19° Açık

Emre Kongar: Naziler nasıl egemen oldu?

Gündem - 6 Temmuz 2025 10:55 A A

Sevgili okurlarım, her zaman ama özellikle bunalım dönemlerinde, sıkıntılı günlerde tarih okumayı seviyorum.

İnsanlık nerelerden geçmiş, toplumlar hangi gelişme çizgilerini izlemiş, bu gelişme ve değişmeler sırasında ne hatalar yapılmış, bunların bedeli nasıl ödenmiş?

Tarihteki beş konuyu daima merak etmişimdir:

1) Yunan mitolojisi.

2) Fransız Devrimi.

3) Sovyet Devrimi.

4) Türk Devrimi.

5) Nazi çılgınlığı.

Toplumbilim öğrencisi olarak bu konuları okumaya, öğrenmeye, düşünmeye, irdelemeye doyamadım.

Muhtemelen doyamadan da öleceğim.

***

Geçmişi irdelerken şunlar gözlerimin önünden geçer:

1) Günlük bireysel iktidar hesaplarının ve zulmün anlamsızlığı…

2) Aydınların ya da aydın geçinenlerin, kimi zaman aymazlığı, kimi zaman da ihaneti…

3) Anlık zafer sevinçlerinin ya da yenilgi hüzünlerinin geçiciliği…

4) Kahraman rolüne soyunmuş soytarılar, şaklabanlar ve sahtekârlar…

5) Toplumların zaman zaman nasıl çıldırdığı, zaman zaman da nasıl kahramanlaştığı…

6) Tarihin gerçek yargıç olduğu.

***

Aşağıdaki yazı, İnternet sitemdeki bir makalemin son bölümü:

“…Burada tartışmak istediğim konu, siyasal manevralar ya da ince hukuksal ve siyasal oyunlar değildir.

Üzerinde durmak istediğim nokta ‘devleti ele geçirme mekanizmasının’ yani onlara (Nazilere) kamuoyu vicdanında ve siyasal-hukuksal ortamda tanınan ‘meşruiyetin’ temelleridir.

Nazilerin meşruiyetlerinin iki temeli olduğunu görüyoruz:

Bunlardan biri demokrasiyi sadece ‘oy kullanmaya’, yalnızca kaba bir ‘seçim mekanizmasına’ indirgeyen bir uygulama, ikincisi de ‘Germen ırkçılığıdır’.

Bir başka deyişle, Naziler, ‘ideolojik meşruiyetlerini’ Germen ırkçılığından, ‘yasal-hukuksal meşruiyetlerini de’ ‘seçim mekanizmasından’ almışlardır.

Sonuç olarak Alman toplumunun ‘iyi ve normal bir bireyi’, devlet kavramı ile Nazi iktidarını özdeşleştiren bir süreç sonunda devlet karşısında korumasız ve yalnız bırakılmış, bu yalnızlaştırma sürecinin ‘mekanizması’ olarak ‘seçim’, ‘ideolojisi’ olarak da ‘Germen ırkçılığı’ kullanılmıştır.

Böylece ‘meşrulaşan ve devletle özdeşleşen iktidar’, bireyi, kendi cinayet çarkının anlamsız ve karşı konulamaz bir parçası yapmıştır.

Nazilerin uyguladığı soykırımdan alınacak iki ders:

Bütün bu kuramsal çözümlemelerimiz gösteriyor ki demokrasinin ayrılmaz bir parçası olan ‘seçim mekanizması’ ve kimliğimizin önemli bir bölümünü oluşturan ‘milliyetçilik ideolojisi’ (ya da ‘dincilik ideolojisi’) son derece tehlikeli kavramlardır.

Gündem - 10:55 A A
BENZER HABERLER
Hazır Site by Uzman Tescil webmaster