CHP İstanbul İl Kongresi davası ertelendi!
CHP İstanbul İl Kongresi’ne yönelik ‘usulsüzlük’ iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması bugün görülüyor. İlk savunmayı yapan İnan Güney, hakkında ses kaydı paylaşan AKP’li Savcı Sayan hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. CHP İstanbul İl Başkanı Çelik ise savunmasında “Biz, CHP’ye karşı olan yargı süreçlerinde ifadelerin ne şekilde alındığını çok iyi biliyoruz” diyerek, İBB soruşturmasından tutuklu olan bir kadın bürokrata zorla ifade verdirilmeye çalışıldığına bizzat şahit olduklarını vurguladı. Mahkeme 9 Haziran 2026 tarihine ertelendi.
Cumhuriyet Halk Partisi‘nin (CHP) 2023 yılının Ekim ayında düzenlediği ve Özgür Çelik’in CHP İstanbul İl Başkanı olarak seçildiği CHP 38. Olağan İl Kurultayı’na ilişkin dava, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi Duruşma Salonu’nda başladı.
TUTUKLU BAŞKANLAR ALKIŞLARLA KARŞILANDILAR!
Davada yargılanan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, CHP’den istifa eden Beykoz Belediye Meclisi Üyesi Uğur Gökdemir, eski Beykoz Belediyesi Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş ve CHP Pendik İlçe Başkanı Niyazi Güneri duruşma salonunda hazır bulundu.
Davada sanık olan CHP İstanbul İl Başkanı Yardımcısı Melda Tanişman Tutan, Öznür Çevik, Aydın Karaaslan ve Fahrettin Çırak ise duruşmaya katılmadı.
Duruşma başlamadan kısa süre önce tutuklu belediye başkanları Rıza Akpolat ve İnan Güney yoğun alkışlarla duruşma salonuna getirildi. Salonda uzun süre “Kurtuluş yok tek başına” sloganları atıldı.
Duruşma, yaklaşık 50 dakika gecikmeli olarak başladı. Hakim ilk olarak düzenlenen iddianamenin özetini ve iddianamede yer alan bazı konuşmaları okudu.
“BU DAVANIN AÇILMASI HUKUKA AYKIRIDIR”
Kimlik tespitlerinin ardından duruşma, CHP avukatı Çağlar Çağlayan’ın beyanlarıyla başladı. İddianame ve davadaki usulsüzlüklere dikkat çeken Çağlayan, “Ses kaydı yasaklı bir delildir. Dolayısıyla bu davanın açılması hukuka aykırıdır. Yargılamanın bu aşamada durması gerekmektedir. Davanın düşmesini ve derhal beraat kararı verilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.
Daha sonra konuşan İnan Güney ve Rıza Akpolat’ın avukatları da, iddianamede çeşitli usulsüzlükler olduğunu belirterek davanın düşmesi gerektiğini söyledi.
Hakim, avukatların beyanların ardından duruşma salonunda, iddianameye konu olan ses kayıtlarının dinletilmesini istedi. Avukatlar, hukuka aykırı olarak toplanan ses kaydı delilinin mahkemede dinletilmesinin uygun olmayacağını belirterek, itirazda bulundu.
İNAN GÜNEY: “BU DOSYANIN HİÇBİR YERİNDE YOKUM”
Ses kayıtlarının dinlenmesinin ardından ilk savunmayı, İBB soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney yaptı.
Savunmasında CHP’nin yıllara dayanan kongre ve kurultay süreçlerinden bahseden Güney, parti içi demokrasinin önemine dikkat çekti. Güney, “Yüreğimle, gönlümle ve kalbimle kurultayda Özgür Çelik’i destekledim. Aynı şekilde Genel Başkanımız Özgür Özel’i de destekledim. Bugün burada, parti içi değişim sebebiyle yargılanmak kabul edilebilir değildir” ifadelerini kullandı.
“Kongrede herhangi bir hile olduğu, iddianame tarafından ispatlanmış değildir” diyen Güney, “Bizden, varlığı ispat olmamış olan şeylerin yokluğunu ispat etmemizi istiyorsunuz” diye konuştu.
Güney, ses kayıtlarında ve soruşturma kapsamında alınan 27 ifadede isminin geçmediğine dikkat çekerek “Ben nasıl bu dosyada varım, anlamış değilim” dedi.
Güney, sözlerine şöyle devam etti:
“Savcı Sayan’ın sosyal medya paylaşımı dışında bu dosyanın hiçbir yerinde yokum. Kendisi hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Şahsımla ilgili tüm suçlamaları reddediyorum.”
ÖZGÜR ÇELİK: “CHP’Lİ OLMANIN SUÇ OLDUĞU GÜNLERDEN GEÇİYORUZ”
Davada üçüncü savunmayı, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik yaptı. Yaklaşık 40 dakika süren savunmasında hayatında ikinci kez hâkim karşısına çıktığını belirten Çelik, daha önce de Çağlayan Adliyesi’ndeki olaylar nedeniyle yargılandığını hatırlattı.
İl başkanı olduktan sonra 22,5 yıl hapis istemiyle yargılandığını söyleyen Özgür Çelik, “CHP’li olmanın ve kongre kazanmanın suç olduğu günlerden geçiyoruz” dedi.
CHP’nin İstanbul’daki belediye sayısını 14’ten 26’ya çıkardığını ve Özgür Özel’in genel başkanlığında partinin Türkiye’nin birinci partisi olduğunu vurgulayan Çelik, bu tablonun ardından yargı süreçlerinin devreye sokulduğunu savundu.
İstanbul’da özel olarak başlatılmış bir yargı düzeniyle karşı karşıya olduklarını belirten CHP İstanbul İl Başkanı Çelik, “Devletin kurumlarını ve YSK kararlarını yok sayan bir yargı düzeninin içindeyiz. Bu düzen, CHP birinci parti olduktan sonra devreye sokuldu” ifadelerini kullandı.
Belediye başkanlarına yönelik operasyonlarla başlayan sürecin devam ettiğini söyleyen Özgür Çelik, aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda belediye başkanının tutuklu olduğuna dikkat çekti.
“SANDIĞI ASKIYA ALMAK İSTİYORLAR”
“Belediye operasyonlarıyla iktidar yürüyüşümüzün durmayacağı anlaşılınca bu kez partimizi hedef alan yargı süreçlerine yönelindi” diyen Çelik, hedefin yalnızca CHP olmadığını savundu.
Bu sürecin öğrencilerden gazetecilere, sanatçılardan sendikalara kadar geniş bir kesimi kapsadığını belirten Özgür Çelik, “300’den fazla öğrenci, genel başkanlar, sanatçılar, iş dünyası, sendikalar, gazeteciler ve televizyonlar hedef alındı” dedi.
CHP İstanbul İl Başkanı Çelik, “Vatandaşla kurduğumuz bağı koparmak, CHP’nin cumhurbaşkanı adayını tutuklayarak en güçlü adayı oyun dışına itmek ve sandığı askıya almak istiyorlar” ifadelerini kullandı.
İl Kongresi’ne ilişkin ilk davanın 19 Mart’ta açıldığını hatırlatan Çelik, “Görev süremizin bitmesine altı ay kala dava açıldı. Bunun üzerine biri olağanüstü olmak üzere iki kongre daha yaptık” dedi.
“BU İFADELERİN HANGİ KOŞULLARDA ALINDIĞINI…”
İBB soruşturmasından tutuklu olan bir kadın bürokrata zorla ifade verdirilmeye çalışıldığına bizzat şahit olduklarını vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:
“Kaldı ki biz bu ifadelerin ne amaçla verildiğini, hangi koşullarda alındığını biliyoruz. Ben bizzat Genel Başkanımız Özgür Özel ile bir bayram günü birlikte cezaevi ziyaretleri yaptık. Orada bir kadın belediye bürokratı açıkça şunu söyledi:
‘Beni sağlık kontrolü diye bir odaya götürdüler. O odada adliyede ifademi alan savcı bana ‘ifadeni değiştir özgürlüğüne kavuş’ dedi. Ben de ne sorduysanız yanıtladım, başka soru varsa cevaplarım dedi. Savcı ‘başka soru yok ifadeni değiştir’ deyince, ne diyeyim yalan mı söyleyeyim dedim. Savcı da bana ‘sen bu kafayla özgürlüğüne kavuşamaz, uzun zaman çocuklarını göremezsin dedi’”
Özgür Çelik “Cemal Canpolat’ın beyanları o dönem çok konuşulmasına rağmen dava 1,5 sene sonra açıldı. Rakibimin listesinde yer alan Veli Gümüş’ün ifadeleri ise Beykoz Belediyesi’ne yönelik soruşturmada tutuklanmasından sonra dikkate alındı” ifadelerini kullandı.
