Etiket: orman yangınları

  • Yıllardır aynı filmi izliyoruz…

    Yıllardır aynı filmi izliyoruz…

    Başta İzmir olmak üzere birçok kenti esir alan yangınlar kontrol altına alınamıyor. İklim krizi ve yanlış politikalar facianın büyümesine neden olurken iktidarın yetersiz müdahaleleri vahim tabloyu daha ağırlaştırıyor.

    Ülke genelinde orman yangınlarıyla mücadele sürerken başta İzmir olmak üzere Bolu, Aydın, Karabük ve Muğla’daki yangınlar yerleşim yerlerine kadar ulaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Orman Genel Müdürlüğü (OGM) önceki gün ve dünden bu yana ülke genelinde 69 yangının kontrol altına alındığını açıkladı.

    Manisa, Bolu, İzmir, Aydın, Karabük ve Muğla’daki 5 orman yangınını söndürme çalışmaları ise dün de devam etti.

    MÜDAHALE YETERSİZ

    En büyük yangın İzmir’de yaşandı. 15 Ağustos tarihinde Karşıyaka’nın Yamanlar Mahallesi’nde çıkan yangın devam ederken kent teyakkuza geçti. Yangın sanayi siteleri ve yerleşim yerlerine sıçrayarak büyük hasara yol açtı. 16 ev tamamen yanarken 87 ev ve 45 işyeri tahliye edildi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İzmir’in Karşıyaka ilçesindeki yangının 3 kişinin piknik amaçlı yaktığı ateş nedeniyle çıktığını söyledi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da yangınlara yeterli müdahalenin yapılamadığını belirtti. Tugay şunları kaydetti: ‘’Yangın gece başladığı için o anda etkili müdahale edilemediğini sonra gündüz erken saatlerde rüzgar da hızlı bir yayılım gösterirken rüzgar ve duman nedeniyle yeterli müdahalede bulunulamadığını biliyorum. Bunu bizzat kendimiz gözlemledik. Ancak öğleden sonraki saatlerde hava iyiydi, durgundu. Bazı yerlerde yangın kolayca söndürülebilir gibiydi. Ama oralara da yeterli müdahale olmadı. Geç kalındı diye düşünüyorum.

    Yangınların sayısının artmasının ve söndürülememesinin gerekçelerini 4 maddedeyle açıklayan Ormancılık Politikası Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Atmış, maddeleri şöyle sıraladı:

    1- Yanan orman alanlarının artmasının nedeni iktidarın yanlış ormancılık politikaları

    2- Kent yangınlarını daha fazla görmemizin nedeni yanlış yerleşim politikaları

    3- Yangın riskli iller, muhalif belediyelerde olduğu için bu iller yangınla mücadeleden dışlanıyorlar.

    4- Yangına erken müdahalede başarısızlığın en önemli nedeni, mücadele bütçesinin 2019’dan beri ekonomik kriz bahanesiyle azaltılmış olması veya bütçeyi çok şişirip bütçe kalemindeki alımların çoğunu yapmamaları.

    BirGün’e konuşan Atmış, iktidarın orman politikalarının yanlışlığına da dikkat çekti. Ormanın içerisine kent yapılırsa kent yangınlarının da doğal olarak artacağını belirten Atmış, “Binaları vev yolları tekniğine göre yapmalısınız. Ancak ne yazık ki buna göre de yapmadılar” dedi.

    İKLİM KRİZİ BÜYÜK TEHLİKE

    Atmış, orman yangınlarının çıkışındaki temel etkenlerden birinin de iklim krizi olduğunu belirtti. Atmış, “İklim krizi, yangın sezonunu uzatıyor ve yangınların şiddetini artırıyor. Hükümetin ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ormancılık politikalarının yetersizliği, yangınların söndürülmesinde büyük zorluklar yaratıyor. İklim krizinin etkisiyle ortam kurak, hava sıcak, nem açığı var ve bitkiler kurumuş durumda. En küçük bir ateşle buluşmada yangın oluşması için her türlü koşul hazır, yangınlar daha hızlı yayılıyor ve mega yangınlar oluşuyor” dedi.

    Yangınların söndürülmesindeki en büyük engellerden birinin muhalif belediyelerin dışlanması olduğunu ifade eden Atmış şöyle konuştu: “Yangın çıkan iller genelde muhalif belediyelerin olduğu şehirler. 2012’de şehir yasası değiştikten sonra belediyeler sadece kent merkezlerinde değil, aynı zamanda kırsal alanlarda da etkili oldular ancak orman yangınlarıyla ilgili bir yetkileri yok, çünkü muhalifler. Yangına müdahale etmede, destek almada dışlanıyorlar merkezi hükümet tarafından. Merkezi yönetim de bütün suçları bir de bu yerel yönetimlere atıyor.”

    ***

    EKSİKLİK HAVA MÜDAHALESİNDE Mİ?

    Orman yangınlarına müdahaledeki en büyük tartışma konularından biri de hava araçları. Birçok kesim yangının hava araçlarının müdahalesinin eksikliği nedeniyle büyüdüğünü iddia ederken İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, konuya ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. “Defalarca anlatmaya çalıştım. Yeni yangın rejiminde uçak ve helikopteriniz olsa da fayda etmez” diyen Prof. Dr. Tolunay,” Ülke genelinde 105 helikopter,26 uçak var. Tarihimizin en büyük yangınla mücadele hava filosuna sahibiz ama yangınları söndüremiyoruz. Söndürme değil yangın çıkmaması için çabalamalıyız” ifadelerini kullandı.

    Gece görüşlü helikopterlere ilişkin de paylaşımda bulunan Tolunay, “Gece görüşlü olan helikopter değil, pilotların kaskıdır. Parlak ışıkta bu gözlükler kullanılamaz. Ek olarak gündüz bir rota belirlenip gece bu rotada bir bakıma kör uçuşla yangınlara müdahale edilebilir. Ancak her ikisi de çok zor uçuşlardır. Cesaret ve deneyim ister” dedi.

    ***

    DÖRT BİR TARAF YANIYOR

    Bolu’nun Göynük ilçesi, Aydın’ın Bozdoğan ilçesi ve Karabük’ün Ovacık ilçesinde de yangınlara karşı çalışmalar devam ediyor. Manisa’nın Gördes ilçesindeki yangınlar nedeniyle bazı mahalleler tahliye edildi. Muğla’nın Beçin ve Çamovalı mahalleleri arasındaki ormanlık alanda çıkan yangın ise hızla büyüdü ve Çamovalı Mahallesi boşaltıldı. Öte yandan Milas’taki yangının kontrol altına alındığı açıklandı. Çanakkale’nin Eceabat ilçesine bağlı Büyükanafarta köyü yakınlarında ise önceki gün saat 09.51’de başlayan orman yangını dün sabah saatlerinde kontrol altına alındı.

    Kaynak:Birgun.net

  • Ormanlık alanlar yok edilmeye devam ediyor…

    Ormanlık alanlar yok edilmeye devam ediyor…

    Ormanlık alanlar yok edilmeye devam ediyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kararıyla son bir buçuk ayda 420 futbol sahası büyüklüğünde alan orman sınırları dışına çıkartıldı.

    Resmi Gazete’de son bir buçuk ayda yayımlanan kararlarla 420 futbol sahası büyüklüğünde alan ormanlık alan sınırları dışına çıkartıldı. Bu kararlar orman yangınlarını en çok görüldüğü, yüzlerce hektarlık alanın küle döndüğü sırada verildi.

    28 Haziran tarihinde yayınlanan kararla Artvin, Bitlis, İstanbul ve İzmir olmak üzere 4 ilde yer alan yaklaşık 495 bin metrekarelik alan ormanlık alan dışına çıkartıldı. 17 Temmuz tarihinde ise Amasya, Balıkesir, Kastamonu, Manisa, Muğla, Samsun, Sinop ve Sivas olmak üzere 8 ilde yaklaşık 1,3 milyon metrekarelik alan ormanlık alan statüsünü kaybetti. 2 Ağustos tarihinde Amasya, Bingöl, Kastamonu, Kütahya, Manisa, Niğde, Mersin, İstanbul ve Samsun illerinde 1 milyon metrekarenin üzerindeki orman alanı orman sınırları dışına çıkarıldı.

    Kararlar, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun Ek 16. maddesine dayandırıldı. 2018 yılında Orman Kanunu’na eklenen Ek 16. madde, orman alanları içerisinde yerleşime açılmış ya da yerleşime uygun taşlık ve kayalık alanların Cumhurbaşkanı kararıyla orman sınırları dışına çıkartılmasının önünü açıyor. Buna karşılık, orman sınırları dışına çıkarılan alanların iki katı kadar hazine arazisinin Orman Genel Müdürlüğü’ne orman kurmak amacıyla devredilmesi şart koşuluyor. Ek 16. madde ile 2018 yılından bu yana 3 bin 435 hektar orman, orman sınırları dışına çıkarıldı.

    10 Ağustos tarihinde yayınlanan 2 ayrı Cumhurbaşkanı kararıyla da; İstanbul Şile’de yer alan yaklaşık 222 bin metrekarelik ormanlık alan vasfını yitirdi. Söz konusu işlem Orman Kanunu’nun 2-A maddesine göre yapıldı. 2-A maddesi, “Orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen yerleştirilmesi maksadıyla, orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde yarar olduğu tespit edilen yerler ile halen orman rejimi içinde bulunan funda ve makilerle örtülü yerlerden tarım alanlarına dönüştürülmesinde yarar olduğu tespit edilen yerler orman sınırları dışına çıkartılır” şeklinde düzenleniyor. Ek olarak barajlardan etkilenecek Şile’deki Esenceli ve Darlık mahallelerinin yerinden kaldırılması için 2012 yılında da bir kanun çıkarılmıştı.

    Böylece 28 Haziran tarihinden bu yana farklı mevzuata dayanarak da olsa orman statüsünü kaybeden arazilerin toplam alanının yaklaşık 3 milyon metrekare olduğu kayıtlara geçti.

    İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Doğanay Tolunay, Ek 16. madde kapsamında yapılan orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtti.

    EN FAZLA TALAN İSTANBUL’DA

    Tolunay, “Orman sınırları dışına çıkarma işlemi alan olarak olmasa da parsel sayısı olarak en fazla İstanbul’da gerçekleştirildi. Orman sınırları dışına çıkarılan alanlara bakıldığında özellikle Beykoz ve Şile gibi orman işgallerinin yoğun olduğu ilçelerde yoğunlaşıyor. İstanbul başta olmak üzere birçok ilde işgal edilen orman alanlarının statüsünün değiştirilmesi için çok sayıda başvuru olduğu biliniyor. Orman sınırları dışına çıkarılan araziler şimdilik hazine adına tescil edilse de gelecekte işgalcilerine satılmaları da gündeme gelebilir” ifadelerini kullandı.

    HUKUKSUZLUK SAYIŞTAY RAPORLARINDA

    Ek 16. maddeye göre orman sınırları dışına çıkarılan alanların iki katı kadar Hazine arazisinin Orman Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi gerektiğini hatırlatan Tolunay, “Bu devirlerin gerçekleşmediği Sayıştay raporlarında da yer alıyor. Devirlerin yapılmadığı ya da yapılsa bile kamuoyuyla paylaşılmadığı ortada” diye konuştu.

    Öte yandan Şile’de baraj sularının altında kalacak Esenceli ve Darlık mahallelerinin orman sınırlarından çıkarılan alanda yeniden kurulacağına değinen Tolunay, şunları aktardı:

    “Ormanlardan verilen izinlerle 910 bin hektar, Orman Kanunu’nun 2-B maddesi uygulamalarıyla 650 bin hektar ve Ek 16. Madde ile 3 bin 435 hektar ormanın kaybedildi. Toplam 1 milyon 563 hektar orman alanını kaybettik.”

    Kaynak:Birgun.net

  • CHP, İYİ Parti, DEM Parti ve Saadet Partisi’nin orman yangınlarıyla ilgili önerileri reddedildi

    CHP, İYİ Parti, DEM Parti ve Saadet Partisi’nin orman yangınlarıyla ilgili önerileri reddedildi

    TBMM Genel Kurulu’nda CHP, DEM Parti, Saadet Partisi ve İYİ Parti’nin “orman yangınlarına” ilişkin grup önerileri AKP ve MHP’lilerin oylarıyla reddedildi. Eski Tarım ve Orman Bakanı, AKP Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişci CHP’nin önergesine karşı olduklarını olduklarını belirterek, “Biz göreve geldiğimiz 2002 yılından bugüne geride kalan 23 yıllık sürede hedefimiz olan 7 milyar ağacın elde edilebilmesine imkan sağlayacak tohumu ve fidanı toprakla buluşturmuş bir iktidarız” dedi.

    TBMM Genel Kurulu’nda bugün kripto varlıklara ilişkin düzenlemeler öngören, Sermaye Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmelerinden önce partilerin grup önerileri görüşüldü. CHP, DEM Parti, Saadet Partisi ve İYİ Parti, orman yangınlarıyla ilgili ayrı ayrı grup önerileri getirdi.

    Diyarbakır ve Mardin’de 15 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin elektrik şirketi DEDAŞ’ın da ihmallerine ilişkin iddialar gündemdeyken CHP Grubu Meclis sıralarına Şanlıurfa’da DEDAŞ’ın elektrik kesintilerine dikkat çekmek için “Şanlıurfa’da elektrikler kesik” yazılı dövizleri koyması dikkat çekti.

    ESKİ BAKAN KİRİŞÇİ, “VERİLEN ÖNERGEYE KARŞIYIZ”

    CHP’nin grup önerisinde AKP Grubu adına konuşan eski Tarım ve Orman Bakanı, Kahrmanamaraş Milletvekili Vahit Kirişci CHP’nin önergesinin aleyinde olduklarını belirterek 2006 yılında Meclis’ten çıkarılan Orman Kanunu’nu hatırlattı. Kirişci, “İnsan kaynaklarımızdan bahsettim, uluslararası merkezimizden söz ettim. Bir taraftan da 26 uçak, 105 helikopter ve dünyada 2 ülke var, Türkiye bunlardan biri 14 İHA’yı kullanıyoruz; 686 arazöz, 2 bin 655 ilk müdahale aracı, 831 iş makinesi ve 25 bin cengaverle hem havada hem de karada bu mücadeleleri veriyoruz. Biz göreve geldiğimiz 2002 yılından bugüne geride kalan 23 yıllık sürede hedefimiz olan 7 milyar ağacın elde edilebilmesine imkan sağlayacak tohumu ve fidanı toprakla buluşturmuş bir iktidarız” dedi.

    Yapılan görüşmelerin ardından dört partinin grup önerisi de AKP ve MHP’li milletvekillerin oylarıyla reddedildi.

    TBMM Genel Kurulu’nda grup önerilerinin ardından kripto varlıklara ilişkin düzenleme içeren Sermaye Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlandı.

  • Ankara’da ormanlık alanlara girişler 30 Eylül’e kadar yasaklandı

    Ankara’da ormanlık alanlara girişler 30 Eylül’e kadar yasaklandı

    Ankara Valiliği, orman yangınlarının önlenmesine dair alınan tedbirler kapsamında ormanlık alanlara girişleri 15 Haziran ve 30 Eylül günleri arasında yasakladı.

    Ankara'da ormanlık alanlara girişler yasaklandı

    Ankara Valiliği, il sınırları içerisinde yer alan milli park/mesire alanları/tabiat parkları hariç olmak üzere, ormanlık alanlara girişleri 15 Haziran 2024- 30 Eylül 2024 tarihleri arasında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 74. maddesi ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 9. ve 66. maddeleri uyarınca yasakladı.

    Valilik yasağın gerekçesini “anız yakma, tarla çalışmaları, bağ-bahçe temizliği, çöplerin yakılması, enerji nakil hattı arızaları, piknik, çoban ateşi, yıldırım, kasıt, ihmal veya dikkatsizlik neticesinde gelişen orman yangınlarını önlemek” olarak açıkladı.

    Ankara'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı - Son Dakika Haberleri

    Valilik tarafından konuyla ilgili yapılan açıklama şöyle:

    “Ormanlık/mesire alanlarında insan ve araç yoğunluğunun artması ve ülkemiz genelinde orman yangınları açısından yüksek risk taşıyan meteorolojik şartların devam etmesi nedeniyle orman yangını çıkış nedenleri arasında yer alan anız yakma, tarla çalışmaları, bağ-bahçe temizliği, çöplerin yakılması, enerji nakil hattı arızaları, piknik, çoban ateşi, yıldırım, kasıt, ihmal veya dikkatsizlik neticesinde gelişen orman yangınlarını önlemek amacıyla aşağıdaki kararlar alınmıştır.

    1. Ankara İli Orman Yangınlarıyla Mücadele kapsamında İlimiz sınırları içerisindeki ekli listede yer alan milli park / mesire alanları / tabiat parkları hariç olmak üzere, ormanlık alanlara girişler 15/06/2024 – 30/09/2024 tarihleri arasında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 74. maddesi ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 9. ve 66. maddeleri uyarınca yasaklanmıştır.

    2. Ankara İl sınırları içerisindeki tüm ormanlık sahalara, Ankara Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürlüğünce sokak hayvanlarını beslemekle görevlendirilenler ve yetkili kamu görevlileri haricinde girilmesi yasaktır.

    3. Kamping işletmeleri haricinde ormanlık alanlarda kamp yapılmasına ve çadır kurulmasına izin verilmeyecektir.

    4. İlimizdeki ormanlarda yetkili idarelerin gözetim ve denetiminde bulunan, ekli listede belirtilen mesire alanları, tabiat parkları ve milli parklarda yukarıda belirtilen tarihler arasında, idarece belirlenen ocak, mangal, barbekü vb. yerleri dışında ateş, mangal, semaver, piknik tüpü vb. yakılması yasaklanmıştır. Bu alanlara gün içerisinde saat 09:00-21:00 arasında giriş ve çıkış yapılabilecektir. Belirlenen saatler dışında kamp yapılmasına ve çadır kurulmasına izin verilmeyecektir.

    5. Ormancılık faaliyetlerinin gereği olarak üretim çalışmalarının devamı, fidan dikme bakım ve onarım gibi orman idaresinden ihale veya tahsisli sözleşmelerle iş almış kişiler ile bu çalışmaları denetleyen ve kontrol eden orman idaresi personellerinin haricindeki vatandaşların ormanlara giriş ve çıkışları yasaklanmıştır.

    6. Orman Yasasının 31. ve 32. maddesi kapsamında olan seyrek yerleşim yerleri / mahalleler başta olmak üzere, orman içi, orman bitişiği ve ormanla ilişiği olmayan seyrek yerleşim yerleri / mahalleler dâhil olmak üzere anız, bağ-bahçe ve tarla temizliğinden meydana gelen dalların ve her türlü bitki örtüsünün yakılması ve havai fişek atılması yasaktır.

    7. Orman alanı civarındaki tesisler ile sanayi kuruluşları, orman alanlarını etkileyebilecek her türlü faaliyet nedeniyle oluşabilecek yangın riskine karşı, önleyici bütün tedbirleri eksiksiz alacaklardır.

    8. Enerji nakil hatlarının yapım ve bakımı ile ilgili kuruluşlar (ENERJİSA ve TEİAŞ) hatların özellikle ormanlık alanlardan geçen bölmelerinde gerekli bakımları gerçekleştirecek, yangın riskine karşı her türlü tedbiri alarak, gerektiğinde enerji kesintisi uygulayacaklardır.

    9. Tüm belediyelerimiz, orman içi, orman kenarı ve bitişiğinde bulunan çöp toplama alanları çevresinde koruma bandı oluşturacak ve yangın riskine karşı gerekli iş makinelerini (Dozer, Loder, Kepçe) hazır bulunduracaklardır. Demiryolu kenarları, piknik alanları, turistik alanlar, meskûn mahaller, her türlü tesis ve ziraat arazileri gibi özel yangın tehlikesi oluşturan alanların etrafında emniyet yolu ile şerit açılması sağlanacaktır.

    10. Kaymakamlıklarımız ve Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda genel kolluk ve orman kolluğundan oluşturulan denetim ekipleri etkin bir şekilde gözetim ve denetim yapacaklardır. Drone ve KGYS vb. vasıtalarla yapılan izleme ve gözlem faaliyetleri artırılacaktır. Tüm iletişim araçları kullanılarak vatandaşlarımızın orman yangını riski konusunda bilgilendirilmesi ve uyarılması sağlanacaktır. Ayrıca; muhtemel orman yangınından etkilenebilecek özel tedbirler alınması gereken yerleşim yerleri, kritik yapı, fabrika, depo ve benzeri alanlar belirlenecek, riskli alanlarda bulunanların ilgili ve yetkilisine kendi tedbirleri almaları konusunda gerekli bilgilendirme ve uyarılar yapılacaktır. Mahalle muhtarlıklarımız ormanların yangınlara karşı muhafazasında gerekli tedbirlerin alınması ve vatandaşların uyarılması konusunda dikkatli ve duyarlı olacaklardır.

    11. Gerekli hallerde ilçe kaymakamlarımızın emriyle; tüm kamu ve özel sektör imkânları kullanılarak her türlü araç ve gereçle Orman Bölge Müdürlüğünün koordinasyonunda yangına karşı en etkili şekilde müdahale edilmesi sağlanacaktır.

    12. Yukarıda belirtilen karar ve önlemlere aykırı hareket edenler hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Kabahatler Kanunu uyarınca idari ve adli işlem yapılacaktır.”

  • “HER YIL 40 BİN HEKTARLIK SAHA İZİN İRTİFAKA BAĞLI OLARAK ORMAN NİTELİĞİNİ KAYBEDİYOR

    “HER YIL 40 BİN HEKTARLIK SAHA İZİN İRTİFAKA BAĞLI OLARAK ORMAN NİTELİĞİNİ KAYBEDİYOR

    Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı Hüsrev Özkara, “Orman yangınlarının ortalama 9-10 bin hektarlık alanı etkilediğini biliyoruz. Ama asıl felaket her yıl 40 bin hektarlık saha izin irtifaka bağlı olarak orman niteliğini kaybediyor. Bu sahalar hızla artmaktadır. O nedenle en az orman yangınları kadar etkili ve zarar verecek niteliğe kadar gelmiştir” dedi.

    Türkiye’de 1 Mayıs ve 31 Ekim tarihleri arasını kapsayan dönem, yangın mevsimi olarak kabul ediliyor. Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte orman yangınları riski de artmaya başladı. 2021 yılı içerisinde Muğla Manavgat’ta çıkan 2 bin 793 orman yangınında 139 bin 503 hektar alan yandı. Bu yangın, uzmanlar tarafından Türkiye yangın tarihinin en büyüğü olarak değerlendirildi.

    Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı Hüsrev Özkara, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmede, AKP iktidarının 21 yıldır orman yangınlarıyla mücadele konusunda klasik düzenin dışına çıkamadığını, “iklim krizinin orman yangınları üzerindeki etkisini” anlayamadığını söyledi.

    Eski çalışma düzeniyle sorunun çözülemeyeceğine dikkat çeken Özkara, “Eski alışkanlıklarıyla sürdürdüğü çalışma düzeni. İster istemez çok ciddi sonuçlar doğuruyor. Bunun en somut örneği 2021 yılında Antalya ve Muğla’da yaşanan ya yaklaşık 140 bin hektar orman alanının yanması sonucunu doğurdu. Antalya’da yangın çıkınca telaşla Muğla’daki ekibi yardım amacıyla Antalya’ya yönlendirdiler hemen akabinde Muğla’da yangın çıktı. Bu bile olayı değerlendirme senaryolarının nasıl hazırlıksız olduğunu görüyoruz” dedi.

    Özkara, şöyle devam etti:

    “Biz hep yangın anına odaklanmaya çalışırız, bu çok büyük yanlış. Yangın öncesi çok önemli. Eğer yangın öncesinde orman yollarını hazırlayabilmişsek, yangın emniyet şeritlerini elden geçirebilmişsek, yol kenarlarındaki ara ve alt tabakalarının bir an önce ortamdan çıkarılmasını yangın olmayan dönemlerde başarabilmiş olsaydık, doğal olarak yangın çıksa da baş edilemez hale gelmezdi. Bunların hiçbiri yapılmadı.

    “ORMAN YANGINI İŞÇİLERİNİ MALİYE BAKANI’NDAN ALINACAK OLAN KADRO DÜZENİYLE ÇÖZEMEZSİNİZ”

    Diğer yandan orman yangın işçilerini Maliye Bakanı’ndan alınacak olan kadro düzeniyle çözemezsiniz. Mevsimlik olarak bunları çalıştırmaya çalışıyorsunuz. 2021 yılının temmuz ayında orman yangın işçisi kadroları alınmaya başlıyor. Birkaç ay çalıştırılacaklar dolayısıyla yangın sezonu sona ermiş olacak. Bu kadar hatanın üst üste gelmesi… Aynı zamanda yangınla mücadelede hava araçlarıyla kara gücünün senkronize olması gerektiğini her zaman söylüyoruz.

    “YANGINI SÖNDÜRECEK OLAN KARA GÜCÜDÜR”

    “ASIL FELAKET HER YIL 40 BİN HEKTARLIK SAHA İZİN İRTİFAKA BAĞLI OLARAK ORMAN NİTELİĞİ KAYBEDİYOR”

    Özkara, izin irtifaka bağlı olarak orman niteliğini kaybeden alanlara da dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Orman yangınlarının ortalama 9-10 bin hektarlık alanı etkilediğini biliyoruz. Ama asıl felaket her yıl 40 bin hektarlık saha izin irtifaka bağlı olarak orman niteliği kaybediyor. Bu sahalar hızla artmaktadır. O nedenle en az orman yangınları kadar etkili ve zarar verecek niteliğe kadar gelmiştir. Öncelikleri belirleyerek bunları yapmak lazım. Mutlaka toplumun ihtiyaçları var onlara dikkat etmek lazım.

    “10 METREKÜP OLAN ÜRETİM (AĞAÇ KESİMİ) BUGÜN 37 MİLYON METREKÜPE ÇIKTI”

    2000’li yılların başında 10 metreküp olan üretim (ağaç kesimi) bugün 37 milyon metreküpe çıkmıştır. 2022 yılında bu da orman ekosistem açısından büyük bir yıkımdır. Ormanların içi boşaltılmakta, parçalanmaktadır. 10 hektardan küçük alanlar 100 ve bin hektarlık sahalardan koparılarak sayı adeti 55 bin ve 120 bin adetlere çıkmıştır. Bu söylediğim son 12 yılda çıkan rakamlar.”

  • “ORMAN YANGINLARINA KARŞI BELEDİYELERİMİZİN ŞİMDİDEN HASSASİYETLE GEREKLİ TEDBİRLERİ ALMASI ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR”

    “ORMAN YANGINLARINA KARŞI BELEDİYELERİMİZİN ŞİMDİDEN HASSASİYETLE GEREKLİ TEDBİRLERİ ALMASI ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, Akdeniz iklim sisteminde yer alan kentlerdeki belediyeler başta olmak üzere tüm belediyeleri orman yangını riskine karşı uyardı. Akın, “Her ne kadar doğrudan sorumluluk alanınızda olmasa da kentlerinizde çıkabilecek olası orman yangınlarına karşı belediyelerimizin şimdiden hassasiyetle gerekli tedbirleri alması önem arz etmektedir” dedi.

    CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, Akdeniz iklim sisteminde yer alan kentlerdeki belediyeler başta olmak üzere tüm belediyelere orman yangını riskine karşı tedbir almaları yönünde yazı gönderildiğini bildirdi. Akın’ın konuyla ilgili açıklaması şöyle:

    “2021 yılında Temmuz-Ağustos aylarında yaşanan orman yangınlarında toplamda 8 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 53 ilimizde 150 bin hektardan fazla ormanlık alan ve pek çok yerleşim yeri yangından etkilenmiştir. Ancak iktidarın yaşanan bu acı tecrübelere karşılık; orman yangınlarına müdahalede yeterli düzeyde hava filosu oluşturmak ve kadrolu, profesyonel ekipler çalıştırmak yerine; kiralama ve taşeron ekiplerle çalışmaktaki ısrarı devam etmektedir. Bu doğrultuda her ne kadar doğrudan sorumluluk alanınızda olmasa da kentlerinizde çıkabilecek olası orman yangınlarına karşı belediyelerimizin şimdiden hassasiyetle gerekli tedbirleri alması önem arz etmektedir.”