Etiket: hakan fidan

  • Turhan Çömez: ‘KAAN’ı tamamen yerli ve milli diye pazarladınız, uçağın motoru bile dışarıdan geliyormuş’

    Turhan Çömez: ‘KAAN’ı tamamen yerli ve milli diye pazarladınız, uçağın motoru bile dışarıdan geliyormuş’

    İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, yerli savaş uçağı projesi KAAN’a ilişkin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “KAAN’ın motorlarını bekliyoruz; şu anda Amerikan Kongresi’nde lisansları durmuş durumda” sözlerini değerlendirdi.

    Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Çömez, “KAAN’ı tamamen yerli ve milli diye pazarladınız ama, uçağın motoru bile dışarıdan geliyormuş. Deneme uçuşunu da çakma bir motorla yapmışsınız! 48 adet motorsuz uçak… Nasıl vereceksiniz şimdi Endonezya’ya? Adamlar tazminat istemeyecek mi? Sülün Osman hayatta olsa şapka çıkarırdı bu yaptıklarınıza!” ifadelerini kullandı.

    Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) haziran ayında imzalanan anlaşma ile Endonezya’ya 48 adet KAAN satılacağını açıklamıştı.

  • CHP’li Namık Tan’dan yeni ‘Hakan Fidan’ iddiaları!

    CHP’li Namık Tan’dan yeni ‘Hakan Fidan’ iddiaları!

    CHP’nin Dışişleri Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Emekli Diplomat Namık Tan sosyal medya hesabı üzerinden “Sayın Hakan Fidan’ın lisans diplomasına ilişkin sorular” başlığıyla yaptığı paylaşımda, yeni iddialarda bulundu.

    Tan’ın Bakan Fidan’ı etiketleyerek yönelttiği sorular şu şekilde:

    1.Dışişleri Bakanlığı gibi devletin en saygın ve cumhurbaşkanının yanı sıra ‘Türkiye’yi temsil’ gibi bir ayrıcalığı olan konumdaki Hakan Fidan’ın önce kendi saygınlığının lekesiz olması gerekir

    2.Hakan Fidan’ın diploması hakkında sorulan sorular kişisel değil, kamusaldır. Kamu güvenliği, liyakat ve anayasal eşitlik ilkeleriyle yakından ilgili bu konuda, sorular sormak en doğal hakkımızdır

    3.Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından paylaşılan ve Hakan Fidan’a ait olduğu iddia edilen diploma, University of Maryland, College Park’a değil; uzaktan eğitim veren ve 2019’da adını “Global Campus” olarak değiştiren University of Maryland University College’a (UMUC) aittir

    4.Bu iki kurum, benzer isimler taşımakla birlikte tamamen farklı yapılardır. College Park bir araştırma üniversitesidir. Fidan’ın mezun olduğunu belirttiği UMUC (bugünkü adıyla University of Maryland Global Campus – UMGC) ise uzaktan ya da yurtdışı üslerde hizmet veren paralel bir uzaktan eğitim ağıdır. Standart bir lisans eğitimine denk olamayacak şekilde, hızlandırılmış bir eğitim programı sunar

    5.Hakan Fidan adına sunulan belgede, diploma türü “Bachelor of Science (BS)” olarak geçiyor. Ancak UMUC’un 1990’larda Political Science alanında bu türden bir lisans diploması verdiğine dair kamuoyuna açık kaynaklarda somut bir kayıt bulunmuyor

    6.Aynı yıllarda UMUC, ancak “Bachelor of Arts in Social Science” adı altında siyaset bilimiyle ilgili bazı dersleri kapsayan geniş bir program sunuyordu. Bu nedenle Hakan Fidan’ın yayınlanan diplomasındaki “BS in Political Science” ibaresi doğası gereği tartışmalı hale geliyor

    7.Zira, ABD’deki tüm üniversiteler gibi Maryland Üniversitesi’nin sosyal bilim içerikli bölümlerinden mezun olanların diplomalarında da Bachelor of Science değil Bachelor of Arts (BA) ifadesi yer alır

    8.Mezuniyet yılı ve kurumun sunduğu program türü arasında örtüşmeyen noktalara ek olarak diploma üzerinde bölüm adının açıkça yazılmaması ve kampüsün belirtilmemesi format açısından şüphe oluşturuyor

    9.DMM, denklik belgelerini düşük çözünürlükte, kolaj şeklinde paylaşmayı tercih ederek kamuoyunu tatmin etmekten ziyade şüphe uyandıracak bir yol izlemiştir. Belgelerin böyle sunulması şeffaflık değil, belirsizlik yaratıyor

    10.Üniversite diploması olduğu söylenen belgenin, gerçekte uzaktan eğitimle takip edilmiş bir sertifika programı mı olduğu da ayrı bir soru. Dahası, Hakan Fidan’ın astsubaylık yaptığı dönemde, hangi aylarda hangi yurtdışı görevde bulunduğu ve bu yoğun görev temposu içinde aslında 4 yıl süreli olan bir siyaset bilimi eğitimini nasıl tamamladığı da cevaplanması gereken ciddi bir soru

    11.YÖK tarafından verilen denklik belgesinde yer alan şu ifade oldukça dikkat çekici: “Kara Kuvvetleri Komutanlığı Elektronik Astsubay Hazırlama Okulunda gördüğü öğrenim üzerine Almanya’daki University of Maryland University College’nin Politik Bilimler Programını başarıyla tamamlayarak…” Bu cümle, bir denklik belgesinde değil, olsa olsa üniversitenin kendi mezuniyet raporunda veya öğrenci başarı özetinde yer alabilecek türdendir. Eğer bu ifade gerçekten YÖK’e ait bir resmi denklik belgesinde yer alıyorsa, bu durum YÖK’ün kendi görev alanı dışındaki bir kurumu “tamamlayıcı” gibi gösterdiğini ortaya koyar.

    12.Hakan Fidan’ın eğitim geçmişiyle ilgili dikkatli biçimde ele alınması gereken başka bir husus daha var: YÖK denklik meselesi. Yurtdışı diplomaların Türkiye’de geçerli olabilmesi için, YÖK tarafından tanınması şarttır

    13.UMUC gibi uzaktan eğitim ağırlıklı kurumlar için YÖK denkliği otomatik verilmez. Bireysel değerlendirme yapılır, çoğu zaman ret ya da sınırlı denklik kararı çıkar. YÖK mevzuatı bu konuda nettir

    14.Peki, bu durumda sormak gerekmez mi: Fidan’ın diploması beyan edildiği gibi alındıysa bile, YÖK tarafından nasıl tanındı? Tanındıysa, bu karar hangi üniversite ve hangi program esas alınarak verildi?

    15.Aynı dönemde benzer bir görevde bulunan başka kaç astsubaya YÖK tarafından bu nitelikte bir denklik belgesi düzenlendi? Fidan’ın durumu bir istisna mı, yoksa daha önce benzeri uygulamalar oldu mu?

    16.Burada ciddi bir olasılık var: Verildiği iddia edilen YÖK denkliği, adları sürekli karıştırılan University of Maryland, College Park sanılarak verilmiş olabilir mi? Zira University of Maryland, College Park YÖK tarafından tanınan bir üniversitedir. Oysa College Park ve Fidan’ın yayınlanan diplomasının alındığı UMUC, ayrı kurumlardır

    17.Dahası var: Eğer bu diploma Türkiye’de tanınmıyorsa, Fidan’ın Bilkent Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora yapmış olması da hukuken tartışmalı hale gelir

    18.Gençlerin alın teriyle kazandığı diplomalara denklik vermekte bu denli hassas davranan YÖK’ün, Sayın Fidan’ın yükseköğretim sürecine dair tüm soru işaretlerini kamuoyunun vicdanını tatmin edecek şekilde açıklığa kavuşturması şarttır. Zira, sahte diplomalar skandalının patlak verdiği ve devlete güvenin bu denli sarsıldığı bir ortamda, yalnızca diploma ve denklik belgesi görselleri paylaşmak yeterli değildir

    19.Hakan Fidan’ın transkriptine ilişkin detaylar, hangi dersleri aldığı, bu dersleri nasıl ve nerede tamamladığı, YÖK’ten nasıl denklik aldığı ve yüksek lisansa nasıl kabul edildiği tüm belgeleriyle birlikte derhal ve eksiksiz biçimde açıklanmalıdır

    20.Konu; liyakat, şeffaflık ve kamu yönetiminin meşruiyetidir. Bu nedenle, bu soruları Meclis gündemine taşıyacak; vereceğimiz soru önergesiyle bu dosyanın peşini bırakmayacağız”

  • Özgür Özel’den Hakan Fidan’a, Türk Cumhuriyetleri Güney Kıbrıs’ı, senin bakanlığında tanıdı

    Özgür Özel’den Hakan Fidan’a, Türk Cumhuriyetleri Güney Kıbrıs’ı, senin bakanlığında tanıdı

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’nin dış politikasındaki bazı konular nedeniyle Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı eleştirdi. Özel, “Öyle kameralara kaş göz işareti yaparak, Kurtlar Vadisi temalarıyla TikTok’ta videolar paylaştırarak, kendini “gizemli derin devlet adamı” gibi şekillere sokarak bakanlık yapılmaz” ifadelerini kullandı.

    Özgür Özel'den Hakan Fidan'a: Kurtlar Vadisi temalarıyla TikTok’ta videolar paylaştırarak bakanlık yapılmaz

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’nin dış politikasındaki bazı konular nedeniyle Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı eleştirdi. Sosyal medyadan açıklama yapan Özel, Lahey Grubu’nun Bogota’da yaptığı toplantıda, İsrail’e yönelik yaptırım kararlarına imza atılmamasını örnek gösterdi ve “İlk olarak, ‘Biz İsrail’e zaten yaptırım uyguluyoruz, bunun ne önemi var?’ deniyor ama tutmuyor. Sonra Hakan Fidan, konuyla hiç ilgisi olmayan 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni (UNCLOS) bahane ederek, ‘biz bildiriye imza atsaydık Yunanistan’ın Ege tezleri güçlenecekti’ gibi manasız bir açıklama daha yapıyor. İşin aslında, sadece serin salonlarda İsrail ile kayıkçı kavgası yaptıklarını, cayır cayır devam eden ticareti kesmeye cesaret edemediklerini herkes biliyor” dedi.

    Özel, “Öyle kameralara kaş göz işareti yaparak, Kurtlar Vadisi temalarıyla TikTok’ta videolar paylaştırarak, kendini “gizemli derin devlet adamı” gibi şekillere sokarak bakanlık yapılmaz” ifadelerini kullandı.

    Özel’in sosyal medyadan yaptığı açıklama şöyle:

    Üç ay önce, “MİT Müsteşarlığım döneminde beni zehirlediler” iddiasıyla duygu sömürüsü yapmaya çalışırken, sadece yönettiği kurumun değil, devletin itibarını da zedeleyen Hakan Fidan, tutarsız açıklamalarıyla Dışişleri Bakanlığı’nı yönetecek beceriye sahip olmadığını gösteriyor.

    Önce Türkiye, Filistin’in haklarını korumak için bir araya gelen Lahey Grubu’nun Bogota’da yaptığı toplantıda, İsrail’e yönelik yaptırım kararlarına imza atmıyor. Bu duruma her kesimden tepkiler yükselince atanmış Bakan, kendini savunmak için skandal açıklamalar yapıyor.

    İlk olarak, “Biz İsrail’e zaten yaptırım uyguluyoruz, bunun ne önemi var?” deniyor ama tutmuyor. Sonra Hakan Fidan, konuyla hiç ilgisi olmayan 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni (UNCLOS) bahane ederek, “biz bildiriye imza atsaydık Yunanistan’ın Ege tezleri güçlenecekti” gibi manasız bir açıklama daha yapıyor.

    İşin aslında, sadece serin salonlarda İsrail ile kayıkçı kavgası yaptıklarını, cayır cayır devam eden ticareti kesmeye cesaret edemediklerini herkes biliyor.

    Yükselen tepkilerin ardından, Hakan Fidan’ın açıklamalarından birkaç gün sonra, Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, New York’ta, imzalamadıkları Bogota bildirisine katılma kararı aldıklarını açıklıyor.

    Şimdi, bize laf yetiştirmeye çalışan bu atanmış dışişleri sekreterine sesleniyorum.

    Cumhuriyet Halk Partisi, ülkemizin nerede menfaati varsa, Eurofighter meselesinde de Filistin meselesinde de Türkiye’nin ve mazlumların hakkını cesaretle savunan partidir. “Bildiriye imza atsaydık Yunan tezlerini desteklerdik. CHP, Yunan tezlerini mi destekliyor?” deyip, şerh koyup imza atılmasını önerdiğimizde, “bir bilene sorsunlar” deyip, bugün bildiriye imza atan Hakan Fidan, CHP’nin kurumsal kimliğinden özür dilemelidir.

    Öyle kameralara kaş göz işareti yaparak, Kurtlar Vadisi temalarıyla TikTok’ta videolar paylaştırarak, kendini “gizemli derin devlet adamı” gibi şekillere sokarak bakanlık yapılmaz.

    Türk Cumhuriyetleri Güney Kıbrıs’ı, senin bakanlığında tanıdı.

    Trump, “Gazze’yi boşaltacağım oraya oteller yapacağım” dedi.

    Ayşenur Ezgi Eygi kızımız Filistin’de öldürüldü, Rümeysa Öztürk kızımız Filistin’i savunduğu için ABD’de hapsedildi.

    Trump’ın Ankara elçisi, Türkiye’nin Osmanlı millet sistemine geçmesini önerdi.

    Türkiye’nin Avrupa Birliği ile mesafesinin açılmasından, Trump-Putin Ukrayna barışı için Türkiye’ye gelecek hayallerine kadar….

    Bunların hiçbirine tık yok, varsa yoksa TikTok.”

  • Avrupa Komisyonu Üyesi Marta Kos’tan ‘İmamoğlu’ tepkisi!

    Avrupa Komisyonu Üyesi Marta Kos’tan ‘İmamoğlu’ tepkisi!

    Avrupa Parlamentosu’nun (AP),“Türkiye’deki Demokratik Baskılar ve Ekrem İmamoğlu’nun Tutuklanması” konulu bir genel kurul oturumunda konuşan Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos yaptığı açıklamada, İmamoğlu’nun tutuklanması gerekçesiyle Antalya Diplomasi Forumu’na katılımını ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşmesini iptal ettiğini duyurdu.

    Fransa’nın Strasbourg kentinde dün Avrupa Parlamentosu (AP), “Türkiye’deki Demokratik Baskılar ve Ekrem İmamoğlu’nun Tutuklanması” konulu bir genel kurul oturumu düzenledi. Oturumda konuşan Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına tepki göstermek amacıyla Antalya Diplomasi Forumu’na katılımını ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan  ile yapacağı görüşmeyi iptal ettiğini duyurdu.

     

    Türkiye’nin AB adaylık sHakan Fidan'a 'İmamoğlu' tepkisiürecine vurgu yapan Kos, bu çerçevede Türkiye’nin demokratik normlara ve standartlara uymasını beklediklerini ifade etti. Kos, İmamoğlu’nun “cumhurbaşkanlığı adayı olmaya hazırlanırken hukuki müdahalenin ciddi soru işaretleri doğurduğunu” söyleyerek, protesto gösterilerine müdahale edilmemesi çağrısında bulundu.

    Türkiye’nin NATO üyeliği ve jeopolitik önemine dikkati çeken Kos, AB’nin Türkiye ile ilişkilerini kesmesinin kimseye fayda sağlamayacağını söyledi. Türkiye’nin stratejik ortak olduğunu vurgulayan Kos, iş birliğinin devamının önemine değindi.

    KOMİSYON TOPLANTISI DA İPTAL

    Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu (KPK) AP Kanadı Başkanı Emmanouil Kefalogiannis, Türkiye’deki gelişmelere sessiz kalınamayacağını belirterek, bu yıl 14-15 Nisan’da yapılması planlanan KPK toplantısını iptal ettiklerini açıkladı.

    AP Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Türkiye’nin AB yolunda ilerlemek yerine geriye gittiğini ifade ederken, AB’nin belirlediği demokratik kriterlere uyulması gerektiğini hatırlattı. Amor ayrıca, Avrupa Komisyonu’nun Antalya Diplomasi Forumu’na katılmama kararını memnuniyetle karşıladığını belirtti.

    Liberal Grup adına konuşan Hollandalı parlamenter Malik Azmani, AB’nin Türkiye’deki gelişmelere karşı sessiz kalmasını eleştirirken, Yeşiller Grubu’ndan Slovenya Milletvekili Vladimir Prebilic, Türkiye’ye net bir mesaj gönderilmesi gerektiğini ifade etti.

    Oturum sonunda herhangi bir bağlayıcı karar alınmadı.

    GÖREVDEN ALINMALAR KINANMIŞTI

    Avrupa Parlamentosu, 13 Şubat 2025’te Strasbourg’da Türkiye ile ilgili başka bir oturumda yaptığı oylamada, “Türkiye’de Görevden Alınan ve Tutuklanan Belediye Başkanları” başlıklı karar tasarısını kabul etmişti. Bu kararda, demokratik yollardan seçilmiş belediye başkanlarının keyfi biçimde görevden alınması kınanmış, Ekrem İmamoğlu’nun da benzer yasal ve siyasi baskılarla karşı karşıya olduğu belirtilmişti. AP, kayyum uygulamasının sona erdirilmesi ve bu konuda Avrupa Konseyi ile Venedik Komisyonu’nun tavsiyeleri doğrultusunda yargı reformu yapılması gerektiğini ifade etmişti.

  • ABD’den ‘Ekrem İmamoğlu’ açıklaması….

    ABD’den ‘Ekrem İmamoğlu’ açıklaması….

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ABD’li mevkidaşı Marco Rubio ile yaptığı görüşmenin ardından Rubio uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Rubio, İmamoğlu’nun tutuklanmasının da görüşmede gündeme geldiğini belirterek, “Bu konudaki tüm gerçekleri bilmiyorum. Açıkçası belediye başkanının söylediği ya da siyasi muhalefetin söylediği bu değil; aday olmasına izin verilseydi seçimi kazanabilecek bir lider olduğunu ifade ediyorlar. Bu yüzden izliyoruz” dedi.

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Washington ziyareti sırasında ABD’li mevkidaşı Marco Rubio ile yaptığı görüşmenin ardından Rubio’nun, “Türkiye’deki son tutuklamalar ve protestolarla ilgili endişelerimi dile getirdim’‘ paylaşımı dikkat çekmiş, Türkiye’deki diplomatik kaynaklar ise görüşmeyi, “gayet olumlu ve ülkeler arasındaki karşılıklı saygıyı yansıtan” bir görüşme olarak ifade etmişti.

    Rubio, uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı ve konuya ilişkin, “hem endişelerimizi dile getirip hem de ortaklaşa yapabileceğimiz başka pek çok şey olduğunu anlamanın mümkün olduğunu düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

    “BİZ ENDİŞELİ OLDUĞUMUZU İFADE ETTİK”

    Gazetecinin Hakan Fidan ile yapılan görüşmenin ardından BBC muhabirinin dün Türkiye’den sınır dışı edilmesine ilişkin soruyu yanıtlayan Rubio, “Biz endişeli olduğumuzu ifade ettik. Gidişatı görmekten hoşlanmıyoruz. Türkiye bir müttefik, NATO’da ortak.  Açıkçası, iç siyasi kaygıları var. Bunların her biri hakkında her zaman görüş bildirecek değiliz. Ancak neler olup bittiğine dair herkesin gördüğü haberleri biz de izliyoruz. Bu protestolar ve bazı raporlar konusunda kesinlikle endişeliyiz. Bunu gündeme getirdik” şeklinde yanıtladı.

    Gazetecilerin, “Tweetinizin son cümlesi temelde İstanbul Belediye Başkanı’nın tutuklanmasıyla ilgili. Bunu açıkça söylemiyorsunuz ama” sözleri üzerine ise Rubio, “Yani, bu konu hakkında konuştuk. İddiaları, belediye başkanının yolsuzluğa karıştığı, bunun uzun süredir devam eden bir mesele olduğu ve nihayet harekete geçildiği ve siyasetinin arkasına sığındığı yönünde. Bu konudaki tüm gerçekleri bilmiyorum. Açıkçası belediye başkanının söylediği ya da siyasi muhalefetin söylediği bu değil; aday olmasına izin verilseydi seçimi kazanabilecek bir lider olduğunu ifade ediyorlar. Bu yüzden izliyoruz. Endişelerimizi dile getirdik. Özellikle de yakın müttefikimiz olan bir ülkenin yönetiminde böyle bir istikrarsızlık görmek istemiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “OLGUN BİR DIŞ POLİTİKA YÜRÜTMENİN DENGESİ BUDUR”

    Bunun üzerine gazetecilerin, “Yazınızdan sonra Türk diplomatik kaynaklar bu konunun gündeme geldiğini ve sizin endişelerinizi dile getirdiğinizi yalanladı” söylemleri üzerine ise Rubio şu açıklamalarda bulundu:

    “Dışişleri Bakanı ile bu konuyu görüştüm. Ancak dediğim gibi, bu tür istikrarsızlıkları ya da bir dizi konuda ortak olmayı umduğumuz ülkelerde bu tür şeylerin yaşanmasını görmek istemiyoruz. Başkan Trump’ın ilk yönetim döneminde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok iyi bir çalışma ilişkisi vardı. Sanırım bunu yeniden başlatmak istiyorlar. Ama onlar bir NATO müttefiki ve biz de onlarla Suriye’de ve başka yerlerde işbirliği yapmak istiyoruz. Dolayısıyla hem endişelerimizi dile getirip hem de ortaklaşa yapabileceğimiz başka pek çok şey olduğunu anlamanın mümkün olduğunu düşünüyorum. Olgun bir dış politika yürütmenin dengesi budur.”

  • Barzani Ankara’da… Erdoğan ile bir araya geldi!

    Barzani Ankara’da… Erdoğan ile bir araya geldi!

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani’yi kabul etti. görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da hazır bulundu.

    AKP‘li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ErdoğanIKBY Başbakanı Mesrur Barzani‘yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.

    Basına kapalı gerçekleştirilen görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da yer aldı.

    Erdoğan’ın daveti üzerine Ankara‘ya gelen Barzani ziyaretinin gündem başlıklarına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.

    Ancak, terörle mücadele başta olmak üzere birçok kritik başlığın görüşmede ele alınması bekleniyordu.

     

  • Hakan Fidan ve HTŞ lideri Colani yeni dönemi açıkladı…

    Hakan Fidan ve HTŞ lideri Colani yeni dönemi açıkladı…

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve HTŞ lideri Colani Şam’da bir araya geldi. İkili, görüşmenin ardından ortak basın toplantısında konuştu. Fidan, Suriye’de terör örgütü yapılanmalarına vurgu yaparken, HTŞ lideri Colani ise uluslararası topluma ‘yaptırımların kaldırılması’ çağrısında bulundu.

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Heyet Tahrir eş-Şam lideri Ebu Muhammed el-Colani, Suriye’nin başkenti Şam’da görüştü.

    Görüşmede Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Burhan Köroğlu ve Suriye geçici hükümetinin Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Esaad Hasan Şeyban da yer aldı.

    Türkiye’nin de terör listesinde bulunan HTŞ’nin lideri Colani’nin görüşmede giydiği kravat da dikkat çekti.

    ORTAK BASIN TOPLANTISI

    İkili, görüşmenin ardından ortak basın toplantısında kamuoyuna seslendi.

    “TÜRKİYE SURİYE’NİN YANINDA YER ALDI, BUNU UNUTMAYACAĞIZ”

    Colani şöyle konuştu:

    “Türkiye ve Suriye’nin ekonomik, politik iş birliğini önemsiyoruz. Türkiye her zaman Suriye’nin yanında yer aldı. Bunu unutmayacağız.”

    “GÖNÜLLÜ DÖNÜŞ ÇOK ÖNEMLİ”

    Hakan Fidan ise şunları söyledi:

    “Dışişleri Bakanı Fidan’la Suriye’nin geleceğini görüştük. Sayın Cumhurbaşkanımızın özel selamlarını getirdim. Suriye’nin özgür ve müreffeh olması sizlerin sayesinde olacak.

    Türkiye olarak devlet kurumlarının yeniden yapılandırılması ve kapasite inşası alanındaki tecrübelerimizi aktarmaya hazırız. TİKA, Kızılay ve AFAD gibi kurumlarımız ve özel şirketlerimizle somut çalışmalara destek vermek istiyoruz. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımız tüm devlet kurumlarına gereken talimatları vermişlerdir.

    Hukukun üstünlüğü ve azınlıkların hakları savunulmalıdır. Suriye’de devletim tüm fonksiyonlarıyla ayağa kalkması lazım. Kurumsal yapılanma konusunda Suriye’ye destek vereceğiz.

    Suriye’deki yeni yönetimin fırsata ve zamana ihtiyacı var. Suriyeli kardeşlerimizin ülkelerine gönüllü dönüşü çok önemli.

    Suriye halkının PKK/YPG ile mücadelesindeki kararlılığı gördüm. Suriye’de PKK/YPG’ye yer yok. Baas karanlığından kurtulan Suriye DAEŞ ve PKK’dan temizlenecek. PKK/YPG kendini feshetmelidir.

    İsrail, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı göstermeli.”

    COLANİ: YAPTIRIMLAR KALDIRILMALI

    Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorusunu yanıtlayan HTŞ lideri Colani, “Uluslararası toplum Suriye’ye ekonomik yaptırımları kaldırmalı. 61 yıllık Baas rejimi gitti, artık Suriye halkı cezalandırılmamalı.

    Gerek bizim kontrolümüzdeki gerek PKK/YPG’nin kontrolündeki bölgelerde, hiçbir grubun elinde silah bulunmasını kabul etmemiz mümkün değil” dedi.

    FİDAN: SURİYE’NİN TERÖR PENÇESİNDEN KURTULMASI ŞART

    Fidan ise, “Suriye’nin ayağı kalkması için uluslararası toplum hareket etmeli. Suriye’de altyapının ayağı kalkması için büyük azim gördüm.

    PKK/YPG Suriye’yi işgal ediyor. Terör örgütü, Suriye’nin malını çalıyor, terör havzası oluşturmuş. Suriye haklının terör örgütünün pençesinden kurtulması şart” şeklinde konuştu.

    TRUMP SORUSU

    Fidan bir basın mensubunun ABD’nin seçilmiş başkanı Trump ile ilgili sorduğu soruya şu yanıtı verdi:

    “Bu Trump’ın ikinci dönemi olacak. Sayın Trump net ve sadece Amerika’nın çıkarlarını esas alıyor. DEAŞ tutukluları konusu çözülürse ABD’ye ihtiyaç yok. Fakat Amerikan sistemi sadece ABD değil başka ülkelerin çıkarlarını da gözetiyor. Sayın Trump buradaki matematiği görüyor. Yeni dönemde Sayın Trump’ın daha kararlı, daha güçlü sadece Amerikan çıkarlarını öne alan bir iradeyle bu soruna yaklaşacağını düşünüyorum.”

  • Alman Bakan, Suriye planıyla Türkiye’ye geliyor…

    Alman Bakan, Suriye planıyla Türkiye’ye geliyor…

    Almanya Dışişleri Bakanı Baerbock, Suriye’deki gelişmeleri ele almak üzere Türkiye’ye gelecek. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşecek olan Baerbock’un çantasında 8 maddelik Suriye planı var.

    Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Suriye’deki gelişmeleri ele almak üzere bugün Türkiye’ye geliyor. Baerbock, Ankara’da mevkidaşı Hakan Fidan ile bir araya gelecek.

    DW Türkçe’de yer alan habere göre, Baerbock, Türkiye’ye hareket etmeden önce yaptığı açıklamada “Kobani’deki insanlar ilk rahatlamadan sonra yine nefeslerini tuttular. Yeni bir şiddetten korkuyorlar. Bu da bize şunu gösteriyor; Daha barışa çok var. Suriye’nin geleceği hala pamuk ipliğine bağlı” dedi.

    Suriye’nin kendi içinde tüm grupları kapsayan bir diyalog süreci başlatması gerektiğini belirten Baerbock, “Suriye için hazırladığımız 8 maddelik plan, tüm Suriyelilerin menfaatini gözeten sorumlu bir politikayı destekleme yönündeki teklifimizdir” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE 3 MİLYONDAN FAZLA SURİYELİ GÖÇMEN YAŞIYOR”

    Alman Bakan, Suriye’nin yeniden inşasının ve insanların geri dönmesinin ancak kimsenin korkmaması koşuluyla mümkün olabileceğini belirterek “Bu, Türk hükümetinin de çıkarına olmalı, çünkü Türkiye’de 3 milyondan fazla Suriyeli göçmen yaşıyor” dedi.

    “Suriye’nin istikrara kavuşmasına sadece uluslararası toplum olarak katkı sağlayabileceğimiz ve aynı amaç için birlikte hareket etmek zorunda olduğumuz için bugün Türkiye’ye gidiyorum” diyen Baerbock, “Suriye ne yabancı güçlerin oyuncağı ne de radikal güçlerin deney tahtası olmalı. Bölgede barışı sağlamak isteyen, Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozmamalı” şeklinde konuştu.

    ALMANYA’NIN SEKİZ MADDELİK SURİYE PLANI

    Almanya Dışişleri Bakanlığı, Suriye’de istikrarın sağlanması, yeniden inşanın teşvik edilmesi ve Suriyeli sığınmacıların geri dönmesini sağlayabilmek için sekiz maddelik bir plan hazırlamıştı.

    İstikrarın ve kalıcı barışın tesisinin odak noktasında yer aldığı planda, barışçıl iktidar değişimi, dışarıdan nüfuzun engellenmesi, bölgedeki aktörlerle pragmatik diyalog içinde olmak gibi maddeler yer alıyor. Plana ilişkin olarak Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Sekiz maddelik plan Suriye’deki yeni başlangıcın kalıcı bir gerçekliğe dönüşmesi için net öncelikler belirliyor denildi.

    KÜRTLERİN SURİYE’DEKİ SÜRECİ DAHİL ETİLMESİ TALEBİ

    Alman Federal Meclisi’nde geçen geçtiğimiz çarşamba günü bir konuşma yapan Baerbock, Suriye’nin kuzeyinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu (SMO) arasında çatışmaların sürdüğü bölgenin ülkedeki reform sürecine dahil edilmesini istemişti.

    Bu konuşmasında Baerbock, Kürtlerin Suriye’de kalıcı barış sürecine dahil olması talebini Türkiye’deki görüşmelerinde “çok net bir şekilde” dile getireceğini söyledi.

    Suriye’de Beşar Esad yönetiminin 8 Aralık’ta devrilmesinin ardından SMO, SDG’nin kontrolündeki bölgede operasyon başlatarak Tel Rıfat ve 9 Aralık’ta da Menbiç’in kontrolünü ele geçirmişti.

  • Fidan’ın Blinken’la Suriye sınırında 30 kilometrelik hattı masaya yatırması bekleniyor…

    Fidan’ın Blinken’la Suriye sınırında 30 kilometrelik hattı masaya yatırması bekleniyor…

    Dışişleri bakanının, Ankara’yı yarın ziyaret etmesi öngörülen ABD’li mevkidaşı ile Suriye’deki yeni yapılanmayı ele alacağı öğrenildi. Terör örgütü YPG, Münbiç ve Deyrizor’un kontrolünü kaybetti.

    Suriye’de El Kaide bağlantılı terör örgütü Heyet Tahrir Şam (HTŞ) öncülüğündeki grupların, Esad yönetimini devirmesinin ardından ortaya çıkan yeni denklemde AnkaraWashington hattında temaslar “YPG’nin bölgedeki varlığı” üzerinde yoğunlaştı. Suriye’deki son gelişmeler üzerine 7 ve 10 Aralık tarihlerinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile telefon görüşmesi yapan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın yarın Ürdün ve Türkiye’ye ziyaret edeceği açıklandı. Ankara’da bir araya gelecek iki bakan, 61 yıllık Baas yönetiminin devrilmesi sonrası yaşanan tarihi süreci, Ortadoğu’daki yeni yapılanmayı ve İsrail’in Suriye’deki ilerleyişini ele alacak.

    ABD’DEN YPG ZİYARETİ

    Bununla beraber ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı General Erik Kurilla’nın, Suriye’nin kuzeyindeki YPG’li teröristleri ziyaret ettiği duyuruldu. CENTCOM açıklamasında, “Kuvvet koruma önlemleri, hızla değişen durum ve IŞİD’in durumu istismar etmesini önlemeye yönelik çabalar hakkında bilgi aldı” dendi. Ardından Kurilla, Bağdat’a geçti.

    HTŞ komutanlarından Hassan Abdülgani ise dün Suriye’nin doğusunda SDG etkinliğinde bulunan Deyrizor’da kontrolün tamamen ele geçirildiğini bildirdi.

    ‘BİR SONRAKİ HEDEF FIRAT’IN DOĞUSU’

    Terör örgütü YPG’nin Suriye’deki etkinlik alanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ORSAM Levant Çalışmaları Koordinatörü Oytun Orhan, “YPG, ABD’nin desteği ile günümüzde Fırat’ın doğusunda elde ettiği tüm toprakları kontrol eder hale geldi” dedi. Orhan, Suriye’ye Kürt nüfusunun Kamışlı, Haseke vilayetinin kuzeyindeki bölgeler, Ayn El Arap ve Afrin’de toplandığını” aktardı. Orhan, “Kendi içinde homojen bir yapıya sahip değil. Rakka, Deyrizor gibi Arap aşiretçiliğinin ve Arap nüfusunun çok güçlü olduğu bölgelere de genişlediler, Münbiç ve Tel Rıfat da aynı şekilde tamamen nüfus çoğunluğunun Araplardan oluştuğu bölgeler. Fırat’ı sınır kabul edecek olursak doğudaki bölge YPG’nin ve bölge nüfusunun sadece yüzde 17’si Kürt, kalan büyük kısmı Araplar ve azınlıklar” ifadelerini kullandı. Orhan, “Bundan sonra Türkiye’nin odağı, Fırat’ın doğusunda kalan YPG bölgeleri olacaktır. Münbiç, Fırat’ın doğusu ile batısı arasında geçiş hattı olduğu için jeopolitik açıdan önemliydi” diye konuştu.

    Arap nüfusunun yoğun olduğu Rakka gibi bölgelerde farklı bir strateji izlenebileceğini ve buradaki en büyük zorluğun ABD’nin askeri varlığı ile İsrail’in son dönemde “Kürtler doğal müttefikimiz” yönündeki açıklamaları olduğunu söyledi. İsrail’in bölgeyi İran’a karşı bir tampon ve Türkiye’ye karşı da koz olarak desteklemeye devam edeceğini belirten Orhan, “Arap nüfusunun yoğun olduğu bölgede sanki bir Kürt oluşumu yaratılmak isteniyor” yorumunu yaptı.

  • Dışişleri Bakanı Fidan’: Suriyeliler ülkelerine dönebilirler…

    Dışişleri Bakanı Fidan’: Suriyeliler ülkelerine dönebilirler…

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’deki gelişmelere ilişkin, “Bu sabah itibarıyla Suriye yeni bir aşamaya ulaştı. Uluslararası toplumu, Suriye halkını desteklemesi gerekiyor” dedi. Suriye Cumhurbaşkanı Esad’ın nerede olduğuna ilişkin “Muhtemelen Suriye dışındadır” açıklaması yapan Fidan, Türkiye’deki Suriyelilerin de artık ülkelerine dönebileceğini belirtti.

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Doha temasları çerçevesinde Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Thani ile bir araya geldi.

    Fidan, Suriye’deki gelişmelere ilişkin Doha’da açıklamalarda bulundu.

    “Bu sabah itibarıyla Suriye’nin yeni bir aşamaya ulaştığını” kaydeden Fidan, “Suriye halkı ülkelerinin geleceğini yeniden şekillendirecek. Bugün ümidimiz var. Suriye halkı bunu tek başına başaramaz. Uluslarası toplumu, Suriye halkını desteklemesi gerekiyor” dedi.

    “Yeni idarenin düzeni bir şekilde kurgulanması lazım. Kapsayıcılık ilkesi hiçbir zaman taviz verilmeyen bir ilke olmalı. Hiçbir zaman bir intikam hedefi güdülmemeli. Artık birlik ve ülkeyi yeniden inşa etme zamanı” diyen Fidan şunları söyledi:

    “Devlet kurumları Suriye halkının ihtiyaçlarına cevap veremedi. Halkın yarısı yerinden edildi. Göç akımlarına neden oldu. Komşu ülkelerde ve Avrupa’da baskı oluştu.”

    “ÜLKESİNİ TERK EDEN SURİYELİLER, ARTIK DÖNEBİLİR”

    “Türkiye’nin, Suriye’nin milli birliğine, istikrarına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne çok büyük önem verdiğini” belirten Fidan, “Türkiye, aynı zamanda Suriye halkının da refahını önemsiyor. Bu anlamda ülkelerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca Suriyeli artık ülkelerine geri dönebilirler” diye konuştu.

    “ESAD MUHTEMELEN SURİYE DIŞINDADIR”

    Beşar Esad’ın ortadan kaybolmasına yönelik haberleri değerlendiren Fidan, “Bu konuda herhangi bir yorumda bulunamam, nerede olduğunu da bilmiyoruz. Muhtemelen Suriye dışındadır” ifadelerini kullandı.

    Bakan Fidan, “Suriye devlet kurumları korunmalı ve muhalif güçler hemen birleşmeli. Bölge ve bölge dışında bütün aktörlere dikkatli, sakin hareket etmeleri çağrısında bulunuyoruz, bölgeyi daha fazla istikrarsızlığa götürmemek gerekiyor. DEAŞ ve PKK’nın bu süreci kötüye kullanmamasından emin olmak için çok dikkatli hareket ediyoruz. Amerikalı dostlarımızla temas halindeyiz” dedi.

    Fidan “Sayın cumhurbaşkanımız son birkaç aydır Esad’a ulaşmaya çalıştı ancak bu çabalar sonuçsuz kaldı. Biz Suriye’deki sorunları yakından biliyoruz. Rejim yavaş yavaş çöküyordu, biz de bunu görüyorduk. Onlarla son günlerde herhangi bir temasımız olmadı” diye konuştu.