Etiket: barış pehlivan

  • Halk TV ve gazetecilerin ‘bilirkişi davası’ başladı…

    Halk TV ve gazetecilerin ‘bilirkişi davası’ başladı…

    Bilirkişi ile yapılan telefon görüşmesinin Halk TV’de yayımlanması üzerine gazeteciler Barış Pehlivan, Suat Toktaş, Kürşad Oğuz, Seda Selek ve Serhan Asker hakkında açılan “bilirkişi davası” bugün görülmeye başlandı.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun 27 Ocak’taki konuşmasında, hakkında iddialarda bulunduğu ve ismini açıkladığı bilirkişi ile yapılan telefon görüşmesinin, Halk TV canlı yayınında yayınlanması üzerine gazeteciler Barış Pehlivan, Suat Toktaş, Kürşad Oğuz, Seda Selek ve Serhan Asker hakkında açılan “bilirkişi davası” bugün, İstanbul 54. Asliye Cez Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.

    Duruşmaya Barış Pehlivan, Kürşad Oğuz, Seda Selek ve Serhan Asker ile avukatları katıldı. Tutuklu bulunan Suat Toktaş‘ın da avukatları mahkemede hazır bulundu. İddianamede ‘müşteki’ sıfatı bulunan bilirkişi ise duruşmaya gelmedi.

    DİLEKÇE SUNDU

    Mahkemeye, dün dilekçe gönderen bilirkişi “Sayın mahkemenizde görülmekte olan dava dosyasında müşteki olduğum için sanıklar hakkında sayın savcılık makamında yazılı ve sözlü olarak vermiş olduğum ifade, beyanlarim geçerli olup, ekleyecek baska bir husus bulunmamaktadır” dedi.

    SEDA SELEK: GAZETECİNİN SORU SORMASI DOĞAL

    Mahkemede ilk olarak Seda Selek savunma yaptı. Selek, 23 yıldır gazetecilik yaptığını ve çeşitli haber kanallarında çalıştığını söyleyerek, “Hakkımda suçlamaya dayanak gösterilen iddia, aslında bizim programımızın akışı bir gün önce belirleniyor. O gün de öyle oldu ama takdir edersiniz ki canlı yayında bir son dakika bilgisi gelir ve yayın akışı o son dakika bilgisine göre gelişir. O gün Ekrem İmamoğlu’nun bir basın toplantısı olacaktı. Biz de bunu ekranlara getirdik ve basın toplantısı bittikten sonra ben de konuklarımla bu konuyu konuşmaya devam ettik. İlerleyen dakikaşarda benim kulağıma, önemli bir konu olduğunu ve ekrana verileceği söylendi. Gazeteci arkadaşımız Barış Pehlivan’ın haberi olduğunu biliyordum, içeriğinin ne olduğunu ben o an ekranda da söylüyorum. Bu içerikle ilgili değerlendirme yapacak bir done yoktu. Satılmış Büyükcanayakın çok kısa cevaplar vermiş ve geçiştirmişti arkadaşımızı. Bilgim olmadığı, yayın sırasında gelişen bir olay olduğu gibi bir gazetecilik faaliyetidir. Satılmış Büyükcanayakın, bu güne kadar ismi bilinmeyen ama Ekrem İmamoğlu’nun basın toplantısından sonra çokça merak edilmiştir. Bir gazetecinin de merak etmesi, sorular sorması doğaldır” dedi.

    Duruşma başladığında henüz yolda olan Suat Toktaş, saat 10.30’da jandarma eşliğinde duruşma salonuna getirildi.

    “GAZETECİLİK YAPILABİLMESİ İÇİN GAZETECİLER SERBEST BIRAKILMALI”

    Hakan Kürşad Oğuz, savunmasında 30 yıllık gazeteci olduğunu ifade ederek, “Yüzlerce gazeteci arkadaşımla beraber her zaman heyecanla gazetecilikte daha iyisini yapmak için çalıştım. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘bilirkişi’ toplantısındaydım. Orada İmamoğlu’nun ‘Büyükcanayakın kim’ diye sorulmaya başlandı. Herkesin aklında olan bu kişiye soru sormaktı. Günün en önemli gündemiydi. Daha sonra gazeteci arkadaşım Barış Pehlivan’ın bir telefon konuşması yaptığını gördüm, yanına hittiğimde bilirkişiyle konuştuğunu gördüm ve haberi yazarken bir yanlış yapılmaması için görüşmeyi kayda almaya başladım ve bunu hiçbir çıkarma, ekleme olmadan Suat beye gönderdim. Burada da amacımız hakkında iddialar olan kişiye söz hakkı vermek ve söylediği hiçbir şeyi kırpmadan yer vermekti. Bu kaydı bir suç işlemek gibi bir amacımız yoktu, tamamen gazetecilik refleksiyle yaptık. Mesleğimiz nedeniyle katıldığımız bir çok toplantıda kayıt yaparız, bunu da ileride bir yanlış yapmamaktı. Ben çok fazla söyleşi yaparım ve alışkanlığımdır görüşmelerde ses kaydı alırım. Bunu da ifşa için değil, hafıza için yaparım. Gazeteciliğin yapılabilmesi için gazetecilerin serbest bırakılması gerekiyor” diye konuştu.

    İSTENEN CEZALAR

    Gazeteciler Barış Pehlivan ile Kürşad Oğuz’un, “Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek”, “Kayda alınan konuşmaların basın, yayın yoluyla yayınlanması” ve “Yargı görevini yapanı etkileme” iddiasıyla 6 yıldan 14 yıla, soruşturma kapsamında tutuklanan Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, sunucu Seda Selek ve sorumlu müdür Serhan Asker’in ise “Kayda alınan konuşmaların basın, yayın yoluyla yayınlanması” ve “Yargı görevini yapanı etkileme” suçlamasıyla 4 yıldan 9 yıla kadar hapisleri isteniyor.

  • Halk TV iddianamesinde istenen cezalar belli oldu!

    Halk TV iddianamesinde istenen cezalar belli oldu!

    Halk TV soruşturmasında hazırlanan iddianamede gazeteci Barış Pehlivan ile Kürşad Oğuz’a 6 yıldan 14 yıla, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Seda Selek ve Serhan Asker’e 4 yıldan 9 yıla kadar hapis istendi.

    Halk TV’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame tamamlandı. Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan ile Halk TV Program Koordinatörü Kürşad Oğuz hakkında “kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek, yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs ve kayda alınan konuşmaların basın yoluyla yayınlanması” suçlamalarıyla 6 yıldan 14 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

    Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Seda Selek ve Serhan Asker için ise “kayda alınan konuşmaların basın yoluyla yayınlanması ve yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs” suçlamalarıyla 4 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası istendi.

    İddianamenin mahkemeye sunulmasının ardından yargı sürecinin başlaması bekleniyor.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “turpun büyüğü” diyerek Esenyurt ve Beşiktaş Belediyesi hakkında raporlar yazan bilirkişinin ismini açıklamasının ardından, bilirkişi ile görüşerek kamuoyuyla paylaşan gazeteci ve Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan, “kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması” ve “bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs” suçu iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Pehlivan’ın ardından Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Halk TV Sorumlu Müdürü ve Programcısı Serhan Asker, Halk TV sunucusu Seda Selek, Halk TV Program Koordinatörü Kürşad Oğuz da gözaltına alınmıştı. Pehlivan, Selek, Asker ve Oğuz adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Suat Toktaş tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

  • Üç gazeteci için karar verildi: 2 adli kontrol, 1 tutuklama!

    Üç gazeteci için karar verildi: 2 adli kontrol, 1 tutuklama!

    Gazeteciler Suat Toktaş, Barış Pehlivan ve Kürşad Oğuz için savcılık tutuklama talep etmişti. 3 gazeteci için karar açıklandı.

    Bilirkişiye cevap hakkı tanındığı için başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteciler Suat Toktaş, Barış Pehlivan ve Kürşad Oğuz için savcılık tutuklama talep etmişti.

    Buna göre, Barış Pehlivan ve Kürşad Oğuz için adli kontrol kararı verildi. Suat Toktaş ise tutuklandı.

    Suat Toktaş kimdir? Halk TV Genel Yayın Yönetmeni neden ifadeye çağırıldı?  | TGRT Haber

    AYRINTILAR GELİYOR…

  • Suat Toktaş, Kürşad Oğuz ve Barış Pehlivan mahkemeye sevk edildi…

    Suat Toktaş, Kürşad Oğuz ve Barış Pehlivan mahkemeye sevk edildi…

    Bilirkişiye cevap hakkı tanındığı için başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Suat Toktaş, Barış pehlivan ve Kürşad Oğuz için savcılık tutuklama talep etti.

    Gazeteci Barış Pehlivan, Halk Tv Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş ile Program Koordinatörü Kürşad Oğuz, tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hakkında iddialarda bulunduğu bilirkişiyle yapılan telefon görüşmesine ait ses kaydının Halk TV’de yayınlanması gerekçesiyle gözaltına alınan Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan ile sonradan soruşturmaya dahil edilen savcılıkça ifadelerinin alınması için polis eşliğinde adliyeye getirilen Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş ile Program Koordinatörü Kürşad Oğuz, tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

    “SUÇTAN KURTULMAYA YÖNELİK BEYAN”

    Savcılık sevk yazısında, “Barış Pehlivan’ın kendi cep telefonu üzerinden yapmış olduğu görüşmenin başka bir kişi tarafından kayda alındığını bilmesine rağmen, çalıştığı kurumdaki diğer kişilerle paylaşılarak yayımlanmasına yönelik eylemlerden haberinin olmadığını, söz konusu kaydı kendisinin oluşturmadığını ve paylaşmadığını beyan ettiği, ancak söz konusu eylemin diğer şüphelilerle iştirak halinde gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve bu hususun suçtan kurtulmaya yönelik beyan olduğunun değerlendirildiği” kaydedildi.

    “YAYINLANMAMASI LAZIM” DEMİŞ

    Yazıda, Program Koordinatörü Hakan Kürşad Oğuz’un savcılık beyanında, ses kaydını Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’a gönderdiği sırada kendisine, ‘bu kaydın bir suç teşkil ettiğini ve yayınlamaması gerektiğini’ belirttiğini beyan ettiği anlatıldı.

    “RIZASI VAR MI?” SORUSUNA “ABİ BİZ GAZETECİYİZ” CEVABI

    Suat Toktaş’ın ise savcılık beyanında, kaydın kendisine Kürşad Oğuz tarafından gönderildiği esnada Barış Pehlivan ile mesajlaştığını, Pehlivan’a, ‘ilgilinin rızası var mı? Dava açar mı?’ diye sorduğunu, Pehlivan’ın ise ‘abi biz gazeteciyiz’ şeklinde cevap verdiğini, bu cevap üzerine ‘izni var’ algısına kapıldığını ve söz konusu kaydı yayınladığını beyan ettiği kaydedildi.

    “FİKİR VE EYLEM BİRLİĞİ İÇİNDE HAREKET ETTİLER”

    Savcılık, bu hususların bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda Barış Pehlivan, Suat Toktaş ile Kürşad Oğuz’un fikir ve eylem birligi içinde hareket ederek suça konu ses kaydını yayınladıklarının anlaşıldığını kaydetti.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ‘Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması’ ve ‘Bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs’ suçlamalarıyla Barış Pehlivan, Serhan Asker ve Seda Selek hakkında soruşturma başlatmıştı.

    Ardından Halk TV yönetimi bir açıklama yayınlayarak söz konusu telefon görüşmesini Kürşad Oğuz’un kayda aldığı, yayınlama kararının da Suat Toktaş’a ait olduğu duyurulmuştu.

    Bunun üzerine Kürşad Oğuz ve Suat Toktaş gözaltına alındı. Sağlık kontrolünün ardından doğrudan savcılığa götürülen Suat Toktaş ve Kürşad Oğuz savcıya ifade verdi.

    Savcılık ifadelerinin ardından Serhan Asker ve Seda Selek mahkemeye sevk edildi. Asker ve Selek adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

  • Halk TV’den Kürşad Oğuz ve Suat Toktaş ifadeye götürüldü!

    Halk TV’den Kürşad Oğuz ve Suat Toktaş ifadeye götürüldü!

    Halk TV Program Koordinatörü Kürşad Oğuz ve Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş ifadeye götürüldü. Gazeteci Seda Selek ve Serhan Asker’in adliyedeki işlemleri tamamlanarak hakimliğe sevk edildi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun hakkında iddialarda bulunduğu bilirkişiyle yapılan telefon görüşmesine ait ses kaydının Halk TV‘de yayınlanması gerekçesiyle gözaltına alınan gazeteciler Seda Selek ile Serhan Asker, adli kontrol hükümlerinin uygulanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

    ResimResimResim

    Başsavcılık, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş ve Program Koordinatörü Kürşad Oğuz’un da ifadelerinin alınması amacıyla savcılıkta hazır edilmeleri için Emniyet Müdürlüğü’ne talimat verildi.

    Suat Toktaş ile Kürşat Oğuz‘un savcılıkça ifadeleri alındıktan sonra Barış Pehlivan’ın sevk durumunun belirleneceği öğrenildi.

  • Üç gazeteci adliyeye sevk edildi!

    Üç gazeteci adliyeye sevk edildi!

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adını açıkladığı bilirkişiyle yaptığı görüşmeyi yayınladıkları gerekçesiyle gözaltına alınan gazeteciler Barış Pehlivan, Seda Selek ve Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker, emniyetteki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adını açıkladığı bilirkişiyle yaptığı görüşmeyi yayınladıkları gerekçesiyle Halk TV’ye yönelik başlatılan soruşturma kapsamında gazeteci Barış Pehlivan, Halk TV program sunucusu Seda Selek ve Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker gözaltına alındı.

    Gazetemiz yazarı Barış Pehlivan, dün Halk TV’nin İstanbul’daki binasında gözaltına alınarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Ardından programın sunucusu Seda Selek de İstanbul’da gözaltına alındı. Pehlivan ve Selek, ifade işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edildi.

    Öte yandan, Ankara’da gözaltına alınan Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker de Ankara Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlandıktan sonra bu sabah Ankara Adliyesi’ne sevk edildi. Serhan Asker’in ifadesini Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla vereceği bildirildi.

  • Barış Pehlivan’nın ifadesinin tam metni!

    Barış Pehlivan’nın ifadesinin tam metni!

    İmamoğlu’nun ismini verdiği bilirkişiye cevap hakkı tanıdığı dolayısıyla gözaltına alınan gazeteci Barış Pehlivan’ın ifadesi ortaya çıktı. İşte ifadesinin tam metni…

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adını verdiği bilirkişiye cevap hakkı tanıdığı telefon görüşmesinin yayınlanması gerekçesiyle “Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması” ve “Bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs” iddialarıyla Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan Halk TV binasının önünden gözaltına alındı.

    Gözaltına alınan Barış Pehlivan’ın ifadesi yaklaşık bir saat sürdü. Barış Pehlivan’ın ifadesi şu şekilde:

    “22 yıldır gazetecilik yapmaktayım. Bu güne kadar 5 kitaba ve binlerce haber ve yazıya imza attım. Şu an Halk TV’de haftada bir yayınlanan Kayda Geçsin isimli programın yorumcusu ve Cumhuriyet Gazetesi’nin köşe yazarıyım. Gazetecilik hayatım boyunca bir çok kez soruşturma ve davalara dahil edildim.

    Bunlardan en önemlisi 2011 yılında devlet içindeki FETÖ örgütlenmesinin yaptığı Oda TV kumpası kapsamında tutuklanmamdır. 19 ay boyunca tutuklu kaldıktan sonra beraat ettim. Sonrasında bu yargılamayı yapan hakim ve savcılardan şikayetçi oldum ve onların yargılandiğı davada müşteki oldum.

    27 Ocak 2025 günü İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Saraçhane’deki binasında gerçekleşen basın toplantısına gazeteci olarak davetliydim. O basın toplantısında Ekrem İmamoğlu, CHP’li belediyeleri ilgilendiren soruşturma ve davalarda görev alan bir bilirkişiye dikkat çekti. Ben basın toplantısının konusunu orada öğrendim ve İmamoğlu özetle bu bilirkişinin imza attığı raporlarda hukuksuzluk olduğunu iddia etti.

    Basın toplantısını takip ettikten sonra ben ‘acaba bu bilirkişiye ulaşabilir miyim ya da özel bir haber yapabilir miyim’ diye düşünmeye başladım. Bunun üzerine bilirkişinin cep telefonuna ulaşarak aradım ve kendimi tanıttım, kendisine gazeteci olduğumu beyan ettim. Milyonların izlediği Ekrem İmamoğlu’nun basın toplantısında kendisi hakkındaki iddiaları bizzat kendisine sormak istedim.

    Asıl amacım onu Halk TV ekranlarında ağırlamak ya da yüz yüze bir röportaj yapmaktı. Sonuçta 16 milyon insanın yaşadığı İstanbul’un Belediye Başkanı isim vererek bir bilirkişi hakkında çarpıcı iddialarda bulunmuştu. Ben de bu iddiaların doğru olup olmadığını öğrenmek için kendisini aradım. Bu yaptığım hem Türkiye hem de dünya literatüründe cevap hakkını kullandırmadır.

    Sonuçta ben kendisine sorularımı sordum ve İmamoğlu’nun hedefindeki bilirkişi kendisi hakkındaki iddiaları yalanladı. Soruşturmaya da yansıyan tutanakta da görebileceğiniz gibi ben kendisini Halk TV ekranında ağırlamak veya kendisi ile birebir özel röportaj yapmak istediğimi beyan ettim, kendisi bunu kabul etmemekle birlikte bana başarılar dilemiştir.

    Hatta yaşı ile ilgili bir soruya da esprili bir yanıt vermiştir. Kendisi ile konuşmamız nezaket kuralları içerisinde, mesafeli bir üslupla gerçekleşmiştir. Buraya kadar anlattıklarım benim bu söyleşiyi bu telefon görüşmesini yapma gerekçeme ve amacıma dairdir.

    Savcılık makamının suç olarak isnat ettiği eylemlerin hiçbirinde benim sorumluluğum ve dahlim yoktur. Konuşmayı ben kaydetmedim. Ben kimseyle paylaşmadım. Ben yayınlamadım. Ve ben hiç bir yerde yaymadım. Hal böyle iken kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa etmek ve bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs suçlarını işlemem mümkün değildir.

    Çünkü benim bu soruşturmaya konu olan meselede tek yaptığım şey iddiaların odağındaki kişiye bir gazeteci olarak soru sormaktir. Onun dışındaki hiçbir eylemde dahlim ve sorumluluğum yoktur. Kaldı ki bilirkişiyi etkilemeye teşebbüsten ziyade bizzat hedefteki isme kendisini ifade etmek hakkı verdim.

    Normalde bunu yaptığım için takdir görmek gerekirken şu an ilgim olmayan bir suçlama ile karşınızdayım. Bununla birlikte bilirkişide röportaj vermeyi yani bana yaptığı eylemin aynısını doğru bir yöntem olarak benimsemiş olacak ki 28 Ocak 2025 tarihli Yeni Şafak gazetesine de ayrıca konuşmuştur. Şimdi Yeni Şafak’a suç olmayan röportaj yapma faaliyeti, Halk TV’den Barış Pehlivan’a nasıl suç olabilir?

    Bununla birlikte eğer o ses kaydını yayınlamak suç ise bu gün AKP yöneticisi Hamza Dağ’dan AKP’li eski belediye başkanı Melih Gökçek’e kadar birçok ismin de bu suçu işlediğini ifade etmek gerekmektedir. Zira ben bu ses kaydını kendi sosyal medya hesabımdan paylaşmamama rağmen bu isimler ve daha fazlası kendi sosyal medya hesaplarından hiçbir sansüre gerek duymadan paylaşıp yaymışlardır.

    Özetle ben Türkiye’nin konuştuğu bir isme söz hakkı verdim. Suçlamalarla ilgim yoktur. Bir kez daha ifade etmeliyim ki söz konusu telefon görüşmesini ben kaydetmedim. Ben paylaşıp yayınlamadım ve hiçbir yere de yaymadım. Son olarak ifade etmeliyim ki söz konusu bilirkişiyi etkileme saiki ile hareket ettiğim ileri sürülmekte ise de bilirkişi raporu hazırlanmış olduğu soruşturma dosyalarında bu görevini tamamlamış, kanaatini raporlaştırmış olan bir kişiyi etkilemek suçunu işleme kabiliyetimin de olamayacığını ifade etmem gerekmektetir.

    Zira benim soruşturma dosyalarına raporlarını sunmuş olan bir kişiye yönelik suç işlemem artık mümkün değildir, işlenemez bir suç durumu söz konusudur. Son olarak ben gazeteciyim. Sadece gazetecilik refleksi ile hareket ettim. Yaptığım haberler bir kesimi rahatsız etmiş ya da bunlardan bir rahatsızlık duymuş olunabilir ancak bu durumun gazeteciliğin doğası gereği olduğunu ve gerçek gazeteciliğin halkı aydınlatma ve çağının tanığı olmaktan başka bir düşünceyle hareket etmeyeceğini de belirtmek isterim.

    Suç işleme kastım asla söz konusu değildir. Basın mensubuyum sadece gazetecilik yaptım.”

    Emniyette, Pehlivan’a, “Soruşturma talimatına konu olan 27 Ocak 2025 tarihindeki Halk TV yayınında paylaşımı yapılan ses kaydının tarafınızca alınmadığını yukarıda beyan ettiniz. Bu ses kaydı kim tarafından alınmıştır” sorusu yöneltildi.

    Pehlivan, “Ben bütün gazetecilik hayatımca çok sayıda ifade verdim. Bu tarz soruların sonucunda kamuoyunda insanların itibar suikastine uğradığını gördüm. Bu nedenle bu sorunuza verebileceğim yanıt şudur. Her ne kadar bu telefon görüşmesini ben kaydetmesem de ben paylaşmasam da, ben yayınlamasam da, bunda dahli olan kanal yönetiminin tek amacının gazetecilik olduğunu söyleyebilirim” dedi.

    Emniyette, “Paylaşımı yapılan ses kaydının bahse konu programa kim ya da kimler tarafından canlı yayında yayınlanmak üzere gönderildiği hakkında ifadenizi veriniz” sorusu yöneltildi.

    Pehlivan, “Bu sorunuza şöyle yanıt verebilirim. Ben Barış Pehlivan olarak ve diğer meslektaşım Seda Selek de kanalın yayın çizgisi, yayın politikası ve neyin yayınlanacağı konusunda söz sahibi ve sorumluluk sahibi değiliz” dedi.

    Emniyette, “Bahse konu programda paylaşımı yapılan ses kaydına dair yukarıda sorulan sorulara cevabınızı verdiniz. Başkaca ifadenize eklemek istediğiniz bir husus var mıdır. Var ise nelerdir?” diye soruldu.

    Pehlivan, “Özetle bu kaydın kaydedilmesi ve paylaşılmasında dahlim yoktur. Ben sadece röportaj yaptım. Üzerime atılı olan suçlamayı kabul etmiyorum. Serbest bırakılmamı talep ediyorum” dedi.

  • Yurttaşlar Halk TV’nin önünde toplandı!

    Yurttaşlar Halk TV’nin önünde toplandı!

    3 gazetecinin gözaltına alınmasının ardından Halk TV binası önünde toplanan yurttaşlar, “Hak, hukuk, adalet” sloganları attı.

    Cumhuriyet yazarı gazeteci Barış Pehlivan, Seda Selek ve Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ismini verdiği bilirkişiye cevap hakkı tanıması üzerine gözaltına alındı.

    Son Dakika... Gazeteci Barış Pehlivan ve Serhan Asker gözaltına alındı! 'Mücadelemin bedelini ödemek üzereyim'

    Barış Pehlivan, Halk TV binası önünde, Serhan Asker Ankara’da, Seda Selek ise İstanbul’daki evinden gözaltına alındı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltılara ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Konuyla ilgili olarak bugün Halk TV yayınında bilirkişi ile yapılan telefon görüşmesinin izinsiz olarak kayda alıp yayınlanmak suretiyle ifşa edilmesi, ayrıca bilirkişinin isminin hedef gösterilecek şekilde açıklanarak yargılamanın seyrini etkilemeye yönelik sözler sarf edilmesi eylemlerine iştirak eden Barış Pehlivan ile Halk Tv medya organının ilgili sunucusu ve yetkilileri hakkında Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması (TCK md. 133/3) ve Bilirkişiyi Etkilemeye Teşebbüs (TCK md.277) suçlarından soruşturmaya başlanmıştır.”

    CHP’DEN DAYANIŞMA ÇAĞRISI

    Bunun üzerine CHP İl Başkanı Özgür Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile Halk TV binası önüne dayanışma çağrısında bulundu.

    CHP İstanbul İl Yönetimi toplantısını yarıda keserek tüm yöneticiler ve İlçe Başkanlarıyla Halk TV önüne gittiklerini belirten Çelik, “Basın özgürlüğünden, adaletten, demokrasiden yana olan herkes faşizmin karşısında hakkın ve hukukun yanında olmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Çelik’in çağrısının ardından Halk TV’nin önünde toplanan yüzlerce yurttaş, “Hak, hukuk, adalet” sloganlarıyla gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

    Söz konusu kalabalık içerisinde CHP yöneticileri, belediye başkanları, milletvekilleri, sivil toplum örgütleri, Türkiye Komünist Partisi, Türkiye İşçi Partisi, EMEP ve yurttaşlar bulunuyor.

  • Gazeteci Barış Pehlivan ve Serhan Asker gözaltına alındı!

    Gazeteci Barış Pehlivan ve Serhan Asker gözaltına alındı!

    Bilirkişiye cevap hakkı tanıdığı telefon görüşmesi nedeniyle Barış Pehlivan gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, Pehlivan Vatan Emniyet’e götürüldü.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adını verdiği bilirkişiye cevap hakkı tanıdığı telefon görüşmesi nedeniyle Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan Halk TV binasının önünden gözaltına alındı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun dün düzenlediği basın toplantısında ismini açıkladığı bir bilirkişi ile yapılan telefon görüşmesini yayınlayan Halk TV ile yayının sunucusu hakkında soruşturma başlatmıştı.

    Soruşturma, “Halk TV yayınında bilirkişi ile yapılan telefon görüşmesinin izinsiz olarak kayda alıp yayınladığı, bilirkişinin ismini hedef gösterilecek şekilde açıklanarak yargılamanın seyrini etkilemeye yönelik sözler sarf edildiği” gerekçesiyle, Türk Ceza Kanununun, “Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması ve Bilirkişiyi Etkilemeye Teşebbüs” suçundan açılmıştı.

    Edinilen bilgiye göre, Barış Pehlivan bu soruşturma kapsamında, akşam saatlerinde Halk TV’nin İstanbul’daki binasında gözaltına alınarak, Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    “MÜCADELEMİN BEDELİNİ ÖDEMEK ÜZEREYİM”

    Gözaltına alınmadan önce konuşan Pehlivan, şunları söyledi:

    “22 yıl boyunca 5 kez cezaevi yüzü gördüm AKP iktidarında. Bütün gazetecilik hayatım bu ülkede adil bir düzenin kurulması, sadece adaletin hüküm sürmesi için mücadeleyle geçti. Şimdi görülüyor ki yine bu ülkede adil bir düzenin kurulması için yaptığım mücadelenin bedelini ödemek üzereyim. Altıncı kez cezaevini göstermeye çalışıyorlar. İBB başkanının hedefinde olan bilirkişiye HalkTV olarak mikrofon uzatmışız ve İmamıoğlu’nun tüm iddialarını yalanlamış. Tıpkı, bugün iktidara yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesi gibi. Ama biz gözaltı yoluna götürülüyoruz. Benim tek derdim ‘bu iddialara ne diyorsunuz’ diye sormaktı. Ama şimdi HalkTV binasının önünde polisler var. Beni almaya gelmişler. Herkese teşekkür ediyorum, görüşmek üzere.”

    SERHAN ASKER DE GÖZALTINA ALINDI

    HalkTV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu, sosyal medya hesabından gazeteci Serhan Asker’in de gözaltına alındığını duyurdu. Mahiroğlu şunları yazdı:

    “Halk TV programcısı ve Sorumlu Müdürü Serhan Asker ve Barış Pehlivan, bu akşam Kayda Geçsin programına hazırlanırken, Halk TV binasından gözaltına alındı.

    Bu ülke çok şey yaşadı, çok ağır dönemlerden geçti; her defasında güçlenerek çıktı, yoluna devam etti. Bu sefer de öyle olacak.

    Hiçbir yaptırım Türk halkının asırlardan beri süregelen özgürlük aşkının önüne geçemedi, geçemez.”

  • Barış Pehlivan: Bahçeli’nin masasındaki kitapta ne yazıyor?

    Barış Pehlivan: Bahçeli’nin masasındaki kitapta ne yazıyor?

    “Biz 900 yıldır kardeşiz. Benim yeğenlerim Kürttür. Kız kardeşim Kürtle evli. Bizim birbirimizden ayrılmamız mümkün değildir.”

    Bu sözler MHP’nin kurucusu Alparslan Türkeş’in ağzından çıktı. Aralarında Ahmet Türk, Leyla Zana ve Orhan Doğan’ın da olduğu HEP yetkilileri karşısındaydı. 1992 yılıydı.

    AKP Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman’ın kitabındaki bu bölümü incelerken, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin sözü yankılandı televizyondan: “İmralı ile DEM Grubu arasında yüz yüze temasın gecikmeksizin yapılmasını bekliyor, çağrımızı kararlılıkla tekrarlıyoruz.”

    Elimdeki kitabın adı: “Türkiye’nin Kürt Sorunu Hafızası.” İlk basımı 2011’de SETA tarafından yapılan, şimdi Doğan Kitap etiketiyle okurla buluşan bir eser. Görmüşsünüzdür; AKP milletvekili Yayman, geçen hafta MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi ziyaret ederek hediye etti bu kitabını.

    MHP lideri masasındaki kitabı okur mu, bilmiyorum. Lakin, madem ittifak ortağının vekili Yayman, MHP’nin “Vakit tamamdır söz konusu vatandır” etiketiyle paylaştı o buluşmayı, ben de objektife yansıyan o kitaptaki MHP’yi ilgilendiren bölümleri aktaracağım.

    ‘MHP VE BAHÇELİ İKNA EDİLMELİ’

    516 sayfalık kitapta “Türk milliyetçilerinin Kürt sorununa yaklaşımı” başlıklı bir bölüm var. Hüseyin Yayman, MHP’nin Kürt siyasetini üç döneme ayırıyor: “Birinci dönem, 1980 öncesine karşılık gelen, sağ-sol çatışmasının yoğun olarak yaşandığı dönemdir. İkinci dönem, PKK’nin ortaya çıkmasıyla şekillenen dönemdir. Üçüncü dönem ise Alparslan Türkeş’in vefatı sonrası ve Devlet Bahçeli’nin genel başkan olduğu dönemdir.”

    Barış Pehlivan

    Barış Pehlivan’ın yazısının devamı