Etiket: Tolga Şardan

  • TUSAŞ saldırısı göz göre göre geldi

    TUSAŞ saldırısı göz göre göre geldi

    TUSAŞ’taki özel güvenlik personeli sayısının “uygulamadaki yetersizliğine karşın” söz konusu güvenlik noktasının neden jandarmadan alınıp özel güvenliğe verildiği sorusunun yanıtı, süreçteki ihmâli daha net ortaya koyacak kuşkusuz.

    TUSAŞ’a yönelik PKK’nın gerçekleştirdiği terör saldırısıyla ilgili tartışmalar devam ediyor.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a yönelik açıklamasının ertesi günü gerçekleşen TUSAŞ’a yönelik saldırıyla ilgili edindiğim bilgileri paylaşayım.

    Cuma akşamına dönüyoruz şimdi.

    Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş’ın başkanlığında, 81 kentin il emniyet müdürünün katılımıyla video konferans sistemi (VKS) toplantısı gerçekleşiyor.

    VKS toplantısının ana gündem maddesi elbette TUSAŞ saldırısı ve olası gelişmeler, beklentiler.

    Aslına bakarsanız bu toplantı, çarşamba ve perşembe günleri için Ankara’da organize edilen iki günlük çalıştayda gerçekleşecekti. Fakat ilk gün TUSAŞ saldırısı olunca il emniyet müdürlerine verilen “illerinize dönün” talimatı nedeniyle gecikmeli olarak yapıldı.

    Dediğim gibi toplantının gündemi TUSAŞ saldırısıydı. Eylemin ardından başlayan “istihbarat ve güvenlik zafiyeti” tartışmaları sebebiyle bu konuda konuşulurken, Demirtaş’la aynı masa etrafındaki polis yöneticilerinden Suat Çelik söz aldı.

    Çelik, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Özel Güvenlik Denetleme Kurulu Başkanı. Bu kurulun görevi, gerek polis gerekse jandarma sorumluluk bölgesi olsun, ülke genelinde özel güvenlik teşkilatı faaliyeti bulunan kamu ve özel sektör tesislerini denetlemek.

    Kurul Başkanı Çelik, katılımcıları bilgilendirirken çok önemli bir bilgi aktardı.

    Çelik’in anlatımlarına göre, eylem amacıyla gelen iki teröriste yönelik yeterli müdahale yapılmadığı iddia edilen TUSAŞ’ta, EGM Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığı’ndan görevlendirilen müfettişler, denetim yaptı. Hem de yakın zamanda, ekim başında.

    Çelik’in anlatımlarını dinledikçe şaşıran Genel Müdür Demirtaş’ın gözleri, deyim yerindeyse fal taşı gibi açıldı. Çünkü Çelik, yapılan denetimden TUSAŞ’ın özel güvenlik koruması bakımından “sınıfta kaldığını” ortaya koyan tespitleri aktardı.

    Polis müfettişlerinin TUSAŞ’taki denetimlerinde tespit ettikleri özel güvenlik açıklarının neler olduğuna detaylı biçimde girmek istemiyorum şu aşamada. Zira, farklı soru işaretlerini ortaya koyacak saptamalar mevcut.

    Ancak çok özet olarak belirtmek gerekirse; özel güvenlik korumasında ortaya çıkan ve zafiyet tanımlaması yapılmasını sağlayan eksikliklerden, hem TUSAŞ yönetiminin hem de tesisin bulunduğu bölgenin güvenliğinden sorumlu olan jandarma teşkilatının payı var!

    Ayrıca, müfettişlerin TUSAŞ’ın özel güvenliğinin sağlanması için gerekli personel sayısında yetersizlik bulunduğu bilgisi de devletin resmi raporuna girmiş durumda.

    Bunu da eklemiş olayım.

    EGM’ce hazırlanan rapor TUSAŞ ve Jandarma Genel Komutanlığı’na ulaştırıldı resmi yoldan.

    Sonuç ortada maalesef.

    PKK’lının dijital verilerinden çıkan istihbarat

    Bu arada ülkenin en önemli kamu kuruluşları arasındaki TUSAŞ’a yönelik terör saldırısıyla ilgili ulaştığım bilgiler bununla sınırlı değil elbette.

    Devam ediyorum.

    Büyüteç’te bir önceki yazıda Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın “terör eylemiyle ilgili istihbarat alındığı” yönündeki açıklamasının “yanlış” olmasını umduğumu belirttim.

    Bu konudaki gelişmeler de pek iç açıcı değil maalesef.

    Şöyle ki, bir süre önce Şırnak bölgesinde PKK’nın özel kuvvetler adıyla bilinen silahlı gücünden bir isim yakalandı. Söz konusu PKK’lının üzerinde ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesinde hangi kamu kurumu hakkında bilgiler ele geçirildi, bilin bakalım?

    Bildiniz, evet TUSAŞ’ın.

    Anlaşıldığı kadarıyla bu tespitin ardından EGM’den özel bir ekip gidip tesisi denetledi ve yukarıda okuduğunuz tablo ortaya çıktı.

    Ayrıca, saldırının gerçekleştiği sırada, özel güvenlik koruması uygulamasında kullanılması gereken uzun namlulu silahların personel üzerinde olmaması nedeniyle, şehit olan özel güvenlik personelinin iki teröriste belindeki tabancayla karşılık verdiği tespit edilmiş durumda. Oysa uzun namlulu silahlar dolapta değil, özel güvenlik görevlilerinin elinde olması gerekirdi.

    Bir başka sorun, tesise yaklaşık 1.5 kilometre uzakta yer alan güvenlik noktasındaki koruma görevinin jandarmadan alınıp TUSAŞ’ın özel güvenlik birimine devredilmesi.

    TUSAŞ’taki özel güvenlik personeli sayısının “uygulamadaki yetersizliğine karşın” söz konusu güvenlik noktasının neden jandarmadan alınıp özel güvenliğe verildiği sorusunun yanıtı, süreçteki ihmâli daha net ortaya koyacak kuşkusuz.

    Jandarma / Polis yönetim krizi

    TUSAŞ’a yönelik terör saldırısı ve ihmaller zinciri bir sıkıntıyı daha gün ışığına çıkardı.

    Şöyle ki, yürürlükteki İller İdaresi Yasası çerçevesinde ülke iki ana kolluk gücünün sorumluluğuna verilmiş durumda. Polis ve Jandarma.

    İki kurum, kendi sorumluluk bölgelerinde yaşadıkları olaylardan sorumlu. Ancak birbirlerinin yetki ve sorumluluk alanına girdiklerinde yönetimsel sıkıntılar ve zafiyetler doğuyor.

    TUSAŞ’ta yaşanan kaotik durum, bu tablonun çok ciddi sonuçlarının yaşandığı vahim örnek oldu maalesef.

    TUSAŞ, yerleşke konumu itibarıyla jandarma bölgesinde ve polis birimlerinin tesiste adli ya da idari işlem yapması probleme neden oluyor.

    PKK’lıdan ele geçirilen materyallerin incelenmesinde TUSAŞ’ın hedef olduğunu anlaşılması ve sonrasında EGM Özel Denetleme Başkanlığı’nca tesiste inceleme yapılması Jandarma cenahında rahatsızlık yarattı, bürokratik açıdan.

    Kaldı ki, elde edilen istihbarat sonrasında yine Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi’nden uzmanlar TUSAŞ’a giderek yönetimle görüşüp eğitim verdi.

    Bu yüzden; saldırıdan bir gün önce, 22 Ekim günü Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Güvenlik Hizmetlerinin Uygulanması Yönetmeliği’ndeki değişiklikle EGM müfettişlerinin jandarma bölgesindeki tesislerde denetleme yapmasının önü kesildi.

    Denetleme yetkisi, jandarma bölgesinde Jandarma Genel Komutanlığı’na verildi.

    Ancak bu yetki devri yeterli olmadı ve ertesi gün PKK’nın daha önceden planladığı saldırı gerçekleşti.

    Daha önce Ankara’da Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yönelik terör saldırısı sonrasında ön inceleme başlatan İçişleri Bakanlığı, TUSAŞ saldırısıyla ilgili müfettiş görevlendirmesi yapıp yapmadığı henüz kamuoyu ile paylaşılmadı.

    Tolga Şardan | Büyüteç

    Tolga Şardan’ın yazısı

  • Tolga Şardan: Sisli Vadi dosyasında önemli gelişme

    Tolga Şardan: Sisli Vadi dosyasında önemli gelişme

    Yeni soruşturmanın konusu, Sisli Vadi adlı tesisin yöneticisi Ümit Solmaz’ın cinayete kurban gittiği iddiası. Tesiste çalışan 7 Afgan personelin konumu, Solmaz’la ilgili cinayet soruşturmasında önemli hale geldi. İkinci kattaki odasında herhangi bir sel felaketi izi bulunmayan ve odasından çıkmadığı tanık ifadeleriyle ortaya çıkan Ümit Solmaz’ın, sonrasında odasından yaklaşık 500 metre ileride cansız bedeninin bulunması soru işaretlerine neden oldu.

    Kırklareli’nin İğneada bölgesinde geçen yıl eylülde Sisli Vadi (Foggy Valley) adlı tesiste yaşanan sel felaketiyle ilgili gelişmeleri Büyüteç’e konu ediyorum, bir süredir.

    Kaçak faaliyet gösteren tesiste sel sularının kurbanı olan 6 yurttaşın yaşamını yitirmesindeki ihmaller zincirini ortaya çıkacak yargılamanın duruşması cuma günü Kırklareli’nde görüldü.

    Savcılığın mütalaası duruşma sırasında dosyaya girdi. Geçen haftaki Büyüteç’te savcının mütalaasını “bilinçli taksirle ölümden olası kastla ölüme sebebiyet vermeye” çevirdiğini aktardım.

    Savcının suçun niteliğini değiştiren bu görüşü davanın seyrini bir anda değiştirdi kuşkusuz.

    Bugüne kadar daha düşük ceza alma olasılığı bulunan sanıkların, değişen mütalaayla daha ağır ceza alması gündeme geldi.

    Ortaya çıkan yeni tablo, sanıkların pek de hoşuna gitmedi elbette.

    Yeni soruşturma başlatıldı

    Selde yaşamını yitirenlerin hakkının arandığı yargılama devam ederken; Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı, yeni bir soruşturma için düğmeye bastı.

    Yeni soruşturmanın konusu, Sisli Vadi adlı tesisin yöneticisi Ümit Solmaz’ın cinayete kurban gittiği iddiası.

    Aslına bakarsanız, Kırklareli Valiliği’nin bilgisiyle kaçak faaliyette bulunduğu anlaşılan tesisin yöneticisi Solmaz’ın ölümündeki soru işaretleri en başından beri mevcuttu.

    Yakınlarını kaybeden aileler, olay sonrası ortaya çıkan veriler ışığında Solmaz’ın cinayet sonucu öldüğünü hep anlatageldiler bugüne kadar.

    Ancak, bu iddia kısa süre öncesine kadar adliye yönetimince hep sümenaltı edildi. Aileler, sürecin ilk başından itibaren iddiayı yargı safhasında da gündeme getirdi. Fakat dönemin Kırklareli Cumhuriyet Başsavcısı Hazım Arslancı ile sel felaketi soruşturmasını yürüten savcı Muzaffer Lekesiz dikkate almadı.

    HSK’nın yaz kararnamesiyle Kırklareli Adliyesi’nde yaşanan değişiklik sonrasında, ailelerin “Ümit Solmaz’ın ölümüyle ilgili iddiaları” yeni başsavcı tarafından ciddiye alındı.

    Başsavcılık, iddianın soruşturulması amacıyla yeni bir dosya açtı, savcı görevlendirmesi yaptı.

    Ümit Solmaz’ın öldürüldüğü iddiasının araştırılması amacıyla savcılık talimatıyla kolluk güçlerinden özel bir araştırma ekibi oluşturuldu.

    Soruşturma savcısı, olayla ilgili bilgileri olan tanıkların ifadesini alıp dosyaya koydu.

    Tolga Şardan | Büyüteç

    Tolga Şardan’ın yazısı
  • GAZETECİ TOLGA ŞARDAN, İSTANBUL 1. SULH CEZA HAKİMLİĞİ TARAFINDAN YURT DIŞI ÇIKIŞ YASAĞIYLA TAHLİYE EDİLDİ

    GAZETECİ TOLGA ŞARDAN, İSTANBUL 1. SULH CEZA HAKİMLİĞİ TARAFINDAN YURT DIŞI ÇIKIŞ YASAĞIYLA TAHLİYE EDİLDİ

    İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan 1 Kasım 2023’te tutukladığı T24 yazarı, gazeteci Tolga Şardan’ı, avukatlarının yaptığı itiraz üzerine, bugün yurt dışına çıkış yasağı kararı alarak tahliyesine karar verdi.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın resen başlattığı soruşturma kapsamında, Gazeteci Tolga Şardan, T24’te yayınlanan, ”MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu ‘yargı raporu’nda neler var?” başlıklı yazısı nedeniyle “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan 1 Kasım 2023 tarihinde Ankara’da gözaltına alınmış, SEGBİS aracılığıyla sorgusu yapılmış ve İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanmıştı. Şardan’ın, haber verilmeden Silivri Cezaevi’ne götürüldüğü de ortaya çıkmıştı.

    İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği, İstanbul Silivri’de bulunan Marmara Cezaevine götürülen Şardan hakkında avukatları Aslı Kazan ve Serdar Laçin’in yaptığı itiraz sonucu hakimlik; yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol şartıyla bugün tahliye kararı verdi. Sulh Ceza Hakimi, “dosya kapsamı, atılı suçun niteliği ve tüm delillerin toplanmış olması birlikte değerlendirildiğinde, şüpheli hakkında adli kontrol tedbirinin uygulanmasının yeterli olacağı anlaşıldığından” gerekçesiyle tahliye kararı verdi.

    Hakimliğin kararı şöyle:

    “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2023/234037 soruşturma sayılı dosyası kapsamında Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma suçundan hakimliğimizin 01.11.2023 tarihli 2023/924 sorgu sayılı kararı ile tutuklanan şüpheli Tolga Şardan müdafiler Av. Aslı Kazan – Av. Serdar Laçin, 06.11.2023 tarihli iki dilekçesi ile tahliye talebinde bulunmuş olmakla, soruşturma dosyası incelendi. Gereği düşünüldü:

    İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin 01.11.2023 tarihli 2023/924 Sorgu sayılı tutuklama kararı ile Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma suçundan tutuklanan şüpheli Tolga Şardan hakkında tüm soruşturma dosyası kapsamı, atılı suçun niteliği ve tüm delillerin toplanmış olması birlikte değerlendirildiğinde, şüpheli hakkında adli kontrol tedbirinin uygulanmasının yeterli olacağı anlaşıldığından, şüpheli müdafilerin itirazının kabulü ile şüpheli Tolga Şardan’ın 5271 sayılı CMK 109/3-a maddesi uyarınca yurt dışına çıkmamak suretiyle adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmasına dair aşağıda şekilde karar verilmiştir.

    Karar:

    Yukarıda açıklanan gerekçeye istinaden; İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği 01.11.2023 tarih 2023/924 sorgu sayılı kararı ile tutuklanan Şüpheli Tolga Sardan’ın tahliyesine, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal salıverilmesine, gereği için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, şüpheli hakkında CMK 109/3-a maddesi uyarınca “yurt dışına çıkmamak suretiyle adli kontrol altına alınmasına, şüphelinin adli kontrol hükümlerini ihlal etmesi halinde 5271 Sayılı CMK’nun 112. maddesi gereğince hakkında yakalama emri çıkarılacağının ihtarına, (ihtarat yapılamadı.) Şüpheli hakkında verilen adli kontrol kararının, hakkında başka bir karar verilinceye veya savunması alınıncaya kadar devamına evrakın ikmali için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, dair, şüphelinin yüzüne karşı 7 gün içerisinde Hakimliğimize sunulacak dilekçe ile 6545 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 268/3 fıkrasının a-b bentleri uyarınca İstanbul 2.Sulh Ceza Hakimliğine itiraz yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.”

  • Gazeteci Cengiz Erdinç, adli kontrol kararı ile serbest

    Gazeteci Cengiz Erdinç, adli kontrol kararı ile serbest

    Dün Ayvalık’ta gözaltına alınan gazeteci Cengiz Erdinç, bu sabah saatlerinde Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ifade sonrası adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Gazeteci Cengiz Erdinç, yaklaşık bir yıl önce yürürlüğe giren “dezenformasyon yasası” kapsamında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla dün gözaltına alınmıştı.

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesindeki evinde gözaltına alınan Erdinç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısına ifade verdi.

    Erdinç bu sabah hakkında verilen adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

    1 Kasım Çarşamba günü, “MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu ‘yargı raporu’nda neler var?” başlıklı yazısı nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan gazeteci Tolga Şardan da gözaltına alınmıştı.

    Soruşturma kapsamında Ankara’daki evinde gözaltına alınan Şardan, sevk edildiği hakimlikçe “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçundan çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı.

     

  • CHP İSTANBUL İL BAŞKANI ÖZGÜR ÇELİK’TEN T24’E DAYANIŞMA ZİYARETİ

    CHP İSTANBUL İL BAŞKANI ÖZGÜR ÇELİK’TEN T24’E DAYANIŞMA ZİYARETİ

    CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, dün çıkarıldığı mahkemede tutuklanan gazeteci Tolga Şardan’ın yazarı olduğu T24’ün Ankara Bürosu’nu ziyaret etti. Çelik ziyarette, “Dördüncü kuvvet basın, sansür yasasının getirdiği baskı ve gözaltılarla sindirilmeye ve susturulmaya çalışılıyor. Türkiye’de gerçek gazetecilerin var olduğunu biliyoruz. Biz hem basın özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz hem de bu baskılara karşı yanınızda ve bu sürecin takipçisi olduğumuzun altını bir kez daha çiziyoruz” dedi.

    T24 yazarı Tolga Şardan “MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu ‘yargı raporu’nda neler var?” başlıklı yazısı sonrası hakkında başlatılan soruşturma kapsamında dün Ankara’da tutuklanmıştı. Haftasonu toplanacak CHP Kongresi için Ankara’da bulunan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, beraberindeki İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın, Kadıköy İlçe Başkanı Ali Narin ve Adalar İlçe Başkanı Ercan Akpolat ile birlikte, T24 Ankara Bürosu’nu ziyaret etti. Çelik ve CHP heyetini, T24 Ankara Temsilcisi Gökçer Tahincioğlu karşıladı. Dayanışma ziyaretinde konuşan Çelik, şunları söyledi:

    “BASIN, SANSÜR YASASININ GETİRDİĞİ BASKI VE GÖZALTILARLA SİNDİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

    “Tolga Şardan son derece deneyimli ve saygıdeğer bir gazetecidir. Şardan’a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Demokrasinin 4 kuvvetinden biri olan yasama kurumu etkisizleştirilmiş durumda, yürütme bir kişiye göre dizayn ediliyor. Yargı yine bir kişinin iki dudağının arasından çıkacak söze göre karar veriyor. Dördüncü kuvvet basın da sansür yasasının getirdiği baskı ve gözaltılarla sindirilmeye ve susturulmaya çalışılıyor. Türkiye’de gerçek gazetecilerin var olduğunu biliyoruz. Biz hem basın özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz hem de bu baskılara karşı yanınızda ve bu sürecin takipçisi olduğumuzun altını bir kez daha çiziyoruz.”

  • KEMAL KILIÇDAROĞLU: “TOLGA ŞARDAN GAZETECİDİR, GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

    KEMAL KILIÇDAROĞLU: “TOLGA ŞARDAN GAZETECİDİR, GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gazetecilik meslek örgütlerinin gazeteci Tolga Şardan’ın tutuklanmasına karşı bugün T24 Ankara Bürosu önünde yaptığı protesto açıklamasını alıntılayarak “Tolga Şardan gazetecidir, gazetecilik suç değildir” paylaşımını yaptı.

    T24 yazarı, gazeteci Tolga Şardan, “MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu ‘yargı raporu’nda neler var?” yazısı gerekçe gösterilerek dün gece tutuklandı. Gazetecilik meslek örgütleri, bugün T24 Ankara Bürosu önünde Şardan’ın tutuklanmasını protesto etti.

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, resmi X (Twitter) hesabından örgütlerin basın açıklamasını alıntılayarak paylaşımda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun paylaşımı şöyle:

    “Tolga Şardan gazetecidir, gazetecilik suç değildir.”

  • AKP’li Şamil Tayyar’dan Tolga Şardan’ın tutuklanmasına tepki

    AKP’li Şamil Tayyar’dan Tolga Şardan’ın tutuklanmasına tepki

    AKP’li Şamil Tayyar, gazeteci Tolga Şardan’ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Tayyar, “Çok ağır bir karar” ifadelerini kullandı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, T24’te ‘MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu ‘yargı raporu’nda neler var?’ başlıklı yazı kaleme alan gazeteci Tolga Şardan hakkında “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçunun unsurlarını oluşturacak nitelikte söz ve beyanlar bulunduğu gerekçesiyle re’sen soruşturma başlattı.

    Şardan, hakimlik sorgusunun ardından tutuklandı.

    AKP’Lİ İSİMDEN TEPKİ

    Şardan’ın tutuklanmasına tepkiler yağarken bir tepki de AKP’den geldi.

    AKP’li Şamil Tayyar, Şardan’ın tutuklanmasına, sosyal medya hesabından tepki gösterdi.

    Tayyar’ın söz konusu açıklamaları şöyle:

    “Canımızı yaksa, sinir uçlarımıza dokunsa bile bir köşe yazısından dolayı tutuklama kararı çok ağır bir karardır. Oysa tutuklama kararı, istisnai olarak uygulanması gereken bir tedbirdir, ceza değildir. Hukuk bir gün herkese lazım olur. Birlikte sahip çıkmalıyız.”

     

  • KILIÇDAROĞLU: “GAZETECİLİĞİ SUÇ SAYANLARA, GAZETECİYİ DÜŞMAN GÖRENLERE YAZIKLAR OLSUN

    KILIÇDAROĞLU: “GAZETECİLİĞİ SUÇ SAYANLARA, GAZETECİYİ DÜŞMAN GÖRENLERE YAZIKLAR OLSUN

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Gazeteciliği suç sayanlara, gazeteciyi düşman görenlere yazıklar olsun. Gazeteci Tolga Şardan’ın tutuklanması, utanç verici bir karardır. Madem ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ gibi bir iddianız var, açıklayın raporu, kim halkı yanıltıyor, kim yalan söylüyor herkes öğrensin. Tolga Şardan’a ‘Biz gazeteciyiz, gazetecilik yapıyoruz’ cümlesinin onuru yeter” açıklamasını yaptı.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bu akşam sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla T24 yazarı gazeteci Tolga Şardan’ın “MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu ‘yargı raporu’nda neler var?” yazısı gerekçe gösterilerek çıkarıldığı sulh ceza hakimliğinin kararı ile tutuklanmasına tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu’nun yaptığı açıklama şöyle:

    “Gazeteciliği suç sayanlara, gazeteciyi düşman görenlere yazıklar olsun. Gazeteci Tolga Şardan’ın tutuklanması, utanç verici bir karardır. Madem ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ gibi bir iddianız var, açıklayın raporu, kim halkı yanıltıyor, kim yalan söylüyor herkes öğrensin! Tolga Şardan’a ‘Biz gazeteciyiz, gazetecilik yapıyoruz’ cümlesinin onuru yeter.”

  • Tolga Şardan | Büyüteç

    Tolga Şardan | Büyüteç

    İçişleri Bakanlığı’na yönelik terör saldırısında büyük ihmal: Jandarma, saldırıdan iki gün önce yol kesme eylemine seyirci kaldı!

    Jandarma, karakola gelen vatandaşların, ellerinde iki kaleşnikof silahla araçlarının önünü kesmeye çalışan ve araca ateş eden iki şüpheliyi anlatmalarına rağmen ertesi gün ya da sonrasında bölgede operasyonel faaliyet yapmamış

    İçişleri Bakanlığı’na yönelik terör saldırısıyla ilgili yeni bilgiler gün ışığına çıkıyor. Bakanlık, canlı bomba eylemi girişiminde bulunan ikinci teröristin kimliğini kamuoyu ile paylaştı.

    Eylemin AKP hükümetinde yarattığı etki sonrasında Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ve MİT Başkanı İbrahim Kalın, çarşamba günü “güvenlik” gündemiyle bir araya geldiler.

    Gerek tespit edilen kimlikler, gerekse PKK’nın silahlı kolu HPG’nin eylemi üstlendiği yönündeki açıklaması sonrasında, saldırı üzerindeki sis perdesi kısmen kalktı.

    Kısmen diyorum, zira eylemin öncesinde neler yaşandığı henüz tam olarak aydınlatılamadı.

    Tolga Şardan’ın yazısının devamı

     

  • Tolga Şardan :Bir başsavcının başına gelenler…

    Tolga Şardan :Bir başsavcının başına gelenler…

    Konunun merkezindeki isim Eski Niğde Cumhuriyet Başsavcısı Alaeddin Soylu. Kıdemli yargı üyesiydi. Geçmiş zaman kipi kullandım zira, 2015’te emekli oldu. Sonrasında 2017’de mesleğe dönmek istedi ancak bugüne kadar başaramadı. Halen Kayseri’de yaşıyor…

    Büyüteç’te, bu coğrafyada uzun süredir yargı mensubu olarak görev yapan ancak başına gelenler sonrasında mesleğini bırakan eski bir Cumhuriyet Başsavcısı’nın başına gelenleri aktaracağım bugün.

    Çalışmanın, adalet sistemi içinde yurttaşa ve devlete “namusuyla” hizmet etmenin karşılığının nasıl sonuçlandığını görmek bakımından ibretlik bir öykü.

    Konunun merkezindeki isim Eski Niğde Cumhuriyet Başsavcısı Alaeddin Soylu. Kıdemli yargı üyesiydi. Geçmiş zaman kipi kullandım zira, 2015’te emekli oldu. Sonrasında 2017’de mesleğe dönmek istedi ancak bugüne kadar başaramadı. Halen Kayseri’de yaşıyor.

    Soylu’yu emekli olmaya zorlayan olaylar zinciri 2006’da Niğde Başsavcısı olarak kente atanmasıyla başladı.

    Kente başsavcı olarak atanan Soylu, öncelikle iki konuya ağırlık koydu. İşte bu süreç Niğde özelinde Başsavcı Soylu’nun kimi çevrelerce hedefe alınmasına yetti.

    Soylu’nun “Başsavcı” konumuyla el koyduğu konulardan ilki Gülen cemaatinin güçlü olduğu dönemde uygulamaktan çekinmediği “yasa dışı telefon dinlemelerinin” denetim altına alınmasıydı.

    Hatırlanacağı üzere, o günlerde kolluk ve adliye, ortak çalışma yöntemi kapsamında yargı kararı alıp hedef kişilere yönelik yasa dışı telefon dinlemeleri yapıyordu.

    Tolga Şardan’nın yazısının devamı