Etiket: TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu

  • Kredi kartlarından alacağı savunma payı yoğun tepkiler üzerine paketten çıktı

    Kredi kartlarından alacağı savunma payı yoğun tepkiler üzerine paketten çıktı

    100 bin TL ve üzeri limitli kredi kartlarından katılım payı alınmasını öngören teklif geri çekildi. AKP’li Güler, talimatın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verildiğini söyledi.

    İktidar, limiti 100 bin lira ve üzerinde olan kredi kartlarından 750 lira katılım payı alınmasını öngören düzenlemenin de içerisinde yer aldığı “vergi torbasını” yoğun tepkiler üzerine komisyonda geri çekti. Teklif dün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, görüşmelerin başında usul üzerine söz aldı. Türeli, yasaların “torba sistematiği” içinde görüşülmesinin yanlış olduğunu vurguladı. Bu şekilde yasaların ne getirdiğinin tam olarak anlaşılamadığını dile getiren Türeli, Meclis’in de verimli çalışamadığını kaydetti. Tali komisyonların da çalışmadığına dikkat çeken Türeli, “vergi torbasının” öncelikle alt komisyonda ele alınması gerektiğini vurguladı. Türeli, iktidarın “yeni vergi gelmeyecek” dediğini, bu teklif ile “katılma payları” adı altında vergi getirildiğini kaydetti. cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin yasamayı etkisiz kıldığını dile getiren Türeli, tali komisyonlar olan iki komisyondan düzenlemenin o komisyonlarda görüşülemeyeceğine ilişkin yazı gönderildiğine dikkat çekti.

    İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, “savunma” adı altında vergi paketi getirildiğini söyledi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yeni vergi olmayacağını açıkladığını anımsatan Usta, “Şimdi gözümüzün içine baka baka yeni vergi getiriyorlar” dedi. Teklifin savunma ile ilgiliyse öncelikle Savunma Komisyonu’nda görüşülmesi gerektiğini dile getiren Usta, düzenleme ile yurttaşa “adaletsiz vergiler” getirildiğini söyledi. Usta, yanlış olan düzenlemenin anayasaya da aykırı olduğunu vurguladı.

    AKP milletvekilleri ise düzenlemenin vergi paketi olmadığını, savunma sanayisi için “katılım payı” alınacağını savundu. Komisyonda zaman zaman tartışmalar da yaşandı. CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, AKP’lilere “Bir koyundan iki deri çıkarıyorsunuz, utanın be utanın” diye seslendi. Bu arada iktidar, CHP’nin teklifin öncelikle alt komisyonda görüşülmesi önerisini de reddetti.

    SÜRPRİZ GELİŞME

    Komisyonda teklifin geneli üzerindeki görüşmeler devam ederken sürpriz bir gelişme yaşandı. Komisyon başkanı AKP’li Mehmet Muş, muhalefet partilerinin komisyon sözcülerinin yanına gitti. Bir süre görüştü. Sonra yerine döndü. Komisyon Başkanı Mehmet Muş daha sonra görüşmelerin sona erdiğini belirterek, toplantıyı sonlandırdı. Muş, gazetecilere teklifin bütçeden sonra geleceğini söyledi.

    AKP Grup Başkanı Abdullah Güler de “Teklife yönelik vatandaşın eleştirileri oldu. Teklifimizi bütçe sonrası tekrar değerlendireceğiz” dedi. Ancak teklifin yeniden gelip gelmeyeceği net değil. Üzerinde değişiklikler olabileceği belirtiliyor. Tepki çeken maddelerde düzeltmeler yapılabileceği konuşuluyor. Bu haliyle teklifin yasa yapma mantığına ters olduğu, vergi uygulamalarına da aykırılık oluşturduğuna dikkat çekiliyor. Kredi ve borç üzerinden vergi alınamayacağına dikkat çekiliyor.

    Güler, teklifin geri çekilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir talebi olup olmadığı sorusuna, “Sayın Cumhurbaşkanımız yeniden detaylı, titiz bir inceleme yapılması hususunu bize talimatlandırmıştır” yanıtını verdi

  • Kripto varlıklara ilişkin düzenlemeler içeren kanun teklifi, TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi

    Kripto varlıklara ilişkin düzenlemeler içeren kanun teklifi, TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi

    Kripto varlıklara ilişkin düzenlemeler içeren Sermaye Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Teklif, izinsiz faaliyette bulunanlara hapis cezası getiriyor.

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, kripto varlıklara ilişkin düzenlemeler içeren Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerindeki görüşmeler tamamlanarak kabul edildi.

    Teklifin tümü üzerinde söz alan milletvekilleri, düzenlemenin geciktiğini dile getirdi. CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, kanun teklifini olumlu karşıladıklarını ancak gecikmiş bir düzenleme olduğunu belirterek, diğer yabancı ülkelerdeki gibi Blockchain Strateji Belgesi’nin hazırlanması gerektiğini söyledi.

    Türeli, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na “Bu alanın vergilendirilmesi konusunda bakanlığın düşüncesi nedir?”, Merkez Bankası’na “Kripto parayı ödemelerde kullanacak mıyız?”, MASAK’a ise “Şu ana kadar şüpheli işlem bildirimi sonucunda ilave bir işlem yapıldı mı” sorularını yöneltti.

    DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, “Şimdi, bu gri listeye alınma meselesini de hatırlatmak istiyorum, Sayın Muş da yanlış hatırlamıyorsam o sıralarda bizimle beraberdi. Lütfi Elvan bir gün alelacele Meclis’e geldi, yıl sonuna geliyoruz yani ‘Çok önemli bir yasa
    çıkarmamız lazım.’ Nereye? FATF için filan sunum yaptı, teşekkür ettik. Alelacele o yasayı çıkardık fakat ne oldu? Aradan birkaç ay geçti, FATF Başkanı bir mektup gönderdi ve dedi ki, ‘Siz bizim istediklerimizi yapmadınız ki eksik bıraktınız, başka şeyler yaptınız’. Dolayısıyla Türkiye bu şekilde gri listeye girdi, bunu unutmayalım. Yani bu iktidarın yaptığı yanlışlar yüzünden gri listeye girildi, şimdi tabi çıkılması gerekiyor. Dolayısıyla eksik neyse yapılmalı, buna bir itiraz yok ama hani bu duruma neden gelindiğini de mutlaka düşünmemiz gerekiyor… IŞİD gibi bağlantılı örgütlerle para transferleriyle bağlantılı olduğu için gri listeden çıkarıldı. Devlet kurumları da biliyor bunu. 6,5 yıl neden engellenmedi bu.”

    “Bir bitcoin’in üretim maliyeti 20 bin dolar”

    İYİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, “Hiç bir yerde değinilmedi, ben sizlerin dikkatini biraz bana çekmek için bir soru sormak istiyorum. Biz sanki bir kripto varlığın üretilmesini bedava görüyoruz. Mesela, ben size sorayım, bir bitcoini üretmek ne kadar acaba biliyor musunuz? Bir bitcoinin üretim maliyetini biliyor musunuz? 20 bin dolar. Daha ucuz kripto varlıklar var, daha pahalıları var, var güvenirliğine göre. Dolayısıyla, bir kripto varlığı Türkiye’de ürettiğimiz zaman 20 bin dolarlık bir elektrik maliyetine katlanıyoruz biz. Peki, bunu ürettikten sonra, bu maliyete katlandıktan sonra ülke olarak bunu üreten kişi bu kripto varlığı 50 -60 bin dolara satabiliyor. Öyle değil mi? Belki ileride daha da fazlaya satacak. O yüzden burada iki tane problem var. Biz gerçekten bu kripto varlık piyasasının ileride genişlemesini istiyorsak ilk önce bu üretmeye yasal bir mevzuat getirmemiz lazım” dedi.

    “Kripto varlık sisteminin 3 tane firma kontrol ediyor”

    Gelecek Partisi İstanbul Milletvekili Selim Temurci, “Etki analizinde platform isimleri verilmiş. 10 platform var ve burada 7 milyar dolar işlem hacmi olan bu kripto varlık sisteminin 3 tane firma neredeyse yüzde 98’ini kontrol ediyor yani burada çok ciddi bir oligopol piyasa var” diye konuştu.

    CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, “Maalesef, artık öyle bir düzen yaratıldı ki muhafazakâr, inançlı, genç düzen yaratılmaya çalışılırken kısa yoldan zenginleşmeye çalışan, koko partilerine katılan, 20 yaşında, 25 yaşında lüks araçlara binen, lüks saat takan, böyle yani geliriyle ters orantılı zenginleşen bir gençlikle ve kirli bir gençlikle maalesef karşı karşıyayız. Kimse memur olmak istemiyor, kimse esnaf olmak istemiyor, insanlar kısa yoldan zenginleşmeye çalışıyor. Yani, mutlaka bunların da araştırılması lazım.

    “Çeşitli suç örgütlerinin kripto bağış topladığı da ortada”

    SPK’deki arkadaşlar da, buradaki arkadaşlar da daha iyi bilir, bu konuda IŞİD’in, El Kaide’nin, çeşitli suç örgütlerinin kripto bağış topladığı da ortada. İnşallah o da Türkiye’de çıkmaz. Bunların sıkıca takip edilmesi lazım” diye konuştu.

    DEM Parti Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ, Türkiye’nin gri listeden çıkmasına ilişkin “Biz FATF’a 1991 tarihin de üye olmuşuz. FATF, üye ve olmayan ülkelerin kara para aklama ve terörizmin finansmanı konusunda gerekli önlemleri alıp almadıklarını değerlendirmeye tabi tutan bir kuruluş. Şimdi, bu yasa getirildiğinde de Sayın Bakan’ın da açıklaması var işte, bu gri listeden çıkma meselesi… Tabi, bunun sadece bu kripto para yasasıyla mı sağlanacağı meselesinde buna dair 40 tane tavsiye olduğu söyleniyor ve standart belirlenmiş ve bu standartlar esas alınarak aslında süreç işletilmiş, sanırım son aşaması da bu kripto para piyasasına getirilen düzenleme olacak” dedi.

    “FATF, El Kaide, IŞİD gibi terörist grupların edindikleri fonları konusunda Türkiye’yi eleştiriyor”

    Bozdağ, FATF’ın “El Kaide, IŞİD gibi terörist gruplar ve diğer kara para aklayıcıların yasa dışı olarak edindikleri fonları Türk emlak piyasasına aktarmaları, orada aklanan parayı ise emlak sektöründen başka sektörlere entegre etmeleri” konusunda Türkiye’yi eleştirdiğini belirtti.

    “Yasayı takip eden süreçte tabii ki peyder pey yeni düzenlemeler gelecektir”

    Milletvekillerinin konuşmalarının ardından soru- yanıt bölümüne geçildi. AKP Ankara Milletvekili Ömer İleri, sorulara şu yanıtları verdi:

    “Blok zincir çok önemli. Blok zincir sadece bir veri depolama teknolojisi olmakla kalmayacak gibi gözüküyor… Türkiye olarak yakinen takip etmekle kalmayıp liderlik rollerini almamız gereken bir alandır diye düşünüyoruz. Her şeyden önce bu yasa teklifi, blok zinciri teknolojileriyle dolaylı olarak ilgili ama doğrudan Türkiye’de blok zinciri teknolojilerini şekillendirecek bir yasa teklifi değil. Bu yasa teklifi kripto evreni tümüyle regüle edecek bir yasa teklifi değil, kapsamı da öyle konulmuyor zaten. Bu yasa bir başlangıçta biri caizse ve bu yasayı takip eden süreçte tabii ki peyderpey yeni düzenlemeler gelecektir. ”

    “Vergiyle ilgili gelişmeler ilerleyen süreçlerde gündeme gelecektir”

    Vergi, malumunuz, bu teklifin bir konusu değil yani teknik olarak bu durum böyle. Vergiyle ilgili ilerleyen süreçlerdeki gelişmeler zaten gündeme gelecektir ama Türkiye’nin bu anlamda ‘Vergi cenneti olacağız’ söylemi de tam olarak doğru değil. Çünkü yabancı ülke vatandaşları da biliyorsunuz, kendi ülkelerinde vergi uygulamalarına tabiler ve Türkiye’de alacakları kazançlar da buralara tabi olacak.”

    Teklifle getirilen düzenlemeler şöyle:

    “Sermaye Piyasası Kanunu’nda değişiklik yapan teklifle, kripto varlık hizmet sağlayıcılar, kripto varlık platformlarının faaliyetleri, kripto varlıkların saklanması, Türkiye’de yerleşik kişilerin kripto varlık platformları nezdinde yapabileceği kripto varlık alım satım ve transfer işlemleri düzenleniyor.

    Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kuruluşu ve faaliyet gösterebilmeleri Sermaye Piyasası Kurulunun iznine tabi tutuluyor.

    İzinsiz faaliyette bulunanlara hapis cezası getiriliyor.

    Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının faaliyetleri sırasında uymaları gereken ilke ve esasların çıkarılacak ikincil düzenlemelerle Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenmesi öngörülüyor.

    Kripto varlık hizmet sağlayıcıların denetiminin başta TÜBİTAK olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşlarından teknik destek alınarak SPK tarafından yapılması esası getiriliyor.

    Kripto hizmet sağlayıcıları hukuka aykırı faaliyetleri, bilgi güvenliği ihlali gibi durumlardan sorumlu tutuluyor. Bu tür durumlardan yönetim kurulu üyelerinin de sorumlu tutulması ve zimmet hükümlerine tabi olmaları öngörülüyor.

    Mevcut kripto varlık hizmet sağlayıcılarının, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 1 ay içinde SPK’ya başvurarak faaliyet izni almaları öngörülüyor.

    Yurt dışındaki kripto firmalarına, 3 ay içinde Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyetlerini bitirmezlerse, ‘izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti’ kapsamına alınmaları esası getiriliyor.

    Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 3 ay içinde, kripto hizmeti veren ATM’lerin kapatılması öngörülüyor.

    Teklifin en olumsuz yanı ise Sermaye Piyasası Kurulu’na da mahkeme kararı olmadan doğrudan internetten ‘içeriğin kaldırılması ve erişim engeli getirilmesi’ yetkisi verilmesi oluşturuyor.

    SPK şimdiye kadar sadece internetten izinsiz sermaye piyasası aracılığı faaliyeti yapılması halinde yurt içindeyse mahkemeye başvurarak erişimin engellenmesi kararı aldırıyordu. Yurt dışından internet aracılığıyla yapılan izinsiz faaliyetlerle ilgili erişimin engellenmesini de BTK’dan istiyordu.

    Getirilen düzenlemeyle, SPK’ya hem izinsiz sermaye piyasası faaliyeti hem de piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı nedenleriyle doğrudan içeriğin kaldırılması ve erişim engeli kararı alma yetkisi getiriliyor.”

  • “VERİLEN YOLCU GEÇİŞ GARANTİLERİ, HAVAALANLARINDA UÇUŞ GARANTİLERİ HEPSİ DE DÖVİZ CİNSİNDEN. BÖYLE BİR MODEL OLAMAZ. BU BİR KARA DELİK. BÜTÜN TÜRKİYE’NİN KAYNAKLARINI YUTUYOR”

    “VERİLEN YOLCU GEÇİŞ GARANTİLERİ, HAVAALANLARINDA UÇUŞ GARANTİLERİ HEPSİ DE DÖVİZ CİNSİNDEN. BÖYLE BİR MODEL OLAMAZ. BU BİR KARA DELİK. BÜTÜN TÜRKİYE’NİN KAYNAKLARINI YUTUYOR”

    CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde, “Kamu özel iş birliği modeli; her zaman bunun hesabı kitabı doğru yapılıyor mu diye sorduk. Ne yazık ki yapılmış hesap yok. Verilen yolcu geçiş garantileri, havaalanlarında uçuş garantileri hepsi de döviz cinsinden. Böyle bir model olamaz. Bu bir kara delik. Bütün Türkiye’nin kaynaklarını yutuyor. 20 yıl sonra rantabl hale gelecek bir yatırımı bugün yapmak anlamlı değil. Çünkü Türkiye kaynak sıkıntısı çeken bir ülke, her sene cari işlemler açığı veren bir ülke, bunu borçlanmayla karşılayan bir ülke. 2002 yılında AKP iktidarı hükümet etmeye başladıkları zaman Türkiye’nin toplam dış borcu 131 milyar dolardı, şu anda 476 milyar dolar. Üretimi artıramadığınız zaman, teknoloji yoğunluğunu artıramadığınız zaman, yüksek katma değerli üretim yapısına geçmediğiniz zaman ne yazık ki bu olmaz” dedi.

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve bağlı kuruluşların 2024 yılı bütçe teklifi, kesin hesap ve Sayıştay raporları görüşülüyor. Komisyonda söz alan Plan ve Bütçe Komisyonu CHP Grup Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, şunları söyledi:

    “DEMİRYOLU AĞI VE VERİMLİLİĞİ SON DERECE DÜŞÜK”

    “9. Kalkınma Planı’ndan itibaren hepsinde aynı ifadeler var. Ulaştırmada dengesiz bir yapının olduğu, ulaştırma tipleri ve türleri arasında kara yolu lehine olan bir ağırlığın olduğu bu anlamda demir yollarının ve deniz yollarının geliştirilmesi gerektiği. Fakat ne yazık ki bu gerçekleşmemiş. Bütün yatırımlar büyük ölçüde kara yoluna sevk edilmiş. Demir yolunun yük taşımacılığında stratejik olduğu ve geliştirilmesi gerektiği söylenmiş. Yük taşımacılığında kara yolunun payı 2002 yılında yüzde 89,3’müş, 2021 yılında yüzde 89,4 yani artış yok yerinde sayıyor. Demir yolu açısından yüzde 4,3’müş 0,3 puan artmış 4,6 olmuş. Yolcu taşımacılığında 2002’de kara yolunun ağırlığı yüzde 96,1’miş 2021’de azıcık azalmış 92,7 olmuş. Demir yolu yüzde 2,3’müş 1,6’ya düşmüş. Bakıldığında hiçbir gelişme yok. Demir yolu ağı ve verimliliği son derece düşük.

    “20 YIL SONRA RANTABL HALE GELECEK BİR YATIRIMI BUGÜN YAPMAK ANLAMLI DEĞİL”

    Kamu özel iş birliği modeli; her zaman bunun hesabı kitabı doğru yapılıyor mu diye sorduk. Ne yazık ki yapılmış hesap yok. Verilen yolcu geçiş garantileri, havaalanlarında uçuş garantileri hepsi de döviz cinsinden, böyle bir model olamaz. Bu bir kara delik. Bütün Türkiye’nin kaynaklarını yutuyor. 20 yıl sonra rantabl hale gelecek bir yatırımı bugün yapmak anlamlı değil. Çünkü Türkiye kaynak sıkıntısı çeken bir ülke, her sene cari işlemler açığı veren bir ülke, bunu borçlanmayla karşılayan bir ülke. 2002 yılında AKP iktidarı hükümet etmeye başladıkları zaman Türkiye’nin toplam dış borcu 131 milyar dolardı, şu anda 476 milyar dolar. Üretimi artıramadığınız zaman, teknoloji yoğunluğunu artıramadığınız, yüksek katma değerli üretim yapısına geçmediğiniz zaman ne yazık ki bu olmaz. Ulaştırma ve kara yollarına verilecek 2024 yılındaki garantiler 79 milyar lira. 2025 yılında 143 milyar lira, 2026 yılında 171 milyar lira. Büyük paralar bunlar.

    “KANAL İSTANBUL’UN HİÇBİR RASYONELİ YOK”

    Kanal İstanbul’un hiçbir rasyoneli yok. Boğazın gemi trafiğini taşımakta yetersiz olduğu tezi doğru değil. 2006 yılında boğazdan geçen gemi sayısı 56 bin 606, 2022 yılında 35 bin 146, 20 bin azalmış. Özellikle Rusya ciddi anlamda taşımacılıkla ilgili faaliyetlerini yukarıya doğru taşıyor. Gemi kazası yok. 2005 sonrasında boğazda ölümlü kaza yok. Yılda yaklaşık 20 kaza oluyor, onlar da ya seyir hataları ya da dümen kilitlenmesi gibi hatalardan kaynaklanıyor. Doğa boğaz yapmış, boğazın uzunluğu 30 kilometre, yapılacak olan kanal 45 kilometre. Boğazın en dar yeri 698 metre, yapılacak kanalın genişliği 250-300 metre arası. Boğazın derinliği ortalama 60-80 metre, yapılacak kanalın derinliği 21 metre. Oradan geçerken bir geminin dümeni kilitlense, yan yatsa boğaz kapanır. Kanal hem daha uzun hem daha dar hem daha sığı bir de Montrö Anlaşması var. Barış zamanında hiçbir şekilde engelleme yetkiniz yok. İstanbul’u 3’e bölüyoruz, kanal inşaatı yapıyoruz. Hafriyat giderleri var, 8 tane köprü yapılacak. Kanal İstanbul’un geçtiği alanın yüzde 50’si tarımsal alan, yüzde 20’si çayır, orman, mera. İstanbul’un iki tane önemli su havzası yok oluyor. Vatandaşın rızası yok. Kanal İstanbul yanlış bir proje, lütfen bundan vazgeçin. ‘Biz yaptık, oldu.’ Böyle bir şey yok. Kentte yaşayan insanların ne düşündüğüne bakacaksınız.”

  • Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu’ndan ‘Yap-İşlet-Devret’ savunması: Parası olan otoyoldan gider

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu’ndan ‘Yap-İşlet-Devret’ savunması: Parası olan otoyoldan gider

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Yap-işlet-devret modeline getirilen eleştirilere yanıt veren Uraloğlu, “En çok eleştirilen yap-işlet-devret modeli, biz öyle imkan bulduk öyle yaptık. Yarın farklı imkan bulduğumuzda öyle de yapacağız” dedi. Vatandaşların paralı yolları kullanamadığı eleştirilerine de yanıt veren Uraloğlu, “Parası olan otoyoldan gider. Mevcut devlet yolu rahatlamış olur parası olmayan da oradan rahat rahat gider” diye konuştu.

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve bağlı kuruluşların 2024 yılı bütçe teklifi, kesin hesap ve Sayıştay raporu görüşmeleri tamamlandı.

    Görüşmelerin ardından milletvekillerinin görüş eleştiri ve sorulara yanıt veren Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, şunları söyledi:

    “PARASI OLAN OTOYOLDAN GİDER”

    “Kamu özel iş birliği projeleri konusunda; Her türlü ulaşım yapısı ama daha çok karayolunda kullandık. Öncelikle bir talebi tespit edersiniz sonra o taleple ilgili hangi yöntemle yapabileceğinizi konuşursunuz. Finansmanından, ihale yöntemine kadar bunu konuşursunuz. Bütün sayıları alırsınız hızından, araç cinsine, yüküne kadar alırsınız. Sonra oradaki potansiyeli, ekonomik gelişmeyi dikkate alırsınız. Belli aşamalara göre oradaki istatistikleri tutarsınız. Ona göre de bunu ülkenin içinde bulunduğu bütçe imkanları, kaynaklara göre hangi yöntemle yapmanız gerektiğine karar verirsiniz. Bunlardan bir tanesi; milli bütçeyle yapmaktır, bir tanesi; dış krediyle yapmaktır, bir tanesi de; kamu özel iş birliği yöntemiyle yapmaktır. Burada en çok eleştirilen yap-işlet-devret modeli, biz öyle imkan bulduk öyle yaptık. Yarın farklı imkan bulduğumuzda öyle de yapacağız. Parası olan otoyoldan gider. Mevcut devlet yolu rahatlamış olur parası olmayan da oradan rahat rahat gider.

    “HAYDARPAŞA GARI İLE İLGİLİ ORANIN BİRİLERİNE SATILMASI DEVREDİLMESİ GÜNDEMİMİZDE YOK”

    Haydarpaşa Garı ile ilgili oranın birilerine satılması devredilmesi gündemimizde yok. Turizm Bakanımıza devrediyoruz. Orada tam bir turistik destinasyonla İstanbul’a ve ülkemize orayı kazandıracağız, asli görevini de yürütmeye devam edecek. Sabiha Hökçen Havalimanındaki 2’nci pist bitti. Bugünlerde Sayın Cumhurbaşkanımızın müsait olduğu bir programla resmi açılışını yapacağız. Sabiha Gökçen’deki tek pistteki günlük uçuş 700. Bugün itibarıyla da yıllık 36 milyon yolcuya hizmet etmeye başlamıştır. Sayıştay raporlarıyla ilgili; sayıştay raporlarının nihai halinin neye geldiğinden bakmak lazım. Sorgunun gereğini yapmışsak o kapanmış demektir.

    “İSTANBUL DEPREMİYLE İLGİLİ ALMAMIZ GEREKEN BÜTÜN ÖNLEMLERİ ALDIK”

    Deprem bölgesinde ulaştırma yapılarında bir Malatya- Adıyaman arasındaki demiryolu hattı ve Hatay Havalimanı dışında ciddi bir aksaklığımız olmadı. Bu yapılar gereken performansı göstermiştir. İstanbul depremiyle ilgili almamız gereken bütün önlemleri aldık. Viyadüklerdeki, yollardaki her türlü önlemin almasına kadar, bu anlamda bir problem ve riskimiz yok. Tüvtürk’teki muayene bedellerinin yüksekliği sözleşme gereği her yıl güncellenmektedir. Buna yapabileceğimiz bir şey yoktur. Demiryollarını özelleştirmiyoruz, daha pratik olması için nasıl özerkleştiririz diye gayret ediyoruz.”

  • İÇİŞLERİ BAKANI YERLİKAYA: “CUMARTESİ ANNELERİ İLE İLGİLİ BİZ İYİ NİYETLİYİZ, ONLAR DA ZATEN MAĞDUR…BU OLAYI EN GÜZEL ŞEKİLDE ÇÖZECEĞİZ”

    İÇİŞLERİ BAKANI YERLİKAYA: “CUMARTESİ ANNELERİ İLE İLGİLİ BİZ İYİ NİYETLİYİZ, ONLAR DA ZATEN MAĞDUR…BU OLAYI EN GÜZEL ŞEKİLDE ÇÖZECEĞİZ”

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlığının 2024 yılı bütçe görüşmelerinde kayıp yakınları için her hafta Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri ile ilgili “Cumartesi Anneleri ile ilgili biz iyi niyetliyiz, onlar da zaten mağdur. Sayın Cumhurbaşkanımız da kabullerinde aynı şeyi söylemişti. O zamanki sözünden hareketle bu olayı suhuletle, en güzel şekilde çözeceğiz” dedi.

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda İçişleri Bakanlığı’nın 2024 yılı bütçesi görüşüldü. Bakan Ali Yerlikaya, milletvekillerinin bütçesiyle ilgili sorularını ve eleştirilerini yanıtladı. Bakan Yerlikaya, suç işleyen devlet memurlarıyla ilgili yöneltilen bir soruya, “2017’den 2023’e polis, jandarma, sahil güvenlik. meslekten ihraç 6 bin 591. Devlet memurluğundan ihraç 2 bin 528. Toplamda ihraç sayısı 9 bin 119” yanıtını verdi.

    Yerlikaya, 2023 yılının ilk 10 ayında Afganistanlı 28 bin 734 kişinin ülkesine dönmesinin sağlandığını aktararak, “Ayrıca önümüzdeki hafta 1788 Afgan vatandaşı daha deport edilecektir” diye ekledi.

    Yerlikaya, soruşturma izni verilen belediler hakkındaki soru üzerine de şunları söyledi:

    “Soruşturma onay sayısı, 2019 seçimlerinden bu yana AK Parti 1055 yüzde 33,3; CHP 1342, MHP 295, İYİ Parti 40, HDP 155, diğer 381. Toplam 3 bin 262 soruşturmaya onay verilmiş. Soruşturmaya izin verilmesi rakamları, AK Parti 231, CHP 264, MHP 91, İYİ Parti 12, HDP 95, diğer 30.”

    Yerlikaya, Türkiye’de vatandaşlık kazanan Suriyeli sayısıyla ilgili olarak da “2023 Kasım itibarıyla Türk vatandaşlığı kazanan Suriye uyruklu yabancı sayısı 237 bin 995. 18 yaşından büyük olan sayısı 156 bin 987” bilgisini verdi.

    BİREYSEL SİLAHLANMAYA KARŞI YASA HAZIRLIĞIMIZ VAR”

    Yerlikaya, bireysel silahlanmaya karşı yasa taslağı hazırlığında olduklarını belirterek, “1 Ocak 2023- 31 Ekim 2023 tarihleri arasında 51 bin 914 ruhsatsız silah ele geçirildi. Bununla ilgili, ruhsatsız silahla ilgili cezayı gözden geçirmemiz lazım. Bununla ilgili bir hazırlığımız var. Başkanvekillerimiz ve başkanımız burada, mutlaka ama mutlaka yakın zaman içerisinde önerimiz ile beraber geleceğiz” diye konuştu.

    CUMARTESİ ANNELERİ İLE İLGİLİ BİZ İYİ NİYETLİYİZ”

    Yerlikaya, Cumartesi Anneleriyle ilgili soruyu ise şöyle yanıtladı:

    “Arkadaşlarımdan İstanbul Valimize, İstanbul Emniyet Müdürümüze de talimat verdim. Cumartesi Anneleriyle ilgili konuyu yakından inceledik. Bizzat Bakan Yardımcımız Hikaye bu konuyla ilgili araştırma yaptı. Gelinen noktada şey şu, bu annelerin, bu Galatasaray’ın önünde tam İstiklal Caddesi’nin girişinde olan yerle ilgili değil. Alternatif bizim yedi, sekiz, on kaç tane önerimiz varsa onları, onların temsilcileriyle geçen hafta bir araya gelerek istişare ettiler. Tekrar bir araya gelecekler bu hafta. Ve bu hafta da her an gözaltı olmadığını da biliyoruz arkadaşlar. Görüşüyoruz. Bakın. Bu bir anayasal özgürlük. Ama bizim İstiklal Caddesi gibi Fransa’da Şanzeli gibi. Dünyada bunun pek çok örneği var. Bir şehirde bu minval bir kullanılmasıyla ilgili her vakitte, her yerde mutlaka ama mutlaka yapılır diye bir şeyimiz var mı, yok mu? Ben bunu sormak istiyorum. İstiklal Caddesi gibi o bin beş yüz metrelik uzunluk ve 13 Kasım’da menfur bir terör saldırısı oluyor. Bir buçuk milyon insanın geçtiği ve 13 Kasım’dan çok önce biz o zaman dedik ki buralarda eğer bu İstiklal Caddesi’nde bu işte üç tonluk, yedi tonluk, bu güzel görsel görünüyor ama öyle bir debi var ki orada ben 4 sene valilik yaptım. On dakika değil bir dakika ayakta dursanız siz durduğunuz zaman iyi yerde durmadığınız zaman arkadan gelen size çarpıyor. Böyle bir debi var. Yani İstanbul’a gelen 16 milyon, 14 milyon turistin yüzde 60’ı o caddede bir türlü yürüyor. Böyle bir Böyle bir caddemiz var. Bunu da diyor. Ama şimdi ne hikmetse herkes diyor ki ben orada yapacağım. Ben orada yapacağım. Bir herkesin de var. Ya arkadaşım orada insanlar yürümekte zorlanıyor ya. Cumartesi annelerinizi kastetmiyorum herkesi…Bben burada yapacağım. Ve bunu sosyal medyada emri vaki yapıyor…. Cumartesi Anneleri ile ilgili biz iyi niyetliyiz, onlar da zaten mağdur. Sayın Cumhurbaşkanımız da kabullerine aynı şeyi söylemişti. O zamanki sözünden hareketle bu olayı suhuletle, en güzel şekilde çözeceğiz.”