Etiket: anma

  • 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi, ‘Deprem değil, ihmal öldürüyor!’

    17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi, ‘Deprem değil, ihmal öldürüyor!’

    17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin 26. yıl dönümünde, Kadıköy’de düzenlenen anma töreninde hayatını kaybedenler saygıyla anıldı. CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği törene yurttaşlar yoğun katılım gösterirken, “Deprem değil, kuralsızlık öldürüyor!” sloganları dikkat çekti.

    CHP Kadıköy İlçe Başkanı Ali Narin, törende yaptığı konuşmada hem geçmişte yaşanan kayıpları andı hem de İstanbul’un karşı karşıya olduğu deprem riskine dikkat çekti. Kanal İstanbul projesinin de depremin sonuçlarına etkide bulunacağını söyledi. Narin, deprem sonrası yaşananların devletin yetersizliğini ve siyasi iktidarın ihmallerini gözler önüne serdiğini söyledi.

    “RESMİ RAKAMLARDAN ÇOK DAHA FAZLA KAYIP VAR”

    17 Ağustos 1999 sabahında meydana gelen depremin yalnızca saniyeler içinde büyük bir yıkıma yol açtığını hatırlatan Narin, resmi rakamlara göre 17 bin 480 kişinin yaşamını yitirdiğini, ancak bu sayının gerçekte 50 bini bulduğu yönünde güçlü bulgular olduğunu ifade etti.

    “Yurttaşlar, yakınlarını herhangi bir resmi işlem yapılmadan toplu mezarlara defnetmek zorunda kaldı. 600 bin kişi evsiz kaldı, 133 bin bina çöktü. Ülkenin sanayi bölgesi yerle bir oldu. İletişim altyapısı çöktü. Yardım çağrıları cevapsız kaldı,” dedi.

    “YARGI, MÜTEAHHİTLERİ ZAMAN AŞIMINA TERK ETTİ”

    Narin, deprem sonrası açılan davaların çoğunun zaman aşımı nedeniyle düştüğünü hatırlatarak, yapıların denetimsizliği ve “para hırsı” ile inşa edilmiş niteliksiz binaların büyük can kayıplarına yol açtığını vurguladı. Kızılay’ın da o dönemde etkin bir şekilde görevini yerine getiremediğini söyledi.

    “İSTANBUL’DA 120 BİN BİNA YÜKSEK RİSK ALTINDA”

    İstanbul’un ciddi bir deprem riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Narin, İBB verilerine göre 1 milyon 200 bin yapının 2000 yılı öncesi inşa edildiğini, bunlardan 120 bininin olası büyük bir depremde ağır hasar alacağının öngörüldüğünü dile getirdi. 7 bin binanın doğrudan fay hattı üzerinde bulunduğunu da ekledi.

    “KANAL İSTANBUL DEĞİL, DEPREM HAZIRLIĞI!”

    CHP’li Narin, merkezi iktidarın deprem gerçeği yerine rant projelerine öncelik verdiğini belirterek sert eleştirilerde bulundu:

    “Depreme karşı önlem almak yerine Kanal İstanbul gibi projelerle doğal kaynaklar ve tarım alanları ranta açılıyor. Bu anlayış, ülkeyi felakete sürüklüyor. 6 Şubat’ı, 17 Ağustos’u tekrar yaşamak istemiyoruz.”

    “CHP İKTİDARINDA DEPREMLE MÜCADELE VAAT DEĞİL, ZORUNLULUK OLACAK”

    Konuşmasının sonunda, CHP olarak Türkiye’nin depreme hazırlanmasının artık ertelenemez bir zorunluluk olduğuna dikkat çeken Ali Narin, Kadıköy’den tüm ülkeye şu sözü verdiklerini söyledi:

    “Bu ülkenin depreme hazırlanması, CHP iktidarında bir vaat değil, bir zorunluluk olacaktır.”

  • Usta sanatçıGenco Erkal, Beyoğlu Sineması’nda anıldı

    Usta sanatçıGenco Erkal, Beyoğlu Sineması’nda anıldı

    Usta sanatçı Genco Erkal, birinci ölüm yıldönümünde Beyoğlu Sineması’nda gerçekleştirilen özel bir etkinlikle anıldı.

    ‘Genco Erkal’ı Anıyoruz’ başlıklı buluşma sanatçının dostları, meslektaşları ve sevenlerinin katılımıyla Beyoğlu Sineması’nda yapıldı.

    Usta sanatçı Beyoğlu Sineması’nda anıldı

    İBB Kültür tarafından hazırlanan anma programı kapsamında ‘Dostların Tiyatrosu’ belgeseli ve başrolünde Erkal’ın rol aldığı ‘Hakkari’de Bir Mevsim’ filminin gösterimi gerçekleşti. İki gösterim arasında ise Nurdan Arca, Özcan Arca ve Meral Çetinkaya bir söyleşi gerçekleştirerek usta sanatçı Genco Erkal’ı ve sanat yaşamını konuştu.

    ‘Hakkâri’de Bir Mevsim’, yönetmen Erden Kıral tarafından 1982 yılında çekilen Genco Erkal’ın oyun gücüyle çok ses getiren bir eser olarak izleyicilerden yoğun ilgi gördü.

  • Uğur Mumcu’yu özlemle anıyoruz

    Uğur Mumcu’yu özlemle anıyoruz

    Araştırmacı gazeteciliğin sembolü Uğur Mumcu, 32 yıl önce bugün düzenlenen bir saldırıyla aramızdan ayrıldı. Ancak fikirleriyle Cumhuriyet meşalesi olmaya devam ediyor. Aradan geçen yıllara karşın Uğur Mumcu suikastına ilişkin birçok soru yanıt bekliyor. Asıl sorumluların altında kalacağı duvarın ilk “tuğla”sı bir türlü çekilemiyor.

    Geçen yıl yitirdiğimiz yazarımız Ali Sirmen 12 Eylül 1980 darbesi sırasında Barış Derneği davası sanığı olarak Sağmalcılar Cezaevi’nde tutukluydu. Tutuklu bulunduğu süre boyunca duruşmalarda ve tahliye olduğunda Uğur Mumcu hep yanındaydı. Sirmen, 24 Ocak 2024 tarihli “İyi insan” başlıklı yazısında şu satırlara yer vermişti: “Uğur Mumcu görünüşünün aksine asık suratlı bir savcı, somurtkan bir iz sürücü, yüzünün çizgileri hiç yumuşamayan bir öğütçü değil; güler yüzlü, yufka yürekli, hassas, şakacı, humorunun oklarını kendine de yöneltmekten çekinmeyen,  her dara, mahkemeye, hapse, hastaneye, düşenin ziyaretine koşan iyi bir insandı.”

    Barışmadığı, uzlaşmadığı sistemin “sakıncalı piyade”siydi Uğur Mumcu. Araştırmacı gazetecilik olgusunun ete kemiğe bürünmüş haliydi. “Kalpaksız kuvvacı” olarak Milli Mücadele’nin antiemperyalist ruhunu özümsemiş, kendi anlatımıyla Kemalizmi yaşam biçimi olarak gören ve dünyaya soldan bakan bir düşün insanıydı. Bir terör saldırısıyla aramızdan koparılan Mumcu, ömrününün son anına kadar terörsüz özgürlüğü ve demokrasiyi savundu.

    Mumcu, katledilişinin 32. yıl dönümünde Uğur Mumcu Adalet ve Demokrasi Haftası etkinlikleri kapsamında ülke genelinde etkinliklerle anılacak. Belediyeler, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği başta olmak üzere birçok demokratik kitle ve meslek örgütünün düzenleyeceği etkinliklerde gazetemizin yazarları da söz alacak.

    Kadıköy Belediyesi tarafından Caddebostan Kültür Merkezi’nde bugün saat 20.00’de düzenlenecek “Türk basının yüz akı Uğur Mumcu’yu ve devrim şehitlerini anıyoruz” etkinliğinde ise gazetemizin yazarı Murat Ağırel söz alacak. Etkinliğin sunumunu ise gazeteci-yazar Ömür Kurt yapacak.

    Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi tarafından düzenlenen “32. Adalet ve Demokrasi Haftası Etkinlik Programı” kapsamında gazetemiz yazarı Mustafa Balbay, “Türkiye Ortadoğu’nun Neresinde?” başlıklı panelde konuşacak. ADD Batıkent Şubesi Ahmet Taner Kışlalı Kültür Merkezi’nde yarın yapılacak etkinlik saat 15.00’te başlayacak. Yazarlarımız Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan ise aynı gün Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Beşiktaş şubesinin düzenlediği “Adalet ve Demokrasi Şehitlerini Anıyoruz” etkinliğinde söz alacak. Dikilitaş’ta yapılacak etkinlik saat 14.00’te başlayacak.

    Beykoz Belediyesi ise Yücel Çelikbilek Gençlik Merkezi’nde bir etkinlik düzenleyecek. Bugün saat 15.00’te başlayacak etkinliğe Derya Sazak ve Mutlu Hesapçı konuşmacı olarak katılacak. Etkinlik  Erdal Güney’in dinletisiyle devam edecek.

    Bakırköy Belediyesi’nin İspirtohane Kültür Merkezi’ndeki etkinliğinin saati 14.00. Timur Soykan ve İsmail Arı’nın konuşmacı olacağı etkinlikte, “Ben Kolay Ölmem” adlı sergi yer alacak.

    SİS PERDESİ ARALANMADI

    Mumcu, 24 Ocak 1993’te evinin önünde düzenlenen bir bombalı saldırı sonucu yaşamını yitirdi.

    Suikastı İslami Hareket Cephesi, İBDA-C, Hizbullah gibi örgütler üstlendi. Cinayete ilişkin ilk somut adım 7 yıl gibi uzun bir sürecin sonunda 11 Temmuz 2000’de “umut davası” adıyla bir dava açılmasıyla atıldı. Yıllardır süren davanın Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki son duruşması 16 Ocak’ta görülülürken sanık Oğuz Demir’in yargılanmasına devam edildi.

    Mumcu ailesinin avukatı Turgut Kazan, Uğur Mumcu öldürüldüğünde dönemin Emniyet genel müdürü olan Mehmet Ağar’ın dinlenmesini talep etti. Kazan, araca bombayı yerleştirdiği iddia edilen Oğuz Demir’in Türkiye’de olduğunu bildiklerini ancak hiçbir şey yapılmadığını ileri sürdü. Mahkeme, Mehmet Ağar’ın tanık olarak dinlenmesine karar verdi. Duruşma 12 Mayıs’a ertelendi.

    KATLEDİLDİĞİ SOKAKTA ANILACAK

    Uğur Mumcu bugün katledildiği sokakta, öldürülüşünün 32. yıldönümünde anılacak.

  • Türkiye Ata’sını andı: Saat 9’u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu…

    Türkiye Ata’sını andı: Saat 9’u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu…

    81 ilde Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal ettiği saat 9’u 5 geçe hayat durdu.
    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 86’ncı yılında Anıtkabir’de devlet töreni düzenlendi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki kortejde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, yüksek yargı organlarının başkanları, TSK komuta kademesi, siyasi parti temsilcileri, bürokratlar ve diğer devlet erkanı yer aldı.

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    İşte 81 ilden yansıyan o görüntüler…

    Ankara – Anıtkabir

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Ankara’da, saat 09.05’te sirenlerin çalmasıyla yurttaşlar saygı duruşunda bulundu.

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

     Ankara – 15 Temmuz Kızılay Milli İrade Meydanı

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Ankara – Ayrancı Pazarı

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, 86 yıl önce ebediyete intikal ettiği Dolmabahçe Sarayı’ndaki odasında törenle anıldı.

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Çok sayıda vatandaş, Türk bayraklarıyla anma töreni için Atatürk’ün hayata gözlerini yumduğu Dolmabahçe Sarayı’nı ziyaret etti.

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    İstanbul – Dolmabahçe Sarayı

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    İstanbul – 15 Temmuz Şehitler Köprüsü

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    İstanbul – Üsküdar

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Çanakkale’de saat 09.05’te sirenlerin çalmasıyla yurttaşlar saygı duruşunda bulundu.

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Tekirdağ – Atatürk Meydanı

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Balıkesir

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Ardahan Valiliği önünde tören düzenlendi. Törene gaziler de katıldı.

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Kırıkkale – Cumhuriyet Meydanı

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Niğde

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Muğla’da düzenlenen Sualtı Dalış Turizmi Çalıştayı sonunda, Muğla Valiliği, Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA), Türkiye Turizmi ve Geliştirme Ajansı (TGA), Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Muğla İl Sağlık Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı (DEGAK Timleri) ve dalış eğitmenleri; Fethiye Dalyan Koyu’nda anı dalışı gerçekleştirdi. Dalgıçlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 86. yıl dönümü nedeniyle düzenledikleri anma programı kapsamında, su altında Atatürk posterli Türk bayrağı açtı.

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Mersin

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Sinop

    Türkiye Ata'sını andı: Saat 9'u 5 geçe tüm yurtta hayat durdu...

    Uşak

     

  • Özgür Özel Başbağlar’da: “Ülkenin bütün acılarına hep birlikte sahip çıkmamız gerekiyor”

    Özgür Özel Başbağlar’da: “Ülkenin bütün acılarına hep birlikte sahip çıkmamız gerekiyor”

    Başbağlar katliamı anmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ”Ülkenin bütün acılarına hep birlikte sahip çıkmamız gerekiyor. Bir işçinin alnının terinin rengi olmaz, bir de annelerin gözyaşının rengi” dedi.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan’da Başbağlar Katliamı’nın 31’nci yılında anma törenine katıldı. Özel, anmanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Özel, CHP’nin Başbağlar anmasına ilk kez genel başkan düzeyinde katılmasının hatırlatılması üzerine, ”Bugüne kadar Veli Ağbaba başkanlığında partimiz anmaya katılıyordu. Geçtiğimiz günlerde Madımak’a da CHP Genel Başkanı olarak ilk kez gitmiştim. Bugün aslında yurtdışı programımız vardı. Sayın Mustafa Sarıgül ve Sayın Veli Ağbaba’nın büyük gayretleriyle bir şekilde geldik” dedi.

    “Madımak’ta yaşananlarla Başbağlar’da yaşananları birbirinin rövanşı gibi göstermeye çalışıyorlar”

    Acıları yarıştırmanın Türkiye’ye çok şeyler kaybettirdiğini vurgulayan Özel, şöyle devam etti:

    ”Ülkenin bütün acılarına hep birlikte sahip çıkmamız gerekiyor. Defalarca söyledim, Berkin Elvan’la Abdullah Tayyip Olçok’a aynı anda yas tutmayan bir ülke birlik ve bütünlük halinde olamaz. Sivas Madımak’ta yaşananlarla Başbağlar’da yaşananları birbirinin rövanşı gibi göstermeye çalışıyorlar. İkisi de bu ülkenin ortak acıları. Orada yanan canlar da burada yanan canlar da bu ülkenin değerleri. O yüzden bizim bir ve beraber olmamız lazım. Herkesin ötekinin hakkına kendisinden daha çok sahip çıkması lazım. Bu ülkede iki şeyin renginin olduğuna inanmıyorum. Bir işçinin alnının terinin rengi olmaz, bir de annelerin gözyaşının rengi olmaz. Kürt’ü Türk’ü, Alevisi Sünnisi olmaz, hepsi anamız. O anaların gözyaşlarını dindirmek için herkesin sorumlu davranması lazım. Biz üzerimize düşen sorumluluk neyse onu yerine getirmekte çok kararlıyız.”

    Özel, Başbağlar’la ilgili CHP’nin araştırma önergesinin reddedildiğini hatırlatarak, ”Meclis’te reddedilmiş ama biz bunu yineleyeceğiz. Diğer partilerle de diyalog kuracağız. Hatta Madımak ve Başbağlar’ın aynı komisyonda araştırılması daha anlamlı olabilir. Bunu da değerlendireceğiz” ifadelerini kullandı.

    Madımak ve Başbağlar davalarındaki zaman aşımı kararlarına da değinen Özel, ”Her ikisi de çok yanlış. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olamaz. Mahkemelerin cesaretle bunlara insanlık suçu tanımı yapıp, zaman aşımı ve af kapsamında çıkarması lazım” diye konuştu.

  • Madımak’ta katledilen aydınlar anılacak

    Madımak’ta katledilen aydınlar anılacak

    Sivas’taki Madımak Oteli’nde 33 aydının gericiler tarafından yakılarak katledilmesinin üzerinden 31 yıl geçti. Hayatını kaybedenler, 2 Temmuz’un yıl dönümünde Sivas başta olmak üzere birçok kentte anılacak.

    Sivas’ta 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’nde 33 aydının “Müslüman Türkiye” sloganları eşliğinde yakılarak katledilmesinin üzerinden 31 yıl geçti. Katliamda yaşamını kaybeden aydınlar, başta Sivas olmak üzere ülkenin dört bir yanında ve yurtdışında düzenlenecek olan törenlerle anılacak.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından Sivas’ta Madımak Oteli önünde gerçekleştirilecek olan anma törenine yapılan çağrıya SOL Parti de destek verdi. SOL Parti tarafından yapılan açıklamada, “2 Temmuz unutulmayacak. Şeriata ve faşizme karşı laik demokratik Türkiye için birleşelim. 2 Temmuz’da Sivas’tayız” denildi.

    DÖRT BİR YANDA ANILACAK

    TKH tarafından İstanbul’un Kadıköy ilçesinde bulunan Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda yaşamını yitirenler dün için anma düzenlendi. Açıklamada, “Sivas’ı unutmadık, unutmayacağız. Sivas’ta yakanlara karşı, laiklik için yürüyoruz” denildi.

    Adana Alevi Platformu ise bugün Türkmenbaşı Bulvarı’nda bulunan Madımak Parkı’nda anma töreni düzenleyecek. Törene ilişkin yapılan açıklamada, “Unutmadım, aklımda. 2 Temmuz 1993 yılında Sivas Madımak Oteli’nde kaybettiğimiz canları anmak, onları unutmamak ve unutturmamak için bir araya geliyoruz” denildi.

    İstanbul’un Silivri ilçesinde ise bugün Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şubesi, Madımak Katliamı’nın yıldönümünde Uğur Mumcu Meydanı’nda bir araya gelerek buradan sessiz bir şekilde Atatürk Anıtı’na yürüyecek.

    Diğer anma etkinliklerinin bir kısmı ise şu şekilde:

    Ankara: Mamak Belediyesi, bugün saat 18.30’da Necmettin Erbakan Kongre Merkezi’nde anma töreni düzenleyecek. Törende katliamda yaşamını yitirenlerin anısına “Doğmamış Menekşe’nin Dünü” belgeselinin gösterimi yapılacak.

    İzmir: İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Ege 78’liler Demokrasi ve Dayanışma Derneği’nin katliamı 3 Temmuz’da düzenlenecek anma programı ile anacak. Etkinlik, saat 19.00’da Kültürpark İzmir Sanat
    Merkezi’nde gerçekleşecek.

    İngiltere/Londra: Britanya Alevi Platformu, Stoke Newington’daki Madımak Anıtı’nda 3 Temmuz günü saat 18.00’de düzenlenecek olan etkinlikle Madımak Katliamı’nın 31. yılında yaşamını yitirenler anılacak.

    Madımak Oteli’nde 33 aydının gericiler tarafından katledilmesine ilişkin açılan davanın 14 Ağustos 2023’te görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti davanın düşmesine karar vermişti. Karar, salonda bulunanlar tarafından protesto edilmişti.

    Aynı zamanda katliamcıların avukatlığını yapan çok sayıda isim, AKP’den milletvekili, bakan veya yönetici oldu. İktidar, dava süresince Madımak Katlamı’nın faillerinin cezalandırılmasını engellemek için elinden geleni yapmıştı.

  • “ATATÜRK’TEN ALDIĞIMIZ İNANÇ, UMUT VE KARARLILIKLA VE ONUN İLKELERİYLE DEMOKRATİK TÜRKİYE MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    “ATATÜRK’TEN ALDIĞIMIZ İNANÇ, UMUT VE KARARLILIKLA VE ONUN İLKELERİYLE DEMOKRATİK TÜRKİYE MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik; CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın Şişli Cemal Reşat Rey Konser Salonu’nda düzenlediği “10 Kasım Atatürk’ü Anma Konseri Ata Türküleri” etkinliğinde konuştu. Çelik “Atatürk’ten aldığımız inanç, umut ve kararlılıkla ve onun ilkeleriyle demokratik Türkiye mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu ülkenin güzel insanlarına adil, demokratik, eşit ve özgür bir hayat sunmak için var gücümüzle çalışacağız” dedi.

    CHP İstanbul İl Başkanlığı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 85’inci yıldönümü nedeniyle Şişli Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda “10 Kasım Atatürk’ü Anma Konseri Ata Türküleri” düzenledi.

    Konsere; CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul İl Yönetimi, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Parti Meclisi üyeleri, ilçe başkanları, gençlik ve kadın kolları ve İBB Meclis üyeleri katıldı. Anma Konseri, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.

    Etkinliğin açılışı konuşmasını yapan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, sözlerine salondaki konukları selamlayarak başladı ve “Ebediyete uğurlayışımızın 85. Yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla minnetle ve özlemle anıyorum. Cumhuriyet’imizin 100. yılında Atatürk bize güç vermeye, ilham olmaya devam ediyor. Ülkemizin zor zamanlardan geçtiği bugünlerde en büyük mücadele azmini ve kararlılığını yine ondan alıyoruz” dedi.

    Atatürk’ün umutsuzluk anlarında sarf ettiği “umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim” sözlerini hatırlatan Çelik şöyle konuştu:

    “Bir umudun peşinde Samsun’a, Sivas’a, Amasya’ya giden, oradan da Afyon’dan İzmir’e akan orduların en önünde olmuştur. Sürgün edildiği İstanbul’a kurtarıcı olarak gelmiş, başına ödüller konulduğunda dahi umudundan asla vazgeçmemiştir.”

    “ÖLÜMSÜZ BİR KAHRAMAN OLMUŞTUR”

    Atatürk ve onun umuda olan inancını “İşte Atamızın bizlere emaneti eşsiz Cumhuriyet de büyük bir inancın ve umudun eseridir. Bu inanç insana ve sevgiye dairdir” ifadeleriyle anlatan Çelik şunları söyledi:

    “O yangın mavisi gözleriyle, çok sevmiştir halkını Atatürk. Köylüsünü sevmiştir. İşçisini, mazlum çocuklarını. Yürekten, tüm varlığıyla sevmiştir. Ve bu sonsuz sevgiyle, ömrünün en büyük mücadelesini verirken büyümüş, enginlere sığmamıştır. Umutsuzluğa bir an bile kapılmamış, hayatının her bir anını halkına adamış, bugün aklı hür, vicdanı hür milyonların sevgiyle atan kalbinde ölümsüz bir kahraman olmuştur.”

    “O’NU ANLAMAK GAZİ’NİN YÜREĞİNİ HİSSETMEKTİR”

    Çelik, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamanın ne ifade ettiğini şu sözlerle anlattı:

    “Emperyalizme karşı verdiğimiz onurlu mücadelemizin eseri Cumhuriyetimizin bu zorlu günlerinde bir kez daha görüyoruz ki; Mustafa Kemal’in izinden yürümek, o’nun mirasını, dehasını, kahramanlıklarını yalnızca ezberlemek değil, O’nu yaşamın her alanında bir yol gösterici edinmektir. En büyük mutluluğu çocuklara öğretmenlik ederken bulan Gazi’nin yüreğini tanımak demektir. Halkına insanca bir yaşam isteyen büyük liderin izindeki o insan olmak demektir.”

    “ATATÜRK BU ÜLKENİN MAYASINDADIR”

    Salona “Büyük bir umudun, sevginin ve inancın neferleriyiz” sözleriyle seslenen Çelik, tarihten örnekler vererek topluma mal olmuş sanatçı, siyasetçi ve yazarlarda vücut bulan bu inanca ilişkin şöyle konuştu:

    “Biz ıssız bir köy tepesinde okul açan Hasan Ali Yücel ve arkadaşlarının izindeyiz. Biz seçme seçilme hakkının geldiği dönemde sandık başında ilk kez oy kullanmaya giden kadınların izindeyiz. Ve biz o sandıktan çıkan ilk kadın muhtar Gül Esin’in ve Cumhuriyetçi Kubilay’ın izindeyiz. 6. Filo’yu denize döken üç fidanın izindeyiz. ‘Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye’ diyen Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının içindeyiz. Ve biz aydınlanma uğruna hayatını vermiş Bahriye Üçok’un izindeyiz. Biz yalnız halkı için yazan, yiğit insan, Uğur Mumcu’nun izindeyiz. Onlar bütün cumhuriyet aydınlarımız, burada sayamayacağımız kadar çok olan bütün cumhuriyet aydınlarımız, bizlere Cumhuriyet’in armağanı. bizlere ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün armağanı… Atatürk bu ülkenin mayasıdır diyorum.”

    “DEMOKRATİK TÜRKİYE MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    “Cumhuriyetimizin 2. yüzyılında, anayasal düzenin tehlike altında olduğu, hukukun üstünlüğünün ayaklar altına alındığı, kuvvetler ayrılığının bir kenara itildiği, halkın yoksulluk ve sefalet içerisine sürüklendiği bugünlerde; Atatürk’ten aldığımız inanç, umut ve kararlılıkla ve onun ilkeleriyle demokratik Türkiye mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu ülkenin güzel insanlarına adil, demokratik, eşit ve özgür bir hayat sunmak için var gücümüzle çalışacağız.”

    “YARIN SAAT 14’TE SİRKECİ PTT ÖNÜNDEN YARGITAY ÜYELERİNE ANAYASA KİTAPÇIĞI YOLLAYACAĞIZ”

    Çelik, AYM ve anayasaya karşı dönük başkaldırı olarak tanımlanan olaya değinerek, konuya ilişkin aldıkları eylem kararını şu sözlerle duyurdu:

    “Bu arada gündem çok sıcak biliyorsunuz. Anayasa Mahkemesi’yle ilgili süreç. Bugün 39 ilçemizde seçim ve hukuk işlerinden sorumlu ilçe başkan yardımcılarımızı bir toplantıya davet ettik. Onların aldığı bir kararla yarın saat 14’te bütün örgütümüzle Sirkeci PTT binasının önünde olacağız. O suç duyurusunda bulunan Yargıtay üyelerine, postayla anayasa kitapçığı göndereceğiz. Onların anayasayı çok iyi bilmeleri gerekiyor. Defalarca okumaları gerekiyor. Ancak ülkemizin en üst yargı organına bu şekilde tehditle, bu şekilde bir kalkışmayla bir süreci yürüten Yargıtay üyelerine, yarın saat 14’te Sirkeci Garı’nda anayasa kitapçığını hep birlikte örgütümüzle, postayla göndererek bir kez daha onlara anayasanın, anayasal düzenin ne olduğunu göstermek istiyoruz.”

    Çelik, ayrıca pazartesiden itibaren Çağlayan Adliyesi önünde oturma eylemleri gerçekleştireceklerini belirterek “Anayasal düzenin korunmasına yönelik bir nöbet gerçekleştireceğiz. Bugün, yarın pazartesi ve bundan sonra bu ülkede bu topraklarda zulme uğrayan kim varsa onun yanında olacağız. Cumhuriyet değerlerimizi koruyup korumaya devam edeceğiz. Cumhuriyetimizin demokrasiyle taçlandırmak için büyük bir mücadele vermeye devam edeceğiz.”

    Çelik’in konuşmasının ardından Ali Altay ve orkestrası, “Ata Türküleri” konseri verdi. Çelik, Altay’a konser sonrasında çiçek ve plaket takdim etti.

  • İyi ki Atatürk’ün, iyi ki Cumhuriyet’in çocuklarıyız’

    İyi ki Atatürk’ün, iyi ki Cumhuriyet’in çocuklarıyız’

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 85’inci yıldönümünde, Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda düzenlenen resmi törenle anıldı.

    Atatürk için düzenlenen tören; İstanbul Valisi Ali Davut Gül, 1. Ordu ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Ali Sivri ile İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, kurumları adına Cumhuriyet Anıtı’na çelenk koymalarıyla başladı.

    Taksim'de 10 Kasım töreni... İmamoğlu: 'İyi ki Atatürk'ün, iyi ki Cumhuriyet'in çocuklarıyız'

    Barolar, siyasi partiler ve çeşitli sivil toplum kuruluşları da anıta sırasıyla çelenk koydu. Çelenk merasiminin ardından; Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler için 2 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

    Tören, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla son buldu. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve İmamoğlu, Cumhuriyet Anıtı önünde vatandaşlarla birlikte anı fotoğrafı çektirdi.

    “İYİ Kİ ATATÜRK’ÜN, CUMHURİYETİN ÇOCUKLARIYIZ”

    İmamoğlu, anıt önünde yaptığı açıklamada, “Bugün 10 Kasım. Mustafa Kemal Atatürk’ü, Ulu Önderimiz, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle, minnetle, şükranla anıyoruz. Tabii bu yıl anma törenlerimizin bir başka boyutu da Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ü, Cumhuriyetimizin 100’ncü yılında anıyor olmamız. Mustafa Kemal Atatürk denince, benim aklıma gelen ilk şey, çok şanslı olduğumuz” dedi.

    İmamoğlu şöyle devam etti:

    “Çünkü, çağlar ötesi düşünceye sahip bir lidere sahip olduk biz 1920’li yıllarda ve olağanüstü ilkelerle, değerlerle bize muhteşem bir Cumhuriyet emanet etti. Hep birlikte üstüne koyacağımız, hep birlikte geliştireceğimiz, demokrasiyle güçlendireceğimiz, kalkınmayla, insanların eşit ve adil bölüştüğü, paylaştığı bir ülke var etmeyle, adalet sistemiyle, en güçlü adalet sistemine sahip olan bir ülke var etmeyle ilgili sorumluluklarımızı yerine getirme boyutuyla bugün Ata’mızı anıyorum. Çok şanslıyız. İyi ki Atatürk’ün, Cumhuriyetin çocuklarıyız, evlatlarıyız. Böylesi güzel bir ülkeye hep birlikte layık olmayı diliyorum. Ruhu şad olsun.”

  • Türkiye Ata’sını andı… Saat 9’u 5 geçe hayat durdu

    Türkiye Ata’sını andı… Saat 9’u 5 geçe hayat durdu

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 85’inci yılında saygıyla anıldı. Tüm yurtta saat 09.05’te sirenlerin çalmasıyla yurttaşlar saygı duruşunda bulundu.

    Ebedi Başkomutan, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 85. yılında saatler 09.05’i gösterdiğinde tüm Türkiye’de hayat durdu.

    Yurt genelinde saat 9’u 5 geçe herkes olduğu yerde Ata’sına selam durdu.

    İşte Türkiye’nin dört bir yanından kareler…

  • AHMET TANER KIŞLALI, KATLEDİLİŞİNİN 24. YILINDA ANILDI…

    AHMET TANER KIŞLALI, KATLEDİLİŞİNİN 24. YILINDA ANILDI…

    Eski Kültür Bakanı, siyaset bilimci Ahmet Taner Kışlalı, katledilişinin 24’ncü yılında Ankara’daki evinin önünde anıldı. Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkan Yardımcısı Bedii Safa Yenice, “Tüm Kemalistler için cumhuriyet bir iddiadır. Bugün de bu iddiamızın peşindeyiz, takipçiyiz, sahibiyiz” dedi.  Törende konuşan CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ise “Bir hafta sonra Cumhuriyetimizin 100. yaşını kutlayacağız. Atatürk ilke ve devrimlerine topyekûn saldıranlara inat, bizler Ahmet Taner Kışlalı’nın izinden giderek, bize miras kalan mücadele ruhuyla ve sorumluluk duygusuyla, laik, demokratik, eşitlikçi, çağdaş, aydınlık ve tam bağımsız bir Türkiye için mücadeleye son nefesimize kadar devam edeceğiz. Onun ölümsüz fikirlerini gelecek kuşaklara aktararak umudu örgütlemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    Eski Kültür Bakanı, siyaset bilimci, akademisyen Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, evinin önünde park halindeki aracına konulan bombalı paketin patlaması sonucu katledilmesinin 24’üncü yılında anıldı. Kışlalı’nın Ankara’daki evinin önünde bugün düzenlenen törene eşi Nilüfer Kışlalı, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Cumhuriyet Gazetesi yazarı Işık Kansu, Cumhuriyet Gazeteci Ankara temsilcisi Sertaç Eş’in yanı sıra çok sayıda okuru ve öğrencisi de katıldı.

    Törende konuşan Aylin Nazlıaka, şunları söyledi:

    “ONUN FİKİRLERİNİ GELECEK KUŞAKLARA TAŞIMAKTA DA KARARLIYIZ”

    “Bu dünyadan bir Ahmet Taner Kışlalı geçti. O, bir bilim insanı, bir siyasetçi, bir eğitimci, bir gazeteci, bir aydın, bir eş, bir baba, bir yurttaş olarak sahip olduğu tüm sıfatların hakkını veren örnek bir insandı. Atatürkçü düşüncenin, Cumhuriyet değerlerinin yılmaz savunucusuydu. Laik, demokratik ve aydınlık bir Türkiye mücadelesinin en ön saflarında yer aldığı için, 24 yıl önce hain bir saldırı sonucunda onu yitirdik. Kendisini saygıyla ve minnetle anıyorum. Onu öldürdüğünü düşünenler yanıldı. Ahmet Taner Kışlalı ölmedi, yaşıyor. Her birimiz birer Ahmet Taner Kışlalı’yız. Onun fikirlerini gelecek kuşaklara taşımakta da kararlıyız. O’nun hayattan koparılmasından sonra birçok aile çocuklarına, Ahmet ismini verdi. O gerçek bir yurtseverdi. Yaşamını Türkiye’ye adamıştı. Demokrasi aşığı bir hak savunucusuydu. O, fikirleri ve örnek kişiliğiyle hepimize ışık tuttu ve tutmaya da devam ediyor.

    “KIŞLALI, ÖZGÜRLÜK, SEÇİM VE BAĞIMSIZ YARGI İÇİN OLMAZSA OLMAZ DEMİŞ”

    Kışlalı, demokrasinin üç temel ögesini ‘özgürlük, seçim ve bağımsız yargı’ şeklinde sıralamıştı. Bu üç öge için olmazsa olmaz demişti. Geldiğimiz noktada, bu üç temel öge de yıllardır büyük bir saldırı altında. İsminde adalet kelimesi olmasına rağmen adaleti mumla aradığımız AKP iktidarı, özgürlükleri, adil seçim koşullarını ve bağımsız yargıyı resmen rafa kaldırdı. Giderek daha da kutuplaştırılarak, ayrıştırılarak, muhalif olduğumuz için baskı altına alınmaya çalışılarak yönetiliyoruz. Oysaki Kışlalı’nın da çokça vurguladığı gibi; ‘Demokrasi farklılıkların birlikte yaşama biçimidir. Zıtlıkların birbirini yok etmesi değil, tamamlamasıdır demokrasi.’

    “KARANLIKTAN YAKINACAĞINA BİR MUM YAK DİYOR KIŞLALI”

    Mayıs ayında, kazanacağımıza çok inandığımız ancak çok eşitsiz koşullarda yarıştığımız bir seçim geçirdik. Dublaj, montaj videolarla, devletin tüm imkanlarının tek adam iktidarını yeniden seçtirmek için seferber edildiği, kirli siyasi oyunların döndüğü bir seçim gerçekleşti. Umudumuz öylesine yüksekti ki, seçimi kaybetmek hepimizde büyük bir hayal kırıklığı, hatta travma yarattı. Peki, şimdi ne yapacağız? Ne yapmalıyız? Ahmet Taner Kışlalı, 1995 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’ndeki bir köşe yazısında umutsuzluğa kapılanların yolunu kesip ‘ne yapalım?’ diye sorduğunu yazmış. Onlara şöyle sesleniyor köşesinden: Herkesin kendi koşulları içinde yapabileceği o kadar çok şey var ki… Kiminin parası, kiminin enerjisi, kiminin bilgisi, kiminin becerisi, kiminin zamanı var. Yeter ki bunlar bir araya gelebilsin! Örgütlenmenin gücüne değiniyor ve bir atasözünü hatırlatıp ‘karanlıktan yakınacağına bir mum yak!’ diyor Kışlalı.

    “KIŞLALI, CUMHURİYET DÜŞMANLARININ LAİKLİĞİ HEDEF TAHTASINA KOYACAĞINI DA ÇOK İYİ BİLİYORDU”

    Ahmet Taner Kışlalı, Türkiye’nin içine sürükleneceği karanlığı önceden görmüştü. Cumhuriyet düşmanlarının laikliği hedef tahtasına koyacağını da çok iyi biliyordu. Tarih, Kışlalı’yı bir kez daha haklı çıkardı. Özellikle, son dönemde laikliğe yönelik saldırılar hızla arttı. Karma eğitim tartışmaya açıldı, 4 4 4 ucube sistemi ile kız çocuklarının okullaşma oranı düştü, ÇEDES projesiyle okullarda imamların derse girmesinin önünü açıldı, anaokullarına mescit zorunluluğu getiriliyor…Tarihin en cinsiyetçi Meclis’i oluştu. Kadınların fıtratına göre işlerde çalışması gerektiğini savunan Hüda-Par Meclis’te! Birden fazla kadınla nikahlı olan Milletvekili Meclis’te. Seçim otobüsünde kadın adayın fotoğrafına bile tahammül edemeyip silüet olarak gösteren Yeniden Refah Partisi Meclis’te! Medeni Kanun’a karşı olan milletvekilleri var bu Meclis’te. ‘Bizim Taliban ile ters düşen bir yanımız yok’ diyen Erdoğan, yeniden Cumhurbaşkanı seçildi. Düşünce ve ifade özgürlüğünün yok sayıldığı, hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukukunun kurulduğu, basının zapturapt altına alınmaya çalışıldığı, kadınların bir eşya gibi görüldüğü ve eve kapatılmaya çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Ama yılgınlığa, umutsuzluğa kapılamayız. Yılgınlığın alternatifi daha da karanlığa sürüklenip Türkiye’nin İran gibi kadınların temel haklarının tartışma konusu olduğu bir ülkeye dönüşmesine izin vermek demektir. Bu ülkede fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesillerin yetişmemesi demektir. Cumhuriyetimizi kaybetmek demektir. Yılgınlığın, umutsuzluğun, moralsizliğin faturasını çok ağırdır.

    “KIŞLALI’NIN İZİNDEN GİDEREK TAM BAĞIMSIZ BİR TÜRKİYE İÇİN MÜCADELEYE SON NEFESİMİZE KADAR DEVAM EDECEĞİZ”

    Bir hafta sonra Cumhuriyetimizin 100. yaşını kutlayacağız. Atatürk ilke ve devrimlerine topyekûn saldıranlara inat, bizler Ahmet Taner Kışlalı’nın izinden giderek, bize miras kalan mücadele ruhuyla ve sorumluluk duygusuyla, laik, demokratik, eşitlikçi, çağdaş, aydınlık ve tam bağımsız bir Türkiye için mücadeleye son nefesimize kadar devam edeceğiz. Onun ölümsüz fikirlerini gelecek kuşaklara aktararak umudu örgütlemeye devam edeceğiz. ‘Sönen her mumun ardından onlarcasını yakın. Mumlar değil, karanlık isteyenlerin nefesleri tükenecektir’ demişti Kışlalı. İlelebet Cumhuriyet.”

    Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkan Yardımcısı Bedii Safa Yenice ise “Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve diğerleri. Bu cinayetlerde amaç neydi, düşünmeliyiz. Hocamız ‘Bir din devleti kurmak isteyenlerin önünde en büyük engel Kemalizm’dir, Türkiye’yi etnik kökenlerine göre parçalamak isteyenlerin önünde en büyük engel Kemalizm’dir’ diyordu. Tüm Kemalistler için cumhuriyet bir iddiadır. Bugün de bu iddiamızın peşindeyiz, takipçiyiz, sahibiyiz” diye konuştu.

    Kışlalı, evinin önündeki programın ardından Ahmet Taner Kışlalı Parkı’nda da anıldı, parktaki heykele çelenk bırakıldı.