Etiket: rütük

  • Barış Pehlivan: RTÜK’te kadrolaşanlar arasında AKP’li kritik isimler

    Barış Pehlivan: RTÜK’te kadrolaşanlar arasında AKP’li kritik isimler

    Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Pehlivan, RTÜK’te kadrolaşmaya ilişkin kaleme aldığı yazısında, iki ismin yakınlarının dikkat çektiğini belirtti. Pehlivan, “Biri AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adı geçenlerden Murat Kurum’un eşi… Zira, Kurum’un matematik öğretmeni olan eşi Şengül Kurum RTÜK’te müdür olarak görevlendirildi” ifadelerini kullandı.

    Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Pehlivan, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nda (RTÜK) kadrolaşmanın altında iki ismin yakınlarının dikkat çektiğini yazdı.

    Barış Pehlivan: RTÜK'te kadrolaşanlar arasında AKP'li kritik isimler

    Pehlivan, isimlerden birinin AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adı geçenlerden Murat Kurum’un eşi olan Şengül Kurum, diğer isimlerin de AKP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adı geçen Turgut Altınok’un kızları Aybüke ve Ayça Altınok olduğunu belirtti.

    Pehlivan bugün yayımlanan yazısında, “Biri, AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adı geçenlerden Murat Kurum’un eşi… Zira, Kurum’un matematik öğretmeni olan eşi Şengül Kurum RTÜK’te müdür olarak görevlendirildi. Duyduğum kadarıyla, öğretmen Kurum hakları hariç RTÜK’ten 38 bin lira maaş alıyor. Diğeri de AKP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adı geçenlerden Turgut Altınok’un iki kızı… Aybüke ve Ayça Altınok’tan bahsediyorum. Birisi kısa süre önce Dışişleri Bakanlığı’na giderken diğerinin kadrosu halen RTÜK’te olmasına karşın kendisini kurumda gören yok” diye yazdı.

    Pehlivan’ın yazısının ilgili bölümü şu şekilde:

    “FETÖ ile irtibatı gündeme gelen Tarım Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider’in öğretmen eşi Feyza Gizligider’in daire başkan yardımcısı olduğunu…

    TBMM KİT Komisyonu Başkanı, AKP’li Mustafa Savaş’ın eşi Nilay Savaş’ın da daire başkan yardımcısı yapıldığını…

    RTÜK’e yerleştirilen yaklaşık 40 personel hiçbir şekilde kuruma uğramazken ATM memuru olarak maaşlarını almaya devam ettiklerini…

    “YENİ AKRABALAR YOLDA”

    Bunların yanında kurumun yetişmiş personelinin çeşitli bahanelerle TOBB kulelerinde kiralanan katta RTÜK Strateji Geliştirme Dairesi’nde görevlendirilerek kızağa çekildiğini…

    Kurum içinde sürgün yeri olarak da adlandırılan yerde yaklaşık 60 personelin atıl şekilde hiçbir iş yaptırılmadan tutulduğunu…

    Yazmıyorum bile!

    Ama şunu da yazayım: RTÜK’ün 17. ve 18. katlarını kiraladığı TOBB binasında, D Blok 19. kat da kurum tarafından kiralanmak isteniyormuş. Katın ortak gider bedelleri ayrıca ödenmek üzere KDV hariç aylık 190 bin liraya RTÜK’e kiralanması kararlaştırılmış. Lakin, son karar Cumhurbaşkanı Erdoğan’daymış…

    Belli ki RTÜK’e yeni akrabalar yolda!”

  • CHP’DEN RTÜK’ÜN TELE 1’E VERDİĞİ CEZALARA TEPKİ

    CHP’DEN RTÜK’ÜN TELE 1’E VERDİĞİ CEZALARA TEPKİ

    CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, TELE 1’e 7 gün yayın durdurma, 5 gün program durdurma ve iki kez para cezası verilmesin tepki göstererek, “Acı olanı şu; daha mahkeme bir karar vermeden, savcılık soruşturmayı devam ettirmeden RTÜK Başkanı, ‘Gereğini yapacağız’ diye açıklama yaptı. Görüyoruz ki bugün, 7 gün TELE 1 ekranlarını kararttı, yüzde 5 idari para cezası verdi. Aslında böyle bir usul yok. Bulunmadığı bir eylemden ve maddeden ceza verdi. Çünkü TELE 1’in lisansını iptal etmek istiyorlar. Gerçekten utanç verici bir durum” dedi. CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu da “Kabaca söylemek istiyorum, kimse kusura bakmasın; bir televizyona çökmek istiyor, Adalet ve Kalkınma Partisi. Ben, 67 yaşıma kadar 3 darbe gördüm, bir tane de post modern darbe gördüm. Sadece 12 Eylül ile gazeteler kapandı. Zaten özel televizyon yok. Ondan sonra ekran karartmalar oldu ama ilk defa bir özel televizyonun muhtemelen önümüzdeki günlerde, aylarda kapatma başarısı, -tabii ki bunu ironik söylüyorum- kapatma aymazlığı diyeyim kibarca, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne layık olacak. Kendilerini şiddetle kınıyorum” diye konuştu.

    CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve CHP’nin gazeteci kökenli milletvekilleri Enis Berberoğlu, Yüksel Mansur Kılınç ve Utku Çakırözer, bugün TBMM’de basın toplantısı düzenleyerek, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) TELE 1’e 7 gün yayın durdurma, 5 gün program durdurma, iki kez de para cezası vermesine tepki gösterdi.

    “HİÇBİR ŞEKİLDE UNSURLARI OLUŞMAMIŞ BİR GAZETECİ TUTUKLANIYOR VE TELEVİZYONU DA KARARTILIYOR BUGÜN”

    Ali Mahir Başarır, “RTÜK, yine bugün hukuksuz, skandal bir karara imza attı. Gazeteci Merdan Yanardağ gerek emniyette gerek televizyonunda gerek savcılıkta gerek mahkemede bir ironi yaptığını açıkça söylemesine rağmen tutuklandı. Aslında bu montaj, sahte videoyu bir milletvekili paylaştı. Acı olanı şu; daha mahkeme bir karar vermeden, savcılık soruşturmayı devam ettirmeden RTÜK Başkanı, ‘Gereğini yapacağız’ diye açıklama yaptı. Görüyoruz ki bugün, 7 gün TELE 1 ekranlarını kararttı, yüzde 5 idari para cezası verdi. Aslında böyle bir usul yok. Bulunmadığı bir eylemden ve maddeden ceza verdi. Çünkü TELE 1’in lisansını iptal etmek istiyorlar. Gerçekten utanç verici bir durum. RTÜK, artık amacını, sınırını, her şeyini aşmıştır. Yandaş medya her hukuksuzluğu, seviyesizliği yapmasına rağmen bir tek gün ceza vermemiştir. Ama hiçbir şekilde unsurları oluşmamış bir gazeteci tutuklanıyor ve televizyonu da karartılıyor bugün. Kınıyoruz” dedi.

    Başarır, “Bugün gazeteci kökenli milletvekillerimiz var. Aslında asıl söz onların. Çünkü en büyük acıyı onlar yaşıyorlar, bir televizyon, bir meslektaşları için. Ben, sözü kendilerine veriyorum” diyerek sözü Enis Berberoğlu’na bıraktı.

    “BİR TELEVİZYONA ÇÖKMEK İSTİYOR, ADALET VE KALKINMA PARTİSİ”

    CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, “Bugün RTÜK’ün önüne gelen dosyada, aslında Merdan Yanardağ yayınına dair atılan suçun tam karşılığı olan bir RTÜK ceza maddesi var. Aynen şöyle başlıyor; ‘terörü övemez ve teşvik edemez’. Bakın, buradan ceza vermek yerine sadece, bir de ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ maddesini koymasının sebebi nedir? Bu kadar açık soruyorum. Savcının, Merdan Yanardağ’ı tutuklayan hâkimin yazmadığı ve muhtemelen iddianamede de yer almayacak bir suçun karşısındaki bir suçu ona eklemek ancak bir anlama gelir. Kabaca söylemek istiyorum, kimse kusura bakmasın; bir televizyona çökmek istiyor, Adalet ve Kalkınma Partisi. Ben, 67 yaşıma kadar 3 darbe gördüm, bir tane de post modern darbe gördüm. Sadece 12 Eylül ile gazeteler kapandı. Zaten özel televizyon yok. Ondan sonra ekran karartmalar oldu ama ilk defa bir özel televizyonu muhtemelen önümüzdeki günlerde, aylarda kapatma başarısı, -tabii ki bunu ironik söylüyorum- kapatma aymazlığı diyeyim kibarca, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne layık olacak. Kendilerini şiddetle kınıyorum” diye konuştu.

    “BİR TELEVİZYONU KAPATMAK FİKRİNE NASIL DESTEK OLUNUR, BEN BUNU ANLAMIYORUM”

    Berberoğlu, “RTÜK, bir sopa değildir, anayasal bir kuruluştur. Anayasa’da yeri olan bir kurumdur. Bu Meclis’ten seçilen üyeleri vardır. Bu Meclis’e karşı ve daha önemlisi kökenlerine baktığımız zaman, çoğu aramızdan yetişmiş, benim eski şerefli mesleğim medyadan yetişmiş kişiler olduğunu düşünürseniz, medyaya karşı sorumlulukları vardır. Bu sorumlulukları yerine getirmemekte bu kadar ısrar etmelerini de hayretle karşılıyorum. Bir televizyonu kapatmak fikrine nasıl destek olunur, ben bunu anlamıyorum” dedi.

    “BİR TELEVİZYONUN KAPATILMASI, O TELEVİZYONU KURANLARIN DA SAĞLAYABİLECEĞİ, GERÇEKLEŞTİREBİLECEĞİ BİR ŞEY DEĞİL “

    CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç, karara ilişkin şu eleştiriyi yaptı:

    “Bugün TELE 1 ile ilgili RTÜK’ün verdiği karar yersizdir, haksızdır, doğru değil, yanlıştır. Yayın kuruluşları dinleyicileriyle, okuyucularıyla, izleyicileriyle var. TELE 1 televizyonu da izleyicileriyle var. Bir televizyonun kapatılması, o televizyonu kuranların da sağlayabileceği, gerçekleştirebileceği bir şey değil. Onun için buradan söylüyorum; TELE 1 televizyonu kapatılamaz. TELE 1 televizyonunu, RTÜK’ün, hangi kararı olursa olsun kapatmaya gücü yetmez. TELE 1 televizyonunu, RTÜK’e uzaktan talimat verenlerin talimatları ne olursa olsun kapatılamaz. TELE 1 televizyonu, Türkiye’nindir. TELE 1 televizyonu, Türkiye’nin özgür ve bağımsız medyasının en önemli kuruluşlarından birisidir. Kararın içeriği, ayrıntıları yanlışlıklarla doludur. Söz konusu yayınla ilgili RTÜK, denetleyici vasfı nedeniyle müeyyidelerde bulunabilir; ama radyo, televizyonlarla ilgili düzenleme ve denetleme yetkisi olan kuruluş, bu yetkiyi kullanmak yerine susturmaya yönelik bir tutum sergiliyor. Biz, bunun nereden kaynaklığını da biliyoruz. RTÜK’ün üyelerinin talimatla iş yapmalarını; özerk, anayasal bir kuruluş olan RTÜK üyelerinin talimatla iş yapmış olmalarını da buradan esefle karşıladığımı belirtmek istiyorum. TELE 1 televizyonu kapatılamaz.”

    “YATARI OLMAYAN BİR MADDEDEN YARGISIZ İNFAZ, MERDAN YANARDAĞ’A YAPILIYOR”

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Ortada bir operasyon var. Nasıl bir operasyon? Medyayı susturma, toplumu sindirme, özgür basını susturarak toplumun haber alma hakkını ortadan kaldırmaya yönelik bir operasyon. Merdan Yanardağ hakkında henüz bir hüküm oluşmuş değil. Büyük olasılıkla bizim bu Meclis’te 2019’da çıkardığımız yargı reformuna dayanarak beraat edecek. Şu anda haksız, hukuksuz yere cezaevinde yatmakta. Bir suçu kesinleşti, ceza aldı deseniz bile aslında yatarı olmayan bir maddeden yargısız infaz, Merdan Yanardağ’a yapılıyor. Bugün RTÜK, buna bir yargısız infaz daha ekledi. Daha sonucu ortada yokken, bir yargı kararı yokken TELE 1’e iki ayrı maddeden üst üste ceza vererek bundan sonra kapatmanın yolunu aralayan bir karar aldılar” dedi.

    “BU, TELE 1 İLE SINIRLI OLMAYACAK. BUNDAN BİR SONRAKİ, ÖBÜR KANAL OLACAK, ÖBÜR GAZETE OLACAK. MERDAN’DAN SONRAKİ, BAŞKA BİR GAZETECİ OLACAK”

    Çakırözer, “Burada yapmak istedikleri şu; Merdan Yanardağ’ı gözaltına al, tutukla, zindanda tut, arkasından TELE 1’e önce karartma, sonra kapatma kararı ver. Peki bunun bedelini kim ödeyecek? 85 milyon ödeyecek. Bir; hepimizin haber alma hakkı elinden alınıyor. Hepimiz susturuluyoruz aslında. Sadece TELE 1, sadece Merdan Yanardağ değil. Aslında tüm halkın haber alma hakkı için uğraşan basın mensupları, yayın kuruluşları susturulmak isteniyor. Çünkü bu, TELE 1 ile sınırlı olmayacak. Bundan bir sonraki, öbür kanal olacak, öbür gazete olacak. Merdan’dan sonraki, başka bir gazeteci olacak. O yüzden buradan seslenmek istiyoruz; bu yol, yanlış bir yoldur. Bu yol; Türkiye’nin, milletimizin çıkarına bir yol değildir. Türkiye zaten şu anda cezaevinde bulunan gazeteciler, hak savunucuları, aydınlarımız, siyasetçiler, kısacası düşünce suçluları, siyasi tutuklular nedeniyle dünyanın gündeminde” diye konuştu.

    “TÜRKİYE, GEÇEN YIL 147 İDİ, ŞİMDİ 165’İNCİ SIRAYA DÜŞTÜ”

    Basın özgürlüğü endeksine atıf yapan Çakırözer, “Türkiye, geçen yıl 147 idi, şimdi 165’inci sıraya düştü. Bütün insani endekslerde en diplerdeyiz. O yüzden bir televizyonun bugün karartılması, yarın da kapatılması, Türkiye’nin itibarına katkı sağlamayacağı gibi, tam tersine Türkiye’nin imajını, algısını, itibarını yerle bir edecektir. Bugün bu kararları rahatlıkla alabilenler, bunları da düşünmek durumdadır. 28 Mayıs seçimlerinden sonra, 29 Mayıs’ta ve sonraki günlerde ‘kucaklaşma’ diyenler, ‘Türkiye Yüzyılı’ diyenler, ‘Muhalefetle biz konuşmalıyız, kucaklaşmalıyız’ diyenlerin eğer bir kucaklaşamaya niyetleri varsa bu karar, o kucaklaşmayla ters düşmektedir. Ya o sözler yalandır ya bu karar, o sözlerin doğru olmadığını ortaya koyan bir başka göstergedir” dedi.

  • “RTÜK TELE1’E CEZA İÇİN TOPLANACAK. KORKU SALINSIN Kİ BU İKTİDARIN YOLSUZLUKLARI, KİRLİ PAZARLIKLARI BİLİNMESİN İSTENİYOR”

    “RTÜK TELE1’E CEZA İÇİN TOPLANACAK. KORKU SALINSIN Kİ BU İKTİDARIN YOLSUZLUKLARI, KİRLİ PAZARLIKLARI BİLİNMESİN İSTENİYOR”

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM Genel Kurulu’nda; “Bugün Merdan Yanardağ zindanda, RTÜK TELE1’e ceza için toplanacak. TELE1 karartılınca, TELE1 kapatılınca ne olacak? Diğer televizyonlara, gazetelere korku salınacak; korku salınsın, sindirilsin ki bu iktidarın yolsuzlukları, kirli pazarlıkları bilinmesin, konuşulmasın isteniyor” dedi.

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, geçen hafta tutuklanan TELE1’in genel yayın yönetmeni gazeteci Merdan Yanardağ ve RTÜK’ün TELE1’e ceza için toplanmasını Meclis gündemine taşıdı. Çakırözer, TBMM Genel Kurulu’nda dün yaptığı konuşmada; Gezi Parkı davasında tutuklu bulunan Osman Kavala, Tayfun Kahraman, Hakan Altınay, Mücella Yapıcı, Mine Özerden, Çiğdem Mater ve TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın tutukluluğuna da tepki gösterdi. Çakırözer, şöyle konuştu:

    ”Bu kürsüde ne zaman uluslararası anlaşmaları konuşsak, dış politikayı ne zaman konuşsak şu konuyu mutlaka hatırlatma ihtiyacı duyuyoruz. Dış politikada Türkiye’nin başarılı olması için içeride güçlü bir ekonomisi, içeride güçlü bir demokrasisi olması olmazsa olmaz bir şarttır. Yani bu imzaladığımız, onayladığımız anlaşmaların hepsi güzel, iyi ama bu anlaşmalardan ülkemiz için arzu ettiğimiz çıkarları elde edebilmemiz için öncelikle güçlü bir hukuk devletine ihtiyacımız var.

    “BÜYÜK BİR HAK GASPI VAR ORTADA; GASBEDİLEN, MİLLETİN İRADESİ”

    “TEK KİŞİNİN İNADI YÜZÜNDEN TÜRKİYE AVRUPA KONSEYİ’NDE YAPTIRIM UYGULANACAK ÜLKE KONUMUNA GELDİ”

    “KENDİ ÇIKARDIĞIMIZ KANUNUNU UYGULAYAMIYORSAK BUNUN ADI HUKUK DEVLETİ OLUR MU”

    “NERESİNDEN BAKARSANIZ ÜST ÜSTE HUKUKSUZLUK”

    “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE, TOPLUMSAL MUHALEFETE BİR GÖZDAĞI OPERASYONU YAPILMAKTA”

    Yanardağ neden cezaevinde? Kendisi de biliyor, herkes görüyor ki saray iktidarı böyle istedi. Gizli planlarını açık eden, halkın gerçekleri görmesini sağlayan gazetecileri baskı, korku ve gözdağıyla engellemek istiyorlar. Hedef sadece Yanardağ değil, ya ne? Ulusal yayın yapan Tele1’in önce karartılmasını, sonra da lisans iptaliyle kapatılmasını istiyorlar. Bugün Merdan Yanardağ zindanda, yarın RTÜK Tele1’e ceza için toplanacak. Tele1 karartılınca, Tele1 kapatılınca ne olacak? Diğer televizyonlara, gazetelere korku salınacak; korku salınsın, sindirilsin ki bu iktidarın yolsuzlukları, kirli pazarlıkları bilinmesin, konuşulmasın isteniyor. Bir gazetecinin susması, bir kanalın kapatılması 85 milyon olarak hepimizin basın özgürlüğünün, hepimizin özgürlüğünün elinden alınması demektir. Merdan Yanardağ gazetecidir, yeri cezaevi değil, haber yaptığı, yorum yaptığı televizyon kanalıdır. Buradan RTÜK’e de çağrı yapmak, görevini hatırlatmak istiyoruz: RTÜK’ün görevi nedir? Her şeyden önce Anayasa tarafından güvence altına alınan basın özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün korunmasıdır. Ama şimdi Merdan Yanardağ ve Tele1 üzerinden basın özgürlüğüne, toplumsal muhalefete bir gözdağı operasyonu yapılmakta. RTÜK’e çağrıda bulunuyoruz: Sarayın bu operasyonuna alet olmayın, Türkiye’ye kanal kapatma ayıbını yaşatmayın. Ama ‘Yok, biz sarayın gölgesinde hukuksuzluğu sürdüreceğiz’ diyorsanız, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak halkın haber alma hakkı için mücadelemizi sürdüreceğiz. Gazetecilerin özgürce mesleğini yapabildiği, ifade ve basın özgürlüğünün korunduğu demokratik bir ülke mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Halkın haber alma hakkı için yayın yapan televizyonları karartarak; gazetecileri, milletvekillerini, siyasetçileri, avukatları, hak savunucularını zindanda tutarak ülkemizin demokrasisi düzelmez, itibarımız düzelmez, ekonomimiz hiç düzelmez. Eğer gerçekten ‘kucaklaşma’ diyorsak işte, ilk önce milletin vekili Can Atalay’ı, gazeteci Merdan Yanardağ’ı ve düşüncesi nedeniyle haksız, hukuksuz zindanlarda rehin tutulan tüm siyasi tutukluları adalete ve özgürlüklerine kavuşturarak başlamalıyız.”