DEM Parti’den İmralı açıklaması

DEM Parti, Abdullah Öcalan’la 28 Ağustos’ta İmralı’da gerçekleştirilen görüşmenin detaylarını paylaştı. Görüşmede Öcalan, “Demokratik toplum, barış ve entegrasyon sürecin üç kilit kavramıdır” diyerek yeni bir aşamanın gerekliliğine vurgu yaptı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), dün (28 Ağustos) PKK lideri Abdullah Öcalan’la gerçekleştirilen görüşmeye ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, Öcalan’ın “Demokratik toplum, barış ve entegrasyonun, bu sürecin üç kilit kavramı olduğunu” söylediği belirtildi.
Görüşmede, barış ve demokratik toplum sürecinin geçirdiği aşamalara ve gelinen noktaya dair kapsamlı değerlendirmeler yapıldığı, Öcalan’ın bunun için bütün boyutlarda adımların ivedilikle atıldığı yeni bir aşamanın gereğine vurgu yaptığı ifade edildi.
DEM Parti’den yapılan açıklamanın tamamı şöyle:
“28 Ağustos 2025 tarihinde İmralı’da Sayın Öcalan’la üç saatlik bir görüşme gerçekleştirdik. Sayın Öcalan son derece sağlıklı ve moralliydi.
Görüşmede, Barış ve Demokratik Toplum sürecinin geçirdiği aşamalara ve gelinen noktaya dair kapsamlı değerlendirmeler yaptı. Yaşadığımız sorunun özel bir cerrahi müdahaleyi gerektirecek derecede kangren olduğunu, süreci bu hassasiyetle yürüterek bugüne getirdiklerini ifade etti. Amacımız, acılı bir sürecin sona erdirilmesi için elimizden geleni yapmaktı, dedi.
“DEMOKRATİK TOPLUM, BARIŞ VE ENTEGRASYON”
Demokratik toplum, barış ve entegrasyonun, bu sürecin üç kilit kavramı olduğunu, bu temelde sonuca ulaşabileceğini belirtti. Bunun için bütün boyutlarda adımların ivedilikle atıldığı yeni bir aşamanın gereğine vurgu yaptı.
Sayın Öcalan, tercihinin her zaman demokratik cumhuriyet ile demokratik toplum temelli bir entegrasyon olduğunu; bu stratejik hamlenin anlaşılması ve sahiplenilmesinin hepimize, tüm Türkiye’ye kazandıracağını belirtti.
Bu tercihin, siyaset ve basın çevrelerinin bir kısmında basitleştirme ya da yok sayma gibi yaklaşımlarla ele alınmasının bu sürece zarar verdiği açıktır.Halklar arasındaki ebedi dostluğa ve barışa olan büyük inancını da bu vesileyle bir kez daha dile getirdi.”