Etiket: kredi kartı borcu

  • Bireysel kredi kartı borcu arttı!

    Bireysel kredi kartı borcu arttı!

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 15 Ağustos haftasında bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi 20 trilyon 290 milyar TL’ye yükseldi.

    Yılbaşından bu yana kredi büyüklüğünde yaklaşık 4,3 trilyon TL artış gerçekleşti. Tüketici kredileri ise 2 trilyon 446 milyar TL ile bir önceki haftaya göre 8 milyar TL gerilerken, yıl başına göre 324 milyar TL’lik artış dikkat çekti.

    Bireysel kredi kartı borçları ise 2 trilyon 357 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. BDDK verilerine göre 15 Ağustos haftasında takipteki bireysel kredi kartı borçları 99,8 milyar TL oldu. Bir önceki haftaya göre göre daralan takipteki borçlar, toplam borç hacmindeki düşüş nedeniyle kredi kartı borçları içindeki ağırlığını artırmış oldu. Takibe düşen tüketici kredilerinde 200 milyon TL düzeyinde bir artış yaşanırken en büyük alt kalem 94,1 milyar TL ile ihtiyaç kredilerinde oldu.

  • Kredi kartı yeni düzenlemeleri tartışma yarattı

    Kredi kartı yeni düzenlemeleri tartışma yarattı

    TCMB ve BDDK, bireysel kredi kartlarına ilişkin birtakım düzenlemeler yaptı. Bunun ardından yurttaşların kredi kartı borcu gündeme oturdu. İPA Başkanı Buğra Gökce, 784 bin yurttaşın kredi kartı borcu nedeni ile yasal takip altında olduğunu paylaştı.

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bireysel kredi kartlarına ilişkin birtakım düzenlemeler yaptı.

    BDDK, ödenmeyen kredi kartı ve ihtiyaç kredisi borçlarıyla ilgili yeni yapılandırmaya gidildiğini duyurdu. Buna göre ödenmemiş kredi kartı ve ihtiyaç kredileri 60 aya kadar vadeyle yapılandırılabilecek. Kredi kartı yapılandırma borcunun yüzde 50’si ödeninceye kadar kredi kartlarının limiti artırılmayacak.

    BDDK, kredi kartı asgari ödeme oranlarını da yeniden belirledi. Kurul kararına göre, limiti 50 bin lira ve altında olan kredi kartları için asgari ödeme oranı dönem borcunun yüzde 20’si, 50 bin lira ve üzerinde olanlarda ise yüzde 40 olarak uygulanacak. TCMB de bireysel kredi kartlarında yapılandırmada kullanılacak azami faiz oranını referans faiz olan yüzde 3,11 ile sınırlandırdı.

    “784 BİN VATANDAŞIMIZ YASAL TAKİP ALTINDA”

    İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce, X hesabından paylaştığı veriler ile kredi kartı borçlarının bilançosunu açıkladı.

    Kredi kartı sayısının yıllara göre artışını da paylaşan Gökce, “784 bin vatandaşımız kredi kartı borcu nedeniyle yasal takip altında” dedi.

    Gökce, şu bilgileri verdi:

    “784 bin vatandaşımız kredi kartı borcu nedeniyle yasal takip altında.

    2015 yılının Ağustos ayından 2024 yılının Ağustos ayına kadar toplam kredi kartı sayısı giderek arttı. Toplam kredi kartı sayısı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 13 artış göstererek 125 milyon 925 bin oldu.

    Halk kredi kartı borçlarını öderken zorlanıyor.

    Ağustos ayında İstanbulluların yüzde 36’sı kredi kartının yalnızca asgari tutarını ödeyebildiğini ifade etti. Halkın yüzde 9,3’ü kredi kartı borcunu hiç ödeyemediğini, yüzde 6,1’i asgari-tamamı arası bir tutar ödediğini ve yüzde 3,8’i ise asgari tutardan az ödeme yapabildiğini ifade etti. Kredi kartı borcunun tamamını ödeyebilenlerin oranı yüzde 44,8 oldu.

    784 bin kişi kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe uğradı.

    2024 yılı Ocak-Temmuz dönemleri arasında bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı bir önceki döneme göre yüzde 70 artarak 784 bin kişi, bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ise bir önceki döneme göre yüzde 32 artarak 642 bin kişi oldu.

    Halk artık temel harcamalarını kredi kartıyla yapıyor.

    Ağustos 2024 verilerine göre, kredi kartı ile yapılan ödemelerde, en çok 205 milyar ile market ve alışveriş merkezleri harcamaları, 84 milyar ile benzin ve yakıt istasyonları harcamaları, 83 milyar ile hizmet sektörleri harcamaları ve 79 milyar ile çeşitli gıda harcamalarının öne çıktığı görüldü.

    Eğitim harcamaları da kredi kartıyla

    2024 yılının Haziran-Temmuz-Ağustos aylarında bir önceki döneme göre kredi kartı harcamalarında en yüksek artışın yüzde 156,4 ile eğitim/kırtasiye ödemelerinde gerçekleştiği görüldü. Eğitim/kırtasiye ödemelerindeki artışı yüzde 98 ile yemek harcamaları takip etti.”

     

  • Faiz artışları batık kredilere yansımaya başladı

    Faiz artışları batık kredilere yansımaya başladı

    Faiz artışları batık kredilere yansımaya başladı. Batık krediler bir haftada 1,2 milyar lira artarak 203,4 milyar liraya ulaştı. Bu kredilerin 59,7 milyar lirasını bireysel kredi ve kredi kartı borçları oluşturdu.

    Bankaların tüketicilerden zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları bireysel kredi ve kredi kartı alacakları 19-26 Nisan haftasında 1,2 milyar lira daha artarak 59,7 milyar lira oldu. Söz konusu haftada bankaların toplam batık kredilerinin 1,2 milyar lira artarak 203,4 milyar liraya yükselmesinin tümüyle bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödeyemeyen vatandaşlardan kaynaklandığı dikkat çekti.

    Vatandaşların zamanında ödeyemediği için bankalar tarafından icra takibine alınan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarında yılbaşından bu yana 14,4 milyar liralık yaklaşık yüzde 32 artış yaşandı.

    Merkez Bankasının hazırladığı Finansal İstikrar Raporuna göre, varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 41 milyar liralık batık tüketici kredisi alacağı bulunuyor. Dolayısıyla vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 99 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor. Ayrıca yurttaşın TOKİ’ye de 59 milyar liralık taksitli konut borcu bulunuyor.

    Prof. Dr. Haluk Levent – Ekonomist

    ORTA SINIFIN ÇÖKÜŞÜ

    Prof. Dr. Haluk Levent, batık kredi eğiliminde artış olacağına dikkat çekti.

    Uygulanan ekonomi politikasının IMF tarafından bile terk edildiğine vurgu yapan Levent, batık kredilerde yaşanan artışın ekonomi politikasının bir sonucu olduğunu şu ifadelerle açıkladı:

    “Enflasyonun iç talepten kaynaklandığını varsayarak iç talebi kısıp, arz fazlasının ortaya çıkmasını ve fiyatların düşmesi bekleniyor. Ancak Türkiye’de enflasyonun nedeni bu değil. Bir önceki ekonomi yönetiminin takip ettiği yol, fiyat yapısını darmaduman etti. Böyle olunca Türkiye’de ezelden beri olan gelirler politikası problemi çok daha ağır bir şekilde önümüze çıktı. Orta sınıfın çökmesi olarak da yansıyor. Yoksullaşmanın yaygınlaşması ve derinleşmesi olarak yaşıyoruz. İhtiyaçları karşılamak için tüketim seviyesini hayatta kalacak düzeyde tutabilmek için insanlar kredi kartlarını oradan oraya aktararak yaşamaya çalışıyorlardı. Şimdi orada sürekli bir faiz yükü biniyordu. Kredi kartı üzerinden borcu aydan aya taşıyarak hayatta kalmaya çalışıyorlardı. Şimdi faiz yükselince artık onun taşınabilme imkânı ortadan kalktı. Kredilerin ya da batık kredi kartlarının altında yatan temel problem gelirler politikasıdır.”

    TEK DERTLERİ RANT

    Uygulanan politikaların geniş kitleleri aşağı itecek şekilde talebi kısmaya yönelik olduğunun altını çizen Levent, “Asıl enflasyonla mücadele programının temel eksenini oluşturacak olan şey verimlilik meselesidir. Verimliliği yükseltmeleri gerekiyordu ama bu bugünden yarına yapılabilecek bir şey değil. Hele bu ekonomi yönetiminin zihniyetinin asla başaramayacağı bir konu. Çünkü öyle bir perspektifleri yok. Tek dertleri rant elde etmek. Bu ekonomi yönetiminin ve bu zihniyetin Türkiye’de enflasyon problemini çözmesi ihtimal dışıdır. O yüzden bu problem daha da derinleşerek devam edecek. Yoksulluk problemi ve eşitsizlikler giderek artacak ve derinleşecek. Dolayısıyla batık kredi meselesi ve buna bağlı olarak yoksullaşma iyice artacak” ifadelerini kullandı.

    Batık kredi sorununda şirketler tarafına da dikkat çeken Levent, “Şirketlerin de batık kredi problemi var bu bankacılık kesimini çok sarsacak ölçüde büyük bir problem. Çünkü çok uzun yıllardır birikerek geliyor. Devlet transferleriyle yüzdürülen zombi şirketler var. O yüzden de bunların verimlilik konusunda herhangi bir girişime, kalkışmalarına gerek yok. Çünkü zaten verimsiz üretimde devlet tarafından ayakta tutulacak şekilde destekleniyor, paraları kazanmaya devam ediyorlar. Artık batma aşamasına yani yüzdürülemez noktaya geldiğinde de bu defa bankacılık kesimi çok sıkıntı olacak. Çünkü orada bilanço problemi ortaya çıkacak. Zombi şirketler ve bankacılık kesimi kamu kaynaklarından aslan gibi beslenmeye devam edecekler ve zora düşmeyecekler. Bunun adına çökmeyi engellemek adı altında paketlenecek. O yüzden aslında oynanan tiyatronun büyük ölçüde bir ahlaksız faaliyet olduğunun da altını çizmek gerekiyor” diye konuştu.

    Kaynak:Birgun.net

  • İstanbullular borç batağında!

    İstanbullular borç batağında!

    İPA raporuna göre, İstanbulluların yarıdan fazlası kredi kartı borcunun asgari miktarını ancak ödeyebiliyor, yarıdan fazlası geçinemiyor veya kıt kanaat geçiniyor. Her 5 İstanbulludan 3’ü artık daha az gıda alıyor.

    İstanbul Planlama Ajansı (İPA), ‘İstanbul Barometresi Mart 2024’ raporunu yayımladı.

    Rapora göre, Mart ayında İstanbulluların yüzde 65,9’u İstanbul’un gündeminin 31 Mart yerel seçimleri olduğunu söylerken, yüzde 20,4’ü ise ekonomik sorunları ifade etti.

    Rapora göre, İstanbulluların yüzde 52’si kredi kartı borcunun asgari veya daha az miktarını ödeyebiliyor.

    İstanbul’da kredi kartı sahiplerinin yüzde 33,9’u borcun asgari tutarını ödeyebildiğini belirtirken, yüzde 5,4’ü asgari tutar ile borcun tamamı arasında bir miktarda, yüzde 4,1’i asgariden az miktarda ödeme yapabildiğini belirtti. Kredi kartı sahiplerinin yüzde 8,6’sı ise kredi kartı borcunu hiç ödeyemediğini ifade etti.

    GIDA MİKTARI AZALDI

    İstanbulluların yüzde 17,9’u bazı ödemeleri yapamadığını ve borca girdiğini, yüzde 13,7’si aslında pek geçinemediğini, yüzde 47,4’ü kıt kanaat geçinebildiğini ifade etti.

    Katılımcıların yüzde 60,9’u satın aldığı gıda miktarının azaldığını belirtirken, yüzde 97,8’i ekonomik sebeplerle gıda çeşidini azalttığını belirtti.

     

  • Murat Ağırel : Çalan her telefona inanmayın

    Murat Ağırel : Çalan her telefona inanmayın

    Yazılarımda, televizyon programında, sosyal medyada her yerde elimden geldiğince dolandırıcıların yöntemlerini anlatmaya çalışıyorum. Ancak uyarıları dinlemesine rağmen dolandırılan da çok fazla kişi var.

    Banka dolandırıcıları her gün yeni yöntemler keşfediyor. Örneklerle açıklamaya devam etmek, sizleri uyarmak istiyorum.

    Adı: Ercan.

    0534 966 04 27 numaralı telefondan aranıyor. Arayan kişi kendisinin Yapı Kredi Bankası görevlisi gibi tanıtıyor ve bankadan kullanmış olduğu ev kredisinin bittiğini ve bu kredi kapsamında kendisine yapılan sağlık sigortasının devam ettirilip ettirilmeyeceğini soruyor. Bakın dolandırıcı, Ercan Bey’in ev kredisi kullandığını biliyor, kredi ödemelerinin bittiğini biliyor. Ercan Bey, sağlık sigortasının iptal edilmesini istiyor. Banka adına aradığını söyleyen kişi “İptal işlemlerini yapabilmem için telefonunuza gelen kodu bana bildirmeniz lazım” diyor. Ercan Bey, “Telefonla konuşurken gelen mesajlara aynı anda bakamam” diyor. Telefondaki dolandırıcı, “Bize kendi numaranızın dışında bir numara verin, biz oradan arayalım siz de telefonunuza rahatça bakın” diyor. Ne yazık ki Ercan Bey bir yakınının telefonunu veriyor ve o numaradan konuşmaya devam ediyor.

    Aslında Ercan Bey’e gelen kodlar, kredi başvurusu ve paranın başka hesaplara aktarılmasında kullanılan havale veya EFT onay kodu. Bu konuşma devam ederken Yapı Kredi Bankası Müşteri Hizmetleri numarasından aranıyor Ercan Bey ama iş işten geçmiş oluyor. Ercan Bey emekli ve 7500 TL maaş alıyor. Dolandırıcılar tarafından kendi adına Yapı Kredi Bankası’ndan çekilen kredinin taksitlerini her ay 4000 TL olarak ödüyor. Kalan 3500 TL ile hayatını devam ettirmeye çalışıyor.

    Diğer vatandaşımız Şükrü Kaya.

    0216 444 31 23 numaralı telefondan aranıyor. Numaranın Kuveyt Türk Müşteri İletişim Merkezi olduğunu düşünerek açıyor. Gerçekten de bankanın müşteri merkezi numarası 444 0 123. Dolandırıcılar benzer bir numara almışlar. Telefonu açan Şükrü Kaya’ya, “Kredi kartınız hazır nereye göndermemizi istiyorsunuz” diye soruluyor. Kaya, “Şubeye bırakın” diyor. “Hesabınızdan kesintiler oluyor kredi iadesi vb. gibi olmaması için sizden onay istiyoruz” diyorlar. “Bankacılık şifrenizi girin, gelen şifreyi söyleyin” diyorlar. İstediklerini alan dolandırıcılar banka hesabındaki paraları başka bir hesaba aktarıyor.

    YAPMANIZ GEREKENLER

    Diğer bir yöntem ise yeni…

    Çok sevdiğim bir dostum aradı. Durumu anlattı. Kendisine “Garanti Bankası’ndan arıyoruz” diyorlar. “Hesabınızda şüpheli işlem tespit edildi, adınıza MediaMarkt adlı teknoloji mağazasından 79 bin TL’lik alışveriş yapılıyor bu işlem size mi ait” diye soruyorlar. Paniğe kapılan arkadaşım “Hayır, bana ait değil” diyor. Telefondaki dolandırıcı, “Hemen iptal işlemini yapıyorum” size bir kod gelecek diyor. Arkadaşım kendisine gelen kodu karşı tarafa bildiriyor. Telefondaki ses, “İşleminizi yapıyorum” diyor ve o esnada arkadaşım durumu anlıyor ve telefonu kapatıyor. Hemen bankayı arıyor. Ancak çok geç. Kredi kartından gerçekten MediaMarkt adlı elektronik mağazasından 79 bin TL’lik alışveriş yapılmış gözüküyor.

    Kimi dolandırıcılar sizi aramaya dahi gerek duymuyorlar. Sizler arkadaşınızdan gelen bir habere ait video linkini açtığınızda aslında “trojan” denilen basit bir bilgisayar virüsü saldırısına maruz kaldığınızı anlamıyorsunuz. O virüslü linki tıkladıktan sonra internette yaptığınız her hareket, girdiğiniz her şifre virüs sahibi kişiler tarafından kayıt altına alınıyor.

    Yıllarca zar zor kazandığınız alın teri paralarınızın gitmesini veya borç içerisinde yüzerken sırtınıza bir borç daha yüklenmesini istemiyorsanız “Sizi sigortadan arıyoruz, para iadesi yapacağız” diyen kişiler ile konuşmayın ve herhangi bir bilgi vermeyin.

    Ne yapacağınızı da anlatayım…

    Bankaların resmi müşteri hizmetleri yetkilisi olmayan kişiler ile konuşmayın. Telefonda sizden kod veya şifre isteyen kişilere inanmayın ve en yakın şubeye gidin. Başınıza dolandırıcılık olayı geldiği zaman ilk önce adınıza yapılan işlemlerin dolandırıcılık olduğunu bankaya bildirin ve yazılı olarak kayıt altına alın. Sonra banka hareketlerinizin ıslak imzalı dökümlerini alın ve en yakın karakola, daha sonra da bir avukat eşliğinde savcılığa bildirin.

    Aman dikkat edin her telefona inanmayın.

    Murat Ağırel‘in yazısı

  • Kart ve Kredi Borcu Katlandı!

    Kart ve Kredi Borcu Katlandı!

    Yüksek enflasyon karşısında geliri buharlaşan yurttaş geçinebilmek için kredi kartına yüklendi. BDDK verilerine göre bireysel kredi kartı hacmi son üç ayda 37.6, yılda da yüzde 178.7 artarak 793 milyar TL’ye ulaştı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depreminden etkilenen kentlerde borçlar katlanarak arttı. Depremden etkilenen kentlerden Osmaniye’de kredi kartları borcu yüzde 280.5 artışla 4.6 milyar TL’ye ulaştı. Bireysel ihtiyaç kredileri de katlandı. Adıyaman’da tüketici kredisi üç ayda yüzde 22.1, yıllıkta yüzde 72.4 artışla 3.3 milyar liraya ulaştı. Bayburtlu ise ek hesaba yüklendi, borç 161.8 milyon TL’yi aştı.