Etiket: tele 1

  • TELE1’e kayyum atandı…

    TELE1’e kayyum atandı…

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “casusluk” soruşturması kapsamında  TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın gözaltına alınmasının ardından, kanalı bünyesinde barındıran şirkete kayyum atanmasına karar verildi.

    Başsavcılığın açıklamasına göre, “Yanardağ’ın söz ve eylemleriyle soruşturmaya ilişkin birçok kez suç işlediği, TELE1 isimli televizyon kanalını fiilen kullandığı ve resmi kayıtlarda şirket sahibi olarak görünen oğlu Alp Yanardağ üzerinden suça karıştığı” ileri sürüldü.

    İstanbul Sulh Ceza Hakimliği, şirketin yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilmesine hükmetti. Buna göre kanalın sahibi olan ABC Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık Anonim Şirketi kayyum yönetimine geçti.

    Başsavcılığın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

    “Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan ve bugün önceki basın açıklamamızda ayrıntısı verilen soruşturma kapsamında;

    “TELE1 isimli Tv kanalında genel yayın yönetmeni olan ve Casusluk suçundan gözaltına alınna şüpheli Merdan

    Yanardağ’ın söz ve eylemleriyle birçok kez soruşturmaya ilişkin suç işlediği, kanalın fiili

    kullanıcısı olduğu, resmi kayıtlarda oğlu Alp Yanardağ’ın şirket sahibi olarak göründüğü, bu suçlarda da TELE1 isimli Tv kanalını kullandığı gerekçesiyle kanalın sahibi olan ABC RADYO TELEVİZYON VE DİJİTAL YAYINCILIK ANONİM ŞİRKETİ’ne İstanbul Sulh Ceza Hakimliği’nce bugün verilen kararla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmiştir.”

    ANA HABER KESİLDİ

    TMSF yetkililerinin polis eşliğinde kanal binasına girmesiyle Ana Haber Bülteni yarıda kesildi.

    Ana Haber Bülteni’nin kesilmesiyle yayına penguen ve kutup ayılarının yer aldığı belgesel servis edildi.

    YENİŞAFAK YAZARI PAŞALI YÖNETİME GETİRİLDİ

    Diğer yandan TMSF tarafından kanalın yönetimine Yenişafak Yazarı İbrahim Paşalı’nın getirildiği belirtildi. Paşalı’nın kayyum heyetiyle birlikte kanalda olduğu öğrenildi.

    Paşalı daha önce Flash TV ve Ekotürk’e kayyum olarak atanmıştı. 2025 yılında ise TMSF’nin el koyduğu Habertürk, HT Spor ve Show TV’nin yönetiminde yer aldı.

  • RTÜK’ten Sözcü TV, Halk TV ve Tele 1’e ceza

    RTÜK’ten Sözcü TV, Halk TV ve Tele 1’e ceza

    Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, haber kanallarına ceza yağdırdı.

    RTÜK, SÖZCÜ TV’ye Senem Toluay llgaz’ın yaptığı “Öncesi Sonrası Gece” isimli programda konuk Türker Ertürk’ün iktidara yönelik “Emperyalizmin taşeronluğunu yapmak” ifadesi nedeniyle “İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı davranılmadığı, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler” hükmünü ihlal ettiği gerekçesiyle yüzde 3 idari para cezası verdi.

    Halk TV’de bir konuğun sözleri nedeniyle tam 10 gün ekran karartma cezası verildi. Benzer bir ceza daha verilmesi durumunda Halk TV’nin lisansı iptal edilecek.

    RTÜK üyesi İlhan Taşçı, bugünkü kurul toplantısında alınan kararı sosyal medya hesabından duyurdu.

    Taşçı’nın paylaşımı şöyle:

    “Tele 1, Halk TV ve Sözcü TV’nin lisansı iptal edilebilir, ekranları tamamen karartılabilir! RTÜK Başkanının kılıcı televizyonların üzerinde sallanacak…

    * Halk Tv’ye “Sinem Fıstıkoğlu ile Sansürsüz” adlı programda Atom Mühendisi Tolga Yarman’ın “Türkiye dincileşiyor değil mezhebileşiyor” ve “Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün adının konulmasından itibaren bakarsak İran’a karşı azmettirildik” ifadelerinin “halkı kin ve düşmanlığa teşvik” ettiği ettiği gerekçesiyle oy çokluğuyla 10 gün yayın durdurma cezası verildi.

    Benzer maddeden bir yıl içerisinde ceza alması halinde kanalın lisansı iptal edilecek.

    * Yine Halk Tv’de yayınlanan “Sinem Fıstıkoğlu ile Sansürsüz” adlı programda CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre’nin Mehmet Uçum’la ilgili eleştirileri nedeniyle “İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı davranılmadığı, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler” hükmünü ihlal ettiği gerekçesiyle %3 idari para cezası verildi.

    * Sözcü Tv’ye ise Senem Toluay llgaz’ın yaptığı “Öncesi Sonrası Gece” isimli programda konuk Türker Ertürk’ün iktidara yönelik “Emperyalizmin taşeronluğunu yapmak” ifadesi nedeniyle “İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı davranılmadığı, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler” hükmünü ihlal ettiği gerekçesiyle %3 idari para cezası verildi.

    Tele 1, Halk TV ve Sözcü TV’nin bir yıl içerinde “Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz” hükmünden veya “halkı kin ve düşmanlığa teşvik” maddesinden ceza almaları halinde lisanları iptal edilebilecek. RTÜK, Akit’in “Ferdi Zeyrek çarpıldı” başlığını değil; başlığı eleştirmeyi cezalandırdı!

    * RTÜK, Tele 1’e evinde elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile ilgili haberi “Ferdi Zeyrek Çarpıldı” başlığıyla duyuran Akit Gazetesinin eleştirilmesini “kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler” gerekçesiyle %3 idari para cezası verdi.

    Sonra da soruyorlar “Akit bu cüreti nereden alıyor?” Yanıtı bugünkü kararla ortaya çıktı; tabii ki RTÜK’ten alıyor cüreti! “Ülkemizin medyası, hukuki düzenlemeler açısından birçok Avrupa ülkesinden daha öte uygulamalara sahiptir” diyen RTÜK Başkanının basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve çok sesliliğe bakışı işte bu kadar!

    NETFLIX’e “Barda” isimli filmde yer alan şiddet sahnelerinden ötürü “Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz” hükmü ve “Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz” hükümlerini ihlal ettiği gerekçesiyle %5 idari para cezası verildi.

    Spotify’a bazı şarkılarda toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olabilecek nitelikte argo ve küfürlü ifadelerin yer alması nedeniyle “Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka aykırı olamaz” hükmü uyarınca %5 idari para ve bahsi geçen içeriğin katalogdan çıkarılma cezası verildi.”

  • Özgür Özel’den muhalif kanallara ceza yağdıran RTÜK’e tepki…

    Özgür Özel’den muhalif kanallara ceza yağdıran RTÜK’e tepki…

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’ye telefonla bağlanarak RTÜK’ün Halk TV başta olmak üzere televizyonlara verdiği cezaları değerlendirdi. Halk TV’ye 10 gün ekran karartma cezası, Sözcü TV ve TELE 1’e de para cezası veren RTÜK’e tepki gösteren Özel, “Bugün Brüksel’deyim. Bir yandan kulağımız Ankara’daydı. Halk TV’ye verilen bu ceza bir yandan artık ikinci aynı suç iddiasıyla ceza olunca üçüncüsünde lisans iptali söz konusu olunca tehdidin en ileri boyutuna gelmiş noktada. İdari yargı yürütmeyi durdurma ve cezanın iptali gibi, bu kadar haksız bir kararın geri döneceğini düşündüğümüz bir yargı süreci olacak. Onu dışlamadan söylemek isterim. RTÜK’ün Halk TV’ye hasmane tutumları. Bunun yanı sıra iktidara müzahir kalemlerin birtakım televizyon programlarının konuklarının sürekli Halk TV’yi işaret ediyor olmaları doğrudan halkın haber alma hakkını, muhalefetin sesini duyurmasını hedef alan bir süreç” ifadesini kullandı. Özel, şunları kaydetti:

    “YARGIDAN DÖNECEĞİNE İNANIYORUM”

    “Ben 30 Haziran meselesinin bir sonuç değil süreç odaklı, yani CHP’yi tartışma üzerine yapılmış bir kurgu olduğunu söylemem gerekiyor. Maalesef sonuç alıyorlar. Biz vaktimizin tamamını buna harcıyor değiliz. İktidara müzahir kanallar, merkez medya, ister istemez sizler, gazeteler bu tartışmalara kayıtsız kalmayınca muhalefetin enerjisi buralara kayıyor. Bunu amaçlıyorlar. Böyle bir süreçte Halk TV’ye verilen bu ceza, 30’undan sonra olmadık bir iş olursa Halk TV’yi de susturarak acaba muhalefetin sesini kısar mıyız, ortaya çıkacak büyük toplumsal tepkiyi sönümlendirir miyiz diye bir bakış açısını da haklı çıkarıyor. Neler neler konuşuluyor, yapılıyor. Halk TV’ye verilen cezayı kınadığımı, yargıdan döneceğine inandığımı, 30 Haziran’da korkulan gibi hiçbir şeyin olmayacağını, olursa da buna yeltenenlerin bin pişman olacağını söyleyeyim.

    “ENSEYİ KARARTMA ZAMANI DEĞİLDİR”

    47 yıl sonra CHP, birinci parti olmuş. AK Parti kurulduğu günden beri ilk kez seçim kaybetmiş. İlk kez o günden bugüne anketlerde geride kalmış. Muhalefet, yaşadığı bütün zulme baskılara karşı, birbirileriyle değil, iktidara karşı bir birleşik muhalefet anlayışında mücadele ediyor. Ufak tefek istisnai tartışmalar olsa bile bir bütün halinde birbirini kollayarak mücadele ediyor. Bu vakitten sonra yargı oyunlarıyla, kumpaslarla bizi sindiremezler. CHP, cumhuriyet tarihinin en yüksek oy oranına erişmiş durumda. AK Parti, 30’un altına inmiş durumda. Bizler açısından tedbir ama bir yandan dayanışma ve mücadele zamanıdır. Kaygı duyuyacaklar kaygı duyuyorlar zaten. Size verilen bu cezalar öz güvenin değil, kaygının, korkunun ve normal yollardan kazanamayacakları bir mücadelede çamura çirkefe yeltenmenin yoludur. Hep birlikte dimdik ayakta duracağız, hep birlikte başaracağız. Yani partisiyle, üyesiyle gönül verenleriyle bütün cumhuriyetçilerle, bütün demokratlar, bütün Atatürkçüler dimdik ayakta duracağız ve başaracağız. Enseyi karartma zamanı değildir, kaygının ve korkunun zamanı değildir. Biz güçlüyüz, biz haklıyız.

    “YIKILMAKTA OLAN TEK ADAM REJİMİN DİZLERİ TİTRİYOR”

    Birileri ezberden iç cepheyi tahkim edelim diyor ya, cezaevlerinin iç avlusunu tahkim ediyorlar. Silivri Cezaevi’nin iç avlusunda bir cumhurbaşkanı adayı var, 3 kez seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı var, İstanbul’un en önemli ilçelerinin belediye başkanları içeride. CHP’nin PM üyesi içeride. Bunlar, iç avluyu öyle bir doldurdular ki bıraksanız Türkiye’yi yönetecek bir kadro Silivri Cezaevi’nde içeride. Halk TV gibi, bir oda iki sandalye, bir masa ile başlamış bir kurum, Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalı haline gelmiş. Neden? Doğru, dürüst, ahlaklı, gerçekleri korkmadan söyleyen yayıncılık yapıyor diye. CHP’ye işte butlan saldırısı, Halk TV’ye lisans iptali saldırısı, Fatih Altaylı gibi bir gazeteciyi alıp da Silivri’yi tıkıp Youtube yayınlarından korkan bir anlayış, üniversite öğrencilerine, akademisyenlere Silivri… Yıkılmakta olan bir tek adam rejiminin dizleri titriyor. AB’nin güçlü ülkelerinin hangisinde muhalifler, gazeteciler tutuklanıyor. Herkes burada düşünce özgürlüğünü sonuna kadar kullanıyor ama kimse bir saldırı altında değil. Anomali ne muhalefette ne muhalefet partilerinde, anormal durum iktidarın ruh halinde. Sadece kazanmak üzerine bir mücadeleye giriyorsanız demokrat değilsiniz. Demokrasi, kazananın yönettiği, kaybedenin kabul edip kusuru kendinde aradığı rejim biçimidir.

    Korkmaya devam etsinler. Zulüm ile abad olunmaz, zulmedenin sonu beter olur. Bundan sonra kimse moralini bozmasın, biz kazanacağız, bundan herkes emin olsun. Toplum doğru bilgilendirilmezse teslim olmaya, düşünmemeye, köleleşmeye başlar. Buradan kimseye ne zenginlik çıkar, ne huzur çıkar, hiçbir şey olmaz. En sonunda da felaket gelir. Bu yüzden zengin ülkelere, mutlu ülkelere bakın. Hangisinde tek adam rejimi var? Nerede demokrasi var, nerede denge ve denetleme var, nerede kimseden korkmayan hakimler var, nerede hukukun üstünlüğü var, orada huzur var, para var, mutluluk var. Irak’ta Saddam vardı, ne oldu? İran işte molla rejimi gidiyordu hafta sonu, geri döndü ama artık o rejimin ne kadar ayakta duracağı belli. Suriye’de Esad rejimi vardı, Libya’da Kaddafi rejimi vardı, ne oldu? Bu rejimler demokrasiye yönelselerdi, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına yönelselerdi hızla zenginleşecekler, hızla huzura erecekler, başarılı olacaklardı. Atamızdan miras muhteşem bir cumhuriyetimiz, demokrasimiz, bütün sorunlarına rağmen bir hukuk devletimiz var. Buna sahip çıkmak lazım. Buna sahip çıkarsak hepimiz kazanırız, bütün gençler mutlu olur. Yarın Türkiye, Avrupa’nın en güçlü ülkelerinden birisi olur. Demokrasinin kıymetini bilmezseniz sonumuz felaket olur. ‘Sonun felaket olur’ demiyorum Erdoğan’a, sonumuz felaket olur, hepimizin sonu felaket olur, bu ülkenin sonu felaket olur.”

  • Altan Öymen : Ekranlar, cezalar, tutuklular…

    Altan Öymen : Ekranlar, cezalar, tutuklular…

    Geçen hafta, TELE1 ekranını ilginç bir görüntü kapladı. Yayın süresi, öyle 10 dakika, bir saat, iki saat değil… Tüm hafta boyunca… Her gün sabahtan akşama kadar…

    Her gün sık sık baktım o metne. Ben uykudayken biraz ara vermiş midir bilemem ama 7 gün ve 7 gece boyunca, televizyonu her açtığımda oradaki varlığını sürdürüyordu.

    Değerli okurlarımdan, benim gibi “ekranda dolaşım” meraklıları farkındadır ama o manzarayı görmeyenler için fotoğrafını yayınlıyorum, sanırım gelecekte bu dönemin koşullarını yansıtan sembolik görüntülerden biri olacak.

    Amaç yayınların adaletli eşitlikçi olması. Ama…

    Metinde konu başlığı ve imza yok. Durumu açıklama görevi de TELE1’e verilmiş. O da metni, “Yayınımız RTÜK tarafından şu gerekçeyle durdurulmuş” diye özetlemiş.

    Aklıma önce şu soru geldi: Acaba yaşadığımız yıllarda “Gerçekten demokratik ülkelerden herhangi birinde böyle bir manzaraya rastlanabilir mi? Ben görmedim de işitmedim de. Görenler bana da bildirirse makbule geçer, öğrenmiş olurum.”

    RTÜK malum, radyo ve televizyonların kurulması ve yayınlarının -gerek teknik, gerek içerik açısından- kurallarının belirlenmesi için anayasa ve yasalarla oluşturulmuş bir kurul. Açılımı “Radyo ve Televizyon Üst Kurulu”.

    Kurulun yayınlarla ilgili temel kuralları arasında da şunlar var:

    -“Yayınlar, anayasanın ‘genel esasları’ kısmında yer alan ilkelere, demokratik kurallara ve kişi haklarına,

    -Adalet ve tarafsız, saygılı olma esasına,

    -Anlatım özgürlüğüne, iletişim ve yayında çoğulculuk esasına aykırı olmayacak.

    -Hele seçim zamanlarında, yayınlarda partiler ve adaylar arasında propaganda açısından eşitlik esasına aykırı bir durum ortaya çıkmaması için gerekli koşullar sağlanacak.”

    Altan Öymen’in yazısının devamı

  • İktidarın sopası RTÜK yine muhalif kanallara ceza yağdırdı!

    İktidarın sopası RTÜK yine muhalif kanallara ceza yağdırdı!

    RTÜK’ün CHP kontenjanından üyesi olan İlhan Taşcı, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla RTÜK’ün KRT ve TELE1’e ceza verdiğini duyurdu.

    Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK), muhalif kanallara yönelik tutumunu sürdürüyor.

    TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasının ardından kanalın ekranlarını karartan RTÜK, bugünkü toplantısında da hem TELE 1’e hem de KRT’ye ceza verdi.

    SOSYAL MEDYADAN DUYURDU

    Kurulun aldığı kararı CHP kontenjanından RTÜK üyesi olan İlhan Taşcı, sosyal medya hesabından duyurdu.

    Taşcı şu ifadeleri kullandı:

    “RTÜK, Haftanın Panoraması adlı programda ‘devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne aykırı’ yayın gerekçesiyle KRT’ye; Forum Hafta Sonu programında ‘milli ve manevi değerlere’ aykırı değerlendirme savıyla da Tele 1’e %3 para 3 kez de program durdurma cezası verdi.”

  • RTÜK CEZASI UYGULANMAYA BAŞLADI: TELE 1 TV EKRANI 7 GÜN BOYUNCA KARARTILACAK

    RTÜK CEZASI UYGULANMAYA BAŞLADI: TELE 1 TV EKRANI 7 GÜN BOYUNCA KARARTILACAK

    Tele 1 TV hakkında Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasına da gerekçe gösterilen sözleri nedeniyle RTÜK tarafından verilen yedi gün süreli yayın durdurma cezası bu gece başladı. Kanalın ekranı 7 gün boyunca kapalı olacak.

    RTÜK, Tele 1 TV’ye Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasına gerekçe olarak gösterilen sözleri nedeniyle 6 Haziran’da; yedi gün yayın durdurma, beş kez program durdurma, iki kez de önceki ay reklam gelirlerinin yüzde 5’i oranında idari para cezası vermişti.

    Tele 1, RTÜK’ün bu kararına karşı Ankara 4. İdare Mahkemesi’ne yürütmeyi durdurma istemiyle dava açmıştı. Mahkeme, Tele 1’in başvurusunu oybirliğiyle kabul ederek yayın durdurma cezasının yürütmesini durdurmuştu.

    Mahkeme, RTÜK’e 30 günlük savunma süresi vermişti. RTÜK, yürütmeyi durdurma kararına bir üst mahkemede itiraz etti. Mahkeme başvuruyu kabul ederek yürütmeyi durdurma kararını kaldırmıştı. Buna göre Tele 1 ekranlarına uygulanan 7 günlük yayın durdurma cezası başladı.

  • Merdan Yanardağ’a ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçundan 8 yıl 2 aya kadar hapis talebi

    Merdan Yanardağ’a ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçundan 8 yıl 2 aya kadar hapis talebi

    Bir başka dava nedeniyle tutuklu bulunan gazeteci Merdan Yanardağ’ın, BirGün’deki köşe yazıları gerekçesiyle “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasından yargılandığı duruşma İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma 14 Kasım’a ertelenirken savcı mütalaasında sekiz yıl iki aya kadar hapis cezası talep etti.

    BirGün yazarı ve TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın, BirGün’deki köşe yazıları gerekçe gösterilerek “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasından yargılandığı davanın duruşması bugün İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    YANARDAĞ DURUŞMAYA KATILMADI

    Başka suçtan tutuklu bulunan Yanardağ, bu duruşmaya katılmadı. Duruşmada Yanardağ’ın avukatı ve şikayetçi sıfatındaki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı hazır bulundu.

    SAVCI, YANARDAĞ HAKKINDA 8 YIL 2 AYA KADAR HAPİS TALEP ETTİ

    Duruşmada savcı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı mütalaasında, sanığın Birgün gazetesinde 10 Nisan-29 Mayıs 2022 tarihleri arasında 7 bölüm halinde yayınlanan “Faşizm ve İslami Faşizm” isimli yazıların sahibi olduğunu belirtti. Savcı, Yanardağ’ın “zincirleme şekilde cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 1 yıl 5 aydan 8 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.

    Şikayetçi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı, mütalaaya katıldıklarını belirtti ve sanığın cezalandırılmasını talep etti. Sanık avukatı da mütalaaya karşı savunmasını hazırlamak üzere süre talep etti.

    MAHKEME YANARDAĞ’IN BİR SONRAKİ DURUŞMA HAZIR EDİLMESİNE KARAR VERDİ

    Mahkeme, şikayetçi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatının davaya katılma talebini kabul etti. Sanık Yanardağ’ın da bir sonraki duruşmada hazır edilerek mütalaaya karşı savunmasının alınmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 14 Kasım’a erteledi.

    YANARDAĞ HAKKINDA HAPİS CEZASI DA İSTENİYOR

    Merdan Yanardağ, Genel Yayın Yönetmeni olduğu TELE1’de yaptığı programda, yeni bir çözüm süreci ihtimali hakkında yorumlar yapmış, PKK lideri Abdullah Öcalan hakkında da bazı değerlendirmelerde bulunmuştu. Yanardağ, programdaki sözlerinden günler sonra sosyal medyaya düşürülen cımbızlanmış ifadelerin yer aldığı bir video ile hedef gösterilmişti.

    Yanardağ’ın sözleri üzerine RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin açıklama yaparak kanal hakkında inceleme başlatıldığını bildirmişti.

    Öcalan hakkında açıklamaları nedeniyle Yanardağ hakkında da, “Suçu ve Suçluyu Övme” ve “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçlarından resen soruşturma açılmış ve Yanardağ tutuklanmıştı. TELE1’e de 7 gün ekran karartma cezası verilmişti.

    Yanardağ, hedef gösterilmesinin ardından şu ifadeleri kullanmıştı:

    “Tele1’e yönelik bir operasyon var. Dün geceden başlayan, benim adım üzerinden gerçekleştirilen bir kumpas operasyonu. Güya terör örgütünü ve suç olan fiili övmüşüm, iddia bu. Bizim bir yayınımız üzerine tamamen kurgu, montaj ve iftira üzerine inşa edilmiş bir suçlama kampanyası var.

    Ben hiçbir terör örgütünü övmedim, hiçbir terör örgütü liderini de övmedim. Böyle bir kastım da niyetim de yok. O programda AKP milletvekili Galip Ensarioğlu’nun yeni bir çözüm süreci başlatma ve kendi iktidar alanları daralmış olan AKP’ye yeni bir alan açma çabası olduğunu dile getirdim. 6 gün önce 4 Soru 4 Yanıt programında benim sorulara verdiğim yanıtlardan biri de Ensarioğlu’nun çıkışıydı. Gündemdeki bu konu üzerine ben de yorumlarımı ortaya koydum.”

    Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, Yanardağ’ın “basın yoluyla suçu ve suçluyu övme” ile “basın yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlarından 1 yıl 6 aydan 10 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.

    Yanardağ’ın tutuklu bulunduğu dosyadan yargılanmasına 4 Ekim’de başlanacak.

  • CHP’DEN RTÜK’ÜN TELE 1’E VERDİĞİ CEZALARA TEPKİ

    CHP’DEN RTÜK’ÜN TELE 1’E VERDİĞİ CEZALARA TEPKİ

    CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, TELE 1’e 7 gün yayın durdurma, 5 gün program durdurma ve iki kez para cezası verilmesin tepki göstererek, “Acı olanı şu; daha mahkeme bir karar vermeden, savcılık soruşturmayı devam ettirmeden RTÜK Başkanı, ‘Gereğini yapacağız’ diye açıklama yaptı. Görüyoruz ki bugün, 7 gün TELE 1 ekranlarını kararttı, yüzde 5 idari para cezası verdi. Aslında böyle bir usul yok. Bulunmadığı bir eylemden ve maddeden ceza verdi. Çünkü TELE 1’in lisansını iptal etmek istiyorlar. Gerçekten utanç verici bir durum” dedi. CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu da “Kabaca söylemek istiyorum, kimse kusura bakmasın; bir televizyona çökmek istiyor, Adalet ve Kalkınma Partisi. Ben, 67 yaşıma kadar 3 darbe gördüm, bir tane de post modern darbe gördüm. Sadece 12 Eylül ile gazeteler kapandı. Zaten özel televizyon yok. Ondan sonra ekran karartmalar oldu ama ilk defa bir özel televizyonun muhtemelen önümüzdeki günlerde, aylarda kapatma başarısı, -tabii ki bunu ironik söylüyorum- kapatma aymazlığı diyeyim kibarca, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne layık olacak. Kendilerini şiddetle kınıyorum” diye konuştu.

    CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve CHP’nin gazeteci kökenli milletvekilleri Enis Berberoğlu, Yüksel Mansur Kılınç ve Utku Çakırözer, bugün TBMM’de basın toplantısı düzenleyerek, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) TELE 1’e 7 gün yayın durdurma, 5 gün program durdurma, iki kez de para cezası vermesine tepki gösterdi.

    “HİÇBİR ŞEKİLDE UNSURLARI OLUŞMAMIŞ BİR GAZETECİ TUTUKLANIYOR VE TELEVİZYONU DA KARARTILIYOR BUGÜN”

    Ali Mahir Başarır, “RTÜK, yine bugün hukuksuz, skandal bir karara imza attı. Gazeteci Merdan Yanardağ gerek emniyette gerek televizyonunda gerek savcılıkta gerek mahkemede bir ironi yaptığını açıkça söylemesine rağmen tutuklandı. Aslında bu montaj, sahte videoyu bir milletvekili paylaştı. Acı olanı şu; daha mahkeme bir karar vermeden, savcılık soruşturmayı devam ettirmeden RTÜK Başkanı, ‘Gereğini yapacağız’ diye açıklama yaptı. Görüyoruz ki bugün, 7 gün TELE 1 ekranlarını kararttı, yüzde 5 idari para cezası verdi. Aslında böyle bir usul yok. Bulunmadığı bir eylemden ve maddeden ceza verdi. Çünkü TELE 1’in lisansını iptal etmek istiyorlar. Gerçekten utanç verici bir durum. RTÜK, artık amacını, sınırını, her şeyini aşmıştır. Yandaş medya her hukuksuzluğu, seviyesizliği yapmasına rağmen bir tek gün ceza vermemiştir. Ama hiçbir şekilde unsurları oluşmamış bir gazeteci tutuklanıyor ve televizyonu da karartılıyor bugün. Kınıyoruz” dedi.

    Başarır, “Bugün gazeteci kökenli milletvekillerimiz var. Aslında asıl söz onların. Çünkü en büyük acıyı onlar yaşıyorlar, bir televizyon, bir meslektaşları için. Ben, sözü kendilerine veriyorum” diyerek sözü Enis Berberoğlu’na bıraktı.

    “BİR TELEVİZYONA ÇÖKMEK İSTİYOR, ADALET VE KALKINMA PARTİSİ”

    CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, “Bugün RTÜK’ün önüne gelen dosyada, aslında Merdan Yanardağ yayınına dair atılan suçun tam karşılığı olan bir RTÜK ceza maddesi var. Aynen şöyle başlıyor; ‘terörü övemez ve teşvik edemez’. Bakın, buradan ceza vermek yerine sadece, bir de ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ maddesini koymasının sebebi nedir? Bu kadar açık soruyorum. Savcının, Merdan Yanardağ’ı tutuklayan hâkimin yazmadığı ve muhtemelen iddianamede de yer almayacak bir suçun karşısındaki bir suçu ona eklemek ancak bir anlama gelir. Kabaca söylemek istiyorum, kimse kusura bakmasın; bir televizyona çökmek istiyor, Adalet ve Kalkınma Partisi. Ben, 67 yaşıma kadar 3 darbe gördüm, bir tane de post modern darbe gördüm. Sadece 12 Eylül ile gazeteler kapandı. Zaten özel televizyon yok. Ondan sonra ekran karartmalar oldu ama ilk defa bir özel televizyonu muhtemelen önümüzdeki günlerde, aylarda kapatma başarısı, -tabii ki bunu ironik söylüyorum- kapatma aymazlığı diyeyim kibarca, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne layık olacak. Kendilerini şiddetle kınıyorum” diye konuştu.

    “BİR TELEVİZYONU KAPATMAK FİKRİNE NASIL DESTEK OLUNUR, BEN BUNU ANLAMIYORUM”

    Berberoğlu, “RTÜK, bir sopa değildir, anayasal bir kuruluştur. Anayasa’da yeri olan bir kurumdur. Bu Meclis’ten seçilen üyeleri vardır. Bu Meclis’e karşı ve daha önemlisi kökenlerine baktığımız zaman, çoğu aramızdan yetişmiş, benim eski şerefli mesleğim medyadan yetişmiş kişiler olduğunu düşünürseniz, medyaya karşı sorumlulukları vardır. Bu sorumlulukları yerine getirmemekte bu kadar ısrar etmelerini de hayretle karşılıyorum. Bir televizyonu kapatmak fikrine nasıl destek olunur, ben bunu anlamıyorum” dedi.

    “BİR TELEVİZYONUN KAPATILMASI, O TELEVİZYONU KURANLARIN DA SAĞLAYABİLECEĞİ, GERÇEKLEŞTİREBİLECEĞİ BİR ŞEY DEĞİL “

    CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç, karara ilişkin şu eleştiriyi yaptı:

    “Bugün TELE 1 ile ilgili RTÜK’ün verdiği karar yersizdir, haksızdır, doğru değil, yanlıştır. Yayın kuruluşları dinleyicileriyle, okuyucularıyla, izleyicileriyle var. TELE 1 televizyonu da izleyicileriyle var. Bir televizyonun kapatılması, o televizyonu kuranların da sağlayabileceği, gerçekleştirebileceği bir şey değil. Onun için buradan söylüyorum; TELE 1 televizyonu kapatılamaz. TELE 1 televizyonunu, RTÜK’ün, hangi kararı olursa olsun kapatmaya gücü yetmez. TELE 1 televizyonunu, RTÜK’e uzaktan talimat verenlerin talimatları ne olursa olsun kapatılamaz. TELE 1 televizyonu, Türkiye’nindir. TELE 1 televizyonu, Türkiye’nin özgür ve bağımsız medyasının en önemli kuruluşlarından birisidir. Kararın içeriği, ayrıntıları yanlışlıklarla doludur. Söz konusu yayınla ilgili RTÜK, denetleyici vasfı nedeniyle müeyyidelerde bulunabilir; ama radyo, televizyonlarla ilgili düzenleme ve denetleme yetkisi olan kuruluş, bu yetkiyi kullanmak yerine susturmaya yönelik bir tutum sergiliyor. Biz, bunun nereden kaynaklığını da biliyoruz. RTÜK’ün üyelerinin talimatla iş yapmalarını; özerk, anayasal bir kuruluş olan RTÜK üyelerinin talimatla iş yapmış olmalarını da buradan esefle karşıladığımı belirtmek istiyorum. TELE 1 televizyonu kapatılamaz.”

    “YATARI OLMAYAN BİR MADDEDEN YARGISIZ İNFAZ, MERDAN YANARDAĞ’A YAPILIYOR”

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Ortada bir operasyon var. Nasıl bir operasyon? Medyayı susturma, toplumu sindirme, özgür basını susturarak toplumun haber alma hakkını ortadan kaldırmaya yönelik bir operasyon. Merdan Yanardağ hakkında henüz bir hüküm oluşmuş değil. Büyük olasılıkla bizim bu Meclis’te 2019’da çıkardığımız yargı reformuna dayanarak beraat edecek. Şu anda haksız, hukuksuz yere cezaevinde yatmakta. Bir suçu kesinleşti, ceza aldı deseniz bile aslında yatarı olmayan bir maddeden yargısız infaz, Merdan Yanardağ’a yapılıyor. Bugün RTÜK, buna bir yargısız infaz daha ekledi. Daha sonucu ortada yokken, bir yargı kararı yokken TELE 1’e iki ayrı maddeden üst üste ceza vererek bundan sonra kapatmanın yolunu aralayan bir karar aldılar” dedi.

    “BU, TELE 1 İLE SINIRLI OLMAYACAK. BUNDAN BİR SONRAKİ, ÖBÜR KANAL OLACAK, ÖBÜR GAZETE OLACAK. MERDAN’DAN SONRAKİ, BAŞKA BİR GAZETECİ OLACAK”

    Çakırözer, “Burada yapmak istedikleri şu; Merdan Yanardağ’ı gözaltına al, tutukla, zindanda tut, arkasından TELE 1’e önce karartma, sonra kapatma kararı ver. Peki bunun bedelini kim ödeyecek? 85 milyon ödeyecek. Bir; hepimizin haber alma hakkı elinden alınıyor. Hepimiz susturuluyoruz aslında. Sadece TELE 1, sadece Merdan Yanardağ değil. Aslında tüm halkın haber alma hakkı için uğraşan basın mensupları, yayın kuruluşları susturulmak isteniyor. Çünkü bu, TELE 1 ile sınırlı olmayacak. Bundan bir sonraki, öbür kanal olacak, öbür gazete olacak. Merdan’dan sonraki, başka bir gazeteci olacak. O yüzden buradan seslenmek istiyoruz; bu yol, yanlış bir yoldur. Bu yol; Türkiye’nin, milletimizin çıkarına bir yol değildir. Türkiye zaten şu anda cezaevinde bulunan gazeteciler, hak savunucuları, aydınlarımız, siyasetçiler, kısacası düşünce suçluları, siyasi tutuklular nedeniyle dünyanın gündeminde” diye konuştu.

    “TÜRKİYE, GEÇEN YIL 147 İDİ, ŞİMDİ 165’İNCİ SIRAYA DÜŞTÜ”

    Basın özgürlüğü endeksine atıf yapan Çakırözer, “Türkiye, geçen yıl 147 idi, şimdi 165’inci sıraya düştü. Bütün insani endekslerde en diplerdeyiz. O yüzden bir televizyonun bugün karartılması, yarın da kapatılması, Türkiye’nin itibarına katkı sağlamayacağı gibi, tam tersine Türkiye’nin imajını, algısını, itibarını yerle bir edecektir. Bugün bu kararları rahatlıkla alabilenler, bunları da düşünmek durumdadır. 28 Mayıs seçimlerinden sonra, 29 Mayıs’ta ve sonraki günlerde ‘kucaklaşma’ diyenler, ‘Türkiye Yüzyılı’ diyenler, ‘Muhalefetle biz konuşmalıyız, kucaklaşmalıyız’ diyenlerin eğer bir kucaklaşamaya niyetleri varsa bu karar, o kucaklaşmayla ters düşmektedir. Ya o sözler yalandır ya bu karar, o sözlerin doğru olmadığını ortaya koyan bir başka göstergedir” dedi.

  • “RTÜK TELE1’E CEZA İÇİN TOPLANACAK. KORKU SALINSIN Kİ BU İKTİDARIN YOLSUZLUKLARI, KİRLİ PAZARLIKLARI BİLİNMESİN İSTENİYOR”

    “RTÜK TELE1’E CEZA İÇİN TOPLANACAK. KORKU SALINSIN Kİ BU İKTİDARIN YOLSUZLUKLARI, KİRLİ PAZARLIKLARI BİLİNMESİN İSTENİYOR”

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM Genel Kurulu’nda; “Bugün Merdan Yanardağ zindanda, RTÜK TELE1’e ceza için toplanacak. TELE1 karartılınca, TELE1 kapatılınca ne olacak? Diğer televizyonlara, gazetelere korku salınacak; korku salınsın, sindirilsin ki bu iktidarın yolsuzlukları, kirli pazarlıkları bilinmesin, konuşulmasın isteniyor” dedi.

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, geçen hafta tutuklanan TELE1’in genel yayın yönetmeni gazeteci Merdan Yanardağ ve RTÜK’ün TELE1’e ceza için toplanmasını Meclis gündemine taşıdı. Çakırözer, TBMM Genel Kurulu’nda dün yaptığı konuşmada; Gezi Parkı davasında tutuklu bulunan Osman Kavala, Tayfun Kahraman, Hakan Altınay, Mücella Yapıcı, Mine Özerden, Çiğdem Mater ve TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın tutukluluğuna da tepki gösterdi. Çakırözer, şöyle konuştu:

    ”Bu kürsüde ne zaman uluslararası anlaşmaları konuşsak, dış politikayı ne zaman konuşsak şu konuyu mutlaka hatırlatma ihtiyacı duyuyoruz. Dış politikada Türkiye’nin başarılı olması için içeride güçlü bir ekonomisi, içeride güçlü bir demokrasisi olması olmazsa olmaz bir şarttır. Yani bu imzaladığımız, onayladığımız anlaşmaların hepsi güzel, iyi ama bu anlaşmalardan ülkemiz için arzu ettiğimiz çıkarları elde edebilmemiz için öncelikle güçlü bir hukuk devletine ihtiyacımız var.

    “BÜYÜK BİR HAK GASPI VAR ORTADA; GASBEDİLEN, MİLLETİN İRADESİ”

    “TEK KİŞİNİN İNADI YÜZÜNDEN TÜRKİYE AVRUPA KONSEYİ’NDE YAPTIRIM UYGULANACAK ÜLKE KONUMUNA GELDİ”

    “KENDİ ÇIKARDIĞIMIZ KANUNUNU UYGULAYAMIYORSAK BUNUN ADI HUKUK DEVLETİ OLUR MU”

    “NERESİNDEN BAKARSANIZ ÜST ÜSTE HUKUKSUZLUK”

    “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE, TOPLUMSAL MUHALEFETE BİR GÖZDAĞI OPERASYONU YAPILMAKTA”

    Yanardağ neden cezaevinde? Kendisi de biliyor, herkes görüyor ki saray iktidarı böyle istedi. Gizli planlarını açık eden, halkın gerçekleri görmesini sağlayan gazetecileri baskı, korku ve gözdağıyla engellemek istiyorlar. Hedef sadece Yanardağ değil, ya ne? Ulusal yayın yapan Tele1’in önce karartılmasını, sonra da lisans iptaliyle kapatılmasını istiyorlar. Bugün Merdan Yanardağ zindanda, yarın RTÜK Tele1’e ceza için toplanacak. Tele1 karartılınca, Tele1 kapatılınca ne olacak? Diğer televizyonlara, gazetelere korku salınacak; korku salınsın, sindirilsin ki bu iktidarın yolsuzlukları, kirli pazarlıkları bilinmesin, konuşulmasın isteniyor. Bir gazetecinin susması, bir kanalın kapatılması 85 milyon olarak hepimizin basın özgürlüğünün, hepimizin özgürlüğünün elinden alınması demektir. Merdan Yanardağ gazetecidir, yeri cezaevi değil, haber yaptığı, yorum yaptığı televizyon kanalıdır. Buradan RTÜK’e de çağrı yapmak, görevini hatırlatmak istiyoruz: RTÜK’ün görevi nedir? Her şeyden önce Anayasa tarafından güvence altına alınan basın özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün korunmasıdır. Ama şimdi Merdan Yanardağ ve Tele1 üzerinden basın özgürlüğüne, toplumsal muhalefete bir gözdağı operasyonu yapılmakta. RTÜK’e çağrıda bulunuyoruz: Sarayın bu operasyonuna alet olmayın, Türkiye’ye kanal kapatma ayıbını yaşatmayın. Ama ‘Yok, biz sarayın gölgesinde hukuksuzluğu sürdüreceğiz’ diyorsanız, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak halkın haber alma hakkı için mücadelemizi sürdüreceğiz. Gazetecilerin özgürce mesleğini yapabildiği, ifade ve basın özgürlüğünün korunduğu demokratik bir ülke mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Halkın haber alma hakkı için yayın yapan televizyonları karartarak; gazetecileri, milletvekillerini, siyasetçileri, avukatları, hak savunucularını zindanda tutarak ülkemizin demokrasisi düzelmez, itibarımız düzelmez, ekonomimiz hiç düzelmez. Eğer gerçekten ‘kucaklaşma’ diyorsak işte, ilk önce milletin vekili Can Atalay’ı, gazeteci Merdan Yanardağ’ı ve düşüncesi nedeniyle haksız, hukuksuz zindanlarda rehin tutulan tüm siyasi tutukluları adalete ve özgürlüklerine kavuşturarak başlamalıyız.”

  • CHP, MERDAN YANARDAĞ İÇİN MİLLETVEKİLİ HEYETİ GÖREVLENDİRDİ

    CHP, MERDAN YANARDAĞ İÇİN MİLLETVEKİLİ HEYETİ GÖREVLENDİRDİ

    CHP, Tele 1 Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ hakkında yürüyen hukuki süreci yakından takip etmek ve gerekli girişimlerde bulunmak üzere bir milletvekili heyeti görevlendirildiğini açıkladı. Heyet; Aydın Milletvekili Evrim Karakoz, Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ve İstanbul Milletvekili Kadri Enis Berberoğlu’ndan oluşuyor.

    CHP, bir programdaki ifadeleri nedeniyle tutuklanan Tele 1 Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ hakkında yürüyen hukuki süreci yakından takip etmek ve gerekli girişimlerde bulunmak üzere bir milletvekili heyeti görevlendirildiğini açıkladı. Aydın Milletvekili Evrim Karakoz, Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ve İstanbul Milletvekili Kadri Enis Berberoğlu’ndan oluşan heyet, Yanardağ’ı ziyaret etmek için Adalet Bakanlığı’na başvuru yaptı. CHP Grup Başkanlığı’ndan konuyla ilgili yapılan açıklama şöyle:

    “Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, Tele 1 Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın bir programdaki ifadeleri nedeniyle başlatılan linç kampanyasının ardından tutuklanması ve hakkında yürüyen hukuki süreci yakından takip etmek ve gerekli girişimlerde bulunmak üzere bir milletvekili heyeti görevlendirmiştir.

    Aydın Milletvekili Evrim Karakoz, Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ve İstanbul Milletvekili Kadri Enis Berberoğlu’ndan oluşan heyet, Merdan Yanardağ’ı ziyaret etmek amacıyla Adalet Bakanlığı’na gerekli başvuruyu yapmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi Heyeti, Adalet Bakanlığı’ndan gelecek yanıtın ardından Merdan Yanardağ’ı cezaevinde ziyaret ederek, çalışmalarına başlayacaktır.”