Etiket: milli eğitim bakanlığı

  • CHP’den 23 Nisan’da İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde protesto

    CHP’den 23 Nisan’da İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde protesto

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Örgütü, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de katılımıyla, okul saldırılarının ardından “güvenli okul” talebiyle İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne yürüdü.

    81 İLDE EŞ ZAMANLI BASIN AÇIKLAMASI

    CHP, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Türkiye’nin 81 ilinde ve 973 ilçesinde eş zamanlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

    İstanbul’da Çemberlitaş tramvay durağında bir araya gelen CHP İstanbul İl örgütü İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde açıklama yapan, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, milli egemenliğin hedef alındığına ve çocukların can güvenliğinin kalmadığına dikkat çeken ağır bir bilanço açıkladı.

    “EGEMENLİĞİN ADRESİ ARTIK MECLİS DEĞİL, SARAY’DIR”

    Konuşmasına 23 Nisan 1920’nin tarihsel önemine vurgu yaparak başlayan Çelik, Gazi Meclis’in yetkilerinin tek adam rejimine devredildiğini savundu.

    Cumhuriyetin temel taşı olan ulusal egemenlik ilkesinin bir “darbe” ile karşı karşıya olduğunu belirten Çelik, şunları kaydetti:

    “Bugün 23 Nisan kavramı iktidarın eliyle vesayet altına alınmıştır. TBMM işlevsiz hale getirilmiş, halkın iradesi ‘saray operasyonlarıyla’ gasp edilmiştir. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ve halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarımız, siyasi yargı operasyonlarıyla hapsedilmekte ve görevden uzaklaştırılmaktadır. Sandıktan çıkan iradeye saygı duymayan bu düzene ‘dur’ diyeceğiz.”

    “OKULLAR EĞİTİM YUVASI DEĞİL, ‘ÖLÜM SAHASI’ OLDU”

    Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara “güvende, eşit ve özgür” bir gelecek sözü verdiğini hatırlatan Özgür Çelik, bugünkü tablonun tam bir utanç vesikası olduğunu ifade etti.

    Son bir yıl içindeki çocuk ölümlerine dair sarsıcı veriler paylaşan Çelik, eğitim sistemindeki çöküşü şu rakamlarla özetledi:

    “Bin 538 Çocuk: Sadece geçtiğimiz bir yılda dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle hayatını kaybeden çocuk sayısı.

    İş Cinayetleri: 2025’in ilk aylarında en az 94, son on yılda ise 836 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi.

    MESEM Skandalı: Çocuk sömürüsünün merkezi haline gelen MESEM kapsamında 18 çocuk can verdi.

    Şiddet Sarmalı: Eylül 2023’ten bu yana okullarda 47 şiddet ve saldırı olayı gerçekleşti; 6 öğretmen ve 14 öğrenci olmak üzere toplam 23 kişi yaşamını yitirdi.”

    “YUSUF TEKİN’İN KARNESİ: İHMAL VE ÖLÜM”

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın politikalarını ve Bakan Yusuf Tekin’i hedef alan Çelik, yaşanan son trajedileri tek tek sıraladı.

    14 Nisan’da Şanlıurfa’daki okul saldırısı, 15 Nisan’da Kahramanmaraş’ta bir öğretmen ve 9 öğrencinin ölümüyle sonuçlanan baskın ve 18 Nisan’da Diyarbakır’da bir okul bahçesinde paratoner eksikliği nedeniyle iki çocuğun yıldırım düşmesi sonucu hayatını kaybetmesini “cinayet” olarak niteledi.

    Çelik, “Yusuf Tekin’in bakanlığı döneminde okul ve MESEM’lerde toplam 41 kişi hayatını kaybetti. Bu ölümler münferit değil, yıllardır süren yanlış politikaların ve liyakatsizliğin sonucudur. Meclis’te sunduğumuz tüm araştırma önergelerini reddeden iktidar, bu kanlı tablonun birincil sorumlusudur” ifadelerini kullandı.

    23 MADDELİK MANİFESTO AÇIKLANDI

    Özgür Çelik, 23 Nisan’da çocuklar için 23 maddelik bir manifestoyu açıkladı.

    Madde 1: Devletin eğitim sorumluluğu hiçbir şekilde dernek, vakıf, cemaat, tarikat, STK, siyasi yapı veya benzer üçüncü taraflara devredilmeyecek. Eğitimi laik, bilimsel, çağdaş esaslara göre yürüteceğiz.

    Madde 2: Hiçbir okulumuza silah kesinlikle giremeyecek. Okullarımıza kadrolu, 65 bin uzman ve deneyimli, çocuk pedagojisi eğitimleriyle güçlendirilmiş güvenlik görevlisi alacağız.

    Madde 3: Hiçbir çocuk sağlık hizmetlerinden mahrum kalmayacak. Okullarımıza kadrolu 75 bin okul sağlığı hemşiresi alacağız.

    Madde 4: CHP iktidarında hiçbir çocuk okulda aç kalmayacak. Tuvaletlerden su içmek zorunda kalmayacak. Tüm kademelerde temiz içme suyu ve bir öğün okul yemeğini okullarda öğrencilere ücretsiz vereceğiz.

    Madde 5: Risk altındaki çocuklar görmezden gelinmeyecek. Yoksulluk, ihmal, şiddet veya suça sürüklenme gibi durumlara karşı erken müdahale eden okul, aile, toplum işbirliğine dayalı güçlü bir okul sosyal hizmet programını hayata geçireceğiz.

    Madde 6: Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında akran zorbalığı, bağımlılık ve şiddetle mücadele günübirlik yaklaşımlara bırakılmayacak. Bilimsel temelli, sürekli ve izlenebilir öğrenci programlarını tüm okullarımızda uygulayacağız.

    “ŞİDDETİ BESLEYEN TOPLUMSAL İKLİM GÖRMEZDEN GELİNMEYECEK”

    Madde 7: Şiddeti besleyen toplumsal iklim görmezden gelinmeyecek. Şiddete özendiren televizyon dizileri ve medya içerikleri, cezasızlık algısı ve bireysel silahlanmaya karşı kapsamlı bir sosyal politika ve sosyal hizmet planını hayata geçireceğiz.

    Madde 8: Okullarımıza yeterli sayıda rehber öğretmen atayacak, öğrencilerin duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimlerini izleyen güçlü bir psikososyal destek birimi kuracağız. Rehberlik araştırma merkezlerini ruh sağlığı meslek elemanlarıyla güçlendireceğiz.

    Madde 9: CHP iktidarında okul yöneticileri ve öğretmenlerin meslek saygınlığını yeniden tesis edeceğiz. Yetki ve sorumlulukları güçlendireceğiz, adil ve etkili işleyen disiplin mekanizmalarını yeniden kuracağız.

    Madde 10: Okul aile birlikleri yalnızca para toplamanın bir amacı (aracı) olmayacak. Okul, aile, toplum işbirliğini güçlendiren etkin mekanizmalar haline getireceğiz okullarımızı.

    “DÜZENLİ OKUL BÜTÇELERİ SAĞLANACAK”

    Madde 11: Aileleri destekleyen, sağlıklı ebeveynlik becerilerini güçlendiren, okul-aile işbirliğini sürekli kılan yaygın ve bilimsel temelli programları hayata geçireceğiz.

    Madde 12: Okullar ihtiyaçlarını karşılamak için velilerden bağış toplamak zorunda kalmayacaklar. Okullarımızda öğrenci sayısına göre düzenli okul bütçeleri sağlanacak, o bütçeleri okullarımıza göndereceğiz.

    Madde 13: Okullar ve bölgeler arasındaki altyapı ve donanım eşitsizlikleri ortadan kaldırılacak. Tüm okulları eşit olanaklara kavuşturacak, her çocuğun nitelikli eğitim için gerekli tüm imkanlara erişmesini sağlayacağız.

    Madde 14: Okullar yalnızca ders yapılan beton binalar olmayacak. Sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerle zenginleşen güvenle, yeşil, erişilebilir ve çocuk dostu tasarımlarla mutlu ve yaşanan okullar haline getireceğiz bütün okullarımızı.

    Madde 15: Okul öncesi eğitimini bir ayrıcalık olmaktan çıkartacağız. Her çocuk için kamusal bir hak olarak en az bir yıl ücretsiz ve zorunlu hale getireceğiz okul öncesi eğitimi.

    Madde 16: Okul dışında kalan hiçbir çocuk yok sayılmayacak. Tüm çocukların örgün eğitime devamını sağlayacak etkin izleme, takip sistemleriyle her çocuğun eğitime erişim hakkını güvence altına alacağız.

    Madde 17: Yoksul çocuklarımız denetimsiz yapılara mecbur kalmayacak. Öğrencilere barınma, burs desteği vereceğiz. Köy okullarını yeniden açacağız.

    Madde 18: Mesleki ve teknik eğitim çocuk işçiliğine ve emek sömürüsüne kesinlikle ve kesinlikle izin vermeyeceğiz. Çocukların iş gören değil, iş öğrenen bireyler olarak hem akademik hem mesleki olarak nitelikli bir eğitim almasını sağlayacağız.

    Madde 19: Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ölçme ve değerlendirme sistemi çocukları yarıştıran ve eleyen bir yapı olmaktan çıkartılacak. Çok boyutlu ve adil bir değerlendirme sistemi kuracağız.

    “DİJİTAL OKUL YAZARLIĞI GÜÇLENDİRECEĞİZ”

    Madde 20: Eğitimde dijitalleşme eşitsizlik yaratmayacak. Tüm çocukların teknolojiye güvenli, eşit ve nitelikli erişimini sağlayacağız. Dijital okul yazarlığı güçlendireceğiz.

    Madde 21: Hiçbir çocuk afet ve acil durumlarda korumasız kalmayacak. Tüm okulları depreme dayanıklı hale getireceğiz. Afetlere hazırlık eğitimlerini zorunlu kılacağız, her okulda uygulanabilir acil durum planlarını hayata geçireceğiz.

    Madde 22: Ücretli öğretmenliği Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında kaldıracağız. Tüm sınıflarımızı ve çocuklarımızı kadrolu öğretmenlerle buluşturacağız.

    Madde 23: Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Cumhuriyet’in temel değerlerine bağlı; fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür nesiller yetiştireceğiz. Çocuklarımızı ve gençlerimizi yalnızca bilgiye dayalı değil, etik değerlerle, kültürle, sanatla, sporla, sürdürülebilirlik ve eşitlik anlayışıyla donatacağız.

    ÖZGÜR ÇELİK, GENÇLERLE BİR ARAYA GELDİ

    CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, protesto sırasında gençler ve çocuklarla da bir araya geldi.

    Bir genç, Çelik’e peluş oyuncak hediye etti.

     

  • Plan ve Bütçe Komisyonu’, İşte kalem kalem yeni vergiler!

    Plan ve Bütçe Komisyonu’, İşte kalem kalem yeni vergiler!

    Plan ve Bütçe Komisyonu, AKP Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Komisyonda bugün, AKP’nin geçen Cuma günü TBMM’ye sunduğu “Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” görüşüldü.

    36 maddeden oluşan kanun teklifi, kayıt dışılıkla mücadele, vergi adaletinin sağlanması ve vergi dışı alanların kapsama alınmasını öngörüyor.

    Düzenlemeyle, bir takvim yılı içinde elde edilen mesken kira gelirlerine yönelik genel istisna kaldırılacak. Bu istisna yalnızca kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından emekli, maluliyet, dul ve yetim aylığı alanlar için yeniden düzenlenecek.

    Düzenlemede, krediyle alınan konutlarda kiraya verilen gayrimenkuller için ödenen faizlerin gider olarak indirilmesine ilişkin vergi avantajındaki farklılık azaltılacak. Kredili ve kredisiz alımlar arasında vergi yükünün eşitlenmesi amaçlanıyor.

    193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılacak düzenlemeyle, dördüncü geçici vergi döneminin yeniden sisteme dahil edilmesiyle, geçici vergi mükellefiyeti bulunan mükelleflerin kazançlarının 3,6,9 ve 12 aylık dönemlerde tespit edilmesi ve yılın son çeyreğine ait geçici vergi beyannamesinin alınması düzenlenecek.

    Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılacak bir diğer değişiklikle, portföyünün sürekli en az yüzde 51’i Borsa İstanbul hisse senetlerinden oluşan fonların bir yıllık elde tutma istisnası ile ilgili istisnanın; portföyünün en az yüzde 51’i BIST hisse senetlerinden oluşan ve özellikleri belirtilen bazı serbest fonlarda uygulanmaması düzenlenecek. Düzenlemeyle, TEFAS’ta işlem görmeyen, sadece nitelikli yatırımcılara satılan ve portföy sınırlaması olmayan bazı fonların istisna kullanımı engellenecek.

    TAPUDA BEYAN EDİLEN ALIM-SATIM BEDELİNİN DENETİMİ VE CEZANIN ARTIRILMASI

    Düzenlemede, büyükşehirlerde il özel idareleri yerine kurulan yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarının adına kayıtlı taşıtların motorlu taşıtlar vergisinden istisna edilmesi sağlanacak.

    Harçlar Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, gayrimenkul alım-satımlarında beyan edilen bedel emlak vergisi değerinden az olmamak üzere tapu harcı hesaplanıyor, gerçeği yansıtmayan beyanlarda aradaki fark için uygulanacak vergi zıyaı cezası mevcut yüzde 25’ten bir kat arttırılacak.

    SIFIR VE İKİNCİ EL ARAÇ İŞLEMLERİNDE NİSPİ NOTER HARCI ALINACAK

    Teklifte yer alan düzenlemeyle, noterlerde yapılan sıfır araçların ilk tescili ve ikinci el araç satış/devri işlemlerinden, satış bedeli üzerinden ve asgari maktu harçtan az olmamak üzere nispi noter harcı alınacak.

    ÖZEL SAĞLIK KURULUŞLARI, VETERİNER, KIYMETLİ MADEN İŞLETMELERİNDEN YENİ YILLIK HARÇLAR ALINACAK

    Düzenlemede,  ayakta teşhis-tedavi yapan özel sağlık kuruluşları, ağız-diş klinikleri, veteriner muayenehaneleri, hayvan hastaneleri, kıymetli maden faaliyet izin belgeleri, ikinci el motorlu taşıt ve taşınmaz ticareti yetki belgeleri ile ticari havacılık ruhsatları gibi belgeler için yıllık harç getirilerek, bazı ruhsat harçları yıllıklaştırılacak.

    VAKIF YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARINDA ÜCRET BELİRLEME ESASLARI DÜZENLENİYOR

    2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, vakıf üniversitelerindeki öğrenci ücretlerinin belirlenmesinde, mütevelli heyetin yetkisi korunuyor ancak ücretlerin güncellenmesine ilişkin esaslar cari yıl haziran ayı yıllık üretici fiyat endeksi artışı ile cari yıl haziran ayı yıllık tüketici fiyat endeksi artışı ortalaması da dikkate alınarak YÖK esaslarına göre belirlenecek.

    Düzenlemeyle noter tescilli ikinci el araç satış/devri işlemlerinde mevcut harç istisnası kaldırılacak. Düzenlemede, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarının mülkiyetindeki taşınmazların satışının KDV’den istisna edilmesi amaçlanıyor.

    UEFA ORGANİZASYONLARI İÇİN KDV İSTİSNALARI GETİRİLİYOR

    Düzenlemeyle, 2026 Avrupa Ligi Finali, 2027 Konferans Ligi Finali ve 2032 Avrupa Şampiyonası kapsamında UEFA ve yurt dışından gelecek katılımcılara ilişkin teslim ve hizmetler KDV, gelir ve kurumlar vergisinden geçici istisna edilecek. İstisna kapsamındaki yüklenilen KDV’nin indirim, iadesine imkan sağlanacak.

    Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) devlet katkısı oranının mali hedefler doğrultusunda belirlenmesine yönelik ‘Cumhurbaşkanı’na bu oranı yüzde ellisine kadar arttırmaya ve sıfıra kadar indirmeye’ yetki verilecek.

    HAZİNE NET BORÇ KULLANIM TUTARI ARTIRILACAK

    Kamu Finansmam ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunu’na eklenen geçici maddeyle, 2023 Kahramanmaraş merkezli deprem harcamaları ve 2025 gelir yönlü bütçe gelişmeleri nedeniyle ortaya çıkan ilave finansman ihtiyacı ile Hazine nakit rezervinin belli bir seviyede tutulabilmesi amacıyla bütçe kanunu ile belirlenen net borç kullanım tutarı artırılacak.

    Düzenlemeyle, borçlanma tutarlarının artırılması, kendi nam ve hesabına çalışanların primlerini süresinde ödemeyip sonradan toplu ödeyerek canlandırmaları durumunda, durdurulan sürelerin ihya prim oranının daha yüksek tutulması, 5434 sayılı Kanun kapsamındakiler de dahil borçlanma prim oranları yüzde 45’e çıkarılacak.

    5510 sayılı Kanun’un 81. maddesi kapsamındaki uzun vadeli sigorta kolları prim oranlarında artış yapılacak. Ayrıca düzenlemeyle, genç girişimcilere verilen bir yıllık prim desteği de kaldırılacak.

    Düzenlemeyle, Prime esas kazanç üst sınırı asgari ücretin 7,5 katından 9 katına çıkarılacak.

    SGK’dan gelir veya aylık alanlardan, kendi veya hak sahibinin sigortalılığı nedeniyle prim ve gecikme cezaları olanların bu borçlarının, bağlanan gelir/aylıklardan yüzde 25’i geçmeyecek şekilde kesilerek tahsil edilmesine imkan tanınacak.

    KAMU ÜNİVERSİTE HASTANELERİNE EK BÜTÇE DESTEĞİ VE TERKİN EDİLEN TUTARLAR

    Düzenlemede, götürü bedel sözleşmeleri kapsamında 2025 sözleşme tutarından aşağıda kalan tahakkuk tutarları için üniversite hastanelerinin 2026’daki alacaklarından mahsup edilmesi yerine, terkin edilen bu tutarların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesinden karşılanacak.

    Kurumlar Vergisi Kanunu geçici 2’inci maddesindeki dernek ve vakıflarca elde edilen kesinti suretiyle vergilendirilmiş kira, menkul kıymet, faiz gelirleri ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı uygulama birimlerindeki döner sermaye gelirleri nedeniyle iktisadi işletme sayılmama düzenlemesinin uygulama süresi 31 Aralık 2035 tarihine kadar uzatılacak.

    Kentsel Dönüşüm Başkanlığına malvarlığını ve taşınmazlarını teminat göstererek sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait bankalardan iç borçlanma yapabilecek.

  • Suat Özçağdaş, Zorunlu eğitim ekonomik, dini, etnik tüm kimlikler yerine yurttaş olma kimliğini önceler

    Suat Özçağdaş, Zorunlu eğitim ekonomik, dini, etnik tüm kimlikler yerine yurttaş olma kimliğini önceler

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, “Okullaşma oranlarının düştüğü, kız çocuklarının eğitimden koparıldığı, denetimsiz okullarda hayalet sınıfların kurulduğu, akran zorbalığının arttığı, yoksulluk sonucunda çocukların ev ekonomisine destek olmak için MESEM’lere ya da çocuk işçi olarak piyasaya gittiği ya da evde oturmak zorunda kaldığı, suçla ilişkilendiği bir düzen yarattınız ve şimdi oraya 1.2 milyon çocuğu daha göndermeyi utanmadan, sıkılmadan savunabiliyorsunuz” dedi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, parti genel merkezinde yaptığı basın açıklamasında, Türkiye’deki eğitim sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Özçağdaş, CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı ve Armağan Erdoğan ile birlikte yaptığı açıklamada, zorunlu eğitim alanında yaşanan gelişmelere ilişkin şunları söyledi:

    “Sizlerin de bildiği üzere zorunlu eğitim, bir ülkenin geleceğini yaratmak için yapılan önemli bir hukuki düzenlemedir. Bir ülke, yetiştirmek istediği geleceği, yaratmak istediği toplumu küçük yaşlarda okullu olma zorunluluğu ile gerçekleştirir. Zorunlu eğitim ekonomik, dini, etnik tüm kimlikler yerine yurttaş olma kimliğini önceler. Bir ülke zorunlu eğitim ile hem geleceğini yaratır hem istediği toplumsal dönüşümü yakalar hem de olası toplumsal sorunların önlenmesini sağlar. Hangi aileden geliyor olursa olsun, hangi toplumsal ya da ekonomik şartlara sahip olursa olsun, çocuklarımızın her birine belirli bir yaşa kadar fırsat eşitliği yaratmanın temel koşulu zorunlu eğitimdir.

    “AKP İKTİDARI TARAFINDAN ZORUNLU EĞİTİM TARTIŞMAYA AÇILMIŞ BULUNUYOR”

    Zorunlu eğitim, Cumhuriyet döneminde sorumlu, nitelikli yurttaşlar yetiştirme, yeni kurulan ülkeyi yükseltecek atılımları yapma hedefi taşıyordu. Bugün geldiğimiz noktada, 23 yıllık AKP iktidarı itaatkar, kanaatkar nesiller ve Cumhuriyet değerlerinin olmadığı yeni bir toplum yaratma hedefi için dolu dizgin çalışmaya devam ediyor. Bunun son adımı olarak da AKP iktidarı tarafından zorunlu eğitim tartışmaya açılmış bulunuyor.

    5 Eylül’de yaptığı açıklamada Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çok çeşitli olarak gördüğü kesimleri dinlediklerini iddia etti. Kim peki bu çok çeşitli kesimler? Eğitim Bir-Sen, MÜSİAD, İstanbul Ticaret Odası, Enstitü Sosyal, Enderun Özgün Eğitimciler Derneği, Maarif Platformu, Medeniyet Enstitüsü, Yeni Akit, Yeni Şafak, Milat Gazetesi, Türkiye Gazetesi ve Şuurlu Öğretmenler Derneği. Tamamı aynı tornadan çıkmış. Tamamı aynı ideolojik bakış açısına sahip olan kurumlar. Hepsi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve kendisinin birlikte yuvalandığı paydaşları.

    Bu çok çeşitli kesimlerin dışında olanları dinlemiş mi Yusuf Tekin? Öyle bir niyet yok. Açıkça da söylüyor zaten Sayın Yusuf Tekin. Diyor ki ‘Siyasi muhalifler sanki onların fikirlerini almak zorundaymışım gibi davranıyor. ‘Sizin fikrinizi almak zorunda değilim’ diyor. Yusuf Tekin’in demokratlığı bu. Demokrasiden anladığı bu. Çok çeşitli kesimlerden anladığı bu. Aynı tornadan çıkmış dernekleri konuşturursan kamuoyunda bir görüş almış olursun. Peki ondan farklı düşünenler? ‘Ben zaten onları dinlemek zorunda değilim’ diyor. Bu Yusuf Tekin’e yakışıyor ama Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Eğitim Bakanlığı görevini yürüten hiç kimseye yakışmıyor.

    Enderun Özgün Eğitimciler Derneği Maarif Platformu Medeniyet Enstitüsü ‘12 yıllık zorunlu eğitim dayatması çocukların kabiliyeti, meslek edinmeleri ve yuva kurmaları önünde büyük bir engel’ demiş. Kafaya bakar mısınız? Yuva kurmalarını engelliyormuş okullu olmak. Ekonomi profesörü Tayyip Erdoğan’ın yaptıkları engellemiyormuş ama okul engelliyormuş. Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu üyesi İpek Coşkun Armağan, ‘okuldan çıkmadan çocuk olgunlaşmaz. Uzun eğitim sürecinde bu mümkün olmuyor’ demiş. İpek Coşkun Armağan kaç sene okumuş? Liseyi okumuş, üniversiteyi okumuş, yüksek lisans yapmış, doktora yapmış ama başkalarının çocuklarına ‘olgunlaşmasını istiyorsanız erkenden okuldan çıksın’ aklını verebilecek kadar vicdansız biri.

    İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, haftada bir gün okulda eğitim, dört gün iş yerlerinde çalışmaya imkan veren Mesleki Eğitim Merkezi Sistemi’ne ağırlık verilmesi gerektiğini söylemiş. ‘En büyük statü meslek sahibi olmanın bizatihi kendisidir’ demiş. Liseyi bile kısa okuyacak, üniversite okumayacak birileri nasıl meslek sahibi olacak? Peki Sayın Avdagiç, sizin akrabalarda durum ne? Çocuklar ne durumda? Yeğenler ne durumda? Onlar da böyle liseden terk mi? Çık, sıkılma, utanma. İstanbul Ticaret Odası Başkanısın. Söyle bakalım hangi akrabaların MESEM’de okuyor senin?

    Başka birisi var, yine kıymetli bir isim. MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir. Büyük filozof… ‘Efendim, her çocuk aynı akademik başarıyı gösteremez. Yani bir kere 12 yıllık kesintisiz eğitim sistemi çok yanlış bir uygulama. Ülkeye herhangi bir faydası yok. Tornacı, teknisyen, kalifiye eleman bulunamıyor. Ara eleman krizi var. Bu da üretimini doğrudan etkiliyor’ demiş. Baklayı ağzından çıkarmış. Bana iş bulamayan milyonlar lazım ki ben onları sömürebileyim MÜSİAD olarak diyor.”

    “BU ÇIKIŞINIZ SİZİN TÜRKİYE’DE ORTAÖĞRETİMİ GETİRDİĞİNİZ HALİN İTİRAFIDIR”

    4 + 4 + 4’ü AKP’nin getirdiğini hatırlatan Özçağdaş şöyle devam etti: “Size ‘4 + 4 + 4 yapmayın’ dendiğinde bilmiş bilmiş cevaplar veriyordunuz. Yusuf Tekin dahil. Şimdi lise öğretimini beceremediğinizi söylüyorsunuz. Çocukları okulda tutamadığınızı söylüyorsunuz. Aslında bu çıkışınız sizin Türkiye’de ortaöğretimi getirdiğiniz halin itirafıdır. Siz çocukların okulda keyifli, sağlıklı, üretken, öğrenen bir süreç yaratamadığınızı söylüyorsunuz. Siz itiraf ediyorsunuz.

    Peki bu okul dönemi tartışılırken size 5 yaşın zorunlu olması söylendi mi? Söylendi. Siz neyi seçtiniz? Okul öncesi yerine liseleri seçtiniz. Peki 5 yaşı parti programınıza koymaya devam ettiniz mi? Ettiniz. Çünkü siz utanmazsınız. Bir tarafınız iktidardır, bir tarafınız sürekli muhaliftir sizin. Muhalif AKP ‘bunu böyle yapalım’ der. İktidar AKP bildiğini yapar. Yıllardır 5 yaşı zorunlu eğitime dahil edeceksiniz. Nerede? Şimdi bakalım bu MÜSİAD Başkanı kıymetli kardeşimizin gerekçesine. Türkiye’de 38 bini mesleki açık öğretimde olmak üzere 1 milyon 50 bin kişi açık öğretim sisteminde. 420 bini MESEM olmak üzere 1 milyon 643 bin kişi mesleki ve teknik eğitimde. Zorunlu eğitim çağında olup Milli Eğitim Bakanı’nın umurunda bile olmayan, nerededir diye sormadıkları 611 bin genç var ve 15-29 yaş aralığında ne eğitimde ne istihdamda 4 milyon 676 bin genç var. Ne yaptı? 8 milyon.”

    “Milli Eğitim Bakanı ‘okullaşmalarımız çok arttı’ diyor. Yalan söylüyorsun” ifadelerini kullanan diyen Özçağdaş devamında şunları aktardı: “İlkokulda oran 98.4’ten 95.43’e düştü. Ortaokulda oran 93.1’den 89.09’a düştü. Ortaöğretimde yani liselerde yüzde 87.97’den yüzde 82,85’e düştü. Yani her 10 öğrenciden ikisi okullaşmış değil. Milli Eğitim Bakanı bunlarla uğraşmıyor. Onun derdi kendisinin takıldığı bir zaman aralığına bütün ülkeyi sürüklemek. Peki ne diyor sonuçta bu? Yüzde 98 oldu diyor. İnsanda biraz utanma, sıkılma olur. Bu istatistikleri siz yayınlıyorsunuz. Okullarımızda akran zorbalığı artıyor. Çünkü sistem tamamen çocukların sıkılması üzerine, tamamen bir biçimde çocukların üretken olmadığı bir sistem. Geçen yıl tüm Türkiye’de bir yıl önceye göre yüzde 10 arttı. 612 bin 651 çocuk bir biçimde suçtan etkilendi. Ama bu sizin umrunda değil. 612 bin çocuk ya mağdur oldu, ya suça sürüklendi, ya tanık oldu, ya kayboldu. Okullaşma oranlarının düştüğü, kız çocuklarının eğitimden koparıldığı, denetimsiz okullarda hayalet sınıfların kurulduğu, akran zorbalığının arttığı, yoksulluk sonucunda çocukların ev ekonomisine destek olmak için MESEM’lere ya da çocuk işçi olarak piyasaya gittiği ya da evde oturmak zorunda kaldığı, suçla ilişkilendiği bir düzen yarattınız ve şimdi oraya 1,2 milyon çocuğu daha göndermeyi utanmadan, sıkılmadan savunabiliyorsunuz.”

  • Okullarda son ders zili yarın çalacak

    Okullarda son ders zili yarın çalacak

    Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarında eğitim gören 20 milyondan fazla öğrenci, yarın karne alarak yaz tatiline çıkacak. Öğretmenler 23-27 Haziran’da mesleki çalışma programına katılacak. LGS sonuçları 11 Temmuz’da açıklanacak, YKS ise 21-22 Haziran’da yapılacak. Yeni eğitim öğretim yılı 8 Eylül’de başlayacak.

    Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim okullarındaki 20 milyonu aşkın öğrenci, yarın karne alarak yaz tatiline girecek.

    İlk ve ortaöğretim kurumlarında eğitim alan 20 milyondan fazla öğrenci ile 1,2 milyona yakın öğretmen, 2024-2025 eğitim öğretim yılı için 9 Eylül 2024’te dersbaşı yaptı. Birinci dönem ara tatili 11-15 Kasım 2024, ikinci dönem ara tatili ise 31 Mart-4 Nisan tarihlerinde yapıldı.

    3 Şubat’ta başlayan ikinci dönem ise yarın sona erecek.

    Ortaokul son sınıf öğrencileri, 15 Haziran’da Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılan merkezi sınavın sonuçlarını 11 Temmuz’da öğrenecek.

    Lise son sınıf öğrencileri ile mezunlar, 21-22 Haziran’da Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) heyecanını yaşayacak. YKS birinci oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) 21 Haziran’da, ikinci oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve üçüncü oturum Yabancı Dil Testi (YDT) 22 Haziran’da yapılacak.

    Öğretmenler ise 2025 Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Programı’na 23-27 Haziran tarihlerinde istedikleri il ve ilçelerde uygun görülen eğitim kurumlarında katılabilecek ve 30 Haziran’da idari izinli sayılacak.

    2025-2026 eğitim öğretim yılı için 8 Eylül’de dersbaşı yapılacak.

  • “Bu model, çocukların yakın geleceğini doğrudan etkileyecek, laiklik ve bilimsellik ilkelerinden uzak.”

    “Bu model, çocukların yakın geleceğini doğrudan etkileyecek, laiklik ve bilimsellik ilkelerinden uzak.”

    Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni AYM'ye taşındı: 'Laiklik ve bilimsellikten  uzak'

    Önce Çocuklar ve Kadınlar DerneğiMilli Eğitim Bakanlığı’nın geçen yıl onayladığı “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”nin iptali için idare mahkemelerinde dava açtı. İdare mahkemesi derneğin dava açmaya ehliyeti olmadığını gerekçe göstererek davanın kesin olarak reddine karar verdi. Ardından dernek Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Kararın, “mahkemeye erişim ve adil yargılanma hakkının ihlali” olduğu vurgulandı.

    Derneğin avukatı Arzu Sena Topuz, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

    “Bu model, çocukların yakın geleceğini doğrudan etkileyecek, laiklik ve bilimsellik ilkelerinden uzak.”

    Dernek dilekçesinde, 3 bin 500 sayfalık eğitim taslağın yalnızca bir haftalık sürede paydaşlara sunulmasının “antidemokratik” olduğu belirtildi. İçerikte ise din ve ahlak bilgisi dersine 572 sayfa ayrılırken felsefe için yalnızca 67 sayfa yer verilmesi, evrim teorisinin çıkarılması, Atatürk ilke ve devrimleri konusunun azalması eleştirildi. Eğer AYM ihlal kararı verirse, dosya yeniden yargılama için Danıştay’a gönderilecek ve müfredatın iptali yeniden talep edilecek

  • Mülakat mağduru öğretmenler Bakanlığın önünde…

    Mülakat mağduru öğretmenler Bakanlığın önünde…

    Mülakat mağduru öğretmenlerin sözcülüğünü yapan Özkan Özdemir, İçişleri Bakanlığı önünde yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenerek, “Komisyonlar arası koordinasyonu sağlamak ve adaylar arasında yaşanılacak olan puanlama dengesizliğin önüne geçmek için gerekli eğitimleri komisyon üyelerinize vermeniz gerekiyor. Bunu yaptınız mı? Yapmadınız. Kobay fare gibi bizi mülakat garabetinde emeklerimizi gasp ettiniz” ifadelerini kullandı.

    Mülakat mağduru öğretmenlerden eylem

    Bir süredir Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylemlerini sürdüren atanmayan öğretmenler sözcüsü Özkan Özdemir, İçişleri Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı.

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin geçtiğimiz hafta İstanbul’da katıldığı bir etkinlikte Özdemir hakkında “terör örgütleriyle ilişkisi var” , “ahlaksız, megaloman, terbiyesiz” gibi ifadeler kullanmıştı.

    Bu ifadelere tepki gösteren Özdemir, yapmış olduğu açıklamada şunları söyledi:

    “Sayın Milli Eğitim Bakanının katılmış olduğu programda 190 gündür süren mücadelemizde sesimizi duyurmaya çalıştık. Kendisi benimle görüşmek üzere dışarıda sözleşmişken daha salonu terk etmeden arkamdan türlü ithamlarda bulunuyor. Ne megolamanlığım, ne haksızlığım, ne de tutarsızlığım kaldı. Yusuf Tekin’in iddiaları ne idi; mülakatları şeffaf yapmıştı, hak yememişti. Bu arkadaş megoloman bir arkadaş, üstenci bir arkadaş. Ne mahkemeye başvuruyor, ne bize itiraz dilekçesinde bulunuyor. Sadece benmle görüşün diyor. Ben bu arkadaş ile neden görüşeceğim?’ diyor. İnsan iftira atarken ertesi günü düşünmeli. Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunu işgal ederken biraz olsun bunun sonuçlarını düşünmeli.

    Sayın Yusuf Tekin’e buradan iki belge göstereceğim.  31 Ekim  tarihinde  bize verilen mülakatlara itirazla ilgili sürede Ankara Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğü’nin Ölçme Değerlendirme Birimine yapmış olduğum itiraz buradadır. Ankara 21. İdare Mahkemesinde devam eden esas mahkeme tutanağı açık olarak devam eden mahkemenin belgesi… Hani dava açmamıştım Yusuf Tekin?

    Bir de şöyle söylemişti, ‘başka arkadaşıma fazla puan verdiler bana düşük puan verdiler ona itiraz ediyorlar’. Sen Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı olduğunuzu unuttunuz galiba. Mükellef olduğunuz bu sınavda yapmanız gereken şeyi hatırlatıyorum size; 20 ilde 245 komisyon kurdunuz, bu komisyonlar arası koordinasyonu sağlamak ve adaylar arasında yaşanılacak olan puanlama dengesizliğin önüne geçmek için gerekli eğitimleri komisyon üyelerinize vermeniz gerekiyor. Bunu yaptınız mı? Yapmadınız. Kobay fare gibi bizi mülakat garabetinde emeklerimizi gasp ettiniz.

    “KONTENJAN DAHİLİNİN 3 KATI MÜLAKATA ÇAĞIRILDI”

    Sizlere çok kısa bir bilgilendirmede bulunacağım; Milli Eğitim Bakanlığı 20 bin kontenjan açıkladı.  Bu 20 bin kontenjan içerisinde bulunan adaylar derece yapmış adaylar. Bu kontenjan yaklaşık 100’ün üzerinde branşa dağıldı. Bu kontenjan dahilinin 3 katı mülakata çağrıldı. İzmir’de 521 kontenjan içerisindeki aday sınava giriyor bunlardan sadece 8’i eleniyor. Matematik biliyor musunuz Sayın Bakan. Bildiğinizi sanmıyorum ama kabaca bir hesap yapayım size, her 70 adaydan sadece bir kişi elenmiş.  Bursa’da 445 aday sınava giriyor bunların 106 tanesi eleniyor. Her dört buçuk kişiden bir kişi eleniyor. İzmir’de ve Bursa’da yaşanılan puan farklılığı kontenjan içerisinde derece yapmış öğretmenlerin fırsat ve imkan eşitliği ilkesini ortadan kaldırdığınızın beyanatıdır.”

     

  • Okullarda ikinci ara tatil yarın başlıyor…

    Okullarda ikinci ara tatil yarın başlıyor…

    Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 20 milyon öğrenci, 31 Mart-4 Nisan’da 2024-2025 eğitim öğretim yılındaki ikinci ara tatilini yapacak.

    Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki öğrenciler, bu eğitim öğretim yılının ilk ara tatilini 11-15 Kasım 2024’te yaptı. Ara tatilin ardından yarıyıl tatili de 20 Ocak Pazartesi günü başladı ve 31 Ocak Cuma günü sona erdi.

    İkinci dönemin 3 Şubat’ta başlamasının ardından ikinci ara tatil 31 Mart Pazartesi günü başlayacak ve 4 Nisan Cuma günü sona erecek. Öğrenciler, ara tatil öncesi son derslerine yarın girecek.

    9 Eylül 2024’te başlayan 2024-2025 eğitim öğretim dönemi, 20 Haziran’da sona erecek.

  • EKYS sınav sonuçları açıklandı

    EKYS sınav sonuçları açıklandı

    Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı’nın (2025-MEB-EKYS) sonuçları açıklandı. Adaylar sonuçlara ÖSYM’nin internet adresinden erişebilecek.

    Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2025 Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı’nın (EKYS) sonuçlarının açıklandığını duyurdu.

    ÖSYM’den yapılan açıklamada, “2 Mart 2025 tarihinde uygulanan 2025 Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı’nın (2025-MEB-EKYS) değerlendirme işlemleri tamamlanmıştır” ifadelerine yer verildi.

    Sınava giren adaylar, sonuçlarını 21 Mart 2025 tarihi saat 10.00’dan itibaren ÖSYM’nin resmi sonuç sayfası olan https://sonuc.osym.gov.tr adresinden, T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle öğrenebilecek.

     

  • Ankara 19. İdare Mahkemesi’nden mülakat mağdurları için önemli karar…

    Ankara 19. İdare Mahkemesi’nden mülakat mağdurları için önemli karar…

    Öğretmen ataması mülakatlarında yaşanan usulsüzlükler, atama mağduru öğretmen adaylarının eylemleriyle kamuoyu gündeminden düşmezken Ankara 19. İdare Mahkemesi mülakatlarda yaşanan haksızlıklara karşı emsal niteliğinde bir karar açıkladı.

    Öğretmen ataması mülakatlarında yaşanan usulsüzlükler, atama mağduru öğretmen adaylarının eylemleriyle kamuoyu gündeminden düşmezken, Türk Eğitim Sen konuyu yargıya taşımıştı. Mahkeme, mülakat puanlarının keyfi olarak belirlendiğine hükmederek yürütmeyi durdurma kararı verdi. Ankara 19. İdare Mahkemesi, Türk Eğitim Sen’in Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen 2023 KPSS’ye dayalı sözleşmeli öğretmen alımına ilişkin sözlü sınav uygulamalarına karşı açtığı davada itirazlar kabul edilerek, işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verdi.

    Türk Eğitim Sen avukatları tarafından farklı illerde uygulanan puanlama sistemlerinin adaletsiz olduğu gerekçesiyle açılan davada, Ankara 19. İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkeme kararında, “eğitim bilimleri” kriteri üzerinden verilen “0” puanlar ve diğer kriterlerdeki puanlamaların gerekçesizliği vurgulandı. Mahkeme, her bir kriter için yapılan değerlendirmelerde komisyon üyelerinin aynı puanı vermelerinin, takdir yetkisinin objektif şekilde kullanılmadığını gösterdiğini belirterek, davacının başarısız sayılmasına dair işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verdi.

    ”TELAFİSİ GÜÇ ZARARLAR DOĞURABİLİR”

    Yürütmeyi durdurma kararında, davaya konu işlemin devamı halinde sözlü sınavda başarılı olan diğer adayların atamasının yapılması ve olası kadrosuzluk durumu halinde davacının çalışma hakkının zedelenebileceği, dava sonuçlanıncaya kadar işlemin uygulanmaya devam etmesinin ise telafisi güç zararlar doğurabileceği belirtildi.

    PUANLAMALAR SOMUT BİR GEREKÇEYLE ORTAYA KOYULMAMIŞ

    Ankara 19. İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararının gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:

    “Davacıya tüm sınav komisyonu üyeleri tarafından ‘eğitim bilimleri’ kriteri yönünden 0 puan verildiği gibi, ‘bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü’ kriteri alt başlıkları altında yapılan öğretim sürecine ilişkin değerlendirmelerde davacıya tam puan olan 5 puan verildiği, buna göre davacıya eğitim bilimleri kriteri yönünden neden 0 verildiğine yönelik değerlendirme formunda bir açıklamada bulunulmadığı gibi, benzer kriterler yönünden tam puan verilmesinin de somut bir gerekçe ile ortaya konulamadığı, ayrıca davacıya sorulan 2025 ve 3034.soruların cevaplarının da bulunmadığı görülmektedir.

    Bu durumda, ‘eğitim bilimleri’ kriteri yönünden 0 puan verilmesine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulmadan ve her bir kriter yönünden yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına rağmen bütün kriterler ve alt kriterler için komisyon üyelerinin aynı puanı takdir etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı sonucuna varıldığından, davacının yapılan sözlü sınav neticesinde başarısız sayılması işlemine yaptığı itirazın reddine yönelik işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

    Diğer yandan; davaya konu işlemin devamı halinde sözlü sınavda başarılı olan diğer adayların atamasının yapılması ve olası kadrosuzluk durumu halinde davacının çalışma hakkının zedelenebileceği gibi hususlar gözetildiğinde, dava sonuçlanıncaya kadar işlemin uygulanmaya devam etmesi hâlinde telâfisi güç zararlar doğabileceği açıktır. Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması hâlinde telâfisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanun’un 27’nci maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, tebligatın tamamlanmasına, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi (7) gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere 05/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.”

  • “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği”altı yıl aradan sonra yeniden kuruldu

    “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği”altı yıl aradan sonra yeniden kuruldu

    Resmi Gazete’de yayımlanan kararname ile Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri” oldu. Mevzuattaki idari işler başkanlığına yapılan bütün atıflar genel sekreterlik olarak değiştirildi.

    İktidar, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile kaldırılan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ni geri getirdi. Resmi Gazete’de yayımlanan kararname ile Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri” oldu. Mevzuattaki idari işler başkanlığına yapılan bütün atıflar genel sekreterlik olarak değiştirildi.

    Geçtiğimiz günlerde Belgrad Ormanı’nın işletmesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden alınarak Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne devredilmişti. Bu devir tepki çekmişti.

    Resmi Gazete’de dün yayımlanan kararname ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yeniden yapılandırıldı. Genel müdürlüğün teşkilat, görev, yetki ve sorumlulukları yeniden belirlendi. Eski genel müdürlük, yeni genel müdürlüğe devredildi.

    Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasına “eğitim ve öğretimde yapay zekâ ile bilgi ve iletişim teknolojileri alanlarında proje geliştirip yürütmek, eğitim ve öğretimde siber güvenlik, bilgi ve iletişim teknolojilerinin etik ve güvenli kullanımı konularında strateji geliştirmek, öğrenci, eğitim çalışanı ve velileri bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmak” da eklendi. Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü kaldırıldı. Bu arada Milli Eğitim Akademisi başkanı kadrosu da oluşturuldu.