Etiket: uğur mumcu

  • Uğur Mumcu, Evinin önünde ‘türkülerle’ anıldı

    Uğur Mumcu, Evinin önünde ‘türkülerle’ anıldı

    Türkiye’de araştırmacı gazeteciliğin sembol ismi, korkusuz kalem Uğur Mumcu, katledilişinin 33’üncü yılında ülke genelinde anılıyor.

    Gazetemizin unutulmaz yazarı, gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, 1993 yılında Ankara’daki evinin önünde arabasına yerleştirilen bombalı saldırıyla henüz 50 yaşındayken katledilmişti.

    Resim

    KARLI SOKAK’TAKİ EVİNİN ÖNÜNDE TÜRKÜLERLE ANILDI

    Mumcu, katledilişinin 33. yılında Ankara Karlı Sokak’taki evinin önünde anıldı.

    Yüzlerce yurttaş Ali Seçkiner Alıcı ve Turhan Alıcı’nın türkülerine eşlik ederek Mumcu’yu yad etti.

    ÖZGÜR ÖZEL VE MANSUR YAVAŞ DA ORADAYDI

    Ankara’daki anmaya CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da katıldı.

    İki isim, yurttaşlarla birlikte Mumcu için alana karanfiller bıraktı.

    Image

    ÖZGÜR ÖZEL: HÂLÂ DAHA KARŞIMIZDA BİR DUVAR ÖRÜLÜ

    Uğur Mumcu anmasının ardından konuşan CHP lideri Özgür Özel, “33 yıllık bitmeyen bir acının, yüreğimizde sönmeyen bir ateşin yıl dönümündeyiz. Uğur Mumcu cinayeti, Türkiye siyasi tarihinin en karanlık sayfalarından bir tanesidir” dedi.

    Özel, “Bir kısmı aralanır gibi olmuş ama dönemin bakanlarının tabiriyle ‘Bir tuğla çekersek bütün duvar yıkılır’ demişlerdir. O çekilmeyen tuğlalardan hâlâ daha karşımızda bir duvar örülüdür. Maalesef de bu iktidar döneminde bu tuğlaları sökmeye kimse niyetlenmediği gibi yeni yeni duvarlar ördüler” ifadelerini kullandı.

  • Uğur Mumcu’yu özlemle anıyoruz

    Uğur Mumcu’yu özlemle anıyoruz

    Araştırmacı gazeteciliğin sembolü Uğur Mumcu, 32 yıl önce bugün düzenlenen bir saldırıyla aramızdan ayrıldı. Ancak fikirleriyle Cumhuriyet meşalesi olmaya devam ediyor. Aradan geçen yıllara karşın Uğur Mumcu suikastına ilişkin birçok soru yanıt bekliyor. Asıl sorumluların altında kalacağı duvarın ilk “tuğla”sı bir türlü çekilemiyor.

    Geçen yıl yitirdiğimiz yazarımız Ali Sirmen 12 Eylül 1980 darbesi sırasında Barış Derneği davası sanığı olarak Sağmalcılar Cezaevi’nde tutukluydu. Tutuklu bulunduğu süre boyunca duruşmalarda ve tahliye olduğunda Uğur Mumcu hep yanındaydı. Sirmen, 24 Ocak 2024 tarihli “İyi insan” başlıklı yazısında şu satırlara yer vermişti: “Uğur Mumcu görünüşünün aksine asık suratlı bir savcı, somurtkan bir iz sürücü, yüzünün çizgileri hiç yumuşamayan bir öğütçü değil; güler yüzlü, yufka yürekli, hassas, şakacı, humorunun oklarını kendine de yöneltmekten çekinmeyen,  her dara, mahkemeye, hapse, hastaneye, düşenin ziyaretine koşan iyi bir insandı.”

    Barışmadığı, uzlaşmadığı sistemin “sakıncalı piyade”siydi Uğur Mumcu. Araştırmacı gazetecilik olgusunun ete kemiğe bürünmüş haliydi. “Kalpaksız kuvvacı” olarak Milli Mücadele’nin antiemperyalist ruhunu özümsemiş, kendi anlatımıyla Kemalizmi yaşam biçimi olarak gören ve dünyaya soldan bakan bir düşün insanıydı. Bir terör saldırısıyla aramızdan koparılan Mumcu, ömrününün son anına kadar terörsüz özgürlüğü ve demokrasiyi savundu.

    Mumcu, katledilişinin 32. yıl dönümünde Uğur Mumcu Adalet ve Demokrasi Haftası etkinlikleri kapsamında ülke genelinde etkinliklerle anılacak. Belediyeler, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği başta olmak üzere birçok demokratik kitle ve meslek örgütünün düzenleyeceği etkinliklerde gazetemizin yazarları da söz alacak.

    Kadıköy Belediyesi tarafından Caddebostan Kültür Merkezi’nde bugün saat 20.00’de düzenlenecek “Türk basının yüz akı Uğur Mumcu’yu ve devrim şehitlerini anıyoruz” etkinliğinde ise gazetemizin yazarı Murat Ağırel söz alacak. Etkinliğin sunumunu ise gazeteci-yazar Ömür Kurt yapacak.

    Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi tarafından düzenlenen “32. Adalet ve Demokrasi Haftası Etkinlik Programı” kapsamında gazetemiz yazarı Mustafa Balbay, “Türkiye Ortadoğu’nun Neresinde?” başlıklı panelde konuşacak. ADD Batıkent Şubesi Ahmet Taner Kışlalı Kültür Merkezi’nde yarın yapılacak etkinlik saat 15.00’te başlayacak. Yazarlarımız Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan ise aynı gün Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Beşiktaş şubesinin düzenlediği “Adalet ve Demokrasi Şehitlerini Anıyoruz” etkinliğinde söz alacak. Dikilitaş’ta yapılacak etkinlik saat 14.00’te başlayacak.

    Beykoz Belediyesi ise Yücel Çelikbilek Gençlik Merkezi’nde bir etkinlik düzenleyecek. Bugün saat 15.00’te başlayacak etkinliğe Derya Sazak ve Mutlu Hesapçı konuşmacı olarak katılacak. Etkinlik  Erdal Güney’in dinletisiyle devam edecek.

    Bakırköy Belediyesi’nin İspirtohane Kültür Merkezi’ndeki etkinliğinin saati 14.00. Timur Soykan ve İsmail Arı’nın konuşmacı olacağı etkinlikte, “Ben Kolay Ölmem” adlı sergi yer alacak.

    SİS PERDESİ ARALANMADI

    Mumcu, 24 Ocak 1993’te evinin önünde düzenlenen bir bombalı saldırı sonucu yaşamını yitirdi.

    Suikastı İslami Hareket Cephesi, İBDA-C, Hizbullah gibi örgütler üstlendi. Cinayete ilişkin ilk somut adım 7 yıl gibi uzun bir sürecin sonunda 11 Temmuz 2000’de “umut davası” adıyla bir dava açılmasıyla atıldı. Yıllardır süren davanın Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki son duruşması 16 Ocak’ta görülülürken sanık Oğuz Demir’in yargılanmasına devam edildi.

    Mumcu ailesinin avukatı Turgut Kazan, Uğur Mumcu öldürüldüğünde dönemin Emniyet genel müdürü olan Mehmet Ağar’ın dinlenmesini talep etti. Kazan, araca bombayı yerleştirdiği iddia edilen Oğuz Demir’in Türkiye’de olduğunu bildiklerini ancak hiçbir şey yapılmadığını ileri sürdü. Mahkeme, Mehmet Ağar’ın tanık olarak dinlenmesine karar verdi. Duruşma 12 Mayıs’a ertelendi.

    KATLEDİLDİĞİ SOKAKTA ANILACAK

    Uğur Mumcu bugün katledildiği sokakta, öldürülüşünün 32. yıldönümünde anılacak.

  • Katledilen Cumhuriyet aydınları, Adalet ve Demokrasi Haftası’nda anılacak

    Katledilen Cumhuriyet aydınları, Adalet ve Demokrasi Haftası’nda anılacak

    “32. Adalet ve Demokrasi Haftası”, Ankara’da 24 Ocak 1993’te katledilen yazarımız Uğur Mumcu, anmasıyla başlıyor.

    Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy olmak üzere katledilen tüm Cumhuriyet aydınlarımızı, bu yıl 32’incisi düzenlenecek Adalet ve Demokrasi Haftası ile anacağız. Laik ve demokratik bir Türkiye için canlarını veren aydınlarımız için yapılacak anma etkinlikleri, 24 Ocak’ta Mumcu’nun anısına yapılacak etkinliklerle başlayacak.

    Uğur Mumcu'nun belgeli gazeteciliği, anılar ve 'Korku Duvarı'nı geride  bırakanlar

    ADD Kurucu Genel Başkanı Muammer Aksoy 31 Ocak 1990’da, gazeteci-yazar Çetin Emeç 7 Mart 1990’da, ilahiyatçı ve yazar Turan Dursun 4 Eylül 1990’da, gazetemizin yazarı Prof. Dr. Bahriye Üçok 6 Ekim 1990’da katledildi. Aksoy’un cenazesinde en önde elinde Aksoy’un fotoğrafını taşıyan gazetemizin yazarı Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993’te arabasına yerleştirilen bomba ile katledildi.

    Mumcu’nun ardından 11 Ocak 1995’te gazetemizin yazarı Onat Kutlar, 21 Ekim 1999’da gazetemizin yazarı ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, 24 Ocak 1991’de Gaffar Okkan ve 18 Aralık 2002’de Necip Hablemitoğlu cinayetleri gerçekleşti. Dava süreçleri sürüncemede kalan aydınlar hiç unutulmadı.

    KATLEDİLDİĞİ SOKAKTA…

    Mumcu’nun katledilişinin yıldönümünde, 24 Ocak saat 11.00’de Atatürk ve Uğur Mumcu Anıtı’na çelenk bırakma ve anma töreni ile başlanacak. Ardından 12.15’te Uğur Mumcu’nun katledildiği sokakta um:ag ve Çankaya Belediyesi işbirliğiyle Mustafa Özarslan ve Grup Çığ tarafından türkü dinletisi düzenlenecek. Saat 14.30’da ise Cebeci Asri Mezarlığı’nda anıtmezar ziyareti gerçekleştirilecek. Saat 16.00’da gazetemiz Cumhuriyet’in kültür merkezinde, um:ag, Ankara CUMOK ve Cumhuriyet Kitapları işbirliğiyle düzenlenen “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” başlıklı fotoğraf sergisi açılacak.

    Etkinlikler, 25 Ocak’ta düzenlenecek paneller ile devam edecek. Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde 29 Ekim Kadınları Derneği Genel Başkanı Şenal Sarıhan kolaylaştırıcılığında düzenlenecek ilk panelde, eski TBMM Başkanvekili Levent Gök, eğitimci ve yazar Serpil Çelenk Güvenç, siyaset bilimci Eren Aksoyoğlu ile Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı Erdal Atıcı konuşmacı olarak yer alacak. Saat 14.00’te Aşık Mustafa Tükel, katılımcılara türkü dinletisi verecek.

    SherLok - KATLİ VACİP OLANLAR; Onlar !.. Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur  Mumcu, Necip Hablemitoğlu, Ahmet Taner Kışlalı, Eşref Bitlis ve Gaffar  Okan… Onların tümü suçludur ve suçları son derece büyüktür. Okyanus

    Sonraki panel, saat 14.00’te “Hukukun sustuğu yer: Kadın ve çocuklar” başlığıyla um:ag Toplantı Salonu’nda yapılacak. Saat 14.00’te Elmadağ Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenecek panelde ise “2025 Türkiye’sinde adalete sesleniş” konusu ele alınacak. Panelde, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi ve RTÜK üyesi İlhan Taşçı yer alacak. Saat 13.30’da ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Tesisi’nde “6 Şubat depremlerinin ardından hukuk” paneli yapılacak. Panelin konukları avukat Levent Mazılıgüney ile Doç. Dr. Gülseren Adaklı.

    BALBAY SÖYLEŞİ YAPACAK

    Yazarımız Mustafa Balbay, ADD, Ankara CUMOK ve gazetemiz Cumhuriyet işbirliğiyle ADD Genel Merkezi Prof. Dr. Muammer Aksoy Yerleşkesi’nde saat 15.00’teki etkinlikte “Türkiye Ortadoğu’nun neresinde” isimli söyleşide konuşmacı olarak yer alacak. 16.00’da, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde, “21’inci yüzyıl için kadın” başlıklı panel düzenlenecek. Panelde Prof. Dr. Yasemin Yalım, Dr. Akasya Kansu Karadağ ve Münevver Kepenek konuşmacı olarak yer alacak.

    Bir başka panelde ise saat 18.00’de “Yargıda 22 yılın değerlendirmesi: Hukuksuzluk mu? Yoksa yeni bir hukuk mu” sorunsalı ele alınacak. Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’nde ise 18.00’de “Özgür toplum, özgür basın” konusu ele alınacak. Gazeteci Erhan Karadağ ve Dr. Gökhan Bulut konuşmacı olarak kürsüde olacak.

    Kızılırmak Korosu ise katılımcılara dinleti sunacak. ADD Batıkent Ahmet Taner Kışlalı Kültür Merkezi, saat 19.30’da “Adalet ve Demokrasi Türküleri” başlıklı dinletiye evsahipliği yapacak. ADD Batıkent Şubesi Türk Halk Müziği Korosu sahnede olacak. Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde “Can çekişen gazetecilik: Fail kim?” isimli tartışma konusu konuşulacak.

     

  • Barış Pehlivan :“Soytarı balonları iğneler. Dalkavuk balonları şişirir.”

    Barış Pehlivan :“Soytarı balonları iğneler. Dalkavuk balonları şişirir.”

    “Soytarı balonları iğneler. Dalkavuk balonları şişirir.”

    İlhan Selçuk böyle anlatmıştı aralarındaki farkı. Bakmayın, bugünkü anlamına. Zira, tarihteki soytarılar hükümdarı uyaran ve ona gerçeği söyleyenlerdi. Dalkavuklar ise egoları şişiren ve sadece etek öpenlerdi. Dün Devlet Bahçeli’nin “Dört soytarı muhabirle Milliyetçi Hareket Partisi’ni sorgulayamazsınız, sorgulatmayız” sözünü duyunca aklıma geldi. Aptala yatmayacağım; kastedilen dört muhabirden biri olarak yazıyorum.

    Sinan Ateş davasını mahkeme salonunda izliyorum.

    Sinan Ateş ile eşine fiziki takip yaptıran; Ülkü Ocakları genel başkan yardımcısından, polisten, istihbaratçıdan, onların konum ve uçuş bilgilerini sorgulatan; katili arabasıyla kaçıran ve MHP milletvekilinin evinde yakalanan, Ülkü Ocakları’nda yöneticilik yapmış Tolgahan Demirbaş konuşuyor:

    “Halk TV’de dört tane, tek amaçları Türkiye düşmanlığı olanlar operasyon gazeteciliği yapıyor. Üzerine gidince de ‘bizi hedef gösterdiler’ diyorlar. Ülkü Ocakları’nı terörize göstermek için yapıyorlar. Ben varsayım tutuklusuyum.”

    Düşünüyoruz…

    Demek, MHP’nin yayın organı Türkgün’ün manşetinden hedef gösterilmemizin perde arkasında, “Üzerine gittik” diyen bu kişiler var.

    Duruşma bitiyor; katil bize tetik işareti yapıyor, cinayetin keşifçisi parmak sallıyor.

    Üzerinden saatler geçiyor… MHP’nin lideri çıkıp “ilgilerinin olmadığını” ileri sürdüğü cinayetin planlayıcılarından birinin aynı cümleleriyle aynı gazetecileri hedef gösteriyor.

    Ne talihsiz bir açıklama diyorum kendi kendime… Öyle ya, Devlet Bahçeli, cinayet sanıklarıyla aynı tezi ileri sürüyor. Haliyle, böylece aslında şüpheleri doğrular vaziyete düşüyor.

    Bakınız…

    Halen 2 MHP milletvekili ve 5 Ülkü Ocakları yöneticisi hakkında “tasarlayarak öldürme” suçlamasıyla soruşturma yürütüldüğünü hatırlatmayacağım.

    Resmi belgelerdeki MHP ve Ülkü Ocakları izlerini anımsatmayacağım.

    Keşke Türkgün gazetesi ile Bengü Türk TV bu cinayeti aydınlatsaydı da bizim gazeteciliğimiz beyhude kalsaydı, diye hoş ama boş hayallere kapılmayacağım.

    Lakin, yazmasam olmaz.

    Bu satırların yayımlandığı gazetem Cumhuriyet’in binasındaki logoda bir şarapnel izi var. Kumpas dönemindeki bombalardan kalma, Cumhuriyet’in “y”sinin üstünde.

    Cumhuriyet’in duvarlarında Uğur Mumcu’dan Ahmet Taner Kışlalı’ya, şehitlerimizin yazıları var. Suikastları ve katilleri deşifre eden, kutup yıldızlarımız…

    Belleğimizde devletin üniformasını kendisine kalkan yapan azmettiriciler var. Gördüğümüz, okuduğumuz, öğrendiğimiz…

    Demem o ki…

    O dördün biri olarak, mahkeme salonlarını da katil yüzlerini de mezar taşlarını da iyi bilirim. Bilerek yazdım, yazıyorum, yazacağım.

    Barış Pehlivan’ın yazısı

  • AYLİN NAZLIAKA: DÜNYANIN HER YERİNDEKİ LAİKLİK KARŞITLARI HEP KADINI HEDEF ALIRLAR.

    AYLİN NAZLIAKA: DÜNYANIN HER YERİNDEKİ LAİKLİK KARŞITLARI HEP KADINI HEDEF ALIRLAR.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, “Laiklik karşıtlarının hedefinde hep kadınlar vardır. Neden hiç düşündünüz mü? Çünkü, kadın dönüştürendir, gelecek nesilleri de şekillendirendir. O yüzden dünyanın her yerindeki laiklik karşıtları hep kadını hedef alırlar. Kadını geleneksel roller içerisine ve eve hapsetmek isterler. Tıpkı mevcut iktidar gibi” dedi.

    Uğur Mumcu Araştırmacı ve Gazetecilik Vakfı’nın öncülüğünde gazeteci yazar Uğur Mumcu ve katledilen aydınlar anısına düzenlenen 31. Adalet ve Demokrasi Haftası devam ediyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, ADD Keçiören Şubesi, Ankara CUMOK ve Dil Derneği’nin Keçiören Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlediği “Kadın ve Laik Yaşam” başlıklı söyleşiye bugün katıldı. Nazlıaka, ana hatlarıyla şunları söyledi:

    “Laiklik dediğimiz şey demokrasinin çimentosudur. Laiklik, toplumsal barışın olmazsa olmazıdır. Laiklik herkesin kendi yaşam tercihlerine göre var olabilmesidir. Laiklik karşıtlarının hedefinde hep kadınlar vardır. Neden hiç düşündünüz mü? Çünkü, kadın hayat verendir, dönüştürendir, gelecek nesilleri de şekillendirendir. O yüzden dünyanın her yerindeki laiklik karşıtları hep kadını hedef alırlar. Kadını geleneksel roller içerisine ve eve hapsetmek isterler. Tıpkı mevcut iktidar gibi.

    ÇEDES projesini hayata geçirdiler. Bu projeyle okullara imamları soktular. Anaokullarına, mescit zorunluluğu getirdiler. Karma eğitimi tartışmaya açan bir Milli Eğitim Bakanı var. Üstelik bu konuşmalar AKP iktidarı döneminde yıllardır süregeliyor. Şimdiki Milli Eğitim Bakanı ‘Bazı aileler kız çocuklarını okula göndermekte tereddüt ediyor. Onun için okulları ayrı ayrı ayarlasak kız çocuklarının okullaştırma oranını yükseltiriz’ diyor.”