Etiket: filistin

  • İsrail, 1968 Filistinliyi serbest bıraktı

    İsrail, 1968 Filistinliyi serbest bıraktı

    İsrail, Gazze’deki ateşkes kapsamında müebbet hapse mahkum ettiği 1968 Filistinliyi serbest bıraktı. Hamas, Gazze’de ateşkes ve esir takası anlaşması kapsamında 20 İsrailli esiri Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne teslim etmişti.

    İsrail’in, Gazze’deki ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında aralarında “müebbet hapse” mahkum edilenlerin de bulunduğu 1968 Filistinli esiri serbest bıraktığı bildirildi.

    Filistin resmi ajansı WAFA’da yer alan haberde, Gazze’deki ateşkes ve esir takası anlaşması kapsamında İsrail’in güneyindeki Necef bölgesinde yer alan Ketziot Hapishanesindeki Filistinli esirlerin serbest bırakıldığı belirtildi.

    Haberde, anlaşma kapsamında ilk etapta işgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarındaki Ofer Hapishanesinden 96 Filistinlinin gün içinde salıverildiği hatırlatıldı.

    İkinci etapta ise 154 müebbet ve uzun süreli hapis cezasına çarptırılanlardan 1718’i Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nden alıkonulanlardan olacak şekilde 1872 Filistinlinin serbest kaldığı aktarıldı.

    Serbest bırakılan Filistinlilerin Ketziot Hapishanesinden 38 otobüs ve 10 ambulansla Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’a nakledildikleri belirtilen haberde, Filistinlilerin Han Yunus’ta büyük kalabalıklar tarafından karşılandığı kaydedildi.

    154 FİLİSTİNLİ MISIR’A GÖNDERİLECEK

    Serbest kalan esirlerden bazılarının sağlık kontrolü için hastanelere götürüldüğü vurgulanan haberde, müebbet ve uzun süreli hapis cezası alan 154 Filistinlinin de Gazze’ye ulaştıkları ancak Mısır’a gönderileceklerine işaret edildi.

    Hamas, Gazze’de ateşkes ve esir takası anlaşması kapsamında 20 kişiyi Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) heyetlerine teslim ederek, sağ tüm İsrailli esirleri serbest bırakmıştı.

    Filistin Esirler Medya Ofisi de İsrail’in ateşkes kapsamında serbest bırakacağı müebbet hapis cezasına çarptırılan 250 Filistinli ile Ekim 2023’ten bu yana Gazze’den alıkoyduğu 1718 kişinin listesini yayımlamıştı.

    GAZZE’DE ATEŞKES VE ESİR TAKASI ANLAŞMASI

    ABD Başkanı Donald Trump 9 Ekim’de, Mısır’da devam eden müzakerelerde İsrail ile Hamas’ın, Gazze’de ateşkes planının ilk aşamasını onayladığını duyurmuştu.

    Müzakerelerin yapıldığı Mısır’da anlaşma imzalanırken İsrail hükümetinin onayıyla 10 Ekim’in ilk saatlerinde anlaşma devreye girmişti.

    İsrail ordusunun anlaşmada belirtildiği üzere “sarı hat”ta çekilmesinin ardından Gazze Şeridi’nde ateşkesin aynı gün 12.00 itibarıyla yürürlüğe girdiği açıklanmıştı.

    İsrail’in Gazze Şeridi’ne 8 Ekim 2023’ten ateşkes anlaşmasına kadar geçen sürede düzenlediği saldırılarda 67 bin 682 kişi hayatını kaybetmiş, 170 bin 33 kişi yaralanmıştı.

  • Özgür Özel, Brüksel’de konuştu…

    Özgür Özel, Brüksel’de konuştu…

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” temalı mitinglerin 61’incisini gerçekleştirmek üzere İspanya’nın başkenti Madrid’deki temaslarının ardından bugün Brüksel’e geçti. CHP’nin Silivri’de tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim talebiyle düzenlenen mitingler, yarın saat 14.00’te yapılacak Brüksel mitingiyle yurt dışına taşınacak.

    Brüksel’de ANKA’nın sorularını yanıtlayan CHP Lideri Özel, partisinin ilk yurt dışı mitingine ilişkin şunları söyledi:

    “Madrid’de Sosyalist Enternasyonal’de iki gün çok önemli temaslarda bulunduk. Hem Gazze için hem Türkiye’de içinde bulunduğumuz süreç için hem dünya siyasetiyle ilgili olarak çok önemli temaslar yaptık. Sonra bugün Brüksel’e geldik. Yarın, 12 Ekim günü saat 14.00’te Brüksel Meydanı’nda ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinglerinin 61’incisini yapacağız. Türkiye’de 60 miting yaptık, 60 eylem yaptık.

    Avrupa’dan büyük bir talep vardı. Brüksel’de de çok önemli bir Türk nüfusu var. Ayrıca Brüksel’de, Avrupa’da kardeş partilerimizin, bizimle dayanışma içinde olan partilerin çok değerli temsilcileri hem yerel yönetimlerden hem kendi ülkelerinde milletvekili görevlerinde olan, yürütme görevlerinde olan çok değerli siyasetçilerin de katılımıyla yarın saat 14.00’te 61’inci eylemimizi gerçekleştireceğiz. Almanya’da, Hollanda’da, Fransa’da ve elbette Belçika’da bulunan tüm vatandaşlarımızı bu mitinge katılmaya davet ediyoruz.”

    “İSTENEN SORUŞTURMA İZNİ, MANSUR YAVAŞ’IN RÜŞVETE KARIŞMADIĞININ İSPATI”

    Özel, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni istemesine ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Aslında istenen soruşturma izni Mansur Yavaş’ın rüşvete, irtikaba karışmadığının, ihaleye fesat karıştırmadığının bir ispatı. Çünkü ortaya konulan iddianame bunlarla ilgili. Ne Mansur Yavaş ile ilgili ne özel kalemiyle ilgili herhangi bir iddia yok. Devlet memurlarına uygulanan bir prosedür. Etkili soruşturma yapıp yapmadığına bakacaklar. Zaten Mansur Bey bu konuda bir iç denetim mekanizmasını çalıştırmıştı. Orada da hiçbir şey ortaya çıkmadı. Sayıştay denetimi gelmiş, geçmişti. Her türlü denetimden geçmiş ve herhangi bir problemin olmadığı bir süreçti.

    Biz zaten Mansur Bey’in bu konuda bir sorumluluğu olmadığına, üstüne düşeni de fazlasıyla yaptığına inanıyorduk. O da ekip arkadaşlarına inanıyordu. Ve ortaya çıkan durum aslında bunun tescili. Ama algıyla olguyu yer değiştirmeye çalışan birileri, Mansur Bey’in normalde devlet memurlarına uygulanan bir prosedüre dahil edilmesini sanki suçluymuş gibi.. Eğer öyle olsaydı rüşvetten, irtikaptan ya da ihaleye fesat karıştırmadan zaten öyle bir imkanları olsa sabahın erken saatlerinde operasyonu gerçekleştirirlerdi.

    “MANSUR BEY TÜM SORULARA CEVAP VEREBİLECEK ÖZ GÜVENE SAHİP”

    Mansur Bey’in yaklaşımı son derece yerinde. Diyor ki ‘Hiç izin almaya gerek yok. Çağırsınlar. Geleyim, ifademi vereyim’ diyor. Kendisine güveniyor. Biz ona güveniyoruz. Hiçbir sıkıntı olmadığını da biliyoruz. Bu konuda ortaya çıkarılmaya çalışılan, bir fırtına koparılmaya çalışılıyor.  ‘Acaba operasyon sırası Mansur Yavaş’a mı geliyor’ diye heveslenenlerin, özellikle kendisinden önceki Ankara’yı parsel parsel satan birilerinin Mansur Yavaş’ı yıpratma kampanyasına hazırlığındaki heveslerinin boşa düşmüş olmasındandır. Mansur Bey ile ilgili herhangi bir sorunumuz yok. Kendisine güveniyoruz. Ama kendisinin dediği gibi merak ettikleri bir şey varsa çağırsınlar, Mansur Bey izne gerek olmadan tüm sorulara cevap verebilecek bir öz güvene sahip.”

    Image

    “BUNUN İÇİN Mİ ERDOĞAN’DAN ÖZÜR DİLEYECEĞİM”

    Özel, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rize’de İsrail-Filistin ateşkesinden söz ederken söylediği “Özgür Özel’in bir özür borcu yok mu” ifadelerini ise şöyle değerlendirdi:

    “Şimdi geçmiş sefer bir sürü haksızlık yaptı bize. Euro Fighter’ları alamıyordu, sonra almasını kendine mal edince biz dedik ki ‘Bu Euro Fighter’lar ile ilgili bizim emeğimiz var. Ekrem Başkan’ın emeği var. Bu konuda hiç olmazsa bir küçük teşekkür etseydi’ dedik. Sonra onlar bu konuda, ‘Yok öyle bir şey’ derken Almanya hükümet sözcüsü açıklamayı yaptı, tartışmayı bitirdi: ‘Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu istedi diye verdim’ dedi. Ben de bunun üzerine, ‘Bir özür borcu yok mu’ demiştim. Ne kadar dokunduysa kendisine beklemiş beklemiş. Şimdi bir özür borcundan bahsediyor. Ne için özür dileyecekmişim? Gazze planından dolayı. 67 bin tane, yarısı çocuk ve kadın insan, Filistinli öldürüldü, parmağını kıpırdatmadı; bunun için mi özür dileyecekmişim? Ya da Trump Netanyahu’ya, bir savaş suçlusuna’; Sen bir kahramansın’ dedi, sesini çıkarmadı.

    Bunun için mi özür dileyeceğim kendisinden? Amerika’ya giderken Filistin’le ilgili sorulara bir öz güvenle değil, bir sessizlikle cevap verdi. Bunun için mi özür dileyeceğiz? Bu plandan önce Trump’ın kendi ilan ettiği plan: ‘Gazze’yi boşaltacağız. Oraya kumarhane kuracağım. Oraya biz yerleşeceğiz. Filistinliler de beş ülkeye gidecek’ demişti. Buna sustu. Bunun için mi özür dileyeceğiz Erdoğan’dan? Şimdi Gazze planı ortaya çıktı. Burada da İsrail bir yerden sonra duracak ama Gazze’den çıkmıyor. Filistinlilerle ilgili durum sanki ek hizmetleri yapacakmış, birileri oranın sahibi olacakmış da Filistin orada, yan hizmetlerde Filistinliler bulunacakmış gibi bir durum. Yani öz vatanlarında parya olacaklar. Bunun için mi Erdoğan’dan özür dileyeceğim?

    “ERDOĞAN’IN ÖZÜR DİLEMESİ GEREKİYOR”

    En sonunda da ortaya çıktı ki bu sürecin sonunda Gazze belki İsrail’in işgaline uğramayacak ama Trump’ın ilhakına uğrayacak. Orayı sahiplenecek, hidrokarbon yataklarını sahiplenecek, o coğrafyaya sahip olacak. Bunun için mi özür dileyeceğim? Erdoğan dursun, düşünsün ve bu kadar hatayı yaptığı halde, halen daha ülkemiz uluslararası alanda küçük düşmesin diye ona karşı en nazik dili kullanıyoruz. Gittiğimiz her platformda da hem Filistin’i savunuyoruz, Gazze’yi savunuyoruz, Türkiye’nin çıkarlarını savunuyoruz.

    Halen daha bundan nasibini almıyor. Utanmadan polemik geliştirmeye çalışıyor. Özür dileyecek biri varsa bu kadar nezaketsiz, bu kadar kıymet bilmez bir siyaset yapan Erdoğan’ın bizden değilse de tüm Türkiye’den özür dilemesi gerekiyor.”

  • Gazze’de ateşkes yürürlüğe girdi

    Gazze’de ateşkes yürürlüğe girdi

    Gazze’ye yönelik iki yıldır süren saldırıların ardından, İsrail ve Hamas arasında varılan ateşkes anlaşmasının ilk aşaması yürürlüğe girdi.

    Anlaşma, rehinelerin serbest bırakılması ve İsrail ordusunun kademeli olarak Gazze’den çekilmesini öngörüyor.

    Arap ve uluslararası diplomatik çevrelerin geniş desteğiyle uygulamaya giren plan, ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurduğu “Gazze Barış Çerçevesi”nin ilk adımı olarak değerlendiriliyor.

    HAMAS REHİNELERİ GÜVENLİ NOKTALARA TAŞIYOR

    Al Arabiya/Al Hadath kaynaklarına göre, Hamas elindeki İsrailli rehineleri güvenli bölgelere nakletmeye başladı.

    Arabulucuların, rehinelerin sağlık durumunu yerinde incelediği ve Kızılhaç’la teslim süreci için koordinasyonun başlatıldığı belirtildi.

    Anlaşmaya göre, rehineler 72 saat içinde serbest bırakılacak, hayatını kaybeden rehinelerin cenazeleri ise aşamalı biçimde İsrail’e teslim edilecek.

    Rehinelerin teslimi, arabulucu ülkelerin gözetiminde gerçekleştirilecek.

    İSRAİL’DE ATEŞKES SÜRECİ BAŞLADI

    İsrail’deki güvenlik kabinesi saat 15.00’te, ardından bakanlar kurulu saat 17.00’de toplanarak anlaşmayı oylayacak.

    İsrail basınına göre, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun kabinede ve hükümette yeterli çoğunluğu bulunuyor.

    Ancak koalisyon ortağı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, ateşkes kararına “hayır” oyu vereceğini açıkladı; buna karşın hükümetten çekilmeyeceğini bildirdi.

    İSRAİL ORDUSU ÇEKİLMEYE HAZIRLANIYOR

    İsrail ordusu, anlaşmanın uygulanması için operasyonel hazırlıklara başladığını duyurdu.

    Askeri kaynaklar, ordunun “sarı hat” olarak bilinen sınır hattına çekileceğini; bu hattın Han Yunus’tan Beyt Lahya’ya kadar uzanan bölgeleri kapsadığını belirtti.

    Ordudan yapılan açıklamada, “Anlaşmanın tüm aşamalarına hazırız; aynı zamanda olası tüm senaryolar için teyakkuz halindeyiz” ifadeleri yer aldı.

    2 BİN FİLİSTİNLİ ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞACAK

    Ateşkes anlaşmasının en dikkat çekici unsurlarından biri, yaklaşık 2 bin Filistinli tutuklunun serbest bırakılması.

    Bu tutuklular arasında 250’si müebbet hapis cezası alan, bin 700’ü ise 7 Ekim 2023 sonrasında gözaltına alınan kişiler bulunuyor.

    Serbest bırakılacaklar arasında Gazze’den savaş sırasında tutuklanan kadınlar ve gençler de yer alıyor.

    Ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte, Gazze’nin yıkılmış mahallelerinde kutlamalar başladı.

    Filistinliler, iki yıl süren saldırıların ardından ilk kez “barış ve nefes alma” umuduna kavuştu.

    Tel Aviv’de ise rehin yakınları, “Artık bekleyiş bitiyor” pankartlarıyla sokaklara çıktı.

    ARABULUCULARIN ROLÜ

    Anlaşma, Mısır’ın Şarm El Şeyh kentinde yapılan dolaylı görüşmelerde şekillendi.

    Sürece Katar, Mısır, Türkiye ve ABD aktif şekilde katıldı. Diplomatik çevreler, bu uzlaşının “Trump planının uygulanabilirliğini test eden ilk sınav” olduğunu belirtiyor.

    Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Gazze’ye yönelik iki yıldır süren saldırıların sona ermesine yönelik varılan anlaşmayı “tarihi bir an” olarak nitelendirdi.

    Sisi, Mısır’da yürütülen günler süren müzakerelerin ardından sağlanan ateşkes anlaşmasının, “sadece savaşın sona ermesini değil, bölge halkları için adalet ve istikrara dayalı yeni bir geleceğin kapısını da araladığını” söyledi.

    Sisi, anlaşmayı, “iki yıl süren acı ve yıkımın ardından umut kapısının aralanması” olarak tanımladı ve ülkesinin “kalıcı barış için tüm taraflarla diyalog ve işbirliğine devam edeceğini” vurguladı.

  • Dünyada Sumud protestoları

    Dünyada Sumud protestoları

    Yüz binler, Gazze’ye insani yardım götürmek için yola çıkan ve İsrail güçlerince alıkonan Sumud Filosu için ayakta. Müdahale birçok ülkede protesto edildi, bazı eylemciler gözaltına alındı.

    Gazze ablukasını kırmak için 40’ın üzerinde gemiyle yola çıkan Küresel Sumud Filosu’ndaki gemilere 1 Ekim akşamı İsrail güçleri baskın yaparak el koymuştu.

    Aktivistlerin Aşdod Limanı’na götürüldüğü söylenmişti.

    Küresel Sumud Filosu Türkiye Delegasyonu, İsrail’in alıkoyduğu ve durumları teyit edilebilen Türk aktivist sayısının 48 olduğunu açıklamıştı.

    Birçok ülkeden aktivistin olduğu gemiye el konması dünyada tepki çekti.

    Halklar Sumud için sokakta

    Avrupa ülkelerinde halklar Sumud Filosu ve Filistin için sokağa döküldü.

    İtalya’nın başkenti Roma’da 50 bin kişi, Milano’daysa 20 bin kişinin protestolara katıldığı belirtildi. Eylemciler ellerinde yüzlerine kanlı bir el basılmış Avrupa Birliği liderlerinin fotoğraflarını taşıdı. ‘Soykırımı durdurun’‘Özgür Filistin’ sloganları atıldı.

    Bologna ve Palermo şehirlerindeyse polis protestoculara müdahale etti.

    AA’nın aktardığına göre İsveç’in başkenti Stockholm’deki Sumud eyleminde de bazı eylemciler gözaltına alınıp tutuklandı.

    Protesto her yere yayıldı: Hollanda, İspanya, Slovakya ve Brezilya…

    Hollanda’da Lahey’deki Dışişleri Bakanlığı önünde toplanan grupla polis arasında da gerginlik çıktı. Polis eylemcilere müdahale etti.

    Brezilya’nın Rio de Janeiro kenti, İspanya’nın Barcelona kenti ve Slovakya’nın başkenti Bratislava da protestoların merkeziydi.

    Rio de Janeiro.
    Rio de Janeiro.
    İtalya.

    Binlerce insan Filistin için sokağa döküldü.

    Barselona/İspanya.
  • BM’de gündem Filistin

    BM’de gündem Filistin

    Kanada, Avustralya, İngiltere’nin ardından Portekiz de bugün Filistin’i tanıdı. Böylece tanıyan BM üyesi devlet sayısı 151’e yükseldi. Kısa zamanda bu sayının 157’ye yükselmesi bekleniyor. Peki Filistin’i tanımayan ülkeler hangileri, İsrail’in tanıyan ülkelere karşı tavrı ne?

    Kanada, Avustralya, İngiltere ve Portekiz’in art arda Filistin Devleti’ni tanıdıklarını duyurmasıyla, Filistin’i devlet olarak tanıyan ülkelerin sayısı 151’e yükseldi. Fransa’nın da aralarında olduğu altı ülkenin daha Filistin’i tanıması bekleniyor. Böylece Filistin’i devlet olarak tanıyan ülkelerin sayısı 157’ye yükselecek.

    Kanada, Filistin Devleti’ni resmen tanıyan ilk G7 ülkesi olarak tarihi bir karar aldı. Bu kararı takiben Avustralya ve İngiltere de benzer bir adımla Filistin’i devlet olarak tanıdıklarını duyurdu. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, bu kararın iki devletli çözüm umudunu canlı tutma amacını taşıdığını belirtti.

    151 ÜLKE TANIYOR

    Filistin’in 15 Kasım 1988’deki bağımsızlık ilanından bu yana, Birleşmiş Milletler (BM) üyesi 193 ülkeden 151’i Filistin’i devlet olarak tanımış durumda. Türkiye, Filistin’i bağımsızlığını ilan ettiği 15 Kasım 1988’de tanıyan ilk 13 ülkeden biriydi.
    Son dönemde bu listeye 7 Ekim 2023’ten sonra katılan yeni ülkeler arasında Barbados, Jamaika, Trinidad ve Tobago, Bahama Adaları, İrlanda, Norveç, İspanya, Slovenya, Ermenistan ve Meksika yer alıyor.
    Önümüzdeki dönemde Fransa, Belçika, Lüksemburg, Malta, Andorra ve San Marino’nun da BM Genel Kurulu’nda tanıma kararlarını açıklamaları bekleniyor.

    Belçika federal hükümeti, bu ayın başında İsrail’e yaptırımlar ve Filistin Devleti’ni tanıma konularının değerlendirildiği olağanüstü kabine toplantısının ardından karar aldığını açıklamıştı.

    6 ÜLKE BUGÜN TANIYABİLİR

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 19 Eylül’de Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile telefon görüşmesinde ülkesinin 22 Eylül’de (bugün) Filistin Devleti’ni tanıma niyetinde olduğunu iletti.

    Macron, bunu barış planı kapsamında yapacaklarını belirterek, “Filistin yönetimine taleplerimizi yineledim” Demişti.

    Lüksemburg Başbakanı Luc Frieden ve Dışişleri Bakanı Xavier Bettel de parlamentoda yaptıkları konuşmalarda Filistin Devleti’ni tanıma niyetinde olduklarını açıkladı.

    Yetkililer, bu adımın iki devletli çözüm ilkesine dayandığını vurgulayarak, uluslararası toplumla eş güdüm içinde hareket edeceklerini dile getirdi.

    Malta Dışişleri Bakanlığı Daimi Sekreteri Christopher Cutajar, temmuz ayında BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, ülkesinin eylüldeki oturumlarda Filistin’i resmen tanıyacağını duyurdu. Cutajar, Malta’nın barışın sağlanması için iki devletli çözümü desteklediğini ve Filistin’in tanınmasının bu yönde önemli bir adım olacağını ifade etti.

    Filistin Devleti’ni tanınmasını iki devletli çözümün hayata geçirilmesinde “temel bir adım” olarak nitelendiren “New York Çağrısı”na imza atan 15 ülkeden biri de Andorra oldu. Bu ülkelerin ortak açıklamasında, “Filistin Devleti’ni halihazırda tanımış olan ya da tanımaya yönelik iradesini beyan eden ülkeler, bu yönde henüz adım atmamış olan tüm devletleri çağrıya katılmaya davet etmektedir.” ifadeleri kullanıldı.

    San Marino Parlamentosu da 15 Mayıs’ta aldığı tavsiye kararıyla hükümetin bu yıl sonuna kadar Filistin’i tanımasını oy birliğiyle kabul etti.

    Filistin Dışişleri Bakanlığı, bu ülkelerin Filistin Devleti’ni tanıma yönündeki açıklamalarını memnuniyetle karşılayarak, diğer ülkelere de benzer adımlar atma çağrısında bulundu.

    İSRAİL’İN TEHDİDİ SÜRÜYOR

    Batı Şeria’daki Filistin topraklarını gasp eden ve 7 Ekim sonrasında bölgeye yönelik şiddetini iyice artıran İsrail hükümeti, söz konusu ülkeleri Filistin’i tanıma kararından alıkoymak için Batı Şeria’yı ilhakla karşılık verebileceği mesajını yineliyor.

    ABD yönetimi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Batı Şeria’yı ilhak planına açıktan karşı çıkmıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Avrupa hükümetlerini ve diğer ülkeleri, atacakları tanıma adımı konusunda “uyardıklarını” belirterek, bu ülkelerin Netanyahu hükümetinden sert karşılık alabileceklerini söylemişti.

    Rubio’nun açıklamaları, ABD’nin İsrail’in olası Batı Şeria ilhak hamlesini engelleme yönünde doğrudan bir adım atmayacağını göstermiş oldu.

    Avrupalı ülkelerin Filistin Devleti’ni tanımasının, Gazze’de barış anlaşmasına varmayı “zorlaştıracağını” öne süren Rubio, “Uyardığımız diğer konu da bunun, İsrail’i tepki olarak harekete geçmeye zorlayacağıydı.” diye konuştu.

    TANIMAYAN ÜLKELER

    Günümüzde hâlâ İsrail işgali ve ablukası altında bulunan Filistin toprakları, uzun yıllar süren Osmanlı egemenliğinin ardından 1917’de İngiliz işgaline girdi. BM, 1947’de Filistin topraklarının yüzde 55’inin İsrail’e, yüzde 45’inin ise Filistin’e ayrılmasını öngören bir karar aldı. Ancak İsrail, 1948’de bağımsızlığını ilan ettikten sonra başlayan savaşlarda topraklarını genişletti.

  • Avustralya, Kanada ve İngiltere, Filistin’i resmen tanıdı

    Avustralya, Kanada ve İngiltere, Filistin’i resmen tanıdı

    BM Genel Kurulu’nun New York’taki yıllık toplantısı öncesinde gelen açıklamalar, Fransa ve Portekiz’in de benzer yönde oy kullanmasıyla genişleyecek.

    Bu gelişme, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun diplomatik yalnızlığını derinleştiriyor. Ancak kararlar, İsrail’in Hamas’a yönelik süregelen askeri operasyonunu şimdilik durdurmuş değil.

    İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Trump’ın geçen haftaki Londra ziyaretini bekledikten sonra kararını açıkladı. Trump, basın toplantısında “Bu konuda Başbakan ile anlaşmazlığa düştük” derken, “Aslında çok az konuda ayrılıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Starmer, Temmuz ayında yaptığı ilk açıklamada, tanıma kararının İsrail’in Gazze’deki insani krizi hafifletmesi, Hamas ile ateşkese vararak rehineleri serbest bırakması ve uzun vadeli barış için adım atmasına bağlı olduğunu belirtmişti.

    Ancak bu süreçte İsrail, Katar’daki Hamas liderlerini hedef aldı ve Gazze’de askeri operasyonlarını daha da genişletti.

    STARMER’IN İKİLEMİ

    Eski bir insan hakları avukatı olan Starmer için bu karar hem ahlaki hem de siyasi bir denge arayışı oldu. ABD ile ticaret ve Ukrayna savaşı gibi konularda uyumu korumak isteyen Starmer, Gazze konusunda artan iç baskılarla karşılaştı.

    İşçi Partisi içinden ve kamuoyundan, Filistin için daha güçlü adımlar atılması yönünde çağrılar yükseldi.

    Starmer, kararını açıklarken Hamas’ı sert ifadelerle kınadı ve İsrail’de yaşayan akrabaları nedeniyle saldırıların psikolojik etkisini bizzat bildiğini vurguladı.

    Uzmanlara göre, tanıma kararı tek başına sahadaki durumu değiştirmeyecek. Londra merkezli ABD/Ortadoğu Projesi’nin başkanı Daniel Levy, “Eğer İsrail’in saldırıları bu kadar ağır ve suç niteliğinde olmaya devam ederse, bu karar tansiyonu düşürmeye yetmeyecek” değerlendirmesinde bulundu.

    Britanya, İsrail’i resmen soykırımla suçlamaktan kaçınırken, bazı silah satışlarını askıya aldı ancak İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırılarında kullandığı F-35 savaş uçakları için parça tedarikine devam ediyor. Ayrıca Netanyahu hükümetindeki aşırı sağcı bakanlar Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich’e yaptırım uygulandı.

    NETANYAHU VE BAKANLARDAN TEPKİ

    Netanyahu, tanıma kararına öfkeyle karşılık verdi. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, kararın “Hamas’ın korkunç terörünü ödüllendirdiğini, kurbanlarını ise cezalandırdığını” söyledi.

    Netanyahu, “Bugün İsrail’in sınırında kurulacak cihatçı bir devlet, yarın Britanya’yı tehdit edecek” ifadelerini kullandı.

    İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Britanya, Kanada ve Avustralya’nın Filistin’i tanıma kararına tepki göstererek, “derhal karşı önlemler” çağrısında bulundu.

    Ben-Gvir, yapılan tanıma girişimini “katillere ödül vermek” şeklinde nitelendirerek, karşılık olarak Yehuda ve Samarya (Batı Şeria) bölgelerinde egemenlik uygulanmasını ve “Filistin terör otoritesinin” tamamen ezilmesini istedi.

    Ben-Gvir, bu yönde bir egemenlik uygulaması teklifini yakında yapılacak hükümet oturumuna sunma niyetinde olduğunu söyledi.

     

  • Netanyahu, Gazze kentinden 100 bin Filistinliyi sürgün ettiklerini açıkladı!

    Netanyahu, Gazze kentinden 100 bin Filistinliyi sürgün ettiklerini açıkladı!

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze kentini işgal için yürüttükleri saldırılarını şiddetlendireceklerini belirterek kentteki 100 bin Filistinliyi zorla yerinden ettiklerini söyledi.

    Netanyahu, haftalık kabine toplantısı öncesi, Gazze kentini işgal için karadan ve havadan düzenledikleri şiddetli saldırılara ilişkin konuştu.

    Yaklaşık 1 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze kentinden 100 bin Filistinliyi sürgün ettiklerini belirten Netanyahu, devreye soktukları işgal planı çerçevesinde saldırılarını hem kent merkezinde hem de dış mahallelerinde şiddetlendireceklerini kaydetti.

    İran, Hamas, Hizbullah ve Husiler’e ağır darbeler indirdiklerini, Suriye’de Esed rejiminin devrilmesini sağladıklarını da öne süren Netanyahu, Gazze Şeridi’ne saldırılarını sona erdirmek için Hamas’ın “ortadan kaldırılması”, tüm İsrailli esirlerin serbest kalması şartlarını yeniden öne sürdü.

    Öte yandan The Times of Israel gazetesine konuşan bir bakan, haftalık kabine toplantısının üst üste ikinci hafta güvenlik gerekçesiyle Batı Kudüs’te güvenli bir sığınakta gerçekleştirildiğini aktardı.

    Geçen haftaki kabine toplantısı, Husilere düzenlenen saldırı nedeniyle güvenlikli bir yere taşınmıştı.

    İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da benzer şekilde Gazze kentinde “cehennemin kapıları açıldı” ifadeleriyle kenti işgal için saldırıları şiddetlendirecekleri tehdidinde bulunmuştu.

    İsrail ordusu ise işgal saldırıları kapsamında kent içindeki çok katlı binaları hedef alacaklarını duyurmuştu.

    İSRAİL, GAZZE KENTİNİ İŞGAL KARARI ALMIŞTI

    İsrail Güvenlik Kabinesi, 8 Ağustos’ta bölgenin kuzeyindeki Gazze kentinin işgal edilmesine yönelik plana onay vermişti.

    Plana göre ilk aşamada yaklaşık 1 milyon Filistinli güneye kaydırılacak, kent kuşatılacak ve yoğun saldırılar sonrası işgal edilecek.

    İkinci aşamada ise büyük ölçüde harabeye dönmüş olan Gazze’nin kent merkezindeki mülteci kamplarının işgali öngörülüyor.

    İsrail, 1967’den 2005’e kadar 38 yıl boyunca Gazze Şeridi’ni işgal altında tutmuştu. Bugün yaklaşık 2,3 milyon Filistinlinin yaşadığı GazzeŞeridi 18 yıldır ağır bir abluka altında bulunuyor.

  • İsrail Ordusu, Batı Şeria’ya girdi…

    İsrail Ordusu, Batı Şeria’ya girdi…

    İsrail Ordusu, bu sabah Filistin’in Batı Şeria bölgesinde bulunan Ramallah’a girdi. Operasyonda 58 Filistinli yaralanırken, bir gazetecinin aracı zarar gördü. Operasyonda, döviz bürolarına el konuldu ve çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    İsrail Ordusu, bu sabah Filistin’in Batı Şeria bölgesinde bulunan Ramallah merkezinde üç saat süren bir operasyon başlattı. Operasyonda 58 Filistinli yaralanırken, bir gazetecinin aracı zarar gördü. Operasyonda, döviz bürolarına el konuldu ve çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    İsrail Ordusu, Ramallah’a girdi: 58 kişi yaralandı, çok sayıda kişi gözaltına alındı

    İsrail basını da Ordu’nun bu sabah Ramallah’ın merkezinde “kararlı ve alışılmadık” bir operasyon başlattığını bildirdi. Şehre çok sayıda takviye askeri birlik gönderilirken; sıkı bir güvenlik kordonu oluşturuldu.

    Üç saat süren operasyonda, Filistin sağlık yetkililerinin aktardığına göre, 12 yaşında bir çocuk da olmak üzere 58 Filistinli gerçek mermi ve göz yaşartıcı gazla yaralandı. İsrail güçleri ayrıca, bir gazetecinin aracına plastik mermi atarak hasara yol açtı.

    Operasyon sırasında İsrail güçleri, şehirdeki bir döviz bürosunun para ve eşyalarına el koydu, çok sayıda çalışanı gözaltına aldı. İsrail güçleri ayrıca, binaların çatılarına keskin nişancı timleri konuşlandırırken, operasyona onlarca askeri araç katıldı. Operasyonun niteliği ve amacı henüz açıklanmadı.

  • İsrail, Gazze’de hastaneyi vurdu!

    İsrail, Gazze’de hastaneyi vurdu!

    İsrail, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde bulunan Nasır Hastanesi’ne düzenlediği hava saldırısında 4’ü gazeteci 15 kişi hayatını kaybetti.

    İsrail, Gazze Şeridi’ndeki saldırılarına aralıksız devam ediyor.

    İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nin Han Yunus kentinde bulunan Nasır Hastanesi’nin 4. katına düzenlediği hava saldırısında ilk belirlemelere göre 4’ü gazeteci 15 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.

    Resim

    İsrail ordusu, Nasır Hastanesi’nin 4. katına iki ayrı hava saldırısı düzenledi.

    İsrail ordusunun önce hastanenin 4. katını vurduğu, ikinci saldırının ise ilk yardım ekiplerinin ölü ve yaralıları çıkarmaya çalıştığı sırada gerçekleştirildiği aktarıldı.

    Saldırıda, Reuters Haber Ajansı foto muhabiri Hüsam el-Mısri, Katar merkezli Al Jazeera televizyonu kameramanı Muhammed Selame, Independent Arabia ve AP’nin de bulunduğu çeşitli medya kuruluşlarında gazetecilik yapan Meryem Ebu Dekka, ABD merkezli NBC News’te gazeteci olan Muaz Ebu Taha hayatını kaybetti.

    Yapılan ilk açıklamalarda öldüğü belirtilen Reuters kameramanı Hatem Ömer’in ise ağır yaralı olduğu aktarıldı.

    Gazze’deki Filistin Sivil Savunma Teşkilatı, saldırıda biri itfaiye eri olmak üzere 11 Filistinlinin de yaşamını yitirdiğini açıkladı.

    Yaralıları kurtarmaya ve ölüleri enkaz altından çıkarmaya çalışan 7 itfaiye çalışanının ise yaralandığı kaydedildi.

    İSRAİL’E YAPTIRIM VE SİLAH AMBARGOSU ÇAĞRISI

    Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail ordusunun abluka altındaki Gazze Şeridi’nin güneyinde bulunan Nasır Hastanesi’ne düzenlediği saldırıya tepki göstererek, “Ülkelere yalvarıyorum, bu katliamı durdurmak için harekete geçmeden önce daha ne kadarına tanıklık etmeniz gerekiyor?” ifadelerini kullandı.

    Albanese, İsrail’in Nasır Hastanesi’ne düzenlediği saldırıya ilişkin X sosyal medya platformundan paylaşımda bulundu.

    Saldırı neticesinde görev başındaki kurtarma ekiplerinin hayatını kaybettiğini belirten Albanese, “Gazze’de bu tür sahneler her an yaşanıyor. Bunlar çoğu zaman görülmeden ve büyük oranda belgelenmeden yaşanıyor. Ülkelere yalvarıyorum, bu katliamı durdurmak için harekete geçmeden önce daha ne kadarına tanıklık etmeniz gerekiyor?” ifadelerini kullandı.

    Albanese, Gazze’ye yönelik ablukanın kırılması, İsrail’e yönelik silah ambargosu ve yaptırımlar uygulanması çağrısında da bulundu.

  • İsrail’de kabine Gazze’nin işgalini onayladı

    İsrail’de kabine Gazze’nin işgalini onayladı

    İsrail Güvenlik Kabinesi, Gazze kentinin işgalini ve Hamas dışı bir sivil yönetimin kurulmasını da içeren beş maddelik planı kabul etti. Plan, İsrail’in Gazze’de kalıcı güvenlik kontrolü kurmasını ve Hamas’ın tamamen etkisizleştirilmesini hedefliyor.

    İsrail Güvenlik Kabinesi, Başbakan Benjamin Netanyahu’nun Gazze kentinin işgal edilmesi önerisini onayladı.

    Beş maddelik “Hamas’ı yenilgiye uğratma” planında, Hamas ve Gazze Şeridi’nin silahsızlandırılması, tüm rehinelerin geri dönüşü, İsrail’in Gazze Şeridi’nde güvenlik kontrolü ve Hamas ya da Filistin yönetimi dışında alternatif bir sivil idarenin kurulması öngörülüyor.

    İsrail Güvenlik Kabinesi, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze kentinin işgal altına alınmasını öngören yeni bir planı onayladı.

    İsrail Başbakanlık Ofisi’nin resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şunlar kaydedildi:

    “Güvenlik Kabinesi, Başbakan’ın Hamas’ı yenilgiye uğratma önerisini onayladı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Gazze kentinin kontrolünü ele geçirmek için hazırlık yaparken, savaş bölgeleri dışındaki sivil nüfusa insani yardım dağıtacak.

    Güvenlik Kabinesi, oy çokluğuyla beş ilkeyi kabul etti:

    • Hamas’ın silahsızlandırılması.

    • Tüm rehinelerin – hayatta olanların ve ölenlerin – geri getirilmesi.

    • Gazze Şeridi’nin silahsızlandırılması.

    • Gazze Şeridi’nde İsrail güvenlik kontrolü.

    • Hamas veya Filistin Yönetimi dışında alternatif bir sivil idarenin kurulması.”