Etiket: hukuk devleti

  • Mansur Yavaş’tan ilk açıklama: Bu girişim asla kabul edilemez!

    Mansur Yavaş’tan ilk açıklama: Bu girişim asla kabul edilemez!

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 100 kişi hakkında gözaltı kararı verilmesinin ardından Mansur Yavaş’tan ilk tepki geldi. Yavaş, ” Bu tablo, hukuk devletine yakışmıyor. Gözaltı nedeni belli olmasa da; Daha önce adliyeye gidip ifade veren bir belediye başkanını, bugün koştur koştur gözaltına almak neyin göstergesidir?” dedi.

    Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun da aralarında bulunduğu 100 kişi için gözaltı kararı verildi.

    Operasyon kapsamında İmamoğlu’nun konutuna yüzlerce polis sevk edildi. İmamoğlu gözaltına alınırken evinde de arama yapıldı.

    İmamoğlu’na yönelik gözaltı kararına tepki gösteren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, karar üzerine sosyal medya platformu X’ten bir açıklama geldi.

    X hesabından yaptığı açıklama şöyle:

    Bu ülkede hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve millet iradesini savunan herkes bilmelidir ki, seçilmiş bir belediye başkanına yönelik bu girişimler asla ama asla kabul edilemez. Dün diploma iptali, bugün sabahın erken saatlerinde Ekrem Başkanımızın evinin önüne yığılan polisler ve ekibine yönelik gözaltı işlemleri… Bu tablo, hukuk devletine yakışmıyor.

    Gözaltı nedeni belli olmasa da; Daha önce adliyeye gidip ifade veren bir belediye başkanını, bugün koştur koştur gözaltına almak neyin göstergesidir? 

    Eğer gerçekten adaleti arıyorsanız, önce hukukun temel ilkelerine sadık kalınmalıdır.

    Bilinmelidir ki, milletin iradesine yapılan hiçbir müdahale karşılıksız kalmaz. Hukuk dışı yöntemlerle, baskılarla, tehditlerle yapılan bu uygulamalardan en büyük zararı demokrasimiz görecektir. Ancak biz susmayacağız!

    Hiç kimse de unutmasın: Ekrem Başkanımız yalnız değildir!”

  • Deniz Yücel’den Bakan Tunç’a TÜSİAD tepkisi!

    Deniz Yücel’den Bakan Tunç’a TÜSİAD tepkisi!

    CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a TÜSİAD’a yönelik tutumu nedeniyle tepki gösterdi ve “Sistematik bir hukuksuzlukla karşı karşıyayız. AKP ülkeyi dipsiz bir karanlığa sürüklemek için her şeyi yapıyor” dedi.

    CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile son günlerde yaşanan tutuklama, gözaltı ve soruşturmalara tepki gösterdi.

    Yücel, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve TÜSİAD’ı etketleyerek yaptığı açıklamasında şu ifadeler yer verdi:

    “Sistematik bir hukuksuzlukla karşı karşıyayız. AKP ülkeyi dipsiz bir karanlığa sürüklemek için her şeyi yapıyor.

    İktidar hırsı ve şimdiye kadar görülmemiş bir baskıyla siyasetçisinden gazetecisine, sanatçısından iş insanına kadar herkesi birer birer susturmak için yargıyı bir sopa gibi kullanıyor.

    Gazeteciler konuşmayacak, seçilmiş siyasiler konuşmayacak, sivil toplum konuşmayacak sadece siz konuşacaksınız öyle mi?

    Bunun adı da, “Demokrasi, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğü” olacak öyle mi? Ne yaparsanız yapın, bu karanlık istibdat dönemi sona erecek. Ülkeye huzur, barış, demokrasi ve adalet gelecek.”

  • Emre Kongar : Yumuşama aldatmacası

    Emre Kongar : Yumuşama aldatmacası

    Ağır bir grip ve tam bir ses kaybı yaşadığım hastalık döneminde, konuşma, gezme ve yazıp çizme imkânım olmadı ama bu nedenle, olayları ve kamuoyunun tepkilerini yattığım yerden sürekli olarak daha derinliğine ve genişliğine izlemek olanağına kavuştum.

    ***

    Erdoğan, “Türk siyasetinde yumuşama sürecini başlatalım istiyorum” demiş.

    Siyasetteki gerginlik, 22 yıldır bu toplumun temellerini kemiriyor, rejimi değiştiriyor, ahlakını bozuyor, insanları hapse mahkûm ediyor, herkesi yoksullaştırıyor!

    Hiç kimse benim kadar siyasal gerginliğin toplumu tahrip edici etkilerinden şikâyet edemez.

    Keşke Erdoğan’ın bu sözleri gerçeği yansıtıyor olsa.

    Ama hiç de öyle olduğunu sanmıyorum.

    Çünkü kamuoyunda oluşan yargılar çok farklı.

    ***

    Kamuoyunda “Hangi Erdoğan bunu söylüyor” sorusuna verilen yanıtlar, özet olarak şöyle:

    1) Toplumu bölmek, ayrıştırmak, kişi ve grupları düşmanlaştırmak, insanlarla kavga etmek, onlara hakaret etmek strateji ve taktiklerini, siyasetinin ve iktidarının temeli yapan, 22 yıldır toplumsal değerlerimizin, barış içinde birlikte yaşama kültürümüzün yozlaştırılmasına yol açan…

    2) Yasalara aykırı olarak verilmiş olan geçersiz oyları da saydırarak Anayasa’yı değiştiren, Parlamenter Demokrasiyi “Şahsım Devletine” dönüştüren, bu rejim darbesini “Atı alan Üsküdar’ı geçti” diyerek ilan eden, böylece Cumhuriyet’in “Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti” niteliklerini zedeleyen…

    3) Kendisini eleştirenlere ya da muhaliflerine aşağıdaki sözlerle hakaret eden… “Adi, ahlaksız, affedersin Ermeni, alçak, ananı da al git, (bunlar) ateist, cibilliyetsiz, çapulcu, çakal, çamur, çürük, edep fukarası, edepsiz, eşkıya, gafil, geri zekâlı, haysiyet fukarası, haysiyetsiz, imansız, iki ayyaş, İsrail dölü, kan emici, kitapsız (dinsiz anlamında), (bunlar) komünist, mankafa, namert, namussuz, onursuz, ölü sevici, rezil, sanatçı müsveddesi, sefil, şerefsiz, soysuz, sürtük, terörist, tezek, vampir, virüs, yalaka, (bunlar) Zerdüşt, zürriyetsiz.”

    4) Yargı mekanizmasını kendisine bağlayarak Hukuk Devleti’ni ve ülkedeki Adalet duygusunu yok eden, yargı bağımsızlığını yaralayan, haksız ve hukuksuz davalarla insanları hapiste çürüten…

    5) Meclis’i işlevsiz bırakan…

    6) Tarafsızlık yemini ettiği halde, sürekli olarak taraflı davranan…

    7) Gerek iç ve gerekse dış politikada çok hızlı karar değiştiren ve birbirine zıt uygulamalara imza atan…

    8) Milli Eğitim’i dinselleştirip dogmatikleştirerek çağdaşlıktan uzaklaştıran ve çocuklarımızın geleceklerini karartan…

    9) İzlediği ekonomik ve mali politika ile geniş kitleleri, özellikle de emekli ve emekçileri yoksullaştıran…

    10) Kendilerine oy vermeyen belediyelerdeki halkın hizmet alamayacağını belirten…

    11) İfade özgürlüğüne sınırlama ve kısıtlamalar getiren, Demokratik Toplum Örgütü Liderlerini, gazeteci ve yazarları baskı altına alan, hatta hapse atan…

    AKP’nin Genel Başkanı Erdoğan!

    ***

    Kamuoyunda, “Bu yumuşama söyleminin arkasında bir ‘Yeni Anayasa’ tartışması başlatmak ve böylece ikinci sıraya düşen partinin iktidar ömrünü uzatmak tuzağı yatmaktadır” izlenimi hâkim.

    Emre Kongar’ın yazısının devamı

  • Alev Coşkun :Hukuk devleti-Hukukun Üstünlüğü

    Alev Coşkun :Hukuk devleti-Hukukun Üstünlüğü

    Hukuk devleti, yasama, yürütme ve yargı erklerinin tüm karar ve uygulamalarında hukuka bağlı ve saygılı olması demektir.

    Evrensel demokrasinin temeli hukuk devletidir. Bu da ilk kural olarak siyasal iktidarın gücünün hukuk ilkeleri çerçevesinde sınırlandırılması ve hukuk içinde denetime tabi tutulması demektir. Hukuk devleti, faaliyet ve kararlarında hukuk kurallarına bağlı olan, vatandaşlarına hukuksal güvenliği sağlayan devlet olarak tanımlanır.

    POLİS DEVLETİ, HUKUK DEVLETİ

    Ortaçağda “polis devleti” geçerliydi, daha sonra “kanun devleti” modeline, sonra da “hukuk devleti”ne ulaşıldı. Bu süreç büyük acılara, kan dökülmesine, ihtilallere neden olmuş ve yüzyıllar sürmüştür.

    Günümüz evrensel demokrasisinin temellerinde, özgür, adil, dürüst hukuka bağlı genel seçimler, vatandaşın temel hak ve özgürlüklerinin anayasal güvencelerle korunması, kuvvetler ayrılığı ilkesine dayalı ve güçlerin birbirini denetlediği bir anayasal sistem vardır. Bunlara ilave olarak yasaların anayasaya uygunluğunun yargısal denetimini gerçekleştirecek, vatandaşın anayasal haklarının güvencesini sağlayacak bir Anayasa Mahkemesi’nin varlığı ve işlerliği şarttır…

    KUVVETLER AYRILIĞI

    Demokrasinin temel ilkesi kuvvetler ayrılığının bilimsel temellerini Fransız düşünür Montesquieu atmıştır.

    1748 yılında yayımlanan “Kanunların Ruhu” (De L’esprit Des Lois) kitabında “İktidarın kötüye kullanılması vatandaş özgürlüğünü ortadan kaldırır. Siyasi kuvveti elinde bulunduran güç, onu kötüye kullanmak eğiliminde olacaktır. Bu nedenle, kuvvetin kuvveti denetlemesi gerekir” diye yazmıştır.

    Alev Coşkun