Etiket: gazeteci

  • Gazeteci Alican Uludağ gözaltına alındı…

    Gazeteci Alican Uludağ gözaltına alındı…

    DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamalarıyla Ankara’da gözaltına alındı. Uludağ’ın İstanbul’a getirilerek yarın savcılığa çıkacağı öğrenildi.

    DW Türkçe’nin Ankara muhabiri Alican Uludağ sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alındı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, Uludağ’ın “Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret” ve “Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçlamalarıyla Ankara’da gözaltına alındığı belirtildi.

    YARIN SAVCILIĞA ÇIKACAK

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Alican Uludağ isimli şahsın ‘@alicanuludağ’ rumuzlu X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir takım paylaşımlar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca ‘Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret’ ve ‘Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’ suçlarından re’sen soruşturma başlatılmış olup şüpheli şahıs Ankara ilinde yakalanarak gözaltına alınmıştır. Şahsın 20.02.2026 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımızda mevcutlu olarak hazır edilmesi yönünde talimat verilmiştir. Soruşturma titizlikle sürdürülmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

    Gazeteci Seyhan Avşar, Uludağ’ın Ankara’daki evine 10 sivil polisin baskın yaptığını açıkladı. Avşar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Uludağ’ın üzerini giyinmesine dahi müsaade edilmediğini, 2 çocuğun yaşananlar karşısında ağlarken gözaltına alındığını kaydetti.

    GÖZALTI GEREKÇESİ 2024’TEKİ HABER

    DW Türkçe, Alican Uludağ’ın gözaltına alınmasıyla ilgili açıklama yaptı. Evinde arama yapılan Uludağ’ın ifadesinin alınması için karayoluyla Ankara’dan İstanbul’a getirildiğini belirten DW Türkçe, Uludağ’ın gözaltı gerekçesini açıkladı.

    Gözaltı gerekçelerinin Uludağ’ın İstanbul Atatürk Havalimanı saldırısını planlayan IŞİD mensuplarını tahliye edildiğine ilişkin haberi ve X’teki sosyal medya paylaşımları olduğu kaydedildi.

    Alican Uludağ, 18 Aralık 2024 tarihinde NOW TV’de yayınlanan haberinde, Yargıtay’ın Atatürk Havalimanı’nda 45 kişinin ölümüne sebep olup 46 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 2604 yıl hapis cezası alan 6 sanık hakkında tahliyeye hükmettiğini kamuoyuna duyurmuştu.

    CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI BULUT’TAN TEPKİ

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, Alican Uludağ’ın gözaltına alınmasına sosyal medya hesabından tepki gösterdi.

    “Her eleştiriyi ‘hakaret’ diye yaftalamak, gazetecileri adliye koridorlarında yıpratmaya çalışmak; yalnızca muhalif medyaya verilmiş açık bir gözdağı değil, aynı zamanda basın ve ifade özgürlüğünün alanını daraltan  antidemokratik bir anlayıştır” diyen Bulut, şunları kaydetti:

    “Gazeteci Alican Uludağ, X hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle ‘Cumhurbaşkanına alenen hakaret’ ve ‘yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamalarıyla gözaltına alındı. Her eleştiriyi ‘hakaret’ diye yaftalamak, gazetecileri adliye koridorlarında yıpratmaya çalışmak; yalnızca muhalif medyaya verilmiş açık bir gözdağı değil, aynı zamanda basın ve ifade özgürlüğünün alanını daraltan antidemokratik bir anlayıştır. Gazetecilik suç değildir!”

  • Gazeteci Enver Aysever tutuklandı!

    Gazeteci Enver Aysever tutuklandı!

    YouTube yayınında sağcılara yönelik kullandığı ifadeler nedeniyle gece saatlerinde evinden gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever tutuklandı.

    Küçükçekmece Adliyesi’nde sabah saatlerinde ifadesi alınan ve öğle saatlerinde Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Aysever’e ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlaması yöneltildi.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu, Sözcü Gazetesi’nden Saygı Öztürk’e verdiği röportajda, şu ifadeleri kullanmıştı:

    “İstedikleri zaman malınıza el konuluyor; ülkemize komünizm gelmesin diye mücadele ettiğim için çok pişmanım.”

    Aysever de, Hasan İmamoğlu’nun bu ifadelerine tepki göstererek “Sağcılık suçtur. Sağcı olduğunuz zaman ahlaksız olursunuz ya da ahlakınız ahlaksızlık olur” demişti.

    Gözaltı öncesinde sosyal medya hesabından açıklama yapan Enver Aysever, sözlerinin kasıtlı olarak çarpıtıldığını belirterek, şunları kaydetmişti:

    Her zaman olduğu gibi sözlerimi çarpıtmışlar! Hasan İmamoğlu’nun sözlerini yorumladım. Sağcılar diye yaptığım tarif; Devletin malına çökenler, doğayı katledenler, sahte dinciler, milliyetçiliği kullanalar, ihaleci zenginler gibi tiplerdi (…) Bir akıl yürütme ile örnek verdim. Maalesef yayını izlemeden yine hedef göstermişler. Şaşırdım mı? Hayır.”

  • Gazeteci Furkan Karabay hakkında tahliye kararı

    Gazeteci Furkan Karabay hakkında tahliye kararı

    YouTube’da yaptığı yayınlar ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek; “Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret”, “Zincirleme Şekilde Terörle Mücadelede Görev Almış Kişileri Hedef Gösterme” ve “Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret” suçlamalarıyla 6 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanan gazeteci Furkan Karabay, tutukluluğunun 201. gününde hakim karşısına çıktı.

    Karabay, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden Jandarma eşliğinde İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonuna getirildi. Duruşmayı çok sayıda gazeteci, avukat ve meslek örgütü temsilcisi de takip etti. Duruşma, yaklaşık 2 saat gecikmenin ardından, kimlik tespitiyle başladı.

    Hakkındaki suçlamaların kendisine söylemesinin ardından savunması istenen Karabay, “Ercüment Akdeniz’i HDK ile yargılayan mahkemeyi, Fatih Altaylı’ya tutukluluğa devam kararı veren mahkemeyi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın siyasi saiklerle yazdığını reddettiği iddianameyi kabul eden mahkemeyi, Tayfun Kahraman hakkındaki hak ihlalini tanımayan mahkemeyi, usulsüz hukuksuz tüm yargı kararlarını protesto ediyorum” diye konuştu.

    İDDİANAMEYİ YIRTIP ATTI

    Savunma yapmayı reddettiğini söyleyerek elindeki iddianame kağıdını yırtan Karabay, “Bu iddianameyi kabul eden mahkemenize verecek bir savunmam yoktur. Ben bu iddianameyi sadece yırtarım. Savunma yapmayı reddediyorum” ifadelerini kullandı.

    ESAS HAKKINDA MÜTALAA İÇİN 40 DAKİKA ARA VERİLDİ

    Savcının esas hakkındaki mütalaayı hazırlaması için duruşmaya yaklaşık 40 dakikalık ara verildi.

    DURUŞMA SAVCISI, CEZALANDIRMA VE TUTUKLULUĞUN DEVAMINI İSTEDİ

    Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, Karabay’ın üzerine atılı suçlamalardan cezalandırılmasını ve tutukluluğunun devamını talep etti.

    Karabay, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunması sorulduğunda, savunma yapmayı reddettiğini tekrar dile getirdi.

    “İDDİANAME İLE ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAA BİREBİR AYNI”

    Ardından söz alan avukatı Enes Ermaner, esas hakkındaki mütalaanın, iddianamenin “kopyası” olduğunu söyleyerek tepki gösterdi.

    4 YIL 3 AY HAPİS CEZASIYLA TAHLİYE KARARI

    Avukatların savunmalarını tamamlanmasının ardından hakim, duruşmaya yarım saatlik karar arası verdi. Aradan sonra kararını açıklayan mahkeme, Karabay hakkında tahliye kararı verdi.

    Karabay hakkında; “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçundan 1 yıl 9 ay, “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçundan 1 yıl 3 ay, “Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme” suçundan 1 yıl 3 ay olmak üzere toplam 4 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

     

  • Sözcü TV’nin başına Yılmaz Özdil getirildi

    Sözcü TV’nin başına Yılmaz Özdil getirildi

    Önceki gün 14 gazetecinin işten çıkarılmasıyla gündeme gelen Sözcü TV’nin başına Yılmaz Özdil getirildi.

    Yılmaz Özdil, Sözcü ve Korkusuz gazeteleri ile Sözcü TV’yi içeren Sözcü Medya Grubu’nun Başkanı oldu.

    İpek Özbey, Sözcü TV Genel Yayın Yönetmeni olarak görevlendirildi.

    Sözcü gazetesi köşe yazarı Güney Öztürk ise Sözcü TV Genel Müdürlüğü görevini üstlendi.

    NELER YAŞANDI?

    Sözcü TV dün, aralarında Genel Yayın Yönetmeni Özgür Çakmakçı’nın da olduğu 14 çalışanının işine son vermişti.

    Sözcü TV Genel Yayın Yönetmeni Özgür Çakmakçı, yaklaşık üç yıldır sürdürdüğü görevine son verilmesinin ardından çalışma arkadaşlarına veda mesajı göndermişti.

    Çakmakçı, şu ifadeleri kullanmıştı:

    “Çok sevgili Sözcü TV Ailesi, çalışma arkadaşından çok daha yakın hissettiğim dostlar; 3 yıla yakındır birlikte yürüdüğümüz yolun sonuna geldik. Profesyonel hayatta başlangıçlar ve bitişler çok doğaldır, bugün de bunlardan birini yaşıyoruz.

    Sözcü TV’nin bebekliği, gençliği ve olgunluğuna hep birlikte şahit olduk, çok önemli bir yayıncılık başarısına imza attık . Sayenizde bu kısa sürede ülkenin en güvenilir televizyon markalarından biri olduk. Reytinglerde hiçbir televizyonun bu kadar kısa sürede başaramadığı yerlere geldik, tüm haber kanalları içinde zirvedeyiz . Dijital mecralarda yine haber kanalları içinde en çok izlenen ve maddi gelir elde eden Sözcü TV oldu. Bütün siyasi baskılara, haksız rekabete, karartmalara ve ekonomik zorluklara rağmen hep büyüdük. Televizyonun marka değerini hep birlikte yükselttik. Onlarca ceza yedik ama kimse yaptığımız haberleri yalanlayamadı, yılmadık .

    Siz de doğru bildiğinizi cesaretle söylemekten geri durmadınız. Bağımsız gazetecilik ve yayıncılık yapmanın hiç bu kadar zor olmadığı bir dönemde hepiniz yaptığınız işlerle parladınız, ülkeye umut oldunuz. Sağolun.

    Siz olmasaydınız ne bu marka ne de bu başarılar olurdu. Sizinle çalışmak bir onurdu. İyi ki varsınız. Bugün itibariyle Sözcü Tv Genel Yayın Yönetmenliği görevinden ayrılıyorum. İstemeden kalbini kırdığım birileri varsa kusura bakmasın. Plazalar değil ama sokaklar bizim, elbet kavuşur, konuşuruz. Bu yolun sonuna geldik ama yolculuk elbette başka yollarda devam edecek. Kalın sağlıcakla…”

  • Çalık Holding önünde dövülerek ölen Erol Eğrek’in ailesi şikayetini geri çekti

    Çalık Holding önünde dövülerek ölen Erol Eğrek’in ailesi şikayetini geri çekti

    Tazminatını istemek için geçen mayıs ayında gittiği Çalık Holding önünde korumalar tarafından darp edilip öldürülen Erol Eğrek’in ölümüne ilişkin davada ikinci duruşma başladı. Aile şikayeti geri çekmek istedi.

    Çalık Holding önünde darp edildikten sonra hayatını kaybeden Erol Eğrek’in ölümüne ilişkin açılan davanın ikinci duruşması başladı. Çağlayan Adliyesi’nde görülen duruşmada Erol Eğrek’in ailesi mahkemeye şikâyetinden vazgeçme dilekçisi sundu.

    Gazeteci Fatoş Erdoğan’ın haberine göre bugün görülen duruşmaya ailenin verdiği dilekçe ile başlandı. Savcı tutuklu sanıkların tahliyesini istedi.

    KARAR AÇIKLANDI

    3’ü tutuklu 4’ü tutuksuz sanıklardan 6 kişiye taksirle öldürme suçundan 1 yıl 8 ay ceza verildi. Hükmün açıklamasını geri bırakıldı. Tutuklu 3 sanık tahliye edildi. Tutuksuz sanıkların adli kontrolleri kaldırıldı. Bir tutuksuz sanık ise beraat etti.

    NE OLMUŞTU?

    Çalık Holding’in Türkmenistan’daki tekstil fabrikasında çalışan ve işten çıkarıldıktan sonra 10 yıl boyunca tazminatını alamayan Erol Eğrek, hakkını aramak için geçtiğimiz Mayıs ayında holdingin Şişli’deki binasına gitti. Eğrek, burada şirketin korumaları olduğu iddia edilen kişiler tarafından feci şekilde darp edildi ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

    Eğrek, olaydan kısa süre önce çektiği videoda “10 yıldır tazminatımı alamıyorum. Haklarım için uğraşıyorum. Tazminat hakkımı versinler, başka bir isteğim yok” diyordu.

    Olayla ilgili biri polis memuru olmak üzere 6 kişi gözaltına alındı. Mahkeme, şüphelilerden Adem Ateşoğlu, Salih Yılmaz, Semih Keser ve Ruşen Hayırlıoğlu’nun tutuklanmasına; diğer iki şüphelinin adli kontrolle serbest bırakılmasına karar verdi.

    Savcı ilk duruşmada sanıkların ‘olası kastla’ değil, daha düşük ceza anlamına gelen ‘bilinçli taksirle’ cezalandırılmasını istedi. Sanık avukatları ve Eğrek ailesinin avukatları ek savunma yapmak için zaman istedi.

    Üç kişinin tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme duruşmayı erteledi.

  • İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 gazetecinin ifadesinin alınması talimatı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 gazetecinin ifadesinin alınması talimatı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB’ye yönelik “yolsuzluk” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gazeteciler Soner Yalçın, Şaban Sevinç, Aslı Aydıntaşbaş, Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan ve Batuhan Çolakın ifadelerinin alınması talimatını verdi.

    Gazeteciler; “yalan bilgiyi alenen yayma” ve “suç örgütüne yardım” suçlamalarıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde ifade verecek.

    BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada ise, şunlar kaydedildi:

    Cumhuriyet Başsavcılığımızca İmamoğlu Çıkar Amaçlı suç örgütüne yönelik yürütülmekte olan soruşturma kapsamında Şüpheliler Soner YALÇIN, Şaban SEVİNÇ, Aslı AYDINTAŞBAŞ, Ruşen ÇAKIR, Yavuz OĞHAN ve Batuhan ÇOLAK’ın üzerilerine atılı Yalan Bilgiyi Alenen Yayma, Suç Örgütüne Yardım Etme suçlarından savunmalarının alınması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne talimat verilmiştir. İfade alma işlemleri Emniyet Müdürlüğü’nde gerçekleşecektir. Kamuoyunun bilgisine duyurulur.

  • Soruşturmasının odağındaki şirket, bakanlıktan ‘siber güvenlik’ ihalesi almış!

    Soruşturmasının odağındaki şirket, bakanlıktan ‘siber güvenlik’ ihalesi almış!

    PRODAFT – Cyber Threat Intelligence and Risk Intelligence

    Tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ’ın tutuklandığı ve ‘casusluk’ iddiasıyla başlatılan soruşturmada adı geçen şirketin kamudan ihale aldığını ortaya çıktı.

    Halk TV yazarı BahadıÖzgür’ün aktardığına göre, Cristopher McGrath’ın yönettiği İngiltere’deki Prodaft şirketinin Türkiye’deki ofisine iki bakanlıktan ‘siber güvenlik ihalesi’ verildi.

    Söz konusu bakanlıklar ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı.

    Bununla beraber, son ihalenin sözleşmesi 18 Haziran 2025’te, casusluk soruşturmasında ‘örgüt lideri’ olarak geçen ve etkin pişmanlıktan yararlanan Hüseyin Gün’ün tutuklanmasından iki hafta önce imzalandı.

    McGrath’ın yöneticisi olduğu Prodaft şirketi açıklama yaptı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Cristopher McGrath, 2024 itibaren firmamızın İngiltere pazarı açılımı özelinde danışman olarak görev yapmış, siber güvenlik çözümlerimizin İngiltere pazarında konumlanması için destek sunmuştur. Şirketimizin Türkiye, ABD, Malezya, İngiltere, İsviçre ve Hollanda’da ofisleri var. McGrath sadece İngiltere’deki satış ve pazarlamadan sorumludur. Türkiye’de yetkisi yoktur. Medyada çıkan haberin ardından tedbiren McGrath’ın görevine son verilmiştir.”

  • Rize’de ‘makam odası’ haberini yapan gazetecilere gözaltı…

    Rize’de ‘makam odası’ haberini yapan gazetecilere gözaltı…

    Rize İl Milli Eğitim Müdürü Akmeşe’nin makam odasını yenilemesine ilişkin haber yapan gazeteciler Gençağa Karafazlı ve Şenol Öksüz gözaltına alındı. İki gazeteci, Rize Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.

    Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Doğu Karadeniz Şube Başkanı, Kuzeyteve haber sitesi imtiyaz sahibi ve ANKA Haber Ajansı Rize muhabiri Gençağa Karafazlı ile Haberrize gazetesi imtiyaz sahibi Şenol Öksüz, gözaltı sonrası yaptıkları açıklamada, haberlerinin halkın haber alma hakkı doğrultusunda yapıldığını ve gazetecilik ilkelerine uygun olduğunu belirtti.

    Adliye çıkışında basın açıklaması yapmak isteyen Karafazlı ve Öksüz’ü polis, “izin alınmadan açıklama yapılamayacağı” iddiasıyla uyardı.

    Bir süre polis memurlarıyla tartışan gazeteciler, daha sonra adliye önünde açıklama yaptı.

    Karafazlı, yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

    “Geçtiğimiz aylarda, Rize’de Milli Eğitim Müdürü olarak atanan Halil İbrahim Akmeşe’nin daha koltuğa oturmadan AKP Rize İl Başkanlığı’nda soluğu aldığını öğrendik. Kendisini aradık, İl Milli Eğitim Müdürü’nün neden AK Parti İl Başkanlığı’na gittiğini sorduk. Bununla ilgili açıklamalarını haber yaptık. Ardından, Milli Eğitim Müdürü Akmeşe daha koltuğuna oturmadan makamında birtakım değişiklikler yapmaya çalıştı. Milli Eğitim Müdürlüğü’nde özel kalem müdürlüğünü yıktığını, odasını genişlettiğini, yeni bir oda kattığını, dinlenme odası, özel tuvalet yaptığını, duvar kağıtlarını ve tavanı yenilediğini, özel çay ocağı kurduğunu ve ihaleleri de AKP’nin Merkez İlçe Başkanı Burak Akın ve Mahmut Aka’ya doğrudan teminle verdiğini öğrendik ve kendisine bu iddiaları sorduk. Özellikle soruları soran, Haberrize’nin imtiyaz sahibi Şenol Öksüz arkadaşımız, kendisini tanıtarak bu iddiaları sormak istediğini ifade etti. Müdür, bu iddialarla ilgili açıklama yapacağını, biz de kendisine yapacağı açıklamaları aynen yayınlayacağımızı belirttik. Sorularımıza cevaplarını aldık.

    Bu haberi yaptıktan bir ay sonra, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği bir törende, Milli Eğitim Müdürü bizi itibarsızlaştırmak istedi, törende görüntü almamızı engellemeye çalıştı. Biz bu konuyla ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Cumhuriyet Savcılığı, müdürün korumalığını yapan iki müdür yardımcısı hakkında soruşturma başlattı

    “İFADE İÇİN EMNİYETE GİTTİK TELEFONLARIMIZA ZORLA EL KONULDU”

    Bu soruşturmalar devam ederken, şimdi bizi Rize Emniyet Müdürlüğü’nden arayan polis yetkilileri ifademizin olduğunu söylediler. Biz de ifade vermeye gittiğimizde gözaltına alındığımızı öğrendik. Telefonlarımıza savcılık tarafından el konulduğu ve mevcutlu olarak savcıya götürüleceğimiz söylendi. Telefonları vermemekte diretmemize rağmen, savcı bey ‘vermezlerse zorla alın’ deyince, biz de ‘Telefonlarımızı verelim, ifade vermiyoruz, Sayın Savcı’ya ifade vereceğiz’ dedik. Az önce sayın savcıya ifademizi verdik ve serbest bırakıldık.”

    “BİZ HALKIN HABER ALMA VE YAYMA HAKKINI KORUMAK ADINA BU HABERLERİ YAPTIK”

    Karafazlı, şu anda Türkiye’de bir hukuk düzeninden söz edilemeyeceğini söyleyerek, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarına ve tasarruf genelgesine rağmen, bir kuruş para harcamaması gereken bir Milli Eğitim Müdürü, kendisine özel tuvalet, özel dinlenme odası yapıyor. Ama diğer yandan velilerden kağıt, toner parası topluyor. Biz halkın haber alma ve yayma hakkını korumak adına bu haberleri yaptık. Ancak gördüğünüz gibi yaptığımız haberlerden dolayı Milli Eğitim Müdürü hakkımızda suç duyurusunda bulunuyor. Suç duyurusunun içeriği, yaptığımız görüşmenin gizli olduğu iddiası. Halbuki biz, ‘Şu gazeteden arıyoruz’ dememize rağmen bizimle konuştu. Konuşmak zorunda değildi. Kısacası, şunu istiyorlar, hiçbir sorunu yazmayın, halkın taleplerine ses vermeyin, hiçbir şeyi yayınlamayın. Açıkça halkın haber alma hakkı engelleniyor. Yolsuzluklar, hırsızlıklar yazılmasın; kamu ihaleleri yandaşlara verilsin isteniyor. Ama biz bugüne kadar olduğu gibi her ay bu adliyenin kapısına geliyoruz, yazmaya devam edeceğiz. Geri adım atmayacağız” diye konuştu.

    “MUHTEMELEN TALİMATLI BİR SORUŞTURMAYDI”

    Haberrize imtiyaz sahibi gazeteci Şenol Öksüz de birçok kurumla ilgili haberleri nedeniyle hakkında soruşturmalar açıldığını ancak ilk defa böyle bir uygulamayla karşılaştığını anlatarak, şunları söyledi:

    “Muhtemelen talimatlı bir soruşturmaydı, bundan adım gibi eminim. Çünkü iddia edilen suç ile yapılan uygulama örtüşmüyor. Diyeceğim ki, teröristiz. Ama terörist de olsak, şu anda bir pazarlık aşamasındalar. O zaman bu uygulama oraya da uymuyor. Bu yapılan uygulama, kesinlikle işlendiği iddia edilen suçla uzaktan yakından alakalı değil. Müdür Bey’le görüşen benim. Müdür Bey’in ses kaydı başında, ben Şenol Öksüz, Haberrize. Üstüne basa basa söylüyorum. Konuşmanın sonunda da ‘Sizin iddialarınızı haberde aynen vereceğim’ diyorum. Fakat buradaki amaç, gazetecileri baskı altına almak. Neden? Çünkü öyle bir dönemdeyiz ki meslektaşlarımız bile geri duruyor. Susma moduna geçmiş bir gazeteci topluluğu hâkim. Ama zekice düşünen, kamu yararını gözeten birkaç kişiyi de böylece susturmaya çalışıyorlar. Kamuoyunun bu konuda duyarlı olmasını istiyorum. Çünkü buna sahip çıkacak olan yine milletimizdir. Biz bu haberleri millet için yapıyoruz. Diğer tarafta asgari ücretle geçinmeye çalışan bir halk varken, bir kurum müdürünün yaptığı masraf sorgulanamıyorsa, takdir kamuoyunundur.”

    “HÜKÜMETİN YA DA BİR KURUMUN ALEYHİNE KELİME YAZMAK BÜYÜK SUÇ OLDU”

    Rize Gazeteciler Derneği Başkanı İlyas Gür de adliye önüne gelerek gözaltına alınan meslektaşlarına destek verdi.

    Gür, “İki gazeteci arkadaşımız, yazdığı haberler nedeniyle gözaltına alınıp adliyede ifade verdikten sonra serbest bırakıldı. Türkiye öyle bir hâle geldi ki hükümetin ya da bir kurumun aleyhine kelime yazmak büyük suç oldu. Bugün burada üç PKK’lı açıklama yapsa, inanıyorum ki beş polis memuru bile olmazdı. Ama biz yazdığımız bir haberi eleştirdiğimiz için etrafımızda polis var. Bu da bir psikolojik baskıdır” diye konuştu.

    Kaynak:Cumhuriyet.com.tr

  • Timur Soykan gözaltına alındı!

    Timur Soykan gözaltına alındı!

    Şule Aydın, gazeteci Timur Soykan’ın gözaltına alındığını yazdı.Aydın, Soykan’ın Vatan Emniyet’e götürüldüğünü bildirirken, gerekçenin X paylaşımları olduğunu bildirdi.

    Timur Soykan sosyal medya hesabından CHP’li belediyeleri hedef alan operasyonları eleştiriyor, buna ilişkin paylaşımlar yapıyordu.

    Ayrıntılar geliyor…

  • Fatih Altaylı tutuklandı!

    Fatih Altaylı tutuklandı!

    Gazeteci Fatih Altaylı hakkında Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklama kararı verildi.

    Dün akşam saatlerinde gözaltına alınan Altaylı, sosyal medya hesabından yaptığı canlı yayındaki konuşması nedeniyle tutuklandı.

    NE OLMUŞTU?

    Altaylı hakkında, kendisine ait Youtube kanalında yayımlanan bir videodaki konuşmasında, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “hedef alan tehdit içerikli” sözler kullandığı gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen soruşturma başlatılmıştı. Altaylı soruşturmadan hemen sonra dün akşam saatlerinde gözaltına alınmıştı.

    AYRINTILAR GELİYOR…