Etiket: kayyum

  • Ahbap Derneği’ne kayyum atandı

    Ahbap Derneği’ne kayyum atandı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ahbap Derneği’ne kayyum atandı. Derneğin tüm mal varlığının idare yetkisi yönetim kayyumuna devredildi.

    Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, derneğe ait taşınmazların, araçların, banka hesaplarındaki nakdi varlıkların ve diğer mal varlığı değerlerinin yönetimi amacıyla Avukat Rıdvan Can, Avukat Mustafa Göktuğ Kaya ve Prof. Dr. Ahmet Kasım Han’ın kayyım olarak atanmasına karar verdi.

    Kararda derneğin kurucusu Haluk Levent ile bazı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin tutuklu bulunduğu, bazıları hakkında adli kontrol tedbirlerinin uygulandığı, derneğin hesapları ve mal varlıkları üzerinde tedbir bulunduğu ve fesih sürecinin başlatıldığı belirtildi.

     

  • CHP’den Demokrasi ve Özgürlük Yürüyüşü…

    CHP’den Demokrasi ve Özgürlük Yürüyüşü…

    AKP hükümetinin “kayyım” siyasetine karşı CHP ilki Şişli’de gerçekleşen ‘Demokrasi ve Özgürlük Yürüyüşü’nü başlattı.

    Şişli Atatürk Müzesi önünden Şişli Belediyesi’ne gerçekleştirilecek olan yürüyüş öncesi yurttaşlar alanda yerlerini aldı.

    “Kent lokantası yetmez, Şişli’yi geri alacağız” pankartı taşıyan ve Cumhuriyet’e konuşan yurttaşlar, “Gasbedilen haklarımız için yürüyoruz. Şişli halkının iradesine çöktükleri için yürüyoruz. Oyumuza sahip çıkıyoruz” diye seslendi.

    Image

    AHMET ÖZER: AYNI AKIBETİ YAŞAYAN BİR BELEDİYE BAŞKANI OLARAK BURADAYIM

    Şişli halkına destek olmak için alana gelen isimlerden biri de görevden uzaklaştırılan ve yerine kayyım atanan CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer oldu.

    Burada Cumhuriyet’e açıklamalarda bulunan Özer, “Bugün öğrendik ki Şişli kayyımına kayyım atanmış… İlk defa gördüğümüz bir şey. Şişli halkıyla dayanışmak üzere; aynı akıbeti yaşayan bir belediye başkanı olarak, sayın Resul Emrah Şahan’ın belediyesine ve Şişli halkına dayanışma duygularımızı göstermek üzere geldik. Halkımızın beklentisi, halk iradesinin gaspı olan bu kayyum garabetinin bir an önce kalkmasıdır” dedi.

    Kayyımlara karşı başlatılan yürüyüşte “Şişli uyuma iradene sahip çık”, “Kayyımlar gidecek biz kalacağız” sloganları öne çıktı.

    Resim

    RESUL EMRAH ŞAHAN: ‘DERTLERİ BELLİ. KAYYUM DÜZENİNİ NORMALLEŞTİRMEK’

    “Kayyıma Hayır” sloganıyla yapılan yürüyüşün ardından tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın Silivri’den gönderdiği mesaj okundu.

    Mesajda şu ifadeler yer aldı:

    “14 aydır Silivri zindanında bizleri yalnız bırakmayan herkese selam olsun. Hepiniz evinize Şişli’nize hoşgeldiniz. Burada bir araya gelişiniz 19 Mart’tan bugüne büyüyen dayanışmanın, birbirini yalnız bırakmayan insanların, ve halk iradesine sahip çıkan vicdanın en güçlü ifadesidir. Silivri’de geçen her gün sokaklardan yükselen seslerde, gönderdiğiniz mesajlarda ve gösterdiğiniz dayanışmada aynı kararlılığı hissediyorum.

    Beni Şişli’den, sizlerle beraber kurduğumuz halkçı ve demokratik belediyeciliğimizden ve sizlerden koparmaya çalışıyorlar. Şişli’nin sesini duyuyorum ve inanıyorum ki sizler Silivri’nin duvarlarını aşan de bu dayanışmayı hissediyorsunuz.

    Bir Cumhuriyet kenti olan Şişli’nin hafızasına da vicdanına da kazıncak günlerden geçiyoruz.

    Bugün gerçekleştirdiğiniz yürüyüşü bu yüzden çok kıymetli buluyorum. Çünkü bugün yürüyenler yalnızca belediye başkanlarına sahip çıkmıyor. Halkımızın oyuna, Cumhuriyet’in temel ilkelerine, sandığın iradesine ve anlamına sahip çıkıyor. Daha dün Şişli’ye yeni ir kayyum atandı. Hatta bir adım öteye gidildi. Türkiye siyasal tarihinde ilk kez kayyuma kayyum atandı. Bakın bunu sıradan bir görev değişimi gibi anlatmaya çalışacaklar. Oysa hepimiz gerçeği biliyoruz. Şişli’de yaşanan basit bir idari tercih değil. Halk iradesinin tamamen tasfiye edilişidir.

    Dertleri belli. Kayyum düzenini normalleştirmek, bu düzeni kurumsallaştırmak. Seçilmişlerin yerine atanmışların geçirildiği, halkın kararlarının değersizleştirildiği bir düzen işletilmeye çalışılıyor. Biz buna itiraz ediyoruz. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”

  • Eyüpspor’a kayyum atandı!

    Eyüpspor’a kayyum atandı!

    İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliği, yürütülen soruşturma kapsamında Eyüpspor Futbol Yatırımları A.Ş. dahil 9 şirkete kayyum atanmasına karar verdi.

    İşte o şirketler:

    Metal Filo Hizmetleri Otomotiv Anonim Şirketi

    Metal Auto Motorlu Araçlar Anonim Şirketi

    Bi Poliçe Sigorta Acenteliği Limited Şirketi

    BM Grup Ticaret Gıda Otomotiv İnşaat Limited Şirketi

    Easy Drive Filo Anonim Şirketi

    Metal Oto Ticaret Anonim Şirketi

    Metal Mimarlık Anonim Şirketi

    Metal Havacılık Anonim Şirketi

    Eyüpspor Futbol Yatırımları Anonim Şirketi

    Eyüpspor Başkanı Murat Özkaya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “futbolda bahis” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında “müsabaka sonucunu etkileme” suçlamasıyla 10 Kasım’da tutuklanmıştı.

  • ‘Ahmet Türk ve Ahmet Özer göreve iade edilmeli’

    ‘Ahmet Türk ve Ahmet Özer göreve iade edilmeli’

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ‘Terörsüz Türkiye” adı altında başlatılan süreç kapamında Meclis’te oluşturulan komisyonun koordinatör grup başkan ve başkanvekilleri ile bir araya geldi. Kabulde; AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Bülent Kaya yer aldı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız görüşme öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Komisyonun raporunda sona geldiklerini belirten Feti Yıldız, Bundan sonra bir toplantı daha yaparız. Tahminen söylüyorum; sonrasında müşterek rapor çıkar. Anlaşabildiğimiz, yani müşterek hazırlayacağımız ve muhalefet şerhi olmaksızın raporda yer alacak başlıkları tespit ettik. Bunların 6, 7, 8 olmasının hiçbir önemi yok. Konuşurken bu sayı azalıp çoğalabilir, görüşmeler sırasındaki gelişmelere bağlıdır” dedi. 

    “KAYYUM AMACINI ÇOK AŞTI” 

    Feti Yıldız, “Kayyum uygulamasıyla ilgili raporda bir öneri görülecek mi?” sorusu üzerine şu yanıtı verdi:

    “Kayyum meselesini bazı partiler ana raporlarında dile getirmişti. MHP’nin sunmuş olduğu raporda kayyumla ilgili bir husus yok. Ama bize göre kayyum uygulaması bazen şart olur. İşlenen suça göre kayyum bazen zorunluluk halindeyse bunu merkezin yapması yerine yeni yöneticinin bağlı bulunduğu belediye meclisi içinden seçilmesi halk iradesinin muhafazası bakımından daha uygun gelir. 

    Kayyum uygulaması tedbirdir. Davanın başından sonuna kadar uygulanıyor ama şartlar değiştiğinde kaldırılması lazım. Sayın Genel Başkanımızın ‘İki Ahmet’ diye tabir ettiği Ahmet Türk’le Ahmet Özer’in duruşmaları, davaların seyri, içinde bulunduğumuz atmosfer, komisyonumuzun amacı birleştirildiği zaman aslında kayyumun çok amacını aşmış bir uygulama olduğu görülür. Özetlemek gerekirse Ahmet Özer’le Ahmet Türk’ün göreve iadesi yönünde bizim açımızdan hiçbir sakınca yoktur.”

    “UMUT HAKKI BİZİM RAPORUMUZDA VAR”

    ‘Umut Hakkı’ ile ilgili soruya da yanıt veren Yıldız, “‘Umut Hakkı’ bizim raporumuzda var. Ortak raporda yer alıp almayacağını henüz bilmiyoruz. O konuşmayla çıkar. Komisyonumuzun kuruluşu ve amacı herkesin malumudur. İnfaz Kanunu ile ilgili devamlı konuştum. Burada bir kez daha söyleyeyim; yeni bir İnfaz Yasası çıkarılmalı hatta anlaşılması için sıfırdan yapılması gerektiğini ifade ediyorum. Bunu bazı arkadaşlar televizyonlarda yanlış anlatıyor ve bunu sanki ’12’nci Yargı Paketi içerisinde bir infaz maddesi var gibi anlatıyorlar, biraz daha dikkatli olsalar sevinirim” diye konuştu.

  • Esenyurt Belediye Başkanı Özer’, ‘İmralı’ya gitmemek sürece destek vermemek anlamına gelmiyor’

    Esenyurt Belediye Başkanı Özer’, ‘İmralı’ya gitmemek sürece destek vermemek anlamına gelmiyor’

    CHP’ye yönelik operasyonların ilk dalgasında tutuklanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

    CHP’li belediye başkanı olduğu için tutuklandığını vurgulayan Özer, daha önce Devlet Planlama Teşkilatı’nda da yer aldığını hatırlatarak ve “Madem suçluyum o zaman beni o görevlere atarken neredeydiniz?” diye sordu.

    Özer, Halk TV’de katıldığı programda tutuklanmasına ve gündeme ilişkin soruları cevapladı.

    CHP’den diğer partilere geçen belediye başkanları hakkında da konuşan Özer, AKP’nin hâlâ güçlü olduğunu göstermek için bu transflerleri gerçekleştirdiğini belirtti.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın savunduğunu iddia ettiği ‘halk iradesi’ kavramını hatırlatan Özer, “Hiç kimse halktan alınmayan bir yetkiyi kullanamaz” dedi.

    “ESENYURT KAYYIMLA EN AZ 10 YIL GERİYE GİTTİ”

    Yerine atanan Esenyurt kayyımının bir yılda yaptıklarını törenle anlatmasına tepki gösteren Özer, “Esenyurt’taki gibi bir kayyum hiçbir yerde görülmedi. Müdürleri değiştirdi, iç sürgünler yaptı. Kayyumunla Esenyurt en az 10 gün geriye gitti” şeklinde konuştu.

    Barış süreciyle birlikte kayyımların da rafa kalkması gerektiğini ifade eden Özer, Esenyurt kayyımının kalkması için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını hatırlattı. “Anayasa Mahkemesi talebimizi gündeme almış, bunu değerlendirecek” diyen Özer, bu adımın yalnızca Esenyurt için değil Türkiye genelindeki kayyım uygulamalarının da sona ermesinin önünü açabileceğini ifade etti.

    Sürece destek verdiğini ifade eden Özer, demokrasi sorunun da çözülmesi gerektiğini belirtti. İçeride bu konuda yüzlerce makale yazdığını söyleyen Özer, gelecek günlerde bunları kitaplaştıracağını açıkladı.

    İçeride en çok iki şeye üzüldüğünü belirten Özer, “Esenyurt’un hak ettiği şekilde yönetilememesine ve barış sürecine katkı sağlayamamama üzüldüm” dedi.

    “SAVAŞ DİLİYLE BARIŞ YAPILMAZ”

    İktidara Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulama ve kayyımlara son verme çağrısı yapan Özer, “Toplumun bir tarafını dışlayarak barış yapılmaz” dedi.

    Özer, CHP’nin İmralı kararıyla ilgili “CHP bir yıldır komisyonda olmasına rağmen, baskılara son verilmedi” ifadesini kullandı.

    Sürece en samimi desteği MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin verdiğini söyleyen Özer, “Sayın Cumhurbaşkanı her konuda tek yetkili olmasına rağmen, bu konuda o kararlılığını göstermedi. Bu da toplumun güvenine zarar verdi” dedi. “Bu sürecin başarılı olabilmesi için, bir altyapının yaratılması lazım” diyen Özer, “Biz hem Kürtlerin hem Türklerin onurunu zedelemeyen adımlar atmalıyız. Barış anneleri ile şehit annelerini bir araya getirmeliyiz. Barış diline sahip olmalıyız, savaş diliyle barış yapılmaz” şeklinde konuştu.

    “CHP MUTLAKA BU İŞİN İÇİNDE OLMALI”

    CHP’nin İmralı kararına gelen tepkilere de yanıt veren Özer, “Bu işi germenin gereği yok, CHP mutlaka bu işin içinde olmalı, İmralı’ya gitmemek sürece destek vermemek anlamına gelmiyor” dedi. “Ben Kent Uzlaşısı davasından yargılanıyorum, biz bu işlerin dışında değiliz. 40-50 yıllık sorunun çözülmesi için herkesin elini taşını atması gerekiyor” diyen Özer, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bu siyaset üstü, bütün ülkeyi ilgilendiren, toplumun geleceğini ilgilendiren bir meseledir. Bunun şu partilisi, bu partilisi olmaz. Bu sadece Kürtlerin de meselesi değil, Türkiye’de yaşayan 86 milyonun meselesidir ve zaten Kürtlerle Türkler arasında da bir sorun yoktur. Niye? 5 milyon civarında evlilik var. Niye? Pazar birliği var. Niye? Din birliği var. Niye? Kültür birliği var. Niye? Tarihsel bir birlik var. Kürşat Bey, biz 1071 yılında Malazgirt’te birlikte savaşmışız Bizans’a karşı. 1514 yılında Çaldıran’da birlikte mücadele etmişiz. 1891’de Erzincan’da birlikte olmuşuz.

    1915 yılında Çanakkale’de koyun koyuna şehit düşmüşüz. Çanakkale ruhu dediğim odur. 1920 yılında Kurtuluş Savaşı’nda birlikte mücadele etmişiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1919, 20, 21, 22, 23 yılı görüşlerini, konuşmalarını izleyin, bakın. Orada söylemiş olduğu cümleler, sarf ettiği yaklaşımlar gerek Amasya Tamimi’nde, gerek El-Cezire Komutanı’na yazdığı mektupta, gerek İzmit konuşmasında, gerek Türkiye Büyük Millet Meclisi konuşmalarında, gerek 1921 Anayasası’nda o görüşler zaten bugün uygulansa Kürt sorununun önemli bir kısmı çözülecektir”

  • COINO kripto platformuna operasyon

    COINO kripto platformuna operasyon

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kripto varlık alım-satım platformu COINO’ya yönelik geniş çaplı bir operasyon başlattı. İstanbul merkezli üç ilde eş zamanlı yapılan baskınlarda 17 şüpheli gözaltına alındı.

    Soruşturma dosyasına giren mali incelemeler, şirketin para trafiğinde bir yılda yaşanan çarpıcı artışı ortaya koydu. 2024’te toplam 211 milyon TL para girişi bulunan COINO hesaplarına, 2025 yılının ilk altı ayında 12 milyar TL aktığı tespit edildi.

    TÜM MAL VARLIKLARINA EL KONULDU

    MASAK’ın raporuna göre COINO üzerinden kriptoya dönüştürülen paraların, yasa dışı bahis ve dolandırıcılık gibi suçlardan haklarında işlem yapılan 172 farklı kişiye gönderildiği, toplam para transferinin güncel kurla yaklaşık 32 milyar TL olduğu değerlendirildi.

    Soruşturma kapsamında suçtan elde edilen gelirlerin kripto varlık satın alarak aklandığı iddiası üzerine COINO’nun tüm mal varlıklarına el konuldu. Şirket yönetimine TMSF kayyum olarak atandı.

  • Investco Holding’in 20 grup şirketine kayyum atandı!

    Investco Holding’in 20 grup şirketine kayyum atandı!

    Cumhuriyet Başsavcılığı, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında 04 Kasım 2025 tarihli kararlar kapsamında Investco Holding Anonim Şirketine kayyum atamıştı.

    NİHAT ÖZÇELİK TUTUKLANMIŞTI

    Manipülasyonlar nedeniyle şirketin yöneticilerinden Nihat Özçelik ve birlikte hareket eden kişiler de tutuklanmıştı.

    Kayyumluk faaliyetleri çerçevesinde yapılan incelemelerde; Investco Holding çatısı altında faaliyet gösteren grup şirketlerin yönetim organlarının soruşturmada şüpheli sıfatıyla bulunduğu, tutuklu olan üyelerin görevlerini ifa edemediği, bir kısım yöneticilerin görevinden istifa etmesi nedeniyle kurulların oluşamadığı, kamuoyu bildirimleri ve resmi yazışmaların dahi akamete uğradığı, ticari faaliyetlerin aksaklık yaşadığı belirlendi.

    Son olarak; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın terörizmin finansmanı ve aklama suçları kapsamında yürüttüğü soruşturma kapsamında, Investco Holding çatısı altında faaliyet gösteren 20 grup şirketinin yönetimine TMSF kayyum olarak atandı.

    Şirketlerde tutuklu yöneticiler, istifalar ve işleyişte yaşanan aksaklıklar nedeniyle ticari faaliyetlerin durma noktasına geldiği belirtildi.

    İşte o 20 şirket: 

    1-) Pamel Yenilenebilir Elektrik Üretim A.Ş.

    2-) Verusa Holding A.Ş.

    3-) Verusaturk Girişim Sermayesi Yat. Ortaklığı A.Ş.

    4-) İnnosa Teknoloji A.Ş

    5-) Acıselsan Acıpayam Selüloz Sanayi Ve Ticaret A.Ş.

    6-) Sun Yenilenebilir Enerji Üretim A.Ş.

    7-) Pan Teknoloji A.Ş.

    😎 Şişli Enerji A.Ş.

    9-) Ortaköy Enerji A.Ş.

    10-) Standard Boksit A.Ş.

    11-) Ata Elektrik Enerjisi A.Ş

    12-) Galata Altın İşletmeleri A.Ş.

    13-) Core Engage Yazılım Anonim Şirketi

    14-) Zeroone Interactive Yazılım Anonim Şirketi

    15-) Pamukova Elektrik Üretim A.Ş.

    16-) Uzertaş Kimya Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi

    17-) Rem Girişim Sermayesi Yat. Ortaklığı A.Ş.

    18-) Innosa Yazılım Teknolojileri A.Ş.

    19-) Probel Yazılım Ve Bilişim Sistemleri A.Ş.

    20-) Vektora Yazılım Teknolojileri Anonim Şirketi

    NE OLMUŞTU?

    5 Kasım’da, haklarında “Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet” ve “kara para aklama” suçlarına ilişkin soruşturma yürütülen Hat Holding A.Ş. ve Investco Holding A.Ş.’nin malvarlıklarına el konulmuştu. Ayrıca iki holdinge TMSF kayyum olarak atanmıştı.

  • Atış Yapı’nın tüm şirketlerine kayyum atandı

    Atış Yapı’nın tüm şirketlerine kayyum atandı

    Bursa’da Haziran ayında konkordato ilan eden ve sahipleri ekim ayında tutuklanan Atış Yapı’nın tüm şirketlerine kayyum atandı. Şirket yaptığı konut projeleriyle on binlerce kişiyi mağdur etmişti.

    Bursa’da geçen aylarda konkordato ilan eden ve sahipleri hakkında dolandırıcılık suçlamasıyla tutuklama kararı verilen Atış Yapı’ya kayyum atandı.

    Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’ndan yapılan açıklamada “Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, mahkeme kararlarıyla Atış Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. dahil dört şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atanmıştır. Kayyum atamasının ardından, Atış Yapı bünyesindeki tüm projeler teknik, hukuki ve fiili yönleriyle detaylı biçimde incelenmeye alınmıştır” denildi.

    Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, mahkeme kararlarıyla Atış Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. dahil dört şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmıştır.

    TMSF tarafından görevlendirilen yeni yönetim, çalışmalarına ivedilikle başlamıştır.

    İnceleme ve Değerlendirme Süreci Devam Etmektedir

    Kayyım atamasının ardından, Atış Yapı bünyesindeki tüm projeler teknik, hukuki ve fiili yönleriyle detaylı biçimde incelenmeye alınmıştır.

    Ayrıca şirketin mali kaynakları, yükümlülükleri ve finansal yapısına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme süreci başlatılmıştır.

    Amaç; mevcut durumun net ve şeffaf şekilde ortaya konması, kamusal hak sahiplerinin ve iş ortaklarının haklarının korunmasıdır.

    Uygulanabilir Çözüm Yolları Duyurulacaktır

    İnceleme ve analizlerin tamamlanmasının ardından elde edilecek veriler doğrultusunda, kamusal yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi ve hak sahipleri için uygulanabilir çözüm yolları belirlenecektir.”

    15 EKİM’DE OPERASYON

    Bursa’da 16 Haziran’da konkordato ilan eden Atış Yapı inşaat firmasına 15 Ekim’de operasyon düzenlendi. Şirket sahipleri önce gözaltına alınmış, ardından tutuklanmıştı. Bursa Büyükşehir Belediyesi AKP yönetimindeyken şirketle protokol imzalamıştı. Protokol kapsamında Ardgerme Köprü ve Bağlantı Yollarının yapılması için Atış Yapı’ya yetki verilmişti.

    Şirketin özellikle Smart ve Babylon projeleri üzerinden binlerce aileyi mağdur ettiği iddia edilmişti. İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, şirketin konkordato ilanından sonra da daire satışlarına devam ettiğini iddia etmişti.

  • Özgür Özel’den kurultay kararına ilk açıklama

    Özgür Özel’den kurultay kararına ilk açıklama

    CHP Genel Başkanı ÖzgüÖzel, 38. Olağan Kurultay’ın iptaline ilişkin davanın reddedilmesi sonrası açıklama yaptı.

    Özel, konuşmasında şunları söyledi: 

    Amaç Cumhuriyet Halk Partisi’ni tartıştırmak, Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir tartışma varmış görüntüsünü vermektir… Bizi hasta etmeye çalıştılar. Hastalık yapmak için mikrop lazım. Mikrop arayıp mikrop buldular. Bünyeye onu sokmaya çalıştılar. Cumhuriyet Halk Partisi’nin güçlü bünyesi birlik ve beraberlik içinde ne hastalandı, ne güç kaybetti, ne de bu mikropları kabul etti ve artık bu iş bugün tamamen ortadan kalktı.”

    Ne mutluyuz ki demokratlar bizim tarafımızda, biz demokrasi tarafındayız. Otokrasinin ve otokratın tarafında olanlar kaybetmiştir, demokrasinin tarafında olanlar kazanmıştır.

    Bir yanda sandığı ortadan kaldırmaya çalışan, demokrasiyi hedef almış iktidar anlayışı, bir tarafta ona karşı mücadele veren bütün demokratlar..

    ”İSTANBUL’A KAYYUM” YANITI 

    (Tutuklanan İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘casusluk’ soruşturması kapsamında İstanbul’a kayyum ataması olabileceği iddiaları) Açıkçası şunu söyleyeyim. Bu kayyum tartışması köpürtmeye çalışanlar var tabii. Oradan ne ümit ediyorlar zaten. Ekrem İmamoğlu bir terör suçlamasıyla tutuksuz olarak yargılanıyor. Bırakın yargılanmayı. Yani daha doğrusu iddianame bekliyor. Soruşturmayı terörden açıldığı anda kayyum atama imkanı her zaman var biliyorsunuz. Ve oradan bir kayyum atama niyeti bu milletin vicdanından öyle bir geri döndü ki ona cesaret edemediler zaten. Yapacaksa her zaman kayyum atayabilir ama bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ne işte kongresini yok sayma girişimi ortadan kalkınca Borsa %5 yukarıya fırladı. Görmüyor musunuz? Ya bu sadece bu. Bir de İstanbul Büyükşehir gibi dünyanın en bilinen metropolünün kaybettiğiniz 1 milyon farkla kaybettiğiniz şehre böyle bahane bulup kayyum atamaya kalktığınızda Türkiye’ye ne yaptığınızın farkında mısınız siz? O yüzden buna kimse ne ekonomik olarak ne siyaseten hiçbir şekilde cesaret edemezler. Edemediler, edemeyecekler. Bu millet onlara bunu yaptırmaz. Saraçhane’deki o milyonluk gece fotoğrafları niye var?

    Saray’ın planlarının, AK Parti’nin yargı kolları başkanının planlarının aksine ne İstanbul’da kayyuma, ne de başka olasılığa ihtimal vermeyip birlik beraberlik içinde davrananlara teşekkür etmek lazım.

    Casuslukla yeni bir yargılama yapacaklar milleti böyle ikna etmeye çalışacaklar. Yolsuz dedik olmadı, hırsız dedik olmadı. Şimdi bir de casuslukla deniyorlar.

    BAŞKA KAPIYA

    Sayın Erdoğan uçaktayken uçarken iyice uçuyor. 25 kuruşa simit vardı, iktidara geldiği gün. Şimdi simit 20 TL. Bunu yapan Erdoğan’ın kendisi.  Erdoğan, Ömer Çelik’in de kulak zarı hasta, çok üzgünüm, seçici geçirgen kulak zarı var. İşine geleni iyi duyuyor, işine gelmeyeni duymuyor. Ben 4 aydır söylüyorum.İddianameyi bekliyoruz. İddianame bomboş. Bunun üzerine de İBB iddianamesini de bekliyoruz. Yassıada’dan rahmetli Menderes’in mağduriyetinden kendine rant çıkarmaya çalışıyor. Başka kapıya.

  • Kayyum Gürsel Tekin'”CHP BENİ DEĞİL İTİRAFÇILARI ATSIN”

    Kayyum Gürsel Tekin’”CHP BENİ DEĞİL İTİRAFÇILARI ATSIN”

    CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum olarak atanan, görevi kabul etmesinin ardından kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen Gürsel Tekin, “CHP’yi benim kalbimden kimse atamaz. Nevrim döndü. Siz atamazsınız beni. CHP beni değil itirafçıları atsın” dedi.

    CHP YÖNETİMİNE ÇAĞRI YAPTI

    Tekin, “Ey CHP Genel Merkez yöneticileri, milletvekilleri, avukatlar; bana karşı konuşuyorsunuz ama karşıma gelince esas duruşta duruyorsunuz” şeklinde konuştu.

    Tekin, “Gelin tüzüğümüzü alalım. Mahkeme dosyasını alalım. Ben hukukçu değilim, kararı siz verin, altına imza atayım. Daha ne istiyorsunuz? Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Aklınızı başınıza toplayın. Gelin bir an önce ben ve arkadaşlarım da bu meseleyi derleyip toparlayıp partiyi emanet etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “BEN NE İNCE’YİM, NE DE KILIÇDAROĞLU’YUM”

    Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun olağanüstü bir dönemde çok psikolojik baskı altında kaldığını savunan Gürsel Tekin, “Biz Muharrem’i infaz ettik. Kılıçdaroğlu’nu da sildirdik. Bana geçmez kardeşim, hiç yormayın kendinizi. Ben ne Muharrem İnce’yim ne de Kemal Kılıçdaroğlu’yum” ifadelerini kullandı.

    “KAYYUM DEĞİLİZ, ÇAĞRI HEYETİYİZ”

    Türkiye gazetesinde yer alan habere göre; Gürsel Tekin, TGRT Haber’de katıldığı canlı yayında CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum olarak atanması ve sonrasında yaşananlarla ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

    “Biz kayyum değiliz, çağrı heyetiyiz” diyen Tekin, şöyle konuştu:

    “Davanın tarafları CHP’li yöneticiler. Tartışmalar 1,5 yıldır vardı, özellikle son 8 ayda parti yöneticileri buna müdahale etmedi. Günün sonunda iptal için başvuran kişiler tarafsız isim listesi bildirdi. Biz bunu kabul etmesek kayyım gelirdi. Biz kayyım değiliz, çağrı heyetiyiz.”

    “CHP YÖNETİMİYLE MUTABIK KALMIŞTIK AMA OLMADI”

    Kayyum kararının ardından CHP yönetimi ile görüşme sağlayarak mutabık kaldıklarını iddia eden Gürsel Tekin, şunları söyledi:

    “Sevgili il başkanımız Özgür Çelik şöyle bir açıklama yapacaktı; ‘Yarın bizim partimizin kuruluş yıl dönümü. Çarşamba günü Gürsel abimizi kapıda karşılayacağız’ diyecekti. Burada mutabık kaldık. Olmadı. Oraya girmek istemiyorum. 7 gün canhıraş mücadele ettik. Çünkü biz bir ailenin neferleriyiz. Kol kola vereceğiz, sıkıntı varsa elbirliğiyle çözeceğiz.

    Dikkat ederseniz biz orada tekrar minibüse bindik. Barikat sonradan oluştu. İçişleri Bakanı’nı 3 kez aradım. Sayın Bakan da haklı olarak bazı çağrıların olduğunu söyledi. Ben kendi babamın evine polisle girmek ister miydim? Damarlarımı kesseniz CHP’lilik akar.

    CHP’ye polis isteyen ben değilim. Su atan kardeşlerimizi il binasına davet edeceğim. Kimse benim CHP’liliğimi sorgulayamaz. Yüzde 90’ının CHP’li olmadığını biliyorum.”

    “CHP BENİ DEĞİL İTİRAFÇILARI ATSIN”

    Kayyum görevini kabul etmesinin ardından kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak disipline sevk edilmesiyle ilgili soruya Tekin, şu yanıtı verdi:

    “Sayın Genel Başkanı çok severim. Uzun süre mesaimiz oldu. Sayın Genel Başkan televizyona çıktı ‘Onu attım’ dedi. CHP’yi benim kalbimden kimse atamaz. Nevrim döndü. Siz atamazsınız beni. Ben beklerdim ki sayın Genel Başkanımızdan, şu anda 305 arkadaşımız tutuklu. İçinde il başkanlarımız var, parti meclis üyelerimiz var, bir sürü parti yöneticileri var. Tutuklu olmalarının sebebi 73 tane itirafçı var. Sonra bir döndüm, bunların 24’ü CHP üyesi. Şimdi el insaf edin. Arkadaşlarımızın tutukluluğuna sebep olmuş bu itirafçılarla ilgili bir dava yok. CHP beni değil itirafçıları atsın.

    Dava açan kim? CHP’liler. Delileri veren CHP’liler. Ses kayıtlarını veren CHP’liler. Sizin arkadaşınız itirafçılar. Benim hiç bunlarla bir temasım yok. Siz bunlarla niye arkadaşlık yaptınız?

    Tuhaf bir dönem yaşıyoruz. Onlarca yüzlerce arkadaşımız tutuklu bununla uğraşmak gerekirken beni infaz ediyorlar. Beni infaz etmeleri gerekiyorsa beni infaz edin kendimi kurban ederim. Beni infaz etmek CHP’yi kurtarmaz. Belediye başkanı arkadaşım beni aramaya korkuyor.”

    “CUMHURİYET HALK PARTİSİ VESAYET KABUL ETMEZ”

    Süreçle ilgili kendisini eleştiren CHP’lilere sert sözlerle yanıt veren Gürsel Tekin, meseleyi derleyip toplayıp gitmeyi düşündüklerini belirterek, parti yönetimine “Gelin anlaşalım” çağrısı yaptı.

    Tekin, şu ifadeleri kullandı:

    “Ey CHP Genel Merkez yöneticileri, milletvekilleri, avukatlar; bana karşı konuşuyorsunuz ama karşıma gelince esas duruşta duruyorsunuz. Öyle ekranlara çıkıp konuşmak yok. Bir tuhaflaşmışsınız, haddinizi bileceksiniz. Kiminle muhatap olduğunuzu bileceksiniz. Size de çağrı yapıyorum. Gelin tüzüğümüzü alalım, anayasamızı yani. Mahkeme dosyasını alalım. Ben hukukçu değilim, kararı siz verin, altına imza atayım. Daha ne istiyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Aklınızı başınıza toplayın. Gelin bir an önce ben ve arkadaşlarım da bu meseleyi derleyip toparlayıp partiyi emanet etmek istiyoruz.”

    “KILIÇDAROĞLU, TERTEMİZ, PIRIL PIRIL BİR İNSANDIR”

    Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilere de değinen Tekin, “Ben ne Muharrem İnce’yim Ne de Kemal Kılıçdaroğlu’yum” dedi.

    Gürsel Tekin, şunları söyledi:

    “Kemal Kılıçdaroğlu, olağanüstü bir dönemde çok psikolojik baskı altında kaldı. Biz Muharrem’i infaz ettik. Kılıçdaroğlu’nu da sildirdik. Bana geçmez kardeşim, hiç yormayın kendinizi. Ben ne Muharrem İnce’yim, ne de Kemal Kılıçdaroğlu’yum.

    Kılıçdaroğlu hak etmedi bu kadar eleştiriyi. Bu kadar saldırı alan insan ne yapsın? Siyaseten Kılıçdaroğlu elbette eleştirilebilir. Ama bir siyasi partinin genel başkanına ne olduğu belirsiz insanlar tarafından hakaret ediliyorsa, CHP İl Başkanı koltuğuna oturmuş bir tanesi, ne olduğu belli olmayan bir insan eski genel başkanına bu lafları ediyorsa. Siz kimsiniz insanların mezheplerini sorguluyorsunuz? Kirli siyasetinize kutsal değerleri niye alet edersiniz? Kılıçdaroğlu, tertemiz, pırıl pırıl bir insandır.”

    Kaynak:Cumhuriyet.com.tr