Etiket: madencilik

  • Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu, Yeşilliğimiz her şeyimiz Cengiz Holding’e vermeyiz

    Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu, Yeşilliğimiz her şeyimiz Cengiz Holding’e vermeyiz

    Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır’ın Eskişehir’in Sarıcakaya ve Mihalgazi hattında planladığı Alpagut Atalan Altın Madeni projesine karşı açılan davada bugün keşif yapılacak.

    Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu çağrısıyla sokağa çıkan yaşam savunucuları, “Eskişehir maden çöplüğü olmayacak” dedi.

    Dün Doktorlar Caddesi’nde bir araya gelen yurttaşlar, keşif alanına destek çağrısı yaptı. “Yeşilimiz her şeyimiz, Cengiz’e vermeyiz”, “Sermaye defol, bu topraklar bizim” yazılı dövizler taşıyan yaşam savunucularının yürüyüşü Yediler Parkı’nda son buldu.

    Kaynak:Birgün.net

  • KAZDAĞLARI’INDA BİR ÖMRE BEDEL ON YILLIK TAHRİBAT

    KAZDAĞLARI’INDA BİR ÖMRE BEDEL ON YILLIK TAHRİBAT

    Madencilerin hücum ettiği Kazdağları’nda son on yılda 423 maden ve enerji projesi için başvuru yapıldı. Her 3 maden projesinden 2’si onaylandı. Ülkenin en önemli ekosistemlerinden birisi olan Kazdağları’nın yüzde 79’u maden şirketlerine ruhsatlı halde

    Bir dağ, 423 proje, sınır tanımayan talan

    AKP iktidarının doğayı sermayeye açan politikaları, ülkenin oksijen deposu olarak nitelendirilen Kazdağları’nı son on yılda ağır bir tahribatla karşı karşıya bıraktı. Biyolojik çeşitliliği ve su varlıklarıyla Türkiye’nin en önemli ekosistemlerinden birisi olan Kazdağları’nın yüzde 79’u maden şirketlerine ruhsatlı halde. Bölgedeki orman ve tarım alanları, su kaynakları maden ile enerji projeleriyle kuşatılmış durumda.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çevresel etki değerlendirme (ÇED) kararları, madencilik ve enerji projelerinin önünü açarken, Kazdağları yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya.

    BİR ÖMRE BEDEL ON YILLIK TAHRİBAT

    Son on yılda Kazdağları’nda maden ve enerji alanında toplam 423 projenin önü açıldı. Bunların yaklaşık yüzde 85’i ya detaylı bir incelenmeye tabi tutulmadan ya da ÇED olumlu kararıyla onaylandı. Bölgenin ekosistemi ve su havzaları hızla yok oluşa sürüklenirken CVK Truva, TÜMAD, EnerjiSA ve Koza gibi büyük şirketler en geniş ve en tartışmalı projelerin sahibi oldu, doğa talanıyla servetine servet kattı.

    MADENCİLİKTE PATLAMA

    Balıkesir’in Burhaniye, İvrindi, Balya, Havran ve Edremit ilçeleri ile Çanakkale’nin Ayvacık, Çan, Yenice ve Bayramiç ilçelerini kapsayan Kazdağları’nda 1 Ocak 2015’ten bu yana toplam 314 maden, petrol ve doğalgaz projesi için başvuru yapıldı:

    • 209’una ÇED gerekli değildir,

    • 27’sine ÇED olumlu,

    • yalnızca 8’ine iptal kararı verildi.

    Bu tablo, başvuru yapılan projelerin yaklaşık yüzde 75’inin herhangi bir ayrıntılı inceleme yapılmadan veya olumlu raporla ilerlediğini gösterdi.

    Aynı dönemde bölgede 109 enerji projesi için başvuru yapıldı:

    • 46’sına ÇED gerekli değildir,

    • 38’ine ÇED olumlu,

    • yalnızca 2’sine iptal kararı çıktı.

    Enerji projelerinde de her 3 projeden 2’si herhangi bir engelle karşılaşmadan ilerledi.

    ***

    ÇANAKKALE

    Çan: 32 maden, petrol, doğalgaz ve 10 enerji olmak üzere toplam 42 proje.

    Yenice: 43 maden, petrol, doğalgaz ve 5 enerji olmak üzere toplam 48 proje.

    Ayvacık: 34 maden, petrol, doğalgaz ve 34 enerji olmak üzere toplam 68 proje.

    Bayramiç: 46 maden, petrol, doğalgaz ve 16 enerji olmak üzere toplam 62 proje.

    BALIKESİR

    İvrindi: 51 maden, petrol, doğalgaz ve 12 enerji olmak üzere toplam 63 proje.

    Balya: 66 maden, petrol, doğalgaz ve 13 enerji olmak üzere toplam 79 proje.

    Edremit: 4 maden, petrol, doğalgaz ve 2 enerji olmak üzere toplam 6 proje.

    Burhaniye:  8 maden, petrol, doğalgaz ve 7 enerji olmak üzere toplam 15 proje.

    Havran: 30 maden, petrol, doğalgaz ve 10 enerji olmak üzere toplam 40 proje.

    Kaynak:Birgun.net

  • Milyonlarca yılda oluşmuş kadim bir ekosistem, 40 yıllık şirket kârına kurban edilemez

    Milyonlarca yılda oluşmuş kadim bir ekosistem, 40 yıllık şirket kârına kurban edilemez

    Tokat Niksar’daki Yazıcık Kasabası’nda kurulmak istenen bentonit maden projesine karşı mücadele devam ediyor. Yazıcık halkı tarafından yapılan açıklamada “Maden yapılırsa köyümüzde ne kalır? Her şey yok olur gider” denildi.

    Maden projesi 40 yıl doğayı katledecek

    Tokat, Niksar ilçesine bağlı Yazıcık Kasabası’nda kurulmak istenen bentonit maden projesine karşı Niksar halkının mücadelesi sürüyor. Maden ruhsatı verilen alanda basın açıklaması gerçekleştiren yurttaşlar, heyelan tehlikesinin ve bölgede bulunan endemik bitkilerin öneminin altını çizdi.

    Yüksek katılımla gerçekleşen açıklamaya yöre halkının yanı sıra pek çok sendika, STK ve çevre köylerin dernekleri destek verirken açıklamaya Yazıcık Belediye Başkanı Tuncer Uzunoğlu ile CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat da katıldı.

    Yapılan açıklamada, maden projesinin bölgeye getireceği zararlar değerlendirildi. Heyelan ve deprem bölgesi olan Yazıcık’ta gerçekleştirilecek bir maden projesinin hem doğa katliamına hem doğal afetlere yol açacağını belirten köylüler, “Maden yapılırsa köyümüzde ne kalır? Her şey gider. Toprağımız gider, hayvanımız gider, evlerimiz gider. Bir sürü bitki var, zarar verilmesi yasak. Oraya maden yapılırsa bütün bitkiler ölecek. Sadece kazanacakları paraları düşünüyorlar, bizim halimizi düşünen yok” dedi.

    BirGün’e konuşan kasabalı bir kadın yurttaş, şunları söyledi: “Biz burada doğduk, burada yaşıyoruz. Topraklarımız alınsın, güzel doğamız katledilsin istemiyoruz. Ağaçlarımız kesilsin istemiyoruz, yazıktır, günahtır. Ekili alanımız yok bizim. Havamız, suyumuz için memleketin ta nerelerinden geldik. Nereye gidelim biz?”

    Açıklamada konuşan Yazıcık Belediye Başkanı Tuncer Uzunoğlu, ” Projenin hayata geçmesi başta belde halkımıza, köylerimize ve doğamıza geriye dönüşü mümkün olmayacak şekilde zarar verecektir” dedi.

    ŞİRKETİN KÂRINA KURBAN EDİLEMEZ

    Açıklamada söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, hükümetin doğa ve maden politikalarını eleştirdi. Yazıcık halkının geçimini maden yapılmak istenen bölgelerden sağladığını belirten CHP’li Karabat, “Bentonit çıkaracağız diyerek başlatılan bu proje, doğrudan bir doğa katliamıdır. 40 yıl süreceği söylenen bu maden faaliyeti sadece doğayı değil, buğdayı, cevizi, kirazı, dereleri, ormanları, kuşları ve sağlığımızı tehdit ediyor. Milyonlarca yılda oluşmuş kadim bir ekosistem, 40 yıllık şirket kârına kurban edilemez. Derdimiz yaşamak” dedi.

    YASAYA HALKIN RIZASI YOK

    Kamuoyunun gündeminde yer alan Maden Yasası’nın Yazıcık’a da zarar vereceğini kaydeden Özgür Karabat, “Tarım alanlarının, meraların, ormanların ve içme suyu havzalarının madencilik faaliyetine açılmasına karşıyız. ÇED süreçlerinin bilimsel ve şeffaf biçimde yürütülmesini savunuyoruz. ‘Kopyala-yapıştır’ ÇED raporlarıyla halk kandırılamaz. Yerel halkın rızasının alınmadığı hiçbir proje, halktan yana olamaz. Bugün kırsalda yaşayan milyonlarca yurttaşımız, geçimini topraktan, ormandan, hayvancılıktan sağlıyor. Maden adı altında bu kaynaklar yok edilirse, geriye işsizlik, göç ve yoksulluk kalır” dedi. Yurttaşlar daha önce Yazıcık Doğa ve Çevre Koruma Kurulu aracılığıyla proje sahibi tarafından başlatılan ÇED süreci kapsamında gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısına katılmayarak ve madene karşı topladıkları imzalı dilekçeleri komisyona bildirerek maden projesini protesto etmişti.

    Kaynak:Birgun.net

  • CHP’li Emir’den zeytinlik yasasına tepki: ‘AKP, halkın ağacını şirketlere satmıştır’

    CHP’li Emir’den zeytinlik yasasına tepki: ‘AKP, halkın ağacını şirketlere satmıştır’

    CHP'li Emir'den zeytinlik yasasına tepki: AKP, halkın ağacını şirketlere satmıştır

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM), kamuoyunda büyük tepkilere yol açan ve “Talan yasası” olarak anılan düzenlemeye onay çıktı. Yeni yasa, zeytinlik alanlarda madencilik ve enerji şirketlerine açıyor. Kanun, 199 red oyuna karşı 255 milletvekilinin oyu ile kabul edildi.

    Yeni yasayla birlikte, maden sahaları ile kesişen zeytinliklerin taşınmasına yeşil ışık yakıldı. Bu taşınma karşılığında, kesilen veya taşınan ağaçların en az iki katı kadar yeni zeytin ağacının başka bölgelerde dikilmesi şart koşuluyor.

    CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, zeytinlikleri madenciliğe açacak kanun teklifine ilişkin olarak ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

    “Üç şirkete süper izinle zeytinleri katletmek için koordinatlarına kadar belli olan adrese teslim kıyım yasasını alelacele oy çokluğuyla meclisten geçirdiler! Günlerce sabaha kadar çalıştırdıkları yüce meclisi bu yasa uğruna hiç utanmadan oyaladılar. Aceleleri vardı, çünkü suçluların telaşı içerisindeler. Zeytinleri, köylüleri toprağından söküp atacak olan karara evet derken kaldırdığınız ellerinizi hangi tekliflerle kirlettiniz? AKP, bu kıyımın dördüncü ortağıdır. Çünkü şirketlere ihale çoktan verilmiş!

    “ACELE KAMULAŞTIRMAYLA TOPRAĞINA EL KOYDUĞUNUZ KÖYLÜLER NEREYE GİDECEK?”

    Günlerdir Meclis önünde yatan köylüyü görmediler, toprağa, zeytin ağacına sarılıp iş makinelerine karşı etten duvar olan, kıymayın diye feryat eden halktan utanmadılar. Acele kamulaştırmayla toprağına el koyduğunuz köylüler nereye gidecek? Bin yıllık ağacı nereye taşıyorsun? Taşımak demek kesmek demek, doğrudan kıyım demek! “Zarar verilmeyecekmiş, yerine iki katı dikilecekmiş’. Bin yıllık ağacı kestiğinde yerine dikeceğin 20 yıl ürün vermeyecek fidanla köylü ne yiyecek? Millete değil, sermayeye hizmet eden bu yasa resmen yolsuzluğun yasası, rüşvetin kılıfıdır! AKP, halkın ağacını şirketlere satmıştır! Bu millet sizi, yediğiniz haramla, sattığınız doğayla, çaldığınız gelecekle yargılayıp, kangren gibi yapıştığınız bağrından söküp atacak.”

  • Zeytinliklerin madenciliğe açılmasını öngören kanun teklifi kabul edildi

    Zeytinliklerin madenciliğe açılmasını öngören kanun teklifi kabul edildi

    TBMM Genel Kurulu’nda zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açılmasını öngören ve kamuoyunda “Süper İzin” olarak anılan, “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” 199 oya karşı 255 oyla kabul edildi.

    AKP’nin verdiği önerge ile teklifin 11’inci maddesi ile 3213 sayılı Kanun’a eklenen geçici 45’inci maddenin ikinci fıkrasında yer alan “öncelik verilmek suretiyle” ibaresinden sonra gelmek üzere “taşınan ve taşınamayan zeytin ağacı sayısının en az iki katı zeytin ağacı ile oluşan” ibaresi eklendi ve maddenin dördüncü fıkrası şöyle düzenlendi:

    “Bu madde kapsamında, yeni tesis edilecek zeytin bahçeleri ile taşınacak zeytin ağaçları için Hazine taşınmazlarına ihtiyaç duyulması halinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca uygun görülenler veya maden sahalarının bulunduğu il sınırlarında kamu iktisadi teşebbüslerine ait taşınmazlardan ilgili kamu iktisadi teşebbüsünce uygun görülenler, zeytinliği kamulaştırılan taşınmaz maliklerinden talep edenlere 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 63’üncü maddesinde yer alan harca esas değerin yüzde biri üzerinden yirmi yıl süre ile doğrudan kiralanabilir. Kira süresi sonunda bakım yükümlülüklerini yerine getirdiği tespit edilen ve talepte bulunan kiracıların kira süresi onar yıl süreyle uzatılabilir.”

    BAKANLIKÇA İZİN VERİLEBİLECEK

    Kanun teklifine göre, elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin, tapuda zeytinlik olarak kayıtlı veya fiili olarak üzerinde zeytinlik bulunan, sınırları belirtilen alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesi mümkün olmaması durumunda madencilik faaliyeti yürütülecek kısımdaki zeytin ağaçlarının maden sahasının bulunduğu ilçe ve il sınırlarına öncelik vermek suretiyle taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca izin verilebilecek.

    Zeytinlik olarak kayıtlı alanlar veya fiili olarak üzerinde zeytinlik bulunan alanlarda madencilik faaliyeti yürütülen her yıl için, bu sahaların rehabilitasyon çalışmalarını temin etmek üzere ruhsat sahibinden işletme ruhsat bedeli kadar ayrıca tahsilat yapılacak.

    Yeni tesis edilecek zeytin bahçeleri ile taşınacak zeytin ağaçları için Hazine taşınmazlarına ihtiyaç duyulması halinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca uygun görülenler, zeytinliği kamulaştırılan taşınmaz maliklerinden talep edenlere rayiç bedel üzerinden 10 yıl süreyle doğrudan kiraya verilebilecek.

    ACELE KAMULAŞTIRMA KARARI ALINABİLECEK

    Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı ön lisans veya üretim lisansı bulunan üretim tesisleri için gerekli özel mülkiyete konu taşınmazların temini amacıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından 31 Aralık 2030’a kadar Kamulaştırma Kanunu kapsamında “acele kamulaştırma” kararı alınabilecek.

    Bu tarihe kadar işletmeye girecek yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerinin izin, kira ve irtifak işlemlerinde yüzde 85 indirim uygulanacak. Enerji ithalatının azaltılması, cari açığın düşürülmesi ve yerli kaynaklara dayalı üretimin artırılması için izin, kira ve irtifak işlemlerinde uygulanmakta olan indirimlerin süresi 5 yıl uzatılacak.

  • Akbelen direnişçileri üç gündür Meclis’in önünde

    Akbelen direnişçileri üç gündür Meclis’in önünde

    Zeytinliklerin madenciliğe açılmasını öngören kanun teklifinin yasalaşmasına karşı Akbelen’den genç yaşlı birçok vatandaş üç gündür Meclis’in önünde seslerini duyurmaya çalışıyor.

    Fotoğraflar: @ikizkoydireniyo / X

    Akbelen Ormanı, Muğla’nın Milas ilçesindeki İkizköy Mahallesi’nde. Orman, Milas’ın Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri ile İkizköy köyü arasında kalan, çoğunluğu zeytinliklerle çevrili bir bölge.

    Orman kömür madeni işletmesi için Limak ve IC İçtaş ortaklığı YK Enerji şirketine tahsis edildi. 2020’de köylüler direniş başlattı. 2021’de de çadır nöbeti başladı.

    2022’de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden Yönetmeliği’ne ‘kamu yararı – enerji güvenliği’ gerekçesiyle 115’inci maddeyi ekledi.

    Maddede zeytinlik alanların tapudan taşınıp başka yere dikilmesi, dikilemezse doğrudan madencilik faaliyeti yapılması için izin verilebileceği yazıyordu.

    Danıştay 8’inci Dairesi, Temmuz 2024’te 115’inci maddenin ilgili fıkrasını ‘Zeytin Kanunu’na açıkça aykırı‘ diyerek iptal etti. Enerji Bakanlığı itiraz edince yürütmeyi durdurma kararları kaldırıldı ama Danıştay 8’inci Dairesi  “Kanun hükmü yönetmeliğe üstün gelir” diyerek noktayı koydu ve değişikliği iptal etti.

    Bölgeyle ilgili hukuki süreç devam ediyor. Ancak bu ‘istisna’ uygulama bölgede yaklaşık 30 bin ağacın kesilmesine neden oldu.

    Madencilik faaliyetleri nedeniyle şimdiden Akbelen’deki hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) sınır değerinin 4,5 katına kadar çıktı.

    Meclis’te Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nda ‘Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ kabul edildi.

    Bu arada enerji ve maden alanlarına ilişkin düzenlemeler içeren ‘Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin Meclis’teki görüşmeleri sürüyor.

    11 madde kabul edilerek kanunlaştı. Buna göre zeytinlikler madene açılıp ağaçlar bölgeden taşınacak, taşınmazsa da maden şirketi başka bir bölgeye ağaç dikerek yine faaliyet yürüteceği bölgedeki ağaçları sökebilecek.

    ‘Meclis’in kapısından gitmiyoruz’

    Akbelen için Ankara’da Meclis’in önünde toplanan direnişçiler üç gündür Meclis’in önünde açlık grevinde.

    ‘Akbelen’i madene vermeyeceğiz’‘Toprak yaşam maden zehirdir’ ve ‘Doğa katliamı yasalaşmasın’ yazılı pankartlar taşıyan köylüler bugün sağanak altında saatlerce bekledi ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a sesini duyurmaya çalıştı.

     

    ‘Akbelen Yuvamız Vermeyeceğiz’ adlı X hesabından Kurtulmuş’a şöyle seslenildi: “Üç gündür açlık grevinde olan köylüler olarak saatlerce bekledik. Islandık, hasta olduk. Meclis başkanı nerede?”

    Yasaya karşı Meclis’e gidenler arasında yaşlı insanların da olduğu görüldü.

    Köylüler adına yapılan bugünkü açıklamada şunlar söylendi:

    “Meclis’in kapısından gitmiyoruz. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a sesleniyoruz. Bizim ulaşmaya çalıştığımız milletvekilleri de görüşmeye çalıştığımız Mustafa Varank da, hiçbir yetkili sesimizi duymadı.

    Meclis başkanısınız. Size sesleniyoruz. Buraya oturacağız. Sizi bekleyeceğiz. Bizi insan yerine koyuyorsanız, bizi de bu ülkenin bir yurttaşı olarak görüyorsanız, ‘köylüler de insandır, onların da hakkı vardır, gidelim dinleyelim’ diyorsanız, kardeşleriniz, teyzeleriniz burada oturacağız.”

    Maden yasası geçsin diye köylülerle görüşmüyorlar. Biz de geçmesin diye asla, ama asla vazgeçmiyoruz!” denildi.

  • “zeytinlik yasası”nı protesto etmek için kürsüye çıplak ayakla çıktı

    “zeytinlik yasası”nı protesto etmek için kürsüye çıplak ayakla çıktı

    CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, zeytinliklerin madencilik faaliyetine açılmasını da içeren torba kanun teklifini protesto etmek için kürsüye çıplak ayakla çıktı. İktidar politikalarını eleştiren Dinçer, “Yeşile ancak doların rengi olduğu müddetçe kıymet verirsiniz. Yargıyı saraya bağladınız, eğitimi tarikatlara bağladınız, sağlığı ise piyasaya. Şimdi de doğayı maden şirketlerine bağlıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Semra Dinçer, zeytinliklerin madencilik faaliyetine açılmasını da içeren torba kanun teklifini protesto etmek için kürsüye çıplak ayakla ve zeytin dalıyla çıktı.

    Dinçer, “Siz, Kazdağları’nda siyanürle altın çıkaracaksınız diye 400 bin ağacı katledenlersiniz. Afşin Elbistan’da halkında yıllardır zehri solutanlarsınız. Köylüsünün karşısına çevik kuvvet dikerek Akbelen Ormanları’na TOMA’yla girenlersiniz. Yeşile ancak doların rengi olduğu müddetçe kıymet verirsiniz. Yargıyı saraya bağladınız, eğitimi tarikatlara bağladınız, sağlığı ise piyasaya. Şimdi de doğayı maden şirketlerine bağlıyorsunuz” diye konuştu.

    CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, TBMM Genel Kurulu’nda zeytinlik alanların madencilik faaliyetine açılmasını da içeren torba kanun teklifini protesto etmek için kürsüye çıplak ayakla ve zeytin dalıyla çıktı.

    Dinçer, yasa teklifine karşı çıkarak şu konuşmayı yaptı:

    “Bu kürsüye çıplak ayakla çıkıyorum çünkü kömürün karasına peşkeş çektiğiniz topraklara değil, bu ülkenin emekle yoğrulmuş bereketli tertemiz topraklarına ayak basmak istiyorum. Her adımında emeğiyle geçinen köylü, zeytin dalına tutunan çocukları, yaşamı savunan insanımızı hissetmek istiyorum.

    Yine bir katliam yasasıyla karşı karşıyayız. Bu kanun teklifiyle hedefler seçilmiş, planlar yapılmış, krokiler çizilmiştir. Şimdi de sıra tetiği çekmeye geldi. AKP’nin ve ortağının rant için elleri kalkacak ve bu ülkenin zeytinlikleri katledilecektir. Bu kanun teklifine ‘evet’ diye kalkacak her el, bu katliamın suç ortağı olacaktır. Herkes şunu bilsin ki CHP olarak biz, bu katliamın suç ortağı olmayacağız. Bugün önümüze getirilen bu kanun teklifi, bu ülkenin vicdanına, doğasına, geleceğine vurulmak istenen bir baltadır. ‘Zeytinleri yok etmeyeceğiz, taşıyacağız’ diyorsunuz. Zeytin ağacını kökünden söküp bir başka toprağa taşıdığınızda onu tamamen öldürmüş olmazsınız belki ama yaşatmış da olmazsınız. Tıpkı bir insanı hayatta tutan makineler gibi o da artık bitkiseli hayattadır. Kökü sökülmüş bir ağacın toprağını, iklimini, suyunu, kuşunu, karıncasını taşıyabilecek misiniz? O ağaçlar başka topraklarda tutmaz. ‘Taşınır’ diyorsanız vicdanınızı rahatlatıyorsunuz ama siz zaten vicdanlarınızı da başka yerlere taşımışsınız.

    “DOĞAYI MADEN ŞİRKETLERİNE BAĞLIYORSUNUZ”

    Bu sahada kaç bin zeytin ağacı taşınacak ve bu zeytin ağaçlarının yaşı kaçtır? Zeytin üretimiyle kıyaslandığında çıkarılacak madenin daha fazla ekonomik değer yaratacağına dair etki analizini objektif bir biçimde yaptınız mı? Deniliyor ki ‘10 yıl boyunca üreticiye başka bir yerden KİT veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan zeytinlik verilecek.’ Köylü bu arazilerden aynı verimi alabilecek mi? Köylünün ihtiyacını karşılayacak kadar arazi var mıdır? Varsa nerelerdedir? Köylü eğer bu zeytinliklere iyi bakarsa bir 10 yıl daha bu kiralamanın uzatılacağını söylüyorsunuz. Peki bu zeytinliklere iyi bakılıp bakılmadığına kim karar verecek? Verilecek olan arazi köylünün evine kilometrelerce uzakta bir mesafedeyse köylü zeytinliğine bakmak için evinden de mi olacak?

    Siz, Kazdağları’nda siyanürle altın çıkaracaksınız diye 400 bin ağacı katledenlersiniz. Afşin Elbistan’da halkında yıllardır zehri solutanlarsınız. Köylüsünün karşısına çevik kuvvet dikerek Akbelen Ormanları’na TOMA’yla girenlersiniz. Karadeniz’de HES projeleriyle derelerin doğal yaşamını yok edenlersiniz. Uzungöl gibi bir cennet doğayı millet bahçesi adı altında beton yığınına çevirenlersiniz. En zengin içme suyu kaynaklarımızı bir avuç maden şirketine pervasızca peşkeş çekenlersiniz. Şimdi de bin yıllık zeytinliklerimizi dozerin altına yatırmaya kalkıyorsunuz. Huylu huyundan vazgeçmez. Siz, yeşili ancak doların rengi olduğu müddetçe kıymet verirsiniz. Yargıyı saraya bağladınız, eğitimi tarikatlara bağladınız, sağlığı ise piyasaya. Şimdi de doğayı maden şirketlerine bağlıyorsunuz.”

  • TBMM’de ‘zeytinlik’ yasası görüşülüyor…

    TBMM’de ‘zeytinlik’ yasası görüşülüyor…

    Resim

    TBMM Genel Kurulu’nda zeytinlik alanların madencilik faaliyetine açılmasını da içeren torba kanun teklifi görüşmeleri devam ediyor.

    Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AKP Bursa Milletvekili Mustafa Varank, şunları söyledi:

    “KOMİSYON SÜRECİNDE BAŞLANGICINDA UFAK TEFEK SIKINTILAR YAŞADIK”

    Öncelikle bu kanun teklifiyle ilgili olarak bize ilk ulaştığı andan itibaren komisyondaki arkadaşlarımızla bu kanun teklifini paylaştık, daha sonra bürokrat arkadaşlarımızla birlikte komisyondaki ve komisyonda olmayan arkadaşlarımız bir araya geldiler ve süreçleri birlikte değerlendirdiler. Hiçbir komisyonumuzda da böyle bir uygulama olmuyor. Daha sonra komisyon sürecinde başlangıcında ufak tefek sıkıntılar yaşasak da daha sonra 27 saatlik bir süreçte kanun teklifi üzerindeki değerlendirmeleri bütün tarafların görüşlerini almaya çalışacak şekilde yerine getirdik. Ben isterdim ki komisyondaki arkadaşlarımız, o gün dışarıdan gelen arkadaşlarımız keşke yapıcı eleştirilerde bulunabilselerdi. Ama benim gördüğüm bütün arkadaşlarımız ‘biz bu kanunu değiştirmeyeceğiz, bu maddeyi çekin, biz bunu istemiyoruz’ şeklinde yaklaştılar. Keşke bir müzakere ortamı olsaydı ve arkadaşlarımız ‘bu maddeyi şöyle değiştirin, bunu nasıl daha anlaşılır bir hale getiririz’ şeklinde bize destekte bulunsalardı ama maalesef TBMM’de böyle bir ortamı hiçbir zaman yakalayamıyoruz. Siz ‘yaptırmam’ deyice biz de tabi ‘yapacağız’ diyoruz. Siz ‘geçirmeyeceğiz’ deyince biz de geçirmek için gayret gösteriyoruz.

    “HİÇBİR YATIRIMCI 4-5 YIL SÜREN SÜREÇLERLE YATIRIM YAPMAZ”

    Burada gerçekten enerji, maden sektörünün ihtiyaçlarını giderecek şekilde, Türkiye’nin ihtiyaçlarını giderecek şekilde bir kanun çalışması yapmaya çalışıyoruz. Bu kanun ne getiriyor derseniz; yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılmasını getiriyor. Şu anda bu söylerken hicap ederek söylüyorum; Türkiye’de bir yenilenebilir enerji yatırımı yapmak isterseniz izin süreçleri 4-5 yıl sürüyor. Hiçbir yatırımcı 4-5 yıl süren süreçlerle yatırım yapmaz, onun için bunların hızlandırılmasına yönelik maddelerimiz var. Bunları yaparken ÇED sürecinin hızlandırılması gibi bir ifade kullanılıyor asla burada ÇED süreçlerinin hızlandırılması diye bir husus mevzu bahis değil. Sadece ilgili kurumların görüşlerinin verilmesinde hızlandırma süreci var, ÇED süreçleri ile ilgili böyle bir değerlendirme asla yoktur. Maden sahalarının rehabilitasyonu ile ilgili mevcut kanunda talep edilen bedeller çok düşük kalıyordu. Bu kanunla birlikte rehabilitasyon süreçlerinde kullanılacak kaynaklar arttırılmış oldu.

    “BUNLAR ELEKTRİĞİNİN YÜZDE ÜÇ BUÇUĞUNU KARŞILAYAN SANTRALLERDİR”

    Muğla bölgesindeki santrallere ilişkin ise açıklamaları defalarca yaptık. Komisyonumuzda bütün tarafları dinlemeye çalıştık. Bu santraller Türkiye’nin baz yükünü karşılayan santrallerdir. Türkiye’nin elektriğinin yüzde üç buçuğunu karşılayan santrallerdir. Özellikle Türkiye’nin coğrafi konumuna baktığınızda batıdaki elektrik sistemini destekleyen santrallerdir. Bu santralleri biz inşa etmedik. Bu bölgedeki kömür yataklarını biz bulmadık. 1980’lerden itibaren maden sahaları olarak belirlendi. Bu santraller o zamandan beri çalışmaya devam ediyor. Biz buraya uzaydan kömür getirmiyoruz. Bunda kamu yararı görmüyorsanız ben çok şaşırıyorum. Biz şimdi kömürler çıkartılsın, burada çalışan beş bin işçi ekmek yemeye devam etsin diye buradaki zeytin ağaçları başka bir yere taşınsın diyoruz. Bir ziraat mühendisi profesörü getiriyoruz ‘zeytin ağacı taşınır’ diyor, buradaki arkadaşlarımız ‘hayır taşınmaz’ diyor. Biz zeytin düşmanı değiliz.”

    Resim

    “GİDİN KÖYLÜDEN ÖĞRENİN AMA SİZ KÖYLÜYE YUKARIDAN BAKTIĞINIZ İÇİN”

    DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, “Toplumun rızasının olmadığı bir şey üzerinden kanun yapıp bunu da kamu yararı diye anlatmanız zaten bir kamusallık, sivil alan, politik alan bilgisinden ne denli yoksun olduğunuzu gösteriyor. Stratejik maden diyorsunuz bu kömür mü? Stratejik maden nadir elemenler, uzay madenciliğidir. Zeytin ağaçlarının altındaki kömüre siz stratejik diyorsanız vay halimize. Sizin buradaki derdiniz sermaye. Zeytin ağaçları taşınırmış. O ziraat mühendisi çiftçilere gitsin. Zeytin ağacı taşınırsa kökü kurur, ölür. Gidin köylüden öğrenin ama siz köylüye yukarıdan baktığınız için” dedi.

    Resim

    “BİZ ZEYTİN AĞAÇLARI KESİLEREK ELEKTRİK ÜRETİMİNDE KAMU YARARI GÖRMÜYORUZ”

    CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, “Biz zeytin ağaçları kesilerek elektrik üretiminde kamu yararı görmüyoruz. Açıkça söyleyelim. Yöntemle ilgili bizi eleştirdi ama kendisini ele verdi. ’27 saat çalıştık’ dedi. Bu çalışma değildir, 27 saat kesintisiz çalıştıysanız siz selden kütük kapmışsınızdır, yangından mal kaçırmışsınızdır. Biz tutup düzeltecek bir yerini bulamadık metnin. Saraydan icazet almadan virgülünü değiştiremezsiniz” ifadelerini kullandı.

  • TBMM’de bu hafta meclis gündemi yoğun…

    TBMM’de bu hafta meclis gündemi yoğun…

    TBMM yoğun bir haftaya giriyor. TBMM Genel Kurulu’nda geçen hafta görüşmelerine ara verilen zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açılmasına ilişkin kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un bu hafta, komisyon kurulmasına yönelik partilerin görevlendireceği yöneticileri toplantıya çağırması bekleniyor.

    TBMM’de salı günü, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla törenler düzenlenecek. FETÖ’nün 2016 yılındaki darbe girişiminde üç kez bombalanan TBMM’de, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş şehitler anıtına karanfil bırakacak, Türkiye’nin Demokrasi Serüveni Sergisi’nin açılışını yapacak. TBMM Tören Salonu’nda 15 Temmuz Anma Töreni düzenlenecek. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın törene katılması bekleniyor. Meclis’teki törenler kapsamında 15 Temmuz şehitleri için mevlid okutulacak.

    ZEYTİNLİKLERLE İLGİLİ KANUN TEKLİFİNİN GÖRÜŞMELERİ

    TBMM Genel Kurulu’nda geçen hafta, en düşük emekli maaşının 16 bin 681 liraya çıkarılmasına ilişkin maddenin yer de aldığı kanun teklifinin öne çekilmesi nedeniyle görüşmelerine ara verilen zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açılmasına ilişkin kanun teklifine devam edilecek.

    Kanun teklifine göre, elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin, tapuda zeytinlik olarak kayıtlı veya fiili olarak üzerinde zeytinlik bulunan, sınırları belirtilen alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesi mümkün olmaması durumunda madencilik faaliyeti yürütülecek kısımdaki zeytin ağaçlarının maden sahasının bulunduğu ilçe ve il sınırlarına öncelik vermek suretiyle taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca izin verilebilecek.

    Zeytinlik olarak kayıtlı alanlar veya fiili olarak üzerinde zeytinlik bulunan alanlarda madencilik faaliyeti yürütülen her yıl için, bu sahaların rehabilitasyon çalışmalarını temin etmek üzere ruhsat sahibinden işletme ruhsat bedeli kadar ayrıca tahsilat yapılacak.

    Yeni tesis edilecek zeytin bahçeleri ile taşınacak zeytin ağaçları için Hazine taşınmazlarına ihtiyaç duyulması halinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca uygun görülenler, zeytinliği kamulaştırılan taşınmaz maliklerinden talep edenlere rayiç bedel üzerinden 10 yıl süreyle doğrudan kiraya verilebilecek.

    PKK’NİN SİLAH BIRAKMA TÖRENİNİN ARDINDAN KOMİSYON KURULMASI ÇALIŞMALARI

    Öte yandan kulislerde TBMM Genel Kurulu’nun zeytinliklerle ilgili kanun teklifini yasalaştırdıktan sonra çalışmalarını tamamlayacağı konuşuluyor.

    Ancak PKK’nin silah bırakma sürecine ilişkin gelişmeler doğrultusunda TBMM’de komisyon kurulmasına yönelik çalışmalar devam edecek. TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle 24 Haziran’da bir araya gelen ve partilerden kurulacak komisyonla ilgili görüş ve önerilerini isteyen TBMM Başkanı Kurtulmuş’un, bu hafta komisyonun nasıl kurulacağına yönelik usul ve esasları görüşmek üzere partilerin koordinatör olarak belirlediği grup başkanvekillerini toplantıya çağırması bekleniyor.

    İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Ayrımcılığın Önlenmesi Alt Komisyonu 16 Temmuz Çarşamba toplanarak, çalışma usul ve esaslarını belirleyecek.

    Siyasi partilerin grup toplantılarının da yapılması bekleniyor.

  • 36 STK’den zeytinliklerin madenciliğe açılmasına ilişkin kanun teklifine tepki!

    36 STK’den zeytinliklerin madenciliğe açılmasına ilişkin kanun teklifine tepki!

    Karadeniz’deki 36 sivil toplum kuruluşu, TBMM Genel Kurulu’nda görüşmelerine geçen hafta başlanan zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açılmasını ve madencilik alanında birçok yeni düzenleme yapılmasını öngören kanun teklifine tepki gösterdi. Açıklamada, “kanun teklifinin geri çekilmesini talep ediyor ve TBMM’deki tüm milletvekillerini bu sorumlulukla hareket etmeye davet ediyoruz” denildi.

    Zeytinlikler: Enerji ve madencilik düzenlemesi neden tartışılıyor? - BBC  News Türkçe

    Zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açılmasını öngören ve kamuoyunda “süper izin” olarak anılan “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesine başlandı. Karadeniz Bölgesi’ndeki 36 STK konuya ilişkin bir ortak açıklama yaparak, tepkilerini dile getirdi.

    Yapılan ortak açıklamada, “Son günlerde gündemde olan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 2/3159 Esas Numaralı Kanun Teklifi, 20 Haziran 2025 tarihinde TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’ndan geçmiş ve ilerleyen günlerde TBMM Genel Kurulu’nda oylamaya sunulması planlanmaktadır. Ancak aşağıda imzası bulunan Karadeniz Bölgesi Dernek ve STK’ları olarak süreç tarafımızca kaygı ile takip edilmektedir. Teklifte yer alan düzenlemeler, Çevre Kanunu, Maden Kanunu, Mera Kanunu, Elektrik Piyasası Kanunu ve Yenilenebilir Enerji Kanunu gibi temel yasalarda geri dönüşü zor değişiklikler öngörmekte; Türkiye’nin ormanları, zeytinlikleri, tarım alanları ve doğa koruma alanları başta olmak üzere kamu mülkiyetindeki ekosistemleri yatırım odaklı ve doğaya verilecek, zararları hiçe sayan bir çerçevede yeniden şekillendirmektedir” denildi.

    Açıklamada, “Yöremizin temel ürünü olan fındığın, çayın ve birçok kritik tarımsal ürünün yanında, ormanlarımızın, yaylalarımızın, su kaynaklarımızın, sulak alanlarımızın, sit alanlarımızın ve kültür varlıklarımızın hukuki, bilimsel ve idari koruma kalkanları büyük ölçüde zayıflatılmaktadır” ifadelerine yer verildi.

    ZEYTİNCİLİK KANUNUNDA, MADEN YÖNETMELİĞİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİK NE ANLAMA  GELMEKTEDİR? - Bodrum Güncel Haber

    “TARIM ALANLARINI CİDDİ ZARARLARA UĞRATACAK”

    Açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Karadeniz 200 bin yıllık doğal orman örtüsü ile en önemli temiz su kaynaklarına sahip, eşsiz güzellikleri ve sağladığı faydaları buraya sığdıramayacağımız özelikte bir bölge olduğunu kanıtlamaktadır Bölge tarımsal üretim ve ihracatta ülke ekonomisi için önemli bir rol oynamaktadır. Ordu, ’Oksijen Diyarı’ olarak anılmaktadır ve tüm dünya fındığının yüzde 20’sini üretmektedir. Giresun ili ile beraber tüm dünya fındık rekoltesinin yaklaşık yarısı bu iki ilimizden çıkmaktadır. Fındığın ülke ekonomisine katkısı yıllık yaklaşık 2.3 milyar dolardır. Turizm gelirleri günden güne artmaktadır. Yine Trabzon, Giresun, Rize ve Artvin’de çay üretimi ekonomimize 6 milyar dolar üzerinde katkı sağlamaktadır. TEMA Vakfı verilerine göre Ordu’nun yüzde 74’ü, Giresun’un yüzde 85’i, Trabzon’un yüzde 77 si, Rize’nin yüzde 82’si, Tokat’ın yüzde 46’sı, Gümüşhane’nin yüzde 93’ü ve Artvin’in yüzde 71’i, maden ruhsatları ile ruhsatlandırılmıştır.

    Unutulmamalıdır ki, son yıllarda iklim ve gıda krizi tüm dünyanın gündemindeyken; fındık ve çay başta olmak üzere bölgemizin tarım potansiyeli, gıda güvencesi ve yerel ekonomik sürdürülebilirlik açısından bu kanun teklifi çok ciddi tehditler içermektedir. Söz konusu kanunun Meclis’ten geçmesi halinde, Fatsa, Giresun ve Artvin’de altın madeni ve metalik madencilik faaliyetlerinden edindiğimiz acı deneyim de göz önüne alındığında, yöremizin kültürel ve doğal varlıklarını, tarım alanlarını ciddi zararlara uğratacak ve geri dönülemez tahribatlara neden olacak madencilik faaliyetlerinin önünün açılacağı aşikardır.”

    Ekoloji Birliği: Zeytinlikler madenlere kurban edilemez - "Kendine  Demokrat" Olmayan Haberler

    VEKİLLERE ÇAĞRI

    Açıklama, şu ifadelerle son buldu: “Oysaki yöremizin doğal ve kültürel varlıkları gerek iktisadi gerekse de manevi olarak madenciliğe heba edilemeyecek kadar değerlidir. Bu nedenledir ki toprağımızı, su kaynaklarımızı, ormanlarımızı, yaylalarımızı, tarım alanlarımızı savunmak memleketimize karşı boynumuzun borcudur. Bu nedenle Karadeniz Bölgesi dernek ve STK’ları olarak; kanun teklifinin geri çekilmesini talep ediyor ve TBMM’deki tüm milletvekillerini bu sorumlulukla hareket etmeye davet ediyoruz.”

    Açıklamada imzası bulunan STK’ler şöyle:

    “Ankara Fatsalılar Kültür Ve Yardımlaşma Derneği, Amasya İli Dernekler Fedarasyonu, Akkuş Yardımlaşma Derneği, Avrasya Basın Yayın Birliği, Aarhavi Doğa Koruma Platformu Beykoz Giresunlular Derneği, Çatalağaç Köyü Derneği, Çepni Dernekler Federasyonu, Fatsa Ilıcalılar Kültür Ve Dayanışma Derneği, Gümüşhane Kürtün Çepni Derneği, Giresun Çanakçı Derneği, Gümüşhacıköy Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği, Giresun Eynesil Kemaliye Köyü Yardımlaşma Ve Kalkındırma Derneği, Gümüşhaneliler Kültür Sanat Çevre Ve Sosyal Dayanışma Derneği (GÜDAP), Gümüşhane Şiran İnözü Yardımlaşma Derneği, Güzel Ordu Kültür Sanat Vakfı, Harşit Vadisi Platformu, İkizdere Çevre Derneği, İstanbul Artvin Dernekler Federasyonu, İstanbul Artvin Çevre Platformu, İstanbul Demokrat Ordulular Platformu (İDOP), İstanbul Demokrat Ordulular Derneğ, İstanbul Fatsalılar Kültür Ve Yardımlaşma Derneği, İstanbul Giresunlular Çevre Kültür Ve Dayanışma Derneği, İstanbul Üsküdarlı Giresunlular Derneği, Karadeniz İsyandadır Platformu, Loç Vadisi Platformu, Mesudiye Çevre Derneği, Mesudiyeliler Derneği, Ordu Çepni Derneği, Ulubeyliler Derneği, Üsküdar Ordulular Derneği, Tirebolu Karaahmetli Köyü Derneği, Türk Dünyası Konfedarasyonu, Tüketiciyi Koruma Derneği Genel Merkez, Yeşil Artvin Derneği, Yeşil Doğa Koruma Derneği.”