Etiket: Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

  • Ank-Ar Araştırma, İmamoğlu farkı açıyor!

    Ank-Ar Araştırma, İmamoğlu farkı açıyor!

    Ankara Araştırma ve Danışmanlık’ın son anket çalışmasında, Cumhurbaşkanı seçimlerinde muhtemel adayların yaş gruplarına göre oy destekleri görüldü.

    Resim

    Ankette 18-34 yaş arasındaki gençlerin yüzde 62,5’i Ekrem İmamoğlu, yüzde 26,2’si Recep Tayyip Erdoğan yanıtını verdi.

    Aynı soru 34-55 yaş arasındaki seçmenlere sorulduğunda ise seçmenlerin yüzde 42,8’i Ekrem İmamoğlu, yüzde 46,5’i Recep Tayyip Erdoğan dedi.

    55 yaş üst seçmenler ise yüzde 54,3 oranında Ekrem İmamoğlu’nu seçerken yüzde 34,7 oranında Recep Tayyip Erdoğan’ı seçti.

  • Dervişoğlu’ndan ‘İmamoğlu’ tepkisi: Akılla hukukla açıklanabilecek bir şey değildir

    Dervişoğlu’ndan ‘İmamoğlu’ tepkisi: Akılla hukukla açıklanabilecek bir şey değildir

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İBB Başkanı İmamoğlu başta olmak üzere İBB yönetiminden bir çok ismin gözaltına alınmasına ilişkin ”İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması akılla hukukla açıklanabilecek bir şey değildir” dedi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İBB Başkanı İmamoğlu başta olmak üzere İBB yönetiminden bir çok ismin gözaltına alınmasına partisinin grup toplantısında tepki gösterdi.

    Dervişoğlu’nun konuşmasından bazı kısımlar şöyle:

    ”İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun gözaltına alınması akılla hukukla açıklanabilecek bir şey değildir. Aslında Türkiye’nin huzuru hedef alınmaktadır.

    Türkiye’de bugün itibariyle sandık hukuk ve demokrasi askıya alınmıştır.

    Tarih aynılarını yapan darbecileri nasıl yazdıysa, bugün bu işe imza atanları da o şekilde yazacaktır. Şu bilinmelidir ki gözü dönmüş bu iktidarın ve makam hırsına yenilmiş Recep Tayyip Erdoğan’ın İstiklal Marşı ‘Korkma’ diye başlayan milleti susturmaya asla gücü yetmeyecektir.

    ”ANAYASAL SUÇTUR”

    Bu Recep Tayyip Erdoğan tarafından işlenen anayasal suçtur. Buradan savcılara suç duyurusunda bulunuyor, bu zorbalığı da aziz milletime şikayet ediyorum.

    Buradan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla alınan bu karardan derhal vazgeçilmesi çağrısında bulunuyorum.’

    ”BÖLÜM SONU CANAVARI GİBİLER”

    Bölüm sonu canavarı gibiler ama tüm oyunlarda canavarların sonu bellidir. Onlar harami saltanatı devam ettirmeye çalıştıkça 10 yılda bir teröristlerle anlaştıkça biz Mustafa Kemal’in cumhuriyetini savunacağız.

    BOYKOT ÇAĞRISI

    Madem ki herşey cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Tayyip Erdoğan’ı o makamda tutmak için yapılıyor. O zaman muhalefetin açıklama yapmaktan öte sorumluluklar üstlenmesi kaçınılmazdır. Bu iktidarın karşısına bilinmeyen yönlerimizle çıkmak bir sorumluluktur. Recep Tayyip Erdoğan Anayasa’ya göre bir daha aday olamaz. Anayasa’yı tanımazlık devam ederse ve muhtemel adayların tasfiyesine benzer uygulamalar devam ederse yapılacak tek şey cumhurbaşkanlığı seçimlerinin boykot ve protesto edilmesidir. Artık muhalefet Meclis çoğunluğunu ele geçirmelidir. ”

  • Ümit Özdağ’ın Akşener iddiasında yeni gelişmeler…

    Ümit Özdağ’ın Akşener iddiasında yeni gelişmeler…

    Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın, eski İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener hakkında 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecine dair gündeme getirdiği iddia tartışılmaya devam ediyor.

    Akşener’in dinlenemeyen odada görüştüğü ismin Murat Gezici olduğu öne sürülürken, Özdağ ise söz konusu iddianın birçok kişinin yanında dile getirildiğini söyledi.

    Gazeteci Fatih Altaylı, eski İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener‘in, 2018’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde, dinlenilmeyen bir odada, “Bana nedenini sorma, adamı cumhurbaşkanı seçiyoruz” dediği ismin, Gezici Araştırma Şirketi’nin sahibi Murat Gezici olduğu söyledi. Altaylı, bu bilgiyi Ümit Özdağ’dan aldığını belirtirken bir kez daha konuşan Özdağ, “Bunu söyleyen kişi sadece bana söylemedi. Benim de olduğum ortamda birçok insanın ortasında söyledi” dedi. Öte yandan iddiaların odağındaki Murat Gezici ise yarını işaret etti.

    Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ’ın, aylar önce katıldığı bir yayında ortaya attığı iddiayı yeniden dile getirmesi, siyasette dikkat çekici bir konu başlığı açılmasına neden oldu.

    Özdağ, YouTube’da katıldığı bir yayında, 2018’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde Meral Akşener’in çalışmalarını yapan bir araştırma şirketinin sahibinin, kendisine “Hocam Meral Hanım ile Ankara’da buluştuk, beni dinlenilmeyen odaya götürdü. Bana ‘Nedenini sorma adamı Cumhurbaşkanı seçiyoruz’ dedi” şeklinde bilgi verdiğini söyledi.

    “Adımı verirseniz inkar ederim”

    Ümit Özdağ, yayında şunları anlatmıştı:

    “İYİ Parti’nin strateji danışmanlığını yapan ve aynı zamanda anketler yapan bir şirket var. Çok meşhur bir şirket. İsmi de sahibinin soyadı. İsmini söylemeyeceğim.

    Ben İYİ Parti’den ayrıldıktan sonra bana geldi ve şöyle dedi: ‘Meral Hanım’a ‘Kars vs. bölgesine gitmeyin, oylarımız düşüyor. Giderseniz 5 bin 500, gitmezseniz 5 bin oy alırız. Ama üç gün kaybedeceksiniz. Onun yerine İstanbul, Ankara, İzmir’e odaklanın’ dedim ama beni dinlemedi, gitti oraya. Seçimlere bir ay kala Ankara’da buluştuk. Beni dinlenemeyen bir odaya götürdü. Orada, ‘Bana nedenini sorma. Adamı cumhurbaşkanı seçiyoruz’ dedi.’ ‘Sen ne diyorsun’ dedim. ‘Hocam olan bu. Ben bunu seçimden sonra Büyük Kulüp’te söyledim. Ertesi gün Meral Hanım beni uyardı. O yüzden siz bunu kamuoyu önünde benim adımı vererek söylerseniz ben inkar ederim’ dedi.

    Ancak bu arkadaşımız daha sonra içinde benim de olduğum siyasetçiler ve iş adamları grubunda da bu hadiseyi daha detaylı olarak anlattı. Yani bunun birçok şahidi var. Meral Hanım, 2018’de bir ay önceden Erdoğan’ı cumhurbaşkanı seçmiş zaten bizim haberimiz yok. Buradan çıkan sonuç bu. Ben bunu üç defa televizyonlarda anlattım. Hiçbir yalanlama gelmedi. Size dördüncü kez anlatıyorum. O arkadaş da hayatta.”

    AKŞENER: DAVA AÇACAĞIM

    Bu iddianın yeniden gündeme gelmesi üzerine Meral Akşener, kendisini “ihanet” etmekle suçlayan Kemal Kılıçdaroğlu ve “Erdoğan’ı seçtiren kişi” olmakla itham eden Ümit Özdağ’ı mahkemeye vereceğini söyledi.

    Akşener, şu açıklamayı yaptı:

    “Ümit Özdağ’ı da veriyorum. Ona da bugüne kadar çok hoşgörülü davrandım. Bir parti kurdu, bizden ayrıldı. Mümkün olduğunca dikkat ettim. Ama bugün itibarıyla onu da veriyorum ki yalanlamamıştım onun kurduğu cümleleri. Mahkemede yalanlayacağım Özdağ’ı da. Hep beraber göreceğiz. Bana iftira atan elinde belge bilgi olduğunu iddia eden herkesi mahkemeye vereceğim. ‘Getir bakalım belgeni’ diye. Herkes kaçıyor.”

    ÖZDAĞ: MAHKEMEDE AÇIKLARIM

    Sözcü yazarı Aytunç Erkin’e konuşan Ümit Özdağ ise, “Meral Akşener dava açma konusunda serbest. Ama bu bir hukuki mesele değil siyasi mesele. Mahkemenin bu konuda ne söyleyeceğini ben de çok merak ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hukuki hakkını kullanacaktır. Dava açılırsa ben de gerekeni mahkemede söylerim. Nasıl kamuoyu önünde söylediysem” ifadelerini kullandı.

    ALTAYLI: O KİŞİ MURAT GEZİCİ

    Özdağ’ın, “İYİ Parti’nin strateji danışmanlığını yapan ve aynı zamanda anketler yapan bir şirket var. Çok meşhur bir şirket. İsmi de sahibinin soyadı” dediği anket şirketi ve sahibini gazeteci Fatih Altaylı açıkladı. Altaylı, Ümit Özdağ’a Meral Akşener’le ilgili bu iddiayı dillendiren ismin Gezici Araştırma Şirketi’nin başkanı Murat Gezici olduğunu söyledi. Fatih Altaylı, Murat Gezici ismini kendisine Ümit Özdağ’ın söylediğini dile getirdi.

    GEZİCİ VE ÖZDAĞ KONUŞTU

    Altaylı’nın sözlerinin ardından ise Odatv, Murat Gezici ve Ümit Özdağ’a ulaşarak iddiaları sordu.

    Uğur Can Biçer’in haberine göre Murat Gezici, ayrıntılı bir şekilde bir gazeteye röportaj verdiğini ve detayların yarın o gazeteden okunabileceğini söyledi.

    Ümit Özdağ ise “Ben Murat Gezici demedim. Fatih Altaylı dedi ‘Murat Gezici’ diye” ifadesini kullandı. Özdağ, sözlerinin devamında da, “Bunu söyleyen kişi sadece bana söylemedi. Benim de olduğum ortamda birçok insanın ortasında söyledi. İnkar edecek bir şey yok” diye konuştu.

  • Fikri Sağlar : Görev ağır!

    Fikri Sağlar : Görev ağır!

    14/28 Mayıs seçimleri üzerinden 7 ay geçti…

    Bu 7 ayda ülke daha da fakirleşti.

    İnsanlar, seçim sonrası  huzur ve refah içinde bir yaşam umuduyla beklerken zam faciasıyla karşı karşıya kaldı…

    Öyle ki bazı medya kuruluşları günlük zamları duyurmak için özel sayfalar hazırlıyor…

    Aslında ekonomiyi allak bulak edenlerden biri ve etkili olanı AKP’nin yandaşlarına kurdurduğu AVM’ler…

    Şimdi zam yaptıklarını saklamak için indirim reklamları veriyorlar…

    Temel gıda maddelerindeki artış yüzde ikiyüzlere ulaştı.

    Temizlik malzemelerindeki fiyat ayarlamalarını takip etmek mümkün değil.

    Bazı iş adamları fiyat ayarlamalarını, kalite ve kantiteyi düşürerek yapıyor. Böylece gizli zamla tüketiciyi aldatıyor…

    İktidar da milletin soyulmasını keyifle seyrediyor!

    Her gün akaryakıta “fiyat ayarlaması” geliyor. Oysa Brent petrolün varil fiyatı düşüyor…

    Yani Devlet en haksız ve acımasız vergiyi KDV ve ÖTV yoluyla alıyor…

    Alınan bu vergiler, kiralardan nakliyeye, ekmekten süte varıncaya kadar tüm hayatı daha da pahalılaştırıyor…

    İnsanlar eziliyor, yoksul ve aç kalanların sayısı giderek artıyor…

    ∗∗∗

    Bugün, geleceğini düşünemeyen bir ülkede yaşıyoruz.

    Ekonomisi çökmüş, tarımı yok olmuş, sosyal yaşantısı bitmiş, adaleti unutmuş bir toplum olarak yaşıyoruz…

    ∗∗∗

    Sade yurttaş, sığınacağı limanı kalmayınca yapılan zamları kanıksıyor.

    Örgütlü toplum oluşmayınca siyasetçinin eline bakıyor.

    Ama Meclis işlevsiz.  Devlet ise ilgisiz…

    Yurttaş patlamak üzere…

    Yerel seçimlerin sonucunu bekliyor…

    ∗∗∗

    CHP’nin yeni yönetimi, bu zor anlarımızda “gelecek hayali” olarak karşımızda duruyor…

    Özgür Özel’in ilk çıkışları ve yargı skandalını yönetme becerisi, şimdilik bir umut ışığı olarak kabul görüyor…

    Devletin yeniden yapılandırılması, gerçek demokrasinin önünün açılması, barış, dayanışma, hak ve özgürlüklerin hayalden gerçeğe dönüştürülmesinin, adalet dağıtan yargı sayesinde olduğu inancını CHP’nin genç kadrolarının taşıdığını biliyorum.

    Fikri Sağlar’ın yazısının devamı

  • Her 4 Seçmenden 1’i Verdiği Oydan Pişman!

    Her 4 Seçmenden 1’i Verdiği Oydan Pişman!

    Metropoll’ün 2,5 ay önce yapılan seçimlere ilişkin yaptığı ankette dikkat çeken bir sonuç ortaya. “Cumhurbaşkanlığı seçiminde verdiğiniz oydan dolayı pişmanlık duyuyor musunuz?” sorusunun yöneltildiği ankette, her 4 katılımcıdan 1’i “pişmanım” yanıtı verdi. En çok ‘pişmanlık’ duyan yurttaşlar yüzde 37,1 ile Zafer Partisi’ne oy verenler olurken AKP de yüzde 22,5, MHP de yüzde 20,9, CHP ise yüzde 18,9 oldu.

    14 ve 28 Mayıs’ta gerçekleştirilen kritik seçimlerinin üzerinden yaklaşık 2,5 ay geçti. Bu süreçte CHP’de ‘değişim’ tartışmaları yaşanırken özellikle gelen zamlar sonrası AKP’ye oy veren yurttaşlardan da iktidara tepkiler gelmeye başladı.

    Metropoll Araştırma Şirketi, Türkiye’nin Nabzı Temmuz 2023 araştırmasının sonuçlarını açıkladı. 28 ilde 15-19 Temmuz tarihleri arasında bin 746 kişiyle yapılan ankette katılımcılara “Son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde verdiğiniz oydan dolayı pişmanlık duyuyor musunuz?” sorusu soruldu.

    YÜZDE 22,4 ‘PİŞMAN’

    Ankete katılan yurttaşların verdiği yanıtlara göre, pişmanlık duyduğunu belirtenlerin sayısı yüzde 22,4 olurken yüzde 72,8’i “Hayır, duymuyorum” dedi. Ankete katılanların yüzde 4,8’i ise soruya yanıt vermedi.

    EN YÜKSEK ZAFER’İN

    Oylamaya katılanların verdiği oydan pişmanlık duyduğu parti, seçime ATA İttifakı olarak cumhurbaşkanı adayı çıkaran ve 2’nci turda adayının aksine Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen Ümit Özdağ’ın genel başkanı olduğu Zafer Partisi oldu.

    Zafer Partisini HDP yüzde 26,2 ile takip ederken AKP yüzde 22,5, MHP yüzde 20,9, İYİ Parti yüzde 24,8 ve CHP yüzde 18,9 olarak gerçekleşti.