Etiket: depremzedeler

  • Özgür Özel, bin gündür barınma mücadelesi veren, sesi duyulmayan depremzedeler

    Özgür Özel, bin gündür barınma mücadelesi veren, sesi duyulmayan depremzedeler

    Resmi verilere göre 53 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği, 11 ilde büyük yıkıma yol açan 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden tam 1000 gün geçti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, felaketin 1000. gününe ilişkin yaptığı açıklamada, iktidarın deprem konutu vaatlerini hatırlattı, deprem davalarına dikkat çekti.

    Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden 1000 gün geçti.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada bin gündür barınma mücadelesi veren, sesi duyulmayan depremzedelerin olduğunu bildirdi.

    Deprem bölgelerinde yapılan her hizmetin değerli olduğunu vurgulayan Özel “Ancak Sayın Erdoğan, Cumhurbaşkanı olarak, depremzedelerin karşısına geçip bir taahhütte bulundu. Bir yıl içinde, yıkılan tüm konutların yerine yenilerini yapacaklarına söz verdi. Yıkılan konut sayısı da 650 bin olarak ilan edildi. Depremzedeler kendilerini bu söze göre hazırladı, planlarını buna göre yaptı. Ama depremin 1’inci yılında teslim edilen konut sayısı 18 bin 19’da kaldı. Bu rakam, toplam ihtiyacın yüzde 2,7’siydi. Bugün, depremin 1000’inci gününde, yani 2,7 yıl sonra yapılan konut sayısı ise 300 bin. Sayın Erdoğan, 365 günde vadettiği konutun sadece yüzde 46’sını 1000 günde yapabildi. Depremden en çok etkilenen Hatay’da ise 254 bin konut vadedildi, teslim edilen konut sayısı 86 bin 754. Oran yüzde 34’te kaldı” dedi.

    Bugün yüzbinlerce depremzedenin konteyner kentlerde barındığını ifade eden Özel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    – Teslim edilen konutların büyük bölümünde sorunlar, eksiklikler, şikayetler var. Yani bizzat Cumhurbaşkanı’nın ağzından verilen sözün gereği yerine getirilemezken, 2,7 yıl sonra buradan başarı hikayesi çıkarmaya çalışanların acziyetine milletimiz tanık oluyor. Konutları zamanında teslim edemeyenler müteahhitleriyle birlikte bir rant düzeni kurdular.

    – İşçi güvenliğini hiçe sayan uygulamalarda, uygunsuz iskelelerde, denetimsiz şantiyelerde, kamyon manevralarında tam 169 inşaat işçisi yaşamını yitirdi. Depremzedeler teslim edilen konutlarda pek çok sorun yaşıyorlar. Vatandaşlar konutlarını eksiklerle teslim aldıklarını, alt yapı sorunları yaşadıklarını bildiriyorlar.

    “GELİR YOK AMA DEVLET VERGİ PEŞİNDE”

    – Türkiye ekonomik krizde ama deprem bölgesi daha büyük bir krizin içinde. İşletmelerin en az yarısı faaliyete geçemedi, ticari hayat toparlanamadı. Esnafın geliri yok ama devlet vergi peşine düştü. Borçlar için mücbir sebep süresi 30 Kasım 2025’te sona erecek. Yani esnaf daha dükkânını tam açamadan vergi dairesine çağrılacak.

    – Bunun yanında ‘Rezerv alan’ uygulamasıyla, vatandaşların arazilerine, zeytinlik alanlarına el konulmasına varan haksız uygulamalar yaşanmaya devam ediyor. Hala deprem bölgelerinde konteyner’larda hizmet veren okullar ve sağlık merkezleri bulunuyor. Öğrenciler, öğretmenler, sağlık çalışanları hala zorluklar içinde.

    “CEZASIZLIK DEVLET REFLEKSİ”

    – Depremzedeler 3 yıla yakın süredir adalet arıyor, adalet bekliyor. Deprem davaları yıllardır sonuçlanmıyor. Ya kayıp yakınlarının adalet arayışına cevap vermeyen biçimde kapatılıyor ya da yargı bürokrasisi içinde oyalama taktiğiyle çıkmaza sürükleniyor. Yüzlerce dava açıldı; ama neredeyse hiçbirinde kamu görevlileri sanık sandalyesine oturtulmadı. Sorumlular korunuyor, suçun kurumsal boyutu gizleniyor. Birkaç müteahhidin cezalandırılmasıyla sistemin aklandığı sanılıyor. Çünkü bu iktidar, ‘cezasızlık’ politikasını devletin refleksi haline getirdi.

    – Hatırlayın. Depremin en acı günlerinde, halk çadır beklerken, Kızılay çadır sattı. O gün isyan eden gençleri 2,5 yıl boyunca mahkemelerde süründürdüler. Ama çadır satanlara tek soru bile sorulmadı. İktidarın kara düzeni ölüleri bile rahat bırakmadı. Sahte diploma davasında, 6 Şubat’ta hayatını kaybeden 3 avukatın mezuniyet belgelerinin tahrif edildiği ortaya çıktı.

    – Türkiye, 11 kentimizde yıkıma neden olan bu büyük felaketi; 21 yıl tek başına iktidar olan, o güne kadar 40 milyar dolar yani 1,6 trilyon lira deprem vergisi toplayan bir iktidar döneminde yaşadı. Türkiye bu felaketi, 8 kez imar affı çıkarıp hem dirençsiz yapıları yasal hale getiren hem de buradan 26 milyar lira gelir elde etmekle övünen bir iktidar döneminde yaşadı.

    – Ama bu felaket başımıza geldiğinde, arama-kurtarma çalışmalarında yetersiz kalan, yardım bekleyen vatandaşa IBAN gönderen, millet açıktayken çadır satan bir iktidarın beceriksiz yönetimine milletimiz tanık oldu. Bugün hala deprem bölgeleri büyük sıkıntılar çekiyor.

    “DAVALARDA ADALET GETİRECEĞİZ”

    – Cumhuriyet Halk Partisi olarak deprem bölgesini hiçbir zaman yalnız bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız. Depremzedelerin tüm sorunlarını tek tek tespit ettik çözüm önerilerimizi hazırladık. Ancak bu iktidar depremzedelerin sorunlarını çözmeyi tercih etmiyor. Çünkü onlar, bu milletin kaynaklarını, rakiplerine siyasi darbe yapmaya, bir avuç zengine aktarmaya, faize ödemeye devam ediyor. Ama biz çözeceğiz.

    – Deprem davalarında adaleti getireceğiz, hiçbir vatandaşımızı açta açıkta bırakmayacağız. Ve bu milletin kaynaklarını, Kanal İstanbul gibi çılgın projelere değil, şehirlerimizi depreme hazırlamak için kullanacağız. Bir kez daha depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet temenni ediyor, bir daha böyle bir felaket yaşamamayı tüm kalbimle diliyorum.

  • İmamoğlu “Bizim başımız, siz çocuklarınızla yuvanıza geçtiğiniz zaman yerden kalkacak”

    İmamoğlu “Bizim başımız, siz çocuklarınızla yuvanıza geçtiğiniz zaman yerden kalkacak”

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adıyaman’da konteyner kenti ziyaret etti. İmamoğlu, “Ben de sizlerle bir arada olmaktan o kadar mutluyum ki. Hep olacağız ama. Bizim başımı ne zaman ayağa kalkacak biliyor musunuz? Sizler yuvalarınıza geçtiniz, çoluğunuz-çocuğunuz güvendesiniz, biz o zaman başımızı ayağa kaldıracağız. Biz o zamana kadar sizinle beraber burada olacağız. Biz varız. Çocuklarımızı okutacağız, hayata tutunacaklar” dedi.

    Ekrem İmamoğlu Adıyaman'da depremzede aileyle konteynerde kahvaltı yaptı -  Adıyaman Işık Gazetesi

    Türkiye Belediyeler Birliği (TBB)  ve  İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, birliğin encümen toplantısına katılmak dün geldiği Adıyaman’da temaslarına devam ediyor.

    İmamoğlu, Adıyaman ziyaretinin ikinci gününde, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ile birlikte konteyner kente giderek depremzede vatandaşlarla buluştu. İmamoğlu, burada vatandaşların sorunlarını dinledi, sohbet etti ve fotoğraf çektirdi.

    “Hep baraber ayağa kalkacağız”

    İmamoğlu, Küçük ailesinin kahvaltı sofrasına misafir olduğu ziyarette, “Bu işin Adıyaman’ı yok. Yani Adıyaman, eşittir Türkiye. Büyük bir yıkım yedik. Hep beraber büyük bir acı yaşadık. Tabii siz, esas bu acının göbeğindeki insanlarsınız. Atasözü değiştirmek zorundayız. ‘Ateş düştüğü yeri yakar’ yok, hepimizi yakacak. Hep beraber ayağa kalkacağız. Milletimiz, bu konuda buna hazırdır. Yeter ki, sağlıklı koşullar oluşsun. Bu işin hükümeti, belediyesi, A partisi, B partisi yok. Ben diyorum ki, ‘Geleceğiz bir araya, konuşacağız, aynı şeyi paylaşacağız.’ İnşallah sizleri, bu güzel adamları ayağa kaldıracağız. Onlar da geleceğe daha umutla bakacaklar. Bu, yaşamamız gereken bir şeydi ama yaşadık. Yani evlerimizi iyi yapamadık, binalarımızı iyi yapamadık. Yapamadık yani. Beceremedik. Bu, bizim büyük bir hatamız, milletçe bir eksiğimiz. Ama şimdi önümüze sağlam ve güçlü bakacağız. Sizlerle, güzel ailelerimizle beraber, hanımefendilerin, çocukların, gençlerin hayata dönük emeklerinin karşılık bulduğu ortamlar var edeceğiz. Başaracağız yani. Sonuçta bizim bakışımız bu” ifadelerini kullandı.

    4 yaşındaki Yusuf Aziz’den Tutdere’ni seçim şarkısı…

    Kendisine oyuncak hediye edilen dört yaşındaki Yusuf Aziz, “Çok tatlı olduğum için bana kumandalı araba hediye ettiler” dedi. “Başkanımız İmamoğlu” diyen Yusuf Aziz, Tutdere’nin seçim şarkısını da söyledi.

    ”Evimiz yerle bir oldu, hiçbir şeyimiz kalmadı”

    Konteyner kentte yaşayan depremzede çift, eşinin kanser hastası olduğunu söyledi ve ekledi: “Evimiz yerle bir oldu. Hiçbir şeyimiz kalmadı. Konteynerde yapamıyoruz.” İmamoğlu, vatandaşa kendileriyle özel ilgileneceklerini söyledi, bir dokturunun kendilerini arayacaklarını söyledi.

    Konteyner kentte yaşayan bir başka depremzede İmamoğlu’na, ”Benim bir ricam olacak. Benim yan konteynerim boş. Benim oğlum da bu sene hukuk bitirdi. Kasıma kadar üç tane sınavı var. Benim yanımdaki konteyner boş, hiçbir şey yok. Ders çalışsın diye versen” diye istekte bulundu.

    Tutdere, konuyu AFAD ile görüşeceğini söyledi.

    ”Biz varız…”

    İmamoğlu, konteyner kent ziyaretinden memnuniyet duyduklarını belirten depremzede vatandaşlara, ”Ben de sizlerle bir arada olmaktan o kadar mutlyum ki. Hep olacağız ama. Bizim başımı ne zaman ayağa kalkacak biliyor musunuz? Sizler yuvalarınıza geçtiniz, çoluğunuz-çocuğunuz güvendesiniz, biz o zaman başımızı ayağa kaldıracağız. Biz o zamana kadar sizinle beraber burada olacağız. Biz varız. Çocuklarımızı okutacağız, hayata tutanacakla” diye hitap etti.

    ”Depremde o kadar çekmemize rağmen çocuklarımız tıp fakültesi kazandı”

    Bir vatandaş, ”İnanın ki bugün buraya geldiniz, iyi bir moral verdiniz. Her zaman bekliyoruz. Görüyorsunuz halimizi, burası yaşanılacak gibi değil. Burada çocuklarımızla öyle bir direniyoruz ki. Depremde o kadar çekmemize rağmen geçen sene çocuklarımız tıp fakültesini kazandı” dedi.

    Ekrem İmamoğlu, son olarak konteyner kentin çıkışında AFAD çalışanlarıyla fotoğraf çektirdi.

  • Hatay hâlâ evsiz

    Hatay hâlâ evsiz

    Depremzedelerin kurduğu Barınma Hakkı Platformu, bugün Hatay’da miting düzenleyecek. Kalıcı konut istediklerini dile getiren platform üyesi Doğru, söz verilen evlerin yüzde 10’unun dahi hazır olmadığını belirtti.

    6 Şubat depremlerinin üstünden 18 ay geçti ancak iktidarın verdiği kalıcı konut sözleri havada kaldı. Hataylı depremzedelerin kurduğu Barınma Hakkı Platformu, bugün Hatay‘da bir miting düzenleyecek. Rezerv alanı yasasına karşı ve kalıcı konut haklarını elde edebilmek için düzenlenecek olan mitingi, platform üyesi Ece Doğru ile konuştuk.

    Barınma Hakkı Platformu’nun 2 ay önce mahallelilerce kurulduğunu söyleyen Doğru, amaçlarının kalıcı konut haklarını almak olduğunu söyledi. Platform, bugün Hatay’da saat 16.00’da Doğuş Okulları önünde miting gerçekleştirecek. Hatay’da barınmaya dair sorunlara değinen Doğru, “18 ay geçti ve kalıcı konutların teslimi yapılmadı. Söylenenin yüzde onu bile hazır değil. Örneğin, Samandağ’da 8 bin konut ihtiyacı var fakat şu anda Samandağ’da yapım aşamasında olan kalıcı konut sayısı sadece 424” dedi.

    Doğru, Hatay halkı için yaşam koşullarının hâlâ aynı zorluklarla sürdüğünü belirtti. Rezerv alanı yasası tartışmaları hakkında ise platform üyesi şöyle konuştu: “Zamanın geçmesi ve hiçbir şeyin değişmemesi bizi daha da zorluyor. Rezerv alan tartışmaları zaten kenti yoruyor, bizi yoruyor ve muhatap bulamıyoruz. Muğlak bir durum söz konusu. Kira yardımlarının kesilmesi de ciddi bir barınma sorunu yaratıyor. İktidar kalıcı konut meselesini çözemediği için insanlar kendi imkânlarıyla yaşam alanı oluşturdular, şimdi bunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyalar.”

    Kira yardımlarının kesilmesiyle de depremzedeler barınamayacak duruma geldi. Barınma Hakkı Platformu’nun talepleri şöyle:

    • Kalıcı konutlarımızı bedelsiz istiyoruz.

    • Borçlandırılmak istemiyoruz.

    • Az hasarlı ve orta hasarlı binalarımızın yıkılmasını kabul etmiyoruz.

    • Kira desteğinin evler teslim edilene kadar devam etmesini istiyoruz.

    • 18. ayda konteyner kentlerin artık kalıcı konut haline geldiğini görüyoruz. Nitelikli barınma sorununun bir an önce çözülmesini istiyoruz.

    Doğru, mücadelelerini büyütmek için bugün yapılacak mitinge tüm Hatay halkını davet ettiklerini söyledi.

    Kaynak:Birgun.net

  • Depremzedelerin rezerv alan tepkisi büyüyor

    Depremzedelerin rezerv alan tepkisi büyüyor

    6 Şubat depremleriyle yıkılan Hatay’daki depremzedeler, ‘rezerv alan’ uygulamasına giren mülklerinin akıbeti için endişeli. Depremzedeler “Bizi rezerv alan kapsamından çıkarsınlar. Biz mülkümüzü vermek istemiyoruz” diyor

    Maraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde yerle bir olan Hatay’da yaşayan afetzedelerin ‘rezerv alanı’ kararına tepkileri devam ediyor.

    Antakya ilçesine bağlı Ürgen Paşa Mahallesi’nde bir araya gelen yurttaşlar rezerv alanı kapsamına alınan yerlerle ilgili bugün bir mahalle toplantısı düzenledi.
    Rezerv alandaki az ve orta hasarlı yapıların boşaltılması için kendilerine tebligat gönderilen Hataylılar, kendilerinin aleyhine bir süreç yürütüldüğünü söyledi.

    ‘YALAN SÖYLÜYORLAR’

    Ürgen Paşa Mahallesi sakinlerinden bir yurttaş, “Rezerv ile ilgili Kasım ayında bir yasa çıkardılar. Bakan, bakan yardımcısı, bütün bürokratlar ve bütün siyasiler bu yasa ile ilgili tek kelime etmiyor. Bilgilendirme toplantılarında eski afet yasasından örnekler veriyorlar. Eski yasada 18 yıl faizsiz, 2 yıl ödemesiz gibi şeyler var. 7269 Sayılı Afet Yasası’nı bütün ayrıntılarıyla anlatıyorlar ama bu rezerv o yasaya göre değil. Kasım ayında çıkan 6306 Sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası’na göre yapılacak. Hepsi halka yalan söylüyorlar, gerçek yasayı anlatmıyorlar.

    Afet ve benzeri meselelerle bir bölgeyi rezerv ilan ediyor. Rezerv ilan ettikten sonra 30 gün içerisindeki bütün tapular iptal ediliyor. Tapularımız bize ait değil, hazineye ait oluyor. Sonra diyor ki ‘Ben buradaki bütün parselleri iptal edeceğim, bütün binaları yıkacağım.’ Benimki sağlam desek de hasarlı hasarsız bakmaksızın tüm binaları alıp yıkacaklar.”

    ‘REZERVE HAYIR’

    Bir başka mahalleli yurttaş da “Rezerv alan istemiyoruz. Kendi evimizi yerinde bıraksınlar biz kendimiz yaparız” diyerek tepki gösterdi.

    Depremde evinin hasar almadığını söyleyen bir başka yurttaş da yaşadıklarını şöyle anlattı:

    “Bizim apartmanımız sağlamdı. 9 daire var, 9 aile oturuyor. Biz nereye gideceğiz? Malımız yok, toprağımızı da aldılar. Rezerv alan olmasını istemiyoruz, kesinlikle kabul etmiyoruz.”

    Bir mahalleli de şunları söyledi:

    “Ev yıkıldı, deprem oldu, ne yardım istedik, ne para pul. Kendime prefabrik bir ev yaptım. ‘Ruhsatsız’ dediler. İmkânım olsaydı yapardım. Şimdi devlet 2 metresini rezerv içine almış. Ben rezerv alan içerisine girmek istemiyorum. Beni rezerv alan kapsamından çıkarsınlar. Huzurumu elimden almasınlar, istemiyorum.”
    Öte yandan depremzedeler, pazar günü Antakya’daki Uğur Mumcu Anıtı önünde bir araya gelerek eylem yapacaklarını da duyurdu.

    Kaynak:Birgun.net

  • Fikri Sağlar : Yoksulluk kalıcı hale geldi, Artık açlık var.

    Fikri Sağlar : Yoksulluk kalıcı hale geldi, Artık açlık var.

    Türkiye’de siyaset o kadar kirlendi ki, artık yurttaşlar, yolsuzluk, hırsızlık, usulsüzlükleri kanıksar hale geldi. Hatta devletin soyulması, vergilerinin işbirlikçilere gitmesine bile kimse ses çıkarmıyor. Çarşı pazar yanıyor. Her gün açıklanan zamlarla yaşam daha da pahalılaştı.

    Yoksulluk kalıcı hale geldi. Artık açlık var.

    Çiftçi üretemiyor. Zaten İktidar, bilinçli olarak üretmesini de istemiyor. Düşünün, yerli tohum kullanmak yasakladı. Yani, kendi köylümüzü değil, emperyalist ülkelerin çiftçisini kazandırmayı önceliyorlar. Son 21 yılda, 3 Trakya büyüklüğünde tarım alanı yok edildi. Sudan başta olmak üzere, 129 ülkeden 159 çeşit tarım ürünü alıyoruz kimse aldırış etmiyor.

    Hele emeklilerin hali perişan. Aç dolaşıyorlar! 13 milyon emeklinin sesi duyulmuyor.  Birkaç cılız gösteri ve yorulmuş birkaç ses, sorunlarını duyurmaya yetmiyor. İktidar ise “Güneydoğu’da çıkan petrol, 100 bin varile ulaşınca emeklinin maaş sorunun çözeceğiz” diyerek adeta  onlarla dalga geçiyor.

    Daha bir yıl önce, 11 ilde deprem felaketi yaşandı. Resmi kaynaklara göre 50 bin 96 yurttaşımızın öldüğü, 107 bin 204 yaralımızın olduğu ve 520 bin bağımsız birimin yıkılmış ya da ağır hasarlı olarak tespit edildiği açıklandı. Aradan bir sene geçti. Bu arada Cumhurbaşkanlığı seçimi de oldu. Bol bol Vaatler verildi.

    Sonra?

    Siyasiler timsah gözyaşları(!) dökerken, devleti yönetenler bu felaketi unuttu…

    Depremzedeler hala çadırlarda yaşam savaşı vermeye devam ediyor, yani felaketler katlanarak sürüyor.

    ∗∗∗

    Bilinmeli ki 21 yıldır tüm bu yokluk ve felaketler karşısında vicdanı sızlamayan AKP iktidarı, “Siyaset ve siyasetçisinin gerçek yüzünü” gösterdi. Çağdaş bir ülke istemeyen, Atatürk’e hınç duyan, kendi gibi olmayana nefret ve kin kusan bu siyasetçi, artık kendini saklamıyor. Kalitesi düşük, bağımlı ve cahil olan bu siyasetçi profili, ülkede “Cahiliye dönemini” yaşatarak soygun düzenin olabildiğince devam etmesini istiyor. Yurttaşların inancını sömürerek kendi hırsızlıklarının üzerini örtmeye çalışıyor.

    Laik düzen, bu meczup anlayışın önündeki tek engeldir! Laik düzende düşünce ve ifade özgürlüğü, bağımsız yargı, iktidarları sorgulama hakkı vardır. Yani demokrasi, özgürlük, eşitlik ve barış vardır. Anlaşılan o ki onlar,

    Fikri Sağlar’ın yazısının devamı

  • Özgür Özel:” Erdoğan’ın Kahramanmaraş’ta verdiği ev sayısı ihtiyacın yüzde 8’i”

    Özgür Özel:” Erdoğan’ın Kahramanmaraş’ta verdiği ev sayısı ihtiyacın yüzde 8’i”

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş Narlı’daki Güney Kore konteyner kentinde; “Deprem olduktan iki gün sonra ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı yaklaşan seçimleri de gözeterek bir yıl içinde herkese kalıcı konutuna kavuşturacağını söylemişti. Bugün Kahramanmaraş’ta dağıttığı ev sayısı Kahramanmaraş’ta ihtiyaç duyulan 114 bin konutun yüzde 8’i. Yani yüz kişiden 8 kişi kalıcı evine kavuştu, 92 kişi çadırda ya da konteynerde. İnsanların en önemli ikinci gereksinimi barınmadır. Barınma sorunu çözülebilmiş değil” açıklamasını yaptı.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerin yıl dönümünde Kahramanmaraş Narlı’daki Güney Kore konteyner kentini ziyaret etti.

    Burada açıklamalarda bulunan Özel, şunları söyledi:

    “Geçen sene bugün hepimiz büyük bir şaşkınlık, üzüntü, telaş, şok içindeydik. Peşi sıra ortaya çıkan iki deprem hepimizi perişan etti. 50 binin üzerinde vatandaşımızı kaybettik. Bunlar resmi rakamlar. Kahramanmaraş’ta 14 bin olarak ilan edilen resmi rakamın bunun çok üzerinde olduğunu kiminle temas ettiysem söyledi. Kendim de Adıyaman’ın Kahramanmaraş’ın köylerinde kayıt altında olmaksızın hızla yapılan şehirdeki vefatların, definlerine şahitlik etmiştik. Bunun devlet tarafından hassasiyetle araştırılması gerekiyor, bunu görmek gerekiyor.

    “KAHRAMANMARAŞ’TA CUMHURBAŞKANI’NIN VERDİĞİ EV SAYISI İHTİYAÇ DUYULAN 114 BİN KONUTUN YÜZDE 8’İ”

    Deprem olduktan iki gün sonra ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı yaklaşan seçimleri de gözeterek bir yıl içinde herkese kalıcı konutuna kavuşturacağını söylemişti. Bugün Kahramanmaraş’ta verdiği ev sayısı Kahramanmaraş’ta ihtiyaç duyulan 114 bin konutun yüzde 8’i. Yani yüz kişiden 8 kişi kalıcı evine kavuştu, 92 kişi çadırda ya da konteynerde. İnsanların en önemli ikinci gereksinimi barınmadır. Barınma sorunu çözülebilmiş değil. Bunu görmek için bugün bu konteyner kente geldim. Bu Güney Koreliler tarafından yapılan, beyaz eşyaları onlar tarafından verilen, hatta elektrik faturaları toptan Güney Kore tarafından verilen, nispeten diğer konteyner kentlere göre daha iyi imkanları olan ama bir dokunduğumda bin ah işittiğim bir yer. Çünkü bunlar çok geçici konutlar, geçici barınma alanları. Bu işin böyle ayları, yılları aşması katlanılacak bir şey değil.

    “EN GÜÇLÜ BELEDİYELERİMİZİN BURAYA EL UZATMASINI SAĞLAYACAĞIZ”

    Bundan sonra milletvekili arkadaşlarım bu meseleyi her zeminde ve ben de Genel Başkan olarak her zeminde dile getirmeye devam edeceğiz kalıcı konutlar sağlanana kadar. Burada bir yerel fikir var, Haydar Bey var. Haydar Bey hepinizin yakından tanıdığı, sizin canınız bir insan. Geçen dönem Pazarcık’ta belediye başkan adayıydı ama bir aksilik oldu. İki aday çıktı, oylar bölündü, seçilemedi. Sizin derdinizden anlayan, canınızdan olan, sorunlarınıza doğrudan çözüm üretecek, sesinizi duyuracak bir toplum liderine ihtiyaç duyuyorsunuz. Onu daha önce de tahmin ediyorum yürekten desteklediniz. Firesiz olarak onu desteklersek Haydar Bey, Narlı’nın bütün sorunlarını çözecek, sizin sesinizi duyacak ve Pazarcık Belediye Başkanı sıfatıyla sorunların çözümüne katkı sağlayacak. Eğer Pazarcık Belediye Başkanı olursa ben partinin Genel Başkanı olarak Pazarcık Belediyesi bizde olduğu takdirde kardeş belediyecilik uygulamasıyla en güçlü belediyelerimizin buraya el uzatmasını sağlayacağız. Bundan önce Ankara Büyükşehir Belediyemiz çok emek verdi. Bundan sonra da elimizden geleni yapmak isteriz.”

  • CHP HATAY MİLLETVEKİLİ YILDIRIM KARA’DAN ERDOĞAN’IN SÖZLERİNE TEPKİ

    CHP HATAY MİLLETVEKİLİ YILDIRIM KARA’DAN ERDOĞAN’IN SÖZLERİNE TEPKİ

    CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hataylı depremzedelere yönelik sözleri için, “Kamunun kaynaklarını eşit ve adil bir şekilde vatandaşlara, yurttaşlara dağıtmadığınızı kendi ağzınızla itiraf ettiniz. ‘Bizden olursanız bize oy verirseniz, hizmet gelir’ demek istediniz. Bu Hatay’a bakmadığınızın gözlerinizi kapattığınızın resmen itirafıdır” dedi.

    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, dün Antakya Spor Salonu’nda düzenlenen AKP Hatay İlçe Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı’nda, , “Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı” diye konuşması muhalefetin tepkisine neden oldu.

    CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini eleştirerek, şu açıklamayı yaptı:

    “Cumhurbaşkanı Erdoğan yurttaşlarımızın bu konudaki kaygılarını dün kendi ağzıyla itiraf edilmiş oldu. Buradan soruyoruz, 22 yıllık AK Parti iktidarı, kamunun kaynaklarını eşit ve adil bir şekilde vatandaşlara, yurttaşlara dağıtmadığınızı kendi ağzınızla itiraf ettiniz. ‘Bizden olursanız bize oy verirseniz, hizmet gelir’ demek istediniz. Bu Hatay’a bakmadığınızın gözlerinizi kapattığınızın resmen itirafıdır. Biz siyasi aidiyet duygusundan arınmış bir şekilde hizmet istediğimizi her fırsatta sizlere ilettik. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu şantajına asla boyun eğmeyeceğiz.

    “HATAY HALKI SİZE 31 MART’TA GEREKEN CEVABI SANDIKTA VERECEKTİR”

    Hatay’da 260 bine yakın konut ihtiyacımız var. Dün daha 7 bin küsür konutun kurasını çektiniz. İki ay sonra 75 bin. Yıl sonunda 200 bin adet konut diyorsunuz. Siz depremin akut döneminde de ‘1,5 yıl içerisinde 300 bin konut teslim edeceğiz’ demiştiniz. O bakımdan biz, bize verilen sözlere değil, eylemelere… Somut unsurlar üzerinden konuşmak istiyoruz. Hatay halkı size 31 Mart’ta gereken cevabı sandıkta verecektir.”

     

  • İçişleri Bakanlığın’dan Depremzedelere Ödenen Kira Yardımına İlişkin Açıklama

    İçişleri Bakanlığın’dan Depremzedelere Ödenen Kira Yardımına İlişkin Açıklama

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Malatya’da yaptığı açıklamada, “Türkiye genelinde 330 bin, Malatya’mızda 45 bin 700 hane kira yardımı alıyor. Onların üçüncü taksitlerinin tümünü bayramdan önce ödeyeceğiz” dedi.

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Türkiye genelinde depremzedelere yapılan kira yardımlarının üçüncü taksitlerinin bayramdan önce ödeneceğini açıkladı.

    Malatya’da geçici konteyner kent ve çarşıları ziyaret eden Yerlikaya, İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda düzenlenen Afet Koordinasyon Toplantısı’na katıldı.

    Yerlikaya, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, depremzede ev sahiplerine 5 bin lira, kiracılara da 3 bin lira kira yardımı yapıldığını hatırlatarak, “Bunların ilk 2 ayını ödedik. Türkiye genelinde 330 bin, Malatya’mızda 45 bin 700 hane kira yardımı alıyor. Onların üçüncü taksitlerinin tümünü bayramdan önce ödeyeceğiz” dedi.

     

  • ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN SELDE ZARAR GÖREN YEREL ÜRETİCİYE DESTEK

    ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN SELDE ZARAR GÖREN YEREL ÜRETİCİYE DESTEK

    Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Başkent’te 12 Mayıs Cuma günü yaşanan yoğun yağış nedeniyle meydana gelen selde seraları zarar gören yerel üreticilere destek verdi. Çayyolu’ndaki 3 üreticinin ürünlerini satın alan ANFA Genel Müdürlüğü, peyzaj bitkilerini parklarda kullanacak.

    Başkent’in birçok noktasında 12 Mayıs 2023 tarihinde etkisini gösteren yoğun yağış nedeniyle esnaf zarar gördü. Başkentin uzun yıllardır ihmal edilen altyapısı nedeniyle oluşan sorunlara, Ankara Büyükşehir tarafından 889 araç ve bin 505 personelle müdahale edildi. Ankara’nın bazı ilçelerinde anlık 30,5 kilogram yoğunluğa ulaşan yağış nedeniyle Çayyolu bölgesinde de şehir selleri meydana geldi.

    Çayyolu 2674. Sokak’ta yaşanan sel nedeniyle bölgede bulunan üç sera sular altında kalırken; ANFA Genel Müdürlüğü, önce esnafın hasarını tespit etti, ardından da üreticilerin elindeki peyzaj bitkilerini satın aldı. ANFA Genel Müdürlüğü tarafından alınan peyzaj bitkileri, Başkent’teki parklara dikilecek.

    ESNAFTAN ABB’YE TEŞEKKÜR

    Üreticilerden Okan Koç, maddi olarak zararlarının büyük olduğunu belirterek “12 Mayıs’ta yağan yağmurlarla bizim seralarımızı sel bastı. Bitkilerimiz sular altında kaldı. Sağ olsun Ankara Büyükşehir Belediyesi her zaman olduğu gibi yine bize yardımını esirgemedi. Zarar gören bitkilerimizi park ve bahçelere dikmek üzere aldı. Zararımızı bir şekilde karşıladı. Zaten her konuda, her zaman bize faydası oldu Büyükşehir’in. Üretimde de faydası oldu, üretim canlandı Ankara’da” dedi.

    Bir diğer üretici Nazlı Sertkaya ise şöyle konuştu:

    “Bahçe bitkilerimiz, peyzaj bitkilerimiz, süs bitkilerimiz, iç ve dış mekan bitki türlerimizin tamamı 1-1,5 metre su altında kaldı. Zararımız çok büyük ama sağ olsun Başkan’ımız Mansur Yavaş ve Büyükşehir Belediye’mizin ekipleri gelerek el attılar olaya. Mağduriyetimiz giderildi. Sonsuz teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı sunuyoruz.”