Etiket: Yüksel Kocaman

  • Timur Soykan : Ayhan Bora Kaplan olayında 20 skandal

    Timur Soykan : Ayhan Bora Kaplan olayında 20 skandal

    Ayhan Bora Kaplan olayındaki skandallar sadece bir devlet krizini değil, devletin çürüdüğünü gözler önüne seriyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli operasyonu kumpas olarak nitelendirdi. Ancak Erdoğan darbe ve kumpas iddialarına katılmadı. “Hatta bürokratik vesayet” diyerek belki de “darbe” diyenleri işaret etti.

    Suç örgütü lideri Ayhan Bora Kaplan’a operasyon yapan polis müdürlerine siyasi iktidara darbe suçlamaları yöneltildi ve tutuklandılar. Acaba polis mi siyasilere operasyon yapacaktı yoksa mafya mı polise operasyon düzenledi? Sinan Ateş davasında hedef olan MHP ortağı AKP’ye karşı hamle mi yapıyor? Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’yı mı hedef alıyor? Sorular çoğaltılabilir. Ama Ayhan Bora Kaplan olayındaki skandallar sadece bir devlet krizini değil, devletin çürüdüğünü gözler önüne seriyor. Bir mafya operasyonuna 20 büyük skandal sığıyor.

    Ayhan Bora Kaplan

    1- 15 TEMMUZ’DA SIR GÖRÜŞME

    15 Temmuz darbe girişimi gecesi, Ayhan Bora Kaplan ve adamları, TRT önünde uzun namlulu silahlarıyla poz verdi. O dönem Çalışma Bakanı olan Süleyman Soylu’nun, kuzeni Sadık Soylu’nun telefonundan Ayhan Bora Kaplan’ı arayarak çağırdığı ve bu konuşmanın dinlemeye takıldığı iddia edildi. Ayhan Bora Kaplan’ın yeraltı dünyasında hızlı yükselişi başladı.

    2- “POLİS TEHDİT ETTİ, SAVCI KAYDA GEÇİRMEDİ”

    20 Temmuz 2016: Eski AKP Ankara İl Başkan Yardımcısı Barış Kurt’un eski çalışanı Erkan Doğan’ı kaçırdılar. İki gün boyunca işkence yaptılar. Erkan Doğan şunları söyledi:

    “Karakolda bir polis gelip Ayhan Bora Kaplan’ı tanıdığını söyledi ve beni tehdit etti. Ayhan Bora Kaplan’ın adamı gelip polis müdürü N.A.Ç ile tokalaştı sonra bana ‘Dışarıda büyük abi bekliyor’ dedi. Esat Karakolu’na gitmeden önce şikayetçi olmadığıma dair ifadem hazırlanmıştı, korkup imzaladım. Savcı ifade verirken dinledi ama kayda geçmedi.”

    3- ÇİFTE CİNAYET KARANLIKTA

    1 Ekim 2016: Mahfuz Tatar arkadaşlarıyla Ayhan Bora Kaplan’a ait Albüm Bar’a gitti. İçeri alınmayınca küfretti. Buradan gittiği Loop Bar’ın önünde Muhammed Kaplan ve Semih Arslan tarafından öldürüldü. 3 gün sonra tetikçilerden Muhammed Kaplan teslim oldu. Bundan 6 saat sonra Semih Arslan ölü bulundu. Arslan’ın ailesi ve bazı tanıklar, Ayhan Bora Kaplan’ın Tatar Aşireti ile anlaşma uyarınca Semih Arslan’ın ölüm emrini verdiğini öne sürdü. Bu olay hakkında takipsizlik kararı nasıl verildi? Barda Süleyman Soylu’nun kuzeni Sadık Soylu’nun oğlunu döven 3 bodyguardın Ayhan Bora Kaplan tarafından bacaklarından silahla vurduğu iddia edildi. Ancak bu olay da karanlıkta kaldı.

    4- CİNAYETLER VE TAHLİYELER

    Ayhan Bora Kaplan, 2011 yılında kasten öldürme suçundan 7,5 yıl hapis cezası aldı. 3 yıl 4 ay sonra tahliye oldu. Suç örgütünün iki numarası Serdar Sertçelik, 2008’de cinayetten hapse girdi, 6 yıl sonra tahliye oldu. 15 suçtan kaydı var. Mahfuz Tatar’ı 2016 yılında öldüren Muhammed Kaplan ise 2020 yılında serbest kalmıştı ve çetedeki faaliyetlerine devam ediyordu.

    5- EMNİYETTEN ADAM KAÇIRDILAR

    Muhammet Sağ, 20 Eylül 2021’de Serdar Sertçelik ve Koray Özdöl ile buluştu. Bu kişilerce kafasına silah dayanıp zorla çekleri ve otomobilleri alındı. Sağ, şikayetçi olmak için Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğinde onu Ayhan Bora Kaplan ve adamları karşıladı. Sertçelik, karnına silah dayadı ve otomobil bagajında kaçırıldı. Kaçırıldığı araçta karekodlu kartlar vardı ve çevirmelere takılmadan geçtiler.

    Balkonda oynayan çocuğunun videoları gösterilerek tehdit edildi, darbedildi.

    Yurt dışına kaçtı, CİMER’e şikayette bulundu, Marsilya Konsolosluğu’na yönlendirildi. Konsolos, “Türkiye’ye dön hakkını ara. Türkiye bir hukuk devleti” dedi.

    Antalya Havalimanı’nda telefonunu açar açmaz Kaplan aradı. Muhammet Sağ, bu kez Almanya’ya kaçtı.  2021’de Antalya Başsavcılığı’na yaptığı suç duyurusu işleme bile konulmadan sümen altı edildi.

    6- MAFYAYA KAMU BANKALARI KREDİ VERDİ

    Ayhan Bora Kaplan çetesine kamu bankalarından 1 milyar 300 bin TL kredi verildiği iddia edildi. İddianamede ise kredi skandalı bir cümleyle geçiştirildi. Bazı şirketlere bankalarca kredi verildiği ve bu kredilerin şirket alımlarında ya da şirketlerin sermayelerinde kullanıldığı anlatıldı. Ancak bu kredileri veren bankalar ve kredi miktarı, MASAK raporunda olmasına karşın yazılmadı. Çetenin çöktüğü sicili temiz şirketlere teminatsız 700 milyon lira veren bir kamu bankasının yetkilisinin görevden alındığı öne sürüldü. Bu kişinin Muhammet Sağ’ın kafasına silah dayayarak çek ve araçlarını gasp eden Koray Özdöl’ün kardeşi olduğu iddia edildi. Banka ise görevden almanın bu olayla ilgili olmadığını açıkladı.

    7- AYHAN BORA KAPLAN: RÜŞVET İSTEDİLER

    Ayhan Bora Kaplan, Esenboğa Havalimanı girişinde gözaltına alındıktan sonra savcılıkta rüşvet iddialarında bulundu. 2017’de Albüm isimli barı işletirken Ankara Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Alp Arslan’ın kendisinden 250 bin dolar rüşvet istediğini ama vermediğini savundu. Asayiş şubede çalışan Serdar isimli polisin de haftalık 30 bin TL rüşvet istediğini öne sürdü. Gizli tanık Serdar Sertçelik de Alp Aslan’a 500 bin TL’lik iki çek verdiğini söyledi. Asayiş Şube Müdürü Oben Özay’ın da arasında olduğu polislerin Ayhan Bora Kaplan ile görüştüğünü iddia etti. Bir çete mensubu ise Ayhan Bora Kaplan’ın bir polis müdürü ile iki kez İstanbul’a gidip her seferinde 10’ar kilo kokain ile döndüğünü iddia etti.

    8- ‘BAŞSAVCIYA VİLLA ALDIM’

    Ayhan Bora Kaplan emniyetteki kayıt dışı mülakatta, dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı, bugün ise Yargıtay üyesi olan Yüksel Kocaman’a Ankara Çayırbaşı’nda villa ve bir ev aldığını söyledi. ‘M7’ kodlu gizli tanık Serdar Sertçelik, Ayhan Bora Kaplan’ın Başsavcısı Yüksel Kocaman’ın mobilyalarını aldığını, lüks otomobilini aynı marka sıfır araçla değiştirdiğini öne sürdü. Halk TV’den Seyhan Avşar’a konuşan Yüksel Kocaman iddiaları yalanladı. Operasyonu yapan polisleri, kripto FETÖ’cü olmakla suçladı. Süleyman Soylu’nun hedef alındığını iddia etti.

    9- MAFYA BABASININ TAKİPSİZLİK FIRTINASI

    Yüksel Kocaman, 2017-2020 yılları arasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yaptı. Bu dönemde Ayhan Bora Kaplan hakkında çok sayıda takipsizlik kararı verildi. Ayhan Bora Kaplan hakkında 56 soruşturma açılmıştı. 2017, 2018 ve 2019’da açılan uyuşturucu kaçakçılığından hırsızlığa, parada sahtecilikten suç örgütü kurmaya kadar suçlar yönetilen tüm dosyalar kapatılmıştı. Bu takipsizlik kararları son iddianamede eleştirildi. Suç delillerinin göz ardı edildiği ve operasyon yapılmadığı anlatıldı. Polis fezlekeleri bile beklenmeden takipsizlik kararları verildiği belirtildi.

    Timur Soykan’ın yazısının devamı

  • Yargıtay üyesinden ‘Ayhan Bora Kaplan’ açıklaması

    Yargıtay üyesinden ‘Ayhan Bora Kaplan’ açıklaması

    Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman, Ayhan Bora Kaplan’dan villa ve otomobil aldığı iddiasını yalanladı, kendisiyle sadece bir kez görüştüğünü söyledi. Kocaman’a göre eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yönelik bir operasyon var.

    Suç örgütü lideri olmak suçlamasıyla tutuklanan Ayhan Bora Kaplan’ın, lüks bir villa ile otomobil hediye ettiği öne sürülen Ankara eski Başsavcısı, Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman ddiaları yalanladı.

    Halk TV’den Seyhan Avşar’a konuşan Kocaman Kaplan ile tek bir kez bir restoranda görüştüğünü açıkladı. Kocaman, Kaplan’ın gözaltına alınmasının Süleyman Soylu’ya yönelik bir operasyon olduğunu söyledi.

    Yüksel Kocaman’ın sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

    Ayhan Bora Kaplan size Çayyolu’nda bir villa Esenboğa Havalimanı yolundaki bir firmadan ise lüks bir araç aldığı belirtiliyor. Kaplan size villa ve araba aldı mi? Kendisiyle ticari bir ilişkiniz oldu mu?

    28-30 yıllık bürokratım. Savcılık stajıma başlarken iki dairem ve Audi marka aracım vardı. Babam uluslararası tır firması olan birisi. Varlıklı bir ailenin çocuğuyum. Kaldı ki bir şeye ihtiyacım olsa da bu işlere girmem. Oturduğum evi 2020’de iki taksitle aldım. Ben hukukçuyum ezbere işlere girmem. Ayhan Bora Kaplan’a bir mülakat yapmışlar. Bu adam bir şeyler söylemiş ve Emniyet’ten birileri bunu basına servis etmiş. Ben 3 yıl olmuş Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan ayrılalı. 3 yılın sonunda böyle bir şey atılıyor ortaya. Ben hiçbir yere bağlı olmayan, samimi şekilde FETÖ ile mücadele eden bir isimim. Bu süreçte birilerinin canını yaktık herhalde. Yıllar sonra da olsa intikam almaya çalışıyorlar. FETÖ elebaşlarından Emre Uslu’nun bana tehdidi var. ‘Yüksel Kocaman sen bu tutuklamaların bedelini ödeyeceksin’ diye.

    Eviniz Çaybaşı’nda mı?

    Hayır ben Gölbaşkı’nda oturuyorum. Tüm belgeleri, ödemeleri belli. İki taksitle aldım. O günkü ödemeler belli. Dekontları mevcut. Ben bu tarz işlere girecek olsaydım Ayhan Bora Kaplan’a mı ihtiyacım var. İstesem yapardım. Ancak devlet terbiyemler örgütlere karşı mücadele ettim.

    Kaplan’ın mülakatta adınızı verdiğini nereden öğrendiniz?

    Sosyal medyadan da gördüm. Ayrıca duydum. Mülakatta böyle bir usul yok. Mülakatta ayrı şeyler, ifade de ayrı şeyler var. Avukatı yok bu adamın. Yapılan bu mülakat hukuka uygun değil. Mülakat sırasında nasıl sordunuz, ne sordunuz, adama ne teklif ettiniz adama? Bunları bilmiyorum. Neyin karşılığında bir şeyler söyletmeye çalıştınız. Bunun usulü böyle değildir. Hazırlık soruşturması gizliyken Emniyet’ten birileri basına bildi servis ediyor. Bu hala daha bir takım FETÖ’cülerin bir yerlerde olduğunun kanıtı bence. Yıllar olmuş ben başsavcılıktan ayrılalı intikam almaya çalışıyorlar. İsmimi yıpratmak istiyorlar.

    Ayhan Bora Kaplan’ı tanıyor muydunuz?

    Ben defalarca mafyaya operasyon yapmışımdır. Ben Ankara Cumhuriyet Başsavcısıyken Ayhan Bora Kaplan ile ilgili iki savcı soruşturma yürütüyordu. Bir gün bana bilgi verdiler. ‘Bir takım iddialar var. Ama duyumdan ibaret, somut bir şey yok’ dediler. Takipsizlik vermek için mütalaa verdiler. Ben ise bir kez daha ‘Emniyet’e yazı yazın. Kaplan ile ilgili bilgi, belge var mı sorun’ dedim. Herhangi bir kayıt varsa Emniyet bildirsin öyle karar verelim’ istedim. Ancak Emniyet cevap vermedi. Onun dışında bu şahısla iş ilişkim, arkadaşlığım olamaz. Benim bir mafya babasının alacağı eve ihtiyacım yok.

    Tekrar sorayım o zaman Ayhan Bora Kaplan ile hiç tanıştınız mı?

    Bir gün bir ortamda yemekteydik. Bir takım arkadaşlarım dediler ki, ‘Ayhan Bora Kaplan diye biri var. Emniyet haksız yere peşinde. Kendisini güvende hissetmiyor. Size bir şey arz etmek istiyor’ dediler. O sırada yemekteydik. Başka isimlerde vardı. Ben de ‘gelsin’ dedim. Geldi. ‘Emniyet çok üstüme geliyor. Benim yanlış bir işim yok. Sürekli mekanlarım basılıyor’ dedi. Ben de kendisine, ‘burası hukuk devleti hakkında delil varsa ne gerekiyorsa onu yaparız. Delil yoksa gerekeni yaparız’ dedim. Olay bundan ibaret. Hayatımda birkaç dakika görmüşümdür.

    Emniyet yetkililerine adınızın vahim iddialarda geçtiği bu mülakatı sordunuz mu? Ya da Kaplan’ın soruşturmasını yürüten soruşturma savcısıyla görüştünüz mü?

    Hayır kimse ile görüşmedim. Burası bir hukuk devleti. Resmi bir şeye dönüşür o zaman konuşuruz. Soruşturma devam ederken niye birilerini arayayım ki. Alnımız açık bizim. Ayrıca aslında ben yaşanan bu sürece alışığım. Yurdışı sosyal medya hesaplarından biri bir şey ortaya atıyor. Genellikle FETÖ’cü hesaplar ortaya atıyor. Diğerleri paylaşıyor. Hatırlarsanız eşimle gittiğim tatil yayınlanmıştı. Bizim birikimlerimiz var. Tatile gidebiliriz. Helikopter turuna katılmıştık. Onu bile paylaştılar.

    Peki Ankara Emniyet Müdürlüğü ile bir probleminiz var mı?

    Hayır. Ben Emniyet ile çok uyumlu çalıştım. Ancak görünüyor ki Emniyet’te halen kripto FETÖ’cüler var ve soruşturma aşamasında bilgi sızdırarak süreci yıpratmaya çalışıyorlar. Öyle anlıyorum. Ayrıca şöyle düşünüyorum. Bu adam avukatlarıyla görüştürülmeden mülakata alındı. Ona, ‘sen şunu şunu söyle’ denildi. Belki salıverilme ya da indirim vaat ettiler.

    Kamuoyu Kaplan’a yönelik bu operasyonu şaşkınlık içerisinde takip etti. Operasyonun görüntüleri ise oldukça dikkat çekiciydi… Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

    Baştan itibaren burada bir operasyon var. Belki hoşunuza gitmeyecek ama burada Süleyman Soylu’ya bir operasyon olduğunu düşünüyorum. Soruşturmanın da bir usülü var. Emniyet’in bu tarzına şaşırdım. Bu yapılanlar birilerinin hoşuna gidebilir. Ama burası bir hukuk devleti. Bugün ona yarın başkasına bu uygulamalar kabul edilemez. Duygularla hareket edemeyiz.