Etiket: parti

  • Muharrem İnce, Hayal kırıklığı yaşayan arkadaşlarımız ayrı parti kurma gibi yollara tevessül etmemeli

    Muharrem İnce, Hayal kırıklığı yaşayan arkadaşlarımız ayrı parti kurma gibi yollara tevessül etmemeli

    CHP üyesi Muharrem İnce, partisindeki gelişmelere ilişkin, “Hayal kırıklığı yaşayan arkadaşlarımızın süreci soğukkanlılıkla takip etmeleri, ayrı parti kurma gibi yollara tevessül etmemeleri gerekir” dedi.

    Uzun yıllar CHP’de görev yapan İnce, 2018’de partinin cumhurbaşkanı adayı olmuş, Şubat 2021’de CHP’den ayrılarak Mayıs 2021’de Memleket Partisi’ni kurmuştu. İnce, Haziran 2025’te CHP’ye dönmüştü.

    X hesabından ‘Nerede durduğumu soranlara cevabımdır: CHP’nin yanındayım’ başlığıyla iki sayfalık bir açıklama yayınlayan İnce, mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘arınma’ ve aynı kararla görevden uzaklaştırılan Özgür Özel’in ‘direnme’ sözlerine atıfla partinin bölündüğüne vurgu yaparak özetle şunları söyledi:

    ‘CHP, saray rejiminin tuzağına düştü’

    * CHP, Türkiye’nin sigortası, yıkılmaması gereken kalesidir. Kurucu parti parçalanırsa, Türkiye parçalanır; eşit ve özgür bireyler üzerinde yükselen demokratik Cumhuriyet yok olur. CHP bu nedenle hedeftir. İktidar ve medyası CHP’yi parçalamak için adeta çırpınmaktadır.

    * Ne yazık ki CHP, Saray rejiminin kurduğu tuzağa düşmüştür. ‘ARINMA’ ve ‘DİRENME’ kavramları etrafında, CHP’yi parçalanmaya taşıyan anlamsız, gereksiz, yersiz ve talihsiz sert bir kavga yürütülmektedir. Kavgayı kızıştıran, Partiyi ayrıştıran eylem ve söylemlerin, CHP’nin ve Türkiye’nin aleyhine olduğunu görmemek için siyaseten kör olmak gerekir.

    ‘CHP’den ayrılıp yeni parti kurmanın doğru bir yol olmadığını söylemeliyim’

    * CHP, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan dil, din, mezhep, ırk veya etnik köken ayrımı gözetmeksizin, devletle hukuki bağı eşit yurttaş olarak gören anlayıştan ve laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni savunmaktan asla vazgeçemez. Süreçte hayal kırıklığı yaşayan arkadaşlarımızın süreci soğuk kanlılıkla takip etmeleri, asla mücadeleyi ve Partiyi bırakmamaları, ayrı parti kurma gibi yollara tevessül etmemeleri gerekir.

    * Bir dönem, CHP’den ayrılma deneyimini yaşamış ve geri dönmüş biri olarak CHP’den ayrılmanın ve yeni bir parti kurmanın doğru bir yol ve siyasi karar olmadığını bütün samimiyetimle yol arkadaşlarıma söylemeliyim.

    ‘Acil bir tüzük kurultayı toplanmalı’

    * O halde ne yapmalı? CHP mutlaka ayakta kalmalı; parçalanmamalıdır. CHP çıkarların değil, ilkenin ve kamu yararının partisi konumunu güçlendirmeli, seçmenin sahip çıkacağı ve göğsünü gere gere gururla savunacağı bir parti haline gelmelidir.

    * AKP iktidarlarının olağan hale getirdiği siyaset üzerinden zenginleşme ve kamu kaynakları üzerinden ideolojisine bağlı sermaye sınıfı yaratma anlayışı CHP’de nefes alamamalı ve hayat bulmamalıdır. CHP’nin gerçek sahibi üyeleridir. Hiç itiraz etmeden acil bir Tüzük kurultayı toplanmalıdır. Tüzük AKP Tüzüğünden aşırılan maddelerden temizlenerek, genel başkan, parti meclisi, milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyelerinin Parti üyeleri tarafından seçileceği demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır.

    * Demokrasi halkın iradesine dayanır. Demokrasiyi savunan CHP de üyelerinin iradesine dayanmak ve meşruiyetini üyelerinden almak zorundadır. Ardından da hiç geciktirilmeksizin genel başkan ve parti meclisinin Parti üyeleri tarafından seçileceği kurultay acilen toplanmalı ve despotik saray rejiminin tuzağı boşa çıkarılmalıdır.

    ‘Yoksulluk konuşulmuyor, medyamız mutlak butlan davasıyla yatıp kalkıyor’

    * Saray rejimi, başarısızlıklarını perdelemek, Türkiye’ye verdiği zararın konuşulmasını engellemek ve rejim değişikliği sürecinde CHP’yi güçten düşürüp pasifize etmek için halkın önüne CHP’yi, CHP’nin önüne de CHP’yi parçalamak için CHP’lileri atmıştır.

    * Türkiye’de işsizlik, üretimsizlik, açlık, yoksulluk, pazardaki pahalılık, evlerde kaynamayan tencereler, hastanelerde tedavi göremeyenler, okula aç giden çocuklar, gelir dağılımı eşitsizliği, yoksul halktan enflasyon yoluyla zenginlere aktarılan sermaye transferi, emeklilere reva görülen sefalet ücreti, gençlerimizin gasp edilen geleceği konuşulmamakta, siyaset dünyamız ve medyamız hep birlikte ve el ele CHP’li belediyelere yapılan yolsuzluk operasyonları ve mutlak butlan davasıyla yatmakta ve bunlarla kalkmaktadır.

    ‘Arınmak, direnmek yetmez bu noktaya nasıl geldiğimizle yüzleşmek zorundayız’

    * Planlandığı ve dolayısıyla beklenildiği üzere mutlak butlan kararıyla birlikte CHP ikiye bölünmüş; butlan ile gelenler ‘ARINMAK’, butlanla gidenler ‘DİRENMEK’ kavramlarını politikalarının temeline yerleştirerek giriştikleri mücadelede Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi CHP’nin Genel Merkezine polisle girildiği ve CHP Genel Merkezinin polisle boşaltıldığı görüntüleri dünyaya izletmişlerdir.

    * Bugün Grup toplantısı öncesinde yaşananları da bu süreçten ayrı düşünmemek ve umudunu CHP’ye bağlayan milyonlarca seçmenin gözyaşlarına sebep olduğunu görmezden gelemeyiz.

    * Arınmak, direnmek yetmez bu noktaya nasıl geldiğimizle ilgili de yüzleşmek zorundayız. Sonuç Olarak: CHP yalnızca bir seçim partisi değil, Cumhuriyet’in kurucu partisidir. Bu itibarla CHP’nin görevi, yalnızca iktidarı değiştirmek değil, Türkiye’nin yönünü değiştirmektir. Bunun için CHP’nin parçalanması değil, bütün kadrolarıyla kol kola, sımsıkı, omuz omuza ve başı dik bir şekilde ayakta durması gerekmektedir.

    ResimResim

  • Özgür Özel, “Bahçeli ile konuşacak bir şey yok”

    Özgür Özel, “Bahçeli ile konuşacak bir şey yok”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında konuşuyor. Özel, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin bugünkü grup toplantısında CHP’yi hedef alan “CHP yönetiminin gözü başka kaşı başka oynamaktadır. CHP, fonlanmış medyası, DEM’lenmiş ortakları, demokratik yollardan sonuç alamayacaklarını anlamıştır. CHP halktan umudunu kesmiştir” açıklamasına yanıt verdi. Özel, önündeki kağıdı yırtarak, “Bahçeli ile konuşacak bir şey yok. Devlet Bey’e inat suni gündemi değil, gerçeği konuşacağız” dedi.

    Özel’in açıklamalarının satır başları şöyle:

    “Türkiye İttifakı ile Türkiye’nin birinci partisi olan, CHP’yi hep baba evi olarak nitelendirdik. Gazi Mustafa Kemal’in partisini hep birlikte Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında iktidar yapacağını söyledik. Şu anda İzmir milletvekili olan, bir isim geliyor ve ekonomi takımımızın gücüne güç katmaya, İzmir’deki gücümüze güç katmaya devam ediyor. Ümit Özlale’yi davet edelim.

    Bundan sonra Özlale ile birlikte hem ekonomi takımımız daha güçlü hem İzmir’de daha güçlüyüz. Ailemiz büyümeye devam ediyor.

    ‘ENGELLİ BAKANLIĞI İKTİDARIMIZIN İLK GÜNÜNDE HAYATA GEÇECEK”

    En düşük engelli aylığı söylemeye utanıyorum 280 lira en fazlası da 5 bin liraya ancak çıkıyor. Sefalet olduğunu anlatırken birileri engellilerin 280 lirayla dezavantajlarını ortadan kaldırdıklarını iddia ediyor. Dün tüm engellilerimizle konuşurken ifade ettim, güçlü bir bütçesi olan icracı bir Engelliler Bakanlığı iktidarımızın ilk gününde hayata geçecek.

    Engelli maaşını net asgari ücret yapacağız. Engelli ve yaşlısına bakan vatandaşlarımıza ödenen evde bakım parasını net asgari ücret düzeyine çıkaracağız. Engelliler haftasında ödenmek üzere her yıl net asgari ücreti seyyanen yılda bir kez engellilere vermekten geri durmayacağız.

    2500 engelli öğretmen atama bekliyor. Hem o öğretmenlerimiz hem aileleri için verilen bu sözlerin tutulması için takipçi olacağız. CHP iktidarında, birinci yıldan itibaren engelliler satranç turnuvasında, hep bir soruyu sordu. Belediyenizden memnun musunuz? Döndüler ve dediler ki çok memnunuz, Allah belediye başkanlarından razı olsun. İktidarımızdan birinci yılında tüm engellilere CHP adına şu özgüvenle soracağım. ‘İktidarımızdan memnun musunuz’ dediğimde, “Çok memnunuz sözünüzü tuttunuz” dedirteceğim.

    “2002’DEN BUGÜNE KADAR 2079 MADENCİ HAYATINI KAYBETTİ”

    Yüzyıllar önce Roma İmparatorluğunda zorba bir bürokratın kızı Sanra Barbara kaçarak bir madene sığınır. Barbara madenden ayrıldığında zorba babası tarafından katledilir. Barbara’nın madene sığındığı gün Dünya Madenciler Günü olarka kutlanır. Aslında bütün dünyaya ilham olan olayın yaşandığı bu topraklarda Dünya Madenciler Günü coşkuyla değil, Almanya’daki gibi eğlencelerle değil, boynumuz bükük ve taziye tadında geçmektedir. Almanya’da 62’den beri ölümlü kazalar olmazken, bizim topraklarımızda “maalesef bu mesleğin fıtratında ölüm var” lafı normalleştirilmeye çalışılıyor.

    “AKP DÖNEMİNDE 6 TANE DAHA SOMA YAŞADIK”

    Ömrüm buna itirazla geçti. Hans’ın fıtratında olmayanın Hasan’ın fıtratında olmayacağını, bu kazaların önüne geçmenin mümkün olduğunu ama bunu bir sermaye mantığıyla değil anayasayla güvence altında olan, özelleştirilmesi yasak olan ama anayasanın arkasında, işletme hakkı diyerek özelleştirilen madenlerin kar hırsı yüzünden olduğunu söylemeye devam edeceğim. 2002’den bugüne kadar, AK Parti döneminde tam 2079 madenci hayatını kaybetti. Biz hep Soma’yı biliyoruz. AKP döneminde tam 6 tane daha Soma yaşadık biz. Bütün madencilere ve emekçilere diyorum ki; örgütlenin, sendikalı olun, haklarını arayın ve savunun diyorum.

    NASUH MAHRUKİ’NİN TUTUKLANMASI

    Bir diğer tarafta Nasuh Mahruki 20 Kasım’dan beri tutuklu. Sadece görüşlerini belirtmiş. Mahruki annesini kaybettiğinde ölen öldü diyerek dört gün enkazın altından çıkmayan birisidir.

    ERDOĞAN’A ‘İSRAİL’ PROTESTOSU

    TRT World forumunda, Sayın Erdoğan konuşuyor. 9 genç diyorlar ki, “Gemiler Gazze’ye Hayfa’ya değil”, “İsrail’e ticaret devam ediyor” diyorlar. Özgür Filistin bayrağı açıyorlar. Bu çocukları yaka paça dışarı attılar. Demokrasi protesto rejimidir. Ama yaka paça götürdüler. Bu 9 arkadaşımızı Cumhurbaşkanına hakaret suçuyla tutukladılar. İsrail’le ticareti kınamanın, ‘Gemiler Hayfa’ya değil Gazze’ye’ demenin neresi hakaret?

    “AVUKATLIK” ELEŞTİRİLERİNE YANIT

    Bir başka gizli tanıkla Ahmet Özer Türkiye’nin en büyük ilçesinin belediye başkanı Silivri’de tutuluyor. O büyük bir mücadele veriyor. O hariç 413 belediye başkanımız da… Bu hafta toplandık uzun uzun konuştuk. O kayyum siyasetinin Adalet Celladı Akın Gürlek tarafından yönetildiğini biliyoruz. Dedim ki, kardeşim bırak bu işleri istifa et git avukatlık yap. Aslında değerli mesleğine dön diyerek söyledim. Bazı barolar açıklama yaptılar. Eleştiren eleştirmeye açık olacak. Böyle bakmak lazım. Ama çok iyi niyetliydi, yanlış anlaşıldı. Esas İstanbul Barosu’nu okurken çok önemli bir eksik yaptığımı fark ettim. Diyor ki İstanbul Barosu, “Avukatlık andına aykırı hareket eden savcı ve yargıçlar avukatlığa kabul koşullarından yoksundurlar.” Diyorlar ki “Sizin dediğiniz gibi istifa ederse, bu kadar hukuksuzluk sırtındayken baroya da kaydolamaz”. Bu düzeltme için İstanbul Barosu’na çok teşekkür ediyorum. Başta biricik evladım Hukuk Fakültesinden mezun gönlünü adalet aramaya adayan herkesin önünde saygıyla eğiliyorum.

  • “Türkiye’nin sorunlarını hangi parti çözer?”

    “Türkiye’nin sorunlarını hangi parti çözer?”

    Asal Araştırma, yurttaşlara “Türkiye’nin sorunlarını hangi siyasi parti çözebilir?” sorusunu yöneltti. “Hiçbiri sorunları çözemez” diyenlerin oranı yüzde 39,5 oldu ve ilk sırada yer aldı. Ankete katılanların yüzde 21′,i AKP’nin, yüzde 18,4’ü ise CHP’nin sorunları çözeceğini düşündüğünü belirtti.

    Asal Araştırma, 26 ilde halka “Türkiye’nin sorunlarını hangi siyasi parti çözebilir?” sorusunu yöneltti.

    20-26 Ekim tarihleri arasında 2 bin seçmenin katılımıyla gerçekleştirilen ankete göre, katılımcıların yüzde 39,5’i “Hiçbiri çözemez” dedi.

    Katılımcıların yüzde 21’i AKP’nin, yüzde 18,4’ü CHP’nin sorunları çözeceğinin düşündüğünü kaydederken bu partileri yüzde 3,1 ile DEMP Parti ve yüzde 2,6 ile MHP takip etti.

    Anketin sonuçları şöyle:

    Türkiye’nin sorunlarını hangi siyasi parti çözebilir?

    • Hiçbiri: %39.5
    • AKP: %21.0
    • CHP: %18.4
    • DEM Parti: %3.1
    • MHP: %2.6
    • Zafer Partisi: %1.7
    • İYİ Parti: %1.4
    • Yeniden Refah Partisi: %1.1
    • TİP: %0.3
    • Diğer: % 1.2
    • Fikrim Yok/Cevap Yok: %9.7

     

  • Özgür Özel’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a: “Esenyurt meydan sana sesleniyor, ‘Hükümet istifa’ diyorlar. Milletin hesabı, koltuk hesabını bozacak”

    Özgür Özel’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a: “Esenyurt meydan sana sesleniyor, ‘Hükümet istifa’ diyorlar. Milletin hesabı, koltuk hesabını bozacak”

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanmasına karşı Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlediği mitingde; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “Bak Esenyurt’un meydanına,  sözüne karşı ne diyor, duyuyor musun? ‘Hükümet istifa’ diyorlar.

    Esenyurt meydan tek yürek, tek ses, hepsi birden sana sesleniyor, ‘Hükümet istifa’ diyorlar. Senin seçimi kaybetme korkun o yüzden Esenyurt’tan başlayarak İstanbul’u, İstanbul’dan başlayarak Türkiye’yi kuşatma gayretinin ve bu kirli hesaplarının hepsinin farkındayız. Mirasçısı oldukları FETÖvari kumpas yöntemlerine başvurmaları; güçlerinden, cesaretlerinden değil, acizliklerindendir. Ayrılıktan, kavgadan, gözyaşından beslenmek isterler. Orada belli ki ortada bir koltuk hesabı var. Esenyurt sana göstermiştir ki milletin hesabı, koltuk hesabını bozacak” dedi.

    “PKK terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla dün sabah saatlerinde evinden gözaltına alınan ve akşam saatlerinde Emniyet’ten İstanbul Adliyesi’ne götürülen Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, gece yarısı Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı. Tutuklanan Esenyurt Belediye Başkanı Özer görevden uzaklaştırılarak yerine İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy kayyum olarak atandı.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Özer ile ilgili gelişmelerin ardından sabah saatlerinde İstanbul’a gelerek İstanbul’da olağanüstü MYK’yı topladı. Özel, MYK öncesinde, Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’na miting çağrısı yaptı. Mitinge DEM Parti, Gelecek Partisi, Saadet Partisi, DEVA Partisi, Türkiye İşçi Partisi (TİP), SOL Parti ve EMEP’in yanı sıra, Emek ve Demokrasi Platformu ile Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP) da katıldı.

    Miting alanında yoğun güvenlik önlemleri alındığı gözlendi. Çevre binaların çatısına keskin nişancılar yerleştirildi.

    Miting alanında, “Hak, hukuk, adalet”, “Atanmış değil, seçilmiş başkan”, “Ahmet Özer yalnız değildi” yazılı pankartlar açıldı.

    Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingde, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu da konuştu.

    Kalabalık konuşmalar sırasında; “Hak, hukuk, adalet”, “Gün gelecek. Devran dönecek. AKP halka hesap verecek”, “Selo’ya özgürlük”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Ahmet Başkan yalnız değildir”, “Hükümet istifa”, “Tayyip istifa” ve “Her yer Esenyurt, her yer direniş” sloganları attı.

    Özer’den ilk mesaj: “Daha güçlü çıkacağım ve hizmetlerime kaldığım yerden devam edeceğim”

    CHP Lideri Özel, mitingde şöyle konuştu:

    “Elimde bir not var. Not avukatları tarafından evladına, evladı tarafından il başkanımız eliyle beş dakika önce bana ulaştırıldı. Silivri 9 Nolu Cezaevi’nden Prof. Dr. Ahmet Özer’in halkımıza selamlarıyla, ilk mesajı şu şekildedir: ‘İlk sözümüz personel ve arkadaşlarımın işlerine dört elle sarılmasıdır. Vatandaş asla mağdur olmamalıdır, daha güçlü çıkacağım ve hizmetlerime kaldığım yerden devam edeceğim.’ Ahmet Başkan’a bunu yapan Akın Gürlek sadece bunu yapmaya gelmedi. Oyun büyük, kumpas büyük, talimat en yukarıdan. Bu oyunu, bu kumpası görüyoruz. Yapılanın önce Esenyurt’un seçme hakkına, sonra İstanbul’un seçme hakkına müdahale olduğunu, niyetin kumpaslarla Türk milletinin seçme hakkını kısıtlamak olduğunu, kendileri için risk gördüklerini, bileğini bükemediklerini, seçimde karşısına geçmeye korktuklarını ekarte etmeye çalışan bu anlayışa teslim olmayacağız.

    “Cesaretin varsa zaten bıçak kemikte, kaçma, gel, çık karşımıza. Biz seçime hazırız”

    Recep Tayyip Erdoğan ‘ahmak davası’ ile mı, kumpas davasıyla mı, onunla mı, bununla mı diye düşünme. Aklından geçeni piyonlarına, cellatlarına yaptırmaya çalışma. Cesaretin varsa zaten bıçak kemikte, kaçma, gel, çık karşımıza. Biz seçime hazırız, el mi yaman, bey mi yaman… Varsa cesaretin Sayın Erdoğan, bir ses duyuyorum, sen duyuyor musun? Sen dün sözünü söyledin. Maşanla, silahşörünle, talimatınla sözünü söyledin. Çirkin kayyumunu Beyoğlu’nda partili kaymakam olan kişiyi dün vali yardımcısı yapıp Esenyurt’un başına yolladın. Senin sözün bu.”

    “Esenyurt meydan sana sesleniyor, ‘Hükümet istifa’ diyorlar. Milletin hesabı, koltuk hesabını bozacak”

    Miting alanındaki kalabalık Özel’in bu sözleri üzerine “Hükümet istifa” sloganı atmaya başladı. Özel, şöyle devam etti:

    “Bak Esenyurt’un meydanına,  sözüne karşı ne diyor, duyuyor musun? ‘Hükümet istifa’ diyorlar. Esenyurt meydan tek yürek, tek ses, hepsi birden sana sesleniyor, ‘Hükümet istifa’ diyorlar. Senin seçimi kaybetme korkun o yüzden Esenyurt’tan başlayarak İstanbul’u, İstanbul’dan başlayarak Türkiye’yi kuşatma gayretinin ve bu kirli hesaplarının hepsinin farkındayız. Türkiye’de yeniden bir kutuplaşma istiyorsun. İstiyorsun ki kutuplaşma olsun, gerilim olsun, vatandaş derdini konuşamasın. Yoksulluk var, işsizlik var, hayat pahalı, enflasyon yüksek ve senin derdin gündemi meşgul etmek, tartışma yaratmak, gerilim çıkarmak. Mirasçısı oldukları FETÖvari kumpas yöntemlerine başvurmaları; güçlerinden, cesaretlerinden değil acizliklerindendir. Birlikten, beraberlikten yana değiller. Ayrılıktan, kavgadan, gözyaşından beslenmek isterler. Kavganın gürültüsü, halkın sesini bastırsın isterler ve bunun için oyun kuruyorlar. Ama biz milletin gündemini konuşacak, halk iradesinin yanında duracağız. Orada belli ki ortada bir koltuk hesabı var. Belli ki bir al-ver hesabı var. Ama emin ol ki Esenyurt da sana göstermiştir ki milletin hesabı, halkın hesabı, koltuk hesabını bozacak.

    “Bu otoriter yoldan memnun olmayan herkes sesini yükseltmelidir”

    Bu ülkede milletin lokmasına göz dikenler, emekliyi, asgari ücretliyi, çiftçiyi, işçiyi, memuru yoksulluk itenler; kadınları, çocukları, bebekleri güvencesiz bırakanlar; kurumları ve adaleti çürütenler şimdi halkın iradesine kast etmeye kalkıyorlar. Artık Türkiye’nin daha fazla geriye götürülmesine, millete bu kadar kötülük yapılmasına hiç kimsenin tahammülü kalmamıştır. Artık geriye dönüşü yoktur. Ben buradan durumundan rahatsız olan herkesi sesini yükseltmeye davet ediyorum. Çocuklarımızın geleceğine ket vuranlara, güzel ülkemize bu kötülükleri yapanlara kimse sessiz kalmamalıdır. Herkes sözünü söylemelidir. Aydınlar, sanatçılar, sendikacılar, odalar Türkiye’yi sokulan bu otoriter, bu baskıcı yoldan memnun olmayan herkes sesini yükseltmelidir. Hep beraber haykıracağız, hep beraber başaracağız, hep beraber kazanacağız.

    “Bahçeli eliyle Kürt sorununu görmeyen bir açılım tarifi yaptılar”

    ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz’ diyor bu meydan. Evet, buna karşı türlü hesaplar var. İktidarda kalmak için illa da illa bir anayasa değişikliğine ihtiyaç var. Önce Numan Kurtulmuş’u yolladılar. Dedim ki, ‘Ne konuşuyoruz? Anayasa’ya uymayan biriyle anayasa olur mu? Tayfun Kahraman, Gezi tutsakları, Can Atalay içerideyken, Anayasa Mahkemesi (AYM) yok sayılırken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyulmazken, Kürtlerin seçtiği neredeyse bütün siyasetçiler içerideyken ne anayasası?’ Geçtiğimiz hafta Sayın Demirtaş’a gittim, kendisiyle görüştüm. Ne onun tutsaklığı hukukidir ne Can’ın ne Tayfun’un ne Kavala’nın ne diğer arkadaşlarımızın. Bunu söyleyince bu sefer başka bir işe kalkıştılar. Devlet Bahçeli eliyle Kürt sorununu görmeyen bir açılım tarifi yaptılar. Bir kişi konuşacak, bir kişi de istediğini alacak, bu al-verle her iş hallolacak. Buna karşı Meclis vurgusu, buna karşı şeffaflık, samimiyet çağrısı ve buna karşı toplumsal mutabakat çağrısı yaptım, yapmaya devam ediyoruz. Anaların gözyaşının durmasına, terörün bitmesine, şehitlerin gelmemesi için her şeye varız. Gizli pazarlıklara ve Anayasa değiştirmeye yokuz.

    “‘Sine-i millet’, ‘erken seçim’ demek değildir. AK Parti ile MHP’nin kurduğu tuzaktır. Bu tuzağa kimse kapılmasın”

    Şimdi yeni bir oyun var. Anayasa’yı değiştirmenin yeni bir oyununu bulmuşlar. Birtakım sosyal medya hesaplarından hep birlikte şöyle yazıyorlar: ‘DEM Parti, CHP, muhalefet Meclis’ten çekilsin. Sine-i millete dönün, erken seçim yapılsın.’ Bakın, ben size hesabı söyleyeyim: Tut ki 130 vekil sadece biz ya da toplam 200 vekil ‘Sineyimillet’ dedik. Sineyimillet erken seçim doğurmuyor, sineyimillet ara seçim doğuruyor. Ara seçim 90 gün sonraki ilk pazar. Sen çekilmişsin, bir daha girmiyorsun. AK Parti ile MHP giriyor. O 200 milletvekilinin 100’ünü alıyor ya da 130 milletvekilinin 80’ini alıyor, mevcut 320’nin üstüne ekliyor. 400 vekili alıyor. Ne sana ne bana ne başkasına ihtiyacı olmadan Anayasa’yı değiştiriyor, canı ne istiyorsa onu yapıyor. Buradan bütün muhalifleri uyarıyorum: ‘Sineyimillet’ demek, ‘erken seçim’ demek değildir. 90 gün sonra ara seçimdir. AK Parti ile MHP’nin kurduğu tuzaktır. Bu tuzağa kimse kapılmasın.

    “Bundan sonra alınan bütün kararlar, erken seçimi zorlamaya yöneliktir”

    Ama biz erken seçim için ne gerekiyorsa onu yaptırmaya, sesimizi yükseltmeye hep beraber mecburuz. Ben CHP’nin Genel Başkanı olarak sizlere söz veriyorum ki tüm kurullarımızın ve tüm örgütümüzün gücüyle, örneğin yarın, sabahleyin grup toplantımızı Ahmet Özer’i ziyaretimin hemen sonrasında Silivri Cezaevi’nin önünde yapıyorum. Ardından CHP Grubu’nun başka bir şehirde planlanan toplantılarını iptal ettik. Burada, önümüzdeki dönem muhalefetle dayanışmayı, iktidarla mücadeleyi, erken seçim için yapılması gereken her şeyi konuşacağız. Ahmet Başkan’a sahip çıkmayı da Esenyurt’un iradesini de İstanbul’un muhafazasını da. Ve eninde sonunda o sandığı getirip Recep Tayyip Erdoğan’ı göndermeyi de konuşacağız ve başaracağız. Ayrıca bu hafta, bugün Esenyurt’ta MYK yaptım. Yarın, öbür gün Esenyurt’ta milletvekillerimizle çalışacağız. Ertesi gün Parti Meclisimizi (PM) toplayacağız. Alınan bütün kararlar bundan sonra artık erken seçimi zorlamaya, mücadeleyi yükseltmeye, bunlardan kurtulmaya yöneliktir.

    “Biz gücümüzü insan sevgimizden, halkların kardeşliğine olan inancımızdan, ortak ve güçlü tarihimizden alıyoruz”

    Farklı renklerimiz var, farklı bayraklarımız var ama biz hep birlikte Türkiye’yiz. Esenyurt’u, Esenyurt ittifakı kazandı. Türkiye’yi, Türkiye ittifakı kazandı. Biz bu ülkeyi birbirine düşürmek isteyenlere inat kardeşliğimizden taviz vermeden, bu vasatlığa, bu kötü akla asla teslim olmadan, bu aciz ve alçak planı açığa düşürerek hep beraber ortak geleceğimizi inşa edeceğiz. Buradan Sayın Erdoğan’a diyoruz ki ‘Biz hazırız, Esenyurt da hazır, İstanbul da hazır, Türkiye de hazır. Cesaretin varsa hodri meydan. Çık karşımıza. Örgütlü olmaya, partilerimizin, örgütlerimizin çağrılarına koşmaya, bir arada, kol kola, omuz omuza durmaya devam edelim. Provokasyonlara, bizi olduğumuzdan başka göstermeye çalışan bazı uyanıklara çok dikkat edelim. Biz gücümüzü haklılığımızdan alıyoruz. Biz gücümüzü onlar gibi kötü değil; iyi insanlar, iyi kalpli, iyi yürekli insanlar olmamızdan alıyoruz. Biz gücümüzü alın terinden, namusla kazanılan ekmekten, dürüstlüğümüzden, insan sevgimizden, halkların kardeşliğine olan inancımızdan, ortak ve güçlü tarihimizden alıyoruz. Şuradaki Kürt kardeşimin dedesiyle benim dedem yan yana kefensiz yatıyorsa Çanakkale’de, emperyalizmi birlikte yendilerse, bu ülkeyi birlikte kurdularsa bundan sonra da hep birlikte kardeşçe yaşayacağız. Emek sömürüsünü, yoksulluğu, işsizliği, kötülüğü birlikte yeneceğiz. Biz başaracağız. Biz kazanacağız. Ben sadece ve sadece size güveniyorum.”

  • Özgür Özel’den Çirkin iddialara çok sert yanıtlar

    Özgür Özel’den Çirkin iddialara çok sert yanıtlar

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yeni yasama döneminin ilk grup toplantısına vekil transferini duyurarak başladı. Aksa Tufanı operasyonun yıldönümü nedeniyle Filistin gündemine de değinen Özel, iktidarın İsrail’e ticareti kısıtlama kararının uygulamaya geçmediğini belirterek “Bizden gidenlerin çoğu savaş malzemesi, bizim gemilerle gitmiş, Gazze’nin tepesine yağmış” dedi. CHP Genel Başkanı, Şehzadeler Belediye Gülşah Durbay üzerinden ortaya atılan iddiaya ilişkin de çok sert sözlerle yanıt verdi.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 3. Yasama Yılı’nın ilk haftalık grup toplantısında konuştu.

    Toplantı, Özel’in CHP’ye katılan İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir’in rozetini takmasıyla başladı.

    Özel, Özdemir’i takdim ederken “Nimet Hanım iş dünyasında başarıları olan, İYİ Parti’de milletvekilliği yapan bir süredir bağımsız devam eden bir vekilimiz. Kadın hakları, hayvan hakları için mücadele veren biri. Bir süredir baba ocağı CHP’ye dönmek istiyordu. Bugün de buradalar, örgütümüzü temsil edecekler” dedi.

    Özel’in konuşmasından özetler şöyle:

    KADIN CİNAYETLERİ

    ”Maalesef bugün acı haberlerin hepimizi kahrettiği günlerdeyiz. Öncelikle taziye dileğinde bulunacağım. Milli Görüş Hareketi’nin önemli ismi Recai Kutan için başsağlığı diliyorum. Semih Çelik isimli cani, İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil’i katletti, Tekirdağ’da ise Sıla bebek tedavi görürken yaşam mücadelesini kaybetti. Bu yılın ilk 9 ayında 295 kadın hayattan koparıldı. Kadın cinayetlerinin bir rastlantı olmadığını biliyoruz. Şiddeti üreten bu düzenin kendisidir. Failin özelliklerini öne çıkaran ve ilişkiyi magazin malzemesine dönüştüren ifadeler kullanılıyor.

    ‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’ TEPKİSİ

    Bu toplum bu hale nasıl geldi? Bu canileri yaratan nedir? Bu siyasi rejim beyanlarla ve rakamlarla görülüyor ki kadınlara iyi gelmiyor. Öyle bir süreçteyiz ki; bu iktidar kadın ve çocukları koruyamadığı gibi olumlu adımlardan da geri adımlar atıyor. 2021 yılında İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede tek imzayla çıkıldı. İstanbul Sözleşmesi, hepimizin gurur duyduğu 2011’de tüm vekillerin coşkuyla oy verdikleri, bundan sonra kadın katilleri iyi düşünsün dediğimiz, kurumların oluşturulmasının, kuralların oluşturulmasının Türkiye’nin tamamının gördüğü bildiği ve birilerinin ayağını denk aldığı bir yıl oldu.

    İstanbul Sözleşmesi devlet kararlılığının bir sembolüydü. ‘Devlet bu işe kafayı taktı’ deyip diye düşünüp ayaklarını denk aldılar. Sonra yapılacak düzenlemeler gecikti, yapılan düzgün uygulamadı. Sonra gerici bir kesim, kadını aşağı gören geçmişin domuz bağcıları ortalığı velveleye verdi ‘İstanbul Sözleşmesi’ne hayır’ diye. Sağ partiler bunu meydanlarda bağırınca AK Parti bir avuç oyun peşine düştü. Hepimizin birlikte girdiği sözleşmeden Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla çıktı. Her gün kadın cinayeti işleniyor şu an bu yüzden. Gözleri korkmuyor artık, ‘azıcık yatar çıkarım, af çıkar ben de kaynarım’ diyorlar. Bu bu kadar politik, bu kadar siyasi, bu kadar gerçek bir mesele.

  • Bulut, ‘Var bir çaresi’ kampanyasını tanıttı, seçim anketlerini paylaştı

    Bulut, ‘Var bir çaresi’ kampanyasını tanıttı, seçim anketlerini paylaştı

    Partisinin Kasım 2025 için iktidara erken seçim çağrısı yaptığını anımsatan Bulut, sloganın da ilk seçim kampanyası sayılabileceğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili anket yapılıp yapılmadığı sorulan Bulut “Adı geçen tüm isimlerin oyu Erdoğan’ın üzerinde” bilgisini paylaştı.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, partisinin genel merkezinde “Var bir çaresi” sloganıyla yürüttükleri kampanyayı tanıttı. Partisinin Kasım 2025 için iktidara erken seçim çağrısı yaptığını anımsatan Bulut, sloganın da ilk seçim kampanyası sayılabileceğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili anket yapılıp yapılmadığı sorulan Bulut “Adı geçen tüm isimlerin oyu Erdoğan’ın üzerinde” bilgisini paylaştı.

    CHP’nin yerel seçim öncesinden bu yana siyasetin günlük kısır tartışmalarından uzak bir dil kullanmayı tercih ettiğini vurgulayan Bulut, “Toplumun kendi sorunları üzerine yoğunlaşan bir dilimiz var. Mesela ‘teğmen’ ve ‘anayasa’ tartışması hâlâ sürüyor. Ancak bunlar siyasetçilerin gündemi. CHP tüm bu tartışmalardan uzak durarak sorunları gündeme getiriyor. Bu durumun sonucunda toplum bizi birinci parti yaptı. CHP, ‘Sorunlarınızı duyduk, çözümlerimiz var’ diyor. Her soruna bir çözümümüz var. Toplum kendini yalnız ve umutsuz hissediyor. Onun için sloganımız: Var bir çaresi” ifadelerini kullandı.

    ‘TOPLUM SORUNLARI İÇİN’

    Konuşması sonrası gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Bulut, normalleşme sürecine gelen eleştirilere karşı “Biz Tayyip Erdoğan’la anlaşalım diye normalleşme aramadık. Toplumun sorunlarına çare için yaptık” dedi.

    Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tüzük değişikliğinde verilen sözlerin tutulmadığına yönelik eleştirileri sorulan Bulut, “Genel başkanın eleştirilerine parti geleneği olarak cevap verilmez” dedi.

    Yeni anayasa tartışmalarına değinen Bulut “Ekim ayında en çok bu konuşulacak çünkü iktidarın konuşacağı başka bir şey yok. Ekonomi ortada. Toplumun hiç gündeminde yok. Geçmişte getirdikleri şekilde getirirlerse CHP’nin kapıları kapalı” yorumunda bulundu. Bulut ayrıca “Hiç kimse anayasanın ilk dört müddesini değiştirme cüretinde bulunamaz” vurgusunu yaptı.

  • Ana eksenimiz sağlıktan eğitime kamuculuk. Emeğin yanındayız”

    Ana eksenimiz sağlıktan eğitime kamuculuk. Emeğin yanındayız”

    CHP kurmayları “Partinin temel değerlerinde sol ve sosyal demokrasi var. Ana eksenimiz sağlıktan eğitime kamuculuk. Emeğin yanındayız” diyor.

    İkinci Yüzyıl Değişim Kurultayı adıyla yaptığı olağanüstü kurultayda yeni program çalışmalarını başlatan CHP, hazırlayacağı programın adı için de Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 1920’de Meclis’e sunduğu metinden esinlenerek “Halkçılık Programı” adını verdi. Yeni program çalışmalarına ilişkin konuşan CHP kurmayları, programın adına da dikkat çekerek “artık daha sol söylemlerle sahada olacaklarını” vurguladı.

    DEVLETÇİLİĞE VURGU

    Partinin kuruluş ilkelerinde halkçılık ve devletçilik ilkelerinin olduğunu belirten kurmaylar “Partimizin ana ilkelerinde zaten sol, sosyal demokrat temeller var. Bunları artık daha çok sahiplenen ve anlattığımızda halkta da karşılık bulacak bir hale getirmek istiyoruz. Günümüzde iktidarın uyguladığı ekonomi politikası belli. Bunu günlük hayatta tartışırken topluma kazandırabileceğimiz bazı terimler var. Özelleştirmelerin getirdiği zararlardan söz edip kamuculuğun, devletçiliğin önemine vurgu yapabiliriz. Sağlık, eğitim gibi hizmetlerin devlet tarafından en iyi şekilde vatandaşa verilmesi gerektiğini anlatabiliriz” dedi.

    ‘CHP ÖZÜNE DÖNECEK’

    CHP’nin bu kapsamda Emek Büroları gibi birimlerini de daha aktif hale getireceğine vurgu yapan partililer, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçen hafta Kocaeli’nde katıldığı Emek Büroları Akademik Kurul Toplantısı’nı işaret etti. Bu tip toplantıların farklı illerde de yapılmasının planlandığını aktaran kurmaylar, “Parti programı çalışmalarında bu programlardan da faydalanılacak. İktidar olduğumuzda nasıl bir sosyal güvenlik sistemi, emeklilik sistemi olacak, bunları çalışacağız. Kullandığımız kavramların altını illerde yaptığımız halk buluşmaları, sanayiticaret odası ziyaretleriyle dolduracağız. Ama her şeyin başında daha özüne dönen bir CHP olacak. Bu partinin temel değerlerinde sol ve sosyal demokrasi var. Ana eksenimiz sağlıktan eğitime kamuculuk. Genel başkanımız da gittiği her yerde ‘Emekle sermaye karşı karşıya gelirse, emeğin yanındayız’ diyor. Bu kavramlar partinin temel ilkeleri ama biz yapacağımız program çalışmasıyla ekonominin bu kavramlarla tartışılmasını da sağlayacağız. Farklı bir vizyonu insanlara göstereceğiz” değerlendirmesini yaptı.

    ‘CUMHURİYET SAHİPSIZ DEĞİL’

    Anayasanın ilk dört maddesini hedef alan HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’na sosyal medyadan tepkiler çığ gibi. Geçen yıl change.org’ta başlatılan “Türkiye Cumhuriyeti’nin Evladı, Anayasana Sahip Çık!” adlı kampanya tekrar gündem oldu. Kampanya metninde “Türkiye Cumhuriyeti sahipsiz değildir. Birinci vazifemiz, bizlere emanet edilen bu güzel vatanı, Cumhuriyeti, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir” ifadeleri kullanıldı. Yapıcıoğlu’nun sözlerinden sonra kampanyaya imza verenlerin sayısı 36 bini geçti.

  • Özgür Özel: Taksim’i 1 Mayıs’a açın, emekçilerin elini havada bırakmayın!

    Özgür Özel: Taksim’i 1 Mayıs’a açın, emekçilerin elini havada bırakmayın!

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor.

    Sözlerine partisine katılacak yeni milletvekillerini duyurarak başlayan Özel, İYİ Parti’den istifa eden Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu’nun CHP’ye katıldığını açıkladı. Devamla partisinin “genç üye” çağrısına yönelik konuşan Özel, Muhammet ve Mustafa isimli ikiz gençlerin CHP üyesi olduğunu bildirdi. Kürsüde gençlerle poz verdi.

    Özel, şu ifadeleri kullandı:

    “Ayşe Hanım çağrımıza uydu ve baba evine geldi. Bugün buradan yerel seçimde sadece CHP’nin değil Türkiye ittifakının kampanyasını yürüttüğümüz için başlatmamıştık şimdi buradan tüm gençleri tüm kadınları Türkiye’de hangi siyasi görüşte olursa olsun artık umudun değişimde olduğunu, artık hep birlikte baba ocağına gelmenin, niye baba ocağının Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu parti olduğu için baba ocağı, çünkü başın sıkışınca dönebilirsin bilirsin ki çayı demlidir çorbası kaynamaktadır bacası tütmektedir, ben o bacağı tüttüren başta 81 ildeki il başkanıma, ilçe başkanlarıma kadın kollarından ilçe başkanlarına gençlik kollarına kadar yeni bir üye kampanyasını başlatıyoruz, hep birlikte baba ocağının kapılarını ardına kadar açıyoruz. CHP’ye üye olmayan ama ilgi duyan gençlere buradan sesleniyorum, gelin kaydolun siyaset yapın size çok ihtiyacımız var.”

    “3 ALANDA ADALETİ SAĞLAYACAĞIZ”

    3 alanda adalet sağlamak için çalışamaya devam edeceklerini kaydeden Özel, bunları; hukukun üstünlüğü, sosyal adalet ve ekonomik adalet olarak tanımladı. Özel, “Sonuna kadar çalışacağız, mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün yaklaştığını anımsatan Özel, “Taksim 1 Mayıs’a açıldığında övünenler şimdi yasaklıyorlar. Polise kanunsuz, Anayasa’y aykırı emirler veriyorlar” diye konuştu. Özel, “Yargı, ‘Taksim 1 Mayıs’ta açık olsun’ derken hala kapalı tutmak bir kompleksten, kaygıdan başka bir şey değil” dedi.

    Karar alıcılara seslenen Özel, Meydanı açın, özgüvenli olduğunuzu gösterin. Emekçilerin elini havada bırakmayın” şeklinde konuştu.

    Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    “Biz bu ülkeye adalet gelene kadar, bu ülkede herkes kendini eşit yurttaşlar olarak hissedene kadar, önce açlığı sonra da yoksulluğu bitirene kadar sonuna kadar mücadele edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti bir anayasa devletidir. Sahip çıktığımız maddeler arasında elbette eleştireceğimiz maddeler olabilir. Herkes bu anayasaya bağlı olacak. İşine gelen kısımları alıp işine gelmeyen kısımları alırsanız o zaman beka sorunu olur. Bu ülkedeki en sade yurttaştan Cumhurbaşkanına kadar herkesin anayasaya uyması gerekir.

    1 Mayıs Taksim’de kutlanması gereken hak olan işçi bayramıdır. 1 Mayıs’ta işçiler Taksim’e çıkmak istiyorlar. Şimdi yasaklıyorlar izin vermiyorlar. Kendisi de bir emekçi olan polise kanunsuz emirler veriyorlar. DİSK Anayasa Mahkemesi’ne gitti kazandı ama hala açmıyorlar. Siz Taksim Meydanı’nı egemenliğiniz bayrağı olarak görürseniz siz aslında muktedir değilsiniz demektir. İşçiler orada hakkını arıyorsa sonra da evine dönüyorsa siz muktedirsiniz demektir. Taksim’i 1 Mayıs’a açın. İçeriye bir tek 1 Mayıs dışı pankart sokmayıp kutlanmasına izin vermek bugünkü iktidarın kendi için yapabileceği en doğru iştir. Yasaklarsanız belki bir gün başka bir 1 Mayıs’a bırakırsınız. Ama o zaman siz iktidarda olmazsınız. Taksim’i 1 Mayıs’a açın 31 Mart’ın mesajını aldığınızı gösterin.”

  • CHP lideri Özel, kurmaylarıyla yeni dönem politikaları için çalışmaya başladı

    CHP lideri Özel, kurmaylarıyla yeni dönem politikaları için çalışmaya başladı

    CHP lideri Özgür Özel, yerel seçimler sonrası yeni dönem politikalarını belirlemek için toplantı trafiğine dün CHP Genel Merkezi’nde başladı. Özel ilk olarak sabahın erken saatlerinde merkez yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Özel, sonrasında da parti Meclisi ile yerel seçim sonuçlarını değerlendirdi. Özel, bugün devam edeceği toplantılar kapsamında belediye başkanları ve il başkanları ile bir araya gelecek. Belediye başkanlarıyla yapılacak ve iki gün sürecek İktidar Yolunda CHP çalıştayı Özel’in açılış konuşmasıyla başlayacak. Özel’den sonra CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek seçim sonuçları, kampanya sürecine ilişkin değerlendirmeler ve yeni döneme ilişkin beklenti ile uyarılarını anlatacak. Bu kapsamda hem CHP lideri Özel’in hem de kurmaylarının belediye başkanlarına eş dost, akraba atamalarına karşı, “Toplumu rahatsız edecek atamalar yapmayın” uyarısını da iletmesi bekleniyor. Böyle atamaların olması halinde genel merkezin müdahale edeceği vurgulanıyor.

    BÜYÜKERŞEN’DEN PANEL

    Bugün yapılacak toplantılar kapsamında eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın ve eski Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in katılımıyla belediye başkanları için bir panel düzenlenecek. Bu panelde iki isim tecrübelerini başkanlarla paylaşacak.

    ERDOĞAN’A HAZIRLIK

    Yarın ise yeniden seçilen büyükşehir belediye başkanları yeni seçilen isimlere sunum yapacak. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da başkanlarla tecrübelerini paylaşacak. Çalıştayın kapanış konuşmasını CHP lideri Özel yapacak. Özel, parti içi yaptığı tüm bu görüşmelerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yapmayı planladığı görüşme için partililerinin fikirlerini de alacak. Özel, bu fikirler üzerinden buluşmaya başlıklar çıkartacak. Bu başlıklarda CHP’nin Türkiye’nin güncel sorunlarına ilişkin önerdiği çözüm önerileri de yer alacak. Özel’in çıkarttığı bu başlıklar sonucu oluşturacağı bir dosyayı da Erdoğan’a vermesi bekleniyor.

    PARTİ İÇİNE DİSİPLİN YAZISI

    CHP Genel Merkez’inden partililere gönderilen bir yazı ile yerel seçimler sürecinde başka parti ve aday lehine çalışan CHP üyelerinin, disiplin kuruluna sevk edileceği belirtildi.

    CENAZEYE KATILDILAR

    CHP’de uzun yıllardır TBMM Grup Müdürlüğü yapan Levent Bayraktar, Ankara’da son yolculuğuna uğurlandı. Bayraktar için dün öğle namazının ardından Kocatepe Camisi’nde cenaze namazı kılındı. Cenazeye Levent Bayraktar’ın eşi Eser Bayraktar, kızı Sezin Bayraktar CHP lideri Özgür Özel, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’li milletvekilleri ve parti yöneticileri katıldı. Cenaze namazının kılınmasının ardından Kılıçdaroğlu ve Özel tabutu en önde beraber taşıdı. Bayraktar’ın naaşı Karşıyaka Mezarlığı’na gömüldü.

    ÖZEL VE ÇİPRAS GÖRÜŞTÜ

    CHP lideri Özgür Özel, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) toplantısına katılmak üzere gittiği Fransa’nın Strazburg kentinde eski Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras ile bir araya geldi. Çipras, yerel seçimlerde aldığı başarı nedeniyle Özel’i tebrik etti. İki isim görüşmelerinde Türk-Yunan ilişkilerini de ele aldı. Özel’in görüşmede “Türkiye’nin solu ile Yunanistan’ın solunun barışı ve iyi ilişkileri savunması lazım. Barışı tesis etmek ve yoksullukla mücadele için birlikte çalışmamız gerekiyor” dediği öğrenildi.

    Kaynak:Cumhuriyet.com.tr

  • Fikri Sağlar : Hayalimdeki CHP!

    Fikri Sağlar : Hayalimdeki CHP!

    Son günlerde bana en fazla CHP’nin nasıl bir parti olduğu sorusu soruluyor.

    CHP’nin tüzük ve programını bilen birisi olarak cevap veriyorum.

    “CHP sol bir partidir. Programı emperyalizme karşı olan, insan odaklı sosyal demokrat bir partidir!”

    Misyonu ve vizyonu ”laik, demokratik, sosyal, hukuk devletini kurmak ve bilime inanan donanımlı gençler yetiştirmek böylece çağdaş uygarlıkları geçmektir…”

    CHP, “Kendisini ifade etmekten korkmayan bir toplum yaratmak adına düşünce ve ifade özgürlüğünü kutsayan, doğuştan elde edilen eşitlik ve özgürlüklerin varlığı için mücadele eden, insan haklarına sahip çıkan, üreten ekonomide adil paylaşımdan yana olan sol bir partidir” diyorum…

    Bu nedenle CHP, “Tek varlığı emeği” olan insanların, bugünü ve geleceğini düşünür, sömürülmelerine ve yalnızlaştırılmalarına karşı çıkar.

    Onların işi, aşı ve güvencesidir…

    Örgütlü yaşamı önceler, kooperatifleşmenin yaygınlaşması ve sendikaların varlığının etkinleşmesini ister. Böylece demokratik devletin var olmasını sağlar!

    Toplumsal hakların, birlikte yaşamanın tutkalı olduğunu bilir.

    Dayanışmanın, eşitlik ve özgürlük kadar önemli olduğunu topluma anlatır.

    Başta kadınlar ve gençler olmak üzere, ırk, inanç, yaş, cinsiyet, cinsel tercih gibi tüm farklılıkların birlikte barış içinde yaşamasını hedefler…

    ∗∗∗

    Çoğulcu kültür bir zenginliktir.

    Bu nedenle kültürel gelişmenin önünü açar. İnsanların yaşam biçimlerini korur, onların örf ve adetlerinin gelecek kuşaklara aktarılması için her türlü koruma ve geliştirici önlemleri alır.

    Çevre ve doğanın korunmasını yaşamsal öncelik olarak görür.

    Doğal ve kültürel varlıkların gelecek kuşaklara bırakılacak en değerli miras olduğunu bilerek hareket eder.

    Bir yandan yenilenebilir enerjinin gereğini yerine getirirken diğer yandan doğanın dengesinin bozulmasına, ekolojik düzenin yıkılmasına neden olan rant projelerinin karşısında durur, diyorum.

    CHP’nin en önemli özelliği, siyasi iktidarlar ve egemen sınıflar tarafından dışlanmış emekçi büyük çoğunluğun partisi olmasıdır.

    CHP, ezilenleri, mağdurları, siyasal çoğunluğun tasallutundaki azınlıkları korur.

    CHP, eşit yurttaş hakkı verilmeyen, kimlikleri inkâr edilen, sömürülen, köleliğe terk edilen insanların yanındadır.

    Kısaca CHP herkesi eşit yurttaş görür. Ayrıca, işçinin, köylünün, esnafın, zanaatkarın, memurun, emeklinin, emekçinin partisi olduğu gibi ötelenen Alevilerin, Kürtlerin, düşünenlerin, devrimcilerin ve sanatçıların da partisi konumundadır, diyerek bildiğim CHP’yi anlatıyorum…

    Fikri Sağlar’ın yazısının devamı