Etiket: duruşma

  • İBB Davasında 3. hafta…

    İBB Davasında 3. hafta…

    İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 107 kişinin tutuklu yargılandığı, 402 sanıklı İBB Davasında 3. haftaya girildi.

    Şeker Bayramı tatilinin ardından 8. duruşma günüyle yargılama devam edecek. Bugün ilk savunmayı, tutuklu Altan Ertürk yapacak. Bu hafta, isimleri listede 11 ve 12. sırada yer alan; Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık da savunma yapacak.

    İddianamede, Şahan hakkında çeşitli suçlamalardan toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Çalık hakkında da birden fazla suçlama ile 30 yıldan 88 yıla kadar hapis cezası isteniyor. İki ismin de uzun süren savunma yapması bekleniyor. Ayrıca, tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in yeğeni Murat Keleş’in de bu hafta sanık kürsüsüne çıkması öngörülüyor.

    Mahkeme Başkanı, Ramazan nedeniyle ilk iki hafta saat 10.00 ile 16.00 saatleri arasında görülen duruşmaların bu haftadan itibaren saat 10.00 ile 21/22.00 saatleri arasında görüleceğini açıklamıştı. Nisan ayı sonuna kadar tutuklu sanık savunmalarının tamamlanması hedefi nedeniyle bugünden itibaren duruşmanın daha geç saatlerde sona ermesi planlanıyor.

    DURUŞMANIN İKİNCİ HAFTASINDA NELER YAŞANDI?

    Duruşmanın ikinci haftasının ilk duruşması 16 Mart pazartesi günü itibarıyla başladı. Henüz savunmalar başlamadan Jandarma, duruşmaya cübbesiyle gelen ve avukat kısmına oturan CHP Milletvekili Turan Taşkın Özer’in yerini yerini değiştirmek istedi. Talebe tepki gösteren Özer, “Burası cezaevi değil. Ben buraya avukat olarak geldim. Notumu alıyorum, iddianame de önümde açık. Yeter ya. Yönetemiyorsa yapmasın” dedi.

    Mahkeme başkanı, tartışmaların devam etmesi üzerine duruşmaya süresiz ara verdi. Aradan sonra salona gelen mübaşir duruşmanın ertesi güne ertelendiğini duyurdu. 6 saat sürmesi planlanan duruşma sadece 10 dakika sürdü.

    GAZETECİLERDEN MAHKEMEYE DİLEKÇE: TALEP KABUL EDİLMEDİ

    İBB Davası’nda duruşmayı takip eden gazeteciler tarafından İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi 1. Heyetine talep dilekçesi sunuldu. Gazeteciler koşulların elverişsiz olduğunu ve yer değiştirme uygulamasından vazgeçilmesi taleplerini mahkemeye iletti. Ancak Mahkeme Başkanı kararından vazgeçmedi. Sadece sandalyeleri değiştirilen gazeteciler duruşmayı, salonun en kör noktasından takip etmeye devam ediyor.

    ‘SEYİRCİ KISITI’ TALEBİ KABUL EDİLDİ

    Mahkeme, Duruşmanın ertelenmesinden hemen sonra, Bakırköy Cumhuriyet  Başsavcılığı’na yazı yazdı. Müzekkerede, bundan sonraki duruşmalara; sanıklar ve vekalet ilişkisi bulunan müdafileri, müştekiler ve müşteki vekilleri, yargılamayı takip etmek isteyen basın mensupları ile tutuklu sanıkların birinci ya da ikinci derece yakınlarından birinin alınmasının uygun olacağı belirtildi. Mahkeme, sayılan kişiler dışındaki kişilerin duruşma salonuna alınmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını istedi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemenin talebini kabul etti.

    İTİRAFÇI ÜMİT POLAT SAVUNMASINDA DÜZELTME YAPTI

    İBB Davası’nın 6. Duruşma günü olan 17 Mart’ta, daha önce etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen ancak ifadeleri yetersiz bulunduğu için tutukluluğu devam eden Ümit Polat’ın çapraz sorgusu yapıldı. Polat sorgunun ardından, ilk hafta mahkemede yaptığı savunmaya ilişkin düzeltme yaptı. Polat, “Daha önce böyle bir topluluğa karşı hiç konuşmadım. Buradaki baskı beni çökertti. Algım kayboldu, bazı şeyleri atladım” dedi ve şöyle ekledi: “‘Vali yalanladı’ dendi. Ben Valiye saygısızlık yapmak istemem, yanlış bir şey olduysa özür dilerim. Akrabası değil, akrabasının arkadaşı çalışıyor. Paranın teslim edilmesi ile ilgili hiç ‘gördüm’ gibi bir ifadem olmadı.”

    İMAMOĞLU: “TUTUKSUZ YARGILAMA HAKKINI SAĞLARSANIZ TARİHE GEÇERSİNİZ”

    Davanın 18. Mart’taki 7. duruşma gününde savunmalar başlamadan önce Mahkeme Başkanından izin alarak kürsüye gelen İmamoğlu, seyirci kısıtının kaldırılmasını ve tutuksuz yargılamayı talep etti. İmamoğlu, “Bazen öyle bir çıkış yaparsınız, insanların tutuksuz yargılanma hakkını sağlarsınız. Tarihe geçersiniz” dedi.

    “GÖRMEDİM, ŞÜPHELENDİM” DİYEN MURAT OR SAVUNMA YAPTI: “BEYANLARIM KESİN GÖRGÜYE DAYANMIYOR”

    Daha sonra Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas’ın özel kalem müdürü Murat Or savunma yaptı.

    Rüşvete aracılık etmekle suçlanan ve savılık ifadesinde “duydum, şüphelendim” ifadeleri dikkat çeken Or, “Kimseden Ali Sukas adına para talep etmedim. Kimseden de para almadım. Getirileni açıp bakma, inceleme, getirilenle ilgili soru sorma yetkim bulunmamakta. Etkin pişmanlıktan yararlanma ihtiyacı hissetmedim. Kesin görgüye dayanmış beyanlarım değildir. Kimseye bir ithamda bulunmanın doğru olacağını düşünmüyorum. Ali Sukas’a para verildiğine gözümle şahit olmadım” dedi.

    “İFADELERİM İDDİANAMEYE YANLIŞ GEÇİRİLDİ” İDDİASI

    Murat Or ayrıca, verdiği ifadeler arasında çelişkiler olduğunu belirterek bazı ifadelerinin iddianameye yanlış geçirildiğini öne sürdü. Verdiği ifadenin tam metnini iddianamede gördüğünü belirten ve ifadelerde maddi hatalar olduğunu aktaran Or, “Ben ‘düşünülebilir’ demiştim ama bu kelime ifademde ‘düşünmekteyim’ diye yer almış. İkincisi ise, ’Burada bulunduğunu düşündüğüm’ dedim ama bu ifadede ‘bulunan’ diye yazılmış” ifadelerini kullandı.

  • Eski TÜSİAD yöneticileri Orhan Turan ve Ömer Aras’a 1 yıl 3 ay hapis cezası!

    Eski TÜSİAD yöneticileri Orhan Turan ve Ömer Aras’a 1 yıl 3 ay hapis cezası!

    Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) eski Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ile eski TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras’ın, dernek genel kurulunda yaptıkları konuşmalar gerekçe gösterilerek “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamalarıyla yargılandıkları davanın dördüncü duruşması bugün İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Mahkeme, “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamasından “suçun yasal unsurlarının oluşmaması” nedeniyle Turan ve Aras’ın ayrı ayrı beraatlarına kararı verdi. 

    1 YIL 3 AY 18 GÜN HAPİS CEZASI

    “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasından ise iki isme de 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası verildi, hükmün açıklanması geri bırakıldı.

  • ‘Antalya Büyükşehir Belediyesi’ soruşturmasında iddianame kabul edildi

    ‘Antalya Büyükşehir Belediyesi’ soruşturmasında iddianame kabul edildi

    5 Temmuz 2025’te tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan’ında aralarında bulunduğu 41 şüpheli hakkında 702 sayfalık iddianame düzenlendi.

    İddianamede, icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamalarına yer verildi.

    Bu aşamada tespit edilen 26 eylem yönünden hukuki değerlendirme yapıldığı belirtildi. Muhittin Böcek’in icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması; Mustafa Gökhan Böcek’in yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap, nüfuz ticareti ve haksız mal edinme suçlarından cezalandırılması talep edildi.

    6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianame kabul edildi. Davanın ilk duruşmasının 16 Mart’ta yapılacağı bildirildi.

  • Aziz İhsan Aktaş davasında dördüncü gün!“EĞER SİLSİLE BU İSE BELGEYE ONAY VEREN ÇEVRE BAKANLIĞI DA YARGILANSIN”

    Aziz İhsan Aktaş davasında dördüncü gün!“EĞER SİLSİLE BU İSE BELGEYE ONAY VEREN ÇEVRE BAKANLIĞI DA YARGILANSIN”

    Silivri’deki Marmara Cezaevi 1 No’lu duruşma salonunda 27 Ocak’ta başlayan Aziz İhsan Aktaş davası duruşmasında bugün; Esenyurt Belediyesi’nden ve İsfalt’tan tutuklu isimlerin savunmalarının alınması bekleniyor.

    Aralarında Zeydan Karalar, Rıza Akpolat, Oya Tekin ve Utku Caner Çaykara gibi CHP’li belediye başkanlarının da yer aldığı tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde mahkeme salonuna getirildi.

    CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, duruşma öncesi izleyicilerin yanına giderek, alkış ve tezahüratla başkanlara destekte bulunmamaları konusunda uyarıda bulundu.

    “EĞER SİLSİLE BU İSE BELGEYE ONAY VEREN ÇEVRE BAKANLIĞI DA YARGILANSIN”

    Duruşma, “özel belgede sahtecilik” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla 17 Ocak 2025’te tutuklanan Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış’ın savunması ile başladı.

    Çalış, göreve geldikten sonra Aziz İhsan Aktaş’ın kendisini aradığını, belediyeden daha önce ihale alan bir iş insanı olduğu için bu aramanın da normal olduğunu söyledi. Çalış, Aktaş ile olan telefon görüşmesinin yalnızca 35 saniye sürdüğünü ifade etti.

    Görev süresi boyunca sık sık sahada olduğunu vurgulayan Çalış, “1 milyon nüfuslu Esenyurt’ta herhangi biriyle aynı baz istasyonunda sinyal vermiş olmam çok normal” dedi.

    “Ben niye tutukluyum?” diye soran Çalış, imzaladığı sözleşmedeki imza tarihinin düzeltilmesi durumunda tüm iddiaların çökeceğini ve iddianamenin tek dayanak noktasının bu olduğunu savundu.

    “13 AYDIR PERİŞAN OLAN SADECE BEN DEĞİLİM”

    Çalış, “Sahtekarlıkla suçlanmak bu kadar kolay olmamalıydı” sözleriyle mahkeme başkanına seslendi ve şu ifadeleri kullandı: 

    “Bırakın özel belgeyi, belgenin resmini dahi görmedim. Elektronik ortamda önüme tensip geldi, elektronik imza attım ve gönderdim. Resmi belgeyi bile görmemişken, ben özel belgede nasıl sahtecilik yapabilirim?

    Eğer bir silsile kurulacaksa; Destek Hizmetleri Müdürü firmalardan teklif aldı diye sahtekârlık yapmışsa, Temizlik İşleri Müdürü Destek Hizmetleri’ne yazı gönderdi diye sahtekârlık yapmışsa, Temizlik İşleri Müdürü benden olur aldı diye ben sahtekârlık yaptıysam, ben de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan olur aldıysam, o zaman onların da yargılanması gerekir. Eğer silsile buysa, bu şekilde olması gerekir Sayın Başkanım.

    Benim imzam alınsın, yetkili laboratuvara gönderilsin. Eğer imza bana aitse, bana en az üç ceza verebilirsiniz. Çünkü o imza bana aitse, eşimin, çocuklarımın ve ailemin yüzüne bakamayacak duruma gelirim. Bu da benim için zaten en büyük ceza olur. Bana verilecek her türlü hukuki ceza inanın ki az gelir.

    13 aydır perişan olan sadece ben değilim; cezaevi kapılarında perişan olan 80 yaşındaki annem, ailem, eşim ve çocuklarım… Hakkımızı helal etmiyoruz. Ben hiçbir suç işlemedim, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”

    AZİZ İHSAN AKTAŞ DURUŞMAYA KATILDI

    “Suç örgütü lideri” olduğu iddia edilen ve hakkında 704 yıl hapis cezası talep edilen Aziz İhsan Aktaş da duruşmaya katıldı.

    “İHALEDE İMZASI BULUNANLARIN BİR KISMI TUTUKLUYKEN BİR KISMI GÖREVİNİN BAŞINDA”

    İkinci olarak savunma yapan isim Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Şimşek oldu. Belgede mevzuata aykırı bir durum olmadığını savundu, ihaleye fesat karıştırmakla suçlandığı ihalelerde de bir suç işlemediğini söyledi.

    Şimşek savunmasının devamında, “İhalede imzası bulunanların bir kısmı cezaevindeyken, bir kısmı görevinin başında” diyerek duruma tepki gösterdi.

    “OĞLUM OKULDA ÖĞRENİP ÇEKTİĞİ ÇİZGİLERLE BABASININ ŞAFAĞINI SAYIYOR”

    Oğlunun okula yeni başladığını söyleyen Şimşek, “Oğlum okulda öğrenip çektiği çizgilerle babasının şafağını sayıyor. Bir baba olduğumu, bir ailem olduğunu, bir dosya numarasından oluşmadığımı ve bir suç işlemediğimi bilmenizi isterim. Ben bir suça karışmadım, etik ilkelerine aykırı bir işin içinde olmadım” dedi.

    DURUŞMAYA 1 SAAT ARA

    Mahkeme Başkanı, Şimşek’in savunmasının ardından duruşmaya 1 saat ara verdi.

    CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de duruşmayı takip etmek üzere Silivri’ye geldi.

  • İmamoğlu’nun yargılandığı diploma davası 16 Şubat’a ertelendi

    İmamoğlu’nun yargılandığı diploma davası 16 Şubat’a ertelendi

    19 Mart operasyonlarında gözaltına alındıktan sonra 23 Mart’tan beri tutuklu olan ve hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası istenen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu hakkındaki diploma davasının üçüncü duruşması bugün Silivri’de görüldü.

    İMAMOĞLU SALONA GETİRİLDİ

    Davanın Kahramanmaraş’a atanan hakimi Ali Doğan yerine, daha önce İstanbul 11.Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olan Sinan Erdemli adli hakim duruşmayı yönetti.

    Saat 11:26 sularında İmamoğlu salona alkışlar eşliğinde getirildi. Mahkeme Başkanı alkışlar üzerine sert uyarılarda bulundu.

    HAKİME SESLENDİ: UMARIM BAŞINIZA BÖYLE BİR ŞEY GELMEZ

    Hakim, İmamoğlu’nun iptal edilen diplomaya ilişkin araştırma raporu hakkındaki görüşünü sordu.

    İmamoğlu şunları söyledi:

    “Diploma soruşturması, ben cumhurbaşkanı adaylığımı açıklayınca siyasi bir davaya dönüştürüldü. Bu, rakibini devre dışı bırakma mücadelesidir. Davayı bu gözle dinlemek ve algılamak gerekir.”

    Davanın hâkiminin değişmesine yönelik konuşan İmamoğlu, hakime “Umarım sizin başınıza böyle bir şey gelmez” dedi.

    “BUGÜN DÜNDEN DAHA GÜÇLÜYÜM”

    Kendisinin davalarına ilişkin 12 kez mahkeme heyeti değişikliği yapıldığını belirten İmamoğlu şöyle devam etti:

    “Benim mücadelem zalimliğe karşı mücadeledir. Beni hiçbir güç yıldıramaz. Bugün dünden daha güçlüyüm. Yarın bundan da daha güçlü olacağım. Gücümün nasıl arttığını tarif bile edemem.”

    İmamoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bugün buraya suçlamaya geldim. Bu adaletsizliğe imza atan kişilerin bu salonlarda, adil yargı altında çatır çatır hesap vereceğinin altını çiziyorum. Bugün susmamanın da bir vatan ve gelecek hizmeti olduğunun farkındayım. Bugün konuşmazsak bizi daha zor günler bekliyor, bunu bilesiniz.”

    “Adımın geçtiği tüm davalarda mahkeme heyeti değişti. Bunu sizi korumak için söylüyorum hâkim bey. Siz bu dosyaya yeni atandınız. Sizin için de kolay bir durum olmayacağının farkındayım. Ancak davanın başka bir yere gönderilen hâkimi için hiç kolay değil. Zan altında bırakıldı ve benim adil yargılanma hakkım da ihlal edildi.”

    “BAĞIMSIZ BİR KARAR VEREBİLECEK MİSİNİZ?”

    Hâkime sorular yönelten İmamoğlu şöyle devam etti:

    “Bütün evraklarımın, bütün işlemlerimin, sunduğum tüm belgelerin sahte olmadığını ispat edersem, siz bu baskı altında bağımsız bir karar verebilecek misiniz? Bu soruyu aldım buraya koydum. Hâkim değiştirilerek, savcı terfi ettirilerek adalet gelmez. Buna alet olan herkes elbet adil yargı önünde hesap verecek.”

    ‘Neymiş? Evrakta sahtecilik yapmışım. Tam bir kumpas. Türkiye’nin bütün hukukçularına sorsanız diplomam anamın ak sütü kadar helaldir. Hiçbir sahtecilik yapmadım. 19 yaşındaki Ekrem’i yargılamaya kalkan bu suçlamaları kabul etmiyorum. Buna girişenlere karşı hakkımı sonuna kadar arayacağımı da buradan ilan ediyorum.”

    Savunmasına devam eden İmamoğlu, “Bu dava Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığının engellenme davasıdır. Yaşananlar beni şaşırtmıyor çünkü bugüne kadar her şeyi yaptılar ama bu absürt günleri aşacağız. Bu sürecin içinde olanlar ise kendi evlatlarının bile gözüne bakamayacak” ifadelerini kullandı.

    Dosyayla ilgili konuşmaya devam etmek istediğini belirten İmamoğlu, daha sonra “Bu absürt davada dört taraf var: 19 yaşındaki ben. Hâlâ 25 yaşında gibi genç hissediyorum, orası ayrı….” ifadelerini kullanırken mahkeme başkanı araya girerek, “19 yaşındaki Ekrem ile ilgili bir soru soracağım. Geçiş sürecinde İstanbul Üniversitesi’ne maddi durumunuzla ilgili yazı yazmışsınız. Maddi durumunuz o zamanlar kötü müydü?” diye sordu.

    İmamoğlu, hakimin sorusuna şaşırarak şöyle yanıt verdi: “Tüm dosyada bu mu dikkatinizi çekti, hâkim bey? Çok kötü bir giriş yaptınız. Ben de önyargı oluşmaz ama ilk sorunuz bu olmamalıydı. Size tavsiyem, soruları sormadan önce iyi düşünmeniz, hâkim bey.”

    “DOSYALARIMI SAKLADIM ÇÜNKÜ…”

    İmamoğlu, savunmasına okuduğu üniversitelere ilişkin resmi belgelerin kartona basılmış büyük hâllerini göstererek devam etti. Tüm belgelerini, not ortalamalarını ve geçiş yazılarını hâkime gösteren İmamoğlu şöyle devam etti:

    “Gördüğünüz gibi tüm belgelerim yanımda ve hepsi aşama aşama kayıt altına alındı. İyi ki bunları saklamayı akıl etmişim. Yarın öbür gün biri bunun üzerinden namussuzluk yapar diye saklamışım herhalde.”

    Hâkime, “Siz de üniversite bitirdiniz, diploma belgesinin gerçek olduğunu bilirsiniz” diyen İmamoğlu, daha sonra kendisine “Hangi okulu bitirdiniz?” diye sorunca hâkim, İstanbul Üniversitesi’ni bitirdiğini söyledi. Tebessüm eden İmamoğlu, “Ne güzel. Ben sizin de hakkınızı koruyorum” diye yanıt verdi.

    “BENİM HER ŞEYİM GERÇEK”

    “Tüm belgelerim gerçek, benim her şeyim gerçek” diyen İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının diploma soruşturmasına ilişkin resmi yazısını hâkime göstererek cumhurbaşkanı adaylığı için üniversite diplomasının istendiğine dikkat çekti.

    İmamoğlu, “Şunu yazan savcı bir de terfi alıyor. Terfi edene de ettirene de Allah akıl versin. Bu dava sadece yargı üzerinden değil, akademik kurumlar üzerinden de siyasallaştırılıyor” diye konuştu.

    “ZAVALLI REKTÖR”

    Diplomasını iptal eden İstanbul Üniversitesi Rektörü Osman Bülent Zülfikar hakkında konuşan İmamoğlu, “Bu zavallı çıkmış yandaş basına açıklamalar yapıyor. Masalcı, hikayeci rektör. Ben onu ziyaret ettiğimde odasına fotoğrafçı bile alamayan rektör. Diploma iptalinden birkaç gün önce kendisini aradığımda zor durumda olduğunu söyleyen rektör… Yandaş gazetelere konuşarak kendini aklamaya çalışan zor durumdaki rektöre seslenmek istiyorum: Devlet üniversitesi talimatla hareket edemez” dedi.

    Savcılığın iddianamedeki ifadelerinden çeşitli örnekler veren İmamoğlu, savcılığın iddianamedeki boşlukları hikâye ve niyet okumalarla doldurduğunu söyledi.

    İddianameyle ilgili konuşan İmamoğlu, hâkime “19 yaşındaki bir insanın sahteciliği olmaz. Sizce olur mu hâkim bey?” dedi.

    Hâkim, “Burada sorgulanan ben değil sizsiniz” diye yanıtladı. İmamoğlu ise hâkime “Gerekirse sorgulanırsınız hâkim bey” diye karşılık verdi.

    Hâkim İmamoğlu’na “Ne demek istiyorsunuz?” diye sorunca İmamoğlu da “İmalı soru sorarsanız böyle yanıt alırsınız” dedi.

    HAKİMLE “FAKİRLİK” POLEMİĞİ

    Hâkim, İmamoğlu’na çeşitli sorular yöneltirken İmamoğlu, “Askerliği de iptal edin. Doğum belgem yok, onu da iptal edebilirsiniz belki. Allah’tan ailem burada” dedi.

    Devamında ise hâkim, İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi’ne geçiş sürecindeki dilekçesinde ekonomik durumuyla ilgili yazdığı ifadelere yönelik “Fakir miydiniz o zaman?” sorusunu yöneltti.

    İmamoğlu, fakirlik yaşamadığını ancak o dönem ufak nakit sıkıntıları ve ticari sorunlar yaşamış olabileceğini söyleyerek, “Çok şükür fakir değildik. Keşke fakirlik meselesine odaklandığınız kadar mahkeme heyetinin değişmesine yönelik de bir iki şey söyleseydiniz” ifadelerini kullandı.

    16 ŞUBAT’A ERTELENDİ

    Diploma davası, 16 Şubat 2026 tarihine ertelendi. Ekrem İmamoğlu “Çok yazık” diye bağırarak tepki gösterdi.

    Salondan, “Hak, hukuk, adalet” sesleri yükseldi. Salondakiler hakime yoğun tepki gösterdi. Duruşmayı izleyen İmamoğlu’nun annesi Hava İmamoğlu da hakime tepki göstererek, “Sizin de evlatlarınız var. Çok yazık” dedi.

    Hakim, idare mahkemesinde yürütmeyi durdurma istemiyle açılan davanın sonucunun beklenmesine karar verdi.

  • CHP’den “İBB davası TRT’de yayımlansın” talebi

    CHP’den “İBB davası TRT’de yayımlansın” talebi

    19 Mart operasyonlarının ardından aralarında İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu tutuklu CHP’liler için duruşmaların TRT de yayımlanması için üst üste çağrılar yapılmıştı. Teklif için CHP tarafından bugün Meclis’e önerge sunulacak.

    CHP, seçimle gelinen kamu görevlerinde yargılananların davalarının TRT’den canlı yayınlanmasını öngören ve 9 aydır komisyonda bekleyen kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu gündemine alınması için bugün önerge verecek.

    Önerge kabul edilirse, “duruşmalar TRT’de yayınlansın” teklifi Genel Kurul’da görüşülebilecek.

    MAYIS AYINDA TEKLİF VERİLMİŞTİ

    19 Mart operasyonlarında İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun ve sonrasında birçok belediye başkanının tutuklanmasının ardından CHP Lideri Özgür Özel duruşmaların TRT’de yayımlanmasını teklif etmişti. Bunun üzerine CHP mayıs ayında üç grup başkanvekilinin imzasıyla bir kanun teklifi vermişti. Teklif, seçimle gelinen bir kamu görevinde bulunanlar hakkında yürütülen ceza davalarında, kovuşturma evresindeki açık duruşmaların TRT’den ve isteyen diğer televizyon kanallarından canlı yayınlanabilmesinin önünü açmayı öngörüyor.

    CHP kaynakları, teklifin 9 aydır komisyonda bekletildiğini, bugünkü önergeyle ilk kez açık biçimde Genel Kurul gündemine indirilmesinin talep edileceğini belirtiyor.

    Teklife göre; sanığın, mağdurun ve suçtan zarar görenin rıza vermesi, ilgili mahkemenin de ‘yayın yapılsın’ yönünde karar alması halinde duruşmalar TRT üzerinden ve belirlenecek internet ortamlarından canlı yayımlanabilecek.

    Bu amaçla Ceza Muhakemesi Kanunu’nun duruşmaların aleniyetini düzenleyen 182 ve görüntü alınmasına ilişkin 183. maddelerine istisna getiriliyor; ayrıca 2954 sayılı TRT Kanunu’na da özel bir hüküm eklenmesi öngörülüyor.

    CHP’nin önergesi, bugün Genel Kurul’da oylanacak. Önergenin kabul edilmesi halinde, “Seçimle Gelinen Bir Kamu Görevinde Bulunanlar Hakkında Yürütülen Davalarda Kovuşturma Evresindeki Açık Duruşmaların TRT’de Canlı Yayınlanması” başlıklı teklif, Genel Kurul gündemine alınarak görüşülebilecek.

    BAHÇELİ DESTEK VERMİŞTİ

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, daha önce yaptığı grup konuşmalarında, İstanbul’daki yargılamalara atıfla, “Yargılama başta TRT olmak üzere tüm televizyonlardan canlı yayınlanmalıdır” çağrısında bulunmuştu.

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise konuyla ilgili bir soruya, Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki aleniyet ve görüntü yasağı hükümlerini hatırlatarak, “183. maddede görüntü alınması konusunda yasak söz konusudur. Bir değişiklik söz konusu olursa Meclis’imizin takdiridir” karşılığını vermişti.

  • Bahar Aksu’yu katledenler ilk kez hakim karşısına çıkacak…

    Bahar Aksu’yu katledenler ilk kez hakim karşısına çıkacak…

    İstanbul Şişli’de boşandığı erkek tarafından katledilen Bahar Aksu davasının ilk duruşması bugün görülecek.

    Boşandığı erkek Rüstem Elibol dahil 3 kişi tarafından İstanbul Şişli’de sokak ortasında katledilen 34 yaşındaki Bahar Aksu’nun ilk duruşması bugün görülecek.

    Bahar Aksu davası yarın başlıyor: İndirimsiz ceza istiyoruz

    Bahar Aksu’yu sokak ortasında silahla vurarak öldüren Rüstem Elibol ve ona yardım eden 3 kişi bugün ilk kez Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.

    Sanıklar hakkında ağırlaştırılmış müebbetle, 14 yıl hapis cezası talep edildi. Duruşmanın saat 10.30’da başlaması bekleniyor.

    Bahar Aksu'nun katili için istenen ceza belli oldu - Haber Hürriyeti

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Şişli’deki Cumhuriyet Mahallesi Kazım Orbay Caddesi’nde, Bahar Aksu, boşandığı erkek Rüstem Elibol ve onun arkadaşı Samet S. tarafından 17 LT 343 plakalı araca zorla bindirilerek kaçırılmak istendiği sırada silahla vurularak öldürülmüştü.

    Kaçan Rüstem Elibol ve söz konusu aracı kullanan Samet S’nin yanı sıra yanında bulunan Semih Y. ile Aziz B, Silivri’de polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alınmıştı. Ardından 4 kişi, sevk edildikleri adliyede sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.

    Polis ekipleri, Bahar Aksu ile Rüstem Elibol’un 2019 yılında evlendikten sonra 2022’de boşandıklarını, 2020 yılında Bahar Aksu’nun Rüstem Elibol hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından iki ayrı müracaat kaydının olduğunu, aralarında devam eden herhangi bir tedbir kararının bulunmadığını tespit etmişti.

    AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İLE 14 YILA KADAR HAPİS TALEBİ

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan İddianamede sanık Rüstem Elibol hakkında ‘Boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ve diğer 3 şüpheli hakkında ise ‘Kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilmişti. Ayrıca tüm şüpheliler için ‘Birden fazla kişiyle birlikte silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ek olarak 4 yıldan 14 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

  • Yenidoğan Çetesi sanıkları ikinci kez hakim karşısında…

    Yenidoğan Çetesi sanıkları ikinci kez hakim karşısında…

    Yenidoğan Çetesi davası, bugün ikinci duruşmanın ikinci gününde devam ediyor. Fırat Sarı’nın avukatı, polis zoruyla salondan atıldı.

    İstanbul’da, SGK’dan daha fazla para almak için yeni doğan bebekleri, önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk ederek, ihmal sonucu en az 10 bebeğin ölümüne neden oldukları ve haksız kazanç sağladıkları iddiasıyla 26’sı tutuklu 47 sanığın, Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılanmasına ikinci duruşmanın ikinci gününde devam edildi.

    Tutuklu sanıklar, bulundukları cezaevlerinden duruşmaya jandarma eşliğinde getirildi. Bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları da salonda hazır bulundu.

    REDDİ HEYET TALEBİNİN REDDİNE İTİRAZ İÇİN ÜST MAHKEME YOLU

    Davanın ikinci duruşmasının ilk gününde sanık avukatları, mahkemenin tarafsızlığını yitirdiğini öne sürerek reddi heyet talebinde bulundu. Mahkeme, bu talebin, yargılamayı uzatmaya yönelik olduğunu değerlendirerek reddetti. Talepte bulunan sanık avukatı ise, mahkemenin ret kararına karşı üst mahkeme olan Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz edeceklerini ve bu nedenle duruşmaya ara verilmesi gerektiğini belirtti. Mahkeme, üst mahkemenin kararını açıklamasının beklenmesine karar vererek, bu aşamada tanıkları dinlemeyeceğini ve usul gereği tutuklu sanıkların, tutukluluğa ilişkin beyanlarını alacağını bildirdi.

    Duruşma savcısının, sosyal medyadan herkese açık bir şekilde soruşturma savcısıyla fotoğraf paylaşması üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına, savcının dosyadan el çektirilmesini talep eden sanık avukatlarının bu talebi de başsavcılıkça reddedildi. Örgüt lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı ile bazı tutuklu sanıkların beyanları alındı.

    Bugün devam edilen ikinci duruşmada dün beyanı alınamayan bazı tutuklu sanıklar ile avukatlarının, tutukluluğa ilişkin beyanları alınacak.

    FIRAT SARI’NIN YENİ AVUKATINDAN ERTELEME TALEBİ

    Tutuklu sanık Fırat Sarı’nın avukatı Sinan İnan duruşma başladığında söz alarak, dünkü duruşmada olmadığını, müvekkilinin müdafisi olmadan beyanının alındığını, bunun da usule aykırı olduğunu belirterek, dosyayı yeni aldığını ve içeriğini bilmediğini belirtti. Sarı’nın avukatı İnan, dosyayı inceleyebilmek için duruşmanın makul bir süreyle ertelenmesini talep etti.

    Mahkeme başkanı, avukat İnan’a tutukluluğa ilişkin beyanda bulunup bulunmayacağını sordu. İnan ise dün yapılan heyetin reddi talebi hakkında mahkemenin kararının ne olduğunu sordu. Başkan ise avukata, “Duruşmayı takip etseydiniz” şeklince cevap verdi. Mahkeme başkanının bu cevabı üzerine avukat ile başkan arasında tartışma yaşandı. Avukatın ısrarı üzerine mahkeme başkanı, dünkü talebi reddettiklerini ve değerlendirilmesi için üst mahkemeye iletildiğini söyledi. Avukat ile başkan arasındaki tartışma devam ettiği sırada duruşma savcısı söz alarak, avukatın vekalet belgesi olmadığı için sanıktan şifahi olarak avukatı olduğuna ilişkin beyan alınmasını talep etti. Başkan, savcının talebini kabul etti.

    SARI’NIN AVUKATI POLİS ZORUYLA SALONDAN ATILDI

    Sarı’nın avukatı, bu kez mahkeme başkanına, “Siz duruşmaya hükmedemediğiniz için iddia makamı size yetişti” dedi. Mahkeme başkanı tartışma sırasında Fırat Sarı’nın avukatını, tutukluluğa ilişkin beyanda bulunmayacaksa CMK uyarınca salondan atacağı konusunda uyardı. Avukat ise itirazına devam etti. Mahkeme başkanı bunun üzerine Fırat Sarı’nın avukatının salondan çıkarılmasına karar verdi. Karar üzerine adliye polisi savunma makamında bulunan avukatın plduğu tarafa yürüdü. Salondan çıkmak istemeyen avukat, başkanın kararına itiraz etti. Diğer sanıkların avukatları da, “Bu yaptığınız savunmaya baskıdır” diyerek tepki gösterdi. Sarı’nın avukatı, tüm tepkiler üzerine polis zoruyla salondan atıldı.

    Fırat Sarı’nın avukatı Sinan İnan duruşma salonundan çıkarıldıktan sonra mahkeme, tutuklu sanıkların avukatlarından, müvekkillerinin tutukluluk hallerine ilişkin beyanlarını aldı.

    SANIK AVUKATINDAN CHP’Lİ ŞAHBAZ’A TEPKİ

    Tutuklu sanık İlker Gönen’in avukatı Aydın Mantar, müvekkilinin tutukluluğuna ilişkin verdiği beyanda, mahkemenin hiçbir taleplerini kabul etmediğini ve kime hizmet ettiklerini bilmeden yargılama yaptıklarını ifade ederek, CHP MYK üyesi ve CHP Sağlık Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dr. Zeliha Aksaz Şahbaz’ın yaptığı açıklamasına değinerek, “Zeliha Aksaz Şahbaz, dün sanıklar için ‘Bebek katilleri, bebeklerimizi katlettiler’ diyor. Utanarak söylüyorum, kendisi hekim. Kadın hastalıkları ve doğum alanında uzman. 2008’de Ankara’daki Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, 15 gün içinde 27 yenidoğan bebek öldü. O zaman bebekleri düşünen, seven gazeteciler yok muydu? Zeliha hanımın kendisi bu hastanede çalıştı. Bebek ölümlerinin enfeksiyondan olduğunu biliyoruz” diye konuştu.

    “MÜVEKKİLİN CAN GÜVENLİĞİ SAĞLANANA KADAR TAHLİYE TALEP ETMİYORUM”

    Avukat Mantar, “Kadan bebek oraya nasıl gitti diye soruyorsunuz. Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi’nde Kadan bebek 22 saat beklemiş. 22 saat boyunca. Sayın Kadan’ın avukatları da bilmiyordu. ‘İhmalden öldü, ihmal olmasa yaşayabilirdi’ deniliyor ama bebek 22 saat sonra hastaneye geldi. Kaçıncı saatte öldü? 25’inci saatte” dedi. Beyanını tamamlayan avukat Aydın Mantar, “Müvekkilimin can güvenliği sağlanana kadar tahliye talep etmiyorum. Ben sadece bu insanların adil yargılanmalarını istiyorum” dedi.

  • Yenidoğan Çetesi’ davasında ikinci duruşma…

    Yenidoğan Çetesi’ davasında ikinci duruşma…

    Kamuoyunda infial yaratan ‘Yenidoğan Çetesi’ davasında ikinci duruşma bugün başlıyor.

    İstanbul’da yenidoğan bebekleri anlaşmalı özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk ederek, haksız kazanç sağlayan ve kusurlu davranışlarda bulunarak ölümlerine neden olan Fırat Sarı ve İlker Gönen’in aralarında bulunduğu 26’sı tutuklu 47 sanığın yargılandığı davanın duruşması görülmeye devam edecek.

    Duruşma Bakırköy Adliyesi’nde 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. 18 Kasım’da Bakırköy Adliyesi 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan davada ara karar mahkeme heyeti tarafından 4 Aralık 2024’te açıklamıştı.

  • Necip Hablemitoğlu suikastı davasında yeni gelişme!

    Necip Hablemitoğlu suikastı davasında yeni gelişme!

    Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun öldürülmesine ilişkin davada mahkeme heyeti, dosyaya giren görüntülerdeki şüphelilerin tespiti için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına karar verdi.

    Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu‘nun Ankara’da 18 Aralık 2002’de evinin önünde silahlı saldırıda öldürülmesine ilişkin davanın duruşması, Ankara 28’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davanın tek tutuklu sanığı Nuri Gökhan Bozkır ile başka davadan hükümlü Enver Altaylı, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

    Tutuksuz sanıklar Levent Göktaş, Fikret Emek, Ahmet Tarkan Mumcuoğlu, Aydın Köstem ve Mehmet Narin, duruşma salonunda hazır bulundu. Firari sanıklar Mustafa Özcan ve Serhat Ilıcak, duruşmada yer almadı.

    ‘KIYASLANDI VE BENZERLİK BULUNMADI’

    Tutuksuz sanık Levent Göktaş, üzerine atılı suçu kabul etmediğini belirterek, “Bilirkişi, Hablemitoğlu’nu takip eden 3 kişiyi tespit etti. Bizim resimlerimizle kıyaslandı ve benzerlik bulunmadı. Bizim olmadığımıza karar verildi. Elde edilen görüntülerden kişilerin kimliğinin tespit edilip, bizimle irtibatların olup olmadığına bakılmasını talep ediyorum. Üç kahramanlık madalyası almış bir Türk subayı olarak sadece adli kontrol tedbirimin kaldırılmasına talep ederim” dedi.

    Tutuklu sanık Nuri Gökhan Bozkır da üzerine atılı suçları reddederek, “Görüntüler incelendi, bizim olmadığımız tespit edildi. Maktulün takibiyle suçlandığım bu dosyada benim hiçbir irtibatım, takibim olmamıştır. Maktulle hiçbir zaman mekansal veya zamansal olarak bir arada olmadım. Somut delillere göre, benim 5 dakika bile tutuklu olmamam lazım. Tarafıma istenen cezanın infazını tamamladım. Hücrede kalıyorum. Bu adaletsizliğin, somut deliller ışığında sonlandırılmasını istiyorum ve tahliyemi talep ediyorum” diye konuştu.

    DURUŞMA NİSANA ERTELENDİ

    Başka bir dosyadan hükümlü ve tutuklu olan sanık Enver Altaylı ise “Takdir mahkemenindir” dedi. Diğer sanıklar da dosyanın bu aşamasında diyecekleri bir şey olmadığını ifade ederek, adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti. Sanık ve avukat beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Nuri Gökhan Bozkır’ın tutukluluk hali ile diğer sanıklara uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Mahkeme ayrıca dosyaya giren görüntülerdeki şüphelilerin tespiti için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına karar verdi. Duruşma 21 Nisan’a ertelendi.