Etiket: ankara cumhuriyet başsavcılığı

  • Başsavcılıktan yurttaşlara ‘dolandırıcılık’ uyarısı!

    Başsavcılıktan yurttaşlara ‘dolandırıcılık’ uyarısı!

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamasında, ülkede ve dünyada en sık karşılaşılan siber suç türleri arasında kimlik avı (phishing), sahte internet siteleri, sosyal mühendislik yöntemleri, fidye yazılımları, kredi kartı ve bankacılık dolandırıcılığı, veri ihlalleri, zararlı yazılımlar, kripto para dolandırıcılıkları, hesap ele geçirme, siber casusluk, çocuklara yönelik siber suçlar, itibar suikastı, şantaj ve bilgi kirliliğinin yer aldığı belirtildi.

    Dolandırıcıların, sahte e-posta, SMS, telefon aramaları ve deepfake teknolojileri kullanarak mağdurları kandırdığı ifade edildi. Açıklamada, özellikle maddi kazanç vaadiyle kandırılan gençlerin banka ve ödeme hesaplarını başkalarına kullandırmalarının, çoğu zaman farkında olmadan ağır ceza soruşturmalarına dahil olmalarına neden olduğu vurgulandı.

    ‘HESABI KULLANMAK İÇİN KULLANILAN KLASİK YALANLAR’

    Açıklamada, bir kişinin kendi adına açılmış banka hesaplarını, elektronik ödeme kuruluşu hesaplarını ya da kripto varlık hesaplarını yasal olmayan bir kullanım olacağını bilerek veya bilmeden başkalarına kullandırmasının suç teşkil ettiği vurgulandı. IBAN bilgisinin paylaşılması, banka kartı veya mobil bankacılık bilgilerinin kullandırılması da bu kapsamda değerlendirildi. Dolandırıcıların ‘hesabım blokeli’, ‘sadece 1-2 gün kullanılacak’, ‘hesap senin ama sorumluluk bende’, ‘yaptığım iş yasal’, ‘yakalanan olmadı’ gibi ifadelerle hesap temin etmeye çalıştıkları kaydedildi.

    ‘BİRÇOK TÜRDE DOLANDIRICILIK SUÇU’

    Bu hesaplar kullanılarak internette sahte ürün satışı, kripto para ve yatırım dolandırıcılığı, sosyal medya ve WhatsApp üzerinden ‘acil para’, ‘ödül kazandınız’ senaryoları, yasadışı bahis ve kara para aklama, sahte iş ve evden çalışma ilanları, faizsiz kredi ve evlilik kredisi görünümlü dolandırıcılıklar ile şantaj suçlarının işlendiği belirtildi. Özellikle sahte yatırım ilanlarında, ünlü isimler ve büyük firmalara ait olduğu izlenimi verilen deepfake videoların kullanıldığına dikkat çekildi.

    ‘DOLANDIRICILIK YÖNTEMLERİNE KARŞI DİKKATLİ OLUNMALI’

    Başsavcılık, dolandırıcılık olaylarında mağdurdan çıkan paranın çoğu zaman hesabını kullandıran kişinin hesabına yatırıldığını, şikayet halinde ise ilk şüphelinin doğrudan hesap sahibi olduğunu vurguladı. Bu kişilerin ‘para katırı’ olarak adlandırıldığı ve ceza soruşturmalarında en ağır sonuçlarla karşı karşıya kaldıkları ifade edildi. Açıklamada, hesaplarını suçta kullandırmış kişilerin banka hesaplarını ve GSM hatlarını kendi kontrolleri altına almaları, yazışma ve ekran görüntülerini saklamaları, durumu ailelerine bildirmeleri ve adli mercilere ihbarda bulunmaları gerektiği belirtilerek, vatandaşların dolandırıcılık yöntemlerine karşı dikkatli olmaları istendi.

  • Mansur Yavaş, Hesabını veremeyeceğimiz tek bir işlemimiz yoktur

    Mansur Yavaş, Hesabını veremeyeceğimiz tek bir işlemimiz yoktur

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın konser soruşturması kapsamında kendisi hakkında soruşturma izni talep etmesiyle ilgili “Kolaylık sağlamak, sürecin uzamasına fırsat vermemek adına izin alınmasını bile gerek görmüyoruz. Hesabını veremeyeceğimiz tek bir işlemimiz yoktur” açıklaması yaptı. Yavaş, ayrıca, soruşturma izni talebinin “denetim görevini yeterince yapmama” gerekçesiyle bulunulduğunu belirtti.

    Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş’ın, konser soruşturması kapsamında hakkında soruşturma izni istenmesiyle ilgili “Hesabını veremeyeceğimiz tek bir işlemimiz yoktur” dedi ve izin talebinin gerekçesini açıkladı.

    Yavaş, kendisi hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni talep edilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

    Açıklamada, Mülkiye Müfettişleri ve MASAK yetkilileri tarafından kapsamlı incelemeler yaptığını belirten Yavaş, “Belgeler, dosyalar, hesaplar satır satır incelendi. Sonuç açık ve nettir: Her işlemimiz şeffaftır, her kuruşun kaydı vardır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma yürütmesi için İçişleri Bakanlığı’ndan izin almasına gerek yoktur” dedi.

    Yavaş, açıklamasında soruşturma izninin gerekçesiyle ilgili “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bizim hakkımızda denetim görevimi yeterince yapmadığım gerekçesiyle soruşturma izni talebinde bulunduğunu öğrendik. Bu durum, adaletin terazisini şaşırtmak isteyenlerin çabasıdır” ifadelerini kullandı.

    Yavaş’ın açıklamasının tammamı şöyle:

    “Görev sürem boyunca her adımımı hukukun evrensel ilkeleri, demokratik değerler ve kamu vicdanı doğrultusunda attım. Ankara halkının bir kuruşunun, bir imzasının hesabını vermekten hiçbir zaman çekinmedim. Bugün bir kez daha açıkça söylüyorum: Hiçbir iddia, hiçbir girişim; şerefime, itibarımıza ve inandığım değerlere gölge düşüremez. Çünkü ben doğruyu yaptım. Çünkü ben milletimin emanetini namus bildim. Bu süreçte defalarca devletin kendi kurumları, Mülkiye Müfettişleri ve MASAK yetkilileri tarafından kapsamlı incelemeler yapıldı. Belgeler, dosyalar, hesaplar satır satır incelendi. Sonuç açık ve nettir: Her işlemimiz şeffaftır, her kuruşun kaydı vardır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma yürütmesi için İçişleri Bakanlığı’ndan izin almasına gerek yoktur.

    “MÜLKİYE MÜFETTİŞİ TEK TEK İNCELEDİ”

    Çağırırlarsa, gönüllü olarak ifadeye vermeye hazırız. Çünkü bizim gizleyecek, çekinecek, saklayacak hiçbir şeyimiz yoktur. Kolaylık sağlamak, sürecin uzamasına fırsat vermemek adına izin alınmasını bile gerek görmüyoruz. Hesabını veremeyeceğimiz tek bir işlemimiz yoktur. Ancak bir hususu da kamuoyuyla paylaşmak isterim: Mesele öyle çok tartışıldı ki, devletin kendi müfettişleri geldi, baktı. Osman Gökçek’in sayfalarca sunduğu belgeleri devletin en yüksek denetim makamı olan Mülkiye Müfettişi tek tek inceledi, didik didik etti. Sonuç ortadadır: Mülkiye Müfettişleri ifadeye çağırmaya bile gerek görmemiştir. Hafta başında hazırlanan iddianamede ismimizin yer almaması, anlaşılan o ki bazı çevreleri rahatsız etmiştir. Geçtiğimiz günlerde eski dönem yolsuzluklarına ilişkin detaylı açıklamayı zaten basın toplantımda yapmıştım. Tek tek hepsini yeniden anlatmayacağım ama yapılan çifte standartlar hukuk devletinin üzerine gölge düşürmektedir. 

    “ADALETİ EĞİP BÜKEREK YÖNETİLEMEZ

    Biz hem bu konularla ilgili hem de soruşturmayı sızdıran ve sürece siyaseten müdahil olan kişiler hakkında işlem yapılmasını bekliyorduk. Ancak ne yazık ki, tam tersine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bizim hakkımızda denetim görevimi yeterince yapmadığım gerekçesiyle soruşturma izni talebinde bulunduğunu öğrendik. Bu durum, adaletin terazisini şaşırtmak isteyenlerin çabasıdır. Bizim kapımız devlete de adalete de sonuna kadar açıktır. Ama kimse unutmasın: Bu ülke, adaleti eğip bükerek yönetilemez. Unutmayın; gün gelir, bu kantar herkesi tartar. Demokrasi sadece sandıkta değil, adalete güvenle yaşar. Adaleti siyasetin malzemesi yapmayın. Çünkü hukuk, bir gün herkese lazım olacaktır. Bizim kapımızı çalmak kolaydır, çünkü biz hesap vermekten korkmayız. Zor olan, kirli kapıların önüne gitmektir. Siz o kapıları atladınız.”

  • Sahte e-imza soruşturması, 23 kişi tutuklandı

    Sahte e-imza soruşturması, 23 kişi tutuklandı

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosunca, kamu görevlilerine ait sahte kimlik belgeleri ile e-imza vermeye yetkili şirketlere müracaat edilerek, sahte elektronik imza çıkartıp bu sahte e-imzalar ile usulsüz ehliyet ve eğitim sertifikası üretilmesine yönelik yürütülen soruşturma düzenlendi.

    33 KİŞİYE SAHTE SÜRÜCÜ BELGESİ

    Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan teknik inceleme ve analizler sonucunda; yasa dışı yollarla sahte üretilen e-imzalar ile 33 kişiye sürücü belgesi ve 72 kişiye mesleki eğitim sertifikası oluşturulduğu tespit edildi.

    92 ŞÜPHELİ YAKALANDI

    Bu eylemleri gerçekleştirdiği belirlenen 1’i örgüt yöneticisi, 18’i örgüt üyesi olmak üzere toplam 125 şüpheli hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7 Ekim tarihinde 22 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyon sonucunda 92 şüpheli gözaltına alındı. Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalara ise devam edildiği belirtildi.

    23’Ü TUTUKLANDI 69’U SERBEST

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamu görevlilerine ait sahte kimliklerle e-imza alınarak usulsüz ehliyet ve eğitim sertifikası düzenlenmesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltına alınan 92 şüpheliden 23’ü tutuklandı, 69’u adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

  • Sahte diploma skandalı sanıkları 12 Eylül’de hakim karşısına çıkacak

    Sahte diploma skandalı sanıkları 12 Eylül’de hakim karşısına çıkacak

    Üst düzey kamu yöneticilerinin e-imzalarının kopyalanarak sahte diploma ve sürücü belgesi düzenlendiği iddialarıyla ilgili 199 kişi hakkında açılan davada, sanıklar 12 Eylül 2025’te hakim karşısına çıkacak.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kamu kurumlarındaki üst düzey yöneticilerin e-imzalarını kopyalayarak sahte diploma ve sürücü belgesi düzenleyen şüphelilere ilişkin soruşturmasını tamamladı.

    Soruşturmanın ilk ayağında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 134 şüpheli hakkında iddianame hazırladı. Tamamlanan ikinci iddianamede ise 65 şüpheli yer aldı. İddialarla ilgili toplam 199 şüpheli iddianamelerde yer aldı.

    Şüphelilere; “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Başkanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’a muhalefet”, “elektronik sertifikalarda sahtekârlık”, “sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme”, “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçlarından cezai işlem uygulanması talep edildi.

    Hazırlanan iki ayrı iddianamede, şüphelilerin e-imzaları nasıl oluşturduğu ayrıntılarıyla ortaya kondu. İddianamelerde, şüphelilerin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı ve Başkan Yardımcısı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Eğitim Öğretim Daire Başkanı, Milli Eğitim Daire Başkanı ile 15 farklı üniversitenin Öğrenci İşleri Daire Başkanı veya personeline ait e-imzaları kopyaladıkları tespit edildi.

    134 şüpheliye ilişkin sunulan ilk iddianamenin ardından ikinci iddianame de aynı mahkemeye sunuldu. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi, her iki dosyanın birleştirilmesine karar verdi. Tüm sanıklar, 12 Eylül 2025’te hakim karşısına çıkacak.

    Bu arada, savcılık, dosyaları ayrılan bazı şüphelilerle ilgili soruşturmayı sürdürüyor; bu nedenle şüpheli sayısının artabileceği bildirildi.

  • Atatürkçü Düşünce Derneği, AKP’li Ahmet Hamdi Çamlı hakkında suç duyurusunda bulundu

    Atatürkçü Düşünce Derneği, AKP’li Ahmet Hamdi Çamlı hakkında suç duyurusunda bulundu

    ADD'den AKP'li Ahmet Hamdi Çamlı hakkında suç duyurusu!

    Eski AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı‘nın, sosyal medya hesabından yaptığı “Kadim bir geçmişe sahip aziz millet ve büyük devlet, kanlı 1923 darbesiyle hesaplaşmadan ve helalleşmeden, Yeni, terörsüz ve büyük devlet yolunda ilerleyemez..! Bir düdük çalıp, yeni, onurlu ve beyaz bir sayfa açılmalıdır..!” paylaşımına tepkiler sürüyor.

    Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Ahmet Hamdi Çamlı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı‘na suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.

    ADD’den yapılan açıklamada, “AKP eski milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı adlı şahıs hakkında Cumhuriyet’imizi hedef alan, akıl, izan, edep ve gerçek dışı paylaşımı nedeniyle Atatürkçü Düşünce Derneği olarak yaptığımız suç duyurusunu değerli basınımızın ve aziz milletimizin ilgi ve bilgisine sunarız” denildi.

  • Özgür Özel’e jet soruşturma!

    Özgür Özel’e jet soruşturma!

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in MYK toplantısının ardından yaptığı konuşma nedeniyle hakkında soruşturma başlatıldı.

    Soruşturma tutanağında “Suç işlemeye tahrik”, “Kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit” suçlaması yöneltildi.

    ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ?

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar, Adıyaman Beleyesi Başkanı Abdurrahman Tutdere ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Muhittin Böcek’in gözaltına alınmasının ardından gerçekleştirdiği MYK toplantısı şunları söylemişti:

    “Madem birinci partisin, gel. Allah’ın korkağı. Allah’ın korkağı, sen birinci parti olsan parende atarak sandığa gidersin.”

    “Bak o meydanlarda şu anda prova yapıyoruz. 81 ilde sen fragman izliyorsun, fragman. Korku filmini izleteceğim sana. Sen kötüleş, senden beter kötüleşmeyen ne olsun… Korku filmini size izletmeyen ne olsun. Fragman izliyorsunuz 2 milyon kişiyle. Gün gelecek bak, sandığı ortadan kaldırmaya kalma. Efendi gibi sandıkla gideceksin. Aha da 2 Kasım ortada. 2 Kasım’a sen sandık koymazsan, kasıma ben bir sandık koyarım. Koyar mıyım, koymaz mıyım he beraber bakarız. Yok, sen sandığı elden almaya kalkarsan, sandığı hangi ellerle kurduysak, o ellerle kurtarırız. O eller Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, İsmet Paşa’nın elleri.”

    “Kimseyi darbe ile tehdit etmiyoruz. Kimseyi kaba kuvvetle tehdit etmiyoruz. Ama birisi darbeye kalkarsa, sandığı almaya kalkarsa, birtakım yollarla bu milletin elinden seçimi almaya kalkarsa bu millet kendi elleriyle sandığı geri getirir. Ondan hiç kimse fazladan kabadayılığa girişmesin. Sandık gelecek, hepiniz gideceksiniz. 2 Kasım’da yüreği yeteni seçime bekliyorum. ‘Birinci partiyim’ diyeni seçim bekliyorum. Kendine güveneni seçime bekliyorum. Kasımpaşa delikanlısıysan seçime bekliyorum.”

  • Kurultay soruşturması: Başsavcılık’tan iddianamenin Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine itiraz!

    Kurultay soruşturması: Başsavcılık’tan iddianamenin Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine itiraz!

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamenin Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildikten sonra görevsizlik kararıyla ağır ceza mahkemesine gönderilmesine esas ve usul yönünden itiraz etti.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamenin Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildikten sonra görevsizlik kararıyla ağır ceza mahkemesine gönderilmesine esas ve usul yönünden itiraz etti.

    Eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı delegeler, CHP’nin 4-5 Kasım 2023’teki kurultayın iptali için 15 Şubat 2025’te dava açtı.

    CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda “para karşılığı oy kullandırıldığı” iddialarına ilişkin 12 kişi hakkında “oylamaya hile karıştırma” suçundan hazırlanan iddianame Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 3 Haziran 2025’te kabul edildi.

    Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi, dün (25 Haziran Çarşamba) “görevsizlik” kararı vererek dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesini kararlaştırdı.

    Mahkeme gerekçeli kararında, sanıkların eylemlerinin “rüşvet” suçu kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğine, ayrıca sanıklardan Erkan Aydın’ın suç tarihlerinden önce üç kez milletvekili seçildiği için ilgili kanun gereği vekillerin görevde olduğu dönemde yaptıkları iddia edilen suçların ağır ceza mahkemesi yetki alanında olduğuna hükmetti.

    Sanık avukatlarının dosyanın asliye ceza mahkemesinde görülmesine dair itirazını da reddeden Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi, kararın düzeltilmesine yer olmadığına karar vererek, dosyayı değerlendirmesi için nöbetçi Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da bugün dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine esas ve usul yönünden itiraz etti.

    KİMLER YARGILANIYOR?

    İddianamede, soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, Baki Aydöner, Cemil Tugay, Erkan Aydın, Hüseyin Yaşar, Mehmet Kılınçarslan, Metin Güzelkaya, Nihat Yeşiltaş, Özgen Nama, Özgür Çelik, Rıza Akpolat ve Serhat Can Eş’e Siyasi Partiler Kanunu’nun 112. maddesinde yer alan “oylamaya hile karıştırma” suçundan 3’er yıla kadar hapis cezası verilmesi isteniyor.

    DAVA 30 HAZİRAN’DA

    Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde birleştirilen kurultay iptalli davasının ilk duruşması 17 Nisan 2025’te görülmüş, duurşma 26 Mayıs 2025’e ertelenmişti.

    Mayıs ayında görülen duruşmada da karar çıkmamış duruşma 30 Haziran 2025’e ertelenmişti.

    Dava neticesinde ‘mutlak butlan’ kararı çıkması halinde CHP’nin 2023’te yaptığı 38’inci Olağan Genel Kurul iptal edilecek.

  • Ankara’da operasyon: DEM Parti PM üyesi de aralarında çok sayıda gözaltı

    Ankara’da operasyon: DEM Parti PM üyesi de aralarında çok sayıda gözaltı

    Ankara’da yapılan operasyondaki DEM Parti PM üyesi Pakize Sinemillioğlu’nun da aralarında bulunduğu 8 kişi gözaltına alındı.

    Ankara’da operasyon: DEM Parti PM üyesi de aralarında çok sayıda gözaltı

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, sabah saatlerinde 8 kişi gözaltına alındı.

    Başsavcılıktan yapılan açıklamada, gözaltına alınanların “Ankara sınırları içerisinde yapılan örgütsel etkinliklere katıldığı” ve sosyal medya hesapları üzerinden “örgüt propagandası” yaptığı iddia edildi.

    Gözaltına alınanlar arasında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Parti Meclisi üyesi Pakize Sinemillioğlu ve eski Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) eski Genel Başkanı Nazım Karakurt’un olduğu öğrenildi.

  • Ankara’da ‘sahte içki’ kabusu sürüyor…

    Ankara’da ‘sahte içki’ kabusu sürüyor…

    Ankara’da “sahte içkiden” ölenlerin sayısı 38’e yükseldi. Ankara Valisi üç gün önce yaptığı açıklamada kentte sahte içkiden ölenlerin sayısının 33 olduğunu duyurmuştu.

    Ankara‘da sahte içkiden ölenlerin sayısı 33‘ten 38‘e yükseldi. Sahte içkiyi satan kişi entübe edildi.

    NTV’de yer alan habere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın re’sen başlattığı soruşturmada sahte içkiyi üreten ve kullananlar tespit edilmeye çalışılıyor. Filyasyon ekibi de kurulmuş durumda.

    19 KİŞİ TUTUKLANDI

    Sahte içki üretenlerin telefonları savcılık tarafından incelemeye alındı. Bu kişilerle iletişime geçenler kim, sahte içkiyi tüketip tüketmedikleri tespit edilmeye çalışılıyor. 

    Son bilgilere göre soruşturma kapsamında 19 kişi tutuklandı. Adli Tıp Kurumu’ndaki inceleme de devam ediyor.

  • Necip Hablemitoğlu suikastı davasında yeni gelişme!

    Necip Hablemitoğlu suikastı davasında yeni gelişme!

    Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun öldürülmesine ilişkin davada mahkeme heyeti, dosyaya giren görüntülerdeki şüphelilerin tespiti için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına karar verdi.

    Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu‘nun Ankara’da 18 Aralık 2002’de evinin önünde silahlı saldırıda öldürülmesine ilişkin davanın duruşması, Ankara 28’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davanın tek tutuklu sanığı Nuri Gökhan Bozkır ile başka davadan hükümlü Enver Altaylı, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

    Tutuksuz sanıklar Levent Göktaş, Fikret Emek, Ahmet Tarkan Mumcuoğlu, Aydın Köstem ve Mehmet Narin, duruşma salonunda hazır bulundu. Firari sanıklar Mustafa Özcan ve Serhat Ilıcak, duruşmada yer almadı.

    ‘KIYASLANDI VE BENZERLİK BULUNMADI’

    Tutuksuz sanık Levent Göktaş, üzerine atılı suçu kabul etmediğini belirterek, “Bilirkişi, Hablemitoğlu’nu takip eden 3 kişiyi tespit etti. Bizim resimlerimizle kıyaslandı ve benzerlik bulunmadı. Bizim olmadığımıza karar verildi. Elde edilen görüntülerden kişilerin kimliğinin tespit edilip, bizimle irtibatların olup olmadığına bakılmasını talep ediyorum. Üç kahramanlık madalyası almış bir Türk subayı olarak sadece adli kontrol tedbirimin kaldırılmasına talep ederim” dedi.

    Tutuklu sanık Nuri Gökhan Bozkır da üzerine atılı suçları reddederek, “Görüntüler incelendi, bizim olmadığımız tespit edildi. Maktulün takibiyle suçlandığım bu dosyada benim hiçbir irtibatım, takibim olmamıştır. Maktulle hiçbir zaman mekansal veya zamansal olarak bir arada olmadım. Somut delillere göre, benim 5 dakika bile tutuklu olmamam lazım. Tarafıma istenen cezanın infazını tamamladım. Hücrede kalıyorum. Bu adaletsizliğin, somut deliller ışığında sonlandırılmasını istiyorum ve tahliyemi talep ediyorum” diye konuştu.

    DURUŞMA NİSANA ERTELENDİ

    Başka bir dosyadan hükümlü ve tutuklu olan sanık Enver Altaylı ise “Takdir mahkemenindir” dedi. Diğer sanıklar da dosyanın bu aşamasında diyecekleri bir şey olmadığını ifade ederek, adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti. Sanık ve avukat beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Nuri Gökhan Bozkır’ın tutukluluk hali ile diğer sanıklara uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Mahkeme ayrıca dosyaya giren görüntülerdeki şüphelilerin tespiti için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına karar verdi. Duruşma 21 Nisan’a ertelendi.