıyor. Kılıçdaroğlu döneminde olduğu üzere sözünü Salı grup toplantılarına saklayan ve meydanlarla bağını kesen bir CHP’ye özlem duyuluyor. CHP Lideri Özgür Özel’in de bu davaya ilişkin “sonuç değil süreç odaklı” diyerek net bir çizgi çekmesi önemli.

BELEDİYE OPERASYONLARI

19 Mart’tan bu yana devam eden operasyonlar CHP’li belediyelerde adeta “şimdi sıra kimde” sorusunu doğurdu. Toplamda 22 belediye başkanı hakkında tutuklama kararı verildi, bunlardan bazıları tahliye edilirken 17 ismin tutukluluk hali devam ediyor. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında verilen soruşturma izinleri de muhalefetin İmamoğlu’nun ardından muhtemel aday yapacağı isimlerin peş peşe hedef tahtasına koyacağı tartışmalarını derinleştiriyor.

CHP İSTANBUL İL KONGRESİ DAVASI

CHP İstanbul İl Kongresi’nin iptali istemiyle açılan dava da Şubat ayında görülmüş ve 17 Mayıs’a ertelenmişti. Mahkeme, bir sonraki duruşmaya kadar kayyum Gürsel Tekin’in görevine devam etmesine karar verdi. Bu dava da tıpkı Mutlak Butlan davası gibi belirsizliklerle ilerlerken muhalefeti sıkıştırma hamlesinin bir parçası olarak görülüyor.

DİPLOMA DAVASI

CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı İmamoğlu’nun diplomasının iptaline ilişkin dava da henüz karara bağlanmış değil. İstanbul Üniversitesi, 18 Mart 2025 tarihinde İmamoğlu’nun lisans diplomasını, 1990 yılındaki yatay geçişin “usulsüz” olduğu gerekçesiyle “yokluk” ve “açık hata” temelinde iptal etmişti. Bir yanda devam eden İBB Davası diğer yanda Diploma Davası İmamoğlu’nun adaylığı konusunda belirsizlik yaratıyor. Bu durum muhalefetin yeni aday belirleme durumunu da etkiliyor.

“AHMAK” DAVASI

İmamoğlu’nun 2019’daki YSK üyelerine yönelik sözleri nedeniyle “kamu görevlisine hakaret” iddiasıyla yargılandığı “ahmak davası”nda, verilen 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve siyasi yasak cezası, İstinaf Mahkemesi tarafından 19 Eylül 2025’te onandı. Hukuki süreç, Yargıtay aşamasına taşındı. Yargıtay’ın cezayı onaması durumunda İmamoğlu’na siyasi yasak kesinleşecek.

Kaynak:Mehmet Emin Kurnaz

Mehmet Emin Kurnaz

Yurdun 11'i - 10:28 A A
BENZER HABERLER
Hazır Site by Uzman Tescil