Etiket: Serdar Öktem

  • Daltonlar soruşturmasının kilit ismi yakalandı!

    Daltonlar soruşturmasının kilit ismi yakalandı!

    İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen “Yeni Nesil Suç Örgütleri” operasyonları kapsamında yakalanan “Dalton İntizar” kod adlı İntizar Babaniyazov’un Türkiye’ye getirildiği öğrenildi. Babaniyazov, Daltonlar suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturmanın merkezindeki isimlerden biri olarak gösteriliyor.

    KAFES DÖVÜŞÇÜSÜ

    Soruşturma dosyasına göre Türkmenistan uyruklu ve profesyonel kafes dövüşçüsü olduğu belirtilen Babaniyazov’un, örgütün yurt dışı yapılanmaları içinde faaliyet yürüttüğü öne sürülüyor. Babaniyazov’un, Daltonlar adına görüntülü ve sesli aramalarla kişileri tehdit ederek para talep eden yapılanmada yer aldığı iddia ediliyor.

    SERDAR ÖKTEM CİNAYETİNDE “TALİMAT VEREN İSİMDİ” İDDİASI

    Sözcü Gazetesinde yer alan habere göre Babaniyazov’un adı, geçtiğimiz günlerde İstanbul’da yol ortasında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden ülkücü avukat Serdar Öktem’in öldürülmesine ilişkin soruşturma dosyasında da geçiyor.

    Cinayet kapsamında tutuklanan şüphelilerin ifadelerinde, saldırının Babaniyazov’un talimatıyla gerçekleştirildiği de iddialar arasında.

  • Serdar Öktem suikastı azmettiricisi yakalandı

    Serdar Öktem suikastı azmettiricisi yakalandı

    MHP’li avukat ve aynı zamanda eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesi dosyasında sanık olan avukat Serdar Öktem, 6 Ekim’de Şişli Zincirlikuyu Mezarlığı yakınlarında uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti.

    Saldırıda Öktem’in vücuduna çok sayıda kurşunun isabet etti. Olayla ilgili gözaltına alınan 2’si çocuk 9 şüpheli 10 Ekim’de tutuklandı. 4 şüpheli için ise adli kontrol kararı verildi.

    Suikastın gerekçesinin Öktem’in, Daltonlar adlı suç örgütüyle aralarında husumet bulunan Casperlar suç örgütünden bir kişinin avukatlığını yapması ileri sürüldü.

    Suikastla ilgili soruşturma devam ederken T24’ün edindiği bilgiye göre, suikastı yurt dışından yöneten Alican Çakır adını kullanan ve Daltonlar suç örgütünün yönetici kadrolarından olduğu ileri sürülen Azerbaycan vatandaşı Ali Gulmalizada, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün verdiği bilgi üzerine 23 Ekim’de Rus polisinin düzenlediği operasyonda Moskova’da yakalandı.

    Türkiye ile Rusya arasında Gulmalizada’nın iadesi için işlemler başladı.

  • Serdar Öktem cinayetinde 2’si çocuk 9 kişi tutuklandı, 4 kişi adli kontrol kararıyla serbest

    Serdar Öktem cinayetinde 2’si çocuk 9 kişi tutuklandı, 4 kişi adli kontrol kararıyla serbest

    İstanbul Şişli’de otomobilinin içinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden ve Sinan Ateş suikastının kilit isimlerinden biri olduğu belirtilen avukat Serdar Öktem cinayetine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden 2’si çocuk 9 kişi tutuklandı, 4 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, avukat Serdar Öktem’in Şişli Büyükdere Caddesi’nde, Boğaziçi Köprüsü istikametinde trafikte beklediği sırada silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmesine ilişkin 13 kişi gözaltına alınmıştı.

    Adliyedeki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 9’u hakkında “tasarlayarak öldürme”, “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet” suçlamalarıyla tutuklama talep edildi.

    Sulh ceza hakimliği, savcılığın talebini değerlendirerek 2’si çocuk 9 şüpheli hakkında tutuklama kararı verirken, 4 şüphelinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti.

  • Timur Soykan: Cinayetten önce tetikçi yakalanmış…

    Timur Soykan: Cinayetten önce tetikçi yakalanmış…

    Avukat Serdar Öktem’i öldürmekle görevlendirilen ilk tetikçi Mayıs’ta, ikincisi ise Eylül’de yakalanmış. Çete yöneticileri ile temasa geçen Öktem, sulh sağlandığını ve ölüm tehdidinin sona erdiğini sanmış.

    Avukat Serdar Öktem’e yönelik suikast, Türkiye’de yeraltı ile yerüstünün birleştiği derin karanlığın son sahnesi oldu. İstanbul’un göbeğinde Kalaşnikoflarla işlenen cinayetin bir tarafında Sinan Ateş suikastı diğer tarafında kitleselleşen yeni nesil çeteler duruyor.

    Öktem siyasi cinayetle yeraltı dünyasının kesiştiği noktadaki önemli bir aktördü. Çocukluk yaşlarından itibaren Ülkü Ocakları’nda, MHP’de yer aldı. Hukuk fakültesini bitirdikten sonra ülkücü sokak çeteleri ve mafya gruplarının avukatlığını yaptı. Böylece suç örgütleri ile çok yakın temasta oldu.

    2013 yılında İstanbul Maltepe Gülsuyu’nda Hasan Ferit Gedik’i öldüren Doğukan Çep’in avukatıydı. 2015’te İstanbul Kadıköy’de kadınlara yönelik tacizi önlemek isteyen Eğitim Sen üyesi 31 yaşındaki öğretmen Bahadır Grammeşin’i katledenlerin avukatlığını da Serdar Öktem üslenmişti. Aynı zamanda suça karışan bazı polisler, MHP’li siyasiler onun müvekkiliydi. Ülkü Ocakları’nın hukuk birimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu. Nikâh şahitliğini Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım yapmıştı.

    ‘İŞ BİTİRİCİ AVUKAT’

    MHP’nin emniyet ve yargıdaki kadrolaşması ona pek çok kapıyı açmış ve ‘iş bitirici’ avukat olarak nam salmıştı. Artık büyük mafya gruplarının avukatı olmuştu. Sarallar’a yakın olan Ali Uzun’un, Şirinler Çetesi’nin Lideri ‘Meks’ lakaplı Mehmet Sabri Şirin’in ve çok sayıda suç örgütü yöneticisinin avukatıydı. Daltonlar suç örgütünün bazı liderlerinin avukatlığını yapmıştı. Son dönemde ise Daltonlarla düşman olan Casperlar suç örgütü ile çok yakın ilişki içindeydi. Casperlar’ın Lideri ‘Hamuş’ lakaplı İsmail Atız ile çok sık görüşüyordu.

    KİMLER KURTARDI?

    İddiaya göre; avukatlık sınırlarını çok aşarak bu suç örgütlerinin yasadışı faaliyetlerinde yer almaya başladı. 30 Aralık 2022’de eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesindeki rolü de Öktem’in siyaset ve mafya bağlantılarını ortaya koydu. Tetikçileri organize eden Doğukan Çep’in, tetikçi Eray Özyağcı’nın avukatlığını yapmıştı ve onları Sinan Ateş cinayeti için yönlendirdiği herkesin bildiği bir sırdı. Tetikçiler ile Ateş cinayetinin Ankara ayağındaki isimleri irtibatlandırmıştı. Davada tetikçiler ile eski Ülkü Ocakları Başkanı Tolgahan Demirbaş’a ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel’in arasında bulunduğu 4 sanık ise 15-18 yıl arasında hapis cezaları aldı. Suikasttaki kilit rolüne karşın davada Öktem’in dosyası ayrıldı ve 21 ay tutukluluktan sonra 2 Ekim 2024 tarihinde tahliye edildi. Öktem’in bunca delil ve irtibatına karşın ceza almamasını, cezaevinden çıkmasını sağlayan güçler karanlıkta kaldı. Hapishanede kalanlar ise Öktem gibi kurtarılmadıkları için tepkilerini dışarıya iletiyordu.

    Öktem, Ateş cinayeti davasından tahliye olduktan sonra MHP ve Ülkü Ocakları’ndan uzaklaştırılmıştı. Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım artık onunla görüşmüyordu. Bunun nedenini henüz bilmiyoruz. Ama Öktem, emniyet ve yargıdaki ilişkilerinin bir bölümünü de kaybetmişti. Eskiden ona açılan emniyet ve mahkeme kapıları kapanmıştı.

    ‘EKİBİ BEN AYARLADIM’

    Bu sırada Çep, ‘suikast işi’ni aldığı Öktem’i sürekli tehdit ederek para istiyordu. Parayı alamayınca Sincan Cezaevi’nden mahkemeye iki kez dilekçe göndererek Öktem hakkında ifade vermek istediğini, elinde deliller olduğunu anlattı. Ancak gizli eller yine devredeydi, aylarca ifadesi alınmadı.

    Öktem, yakın çevresine Çep’in susmak karşılığında kendisinden para istediğini anlatıyordu. Ateş’e yönelik saldırı için Çep ekibini ayarladığını söylemekten de çekinmiyordu. Saldırının yaralamak amacıyla yapıldığını öne sürüyordu.

    Timur Soykan’ın yazısının devamı

    Timur Soykan

    Okura not:

    Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

  • Serdar Öktem cinayetinde yeni detaylar…

    Serdar Öktem cinayetinde yeni detaylar…

    MHP’li avukat Serdar Öktem’in öldürülmesine ilişkin soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Öktem’in saldırı günü takip edildiğini fark ederek silahına davrandığı, ancak tetiği çekemeden vurulduğu belirlendi. Öktem’in suikastını gerçekleştiren tetikçilerin en net görüntüsü de ortaya çıkarken, saldırganların Daltonlar ile birlikte hareket eden Gündoğmuş grubu üyelerinden olduğu iddia edildi.

    Left side shows a man in a gray suit, blue tie, and pocket square standing indoors with a gold trophy on a shelf behind him. Right side displays the open door of a dark blue car with its window shattered and multiple bullet holes visible on the glass.

    Silahlı saldırıda öldürülen Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş cinayeti sanıklarından MHP’li avukat Serdar Öktem’in ölümüne ilişkin soruşturma üçüncü gününde devam ediyor.

    Gözaltına alınan 13 kişinin emniyetteki sorguları sürerken, cinayete ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı.

    Star Haber’in aktardığına göre; saldırı günü Serdar Öktem’in Anadolu Yakası’nda bir görüşmeye gideceği öğrenildi. Üzerinde tabancası bulunan Öktem’in, takip edildiğini fark ettiği ve silahını belinden çıkararak namluya mermi sürdüğü belirtildi.

    Ancak Öktem’in, tetiği çekemeden vurulduğu bildirildi. Olay yerinde bulunan silah, inceleme yapılmak üzere polis tarafından emniyete götürüldü.

    SALDIRGANLARIN EN NET GÖRÜNTÜSÜ

    Öktem’in suikastını gerçekleştiren tetikçilerin en net görüntüsü de ortaya çıktı.

    Servis edilen görüntülere göre; tetikçiler suikasttan yarım saat sonra benzinliğe girmiş.

    ‘GÜNDOĞMUŞ’ AYRINTISI

    Öte yandan İstanbul Emniyeti İstihbarat ve Organize Suçlarla Mücadele şube müdürlüklerinde görevli polislere ifade veren zanlılar, saldırının talimatını suç örgütü Daltonlar’ın yurtdışındaki yöneticilerinden Mustafa Aktürk’ten aldıklarını anlattı.

    Sabah’ın haberine göre; suikastın talimatını verdiği iddia edilen Mustafa Aktürk’ün, Daltonlar çetesinin elebaşı Berat Can Gökdemir’e en yakın isimlerden ve “sağ kolu” olduğu öne sürüldü.

    Yurtdışından gelen talimatı alıp saldırganları organize eden kişinin de S.Ö. olduğu belirtildi.

    3 ay boyunca güzergâh ve saldırı keşfi yapan saldırganların, Daltonlar ile birlikte hareket eden Gündoğmuş grubu üyelerinden olduğu iddia edildi.

    Suikastın asıl nedeninin ise Öktem’in, rakip suç örgütü Casperler’ın davalarına bakması olduğu ileri sürüldü.

    İddialara göre 3 Ağustos’ta İspanya’da öldürülen Daltonlar yöneticisi Caner Koçer cinayetinde adı geçen bazı kişilerle Öktem yakın ilişki içindeydi.

    Serdar Öktem suikastının da bu cinayetin bir misillemesi olduğu öne sürüldü. Serdar Öktem’in, Casperler’ın lideri “Hamuş” kod adlı İsmail Atız’ın da avukatı olduğu iddia edildi.

    Serdar Öktem, 6 Ekim günü saat 16.15 sıralarında 34 MPG 499 plakalı otomobiliyle Büyükdere Caddesi Boğaziçi istikametinde trafikte beklediği sırada silahlı saldırıya uğramıştı.

    Okmeydanı Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Öktem, burada ölmüştü.

    Olayın ardından teknik ve fiziki çalışma başlatan ekipler, saldırının siyah giyimli ve kar maskeli 5 kişi tarafından gerçekleştiğini, zanlıların kullandığı aracın sahte plakalı olduğunu tespit etmişti.

    Takip sonucu aracın bir benzinlikten nakit olarak yakıt aldığı tespit edilirken, şüphelilerin kimlikleri belirlenmişti.

    Yakalanan şüphelilerin olayda kullandıkları silahları bir çanta içerisinde ormana attıklarını beyan etmesi üzerine Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, suç aletlerini atıldıkları yerde bulmuştu.

    “TALİMAT YURT DIŞINDAN” İDDİASI

    Operasyonun devamında, saldırı sonrası yakalanan şüphelilerle irtibatlı 6 kişi daha gözaltına alınmıştı.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün ortak çalışmalarının sonucunda, saldırının talimatının yurt dışında olduğu belirlenen bir suç örgütü üyesince verildiği ifade edilmişti.

    Saldırıya ilişkin devam eden çalışmalarda, olayı gerçekleştiren zanlılarla irtibatı tespit edilen ve suikastle ilişkileri olduğu değerlendirilen 7 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.

    OTOPSİ RAPORU

    Adli Tıp Kurumu’nun ön otopsi raporunda, Öktem’in kafa bölgesine isabet eden bir yaralanma ile yüzüne isabet eden yaralanmalarından en az birinin ve sol koluna isabet eden yaralanmalarından en az birinin ayrı ayrı tek başına öldürücü nitelikte olduğu kaydedilmişti.

    Raporda, Öktem’in ölümüne ilişkin, “Ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası ve yüz kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu tespit edilmiştir” ifadesine yer verilmişti.

     

  • ÖZEL VE BAHÇELİ ARASINDAKİ GERGİNLİK

    ÖZEL VE BAHÇELİ ARASINDAKİ GERGİNLİK

    CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Özgür Özel’e yönelik sert sözler kullanan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’a yanıt verdi. Emir, Yalçın’ın paylaşımını alıntılayarak “Siyaset dediğin şey “şarjör”, “tabanca”, “parmak sokmak” üzerinden değil; hukuk ve nezaket üzerinden yürür. Korkarım siyasetteki kalibren, övündüğün namlu çapından da küçük” dedi.

    CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’a seslenerek “Korkarım siyasetteki kalibren, övündüğün namlu çapından da küçük” dedi.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin karşılıklı sert açıklamaları gündemdeki yerini koruyor.

    Emir, sabah saatlerinde sosyal medya hesabından Özgür Özel’e yönelik tehdit içerikli paylaşım yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’a yanıt verdi.

    Yalçın’a “Yine okurken zorlandığımız, tek nefeste yazdığını anladığımız bir paylaşımınla Genel Başkanımızı hadsizce hedef almışsın” sözleriyle seslenen Emir, “Ama belli ki “çelişkiyi sanat haline getirme” konusunda kimse eline su dökemiyor. Bir yandan “masumiyeti ispatlanmış insanlara alçakça suç isnadı” diyorsun, birkaç satır sonra iddianamesi bile yazılmamış belediye başkanlarımızı “hırsız” ilan ediyorsun” ifadelerini kullandı.

    Şişli’de geçtiğimiz gün öldürülen Serdar Öktem’i anımsatan Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Senin ülküdaşını vurmakla yargılanan arkadaşların masum da halkın oyuyla seçilmiş belediye başkanlarımız mı suçlu? Bir de açıklamanda ateşli silahlara olan ilgin dikkatimi çekti. Siyaset dediğin şey “şarjör”, “tabanca”, “parmak sokmak” üzerinden değil; hukuk ve nezaket üzerinden yürür. Korkarım siyasetteki kalibren, övündüğün namlu çapından da küçük.”

    ÖZEL VE BAHÇELİ ARASINDAKİ GERGİNLİK

    CHP’nin 1 Ekim’de TBMM açılışına katılamaması Bahçeli’nin tepkisine neden oldu. Bahçeli yeni yasama dönemin ilk grup toplantısında CHP’yi hedef alarak başladı.

    Bahçeli, “Meclis açılışına katılmamak millete saygısızlıktır. CHP yanlışı savunmayı tercih etmiştir. CHP yine baltayı taşa vurmuştur” dedi ve MHP’li avukat Serdar Öktem’in öldürülmesine ilişkin de açıklama yapmadı.

    Bahçeli, ayrıca CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar hakkında da şunları söyledi:

    “CHP’nin hesabını vermesi gereken, hatta yüzleşmesi kaçınılmaz olan korkunç nitelikli rüşvet ve yolsuzluk iddiaları vardır ve ortadadır. Özgür Bey’in savcı ve hâkimlerimizle uğraşması, her vahim iddiayı siyasileştirerek karalaması, meydan meydan dolaşarak zehir aşılaması suçluluk psikolojisinin yansımasıdır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi rüşvet ve yolsuzluğun pençesinde, eko-sistemin esareti altındadır. Yüzleşmek için özgüven, gerçekleri kabullenmek için de siyasi ahlak ve dirayet gerekmektedir. CHP’nin belediyelerde dönen gayri meşru ilişkilerin hesabını vermesi şarttır.”

    Özel ise Bahçeli’ye sert sözlerle yüklendi. Bahçeli’nin CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalara ilişkin açıklamalarına yanıt veren Özel, Sinan Ateş ve Serdar Öktem suikastlarını anımsatarak Bahçeli’nin sessiz kalmasını eleştirdi.

    Özel, “Bakın bütün Türkiye konuşuyor, birileri susuyor. Ankara’nın ortasında vurulan MHP’li, vurup da yargılananlar, mahkemede söylüyorlar; MHP’li. Azmettirenler MHP’li. Serbest bırakıldıktan hemen sonra susturulan MHP’li. Susturanlar MHP’li. Azmettirenler MHP’li. Konuşmayan bir tek sensin MHP’li. Bir tek sensin” dedi.

  • Timur Soykan: Senaryonun çürüdüğü konum

    Timur Soykan: Senaryonun çürüdüğü konum

    Sinan Ateş cinayetinin siyasi bağlantılarını örtmek için bir kampanya yürütülüyor. Ama duruşma salonunda başlayıp medyada devam eden senaryoyu sağlam deliller çürütüyor. Eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın katille buluşup onu kaçırdığı anlara dair deliller bile karartma senaryosu ile gerçeği ayırmak için yeterli.

    Senaryonun çürüdüğü konum

    Sinan Ateş’in 30 Aralık 2022’de öldürülmesiyle ilgili dava Sincan Cezaevi’ndeki duruşma salonunda pazartesi günü başladı. Cinayetin siyaset, devlet bağlantılarının gizlenebilmesi için büyük bir oyun oynanıyor, yeni bir senaryo yazılıyor.

    Öncelikle yarım iddianame ile dava başlatıldı ve cinayetin arkasındaki isimlerin dosyası ayrıldı. Böylece; tetikçiler ve Ülkü Ocakları’ndaki bazı azmettiricilerin ötesine gitmeyen göstermelik bir yargılama süreciyle göz boyanıyor. Cinayetin şüphelisi olan ve yurt dışı çıkış yasağı konulan 17 kişi için hazırlanacağı söylenen iddianame ufukta görünmüyor, rafta unutulmaya terk ediliyor. Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, eski MHP Milletvekili Olcay Kılavuz, Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı ve diğer Ülkü Ocakları yöneticileri hakkındaki tespitler, davanın ek klasörlerinde, bilirkişi raporlarında var. Ancak duruşmada konu onlara gelince mahkeme başkanı “Onlar bu davanın konusu değil” diyerek cinayetin siyasi bağlantılarını koparıyor. Böylece gerçeğin büyük kısmı karartılıyor.

    Katiller

    TETİKÇİLERİN TAKTİĞİ

    Davada savunma yapan tetikçi çete ise sanık olan Ülkü Ocakları yöneticilerini de kurtarmak için yazılmış senaryoyu oynuyor.

    Tetikçi çetenin lideri Doğukan Çep, soruşturma sürecinde “Olayla ilgim yok” demişti. 19 ay sonra duruşma salonunda cinayeti azmettirme suçunu üstlendi. Alacak-verecek meselesi nedeniyle tetikçi Eray Özyağcı’yı Sinan Ateş’i bacaklarından vurması için Ankara’ya gönderdiğini anlattı.

    Tetikçi Eray Özyağcı, soruşturma sürecinde Sinan Ateş’i kişisel husumet nedeniyle vurduğunu anlatmıştı. 19 ay sonra duruşmada o da senaryoyu değiştirdi. “Abim” dediği Doğukan Çep’in kendisine “Bacaklarından vur” diye talimat verdiğini söyledi.

    Doğukan Çep ve tetikçi Eray Özyağcı, onlarca yıl hüküm giymiş, firari suçlulardı. Tetikçi’ye Ankara yolunda yakalanmaması için iki özel harekat polisi eşlik etti. Eray Özyağcı, daha önce uygulama noktasından polis kimliğini göstererek geçtiklerini anlatmıştı. Duruşmada bunu uydurduğunu savundu.

    Eray Özyağcı’nın gözaltı fotoğrafı

    ‘MUSTAFA KEMAL’  DİYE İSİM VERDİLER

    Tetikçilerin değişen senaryolarındaki amaç; bu yarım davada ‘azmettirici’ olarak yargılanan eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş, Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel ve MHP’li avukat Serdar Öktem’i kurtarmak.

    Bunun için çok kritik bir nokta var. Büyük, şüphe bırakmayan bir delilin yer aldığı o noktaya özellikle hazırlanmışlar ama orada duvara tosluyorlar.

    Yazının devamı

  • Sinan Ateş cinayetiyle ilgili neler biliniyor?

    Sinan Ateş cinayetiyle ilgili neler biliniyor?

    Ankara’da öldürülen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayetine ilişkin açılan davanın ilk duruşması 1 Temmuz’da Sincan Cezaevi’nde başlayacak. İlk duruşmayı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve CHP 7’inci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da takip etmesi bekleniyor.

    Yaklaşık 2 sene önce işlenen cinayete ilişkin neler biliniyor?

    Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşmasına sayılı günler kalırken cinayetin perde arkasında yaşananlar, çok sayıda cevapsız soru masada duruyor.

    Ankara’nın Çukurambar semtinde, 30 Aralık 2022’de  Sinan Ateş’in öldürülmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan ve Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi 145 sayfalık iddianame kabul edildi.

    İddianamede, tetikçi Eray Özyağcı ile onu olay yerine getiren ve kaçıran Vedat Balkaya ile Suat Kurt hakkında eylem üzerinde ortak hakimiyet ile müşterek fail olarak Sinan Ateş’e yönelik toplu halde, iştirak halinde “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

    Sanıklardan ”silahlı eylemi organize ettiği” iddia edilen Doğukan Çep ve şüpheli eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın ise ”suça azmettiren olarak maktüle yönelik toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

    Sanıklardan Zekeriya Asarlaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Mustafa Uzunlar, Askın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Osman Bayraktar, Caner Güney, Umut Ersoy, Çağlar Zorlu, Aytaç Ataç, Emre Yüksel, Serdar Öktem, Erdem Karadeniz, Alper Atay, Mustafa Ensar Aykal’ın ”iştirak halinde islenen suça yardım eden fail olarak maktüle yönelik toplu halde, istirak halinde tasarlayarak kasten öldürme” suçundan hapis cezası isteniyor.

    AYŞE ATEŞ’İN İFADESİ İDDİANAMEYE GİRMEDİ

    İddianamede 22 kişi yer alırken, kamuoyundan da sert eleştiriler aldı. Eleştirilerin nedeni ise iddianameye girmeyen pek çok hususun olması. Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’in 17 sayfalık verdiği ifadeden iddianamede sadece “Olay tarihinde öldürülen Sinan Ateş’in eşi olduğunu, olayın bütün yönleriyle araştırılmasını talep ettiği, eşinin öldürülmesi olayını gerçekleştiren tüm şüphelilerden davacı ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır” şeklinde yer verildi.

    Ayşe Ateş’in verdiği ifadede pek çok MHP’li ve Ülkü Ocakları üyesi kişilere işaret ediyordu. Öyle ki Ayşe Ateş’in ifadesinde 11 kez “MHP”, 91 kez “Ülkü Ocakları”, 12 kez “Ahmet Yiğit Yıldırım” 23 kez de “Olcay Kılavuz” ifadeleri geçmesine rağmen bunlardan bir tanesi bile iddianamede yer almadı.

    MHP VE ÜLKÜ OCAKLARI BAĞLANTILI İSİMLER İŞARET EDİLDİ

    Öte yandan, Ayşe Ateş savcılık ifadesinde, Sinan Ateş’in ardından Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı’na yeni atama yapıldığını ve yeni yönetimdeki isimlerin Sinan Ateş hakkında “FETÖ’cü, ihanet ateşi gibi ithamlar içeren sosyal medya paylaşımlarının yapıldığını belirtti. Sinan Ateş hayattayken kendisine Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın kontrolünde olan ve genel başkan yardımcısı olarak görev yapan Kadir Ensar Ejder isimli şahıs tarafından yönetilen Orhun Haber isimli internet haber sitesinde 4 Mart 2022’de ”bir ihanet ateşi” başlıklı haberin yapıldığını söylediğini belirten Ayşe Ateş, yine bu haber sitesinin Sinan Ateş hakkında yapmış olduğu bu ve benzeri haberleri gerçekte o dönemin Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım tarafından yapıldığı iddiasında bulunmuştu.

    CİNAYETLE İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN 3 İSİM

    Ayşe Ateş savcılık ifadesinde, davanın iddianamesinde azmettirici olarak belirtilen Tolgahan Demirbaş’ın, Sinan Ateş’in arkadaşı Haluk Türk’e giderek kendisinin ‘Ahmet Yiğit Yıldırım ve Olcay Kılavuz tarafından elçi’ olarak gönderildiğini söylediğini aktardı ve, ”Bu şahıs eşimin arkadaşına ‘Sinan Ateş’in yanında durma abi, Ocak onun kalemini kırdı, sen de zarar görme’ demiş. Haluk Türk bunu eşime söylemiş, eşim de bana söylemişti. Tolgahan Demirbaş isimli şahsın kendisinin yanına gelerek eşim hakkında söyledikleri dışında eşim tarafından kendisine karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili paylaşımlarda bulunmuş olabileceğini düşünüyorum. Dosya şüphelisi Tolgahan Demirbaş’ın Haluk Türk’e eşimin öldürülmesi kararı alındığını kimlerin söylediğini, şahsın kendisine başka neler anlattığını ve rahmetli eşime karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili olarak varsa sahip olduğu bilgileri anlatması hususunda Haluk Türk’ün ifadesine başvurulmasını talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.

    KAYBOLAN TUTANAK

    Ayşe Ateş, Sinan Ateş’in suikasttan birkaç ay önce kendisine “Olcay Kılavuz ve Ahmet Yiğit Yıldırım beni öldürmek için kiralık katil arıyor” dediğini de aktarmıştı.

    Şüphelilerden Tolgahan Demirbaş’ın ise dönemin MHP Milletvekili Olcay Kılavuz’un evinde saklandığı ve burada gözaltına alındığı iddia edildi. İddiaya göre Kılavuz, Ateş cinayeti sonrası kendi evinde saklanan Demirbaş’ı vermek istemeyerek polise direnmiş; tartışma sonrası da Demirbaş’ın söz konusu adresten alındığına ilişkin tutanak kaybolmuştu. Ayşe Ateş’in şikâyeti sonrası Kılavuz’la ilgili işlem yapılırken Kılavuz’un olay tarihinde milletvekili olduğu gerekçesiyle dosya parlamenter soruşturma bürosuna iletildi.

    Cinayette ismi sık sık geçen Olcay Kılavuz, Sinan Ateş cinayeti için, “Her şeyden evvel böyle şerefsiz bir olayın içerisinde bulunacak kadar şerefsiz biri değilim” diyerek kendini savundu. Kılavuz’un bir TV kanalında bu açıklamayı yapması üzerine MHP’nin Meclis’teki Grup Danışmanlığını yapan Kılavuz’un görevine son verilmişti.

    EMRE YÜKSEL’İN FARKLI ADRESLERİ

    Sinan Ateş öldürüldükten bir gün sonra şüpheli Tolgahan Demirbaş’ın savcılık talimatıyla arama yapılan aracında 7 adet kovan, 34 adet fişek, 1 adet tabanca, tabancaya takılı vaziyette bir adet şarjör bulunduğu ortaya çıkmış ve söz konusu belgelere ANKA Haber Ajansı ulaşmıştı. Tutuklu sanıklardan eski Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel ve Tolgahan Demirbaş’ın birbirleri ile çelişkili ifadeler verdiği belirlendi. Ayrıca Emre Yüksel’in sorgulama aşamasındaki tüm tutanaklarda ikametgah adresinin Ankara’da bulunan Ülkü Ocakları Genel Merkezi olduğu görülürken, iddianamede ise farklı bir adres yer aldığı ortaya çıkmıştı.

    4 PARTİNİN GENEL BAŞKANI KATILACAK

    Bu süreçte Ayşe Ateş de 1 Temmuz’da görülecek duruşmaya siyasetçilerin katılması talebiyle görüştü. Ayşe Ateş’in bu görüşmelerin ardından yaptığı açıklamalara göre CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve CHP 7’inci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu duruşmayı takip edecek isimler arasında yer alıyor.

    MHP’NİN AVUKATLARI KATILACAK

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise 12 Haziran’da “MHP, 1 Temmuz’daki duruşmada mutlaka hazır olacak” açıklamasını yaparken, Ayşe Ateş bu açıklama tepki göstermiş ve “MHP, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in katline ilişkin görülecek olan siyasi cinayet davasına avukatları düzeyinde katılacakmış. Peki, neden? Müşteki değiller. Sanık olmadıklarını da tekrar tekrar ifade ettiler. Eminim ki kamuoyu da benimle aynı soruyu soruyordur: O hâlde ne işiniz var Sincan’da” demişti.

    Duruşmaya günler kala ise Devlet Bahçeli “1 Temmuz 2024 Pazartesi günü başlayacak mahut cinayet davasıyla partimizi ve Ülkü Ocaklarını ilişkilendirmek için tek ayak üzerinde kırk yalan söylerler. Söz konusu davaya sadece avukatlarımız katılacak, bunun dışında hiç kimse orada bulunmayacaktır. Herkes eteğindeki taşı döksün de şahit olalım. Kim ne biliyorsa, hangi belge, bilgi ve bulguya sahipse, mahkemeye sunsun da hepsinin ense tıraşını görelim” açıklamasını yaptı.

    ERDOĞAN-AYŞE ATEŞ GÖRÜŞMESİ

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Ayşe Ateş’i Beştepe’de kabul etti. Ayşe Ateş, Erdoğan ile görüşmesine ilişkin yaptığı açıklamada, ”Beni ve kızlarımı gerçekten uzun uzun dinledi. Kızlarım da uzun bir konuşma yaptılar, sohbet ettiler kendisiyle. Durumu anlattım, izah ettim, dosya hakkında konuştuk. Deyim yerindeyse dertleştik aslında, o havada bir görüşme geçti” ifadesini kullanmıştı.

    17 KİŞİNİN DOSYASI AYRILDI

    Cinayete ilişkin 22 tutuklu sanık hakkında dava açılırken 17 şüphelinin de dosyası ayrıldı. Dosyası ayrılanların arasında hakkında yurt dışı çıkış yasağı konulan Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ve Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı, Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Burak Kılıç ile  Ülkü Ocakları Ankara İl Başkan Yardımcısı Suat Yılmazzobu, eski Çubuk Ülkü Ocakları Başkanı Gürsel Horat, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde komiser olarak görev yapan Talha Atalay ve eski MHP Mersin Milletvekili ve eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz yer alıyor.

    Kaynak:Birgun.net