Etiket: suikast

  • ‘Şapkalılar’ çetesinin, ünlü rapçi Blok3’e suikast hazırlığı…

    ‘Şapkalılar’ çetesinin, ünlü rapçi Blok3’e suikast hazırlığı…

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın organize suç örgütlerine yönelik yürüttüğü soruşturmada, rapçi Blok3 sahne adıyla tanınan Hakan Aydın‘a yönelik suikast hazırlığı yapıldığı iddiası soruşturma dosyasına girdi.

    Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilere ait olduğu öne sürülen ifadeler, ele geçirilen silahlar ve dijital materyaller incelemeye alındı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun yürüttüğü soruşturmada, “Şapkalılar” olarak anılan organize suç örgütünün hedefinde Hakan Aydın’ın bulunduğu öne sürüldü. Dosyadaki ifade tutanaklarında, saldırının organize şekilde planlandığı iddia edildi.

    Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre, saldırıda kullanılacağı değerlendirilen silahların temini ve finansmanının örgüt yöneticileri tarafından sağlandığı öne sürülürken, V.R.A. isimli kişinin de şüpheliler arasındaki bağlantıyı sağlayan isimlerden biri olduğu iddia edildi.

    SIGNAL’DE “BLOK 3” İSİMLİ GRUP KURULMUŞ

    Gazeteci Hatice Aksu’nun haberine göre dosyada, saldırının koordinasyonu için Signal adlı mesajlaşma uygulamasında “Blok3” isimli özel bir grup kurulduğu ileri sürüldü.

    Şüphelilerin yurt dışı GSM hatları kullandığı, talimatların D.A. ile “Cesur” kod adlı kişi tarafından iletildiği, Muğla’daki hareket planının ise “Diyar” isimli kişi aracılığıyla aktarıldığı öne sürüldü.

    ÇOK SAYIDA SİLAH ELE GEÇİRİLDİ

    Soruşturma kapsamında şüphelilerin İstanbul’dan kiraladıkları araçlarla Muğla’ya gittiği, 21 Temmuz 2026’da Muğla’da sivil polis ekiplerinin “dur” ihtarına uymayarak kaçmaya çalıştıkları ve kısa süreli takibin ardından gözaltına alındıkları belirtildi.

    Operasyonda kiralık araçlarda yapılan aramalarda çok sayıda ruhsatsız tabanca, yedek şarjör ve 9×19 milimetre çapında fişek ele geçirildiği kaydedildi.

    MENAJERE SUİKAST PLANINI KABUL ETTİLER

    İfade veren şüphelilerden K.Y. ise başlangıçta menajere yönelik saldırı teklifini kabul ettiğini ancak daha sonra vazgeçtiğini öne sürdü. K.Y., Muğla’ya cinayet amacıyla gitmediklerini, polis uygulamasından kaçtığı belirtilen F. isimli kişiyi yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarmak amacıyla bölgede bulunduklarını savunarak suçlamaları reddetti.

    Dosyada ifadesi bulunan bir başka şüpheli de Signal grubunda Hakan Aydın’ın hedef gösterildiğini, kendisine “Bu işi sen yapıyorsun, sana güveniyoruz” denildiğini ve daha sonra Hakan Aydın ile menajerinin vurulmasının istendiğinin söylendiğini iddia etti.

    Soruşturma dosyasında ayrıca aynı grubun daha önce sosyal medya üzerinden Blok3’ü hedef aldığı ve sanatçının konserlerinin engelleneceğine yönelik tehdit içerikli paylaşımlar yaptığı iddiaları da yer aldı.

    7 KİŞİ TUTUKLANDI

    7 şüpheli, Emniyet’teki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin tamamı çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

    Kaynak:Cumhuriyet.com.tr

  • Timur Soykan: Cinayetten önce tetikçi yakalanmış…

    Timur Soykan: Cinayetten önce tetikçi yakalanmış…

    Avukat Serdar Öktem’i öldürmekle görevlendirilen ilk tetikçi Mayıs’ta, ikincisi ise Eylül’de yakalanmış. Çete yöneticileri ile temasa geçen Öktem, sulh sağlandığını ve ölüm tehdidinin sona erdiğini sanmış.

    Avukat Serdar Öktem’e yönelik suikast, Türkiye’de yeraltı ile yerüstünün birleştiği derin karanlığın son sahnesi oldu. İstanbul’un göbeğinde Kalaşnikoflarla işlenen cinayetin bir tarafında Sinan Ateş suikastı diğer tarafında kitleselleşen yeni nesil çeteler duruyor.

    Öktem siyasi cinayetle yeraltı dünyasının kesiştiği noktadaki önemli bir aktördü. Çocukluk yaşlarından itibaren Ülkü Ocakları’nda, MHP’de yer aldı. Hukuk fakültesini bitirdikten sonra ülkücü sokak çeteleri ve mafya gruplarının avukatlığını yaptı. Böylece suç örgütleri ile çok yakın temasta oldu.

    2013 yılında İstanbul Maltepe Gülsuyu’nda Hasan Ferit Gedik’i öldüren Doğukan Çep’in avukatıydı. 2015’te İstanbul Kadıköy’de kadınlara yönelik tacizi önlemek isteyen Eğitim Sen üyesi 31 yaşındaki öğretmen Bahadır Grammeşin’i katledenlerin avukatlığını da Serdar Öktem üslenmişti. Aynı zamanda suça karışan bazı polisler, MHP’li siyasiler onun müvekkiliydi. Ülkü Ocakları’nın hukuk birimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu. Nikâh şahitliğini Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım yapmıştı.

    ‘İŞ BİTİRİCİ AVUKAT’

    MHP’nin emniyet ve yargıdaki kadrolaşması ona pek çok kapıyı açmış ve ‘iş bitirici’ avukat olarak nam salmıştı. Artık büyük mafya gruplarının avukatı olmuştu. Sarallar’a yakın olan Ali Uzun’un, Şirinler Çetesi’nin Lideri ‘Meks’ lakaplı Mehmet Sabri Şirin’in ve çok sayıda suç örgütü yöneticisinin avukatıydı. Daltonlar suç örgütünün bazı liderlerinin avukatlığını yapmıştı. Son dönemde ise Daltonlarla düşman olan Casperlar suç örgütü ile çok yakın ilişki içindeydi. Casperlar’ın Lideri ‘Hamuş’ lakaplı İsmail Atız ile çok sık görüşüyordu.

    KİMLER KURTARDI?

    İddiaya göre; avukatlık sınırlarını çok aşarak bu suç örgütlerinin yasadışı faaliyetlerinde yer almaya başladı. 30 Aralık 2022’de eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesindeki rolü de Öktem’in siyaset ve mafya bağlantılarını ortaya koydu. Tetikçileri organize eden Doğukan Çep’in, tetikçi Eray Özyağcı’nın avukatlığını yapmıştı ve onları Sinan Ateş cinayeti için yönlendirdiği herkesin bildiği bir sırdı. Tetikçiler ile Ateş cinayetinin Ankara ayağındaki isimleri irtibatlandırmıştı. Davada tetikçiler ile eski Ülkü Ocakları Başkanı Tolgahan Demirbaş’a ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel’in arasında bulunduğu 4 sanık ise 15-18 yıl arasında hapis cezaları aldı. Suikasttaki kilit rolüne karşın davada Öktem’in dosyası ayrıldı ve 21 ay tutukluluktan sonra 2 Ekim 2024 tarihinde tahliye edildi. Öktem’in bunca delil ve irtibatına karşın ceza almamasını, cezaevinden çıkmasını sağlayan güçler karanlıkta kaldı. Hapishanede kalanlar ise Öktem gibi kurtarılmadıkları için tepkilerini dışarıya iletiyordu.

    Öktem, Ateş cinayeti davasından tahliye olduktan sonra MHP ve Ülkü Ocakları’ndan uzaklaştırılmıştı. Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım artık onunla görüşmüyordu. Bunun nedenini henüz bilmiyoruz. Ama Öktem, emniyet ve yargıdaki ilişkilerinin bir bölümünü de kaybetmişti. Eskiden ona açılan emniyet ve mahkeme kapıları kapanmıştı.

    ‘EKİBİ BEN AYARLADIM’

    Bu sırada Çep, ‘suikast işi’ni aldığı Öktem’i sürekli tehdit ederek para istiyordu. Parayı alamayınca Sincan Cezaevi’nden mahkemeye iki kez dilekçe göndererek Öktem hakkında ifade vermek istediğini, elinde deliller olduğunu anlattı. Ancak gizli eller yine devredeydi, aylarca ifadesi alınmadı.

    Öktem, yakın çevresine Çep’in susmak karşılığında kendisinden para istediğini anlatıyordu. Ateş’e yönelik saldırı için Çep ekibini ayarladığını söylemekten de çekinmiyordu. Saldırının yaralamak amacıyla yapıldığını öne sürüyordu.

    Timur Soykan’ın yazısının devamı

    Timur Soykan

    Okura not:

    Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

  • ÖZEL VE BAHÇELİ ARASINDAKİ GERGİNLİK

    ÖZEL VE BAHÇELİ ARASINDAKİ GERGİNLİK

    CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Özgür Özel’e yönelik sert sözler kullanan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’a yanıt verdi. Emir, Yalçın’ın paylaşımını alıntılayarak “Siyaset dediğin şey “şarjör”, “tabanca”, “parmak sokmak” üzerinden değil; hukuk ve nezaket üzerinden yürür. Korkarım siyasetteki kalibren, övündüğün namlu çapından da küçük” dedi.

    CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’a seslenerek “Korkarım siyasetteki kalibren, övündüğün namlu çapından da küçük” dedi.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin karşılıklı sert açıklamaları gündemdeki yerini koruyor.

    Emir, sabah saatlerinde sosyal medya hesabından Özgür Özel’e yönelik tehdit içerikli paylaşım yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’a yanıt verdi.

    Yalçın’a “Yine okurken zorlandığımız, tek nefeste yazdığını anladığımız bir paylaşımınla Genel Başkanımızı hadsizce hedef almışsın” sözleriyle seslenen Emir, “Ama belli ki “çelişkiyi sanat haline getirme” konusunda kimse eline su dökemiyor. Bir yandan “masumiyeti ispatlanmış insanlara alçakça suç isnadı” diyorsun, birkaç satır sonra iddianamesi bile yazılmamış belediye başkanlarımızı “hırsız” ilan ediyorsun” ifadelerini kullandı.

    Şişli’de geçtiğimiz gün öldürülen Serdar Öktem’i anımsatan Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Senin ülküdaşını vurmakla yargılanan arkadaşların masum da halkın oyuyla seçilmiş belediye başkanlarımız mı suçlu? Bir de açıklamanda ateşli silahlara olan ilgin dikkatimi çekti. Siyaset dediğin şey “şarjör”, “tabanca”, “parmak sokmak” üzerinden değil; hukuk ve nezaket üzerinden yürür. Korkarım siyasetteki kalibren, övündüğün namlu çapından da küçük.”

    ÖZEL VE BAHÇELİ ARASINDAKİ GERGİNLİK

    CHP’nin 1 Ekim’de TBMM açılışına katılamaması Bahçeli’nin tepkisine neden oldu. Bahçeli yeni yasama dönemin ilk grup toplantısında CHP’yi hedef alarak başladı.

    Bahçeli, “Meclis açılışına katılmamak millete saygısızlıktır. CHP yanlışı savunmayı tercih etmiştir. CHP yine baltayı taşa vurmuştur” dedi ve MHP’li avukat Serdar Öktem’in öldürülmesine ilişkin de açıklama yapmadı.

    Bahçeli, ayrıca CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar hakkında da şunları söyledi:

    “CHP’nin hesabını vermesi gereken, hatta yüzleşmesi kaçınılmaz olan korkunç nitelikli rüşvet ve yolsuzluk iddiaları vardır ve ortadadır. Özgür Bey’in savcı ve hâkimlerimizle uğraşması, her vahim iddiayı siyasileştirerek karalaması, meydan meydan dolaşarak zehir aşılaması suçluluk psikolojisinin yansımasıdır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi rüşvet ve yolsuzluğun pençesinde, eko-sistemin esareti altındadır. Yüzleşmek için özgüven, gerçekleri kabullenmek için de siyasi ahlak ve dirayet gerekmektedir. CHP’nin belediyelerde dönen gayri meşru ilişkilerin hesabını vermesi şarttır.”

    Özel ise Bahçeli’ye sert sözlerle yüklendi. Bahçeli’nin CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalara ilişkin açıklamalarına yanıt veren Özel, Sinan Ateş ve Serdar Öktem suikastlarını anımsatarak Bahçeli’nin sessiz kalmasını eleştirdi.

    Özel, “Bakın bütün Türkiye konuşuyor, birileri susuyor. Ankara’nın ortasında vurulan MHP’li, vurup da yargılananlar, mahkemede söylüyorlar; MHP’li. Azmettirenler MHP’li. Serbest bırakıldıktan hemen sonra susturulan MHP’li. Susturanlar MHP’li. Azmettirenler MHP’li. Konuşmayan bir tek sensin MHP’li. Bir tek sensin” dedi.

  • İsrail’in Katar’da Hamas liderlerine suikast girişimi petrol fiyatları arttırdı

    İsrail’in Katar’da Hamas liderlerine suikast girişimi petrol fiyatları arttırdı

    İsrail’in Katar’da Hamas liderlerine suikast girişiminden sonra petrol fiyatları arttı.

    Dün (9 Eylül) İsrail Katar’ın başkenti Doha’da Hamas liderlerine saldırmıştı.

    Resim

    Al Arabiya’ya göre Hamas heyeti, Doha’da ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması teklifinin görüşüyordu. İddiaya göre toplantıda Hamas lideri Halid Meşal de vardı.

    Siteye konuşan bir Hamas yetkilisi saldırının toplantı sırasında düzenlendiğini söyledi.

    İsrailli yetkilli saldırıda Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayya ile hareketin üyesi Zahir Caberin’in öldürüldüğünü öne sürdü.

    Katar merkezli Al Jazeera göreyse Hamas tüm üyelerinin saldırıdan kurtulduğunu duyurdu.

    BloombergHT’nin haberine göre saldırmanın ardından petrol fiyatları arttı.

    Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 0,53 (35 sent) artarak varil başına 66,74 dolara, ABD ham petrolüyse yüzde 0,57 (36 sent) yükselerek varil başına 62,99 dolara çıktı.

    Piyasa analisti Tony Sycamore şunları söyledi:

    “Ham petrol fiyatlarının bu habere verdiği tepki ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Rus petrolüne karşı yaptırımları artırabileceği iddiaları ham petrolü daha düşük fiyatlara karşı savunmasız bırakıyor.”

  • Trump’a yönelik üçüncü suikast girişimi

    Trump’a yönelik üçüncü suikast girişimi

    ABD’de Cumhuriyetçi Partinin başkan adayı Donald Trump’ın California’da düzenlediği seçim mitingi öncesinde, Trump’a suikast girişiminde bulunacağı öne sürülen silahlı bir kişinin yakalandığı bildirildi.

    Riverside County Şerifi Chad Bianco, basına yaptığı açıklamada, “Muhtemelen (Trump’a yönelik) üçüncü bir suikast girişimini durdurduk” diye konuştu.

    Bianco, Coachella Valley’de dün Trump’ın seçim mitinginin yapılacağı alana yarım kilometre mesafedeki polis denetleme noktasında durdurulan bir araçta yapılan aramada, miting için sahte giriş kartı, yasa dışı edinilmiş dolu bir av tüfeği, tabanca ve yüksek kapasiteli bir şarjör ele geçirdiklerini belirtti.

    Bianco, Vem Miller adlı 49 yaşındaki şüphelinin, hükümet karşıtı sağcı bir örgütün üyesi olduğuna ve Trump’ı öldürmeyi planladığına inanıldıklarını kaydetti.

    Yerel basındaki haberlere göre gözaltına alınan Miller, daha sonra 5 bin dolar kefaletle, yasa dışı silah edinme suçlamasıyla yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    Yerel kaynaklar, Miller’in California Üniversitesinden master derecesi bulunduğunu ve 2022’de Nevada Senatosu’na aday olduğunu yazdı.

    Pennsylvania’da 13 Temmuz’daki miting sırasında Matthew Crooks adlı zanlı Trump’a AR-15 tipi uzun namlulu silahla suikast girişiminde bulunmuş, kurşun Trump’ın kulağını sıyırmıştı.

    Ryan Wesley Routh adlı zanlı da 15 Eylül’de Florida’da golf oynadığı sırada Cumhuriyetçi adaya suikast girişimine teşebbüsten yakalanmıştı.

  • Sinan Ateş davasında karar açıklandı

    Sinan Ateş davasında karar açıklandı

    Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş suikastına ilişkin Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülen 22 sanıklı davada karar çıktı. Tetikçi Eray Özyağcı, olayda kullanılan motosikletin sürücüsü Vedat Balkaya, cinayet mahallinde keşif yapan Suat Kurt, azmettiriciler Doğukan Çep ve Ülkü Ocakları’nın eski yöneticisi Tolgahan Demirbaş ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

    MHP’li avukat Serdar Öktem hakkında tahliye kararı verildi. Cinayet Büro eski amiri Mustafa Ensar Aykal’ın dosyasının ayrılmasına ve tutukluluğunun devamına hükmedildi.

    Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin 22 sanıklı davada karar çıktı.

    Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmaya, sanıklar ve taraf avukatları katıldı.

    Savunmaların ardından kararı açıklayan mahkeme heyeti, tetikçi Eray Özyağcı’yı ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve Selman Bozkurt’a yönelik ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan ise 13 yıl hapis cezasına mahkum etti.

    Olayda kullanılan motosikletin sürücüsü Vedat Balkaya ve cinayet mahallinde keşif yapan Suat Kurt, “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, müşteki Selman Bozkurt’a yönelik “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan ise 13’er yıl hapse mahkum edildi.

    ÖZEL HAREKAT POLİSLERİ DE CEZA ALDI

    Cinayetin azmettiricisi olduğu iddiasıyla yargılanan Doğukan Çep, ve cinayetin ardından o dönem MHP’den Mersin Milletvekili olan Olcay Kılavuz’un evinde gözaltına alınan Ülkü Ocakları’nın eski yönetivisi Tolgahan Demirbaş da “tasarlayarak öldürmeye azmettirme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

    Mustafa Uzunlar’a ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 15 yıl ceza verildi. Özel harekat polisleri Aşkın Mert Gelenbey’e ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 15 yıl ceza verildi. Diğer özel harekatçı Murat Can Çolak’a tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 18 yıl ceza verildi. Emre Yüksel’e tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 18 yıl ceza verildi.

    MHP’Lİ ÖKTEM TAHLİYE EDİLDİ, MUSTAFA ENSAR AYKAL’IN DOSYASI AYRILDI

    MHP’li avukat Serdar Öktem hakkında tahliye kararı verildi. Geçmişte Doğukan Çep’in avukatlığını yapan Öktem’in, Ateş cinayetindeki bağlantıları sağladığı iddia ediliyordu.

    Sanıklardan Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Çağlar Zorlu ve Aytaç Ataç’ın beraatine, Caner Güney’in tahliyesine karar verildi.

    Cinayet Büro eski amiri Mustafa Ensar Aykal’ın dosyasının ayrılmasına ve tutukluluğunun devamına karar verildi.

    SAVCININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI

    Sinan Ateş cinayetine ilişkin davanın 19 Temmuz’daki duruşmasında, savcı esas hakkındaki mütalaasını açıklamıştı. Mütalaada, sanıklar Eray Özyağci, Vedat Balkaya, Suat Kurt, Doğukan Çep ve Tolgahan Demirbaş hakkında, “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenmiş, 11 sanığın 20’şer yıla kadar, 1 sanığın 5 yıla kadar hapsi istenirken, 3 sanığın beraatine karar verilmesi, 2 sanığın ise dosyasının ayrılması talep edilmişti.

    NE OLMUŞTU?

    Sinan Ateş, 30 Aralık 2022’de arkadaşı Selman Bozkurt ile Çankaya ilçesinde Çukurambar semtindeki Kızılırmak Mahallesi’nde bir binadan çıktıkları sırada silahlı saldırıya uğramış, saldırıda Ateş bacaklarına ve başına isabet eden kurşunla ağır yaralanırken, Selman Bozkurt omzundan yara almıştı. Ateş daha sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

    MHP ve Ülkü Ocakları, cinayet sonrası herhangi bir taziye mesajı yayımlamamıştı.

    Ateş, 2019’da Olcay Kılavuz’un yerine Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı’na atanmış, 2020 yılında ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından görevden alınmıştı.

  • Tarihi bilmek yanlışı engeller…

    Tarihi bilmek yanlışı engeller…

    Hamas Sözcüsü Haniye, İran’da kaldığı binada öldürüldü.

    Ölümü Ortadoğu’yu karıştırdı…

    Bu önemli suikast, emperyalistlerin belirlediği BOP ’ta (Büyük Ortadoğu Projesi) yer alan tüm ülkelerin geleceğini yakından ilgilendirdiği gibi, ülkemizi de etkiliyor…

    Çünkü İsrail’in kurdurduğu iddia edilen Hamas, iç sıkıntıyı aşma çabalarını sürdüren İsrail’e bir gece yarısı füzelerle saldırdı…

    İsrailli gençlerin Konserinde adeta bir katliam yaşattı…

    Hamas, gençleri öldürdü, kaçırdı ve alıkoydu…

    Bu vahşeti fırsat bilen İsrail, korumasız ve savunmasız sade Filistinlilerin üzerine acımasızca saldırdı.

    Güçsüz olan Filistinlileri orantısız güç kullanarak katleden İsrail, bu bahaneyle öteden beri planladığı soykırım vahşetini gerçekleştirdi…

    Ne yazık ki, insan hakları, demokrasi ve barış şampiyonluğu yapan sözde hukuk devletleri, aylardır alenen yapılan soykırıma seslerini çıkarmadılar…

    Göz göre göre ve acımasızca Filistinli 40 bin çocuk, kadın katledildi…

    Şimdi, Hamas’ın tahrik ettiği İsrail, yaptığı soykırımı meşru müdafaa olarak göstermeye çalışıyor…

    Burada sorulması gereken şu: “Konser katliamı sonrasında İsrail’in bu kadar yoğun bir hırs ve hınçla, Filistin’e adeta savaş ilan edeceğini Hamas bilmiyor muydu?” Muhtemelen biliyordu! Peki niye yaptı?

    ∗∗∗

    Bugünün BOP eş başkanlığını yapan siyasal İslamcılarının, Atatürk Türkiye’siyle çatışmalı oldukları ayyuka çıkan bir gerçek!

    Emperyalistlere karşı zafer kazanan, “yurtta ve dünyada barışı” istemeyi temel ilke edinen Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucuları, savaş ve soykırıma her zaman karşı çıkmıştır…

    Yani siyasal İslamcılardan farkımız, İsrail’in yaptığı mezalimi insanlık suçu olarak kabul ediyor olmamızdır…

    ∗∗∗

    AKP, bilinen ikiyüzlü oyununu oynamaya devam ediyor!

    Bir yandan sözde Filistinlileri koruyor gibi görünüp hamaset yaparken, diğer yandan İsrail’in tel çitinden, çivisine, yağından şekerine kadar tüm ihtiyaçlarını karşılamayı gemiciklerle sürdürüyor…

    Önceleri, Mersin ve diğer limanlardan İsrail’in istediği mallar alenen gönderildi.

    Daha sonra, yoğun iç baskı nedeniyle ticaretin durdurulduğu açıklandı…

    Ama sadece rota değiştirildi.

    Türkiye’nin farklı ülkelere sattığı antlaşmalı mallar, o ülke limanlarından İsrail’e ulaştırıldı…

    Yunanistan ve KKTC limanlarından İsrail’e giden Türk menşeili malların hacımı bu nedenle çok arttı…

    Yani Din tacirleri, “Filistinli kardeşlerimiz” derken, önce açıktan, şimdide dolaylı yoldan, soykırımcı İsrail’i abat(!) etmeye devam ediyor…

    Tekrar ediyorum! İsrail’de Netanyahu, Filistinlilere tam bir soykırım uyguluyor…

    Özellikle okul ve hastaneleri hedefleyerek, çocuk ve kadınları katlediyor…

    Bir zamanlar Hitler’in Yahudilere uyguladığı vahşeti, şimdi Netanyahu Filistin halkına uyguluyor… ABD Senatosu’nda aldığı alkışlı destek sonrası, daha da cesaretlenen İsrail, yaptıklarıyla dünyanın en vahşi ve haydut devleti konumuna geldi…

    ∗∗∗

    İngiliz Telegraph gazetesinde yayımlanan bir makaleye göre; “MossadHamas lideri İsmail Haniye’nin kaldığı Tahran’daki konukevine patlayıcı yerleştirmek üzere Devrim Muhafızları bünyesindeki ajanlardan yardım aldı.”

    Bu çok önemli ve tehlikeli bir iddia!  Çünkü bu vahim olayla birlikte İsrail uçakları, Lübnan’daki Hizbullah Örgütünü bombalayarak, komutanı Fuad Muhsin Şükür’ü öldürdü…  Yine İsrail, Suriye’nin Golan tepelerindeki Dürzi köyü Mecdel Şems’de düzenlenen futbol turnuvasında 12 sporcuyu  roket saldırısıyla katletti…

    İsrail, Lübnan ve Suriye’yi de savaşa çekmeye çalışıyor…

    ∗∗∗

    Yani İsrail, 24 saat içinde Orta Doğu’nun iki önemli örgütü Hamas ve Hizbullah’ın üst yöneticilerini öldürerek, yeni kanlı ve tehlikeli bir dönem başlatıyor…

    ∗∗∗

    Türkiye tam bir savaş bataklığı haline gelen Ortadoğu’da doğru, akıllı ve etkili bir diplomasi uygulamalıdır.

    Partili Cumhurbaşkanı’nın yaptığı gibi “bir gece ansızın İsrail’e geliriz” hamaseti, Türkiye’yi, sonu olmayan bir maceraya sürükler…

    ∗∗∗

    Partili Cumhurbaşkanı ve şürekasına tavsiyem, tarihi iyi bilmelisiniz ve önümüzdeki dönemde ortaya çıkacak gelişmelerde ülke yararına doğru kararlar verebilmek için bir destan olan “Kurtuluş Savaşı ve kuruluş sonrasını “iyi öğrenmelisiniz…

    Yoksa, Hamas’ı kurduran akıl, sizleri de istediği gibi oynatır…

    Kaldı ki, bizimle ilgisi olmayan Haniye için ilan edilen yas da bunu gösteriyor…

    Kaynak:Birgun.net

  • Sinan Ateş cinayetiyle ilgili neler biliniyor?

    Sinan Ateş cinayetiyle ilgili neler biliniyor?

    Ankara’da öldürülen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayetine ilişkin açılan davanın ilk duruşması 1 Temmuz’da Sincan Cezaevi’nde başlayacak. İlk duruşmayı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve CHP 7’inci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da takip etmesi bekleniyor.

    Yaklaşık 2 sene önce işlenen cinayete ilişkin neler biliniyor?

    Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşmasına sayılı günler kalırken cinayetin perde arkasında yaşananlar, çok sayıda cevapsız soru masada duruyor.

    Ankara’nın Çukurambar semtinde, 30 Aralık 2022’de  Sinan Ateş’in öldürülmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan ve Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi 145 sayfalık iddianame kabul edildi.

    İddianamede, tetikçi Eray Özyağcı ile onu olay yerine getiren ve kaçıran Vedat Balkaya ile Suat Kurt hakkında eylem üzerinde ortak hakimiyet ile müşterek fail olarak Sinan Ateş’e yönelik toplu halde, iştirak halinde “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

    Sanıklardan ”silahlı eylemi organize ettiği” iddia edilen Doğukan Çep ve şüpheli eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın ise ”suça azmettiren olarak maktüle yönelik toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

    Sanıklardan Zekeriya Asarlaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Mustafa Uzunlar, Askın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Osman Bayraktar, Caner Güney, Umut Ersoy, Çağlar Zorlu, Aytaç Ataç, Emre Yüksel, Serdar Öktem, Erdem Karadeniz, Alper Atay, Mustafa Ensar Aykal’ın ”iştirak halinde islenen suça yardım eden fail olarak maktüle yönelik toplu halde, istirak halinde tasarlayarak kasten öldürme” suçundan hapis cezası isteniyor.

    AYŞE ATEŞ’İN İFADESİ İDDİANAMEYE GİRMEDİ

    İddianamede 22 kişi yer alırken, kamuoyundan da sert eleştiriler aldı. Eleştirilerin nedeni ise iddianameye girmeyen pek çok hususun olması. Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’in 17 sayfalık verdiği ifadeden iddianamede sadece “Olay tarihinde öldürülen Sinan Ateş’in eşi olduğunu, olayın bütün yönleriyle araştırılmasını talep ettiği, eşinin öldürülmesi olayını gerçekleştiren tüm şüphelilerden davacı ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır” şeklinde yer verildi.

    Ayşe Ateş’in verdiği ifadede pek çok MHP’li ve Ülkü Ocakları üyesi kişilere işaret ediyordu. Öyle ki Ayşe Ateş’in ifadesinde 11 kez “MHP”, 91 kez “Ülkü Ocakları”, 12 kez “Ahmet Yiğit Yıldırım” 23 kez de “Olcay Kılavuz” ifadeleri geçmesine rağmen bunlardan bir tanesi bile iddianamede yer almadı.

    MHP VE ÜLKÜ OCAKLARI BAĞLANTILI İSİMLER İŞARET EDİLDİ

    Öte yandan, Ayşe Ateş savcılık ifadesinde, Sinan Ateş’in ardından Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı’na yeni atama yapıldığını ve yeni yönetimdeki isimlerin Sinan Ateş hakkında “FETÖ’cü, ihanet ateşi gibi ithamlar içeren sosyal medya paylaşımlarının yapıldığını belirtti. Sinan Ateş hayattayken kendisine Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın kontrolünde olan ve genel başkan yardımcısı olarak görev yapan Kadir Ensar Ejder isimli şahıs tarafından yönetilen Orhun Haber isimli internet haber sitesinde 4 Mart 2022’de ”bir ihanet ateşi” başlıklı haberin yapıldığını söylediğini belirten Ayşe Ateş, yine bu haber sitesinin Sinan Ateş hakkında yapmış olduğu bu ve benzeri haberleri gerçekte o dönemin Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım tarafından yapıldığı iddiasında bulunmuştu.

    CİNAYETLE İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN 3 İSİM

    Ayşe Ateş savcılık ifadesinde, davanın iddianamesinde azmettirici olarak belirtilen Tolgahan Demirbaş’ın, Sinan Ateş’in arkadaşı Haluk Türk’e giderek kendisinin ‘Ahmet Yiğit Yıldırım ve Olcay Kılavuz tarafından elçi’ olarak gönderildiğini söylediğini aktardı ve, ”Bu şahıs eşimin arkadaşına ‘Sinan Ateş’in yanında durma abi, Ocak onun kalemini kırdı, sen de zarar görme’ demiş. Haluk Türk bunu eşime söylemiş, eşim de bana söylemişti. Tolgahan Demirbaş isimli şahsın kendisinin yanına gelerek eşim hakkında söyledikleri dışında eşim tarafından kendisine karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili paylaşımlarda bulunmuş olabileceğini düşünüyorum. Dosya şüphelisi Tolgahan Demirbaş’ın Haluk Türk’e eşimin öldürülmesi kararı alındığını kimlerin söylediğini, şahsın kendisine başka neler anlattığını ve rahmetli eşime karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili olarak varsa sahip olduğu bilgileri anlatması hususunda Haluk Türk’ün ifadesine başvurulmasını talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.

    KAYBOLAN TUTANAK

    Ayşe Ateş, Sinan Ateş’in suikasttan birkaç ay önce kendisine “Olcay Kılavuz ve Ahmet Yiğit Yıldırım beni öldürmek için kiralık katil arıyor” dediğini de aktarmıştı.

    Şüphelilerden Tolgahan Demirbaş’ın ise dönemin MHP Milletvekili Olcay Kılavuz’un evinde saklandığı ve burada gözaltına alındığı iddia edildi. İddiaya göre Kılavuz, Ateş cinayeti sonrası kendi evinde saklanan Demirbaş’ı vermek istemeyerek polise direnmiş; tartışma sonrası da Demirbaş’ın söz konusu adresten alındığına ilişkin tutanak kaybolmuştu. Ayşe Ateş’in şikâyeti sonrası Kılavuz’la ilgili işlem yapılırken Kılavuz’un olay tarihinde milletvekili olduğu gerekçesiyle dosya parlamenter soruşturma bürosuna iletildi.

    Cinayette ismi sık sık geçen Olcay Kılavuz, Sinan Ateş cinayeti için, “Her şeyden evvel böyle şerefsiz bir olayın içerisinde bulunacak kadar şerefsiz biri değilim” diyerek kendini savundu. Kılavuz’un bir TV kanalında bu açıklamayı yapması üzerine MHP’nin Meclis’teki Grup Danışmanlığını yapan Kılavuz’un görevine son verilmişti.

    EMRE YÜKSEL’İN FARKLI ADRESLERİ

    Sinan Ateş öldürüldükten bir gün sonra şüpheli Tolgahan Demirbaş’ın savcılık talimatıyla arama yapılan aracında 7 adet kovan, 34 adet fişek, 1 adet tabanca, tabancaya takılı vaziyette bir adet şarjör bulunduğu ortaya çıkmış ve söz konusu belgelere ANKA Haber Ajansı ulaşmıştı. Tutuklu sanıklardan eski Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel ve Tolgahan Demirbaş’ın birbirleri ile çelişkili ifadeler verdiği belirlendi. Ayrıca Emre Yüksel’in sorgulama aşamasındaki tüm tutanaklarda ikametgah adresinin Ankara’da bulunan Ülkü Ocakları Genel Merkezi olduğu görülürken, iddianamede ise farklı bir adres yer aldığı ortaya çıkmıştı.

    4 PARTİNİN GENEL BAŞKANI KATILACAK

    Bu süreçte Ayşe Ateş de 1 Temmuz’da görülecek duruşmaya siyasetçilerin katılması talebiyle görüştü. Ayşe Ateş’in bu görüşmelerin ardından yaptığı açıklamalara göre CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve CHP 7’inci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu duruşmayı takip edecek isimler arasında yer alıyor.

    MHP’NİN AVUKATLARI KATILACAK

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise 12 Haziran’da “MHP, 1 Temmuz’daki duruşmada mutlaka hazır olacak” açıklamasını yaparken, Ayşe Ateş bu açıklama tepki göstermiş ve “MHP, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in katline ilişkin görülecek olan siyasi cinayet davasına avukatları düzeyinde katılacakmış. Peki, neden? Müşteki değiller. Sanık olmadıklarını da tekrar tekrar ifade ettiler. Eminim ki kamuoyu da benimle aynı soruyu soruyordur: O hâlde ne işiniz var Sincan’da” demişti.

    Duruşmaya günler kala ise Devlet Bahçeli “1 Temmuz 2024 Pazartesi günü başlayacak mahut cinayet davasıyla partimizi ve Ülkü Ocaklarını ilişkilendirmek için tek ayak üzerinde kırk yalan söylerler. Söz konusu davaya sadece avukatlarımız katılacak, bunun dışında hiç kimse orada bulunmayacaktır. Herkes eteğindeki taşı döksün de şahit olalım. Kim ne biliyorsa, hangi belge, bilgi ve bulguya sahipse, mahkemeye sunsun da hepsinin ense tıraşını görelim” açıklamasını yaptı.

    ERDOĞAN-AYŞE ATEŞ GÖRÜŞMESİ

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Ayşe Ateş’i Beştepe’de kabul etti. Ayşe Ateş, Erdoğan ile görüşmesine ilişkin yaptığı açıklamada, ”Beni ve kızlarımı gerçekten uzun uzun dinledi. Kızlarım da uzun bir konuşma yaptılar, sohbet ettiler kendisiyle. Durumu anlattım, izah ettim, dosya hakkında konuştuk. Deyim yerindeyse dertleştik aslında, o havada bir görüşme geçti” ifadesini kullanmıştı.

    17 KİŞİNİN DOSYASI AYRILDI

    Cinayete ilişkin 22 tutuklu sanık hakkında dava açılırken 17 şüphelinin de dosyası ayrıldı. Dosyası ayrılanların arasında hakkında yurt dışı çıkış yasağı konulan Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ve Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı, Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Burak Kılıç ile  Ülkü Ocakları Ankara İl Başkan Yardımcısı Suat Yılmazzobu, eski Çubuk Ülkü Ocakları Başkanı Gürsel Horat, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde komiser olarak görev yapan Talha Atalay ve eski MHP Mersin Milletvekili ve eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz yer alıyor.

    Kaynak:Birgun.net

  • ‘Çete’ Cinayetinde Yeni Ayrıntılar…

    ‘Çete’ Cinayetinde Yeni Ayrıntılar…

    11 Eylül’de Yunanistan’ın Lutsa bölgesinde meydana gelen “çete hesaplaşmasının” yeni detayları ortaya çıktı… 6 Türk’ün bir aracın içinde öldürülmesiyle ilgili yeni detaylar ortaya çıktı.

    Yunanistan’ın çok okunan gazetelerinden Ta Nea, suikastın öncesinde olanları ve suikastın detaylarını paylaştı. Polis  soruşturmasının devam ettiği olayda, 6 Türk’ün ölümüne sebep olan kişinin aslında bu çete üyelerini bir tuzağa sürüklediği ortaya çıktı.

    Lutsa’daki soruşturmayı derinleştiren Yunan polisi, saldırıyı organize eden ve gerçekleştiren kişinin 32 yaşındaki Süleyman isimli bir adam olduğunu aktardı. Olaydan iki saat sonra havalimanında Yunanistan’ın Mitilini adasına gitmeye hazırlanırken yakalandığı da açıklandı.

    32 yaşındaki adamın, iki ay boyunca saldırıya uğrayan Türkleri koruduğu ve onların güvenini kazandığı da açıklandı. Adamın bu grubu İtalya’ya götürme konusunda yardım etme sözü verdiği belirtilirken, bunun aslında onların güvenini kazanmak için zaman kazandığı da belirtildi.

    Yunan medyası, “Onların güvenini kazanırken aslında sabırla suikastın planlarını yapıyormuş. Ona yardım eden 28 yaşındaki bir diğer Türk vatandaşı da dün yakalandı” ifadelerine yer verdi. Her iki adamın da cinayetin olduğu anlarda orada olduğu kayıtlara geçerken bunun hem görgü tanıklarının ifadeleri hem de kamera görüntülerinde de ortaya çıktığı belirtildi. Yunan polisinin üçünü bir kişiyi aradığı da belirtilirken, dördüncü bir suç ortağının olma ihtimalinin de yüksek olduğu aktarıldı.

    SUİKAST BÖYLE GERÇEKLEŞMİŞ

    Yunan medyası, 11 Eylül Pazartesi sabahı, 32 yaşındaki adamın altı Türkün yaşadığı eve iki berber göndermeyi önerdiğini ve Türklerin ise güvenlik gerekçesiyle bunu kabul etmediklerini yazdı. Altı Türkün eve kimsenin girmesine izin vermediklerini yazan Yunan medyası, yakalanan saldırganın önce suikastı evde yapmayı planladığını ve bu planının başarısız olduğunu söyledi.

    Yunan polisi infazı gerçekleştirenlerin de öldürülmüş olabileceğini düşünüyor.

    Bu planın rafa kalkmasından sonra 32 yaşındaki saldırgan, grubu İtalya’ya götürmek için hazırladı. Suikastı organize eden adamın sahte Alman plakasıyla grubu aldığı ve sahte olduğu sonradan tespit edilen uçak biletleri verdiği de kayıtlara geçti. Bu sırada dün yakalanan 28 yaşındaki bir diğer Türkün de otomobilin yolu üzerinde pusu kurduğu tespit edildi.

    Bu sırada grubun, iki ayrı taksiyle havalimanına gitmeyi önerdiği fakat 32 yaşındaki Süleyman’ın onları, “Havalimanı zaten yakında” diyerek ikna ettiği de belirtildi. Ta Nea’daki haberde, “Bu onun planı için çok kritik bir andı. 6 Türk, 32 yaşındaki adamın otomobiline bindi. Kesimhaneye giden koyunlar gibi” ifadesi kullanıldı. Polise konuşan bir görgü tanığı ise otomobilin havalimanının aksi bir istikamette yol aldığını ve otomobil uzaklaştıktan 2-3 dakika sonra silah seslerinin duyulduğunu söyledi.

    Olayla ilgili soruşturma büyüyor.

    MİDİLLİ’YE KAÇMAYA ÇALIŞMIŞ

    32 yaşındaki sürücünün bir noktada otomobili durduğu ve koşarak kaçtıktan sonra yaylım ateşinin başladığı da tahmin ediliyor. Planı organize eden adamın daha sonra taksi ile kaçtığı ve Neo Faliro’da bir otele giriş yaptığı da belirtildi. Adamın Midilli adasında yaşadığı ve oraya gitmek için hazırlandığı da belirtildi.

    Fakat Yunan polisi tarafından yakalanan adamın bavulunda iki sahte kimlik ve dört mermi bulundu. Gözaltına alınan 32 yaşındaki adam ile 28 yaşındaki adamın siyasi sığınmacı statüsünde Yunanistan’da yaşadığı belirtildi.

    Yunan polisinden kaynaklar, iki adamın da insan kaçakçılığı yaptığını iddia etti.

  • Son Bir Haftada Motorlu 4 Saldırı!

    Son Bir Haftada Motorlu 4 Saldırı!

    Son bir haftada gerçekleşen motosikletli silahlı saldırılar, dikkatleri ‘suikast kuryeleri’nin üzerine çekti. 2022 yılında sadece İstanbul’da 30’u aşkın motosikletli saldırı kayda geçmişti.

    İstanbul başta olmak üzere yurt genelinde yaşanan motosikletli cinayet olayları dikkat çekmeye devam ediyor. Saldırı öncesinde ve sonrasında kask sayesinde kamufle olma ve trafikte kaçışı kolaylaştırmasının yanı sıra, suç vasıtasının ortadan kaldırılmasında da kolaylık sağlaması nedeniyle tercih edildiği belirtilen bu yöntemle son saldırı da önceki gece Beyoğlu’nda düzenlendi. “Yedi bela Taner” olarak bilinen, ismi daha önce birçok olaya karışan Taner Şanlı (36) motosikletli şahıslarca açılan ateşle öldürüldü.

    Milliyet’ten Ferit Zengin’in haberine göre, böylece İstanbul’da son bir hafta içinde dört “tetikçi kurye” saldırısı kaydedilmiş oldu. Veriler, “tetikçi kuryeler”le 2022’de 30’un üzerinde saldırı gerçekleştirdiklerini ortaya koydu.

    BİR SUÇ ÖRGÜTÜ YAYGINLAŞTIRDI

    Mafya ve çete hesaplaşmalarında kullanılan bu yöntemi Barış Boyun organize suç örgütünün yaygınlaştırdığı biliniyor. Bu yöntemle silahlı saldırıların hedefi olan isimler arasında esi eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş, ödüllü motosiklet yarışmacısı Bayram Diril ve organize suç örgütü elebaşı Alaattin Çakıcı’nın yeğeni Adem Çakıcı da bulunuyor.

    İSTANBUL 2022: 30’U AŞKIN MOTOSİKLETLİ SALDIRI!

    Geçen yıl 344 kişinin hayatını kaybettiği 324 cinayet olayıyla Türkiye’nin en çok cinayet işlenen ili olarak kayda geçen İstanbul, motosikletli saldırılarda da başı çekiyor. İstanbul’da sadece 2022’de 30’u aşkın motosikletli silahlı saldırı olayı yaşandı.

    Son bir hafta içinde de Beşiktaş, Güngören, Çağlayan ve Beyoğlu’nda dört motosikletli saldırı olayı meydana geldi.

    SUİKAST KURYELERİNİN SON HEDEFİ ‘7 BELA’

    Çağlayan’da geçen hafta Musa Gavur, bir işyerinin önünde arkadaşlarıyla motosikletle iki kişinin silahlı saldırısına uğradı. Olayda Gavur hayatını kaybederken saldırganlar izini kaybettirdi.

    Bu olaydan üç gün sonra Beşiktaş Çarşı’da bir balık restoranına motosikletten ateş açıp kaçmaya çalışan Sertan Taylan Hayal restorandan açılan karşı ateş sonrası hayatını kaybetti. Polis saldırganları arıyor.

    Güngören’de de cumartesi gecesi özel aracıyla trafikte ilerleyen Sinan Çalışkanel yanına yaklaşıp müziğin sesini bahane ederek kendisine saldıran motosikletlinin bıçaklı saldırısının hedefi oldu. Çalışkanel olay yerinde hayatını kaybederken, polisin katil zanlısını yakalama çalışmaları devam ediyor.

    “Kurye tetikçi” cinayetinin son örneği ise önceki gece Beyoğlu Tarlabaşı’nda yaşandı. Arkadaşıyla birlikte kaldırımda bekleyen Taner Şanlı ile Berat Demir’e yanlarından geçen motosikletli ve kasklı şahıslarca ateş açıldı. Hastaneye kaldırılan iki şahıstan “Yedi bela Taner” olarak bilinen Taner Şanlı hayatını kaybetti. Ameliyata alınan Demir’in de hayati tehlikesi sürüyor. Şanlı, 2015 yılında cezaevinden firar etmiş, aynı yıl sahte kimlikle hastaneye yatmış, kimliği tespit edilince eşinin ilaçlı meyve suyu ikram ettiği polisleri uyutup kaçmıştı. Şanlı daha sonra Bağcılar’da bir baskında eşiyle birlikte yakalanmıştı.

    NİÇİN MOTOSİKLET?

    Motosikletin, cinayetin yanı sıra birçok suç olayında kullanımının artmasının nedenlerini eski polis şefleri şöyle sıralıyor:

    • Motosiklet, trafiğe takılmadan çabuk kaçmak için tercih ediliyor.
    • Motosiklette kullanılan kask da failin eşkâlinin tespit edilmesini zorlaştırıyor.
    • Motokurye sayısı arttığı için suçlular kendilerini motosikletle rahatça kamufle edebiliyor.
    • Şüpheli şahıslar motosikletle rahatça kaçabiliyor.
    • Motosiklet hızlı bir şekilde kenara bırakılıp kaçılabiliyor.
    • Otomobilde görmediğimiz plakasızlık oranı motosiklette kat be kat fazla.
    • Yasadışı kişilerin ve kara paranın taşınması noktasında da Avrupa’daki çeteler gibi motosiklet kullanılarak sevkiyatlar yapılıyor.
    • Sınırlarda ve otoyollarda da motosiklet kullanılabiliyor.
    • Silahlı saldırı ve diğer eylemlerde kullanılan motosikletlerin çoğu çalıntı çıkıyor.