Etiket: Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı

  • Özgür Özel: Bu cinayetin tetikçisi, azmettirenleri bellidir

    Özgür Özel: Bu cinayetin tetikçisi, azmettirenleri bellidir

    Sinan Ateş davası cinayetinin ilk duruşmasına katılan Özgür Özel, “Bu davayı önce şiddetle sabote etme tehdidinde bulunanlar, sonra başka bir taraftan davaya yanlananlar; şimdi alınan ara kararla seyirci kısmına geçtiler. Biz seyirci kısmından izlemiyoruz, biz Sinan Ateş’in tarafındayız. Biz akan kanın, gözü yaşlı eşin, ananın tarafındayız. Biz başkentinde cinayet işlenmesine sessiz kalmayanların tarafındayız. Bir cinayeti mağdurun ve suçlunun, azmettiricinin gücüne siyasi pozisyonuna göre değerlendirilmemesi gereken hukukun üstünlüğünü savunanların tarafındayız. Biz her zamanki gibi mağdurun ve sonuna kadar adaletin tarafındayız” dedi.

    Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş, Ankara’nın Çukurambar semtinde, 30 Aralık 2022’de, bir aracın arkasına saklanan tetikçi Eray Özyağcı tarafından silahla öldürülmüştü. Ateş’in öldürülmesine ilişkin açılan davanın ilk duruşması, bugün Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülmeye başladı.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, davanın ilk duruşmasına heyetiyle beraber katıldı. Özel’e; CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile Genel Başkan Yardımcıları Gül Çiftci ve Murat Bakan eşlik etti. Duruşmaya ayrıca, CHP 7’nci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı. CHP Lideri Özel, duruşmaya ara verildiğinde Sincan Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. Özel’in açıklamaları şöyle:

    “Bugün Sincan Cezaevi yerleşkesi içindeki mahkeme salonunda, 18 aya varan süredir adalet bekleyen bir eşin ve iki kız evladın babası, adalet bekleyen eşinin hepimizi bu dava sürecinin ilk başından bugüne kadar bilgilendiren, yaşadığı hukuksuzluklara, adaletsizliklere dikkat çeken Ayşe Ateş’in ve Sinan Ateş’in ailesinin adalet arayışına tanıklık etmek üzere buraya geldik. Ancak bu davanın sadece alelade bir cinayet olmadığı ortada. Sinan Ateş, Ülkü Ocaklarının önceki dönem genel başkanıdır ve Ankara’da, başkentte hepimizin gözü önünde bir cinayet işlenmiştir. Bu cinayetin tetikçisi bellidir. Azmettirenlerin az meşhur olanları bellidir. Cinayete katkı verenler, yardım edenler, yataklık edenler, getirenler, götürenler bellidir ama iddianame tam işin gitmesi gereken tarafına gittiği yerde kesilmiştir. Yarım, güdük, natamam bir iddianameyle görülmekte olan bir davayla karşı karşıyayız.

    “Verilen yeni vazifeyi yerine getirmeye çalışan bir tetikçi ve bir azmettiriciyle birlikteydik”

    Bugün biz, önceki dönem Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte ve çeşitli siyasi partilerin genel baskanları, üst düzey temsilcileriyle birlikte bu davayı izlemek üzere geldik. Davanın duruşma düzeni açısından endişe edecek hiçbir şey yok. Sayın Ayşe Ateş’in bir yanında ben oturdum, bir yanında Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız bir yanında Sayın Kemal Kılıçdaroğlu. Ayşe Ateş ve evlatları, ‘Adalete ulaştık’ diyene kadar biz onların yanında durmaya devam edeceğiz. Ama çok belli ki çok görünüyor ki hatta ilk ifadelerden itibaren ilk başta verilen bütün ifadeler, ‘Yanlış söylemişim. Onu söylediğimi hatırlamıyorum. Bunu söyledim, doğru yazmamışlar, çarpıtmışlar’ gibi kendilerine bugün verilen yeni vazifeyi yerine getirmeye çalışan bir tetikçi ve bir azmettiriciyle birlikteydik. Ettiği telefonları hatırlamayan, aldığı talimatları hatırlamayan, verilen konumları hatırlamayan, görüştüğü kişileri hatırlamayan ama birilerinin bağlantısını ortadan kaldırmak için yeni şeyler hatırlayan bir tetikçi ve bir azmettirici gördük. Esas azmettiricilerle bağı ortadan kaldırmak için üst düzey bir çaba gördük.

    “Dava görüldüğü müddetçe CHP’den en az iki genel başkan yardımcısı, hukukçu milletvekilleri davayı takip edecekler”

    Bunu herkes görüyor, herkesin gözünün önünde gerçekleşiyor. Bu işin peşini bırakmayacağız. Bütün hukuki süreci takip edeceğiz. Dava görüldüğü müddetçe CHP’den en az iki genel başkan yardımcısı, hukukçu milletvekilleri davayı takip edecekler. Ben de fırsat buldukça davayı takip edeceğim. Nasıl Soma davasının üzerinden ilgimizi hiç azaltmadıysak, nasıl Çorlu tren kazasından ilgimizi hiç azaltmadıysak; Sinan Ateş cinayetinden de ilgimizi azaltmayacağız. Bir, aileye olan sorumluluğumuzdan dolayı. İki, bir ülkenin başkentinde böyle bir cinayetin sahipsiz bırakılmamasından dolayı, bunun gereğinden dolayı. Oradan Sinan Ateş’in naaşı kaldırıldı, kanlar temizlendi ama gerçekte cenaze ortada duruyor. Sahip çıkması gerekenler sahip çıkmadığı için, bir taziye bile yazmadıkları için, bir başsağlığı bile dilemedikleri için cenaze orada duruyor. Ve herkesin endişesi o ki o cenazeyi orada bırakıp o cinayetin üstüne sis perdesi indirmeye çalışanlar, birileri tarafından talepleri doğrultusunda korunuyor, kollanıyor ve müdahale ediliyor. Polis görevini yapmış ama iddianamede adı geçmesi gereken eski milletvekilleri, halihazırdaki çeşitli yöneticiler, bir siyasi partinin cinayetten önce sonra telefon irtibatı kurulan yöneticilerinin adı dahi geçmiyor. Bütün arabaların plakaları var, bir arabanın yok, onun da adı ‘siyah Audi’. Sonra o aracın içinden hangi genel başkan iniyor, o aracı ona kim tahsis etmiş, bütün Türkiye biliyor; bir tek iddianameyi yazanlarla kabul edenler bilmiyor.

    “Siyasi çıkar için parti içi ya da ittifaklar arası bir kanlı cinayete sessiz kalmayanları temsil ediyoruz”

    Biz bu sisin inmesine, bu cinayetin alelade bir cinayetmiş gibi üstünün örtülmesine seyirci kalmayacağız. Sonucu ne olursa olsun kalmayacağız. Günü geldiğinde kimse ‘kral çıplak’ demiyorsa biz diyeceğiz ama o iki kız evladın, gözü yaşlı eşin, annenin, babanın, kardeşlerin ve Türkiye’de siyaset yapan ve siyasi duruşundan dolayı endişe duyan kimsenin ‘Benim de sonum Sinan Ateş gibi olur’ deyip korkmasına izin vermeyeceğiz. Kim korkarsa korksun biz korkmayanları, geri adım atmayanları, susmayanları, sinmeyenleri, siyasi çıkar için parti içi ya da ittifaklar arası bir kanlı cinayete sessiz kalmayanları temsil ediyoruz. ‘Bu işe karışan kim varsa çeksin cezasını’ deseler partilerini de rahatlatacaklar kendilerini de rahatlatacaklar hareketlerini de rahatlatacaklar ittifaklarını da rahatlatacaklar. Ama bırakın rahatlatmayı, Türkiye’yi sise boğmaya çalışıyorlar, bundan sonrası için gözdağı vermeye çalışıyorlar. Buna sessiz kalınmayacak. Herkes bundan emin olsun.

    “Biz her zamanki gibi mağdurun ve sonuna kadar adaletin tarafındayız”

    Ne yapmaya çalışıyorlarsa çalışsınlar, bu kadar ucuz değil, bu kadar kolay değil. Ve bu davayı önce şiddetle sabote etme tehdidinde bulunanlar, sonra başka bir taraftan davaya yanlananlar; şimdi alınan ara kararla seyirci kısmına geçtiler. Biz seyirci kısmından izlemiyoruz, biz Sinan Ateş’in tarafındayız. Biz akan kanın, gözü yaşlı eşin, ananın tarafındayız. Biz başkentinde cinayet işlenmesine sessiz kalmayanların tarafındayız. Bir cinayeti mağdurun ve suçlunun, azmettiricinin gücüne siyasi pozisyonuna göre değerlendirilmemesi gereken hukukun üstünlüğünü savunanların tarafındayız. Biz her zamanki gibi mağdurun ve sonuna kadar adaletin tarafındayız.”

  • Sinan Ateş cinayetiyle ilgili neler biliniyor?

    Sinan Ateş cinayetiyle ilgili neler biliniyor?

    Ankara’da öldürülen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayetine ilişkin açılan davanın ilk duruşması 1 Temmuz’da Sincan Cezaevi’nde başlayacak. İlk duruşmayı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve CHP 7’inci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da takip etmesi bekleniyor.

    Yaklaşık 2 sene önce işlenen cinayete ilişkin neler biliniyor?

    Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşmasına sayılı günler kalırken cinayetin perde arkasında yaşananlar, çok sayıda cevapsız soru masada duruyor.

    Ankara’nın Çukurambar semtinde, 30 Aralık 2022’de  Sinan Ateş’in öldürülmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan ve Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi 145 sayfalık iddianame kabul edildi.

    İddianamede, tetikçi Eray Özyağcı ile onu olay yerine getiren ve kaçıran Vedat Balkaya ile Suat Kurt hakkında eylem üzerinde ortak hakimiyet ile müşterek fail olarak Sinan Ateş’e yönelik toplu halde, iştirak halinde “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

    Sanıklardan ”silahlı eylemi organize ettiği” iddia edilen Doğukan Çep ve şüpheli eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın ise ”suça azmettiren olarak maktüle yönelik toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

    Sanıklardan Zekeriya Asarlaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Mustafa Uzunlar, Askın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Osman Bayraktar, Caner Güney, Umut Ersoy, Çağlar Zorlu, Aytaç Ataç, Emre Yüksel, Serdar Öktem, Erdem Karadeniz, Alper Atay, Mustafa Ensar Aykal’ın ”iştirak halinde islenen suça yardım eden fail olarak maktüle yönelik toplu halde, istirak halinde tasarlayarak kasten öldürme” suçundan hapis cezası isteniyor.

    AYŞE ATEŞ’İN İFADESİ İDDİANAMEYE GİRMEDİ

    İddianamede 22 kişi yer alırken, kamuoyundan da sert eleştiriler aldı. Eleştirilerin nedeni ise iddianameye girmeyen pek çok hususun olması. Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’in 17 sayfalık verdiği ifadeden iddianamede sadece “Olay tarihinde öldürülen Sinan Ateş’in eşi olduğunu, olayın bütün yönleriyle araştırılmasını talep ettiği, eşinin öldürülmesi olayını gerçekleştiren tüm şüphelilerden davacı ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır” şeklinde yer verildi.

    Ayşe Ateş’in verdiği ifadede pek çok MHP’li ve Ülkü Ocakları üyesi kişilere işaret ediyordu. Öyle ki Ayşe Ateş’in ifadesinde 11 kez “MHP”, 91 kez “Ülkü Ocakları”, 12 kez “Ahmet Yiğit Yıldırım” 23 kez de “Olcay Kılavuz” ifadeleri geçmesine rağmen bunlardan bir tanesi bile iddianamede yer almadı.

    MHP VE ÜLKÜ OCAKLARI BAĞLANTILI İSİMLER İŞARET EDİLDİ

    Öte yandan, Ayşe Ateş savcılık ifadesinde, Sinan Ateş’in ardından Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı’na yeni atama yapıldığını ve yeni yönetimdeki isimlerin Sinan Ateş hakkında “FETÖ’cü, ihanet ateşi gibi ithamlar içeren sosyal medya paylaşımlarının yapıldığını belirtti. Sinan Ateş hayattayken kendisine Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın kontrolünde olan ve genel başkan yardımcısı olarak görev yapan Kadir Ensar Ejder isimli şahıs tarafından yönetilen Orhun Haber isimli internet haber sitesinde 4 Mart 2022’de ”bir ihanet ateşi” başlıklı haberin yapıldığını söylediğini belirten Ayşe Ateş, yine bu haber sitesinin Sinan Ateş hakkında yapmış olduğu bu ve benzeri haberleri gerçekte o dönemin Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım tarafından yapıldığı iddiasında bulunmuştu.

    CİNAYETLE İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN 3 İSİM

    Ayşe Ateş savcılık ifadesinde, davanın iddianamesinde azmettirici olarak belirtilen Tolgahan Demirbaş’ın, Sinan Ateş’in arkadaşı Haluk Türk’e giderek kendisinin ‘Ahmet Yiğit Yıldırım ve Olcay Kılavuz tarafından elçi’ olarak gönderildiğini söylediğini aktardı ve, ”Bu şahıs eşimin arkadaşına ‘Sinan Ateş’in yanında durma abi, Ocak onun kalemini kırdı, sen de zarar görme’ demiş. Haluk Türk bunu eşime söylemiş, eşim de bana söylemişti. Tolgahan Demirbaş isimli şahsın kendisinin yanına gelerek eşim hakkında söyledikleri dışında eşim tarafından kendisine karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili paylaşımlarda bulunmuş olabileceğini düşünüyorum. Dosya şüphelisi Tolgahan Demirbaş’ın Haluk Türk’e eşimin öldürülmesi kararı alındığını kimlerin söylediğini, şahsın kendisine başka neler anlattığını ve rahmetli eşime karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili olarak varsa sahip olduğu bilgileri anlatması hususunda Haluk Türk’ün ifadesine başvurulmasını talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.

    KAYBOLAN TUTANAK

    Ayşe Ateş, Sinan Ateş’in suikasttan birkaç ay önce kendisine “Olcay Kılavuz ve Ahmet Yiğit Yıldırım beni öldürmek için kiralık katil arıyor” dediğini de aktarmıştı.

    Şüphelilerden Tolgahan Demirbaş’ın ise dönemin MHP Milletvekili Olcay Kılavuz’un evinde saklandığı ve burada gözaltına alındığı iddia edildi. İddiaya göre Kılavuz, Ateş cinayeti sonrası kendi evinde saklanan Demirbaş’ı vermek istemeyerek polise direnmiş; tartışma sonrası da Demirbaş’ın söz konusu adresten alındığına ilişkin tutanak kaybolmuştu. Ayşe Ateş’in şikâyeti sonrası Kılavuz’la ilgili işlem yapılırken Kılavuz’un olay tarihinde milletvekili olduğu gerekçesiyle dosya parlamenter soruşturma bürosuna iletildi.

    Cinayette ismi sık sık geçen Olcay Kılavuz, Sinan Ateş cinayeti için, “Her şeyden evvel böyle şerefsiz bir olayın içerisinde bulunacak kadar şerefsiz biri değilim” diyerek kendini savundu. Kılavuz’un bir TV kanalında bu açıklamayı yapması üzerine MHP’nin Meclis’teki Grup Danışmanlığını yapan Kılavuz’un görevine son verilmişti.

    EMRE YÜKSEL’İN FARKLI ADRESLERİ

    Sinan Ateş öldürüldükten bir gün sonra şüpheli Tolgahan Demirbaş’ın savcılık talimatıyla arama yapılan aracında 7 adet kovan, 34 adet fişek, 1 adet tabanca, tabancaya takılı vaziyette bir adet şarjör bulunduğu ortaya çıkmış ve söz konusu belgelere ANKA Haber Ajansı ulaşmıştı. Tutuklu sanıklardan eski Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel ve Tolgahan Demirbaş’ın birbirleri ile çelişkili ifadeler verdiği belirlendi. Ayrıca Emre Yüksel’in sorgulama aşamasındaki tüm tutanaklarda ikametgah adresinin Ankara’da bulunan Ülkü Ocakları Genel Merkezi olduğu görülürken, iddianamede ise farklı bir adres yer aldığı ortaya çıkmıştı.

    4 PARTİNİN GENEL BAŞKANI KATILACAK

    Bu süreçte Ayşe Ateş de 1 Temmuz’da görülecek duruşmaya siyasetçilerin katılması talebiyle görüştü. Ayşe Ateş’in bu görüşmelerin ardından yaptığı açıklamalara göre CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve CHP 7’inci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu duruşmayı takip edecek isimler arasında yer alıyor.

    MHP’NİN AVUKATLARI KATILACAK

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise 12 Haziran’da “MHP, 1 Temmuz’daki duruşmada mutlaka hazır olacak” açıklamasını yaparken, Ayşe Ateş bu açıklama tepki göstermiş ve “MHP, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in katline ilişkin görülecek olan siyasi cinayet davasına avukatları düzeyinde katılacakmış. Peki, neden? Müşteki değiller. Sanık olmadıklarını da tekrar tekrar ifade ettiler. Eminim ki kamuoyu da benimle aynı soruyu soruyordur: O hâlde ne işiniz var Sincan’da” demişti.

    Duruşmaya günler kala ise Devlet Bahçeli “1 Temmuz 2024 Pazartesi günü başlayacak mahut cinayet davasıyla partimizi ve Ülkü Ocaklarını ilişkilendirmek için tek ayak üzerinde kırk yalan söylerler. Söz konusu davaya sadece avukatlarımız katılacak, bunun dışında hiç kimse orada bulunmayacaktır. Herkes eteğindeki taşı döksün de şahit olalım. Kim ne biliyorsa, hangi belge, bilgi ve bulguya sahipse, mahkemeye sunsun da hepsinin ense tıraşını görelim” açıklamasını yaptı.

    ERDOĞAN-AYŞE ATEŞ GÖRÜŞMESİ

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Ayşe Ateş’i Beştepe’de kabul etti. Ayşe Ateş, Erdoğan ile görüşmesine ilişkin yaptığı açıklamada, ”Beni ve kızlarımı gerçekten uzun uzun dinledi. Kızlarım da uzun bir konuşma yaptılar, sohbet ettiler kendisiyle. Durumu anlattım, izah ettim, dosya hakkında konuştuk. Deyim yerindeyse dertleştik aslında, o havada bir görüşme geçti” ifadesini kullanmıştı.

    17 KİŞİNİN DOSYASI AYRILDI

    Cinayete ilişkin 22 tutuklu sanık hakkında dava açılırken 17 şüphelinin de dosyası ayrıldı. Dosyası ayrılanların arasında hakkında yurt dışı çıkış yasağı konulan Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ve Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı, Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Burak Kılıç ile  Ülkü Ocakları Ankara İl Başkan Yardımcısı Suat Yılmazzobu, eski Çubuk Ülkü Ocakları Başkanı Gürsel Horat, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde komiser olarak görev yapan Talha Atalay ve eski MHP Mersin Milletvekili ve eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz yer alıyor.

    Kaynak:Birgun.net

  • Timur Soykan : 16 SUÇTAN ARANIYORDU AMA…

    Timur Soykan : 16 SUÇTAN ARANIYORDU AMA…

    Sinan Ateş iddianamesi, önemli failleri karanlıkta bıraksa bile devletteki ortakları gözler önüne seriyor. Cinayetin her aşamasında devletin kapalı sistemlerindeki bilgiler kullanılıyor. Ateş’in cep telefonu sinyal bilgilerini, adres ve plaka kayıtlarını, uçuş bilgilerini devletin içindeki ortakları örgüte iletiliyor. Bu bilgiler güvende değilse hiçbirimiz güvende değiliz.

    Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Sinan Ateş, 30 Aralık 2022’de Ankara’nın göbeği Çukurambar’da öldürüldü. Siyasi cinayeti ne Cumhurbaşkanı Erdoğan ne de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli kınadı. Defalarca soruşturmayı yürüten savcılar değiştirildi, siyasi müdahaleler gündeme geldi. Türkiye’de iktidarın talimatıyla işleyen yargı, iddianameyi yazmak için 2023 genel seçimlerinin ve 2024 yerel seçimlerinin tamamlanmasını bekledi. Kamuoyuna yansıyan delillerin sansürlendiği, cinayet nedeninin yazılmadığı iddianamede bile onlarca skandal var.

    16 SUÇTAN ARANIYORDU AMA…

    Sinan Ateş’i öldürme görevi verilen İstanbul Maltepe merkezli çetenin mensupları, firari olmalarına karşın yakalanmıyor. Adeta cinayet için elde tutuluyorlar. Torbacı çetenin lideri ‘Dodo’ lakaplı Doğukan Çep, 11 yıl önce Maltepe Gülsuyu’nda uyuşturucu çetelerine karşı yürüyüş yapan gençlere ateş açmış, Hasan Ferit Gedik’i öldürmüştü. İki yıl bile hapis yatmadı. 2018 yılında 35 yıl hüküm giydi. Sinan Ateş cinayeti nedeniyle yakalandıktan sonra polis ona şu soruyu sordu:  “Epey uzun bir zamandır 16 ayrı suçtan aranıyorsunuz, bu süre zarfında neler yaptınız, nerelere gittiniz?”

    Yani Doğukan Çep, 16 suçtan aranmasına karşın İstanbul’da elini kolunu sallayarak gezmiş. Doğukan Çep bu soruya verdiği yanıtta “Firar olduğum zamanda hep İstanbul’daydım, üzerimde kimliğim hiç olmadı, herhangi bir düzenim de olmadı. Çekmeköy’deki polislerin bastığı ikametimde kalıyordum” dedi. Ayrıca Alemdağ’da bir sitede kaldığı da belirlendi. 1877 Alemdağspor Kulübü’nün binasında vakit geçiriyordu. Hatta Kocaeli’ndeki bir otele para tahsilatı için silahlı bir baskın düzenleyip ateş açmıştı.

    Doğukan Çep suikasttaki en kilit isimlerden. 

    POLİS KONTROLÜNDE BIRAKILDILAR

    Doğukan Çep’ten talimat alan ve Sinan Ateş’i öldüren tetikçi Eray Özyağcı ise farklı suçlardan hükümlüydü, 3 yıldır firariydi. Doğukan Çep ile birlikte mekânlarda cirit atıyorlardı. Otel baskınında o da vardı.

    Sürekli onları taşıyan ve Alemdağ’daki bir durağa bağlı olan iki taksicinin iddianamedeki ifadeleri dikkat çekti.

    Sinan Ateş cinayetine yardım suçundan yargılanan taksici Caner Günay şöyle dedi:

    Timur Soykan’ın yazısının devamı